Kıymetli Evrak Hukuku

141 soru

Soru 81Soru

Poliçe hukukunda cironun yapılacağı kişiler bakımından herhangi bir sınırlama öngörülmemiştir. Ancak cironun yapıldığı kişinin poliçe ilişkisindeki sıfatı, işlemin hukuki sonuçlarını etkileyebilmektedir. Buna göre, bir poliçenin muhataba ciro edilmesi durumunda, kural olarak bu cironun hukuki mahiyeti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece makbuz hükmündedir.

Cevap

Poliçenin muhataba ciro edilmesi, Türk Ticaret Kanunu uyarınca sadece makbuz hükmündedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 681. maddesinin 3. fıkrasına göre; ciro; muhataba, düzenleyene veya poliçe ile borç altına girmiş olan herhangi bir kişiye de yapılabilir. Ancak kanun koyucu, muhataba yapılan cironun sadece 'makbuz hükmünde' olduğunu açıkça belirterek bu işlemin mülkiyeti devreden (temlik) fonksiyonunu kısıtlamıştır. Bu kuralın tek istisnası, muhatabın birden fazla işletmesi olup da cironun poliçenin üzerine çekildiği işletmeden başka bir işletme üzerine yapılmış olmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
TTK m. 681/3 hükmünü cironun yapıldığı kişiler açısından değerlendirin.
Cironun düzenleyene, muhataba veya diğer borçlulara yapılabileceği saptanır.
Ciroda lehtarın kim olabileceğine dair genel kuralın belirlenmesi gerekir.
2
Muhatabın asıl borçlu adayı olma sıfatıyla cironun etkisini inceleyin.
Muhataba yapılan cironun makbuz hükmünde olduğu sonucuna varılır.
Muhatap poliçeyi ödeyecek kişi olduğundan, senedin ona ciro ile teslimi ödemenin yapıldığına dair bir kanıt (makbuz) sayılır.

Anahtar Kavram

Muhataba Yapılan Cironun Hukuki Niteliği
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 82Soru

Kıymetli evrak hukukunda "teşhis fonksiyonu", borçlunun senedi ibraz eden kişiye ödeme yaparken hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünün sınırlarını ve bu ödemenin borcu sona erdirip erdirmeyeceğini belirler. 61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, senedin türüne göre borçlunun teşhis ödevi ve hak sahipliği karinesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hamiline yazılı senetlerde, senedi elinde bulunduran kişi hak sahibi sayılır ve borçlu, hamilin kötü niyetli olduğunu veya ağır kusurunu ispat etmedikçe yaptığı ödeme ile borcundan kurtulur.

Cevap

Hamiline yazılı senetlerde senedi elinde bulunduran kişinin hak sahibi sayılması ve borçlunun kötü niyeti veya ağır kusuru ispat edilmedikçe ödeme ile borçtan kurtulması ifadesi doğrudur.
Kıymetli evrak hukukunda hamiline yazılı senetler, senedin zilyetliğine en yüksek teşhis değerini yükleyen türdür. Türk Ticaret Kanunu uyarınca, borçlu senedi ibraz eden hamile ödeme yaparak borcundan kurtulur. Bu kurtulma, ancak hamili hileyle veya ağır kusuruyla belirlemediği (kötü niyetli olmadığı) durumlarda geçerlidir. Dolayısıyla hamiline yazılı senetlerde 'zilyetlik = hak sahipliği' karinesi borçlu için koruyucu bir işlev görür.

Adım Adım Çözüm

1
Kıymetli evrak türlerinin teşhis fonksiyonu açısından özelliklerini belirle.
Hamiline yazılı senetlerde sadece zilyetlik (senedi elinde tutma) hak sahipliği karinesidir.
Teşhis fonksiyonunun en kolay işletildiği tür hamiline yazılı senetlerdir.
2
Borçlunun ödeme yaparak borçtan kurtulma (ibra) şartlarını değerlendir.
Borçlu, hamilin hak sahibi olmadığını bilmediği veya ağır kusuru ile öğrenmediği sürece yaptığı ödeme geçerlidir.
TTK uyarınca borçlunun iyi niyeti korunur.

Anahtar Kavram

Teşhis Fonksiyonu ve Hak Sahipliği Karinesi

Daha Fazla Pratik

Emre yazılı senetlerde ciro silsilesinin kopuk olması durumunda borçlunun ödeme yapmaktan kaçınma hakkını inceleyen sorulara bakabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 83Soru

Düzenleyen (A)(A), lehtar (B)(B) lehine 25.00025.000 TL bedelli bir bono düzenlemiştir. Ancak temel ilişkideki malın teslim edilmemesi nedeniyle senet bedelsiz kalmıştır. (B)(B), bu bonoyu vadesinden önce "tahsil içindir" kaydıyla (C)(C)’ye ciro ederek teslim etmiştir. (C)(C), vadesi gelen senedi (A)(A)’ya ibraz ederek ödeme talep etmiştir.

Buna göre, (A)(A)’nın bedelsizlik defisini (C)(C)’ye karşı ileri sürüp süremeyeceği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A)(A), (B)(B)'ye karşı sahip olduğu bedelsizlik defisini (C)(C)'ye karşı da ileri sürebilir.

Cevap

Borçlu düzenleyen, lehtara karşı sahip olduğu bedelsizlik defisini, senedi tahsil cirosuyla devralan hamile karşı da ileri sürebilir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 688. maddesine göre, tahsil cirosu yapılan hallerde hamil, senedi ciro edenin temsilcisi konumundadır. Borçlu, cirantaya (lehtara) karşı sahip olduğu şahsi defileri, temsilci sıfatıyla hareket eden hamile karşı da ileri sürebilir. Olayda senet bedelsiz kaldığı için borçlu düzenleyen, bu savunmasını senedi tahsil amacıyla elinde bulunduran hamile karşı başarıyla kullanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ciro türünün ve hukuki sonuçlarının belirlenmesi
Senedin üzerindeki "tahsil içindir" kaydı, bunun bir tahsil cirosu olduğunu gösterir. TTK m. 688 uyarınca, tahsil cirosu ile senedi devralan hamil (C), senedi ciro edenin (B) temsilcisi sıfatını kazanır.
Tahsil cirosunda mülkiyet devredilmez, sadece senedin tahsil edilmesi için temsil yetkisi verilir.
2
Defi türünün ve ileri sürülebilirlik kuralının uygulanması
Bedelsizlik, taraflar arasındaki temel ilişkiden doğan nispi bir defidir. Temsil kuralı gereği, borçlu (A), asıl hak sahibine (B) karşı sahip olduğu tüm savunmaları onun temsilcisine (C) karşı da kullanabilir.
Borçlunun temsilciye karşı defi ileri sürebilmesi için hamilin kötü niyetli olması gerekmez; temsilci asıl hak sahibinin haklarını kullandığı için onun sahip olduğu kısıtlamalara da tabidir.

Anahtar Kavram

Tahsil cirosunda şahsi defilerin ileri sürülmesi

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Tahsil cirosu = Temsil ilişkisi' formülünü kullanmak, şahsi defilerin temsilciye karşı neden ileri sürülebildiğini anlamayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 84Soru

Poliçe hukukunda, hamilin senet bedelini bizzat kendi mülkiyetine geçirmek yerine, bir başkası adına tahsil etmesi amacıyla başvurulan tahsil cirosu (vekâlet cirosu) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ciroda yer alan temsil yetkisi, bu yetkiyi veren cirantanın ölmesi veya medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer.

Cevap

Tahsil cirosundan doğan temsil yetkisinin cirantanın ölümü veya ehliyet kaybı ile sona ereceğini belirten ifade yanlıştır; çünkü kanun bu konuda genel vekâlet kurallarına bir istisna getirmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 688. maddesinin 3. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere, tahsil cirosunda yer alan yetki, bu yetkiyi verenin ölmesiyle veya medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesiyle sona ermez. Bu durum, Borçlar Kanunu m. 513'teki vekâletin sona ermesi hallerine kıymetli evrak hukuku tarafından getirilmiş bilinçli bir istisnadır. Bu nedenle, temsil yetkisinin sona ereceğini savunan ifade kanunen yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tahsil cirosunun hukuki niteliğinin belirlenmesi.
Tahsil cirosu, Borçlar Kanunu'ndaki vekâlet sözleşmesine benzer bir temsil ilişkisi kurar.
Senedin devir amacı mülkiyetin nakli değil, bedelin bir başkası adına tahsil edilmesidir.
2
Türk Ticaret Kanunu'ndaki özel düzenlemenin (istisnanın) incelenmesi.
6102 sayılı TTK'nın 688. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, bu temsil yetkisinin cirantanın ölümü veya ehliyetini kaybetmesiyle sona ermeyeceği sonucuna varılır.
Ticari hayatta tedavülün sürekliliğini sağlamak ve hamilin haklarını korumak amacıyla genel vekâlet hükümlerinden sapılmıştır.

Anahtar Kavram

Tahsil Cirosunda Temsil Yetkisinin Sürekliliği
Soru 85Soru

Bir bono üzerinde şu imzalar bulunmaktadır:

- Düzenleyen sıfatıyla, imza anında ayırt etme gücünden tamamen yoksun olan (A)(A)'nın imzası,
- Lehtar (B)(B) tarafından (C)(C)'ye yapılan ciroda, (B)(B) adına herhangi bir temsil yetkisi bulunmayan (D)(D) tarafından atılan imza,
- Senedi (C)(C)'den devralan ve senedin arka yüzüne imzasını atan tam ehliyetli (E)(E)'nin imzası.

Bu senetle ilgili olarak Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsil yetkisi olmaksızın (B)(B) adına imza atan (D)(D), bu bono nedeniyle bizzat kendi adına imzalamış gibi sorumlu olur.

Cevap

Temsil yetkisi bulunmayan kişinin bir başkası adına kambiyo senedine imza atması durumunda, bu kişi bizzat kendi adına imzalamış gibi senetten sorumlu olur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 678. maddesi uyarınca, temsil yetkisi olmadığı hâlde bir kişiyi temsilen kambiyo senedine imza koyan kişi, o senetten dolayı bizzat kendisi sorumlu olur. Olayda (D)(D) temsil yetkisi olmaksızın imza attığı için, bu imza temsil edilen (B)(B)'yi bağlamasa da (D)(D)'nin şahsi sorumluluğuna yol açar. Aynı zamanda TTK 677'deki 'imzaların bağımsızlığı' ilkesi gereği, (A)(A)'nın ehliyetsizliği senedi geçersiz kılmaz, tam ehliyetli (E)(E)'nin sorumluluğu devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenleyenin durumunu değerlendir
(A)(A) ayırt etme gücünden yoksun olduğu için imzası kendisini bağlamaz.
Tam ehliyetsizlerin hukuki işlemleri hükümsüzdür ve bu bir mutlak defidir.
2
İmzaların bağımsızlığı ilkesini uygula
(A)(A)'nın ehliyetsizliği senedi geçersiz kılmaz, diğer geçerli imzalar (E)(E) bağlayıcılığını korur.
TTK 677 uyarınca bir imzanın geçersizliği diğerlerinin geçerliliğini etkilemez.
3
Yetkisiz temsilin sonucunu belirle
Temsil yetkisi olmayan (D)(D), senetten dolayı şahsen sorumlu olur.
TTK 678 uyarınca yetkisiz temsilci senedi kendi adına imzalamış gibi sorumlu olur.

Anahtar Kavram

İmzaların Bağımsızlığı ve Yetkisiz Temsilcinin Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

İmzaların bağımsızlığı ilkesinin 'sahte imza' durumundaki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 86Soru

Kıymetli evrakın zayi olması sebebiyle açılan iptal davasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal davası, senedin zayi olduğu andaki hamili tarafından, senedin ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesinde hasımsız olarak açılır.

Cevap

İptal davası, senedin zayi olduğu andaki hamili tarafından, senedin ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesinde hasımsız olarak açılır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 651. maddesi ve poliçelere ilişkin 757. maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olması durumunda iptal davasını senedin zayi olduğu andaki hak sahibi (hamil) açar. Bu dava, çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan hasımsızdır ve senedin ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesinde açılması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Davacı sıfatının belirlenmesi
Zayi anındaki hamil (hak sahibi)
TTK m. 651 uyarınca kıymetli evrakın iptalini isteme yetkisi senedin zayi olduğu andaki hamiline aittir.
2
Görevli ve yetkili mahkemenin tespiti
Ödeme yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi
Ticari davalara bakmakla görevli olan ticaret mahkemeleri, senedin ödeme yerinde bu dava için yetkilendirilmiştir.
3
Davanın niteliğinin analizi
Hasımsız (çekişmesiz) yargı işi
Senet kaybolduğunda senedi elinde bulunduran kişi bilinmediği için dava herhangi bir davalı gösterilmeden açılır.

Anahtar Kavram

İptal Davası Usulü ve Yetki

Daha Fazla Pratik

İptal kararı sonrasında senedin ele geçirilmesi durumunda açılacak olan 'istirdat davası' şartlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 87Soru

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, poliçede vadenin geçmesinden sonra yapılan ciro, vadeden önce yapılan bir cironun doğurduğu sonuçların aynını doğurur. Ancak kanun koyucu, belirli bir andan sonra yapılan cironun sadece "alacağın temliki" hükümlerini doğuracağını öngörmüştür.

Buna göre, poliçede yapılan bir cironun sadece alacağın temliki hükümlerini doğurması için aşağıdaki aşamaların hangisinden sonra yapılmış olması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ödememe protestosunun çekilmesinden veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülen sürenin geçmesinden sonra

Cevap

Ödememe protestosunun çekilmesi veya bu protestonun düzenlenmesi için kanunen öngörülen sürenin geçmesi, cironun sadece alacağın temliki hükümlerini doğurmaya başladığı andır.
Poliçe hukukunda ciro vadeden sonra da yapılabilir. Ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 690690. maddesi uyarınca, ödememe protestosu çekildikten veya bu protestonun düzenlenmesi için öngörülen kanuni sürenin dolmasından sonra yapılan ciro, gecikmiş ciro hükmündedir ve sadece alacağın temliki sonuçlarını doğurur. Bu durumda hamil, senedi devreden kişiye (temlik eden) karşı ileri sürülebilecek defilerle karşılaşabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Poliçede cironun zamanına ilişkin genel kuralı değerlendirin.
Ciro kural olarak vadenin gelmesinden sonra da yapılabilir ve vadeden önceki cironun sonuçlarını doğurur.
Türk Ticaret Kanunu tedavül kabiliyetini korumak amacıyla vade sonrasında da devir imkanı tanır.
2
Cironun mahiyetini değiştiren istisnai durumu tespit edin.
Ödememe protestosu çekildiğinde veya süresi geçtiğinde 'gecikmiş ciro' (post-protest endorsement) kavramı ortaya çıkar.
Bu noktadan sonra senet artık kıymetli evrak hukuku anlamında ödeme işlevini yitirmiş, bir alacak belgesine dönüşmüştür.
3
Gecikmiş cironun hukuki sonucunu belirleyin.
Gecikmiş ciro, sadece alacağın temliki (devri) hükümlerini doğurur.
TTK 690690. madde açıkça bu andan sonraki ciroların kambiyo hukukuna özgü korumaları (teşhis ve garanti fonksiyonları gibi) tam olarak sağlamayacağını belirtir.

Anahtar Kavram

Gecikmiş Ciro (Alacağın Temliki Etkisi)

Daha Fazla Pratik

Gecikmiş cironun borçluya karşı ileri sürülebilecek defiler bakımından normal cirodan farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 88Soru

Bir bono üzerinde şu imzalar bulunmaktadır:
1. Düzenleyen (K) adına, herhangi bir temsil yetkisi bulunmayan (L) tarafından atılmış imza,
2. Senedi (M)'ye ciro eden tam ehliyetsiz (N)'nin imzası,
3. Senedi (N)'den ciro yoluyla devralan ve iyiniyetli hamil (H)'ye ciro eden tam ehliyetli (P)'nin imzası.

Bu senedin geçerliliği ve imzacıların sorumluluğu ile ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yetkisiz temsilci (L) ve tam ehliyetli ciranta (P) senet bedelinden şahsen sorumludur; tam ehliyetsiz (N) sorumlu değildir ve senet geçerliliğini korur.

Cevap

Yetkisiz temsilci ve tam ehliyetli cirantanın sorumlu olduğu, tam ehliyetsiz kişinin sorumlu olmadığı ve senedin geçerli kaldığı ifade doğrudur.
Türk Ticaret Kanunu'na göre kambiyo senetlerinde 'imzaların bağımsızlığı' ilkesi geçerlidir. Bu ilke uyarınca, senet üzerindeki bir imzanın geçersiz olması (örneğin ehliyetsiz birine ait olması veya sahte olması) diğer imzaların geçerliliğini etkilemez. Tam ehliyetsiz (N)'nin imzası kendisini bağlamazken, senet geçerliliğini korur. Aynı zamanda TTK madde 678 uyarınca, temsil yetkisi olmadan bir başkası adına imza atan (L), o senetten dolayı şahsen sorumlu olur. Tam ehliyetli (P) de geçerli imzasıyla borç altına girdiğinden, doğru ifade yetkisiz temsilci ve tam ehliyetli cirantanın sorumlu olduğu, ehliyetsiz kişinin sorumlu olmadığı ve senedin geçerliliğini koruduğu ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
İmzaların bağımsızlığı ilkesinin (TTK m. 677) uygulanması.
Tam ehliyetsiz (N)'nin imzası kendisini bağlamasa da, senet üzerindeki diğer imzaların (L ve P) geçerliliğini etkilemez. Senet geçerli kalmaya devam eder.
Kambiyo senetlerinde her imza, diğerlerinden bağımsız olarak hukuki sonuç doğurur.
2
Yetkisiz temsil hükmünün (TTK m. 678) değerlendirilmesi.
Temsil yetkisi olmaksızın (K) adına imza atan (L), senet bedelinden şahsen sorumlu hale gelir.
Temsil yetkisi olmayan kişinin temsilci sıfatıyla imza atması durumunda, kanun bu kişiyi asıl borçlu olarak kabul eder.
3
Ehliyet ve sorumluluk durumunun belirlenmesi.
Tam ehliyetsiz (N) imzasından dolayı sorumlu tutulamaz (mutlak defi). Tam ehliyetli (P) ise kendi imzasıyla borç altına girmiştir.
Tam ehliyetsizlik, senet borcundan kurtulmayı sağlayan mutlak bir defidir.

Anahtar Kavram

İmzaların Bağımsızlığı (İstiklali) ve Yetkisiz Temsil
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 89Soru

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, poliçe üzerine 'bedeli teminattır' veya 'bedeli rehindir' kaydı düşülerek yapılan ciro (rehin cirosu) ile senedi devralan hamilin yetkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hamilin senedi tekrar ciro etmesi durumunda, bu ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.

Cevap

Rehin cirosu ile senedi devralan hamilin yapacağı sonraki cirolar ancak tahsil cirosu hükmündedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 689. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, rehin cirosu ile senedi devralan hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; ancak hamil tarafından yapılan bir sonraki ciro, sadece tahsil cirosu hükmündedir. Bu hüküm, hamilin senedin maliki olmamasından kaynaklanan bir yetki sınırlamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ciro türünün hukuki niteliğini belirle
Poliçede 'bedeli rehindir' kaydı rehin cirosudur (TTK m. 689).
Soruda geçen ifadenin hangi ciro türüne karşılık geldiğini saptamak gerekir.
2
Hamilin temsil ve devir yetkisini analiz et
Hamil, poliçeden doğan tüm hakları kullanabilir ancak mülkiyet kendisinde olmadığı için senedi tekrar temlik cirosuyla devredemez.
Rehin cirosunun mülkiyeti nakletme fonksiyonu yoktur.
3
Kanuni sınırlamayı uygula (TTK 689/1)
Hamil tarafından yapılan sonraki cirolar sadece tahsil cirosu hükmündedir.
Kanun koyucu, rehin alanın senedi mülkiyetini devredecek veya tekrar rehin verecek şekilde tasarruf etmesini yasaklamıştır.

Anahtar Kavram

Rehin Cirosunun Hukuki Sonuçları ve Devir Sınırlaması

Daha Fazla Pratik

Tahsil cirosu ile rehin cirosu arasındaki temel farkları (temsil vs. rehin hakkı) ve her ikisinde de ortak olan sonraki cironun 'tahsil cirosu' sayılması kuralını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 90Soru

Kıymetli evrakın zayi olması sebebiyle hak sahibi tarafından başlatılan iptal davası süreci ve bu davanın temel özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal isteminde bulunan kişi, senedin zilyedi olduğunu ve senedin zayi olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyarak ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesine başvurmalıdır.

Cevap

İptal isteminde bulunan kişi, senedin zilyedi olduğunu ve senedin zayi olduğunu inandırıcı bir şekilde ortaya koyarak ödeme yerindeki asliye ticaret mahkemesine başvurmalıdır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 651651. ve devamı maddelerine göre, kıymetli evrakın zayi olması durumunda hak sahibi (hamil), senedin zilyedi olduğunu ve senedin zayi olduğunu inandırıcı delillerle ortaya koyarak ödeme yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi'nden senedin iptalini isteyebilir. Bu ifade, kanunun amir hükmüyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Davacı Sıfatının Belirlenmesi
Dava açma hakkı hamilindir.
Kıymetli evrakta iptal davası, senedin zilyetliğini rızası dışında kaybeden ve senedin hamili olan kişi tarafından açılır; borçlu bu davayı açamaz.
2
Yetkili Mahkemeye Başvuru
Ödeme yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
TTK m. 651651 uyarınca iptal davası senedin ödeme yerindeki mahkemede açılır. Bu dava bir çekişmesiz yargı işidir.
3
İspat Yükümlülüğü
Zilyetlik ve zayi durumunun inandırıcı delillerle sunulması.
Davacının senedin sahibi (zilyedi) olduğunu ve senedin rızası dışında elinden çıktığını (zayi) mahkemeye ikna edici şekilde sunması davanın kabulü için şarttır.
4
İlan Prosedürü
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan yapılması.
Mahkeme, senedi elinde bulunduranın ortaya çıkması için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde en az üç kez ilan yapılmasını emreder.

Anahtar Kavram

İptal Davasının Hukuki Niteliği ve Şartları (TTK m. 651)

Daha Fazla Pratik

İptal davası sırasında verilen ödeme yasağı kararının (TTK m. 757) hukuki niteliğini ve iyiniyetli üçüncü kişilere etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 91Soru

Hamili bulunduğu emre yazılı bir bonoyu rızası dışında zayi eden bir kişinin, senedin iptalini ve bu süreçte hak kaybına uğramamasını sağlamak amacıyla başvuracağı hukuki yollara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mahkeme, dilekçe sahibinin senedin zilyedi olduğu ve onu zayi ettiği yolundaki açıklamalarını inandırıcı bulursa, borçlunun senedi ödemesini yasaklayan bir ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Cevap

Kıymetli evrakın zayi olması durumunda mahkeme, dilekçe sahibinin zilyetlik ve zayi iddialarını inandırıcı bulursa borçluya ödeme yasağı koyabilir.
Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 662. maddesi gereğince, iptal davası sürecinde mahkeme, senedin zayi olduğuna dair inandırıcı delil sunulması halinde, borçlunun senedi ödemesini yasaklayan bir karar (ödeme yasağı) verebilir. Bu karar, senedin zayi olmasıyla senedi ele geçiren kişilerin haksız tahsilat yapmasını önlemek amacını taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Dava ehliyetinin tespiti
Dava, senedin zayi olduğu sırada hamili olan hak sahibi tarafından açılır.
Borçlu veya keşideci hak sahibi olmadıkları için iptal davası açamazlar.
2
Mahkemenin ve davanın niteliğinin belirlenmesi
Ödeme yeri veya hamilin yerleşim yeri Asliye Ticaret Mahkemesinde hasımsız olarak açılır.
TTK uyarınca kıymetli evrak işleri ticari iş sayılır ve iptal davası çekişmesiz yargı işidir.
3
Ödeme yasağı talebinin değerlendirilmesi
Mahkeme, senedin borçlusuna ödeme yasağı kararı gönderir.
Senedin kötü niyetli üçüncü kişilere ödenmesini engellemek için alınan bir ihtiyati tedbirdir.

Anahtar Kavram

İptal davasında ödeme yasağı ve davanın hasımsız niteliği

İpuçları

1
İptal davasının tarafsız ve 'hasımsız' bir süreç olduğunu hatırlayın.
2
Borçlunun ödeme yapmasını engellemek için mahkemeden talep edilen tedbirin adını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İptal davasında senedin ibrazı için verilen sürelerin (3-6 ay) hangi andan itibaren başladığını (vadesi gelmiş/gelmemiş ayrımı) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 92Soru

Düzenleyen (A)(A), bir ticari alışveriş kapsamında lehtar (B)(B) lehine bir bono düzenlemiştir. Ancak söz konusu alışverişe konu olan malların hiç teslim edilmemesi sebebiyle (A)(A) ile (B)(B) arasında "bedelsizlik" uyuşmazlığı doğmuştur. Lehtar (B)(B), bu bonoyu vadesinden önce (C)(C)’ye "bedeli tahsil içindir" şerhini düşerek ciro etmiş ve teslim etmiştir. Vade geldiğinde (C)(C), senet bedelini tahsil etmek amacıyla (A)(A)’ya başvurduğunda (A)(A)'nın hukuki durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: (A)(A), (B)(B)’ye karşı sahip olduğu bedelsizlik defini (C)(C)’ye karşı da ileri sürebilir; çünkü tahsil cirosu ile senedi alan kişi cirantanın temsilcisi sayılır.

Cevap

Borçlu, lehtara karşı sahip olduğu şahsi (nispi) defileri, senedi tahsil cirosu ile devralan hamile karşı da ileri sürebilir; çünkü tahsil hamili senedi kendi adına değil, ciranta adına tahsil etmektedir.
Türk Ticaret Kanunu m. 688 uyarınca, tahsil cirosu ile senedi elinde bulunduran hamil, cirantanın temsilcisi sayılır. Bu sebeple borçlu, senedi ciro edene (lehtara) karşı ileri sürebileceği bedelsizlik gibi tüm şahsi defileri, senedi tahsil amacıyla elinde tutan kişiye karşı da ileri sürebilir. Burada hamilin iyiniyetli olup olmamasının bir önemi yoktur çünkü hamil senedin maliki değildir.

Adım Adım Çözüm

Definin niteliğini belirle.
Temel ilişkideki malın teslim edilmemesi (bedelsizlik), nispi (şahsi) bir defidir.
Bu defi senedin metninden anlaşılamaz ve senedin geçersizliğine değil, taraflar arasındaki borcun doğmadığına ilişkindir.
Ciro türünü analiz et.
"Bedeli tahsil içindir" şerhi, Türk Ticaret Kanunu uyarınca bir 'tahsil cirosu'dur.
Tahsil cirosu senedin mülkiyetini hamile devretmez, ona sadece senedi tahsil etme ve gereken hukuki işlemleri yapma yetkisi verir.
Tahsil cirosunda defilerin ileri sürülme kuralını uygula.
Borçlu, cirantaya karşı sahip olduğu defileri tahsil hamiline karşı ileri sürebilir (TTK m. 688).
Tahsil hamili cirantanın temsilcisi/vekilidir. Ciranta (lehtar) kendisi gelseydi defi ileri sürülebileceğine göre, onun adına gelen kişiye karşı da ileri sürülebilir.

Anahtar Kavram

Tahsil Cirosunda Defiler ve Temsil İlkesi

Daha Fazla Pratik

Tahsil cirosunun aksine, 'rehin cirosu' (bedeli rehindir şerhi) ile senedin devredilmesi durumunda defilerin ileri sürülme şartlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 93Soru

02.03.202602.03.2026 tarihinde düzenlenen bir poliçede düzenleyen (keşideci), senet metnine "Kabul etmemeden ve ödememeden sorumlu değildir." şeklinde bir kayıt eklemiştir. 61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, bu kaydın poliçenin geçerliliğine ve düzenleyenin sorumluluğuna etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kabul etmemeden sorumsuzluk kaydı geçerli kabul edilirken, ödememeden sorumsuzluk kaydı yazılmamış sayılır.

Cevap

Düzenleyenin kabul etmemeden sorumlu olmayacağına dair kaydı geçerli, ancak ödememeden sorumlu olmayacağına dair kaydı yazılmamış sayılır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 679679. maddesi uyarınca, poliçeyi düzenleyen kişi senedin kabul edilmemesinden dolayı sorumlu olmayacağını senet metnine yazabilir ve bu kayıt hukuken geçerlidir. Ancak aynı madde, düzenleyenin senedin ödenmemesinden sorumlu olmayacağına dair koyacağı her türlü kaydın 'yazılmamış sayılacağını' emreder. Bu nedenle senet geçerliliğini korur, ancak düzenleyen ödememeden dolayı sorumlu kalmaya devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Senetteki ihtiyari kayıtların (sorumsuzluk kayıtları) türünü ve düzenleyen (keşideci) tarafından konulup konulamayacağını tespit et.
Poliçede düzenleyen hem kabul etmeme hem de ödememe halleri için sorumsuzluk kaydı düşmüştür.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) düzenleyenin sorumluluk sınırlarını emredici olarak belirlemiştir.
2
61026102 sayılı TTK'nın 679679. maddesindeki sınırlamaları uygula.
Maddeye göre düzenleyen kabulden sorumlu olmayacağını belirtebilir (679/1679/1), ancak ödemeden sorumlu olmayacağına dair kayıtlar yazılmamış sayılır (679/2679/2).
Düzenleyen poliçenin asıl borçlusu olmasa da, ödemeyi garanti eden kişidir ve bu garantiden tamamen vazgeçemez.

Anahtar Kavram

Düzenleyenin Sorumsuzluk Kayıtları

İpuçları

1
Düzenleyen, poliçenin asıl borçlusu olan muhatabın senedi kabul etmemesinden sorumlu olmayacağını belirtebilir mi?
2
TTK 679679. maddeye göre, düzenleyenin ödemeden sorumsuzluk kaydı senedi mi geçersiz kılar yoksa sadece kayıt mı hükümsüz kalır?

Daha Fazla Pratik

Ciro edenin (cirantanın) sorumsuzluk kayıtları ile düzenleyenin (keşidecinin) sorumsuzluk kayıtları arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 94Soru

Ticari bir borç ilişkisi nedeniyle düzenlenen bir bonoda; senedi düzenleyenin imzası geçerlidir. Ancak senedin ciro silsilesinde, temsil yetkisi bulunmayan (A)'nın (B) adına attığı bir ciro imzası ile ayırt etme gücü bulunmayan tam ehliyetsiz (C)'nin cirosu yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu hükümleri ve kambiyo hukukuna hâkim olan ilkeler çerçevesinde, bu senetle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmzaların bağımsızlığı ilkesi uyarınca, geçersiz imzalar senedin geçerliliğini etkilemez; bu durumda düzenleyen ve yetkisiz temsilci (A) senet bedelinden sorumlu olur.

Cevap

İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereği, geçersiz imzalar senedin geçerliliğini etkilemez; senedi düzenleyen ve yetkisiz temsilci olarak imza atan kişi senet bedelinden sorumlu olur.
Kambiyo hukukunda 'imzaların bağımsızlığı' (istiklali) ilkesi esastır. Bu ilkeye göre, senetteki bir imzanın geçersiz olması (örneğin imza sahibinin tam ehliyetsiz olması veya imzanın sahte olması), senetteki diğer geçerli imzaların sıhhatini ve bu imzaları atanların sorumluluğunu etkilemez. Dolayısıyla düzenleyenin imzası geçerli kalır. Ayrıca, temsil yetkisi olmadığı hâlde başkası adına imza atan kişi (yetkisiz temsilci), Türk Ticaret Kanunu m. 678 uyarınca senedi kendi adına imzalamış gibi şahsen sorumlu olur.

Adım Adım Çözüm

1
İmzaların Bağımsızlığı İlkesinin Uygulanması
TTK m. 677 uyarınca, senet üzerinde ehliyetsizlerin, yetkisizlerin veya hayali kişilerin imzasının bulunması; diğer geçerli imzaların sahiplerini sorumluluktan kurtarmaz.
Kambiyo senetlerinde her imza, sahibini diğerlerinden bağımsız olarak bağlar.
2
Yetkisiz Temsilin Değerlendirilmesi
TTK m. 678 uyarınca, temsil yetkisi olmadığı hâlde bir başkası adına imza atan kişi, o senet dolayısıyla şahsen sorumlu olur.
Temsil edilen kişinin korunması ve tedavül güvenliğinin sağlanması amaçlanır.
3
Ehliyet Eksikliğinin Etkisinin Belirlenmesi
Tam ehliyetsiz (C)'nin imzası kendisini bağlamaz ancak senedi veya diğer imzaları geçersiz kılmaz.
Ehliyetsizlik bir mutlak defidir ancak imzaların bağımsızlığı ilkesi nedeniyle etkisi şahsidir.

Anahtar Kavram

İmzaların Bağımsızlığı ve Yetkisiz Temsil Sorumluluğu

Daha Fazla Pratik

Yetkisiz temsilcinin sorumluluğunun kapsamı ve temsil edilenin icazet vermesinin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru

Düzenleyen (A)(A), lehtar (B)(B) lehine bir bono düzenlemiştir. (B)(B), bu bonoyu (C)(C)'ye; (C)(C) ise üzerine "ciro yasaktır" kaydını düşerek (D)(D)'ye ciro ve teslim etmiştir. (D)(D) de senedi (E)(E)'ye ciro etmiştir. Vadeden sonra senedin ödenmemesi üzerine hamil (E)(E), müracaat borçlusu sıfatıyla (C)(C)'ye başvurduğunda, (C)(C)'nin bu kayda dayanarak ödemeyi reddetmesinin hukuksal niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senet metninden anlaşılan mutlak bir defidir.

Cevap

Cirantanın senet üzerine koyduğu ciro yasağı kaydı, senet metninden anlaşılan mutlak bir defi niteliğindedir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca, senet üzerine konulan ve senedin içeriğinden (metninden) açıkça anlaşılan tüm kayıtlar 'senet metninden anlaşılan defiler' kategorisindedir. Bu defiler, hamilin iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın herkese karşı ileri sürülebildiği için mutlak defi niteliği taşır. Ciranta tarafından düşülen ciro yasağı kaydı da bu türden bir kayıt olup, kendisinden sonra senedi devralan herkese karşı ileri sürülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ciranta tarafından konulan 'ciro yasağı' kaydının tespiti.
Senet üzerine ciranta tarafından eklenen bu kayıt, Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 685/2 uyarınca hüküm doğurur.
Mevzuatın cirantaya tanıdığı sorumluluğu sınırlama yetkisinin kullanımını saptamak.
2
Kaydın hukuki sonucunun değerlendirilmesi.
TTK m. 685/2'ye göre, ciroyu yasaklayan ciranta, senedin sonradan ciro edildiği kişilere (örnekte E) karşı sorumlu olmaz.
Söz konusu kaydın kimlere karşı ve ne ölçüde sorumluluktan kurtardığını belirlemek.
3
Definin niteliğinin sınıflandırılması.
Kayıt senet metninde açıkça yer aldığı için 'senet metninden anlaşılan' ve herkese karşı ileri sürülebildiği için 'mutlak' defi olarak sınıflandırılır.
Defi türlerini kaynağı ve etkisi bakımından ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Kıymetli evrakta mutlak defiler kapsamında yer alan 'senet metninden anlaşılan defiler', senedi inceleyen her hamile karşı ileri sürülebilen, iyiniyetin korunmadığı defilerdir.

Daha Fazla Pratik

Düzenleyen tarafından konulan 'emre yazılı değildir' kaydının senedin devir usulüne ve defi rejimine etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 96Soru

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, metninde "hamiline" kaydı bulunan bir çekin, lehtar tarafından senedin arka yüzüne belirli bir isim yazılarak (tam ciro) ve imzalanarak bir üçüncü kişiye teslim edilmesi durumunda, bu senedin türü ve devri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senet "hamiline yazılı" olma niteliğini korur ve senedin mülkiyetinin devri için sadece zilyetliğin (teslim) devredilmesi yeterlidir.

Cevap

Senet hamiline yazılı olma niteliğini korur ve senedin mülkiyetinin devri için sadece zilyetliğin (teslim) devredilmesi yeterlidir.
Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, hamiline yazılı bir senedin lehtar veya hamili tarafından ciro edilmesi senedin hukuki niteliğini değiştirmez. Senet, hamiline yazılı kıymetli evrak vasfını korur ve mülkiyetin devri için ciroya gerek olmaksızın sadece senedin teslimi (zilyetliğin devri) yeterli olur. Bu durumda yapılan ciro, senedin devri için bir şart olmayıp sadece ciro yapan kişiyi başvuru borçlusu olarak sorumlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Senedin metnindeki kayda göre türünün belirlenmesi
Senet metninde "hamiline" kaydı bulunduğu için bu bir hamiline yazılı senettir.
Türk Ticaret Kanunu'na göre metninde hamiline kaydı bulunan veya hamiline yazılı olduğu anlaşılan senetler hamiline yazılı sayılır.
2
Sonradan yapılan cironun senedin türü üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
Hamiline yazılı bir senede ciro yapılması senedin türünü değiştirmez (TTKTTK Madde 689689).
Kanun koyucu, hamiline senetlerin tedavül kolaylığını korumak amacıyla hamilin iradi işlemlerinin (ciro gibi) senedin kanuni niteliğini değiştirmeyeceğini öngörmüştür.
3
Devir usulünün tespit edilmesi
Senet hamiline kalmaya devam ettiği için mülkiyetin devri sadece teslim (zilyetliğin devri) ile gerçekleşir.
Hamiline yazılı senetlerin devri için ciroya gerek yoktur; zilyetliğin devri mülkiyeti geçirmek için yeterlidir.

Anahtar Kavram

Hamiline Yazılı Senetlerde Cironun Niteliği Değiştirmemesi İlkesi

Alternatif Yöntem

Senedin türünü belirlemek için 'en başta nasıl düzenlendiğine' bakın; eğer hamiline ise, üzerindeki karalamalar veya sonradan eklenen cirolar (metin değişikliği hariç) senedin teslimle devredilme özelliğini bozmaz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 97Soru

Poliçe lehtarı AA, senedin arkasını imzalayarak (beyaz ciro) senedi BB’ye teslim etmiştir. BB, senedi herhangi bir ciro işlemi yapmaksızın CC’ye elden vermiş; CC de senedin arkasına "DD’ye ödeyiniz" şerhini düşüp imzalayarak senedi DD’ye teslim etmiştir.

Buna göre, DD’nin meşru hamil sayılabilmesi için gerekli olan ciro silsilesinin kesintisizliği ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir beyaz ciroyu takip eden ciroda, senedi devredenin o beyaz ciro ile senedi iktisap ettiği varsayıldığından ciro silsilesi kesintisiz sayılır ve DD meşru hamildir.

Cevap

Bir beyaz ciroyu takip eden ciroda, senedi devredenin o beyaz ciro ile senedi iktisap ettiği varsayıldığından ciro silsilesi kesintisiz sayılır ve DD meşru hamildir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 686. maddesinin birinci fıkrasına göre, bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla hak sahibi olduğunu ispat ederse meşru hamil sayılır. Maddenin devamında açıkça belirtildiği üzere, bir beyaz ciroyu takip eden bir ciro mevcutsa, o ciroyu yapan kişinin senedi beyaz ciro yoluyla devraldığı varsayılır. Olayda AA'nın beyaz cirosundan sonra BB senedi sadece teslimle CC'ye vermiş, CC ise senedi ciro ederek DD'ye devretmiştir. Bu durumda CC'nin senedi AA'dan aldığı varsayıldığı için silsile kesilmemiş kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Ciro türünün ve devir usulünün tespiti
AA'nın yaptığı beyaz ciro, senedin artık sadece teslimle (traditiotraditio) devredilebilmesine olanak sağlar.
Beyaz ciroda lehtar sadece imza atar, isim belirtmez; bu durum hamilin senedi ciro yapmadan devretme yetkisini doğurur.
2
Ciro silsilesindeki karine kuralının uygulanması
TTK m. 686/1 uyarınca, bir beyaz ciroyu takip eden ciroyu yapan kişinin (CC), senedi o beyaz ciro ile iktisap ettiği varsayılır.
Kanun, aradaki imzasız devirlerin (BB gibi) silsileyi bozmasını önlemek için 'iktisap karinesi' öngörmüştür.
3
Meşru hamilliğin karara bağlanması
DD, kesintisiz bir ciro silsilesine dayandığı için meşru hamil sayılır.
Silsile görünürde düzgündür; AA'nın beyaz cirosunu CC'nin tam cirosu izlemektedir.

Anahtar Kavram

Poliçede Ciro Silsilesi ve Beyaz Cironun Teşhis Fonksiyonu

Daha Fazla Pratik

Ciro silsilesinde sahte imza bulunmasının silsilenin kesintisizliğine ve 'imzaların bağımsızlığı' ilkesine etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru

Kıymetli evrakın zayi olması nedeniyle Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca açılacak olan "iptal davası" ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup dava hasımsız bir yargılama usulüyle açılır ve yürütülür.

Cevap

İptal davasında görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir ve dava hasımsız (karşı taraf gösterilmeden) açılır.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre, kıymetli evrakın zayi olması durumunda hak sahibi tarafından açılacak iptal davası hasımsız (hasım gösterilmeksizin) bir dava olup görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Bu dava sonucunda verilen iptal kararı, senedin yerine geçer ve hak sahibine hakkını senetsiz olarak kullanma yetkisi tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Davacı sıfatının belirlenmesi
Dava açma yetkisi senedin zayi olduğu andaki hak sahibine (hamile) aittir.
Zayi olan senetteki hakkın korunması ancak hak sahibi tarafından talep edilebilir.
2
Görevli mahkemenin tespiti
Davada görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir.
Kıymetli evrak hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğindedir.
3
Davanın niteliğinin değerlendirilmesi
Dava hasımsız (hasım gösterilmeksizin) açılır.
Senedin nerede veya kimde olduğu bilinmediği için dava herhangi bir kişiye karşı yöneltilmez.
4
İlan ve sürelerin kontrolü
Senedin ibrazı için ilanlar Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde üç defa yapılır.
Üçüncü kişilerin senedi ibraz etmeleri için kanuni bildirim şartıdır.

Anahtar Kavram

İptal davasının hasımsız niteliği ve görevli mahkeme
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 99Soru

Bir lojistik şirketi, finansman ihtiyaçları ve ticari işlemleri kapsamında piyasaya üç farklı türde kıymetli evrak ihraç etmiştir. Birinci evrak üzerinde açıkça "nama yazılı" olduğu belirtilmiş, ikinci evrak "emre yazılı" olarak düzenlenmiş, üçüncü evrak ise "hamiline yazılı" olarak tedavüle sokulmuştur.

Bu senetlerin devir şekilleri ve borçlu şirketin ödeme esnasındaki "teşhis fonksiyonu" (hak sahipliğini araştırma yükümlülüğü) dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçlu şirket, emre yazılı senedi öderken ciro silsilesinin düzgünlüğünü ve ibraz edenin kimliğini kontrol etmekle yükümlü olmakla birlikte, cirantaların imzalarının sahici olup olmadığını araştırmak zorunda değildir.

Cevap

Doğru ifade, borçlunun emre yazılı senedi öderken ciro silsilesinin düzgünlüğünü ve kimliği kontrol etmekle yükümlü olduğu, ancak imzaların sahiciliğini araştırmak zorunda olmadığını belirten seçenektir.
Türk Ticaret Kanunu uyarınca emre yazılı senetlerde borçlunun 'teşhis fonksiyonu' sınırlı bir şekli incelemeyi kapsar. Borçlu, senedi öderken ciro silsilesinin kesintisiz (muntazam) olup olmadığını ve senedi ibraz eden kişinin son ciranta (veya hamil) olup olmadığını kimlik tespitiyle doğrulamak zorundadır. Ancak tedavül güvenliğini ve hızını korumak adına, önceki cirantaların imzalarının gerçekten onlara ait olup olmadığını (imzaların sahiciliğini) araştırma yükümlülüğü kanun tarafından borçluya yüklenmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kıymetli evrak türlerinin devir şekillerini belirle.
Nama yazılı senetler 'temlik beyanı ve zilyetliğin devri' ile, emre yazılı senetler 'ciro ve zilyetliğin devri' ile, hamiline yazılı senetler ise 'yalnızca zilyetliğin devri' ile el değiştirir.
Senedin türüne göre tedavül kurallarını doğru uygulamak.
2
Borçlunun teşhis fonksiyonunu (hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünü) her tür için analiz et.
Nama yazılıda sıkı araştırma yükümlülüğü vardır. Emre yazılıda sadece ciro zincirinin düzgünlüğü ve kimlik kontrol edilir, imza doğruluğu aranmaz. Hamiline yazılıda ise kural olarak hiçbir araştırma yükümlülüğü yoktur, senedi ibraz edene ödeme yapılır.
Borçlunun ödeme yaparak borcundan kurtulması için gerekli hukuki şartları belirlemek.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri kanuni kurallarla karşılaştır.
Emre yazılı senetler için ciro silsilesinin incelenmesi ancak imza teyidine gerek olmaması kuralı kanunla birebir uyumludur.
Doğru yasal statüyü yansıtan tek seçeneği tespit etmek.

Anahtar Kavram

Kıymetli Evrakta Devir Şekilleri ve Teşhis Fonksiyonu
Soru 100Soru

61026102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca, esasen emre yazılı olarak düzenlenebilen bir kıymetli evrakın (örneğin bir bononun) üzerine düzenleyen tarafından "emre yazılı değildir" ibaresinin konulması durumunda, bu senedin hukuki niteliği ve devir usulü hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senet nama yazılı senet hükmüne geçer ve ancak alacağın temliki hükümleri uyarınca yapılacak yazılı bir devir beyanı ile senedin zilyetliğinin devri yoluyla devredilebilir.

Cevap

Senet nama yazılı senet hükmüne geçer ve ancak alacağın temliki hükümleri uyarınca yapılacak yazılı bir devir beyanı ile senedin zilyetliğinin devri yoluyla devredilebilir.
Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca, bir senedin emre yazılı olarak düzenlenmesini engelleyen 'menfi emre kaydı', senedi nama yazılı kıymetli evrak statüsüne sokar. Nama yazılı senetlerin devri ise sadece zilyetliğin teslimi ile değil, aynı zamanda alacağın temliki hükümlerine uygun yazılı bir devir beyanı (veya senedin arkasına yazılabilecek temlik beyanı) ile mümkündür.

Adım Adım Çözüm

1
Menfi emre kaydının etkisini belirlemek
Senet nama yazılı hale gelir
Türk Ticaret Kanunu madde 681/1681/1 uyarınca, ciro edilmesi yasaklanan emre yazılı senetler nama yazılı senet hükmündedir.
2
Nama yazılı senedin devir usulünü saptamak
Alacağın temliki + Zilyetliğin devri
Nama yazılı senetler, senedin teslimi ve alacağın temliki hükümlerini içeren yazılı bir devir beyanı (temlikname) ile devredilebilir.

Anahtar Kavram

Menfi Emre Kaydı ve Nama Yazılı Senet Devri
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 5 / 8Sonraki
Kıymetli Evrak Hukuku Alıştırma Soruları — KPSS Hukuk — Sayfa 5 | Examkin