Ekonomik Kalkınma Kavramı ve Ölçülmesi

122 soru

Soru 21Soru

İktisadi kalkınma yazınında, ülkelerin insani gelişmişlik düzeylerindeki cinsiyetler arası farklılıkları ölçmek amacıyla geliştirilen **Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDIGDI)** ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadınlara ait İnsani Gelişme Endeksi (HDIHDI) değerinin, erkeklere ait HDIHDI değerine oranlanmasıyla hesaplanır.

Cevap

Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDIGDI), kadınlara ait İnsani Gelişme Endeksi (HDIHDI) değerinin, erkeklere ait HDIHDI değerine oranlanmasıyla elde edilen bir göstergedir.
Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDIGDI), ülkelerin insani gelişme düzeylerini cinsiyetler arası başarı farkına göre düzeltmek veya bu farkı göstermek için kullanılır. Metodolojik olarak, kadınlar için hesaplanan HDIHDI değerinin erkekler için hesaplanan HDIHDI değerine bölünmesiyle (GDI=HDIkadınHDIerkekGDI = \frac{HDI_{kadın}}{HDI_{erkek}}) elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
GDIGDI kavramının tanımını belirleme
GDIGDI, UNDPUNDP tarafından 20142014 yılından itibaren revize edilen haliyle, kadın ve erkeklerin insani gelişme seviyeleri arasındaki oranı temsil eder.
Endeksin temel amacı, genel insani gelişme başarısı içindeki cinsiyet eşitsizliğini oransal olarak saptamaktır.
2
GDIGDI bileşenlerini analiz etme
GDIGDI; sağlık (yaşam beklentisi), eğitim (okulda kalma süresi) ve gelir (satın alma gücü paritesine göre GSMGGSMG) boyutlarını kapsar.
GDIGDI, HDIHDI ile aynı boyutları kullanır; ancak veriler kadın ve erkek için ayrı ayrı hesaplanır.
3
Diğer endekslerle (GIIGII, GEMGEM, PQLIPQLI) farkını ortaya koyma
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle oluşan kayıpları ölçen endeks GIIGII; kadınların yetkilendirilmesini ölçen endeks GEMGEM; bebek ölüm hızını temel alan endeks ise PQLIPQLI'dır.
Cinsiyet temelli farklı kalkınma ölçütleri arasındaki metodolojik ayrımlar, sorunun doğru çözümü için kritiktir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDIGDI) Metodolojisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 22Soru

İktisadi kalkınma yazınında, kalkınmanın temel olarak üretim artışı ve maddi refah üzerinden tanımlandığı geleneksel yaklaşımda, bir ülkenin ekonomik gelişmişlik düzeyini belirlemek için en yaygın kullanılan nicel gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişi başına düşen reel milli gelir

Cevap

Kişi başına düşen reel milli gelir
Geleneksel kalkınma yazınında, bir ülkenin refah düzeyindeki artışın ve gelişmişliğinin en temel göstergesi, toplam reel hasılanın nüfusa oranlanmasıyla elde edilen kişi başına düşen reel milli gelirdir. Bu ölçüt, kalkınmayı parasal ve nicel bir süreç olarak ele alan klasik yaklaşımın merkezinde yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel kalkınma anlayışının temel odağını belirlemek.
Geleneksel yaklaşım, kalkınmayı niceliksel (parasal) bir üretim artışı olarak görür.
Bu yaklaşımda kalkınma, kişi başına düşen mal ve hizmet miktarının artmasıyla eşdeğer kabul edilir.
2
Milli gelir ve nüfus arasındaki ilişkiyi formülize etmek.
Kis¸i Bas¸ına Reel Milli Gelir=Toplam Reel Milli GelirToplam Nu¨fus\text{Kişi Başına Reel Milli Gelir} = \frac{\text{Toplam Reel Milli Gelir}}{\text{Toplam Nüfus}}
Refahın ölçülmesi için toplam gelirin nüfus artışından daha hızlı artması gerektiğini göstermek gerekir.
3
Geleneksel ve modern ölçütler arasında ayrım yapmak.
Seçenekler arasından sadece gelir temelli ve en yaygın kullanılan göstergeyi işaretlemek.
Gini, HDI ve Lorenz gibi ölçütler ya dağılımla ilgilidir ya da modern/çok boyutlu yaklaşımların ürünüdür.

Anahtar Kavram

Geleneksel Kalkınma Ölçütleri

İpuçları

1
Geleneksel kalkınma ölçütleri sosyal göstergelerden ziyade parasal verilere odaklanır.
2
Hem toplam üretimi hem de bu üretimin paylaşıldığı kişi sayısını dikkate alan bir seçenek aramalısınız.
3
Cevap, milli gelirin nüfusa bölünmesiyle elde edilen istatistiksel değerdir.

Daha Fazla Pratik

Geleneksel ölçütlerin eksikliklerini (gelir dağılımı, çevre, yaşam kalitesi) incelemek, modern endeksleri anlamanızı kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Dünya Bankası tarafından geliştirilen ve sürdürülebilir kalkınmanın operasyonel bir göstergesi olarak kabul edilen "Gerçek Tasarruf" (Adjusted Net Savings - ANS) yaklaşımı, bir ekonominin toplam servetini oluşturan fiziksel, beşeri ve doğal sermaye stoklarındaki net değişimi ölçmeyi amaçlar. Bu endeksin hesaplanma yöntemi ve bileşenleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beşeri sermaye oluşumunun bir göstergesi olan eğitim harcamaları, cari bir tüketim kalemi olarak değerlendirildiği için gayrisafi tasarruf miktarından düşülür.

Cevap

Beşeri sermaye oluşumunun bir göstergesi olan eğitim harcamalarının cari bir tüketim kalemi olarak kabul edilip tasarruflardan düşüldüğünü belirten ifade yanlıştır.
Gerçek Tasarruf (ANS) hesaplanırken eğitim harcamaları, beşeri sermayeye yapılan bir yatırım olarak kabul edildiği için gayrisafi tasarruf rakamına 'eklenir'. Sorudaki yanlış ifadede ise bu harcamaların bir tüketim kalemi olduğu ve tasarruflardan 'düşüldüğü' iddia edilmektedir. Bu, Dünya Bankası'nın ANS metodolojisindeki temel mantığa aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Gerçek Tasarruf (ANS) formülünü analiz etme
ANS=GSCFC+EDUDEPPOLANS = GS - CFC + EDU - DEP - POL
ANS; Gayrisafi Tasarruf (GSGS), Sabit Sermaye Tüketimi (CFCCFC), Eğitim Harcamaları (EDUEDU), Doğal Kaynak Tüketimi (DEPDEP) ve Kirlilik Zararı (POLPOL) arasındaki ilişkiyi gösterir.
2
Eğitim harcamalarının niteliğini değerlendirme
Eğitim harcamaları (+ işaretiyle) eklenir.
Dünya Bankası metodolojisinde eğitim, cari tüketim değil, gelecekteki verimliliği artıran beşeri sermaye yatırımı olarak görülür.
3
Hatalı ifadeyi belirleme
Eğitim harcamalarının düşüldüğünü iddia eden seçenek yanlıştır.
Sermaye stokunu artıran bir unsurun maliyet/tüketim olarak düşülmesi muhasebeleştirme hatasıdır.

Anahtar Kavram

Gerçek Tasarruf (Adjusted Net Savings) ve Beşeri Sermaye Yatırımı

İpuçları

1
Gerçek Tasarruf, sadece fiziksel değil, beşeri ve doğal sermayeyi de kapsayan geniş bir tasarruf tanımıdır.
2
Bu endekste tasarrufu artıran tek dışsal bileşen eğitim harcamalarıdır; çünkü bu harcamalar geleceğe yatırım olarak görülür.
3
Formülde amortismanlar, maden tüketimi ve CO2CO_2 zararı eksi (-), eğitim harcamaları ise artı (+) değer alır.

Daha Fazla Pratik

Gerçek Tasarruf (ANS) ile Yeşil GSYH arasındaki farkları ve her iki endeksin doğal kaynakları nasıl fiyatlandırdığını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Formül bazlı kontrol: ANS=GSCFC+EDUDEPPOLANS = GS - CFC + EDU - DEP - POL. Seçenekleri bu formüldeki işaretlere göre (pozitif/negatif etki) tek tek kontrol ederek yanlış olanı bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

Sürdürülebilir kalkınma kavramı ve bu kavramın ölçülmesinde kullanılan göstergeler (Yeşil GSYH, Ayarlanmış Net Tasarruf, Ekolojik Ayak İzi) ile Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) hipotezi dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayarlanmış Net Tasarruf (ANS), net ulusal tasarruflara eğitim harcamalarının bir beşeri sermaye yatırımı olarak eklenmesi; enerji, maden ve orman gibi doğal kaynak tüketimleri ile karbon emisyonu zararlarının ise çıkarılması yoluyla hesaplanan bir sürdürülebilirlik ölçütüdür.

Cevap

Ayarlanmış Net Tasarruf'un (ANS) eğitim harcamalarını beşeri sermaye yatırımı olarak dahil edip doğal kaynak ve kirlilik maliyetlerini düşen tanımı doğrudur.
Dünya Bankası tarafından geliştirilen Ayarlanmış Net Tasarruf (ANS), sürdürülebilirliğin operasyonel bir ölçütüdür. Geleneksel tasarruf rakamlarına beşeri sermayeyi (eğitim) ekleyip, doğal sermaye tükenmesini (enerji, maden, orman) ve kirlilik (CO2) maliyetlerini çıkararak net bir refah değişimi sunar.

Adım Adım Çözüm

1
Ayarlanmış Net Tasarruf (ANS) bileşenlerini analiz et.
ANS = Net Tasarruflar + Eğitim Harcamaları - Doğal Kaynak Tüketimi - Kirlilik Zararları.
Sürdürülebilirliği ölçmek için fiziki sermayenin yanına beşeri ve doğal sermayenin de eklenmesi gerekir.
2
Çevresel Kuznets Eğrisi'nin (ÇKE) şeklini hatırla.
Ters-U şeklindedir (Önce kirlilik artar, eşik gelirden sonra azalır).
Gelir arttıkça teknolojik gelişme ve çevre bilincinin artması kirliliği azaltır.
3
Ekolojik Ayak İzi ve Biyolojik Kapasite dengesini kontrol et.
Ayak İzi > Kapasite = Ekolojik Açık (Sürdürülemez).
Doğanın sunduğundan fazlasının tüketilmesi ekolojik borca yol açar.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik Göstergeleri ve ANS Hesaplama Mantığı

İpuçları

1
Dünya Bankası'nın sürdürülebilirlik ölçütü olan ANS'nin beşeri sermayeye bakış açısını düşünün.
2
Ekolojik Ayak İzi ile Biyolojik Kapasite arasındaki farkın hangi durumda bir 'açık' oluşturduğuna odaklanın.
3
Çevresel Kuznets Eğrisi'nin (ÇKE) şeklini ve gelir arttıkça kirliliğin nasıl değiştiğini (ters-U) hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Çevresel Kuznets Eğrisi'nin zirve noktasındaki 'eşik gelir düzeyi'nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için ne ifade ettiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

Geleneksel kalkınma stratejileri, ekonomik büyümenin yarattığı refahın zamanla toplumun alt kesimlerine yayılacağını (sızıntı etkisi) varsayarken; 19701970'li yıllarda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından geliştirilen "Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı" bu süreci beklemek yerine yoksulluğa doğrudan müdahale edilmesini savunmuştur.

Buna göre, Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı'nın diğer kalkınma stratejilerinden ayrılan temel uygulama prensibi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yoksulluğu gidermek için gelirin dolaylı yollarla artırılması yerine; gıda, temiz su, barınma ve temel sağlık gibi hizmetlerin hedef kitleye doğrudan sunulmasına öncelik vermesi

Cevap

Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı, yoksulluğu sadece bir gelir yetersizliği olarak değil, temel yaşam gereksinimlerine erişim sorunu olarak görür ve bu hizmetlerin doğrudan sağlanmasını savunur.
Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı, ekonomik büyümenin sızıntı etkisiyle yoksullara ulaşmasını beklemek yerine; gıda, temiz su, barınma, sağlık ve eğitim gibi hayati hizmetlerin kamu eliyle veya uluslararası yardımlarla doğrudan yoksul kesimlere ulaştırılmasını temel prensip edinir. Bu yaklaşım, kalkınmayı üretim artışından ziyade insanın temel biyolojik gereksinimlerinin karşılanması olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Yaklaşımın teorik kökenini belirle
ILO (1976) tarafından geliştirilen ve mutlak yoksulluğu hedef alan bir modeldir.
Soruda sorulan yaklaşımın sınırlarını çizmek için gereklidir.
2
Diğer stratejilerle karşılaştır
Geleneksel modeller 'gelir' ve 'büyüme' odaklıyken, bu yaklaşım 'insan' ve 'hizmet sunumu' odaklıdır.
Ayırt edici özelliği olan 'doğrudan sunum' (direct provision) kavramına ulaşmak için yapılır.
3
Doğru seçeneği onayla
Gıda, su, barınma gibi hizmetlerin doğrudan ulaştırılması ifadesi yaklaşımın temel prensibidir.
Teorik tanım ile seçenek eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı (Basic Needs Approach)
Soru 26Soru

1970'li yıllarda Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından geliştirilen ve kalkınma literatüründe 'insan odaklı' bir dönüşümü temsil eden 'Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı' (Basic Needs Approach) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalkınma performansını ölçmek için; bebek ölüm hızı, okuryazarlık oranı ve bir yaşındaki yaşam beklentisi göstergelerinin aritmetik ortalamasından oluşan endeks yapısını temel analiz aracı olarak kullanır.

Cevap

Kalkınma performansını ölçmek için bebek ölüm hızı, okuryazarlık oranı ve bir yaşındaki yaşam beklentisi göstergelerinin aritmetik ortalamasından oluşan endeks yapısını (PQLI) temel analiz aracı olarak kullanır ifadesi yanlıştır.
Seçeneklerde belirtilen 'bebek ölüm hızı, okuryazarlık oranı ve bir yaşındaki yaşam beklentisi' göstergelerinin aritmetik ortalaması, Morris D. Morris tarafından geliştirilen Fiziki Yaşam Kalitesi Endeksi'nin (PQLI) tanımıdır. Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı (ILO) ise tek bir endekse indirgenemeyen, gıda, barınma, sağlık, eğitim, su ve sanitasyon gibi geniş bir mal ve hizmet sepetinin asgari düzeyde karşılanmasını hedefleyen kapsamlı bir kalkınma stratejisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramsal Analiz
Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı bir 'politika stratejisi' iken, PQLI ve HDI birer 'ölçüm endeksi'dir.
Yaklaşımlar ile bu yaklaşımları ölçmek için geliştirilen araçlar arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.
2
Gösterge Karşılaştırması
Bebek ölüm hızı, okuryazarlık ve yaşam beklentisi üçlüsü PQLI'nın (Fiziki Yaşam Kalitesi Endeksi) bileşenleridir.
PQLI, 1970'lerin sonunda Morris D. Morris tarafından Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı'ndan esinlenerek ancak daha sınırlı bir gösterge setiyle oluşturulmuştur.
3
Kapsam Belirleme
Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı; PQLI'dan farklı olarak sanitasyon, içme suyu ve barınma gibi fiziksel unsurları da içermektedir.
Yaklaşımın kapsamı, PQLI endeksinin ölçtüğü üç değişkenden çok daha geniştir.

Anahtar Kavram

Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı (ILO) ve PQLI (Morris D. Morris) arasındaki teorik ve metodolojik ayrım.
Soru 27Soru

Uluslararası kalkınma analizlerinde, ülkelerin yaşam standartlarını karşılaştırmak amacıyla nominal GSYH rakamları yerine Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) değerleri sıklıkla kullanılmaktadır. Aşağıdaki tabloda, gelişmiş bir ülke olan X ülkesi ile gelişmekte olan Y ülkesinin kişi başına düşen GSYH verileri yer almaktadır:

GöstergeX ÜlkesiY Ülkesi
Kişi Başı Nominal GSYH (ABD Doları)50.0008.000
Kişi Başı SGP GSYH (Uluslararası Dolar)50.00020.000
Fiyat Düzeyi Endeksi (ABD = 100)10040

Tablodaki veriler ve SGP'nin teorik dayanağı olan 'Tek Fiyat Kanunu' birlikte değerlendirildiğinde, bu iki ülke arasındaki refah farkının ölçülmesine ilişkin aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Y ülkesinde ticarete konu olmayan mal ve hizmetlerin (kira, yerel hizmetler vb.) fiyatlarının düşük olması, SGP'ye göre hesaplanan reel gelirin nominal gelirden daha yüksek çıkmasını sağlamıştır.

Cevap

Gelişmekte olan ülkelerde ticarete konu olmayan hizmetlerin fiyatlarının düşük olması nedeniyle SGP cinsinden gelirin nominal gelirden yüksek çıkması.
Doğru yanıt olan ifade, SGP'nin kalkınma iktisadındaki en temel kullanım gerekçesini açıklar. Gelişmekte olan ülkelerde ücretlerin düşük olması, ticarete konu olmayan (saç kesimi, eğitim, yerel ulaşım gibi) hizmetlerin fiyatlarını da düşürür. Nominal döviz kuru sadece uluslararası ticareti yansıttığı için bu ucuzluğu yakalayamaz; ancak SGP bu hizmetleri de içeren bir sepeti ölçtüğü için, Y ülkesindeki gerçek satın alma gücünün (20.000 )nominaldeg˘erden(8.000) nominal değerden (8.000) çok daha yüksek olduğunu ortaya koyar.

Adım Adım Çözüm

1
Nominal ve SGP verileri arasındaki farkı analiz et.
Y ülkesinin SGP geliri (20.000 ),nominalgelirinden(8.000), nominal gelirinden (8.000) 2,5 kat daha fazladır.
Bu durum, Y ülkesinde yerel para biriminin iç satın alma gücünün, dış değerinden (nominal kur) daha yüksek olduğunu gösterir.
2
Fiyat düzeyi endeksini yorumla.
Y ülkesinin fiyat düzeyi endeksi 40'tır, yani X ülkesindeki 100 dolarlık bir mal sepeti Y ülkesinde 40 dolara alınabilmektedir.
Düşük fiyat düzeyi, özellikle işgücü yoğun hizmetlerin (ticarete konu olmayanlar) bu ülkelerde daha ucuz olmasından kaynaklanır.
3
'Tek Fiyat Kanunu' ile ilişkilendir.
SGP, ulaştırma maliyeti olmayan malların her yerde aynı fiyata satılacağını varsayar, ancak hizmetler ticarete konu olmadığı için bu kanundan sapmalar gösterir.
Kalkınma iktisadında bu sapma, refah farkını daha doğru ölçmek için SGP düzeltmesini zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Balassa-Samuelson Etkisi ve Ticarete Konu Olmayan Malların SGP Üzerindeki Etkisi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 28Soru

Uluslararası iktisadi kalkınma analizlerinde, ülkelerin refah düzeylerini ve kişi başına düşen gelirlerini kıyaslarken nominal (piyasa) döviz kurları yerine Satın Alma Gücü Paritesi (SGPSGP) değerlerinin kullanılması tercih edilmektedir.

Buna göre, uluslararası refah karşılaştırmalarında nominal döviz kurlarının yarattığı sapmaları gidermek amacıyla SGPSGP yönteminin kullanılmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piyasa döviz kurlarının temel olarak ticarete konu olan malların arz ve talebiyle belirlenmesi nedeniyle, ticarete konu olmayan hizmet sektöründeki düşük fiyat düzeyine sahip gelişmekte olan ülkelerin reel gelirinin bu kurlarla olduğundan daha düşük görünmesini engellemek

Cevap

Piyasa döviz kurlarının sadece ticarete konu olan malları yansıtması nedeniyle, ticarete konu olmayan hizmet sektöründeki düşük fiyatlara sahip ülkelerin gelirinin nominal kurlarla eksik ölçülmesini önlemek amacıyla SGP tercih edilir.
Doğru seçenek, nominal döviz kurlarının sadece dış ticarete konu olan mallar üzerinden belirlendiği gerçeğini ve gelişmekte olan ülkelerdeki düşük hizmet fiyatlarının (ticarete konu olmayan mallar) nominal kurlarla hesaplanan geliri aşağı çekerek bir sapma (bias) yarattığını doğru bir şekilde analiz etmektedir. SGPSGP, bu ülkelerdeki yaşam maliyetinin düşüklüğünü hesaba katarak reel refahı daha yüksek ve doğru gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Nominal kur sınırlılığını belirleme
Piyasa kurları ağırlıklı olarak uluslararası ticarete konu olan (ithalat/ihracat) malların arz-talebiyle oluşur.
Uluslararası ticarete girmeyen hizmetler piyasa kurunun oluşumunda doğrudan etkili değildir.
2
Balassa-Samuelson etkisini analiz etme
Gelişmekte olan ülkelerde verimlilik düşük olduğu için ücretler düşüktür; bu da ticarete konu olmayan hizmetlerin (örneğin saç kesimi, yerel ulaşım) çok ucuz olmasına yol açar.
Hizmet sektöründe fiyatlar yerel işgücü maliyetlerine sıkı sıkıya bağlıdır.
3
SGP düzeltmesini uygulama
SGP, ortak bir sepet üzerinden yerel satın alma gücünü ölçer ve bu 'ucuz hizmetleri' hesaba katar.
Aynı miktar para ile düşük gelirli ülkede daha fazla mal/hizmet alınabildiği için refah düzeyi nominal kurun gösterdiğinden daha yüksektir.

Anahtar Kavram

Balassa-Samuelson Etkisi ve Ticarete Konu Olmayan Mallar

Daha Fazla Pratik

Balassa-Samuelson etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklarını nasıl açıkladığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 29Soru

Gelişmekte olan bir ülkede, doğal kaynak ihracatına bağlı olarak reel GSYHGSYH düzeyinde ve kişi başına düşen milli gelirde uzun dönemli ve belirgin bir artış kaydedilmiştir. Ancak aynı dönemde; teknolojik yenilik kapasitesinin gelişmediği, beşeri sermaye yatırımlarının (eğitim ve sağlık) yetersiz kaldığı, demokratik kurumların zayıfladığı ve üretim yapısının sanayileşme yerine rantiye bir ekonomik modele evrildiği gözlemlenmiştir.

İktisadi büyüme ve kalkınma arasındaki kavramsal farklar çerçevesinde, bu ülkenin ekonomik durumuyla ilgili yapılabilecek en isabetli değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim hacmindeki niceliksel genişleme nedeniyle ekonomik büyüme gerçekleşmiş olsa da; sosyo-kültürel, kurumsal ve teknolojik yapıda niteliksel bir dönüşüm yaşanmaması nedeniyle bu süreç bir 'kalkınma' olarak nitelendirilemez.

Cevap

İktisadi büyüme niceliksel (sayısal) bir artışı ifade ederken, kalkınma sosyal ve kurumsal yapıdaki niteliksel dönüşümü ifade eder. Bu nedenle, üretim hacmindeki artışa rağmen yapısal dönüşümün yaşanmadığı bir süreç kalkınma olarak nitelendirilemez.
Doğru cevap, büyümenin sadece sayısal (reel GSYHGSYH artışı) bir genişleme olduğunu, kalkınmanın ise bu genişlemenin yanı sıra sosyal, teknolojik ve kurumsal alanlarda derinlemesine bir dönüşüm gerektirdiğini vurgulayan ifadedir. Senaryoda büyüme gerçekleşmiş olsa da eğitim, sağlık ve kurumsal kalite gibi kalkınma parametrelerinin zayıf kalması, sürecin kalkınma olarak adlandırılamayacağını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik verileri niceliksel ve niteliksel olarak sınıflandırın.
Reel GSYHGSYH ve kişi başına gelir artışı 'niceliksel' (büyüme); teknoloji, eğitim, kurumlar ve üretim yapısı 'niteliksel' (kalkınma) unsurlardır.
Büyüme ve kalkınma arasındaki temel ayrım ölçütünü belirlemek için gereklidir.
2
Verilen senaryodaki çelişkiyi analiz edin.
Niceliksel artış (büyüme) var ancak niteliksel dönüşüm (kalkınma) yok veya gerilemiş.
Bu durum kalkınma iktisadında 'kalkınmasız büyüme' (growth without development) olarak tanımlanan olguyu doğrular.
3
Kalkınma tanımının kapsamını kontrol edin.
Kalkınma = Büyüme + Yapısal ve Kurumsal Değişim.
Sadece büyümenin gerçekleşmesi, kalkınmanın gerçekleştiği anlamına gelmez.

Anahtar Kavram

İktisadi Büyüme ve Kalkınma Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Corden ve Neary tarafından geliştirilen 'Hollanda Hastalığı' (Dutch Disease) kavramını ve bu durumun rantiye devletlerde kalkınma üzerindeki negatif etkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 30Soru

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 19901990 yılından bu yana hazırlanan İnsani Gelişme Endeksi (HDI), ülkelerin kalkınmışlık düzeyini sadece gelir odaklı değil, çok boyutlu bir perspektifle değerlendirmektedir. 20102010 yılında endeksin hesaplama yönteminde ve kullanılan göstergelerde önemli teknik güncellemeler yapılmıştır.

Bu bilgilere göre, HDI'nin güncel hesaplama yöntemine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boyut endeksleri birleştirilerek nihai endeks oluşturulurken, boyutlar arasındaki düşük ikame edilebilirliği yansıtmak amacıyla aritmetik ortalama yerine geometrik ortalama kullanılmaktadır.

Cevap

Boyut endeksleri birleştirilirken geometrik ortalamanın kullanılmasına ilişkin ifade doğrudur.
İnsani Gelişme Endeksi hesaplanırken kullanılan sağlık, eğitim ve gelir endeksleri 20102010 yılından beri geometrik ortalama ile birleştirilmektedir. Bu değişikliğin temel amacı, insani gelişmenin farklı boyutları arasındaki dengesizliği (örneğin geliri çok yüksek ama eğitimi çok düşük bir ülke) daha belirgin şekilde yansıtmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
HDI'nin üç temel boyutunu belirle
Sağlık (uzun ve sağlıklı yaşam), Eğitim (bilgiye erişim) ve Gelir (yaşam standardı).
Endeksin hangi alanları kapsadığını anlamak gerekir.
2
2010 metodolojik değişikliğini analiz et
Eğitimde 'ortalama ve beklenen okullaşma yılına', gelirde ise 'GSMH'ye' geçilmiş; ortalama yöntemi değişmiştir.
Güncel KPSS müfredatı 2010 sonrası yöntemleri esas alır.
3
Ortalama yönteminin nedenini açıkla
Geometrik ortalama, boyutlar arasında 'eksik ikame' varsayımını getirir; yani bir ülkenin sadece zengin olması yetmez, eğitim ve sağlığının da dengeli olması gerekir.
Geometrik ortalama, düşük değerli bileşenleri daha fazla cezalandırır.

Anahtar Kavram

İnsani Gelişme Endeksi (HDI) Metodolojisi

İpuçları

1
HDI ve PQLI (Fiziki Yaşam Kalitesi Endeksi) arasındaki gösterge farklarını hatırlayın.
2
20102010 yılında yapılan değişiklikle boyutlar arası ikamenin zorlaştırıldığını ve 'ortalama' türünün değiştiğini düşünün.
3
Gelir boyutunda GSYH yerine neden GSMH (GNI) kullanıldığını ve logaritmik dönüşümün 'azalan marjinal fayda' ile ilişkisini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

İnsani Gelişme Endeksi ile Toplumsal Cinsiyet Gelişmişlik Endeksi arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 31Soru

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDPUNDP) tarafından 20102010 yılından itibaren İnsani Yoksulluk Endeksi'nin (HPIHPI) yerini almak üzere kullanılmaya başlanan Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (C\cBYEÇBYE); sağlık, eğitim ve yaşam standartları olmak üzere üç temel boyut üzerinden hesaplanmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi C\cBYEÇBYE’nin 'yaşam standartları' boyutu altında yer alan ve hanehalkı düzeyinde yoksunluk belirlenirken kullanılan alt göstergelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzun süreli işsizlik oranı

Cevap

Uzun süreli işsizlik oranı seçeneği doğrudur çünkü bu gösterge Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (C\cBYEÇBYE) kapsamında değil, gelişmiş ülkeler için kullanılan HPI2HPI-2 endeksinde sosyal dışlanmayı ölçmek için kullanılır.
Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (C\cBYEÇBYE), 20102010 yılında UNDPUNDP tarafından İnsani Gelişme Endeksi (HDIHDI) boyutlarıyla uyumlu hale getirilmiştir. Yaşam standartları boyutu; elektrik, temiz su, sanitasyon (tuvalet), yemek pişirme yakıtı, barınma (zemin) ve varlıklar olmak üzere 66 göstergeden oluşur. Uzun süreli işsizlik oranı ise, sadece gelişmiş ülkeler için hesaplanan İnsani Yoksulluk Endeksi (HPI2HPI-2) kapsamında yer alan 'sosyal dışlanma' boyutunun bir göstergesidir ve C\cBYEÇBYE hesaplamasına dahil değildir.

Adım Adım Çözüm

1
C\cBYEÇBYE boyutlarını ve gösterge sayısını belirle.
C\cBYEÇBYE, 33 boyut (Sağlık, Eğitim, Yaşam Standartları) ve 1010 göstergeden oluşur.
Endeksin yapısal çerçevesini anlamak için gereklidir.
2
'Yaşam Standartları' boyutu altındaki 66 göstergeyi listele.
Elektrik, temiz su, sanitasyon, yemek pişirme yakıtı, zemin (yer döşemesi) ve varlıklar.
Soruda istenen alt gösterge ayrımını yapmak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki 'Uzun süreli işsizlik' göstergesinin ait olduğu endeksi tespit et.
Uzun süreli işsizlik, HPI2HPI-2 (Gelis\cmis\cGelişmiş U¨lkelerÜlkeler YoksullukYoksulluk EndeksiEndeksi) içindeki dördüncü boyut olan 'sosyal dışlanma' göstergesidir.
Doğru yanıtı diğer yoksulluk endeksleri ile karşılaştırarak doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (C\cBYE/MPIÇBYE/MPI) Göstergeleri
Soru 32Soru

İktisadi kalkınma yazınında, İnsani Gelişme Endeksi'nin (HDI) kapsadığı sağlık, eğitim ve gelir boyutlarındaki kazanımları kadın ve erkekler arasındaki eşitsizliklere göre düzelterek ölçen gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDI)

Cevap

Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDI)
Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDI), İnsani Gelişme Endeksi'nin (HDI) yöntemini kullanarak kadın ve erkeklerin sağlık, eğitim ve gelir düzeylerini ayrı ayrı ölçer ve aradaki farkı bir eşitsizlik göstergesi olarak sunar. Bu yönüyle HDI'nin 'cinsiyete göre duyarlı' hale getirilmiş versiyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
HDI boyutlarını tanımlama
HDI; sağlık (doğuşta beklenen yaşam süresi), eğitim (okullaşma yılı) ve gelir (kişi başı GSYH) boyutlarından oluşur.
Soru kökünde bu boyutların temel alındığı belirtilmiştir.
2
Cinsiyet bazlı düzeltmeyi analiz etme
GDI, bu üç boyuttaki başarıyı kadın ve erkek verileri üzerinden ayrı ayrı hesaplayıp eşitsizlik oranına göre HDI değerini revize eder.
Kalkınmanın sadece ortalama bir değer olmadığı, cinsiyetler arası dağılımın da önemli olduğu ilkesine dayanır.
3
Doğru endeksle eşleştirme
GDI (Gender Development Index), HDI'nin cinsiyete uyarlanmış halidir.
Tanım gereği HDI boyutlarını cinsiyet eşitsizliğine göre düzelten endeks GDI'dır.

Anahtar Kavram

Toplumsal Cinsiyet Gelişim Endeksi (GDI) ve HDI İlişkisi

İpuçları

1
Bu endeks, İnsani Gelişme Endeksi'nin (HDI) boyutlarını aynen kullanır.
2
Kadın ve erkeklerin başarı düzeylerini karşılaştırarak HDI'ye bir düzeltme getirir.

Daha Fazla Pratik

Toplumsal Cinsiyet Yetkilendirme Ölçümü'nün (GEM) hangi boyutlara (siyasi ve ekonomik katılım) odaklandığını inceleyerek bu iki endeks arasındaki farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru

İktisadi kalkınma literatüründe geleneksel bir ölçüt olarak kullanılan kişi başına düşen reel milli gelir (GSMHGSMH), bir ülkenin ekonomik gücünü ve üretim kapasitesini yansıtmakla birlikte toplumsal refahın ölçülmesinde ciddi kısıtlara sahiptir. Bu kısıtlardan biri de üretilen mal ve hizmetlerin niteliği ve kullanım alanıyla ilgilidir. Buna göre, milli gelirdeki artışın "üretimin bileşimi" nedeniyle toplumsal refah artışını tam olarak yansıtamamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim artışının büyük bir bölümünün savunma harcamaları veya yatırım malları gibi doğrudan tüketilmeyen kalemlerden oluşması

Cevap

Milli gelir artışının büyük bölümünün savunma harcamaları veya sermaye malları gibi doğrudan tüketilmeyen alanlarda gerçekleşmesi durumunda, kişi başına düşen gelir artsa da bireysel refah düzeyi artmayacaktır.
Savunma harcamaları ve yatırım malları üretimi milli gelir rakamlarını yükseltir ancak bu ürünler hanehalkları tarafından doğrudan tüketilip refahı artırmaz. Bu durum, 'üretimin bileşimi' nedeniyle milli gelirin refahı ölçmede yetersiz kaldığı temel alanı ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel ölçütün odağını belirleme
Kişi başına düşen reel GSMHGSMH miktarının niceliksel bir artışa odaklandığı görülür.
Milli gelir, üretilen her şeyi parasal değer olarak toplar ancak kullanım amacına bakmaz.
2
"Üretimin bileşimi" kavramını analiz etme
Üretilen malların "tüketim malı" mı yoksa "savunma/sermaye malı" mı olduğu ayrımı yapılır.
Kalkınma ve refah, insanların yaşam standartlarının (tüketim imkanlarının) artmasıyla doğrudan ilişkilidir.
3
Refah-gelir kopukluğunu tespit etme
Eğer büyüme tank, füze veya ağır sanayi makineleri üretimiyle sağlanıyorsa, bu değerler milli geliri artırır ama halkın anlık refahına katkı sağlamaz.
Bu durum, büyümenin kalkınmaya (refah artışına) dönüşememesinin "yapısal" nedenidir.

Anahtar Kavram

Üretimin Bileşimi Kısıtı

İpuçları

1
Üretimin 'bileşimi' denildiğinde, üretilen malların hangi amaca hizmet ettiği (tüketim mi, savunma mı, yatırım mı?) düşünülmelidir.
2
Bir ekonomide daha fazla ekmek üretilmesi ile daha fazla tank üretilmesi milli geliri aynı miktarda artırabilir; hangisi bireyin anlık refahını daha çok artırır?

Daha Fazla Pratik

İktisadi kalkınmanın niteliksel boyutlarını daha iyi anlamak için İnsani Gelişme Endeksi (HDI) bileşenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 34Soru

İktisadi kalkınma analizlerinde, ülkelerin kişi başına düşen gelir düzeylerini karşılaştırırken kullanılan Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) yöntemi, temel olarak aşağıdakilerden hangisindeki farklılıkları ortadan kaldırarak daha gerçekçi bir kıyaslama yapılmasına olanak sağlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkeler arasındaki genel fiyat düzeyleri ve yaşam maliyetleri

Cevap

Ülkeler arasındaki genel fiyat düzeyleri ve yaşam maliyetleri farklılıklarını düzelterek daha sağlıklı bir karşılaştırma sağlar.
Satın Alma Gücü Paritesi (SGP), ülkelerin iç piyasalarındaki fiyat farklılıklarını ve yaşam maliyetlerini dikkate alarak milli gelir rakamlarını ortak bir birime dönüştürür. Bu sayede, aynı miktar paranın farklı ülkelerde ne kadarlık bir mal ve hizmet sepeti satın alabileceği üzerinden gerçekçi bir refah kıyaslaması yapılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uluslararası refah karşılaştırmalarında nominal döviz kurunun neden yetersiz olduğunu belirle.
Nominal döviz kurları sadece dış ticarete konu olan malların fiyatlarını ve sermaye hareketlerini yansıtır; iç piyasadaki yaşam maliyetini tam göstermez.
Bir ülkede 1 dolar ile alınabilen mal miktarı, başka bir ülkede çok daha farklı olabilir.
2
Satın Alma Gücü Paritesi'nin (SGP) işlevini tanımla.
SGP, ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklarını ortadan kaldırarak 'Tek Fiyat Kanunu' çerçevesinde bir düzeltme yapar.
Böylece ülkelerin milli gelirleri, ortak bir fiyat seti üzerinden (genellikle dolar cinsinden) gerçek satın alma gücüne göre kıyaslanabilir.

Anahtar Kavram

Satın Alma Gücü Paritesi (SGP) ve Yaşam Maliyeti Uyarlaması

İpuçları

1
Bir ülkede bir ekmeğin fiyatı ile başka bir ülkedeki ekmeğin fiyatının farklı olması, nominal döviz kurunun neden yanıltıcı olabileceğini düşünün.
2
SGP, 'yaşam maliyeti' kavramını dikkate alarak geliri daha adil kıyaslanabilir hale getiren bir 'fiyat düzeyi' düzeltmesidir.

Daha Fazla Pratik

SGP-adjusted GDP ile Nominal GDP arasındaki farkın gelişmekte olan ülkelerde neden daha yüksek olduğunu araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru

İktisadi kalkınma literatüründe yer alan 'Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı'na göre, bir ülkenin kalkınma performansının değerlendirilmesinde aşağıdakilerden hangisi temel ölçüt olarak kabul edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumun en alt gelir grubunda yer alan kesimlerin gıda, sağlık, eğitim ve barınma gibi asgari gereksinimlere erişim düzeyi

Cevap

Toplumun en alt gelir grubunda yer alan kesimlerin gıda, sağlık, eğitim ve barınma gibi asgari gereksinimlere erişim düzeyi
Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı, 1970'li yıllarda ILO tarafından ortaya atılmış olup kalkınmanın temel amacının insanların beslenme, barınma, sağlık ve eğitim gibi hayati ihtiyaçlarının doğrudan karşılanması olduğunu savunur. Bu yaklaşımda başarının ölçütü, millî gelirdeki artış hızı değil, toplumun en yoksul kesiminin bu temel hizmetlere ne ölçüde erişebildiğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yaklaşımın odağını belirle
Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı, kalkınmanın merkezine 'insanı' ve 'mutlak yoksulluğun giderilmesini' koyar.
Geleneksel büyüme modellerinin yoksulluğu azaltmada yavaş kalması nedeniyle doğrudan müdahale gerekliliği doğmuştur.
2
Ölçüm kriterlerini karşılaştır
Gelir gibi dolaylı göstergeler yerine; beslenme, temiz su, sağlık hizmetleri ve barınma gibi fiziksel ve somut göstergeler esas alınır.
Kalkınma başarısı, en zayıf halkanın (en yoksul kesimin) yaşam kalitesindeki iyileşme ile ölçülür.

Anahtar Kavram

Temel İhtiyaçlar Yaklaşımı (Basic Needs Approach)
Soru 36Soru

İnsani Yoksulluk Endeksi'nin (HPIHPI) yerini almak üzere geliştirilen Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (C\cBYEÇBYE); yoksulluğu eğitim, sağlık ve yaşam standartları olmak üzere üç temel boyutta ölçmektedir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi C\cBYEÇBYE hesaplamasında "sağlık" boyutunu temsil eden göstergelerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çocuk ölümleri

Cevap

Çocuk ölümleri seçeneği Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi'nin sağlık boyutunu temsil eden doğru göstergedir.
Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (ÇBYE), 2010 yılında UNDP tarafından kullanılmaya başlanmış olup yoksulluğu üç boyutta (Sağlık, Eğitim, Yaşam Standartları) toplam 10 gösterge ile ölçer. Sağlık boyutu; hanehalkındaki beslenme durumu ve çocuk ölümleri verileri üzerinden hesaplanır. Bu nedenle çocuk ölümleri doğru göstergedir.

Adım Adım Çözüm

1
ÇBYE boyutlarını tanımla
ÇBYE; Sağlık, Eğitim ve Yaşam Standartları olmak üzere 3 ana boyuttan oluşur.
Soruda istenen sağlık boyutunun hangi göstergelerle ölçüldüğünü bulmak için temel yapıyı bilmek gerekir.
2
Sağlık boyutunun göstergelerini belirle
Sağlık boyutu: 1) Beslenme, 2) Çocuk Ölümleri göstergelerini içerir.
ÇBYE'nin 10 göstergesi ilgili boyutlara göre sınıflandırılmıştır.
3
Seçenekleri karşılaştır
Çocuk ölümleri sağlık boyutuyla eşleşirken; okullaşma eğitimi, barınma ise yaşam standartlarını temsil eder.
Doğru sınıflandırma yapılarak hedef gösterge tespit edilir.

Anahtar Kavram

Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (ÇBYE/MPI) Boyutları ve Göstergeleri

Daha Fazla Pratik

ÇBYE'nin yaşam standartları boyutunda yer alan diğer 6 göstergeyi (elektrik, temiz su, tuvalet, pişirme yakıtı, zemin, varlık sahipliği) gözden geçirmek kavramın pekişmesini sağlar.
Tahmini Süre:45s
Soru 37Soru

19701970'li yıllarda Morris David Morris tarafından geliştirilen Fiziki Yaşam Kalitesi Endeksi (PQLI), ülkelerin kalkınma düzeylerini sadece kişi başına düşen gelirle değil, sosyal refah göstergeleriyle ölçmeyi amaçlamaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi PQLI hesaplamasında kullanılan üç temel göstergeyi birlikte ve doğru olarak vermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bebek ölüm hızı, 11 yaşındaki yaşam beklentisi ve okuryazarlık oranı

Cevap

Fiziki Yaşam Kalitesi Endeksi (PQLI); bebek ölüm hızı, 11 yaşındaki yaşam beklentisi ve okuryazarlık oranı göstergelerinin aritmetik ortalaması alınarak hesaplanır.
PQLI (Physical Quality of Life Index), Morris David Morris tarafından üç sosyal gösterge üzerine inşa edilmiştir: Bebek ölüm hızı (sağlık göstergesi), 11 yaşındaki yaşam beklentisi (sağlık/beslenme göstergesi) ve okuryazarlık oranı (eğitim göstergesi). Bu üç gösterge de sosyal kalkınmanın temel çıktılarıdır ve doğru cevapta eksiksiz verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
PQLI'nın tanımını ve amacını belirleyin.
PQLI, ülkelerin sosyal gelişimini ölçmek için gelir dışı göstergeleri kullanan bir endekstir.
Endeksin hangi mantıkla oluşturulduğunu anlamak, bileşenleri hatırlamaya yardımcı olur.
2
Endeksin üç temel bileşenini hatırlayın.
Bu bileşenler: Bebek Ölüm Hızı (Infant Mortality Rate), 11 Yaşındaki Yaşam Beklentisi (Life Expectancy at Age One) ve Okuryazarlık Oranı (Literacy Rate) şeklindedir.
PQLI bu üç verinin 00-100100 arası normalize edilmiş değerlerinin ortalamasıdır.
3
Seçeneklerdeki karıştırılan kavramları (gelir, doğumda yaşam süresi vb.) eleyin.
Gelir içeren ve HDI'ya ait olan seçenekler elenerek doğru bileşim bulunur.
Soru kökündeki 'üç temel gösterge' ifadesi tam eşleşmeyi gerektirir.

Anahtar Kavram

Fiziki Yaşam Kalitesi Endeksi (PQLI) Bileşenleri

İpuçları

1
PQLI'nın en önemli farkı, hesaplamasına 'gelir' (GNP/GDP) göstergesini dahil etmemesidir.
2
Endeks üç ayaktan oluşur: İkisi sağlıkla (bebekler ve yaşam süresi ile ilgili), biri eğitimle (okuryazarlık) ilgilidir.
3
Dikkat edin, yaşam beklentisi göstergesi 'doğumda' değil, '11 yaşında' olarak alınır.

Daha Fazla Pratik

PQLI ile HDI (İnsani Gelişme Endeksi) arasındaki farkları bir tablo halinde çalışmak, KPSS sorularında hız kazandıracaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 38Soru

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDPUNDP) tarafından 20102010 yılında uygulamaya konulan Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (C\cBYEÇBYE - MPIMPI), yoksulluğu sadece gelir eksikliği olarak değil; eğitim, sağlık ve yaşam standartları alanlarındaki yoksunlukların hanehalkı düzeyindeki yoğunluğu üzerinden ölçmektedir. Bu endeks, daha önce kullanılan İnsani Yoksulluk Endekslerinin (HPIHPI) yerini almış olsa da, özellikle gelişmiş ülkeler için tasarlanmış olan HPI2HPI-2 endeksindeki bazı özgün boyutları küresel ölçekteki genel hesaplamasına doğrudan dâhil etmemiştir.

Buna göre, HPI2HPI-2 kapsamında 'toplumsal dışlanma' (socialsocial exclusionexclusion) olgusunu temsil eden bir gösterge olarak kullanılan ancak küresel C\cBYEÇBYE (MPIMPI) gösterge setinde doğrudan yer almayan değişken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzun süreli işsizlik oranı

Cevap

HPI-2 endeksinde 'toplumsal dışlanma' boyutunu temsil eden ancak küresel MPI'da doğrudan yer almayan gösterge 'Uzun süreli işsizlik oranı'dır.
İnsani Yoksulluk Endeksi-2 (HPI2HPI-2), gelişmiş ülkelerdeki yoksulluğu analiz ederken sadece hayatta kalma ve bilgiyi değil, aynı zamanda bireyin toplumun bir parçası olamamasını (toplumsal dışlanma) da ölçer. Bu boyutu ölçmek için kullanılan temel veri 'uzun süreli işsizlik oranı'dır. 20102010 yılında geçilen Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi (MPIMPI) ise daha geniş kapsamlı ve küresel bir mutlak yoksunluk analizi yaptığı için işsizlik verisini doğrudan birincil göstergeleri arasına almamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Endekslerin gelişim sürecini ve kapsamlarını analiz etmek.
HPI-2'nin gelişmiş ülkeler (OECD) için, MPI'nın ise küresel (genellikle gelişmekte olan ülkeler odaklı) kullanım için tasarlandığı belirlenir.
Endeksler arasındaki hedef kitle farkı, kullanılan göstergelerin niteliğini belirler.
2
HPI-2 endeksinin özgün boyutlarını incelemek.
HPI-2'nin dört boyutu olduğu görülür: Yaşam süresi (60 yaş), Bilgi (fonksiyonel okuryazarlık), Yaşam standardı (medyan gelirin %50'si) ve Toplumsal Dışlanma.
Dışlanma boyutu, gelişmiş ülkelerdeki yoksulluğun niteliksel bir özelliğidir.
3
Toplumsal dışlanma göstergesini tanımlamak.
HPI-2'de bu boyutun 'uzun süreli işsizlik oranı' (1212 ay ve üzeri) ile ölçüldüğü saptanır.
İşsizlik, bireyin toplumdan ekonomik ve sosyal olarak kopuşunun en önemli göstergesidir.
4
MPI (ÇBYE) gösterge seti ile kıyaslamak.
MPI'nın 10 göstergesi içinde işsizlik verisinin yer almadığı, bunun yerine hanehalkı varlıkları ve temel ihtiyaçların (su, elektrik, yakıt vb.) ön planda olduğu görülür.
Küresel MPI, daha çok mutlak yoksunluklara odaklanırken HPI-2 göreli ve sosyal yoksunluklara odaklanır.

Anahtar Kavram

HPI-2 vs. MPI Gösterge Farklılıkları ve Toplumsal Dışlanma

İpuçları

1
Gelişmiş ülkelerdeki yoksulluğu ölçen HPI2HPI-2 endeksinin, gelişmekte olan ülkeler için kullanılan HPI1HPI-1 endeksinden en büyük farkı 'toplumsal dışlanma' boyutudur.

Daha Fazla Pratik

HPI-1, HPI-2 ve MPI arasındaki gösterge ağırlıklarını ve eşik değerlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

Uluslararası iktisadi karşılaştırmalarda 'Penn Etkisi' olarak da bilinen; gelişmekte olan ülkelerin kişi başına düşen GSYH rakamlarının Satın Alma Gücü Paritesi (SGPSGP) ile hesaplandığında, piyasa döviz kuru ile hesaplanan değerden sistematik olarak daha yüksek çıkması olgusu kalkınma iktisadında önemli bir tartışma konusudur.

Bu sistematik sapmanın ve SGPSGP yönteminin gelişmekte olan ülkeler lehine daha yüksek bir refah düzeyine işaret etmesinin temel teorik gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkeler arasındaki verimlilik farklarının ticarete konu olan sektörlerde, ticarete konu olmayan (hizmetler) sektörüne göre daha belirgin olması nedeniyle fakir ülkelerde hizmet fiyatlarının ve genel fiyat düzeyinin düşük kalması.

Cevap

Gelişmekte olan ülkelerde ticarete konu olan sektörlerdeki verimliliğin düşük olması, genel ücret düzeyini düşük tutarak ticarete konu olmayan hizmetlerin fiyatlarını aşağı çeker ve bu da Satın Alma Gücü Paritesi'ne göre hesaplanan geliri yükseltir.
Doğru yanıt olan seçenek, Balassa-Samuelson etkisini açıklamaktadır. Zengin ve fakir ülkeler arasındaki verimlilik farkı ticarete konu olan mallarda çok yüksektir. Ancak ticarete konu olmayan hizmetlerde verimlilik farkı düşüktür. Zengin ülkede sanayideki yüksek verimlilik nedeniyle ücretler yüksektir; bu yüksek ücretler verimliliğin düşük olduğu hizmet sektöründe de (maliyet itişli olarak) fiyatları artırır. Fakir ülkelerde ise tam tersine düşük ücretler hizmet fiyatlarını çok düşük tutar. Bu nedenle fakir ülkelerde genel fiyat düzeyi daha düşük olduğundan, yerel para biriminin satın alma gücü piyasa kurunun üzerindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Penn Etkisi kavramını analiz etme
Gelişmekte olan ülkelerin GSYH'sinin SGP ile hesaplandığında nominal değerden sistematik olarak büyük çıktığının tespiti.
Bu sapma tesadüfi değil, yapısal bir verimlilik farkından kaynaklanır.
2
Balassa-Samuelson etkisini uygulama
Zengin ülkelerin ticarete konu olan mallarda (sanayi vb.) çok daha verimli olduğu, ancak hizmet sektöründeki verimlilik farkının bu kadar yüksek olmadığı görülür.
Uluslararası rekabet, ticarete konu olan mallarda fiyatları ve verimlilik odaklı ücretleri eşitler.
3
Ücret-Fiyat ilişkisini değerlendirme
Zengin ülkelerdeki yüksek verimlilik ücretleri artırır, bu da hizmet fiyatlarını (berber, ulaşım vb.) yükseltir. Fakir ülkelerde düşük verimlilik düşük ücretlere ve dolayısıyla çok ucuz hizmetlere yol açar.
Hizmetler ticarete konu olmadığı için uluslararası fiyatları eşitlenemez.
4
Refah karşılaştırmasını sonuçlandırma
Fakir ülkede genel fiyat düzeyinin düşük olması, bir doların satın alma gücünü artırdığı için SGP düzeltmesi geliri yukarı çeker.
Nominal kurlar sadece ticarete konu olan malları baz alırken, SGP tüm mal sepetini baz alır.

Anahtar Kavram

Balassa-Samuelson Etkisi ve Penn Etkisi
Soru 40Soru

İktisadi kalkınma literatüründe, ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin karşılaştırılmasında kullanılan ve kalkınmayı büyük ölçüde üretim kapasitesindeki niceliksel artışla eşdeğer gören geleneksel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kişi Başına Düşen Reel Gayrisafi Milli Hasıla (GSMHGSMH)

Cevap

Kişi Başına Düşen Reel Gayrisafi Milli Hasıla
Geleneksel kalkınma ölçütleri, bir ülkenin refahını üretim kapasitesi ve milli gelir miktarıyla ölçer. Kişi başına düşen reel GSMHGSMH, bir ekonomideki toplam üretimin nüfusa bölünmesiyle elde edilen ve kalkınma literatüründe en uzun süredir kullanılan temel niceliksel göstergedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalkınma ölçütlerini kategorize edin.
Ölçütler; milli gelir odaklı 'geleneksel' ve yaşam kalitesi/insani odaklı 'modern' olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen geleneksel ölçütleri diğerlerinden ayırmak için temel ayrım noktası bilinmelidir.
2
Geleneksel yaklaşımın odağını belirleyin.
Geleneksel yaklaşım, kalkınmayı üretim artışı ve ekonomik büyüme ile sınırlı tutar.
Geleneksel ölçütlerin temelinde maddi refah ve üretim kapasitesi yatar.
3
Seçenekler arasından sadece gelire dayalı olanı seçin.
Kişi Başına Düşen Reel GSMHGSMH seçeneği geleneksel ölçüttür; diğerleri sosyal verileri içeren modern ölçütlerdir.
Milli gelir göstergeleri klasik iktisadi kalkınma analizlerinin temel taşıdır.

Anahtar Kavram

Geleneksel kalkınma ölçütleri, kalkınmayı niceliksel bir büyüme süreci olarak kabul eder ve temel gösterge olarak milli geliri kullanır.

İpuçları

1
Geleneksel ölçütler sadece 'gelir' ve 'üretim' rakamlarına odaklanır.

Daha Fazla Pratik

Kişi başına düşen gelirin kalkınmayı ölçmede neden yetersiz kaldığını (gelir dağılımı, çevresel etkiler vb.) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 7Sonraki