Temel Kavramlar ve Varsayımlar

11 soru

Soru 1Soru

Doğrusal programlama modellerinin geçerli olabilmesi için temel bazı varsayımların karşılanması gerekmektedir. Bir üretim modelinde, her bir ürün biriminin amaç fonksiyonuna olan katkısının (kâr veya maliyet) ve kısıtlardaki kaynak kullanım miktarının, o ürünün üretim miktarından bağımsız olarak sabit kaldığını ifade eden varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oransallık

Cevap

Doğrusal programlamada, birim katkıların üretim miktarından bağımsız olarak sabit kalması 'Oransallık' varsayımı ile tanımlanır.
Oransallık varsayımı, hem amaç fonksiyonunda hem de kısıt denklemlerinde her bir karar değişkeninin katkısının o değişkenin değeriyle doğru orantılı olduğunu ifade eder. Yani, bir birim üretimin kârı 55 TL ise, 1010 birimin kârı kesinlikle 5050 TL olmalıdır (ölçek ekonomisi veya miktar indirimi olmadığını varsayar).

Adım Adım Çözüm

1
Problemin tanımını analiz etme
Tanım, birim başına katkının sabitliğini ve toplamın miktar ile doğru orantılı değişimini vurgulamaktadır.
Soruda sorulan özelliğin hangi varsayıma karşılık geldiğini belirlemek için anahtar kelimeler (sabit birim katkı, doğru orantı) tespit edilir.
2
Temel varsayımları hatırlama
Doğrusal programlama varsayımları: Oransallık (proportionality), Toplanabilirlik (additivity), Bölünebilirlik (divisibility) ve Belirlilik (certainty).
Seçeneklerdeki kavramların tanımları ile sorudaki tanım karşılaştırılır.
3
Uygun kavramı seçme
Oransallık varsayımı, cjxjc_j x_j ve aijxja_{ij} x_j terimlerindeki katsayıların sabitliğini garanti eder.
Tanım doğrudan Oransallık kavramını karşıladığı için doğru cevap belirlenir.

Anahtar Kavram

Oransallık Varsayımı
Soru 2Soru

Bir kamu kurumu, sunduğu hizmetlerin toplam verimliliğini optimize etmek amacıyla bir doğrusal programlama modeli geliştirmektedir. Bu modelde, farklı hizmet birimlerinin her birinin sağladığı toplam katkının, birimlerin tek başına ürettiği katkıların aritmetik toplamına eşit olduğu ve birimler arasında birbirini güçlendirici (sinerji) veya engelleyici bir etkileşim bulunmadığı kabul edilmektedir. Buna göre, kurumun modelleme sürecinde esas aldığı bu kabul doğrusal programlamanın aşağıdaki temel varsayımlarından hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplanabilirlik

Cevap

Modelde toplam çıktının parçaların toplamına eşit olması ve değişkenler arası etkileşim bulunmaması 'Toplanabilirlik' varsayımıyla açıklanır.
Toplanabilirlik varsayımı, doğrusal programlama modellerinde her bir karar değişkeninin amaç fonksiyonu değerine ve kısıt kaynak kullanımına olan katkısının diğer değişkenlerden bağımsız olduğunu ve toplam etkinin bu bağımsız katkıların toplamına eşit olduğunu garanti eder. Senaryoda belirtilen 'birimler arası etkileşim bulunmaması' ve 'toplam faydanın birimlerin toplamına eşit olması' ifadeleri doğrudan bu varsayımı tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki temel kabulü analiz etme
Toplam faydanın, birim faydaların aritmetik toplamına eşit olduğu saptanmıştır.
Sorunun kökünde yatan matematiksel ilişkinin (Toplam = Parça1 + Parça2 + ...) tespiti için gereklidir.
2
Etkileşim durumunu değerlendirme
Değişkenler arasında sinerji veya olumsuz etkileşim olmadığı (çapraz etkilerin sıfır olduğu) görülmektedir.
Toplanabilirlik varsayımı, değişkenlerin birbirini etkilemeden bağımsız katkı sağladığını varsayar.
3
Tanımla eşleştirme
Bu özellikler doğrusal programlamanın 'Toplanabilirlik' (Additivity) varsayımının tanımıdır.
Teorik bilginin senaryo ile ilişkilendirilerek doğru şıkka ulaşılması sağlanır.

Anahtar Kavram

Toplanabilirlik Varsayımı

Daha Fazla Pratik

Doğrusal programlama modellerinde amaç fonksiyonundaki katsayıların kesin olarak bilinmediği durumların hangi varsayımı ihlal ettiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 3Soru

Doğrusal programlama modellerinde, karar değişkenlerinin tamsayı değerler alma zorunluluğunun bulunmaması ve her bir değişkenin kendi değişim aralığı içerisinde herhangi bir kesirli (reel) değeri alabilmesi öngörülmektedir. Bu öngörü, modelin çözüm kümesinin matematiksel olarak sürekli bir yapıda olmasını sağlamaktadır. Buna göre, doğrusal programlama modellerinde karar değişkenlerinin tamsayı olmayan (kesirli) değerler alabilmesine olanak tanıyan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölünebilirlik

Cevap

Bölünebilirlik varsayımı, karar değişkenlerinin tanımlı oldukları aralıkta herhangi bir reel (kesirli) değeri alabilmesine olanak tanır.
Bölünebilirlik varsayımı, bir doğrusal programlama modelindeki karar değişkenlerinin reel sayılar kümesinde tanımlı olduğunu ve herhangi bir kesirli değeri alabileceğini ifade eder. Bu, modelin çözüm kümesinin sürekli olmasını sağlar ve optimizasyonun tamsayı kısıtı olmadan yapılabilmesine imkan tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Karar değişkenlerinin özelliklerini analiz etme
Soruda değişkenlerin tamsayı zorunluluğu olmadığı ve kesirli değerler alabildiği belirtilmiştir.
Bu durum, çözüm uzayının kesikli (discrete) değil, sürekli (continuous) olduğunu gösterir.
2
Doğrusal programlama varsayımları ile eşleştirme
Süreklilik ve kesirli değer alabilme özelliği 'Bölünebilirlik' (Divisibility) varsayımı ile tanımlanır.
Diğer varsayımlar (Oransallık, Toplanabilirlik, Belirlilik) modelin diğer yapısal özelliklerini (doğrusallık ve kesinlik) tanımlar.

Anahtar Kavram

Doğrusal Programlama Varsayımları: Bölünebilirlik

Alternatif Yöntem

Varsayımları eleme yöntemiyle de doğru cevaba ulaşılabilir: Soruda 'kesirli değer' vurgusu yapıldığı için, doğrusal ilişkiyle ilgili olan Oransallık, toplamayla ilgili olan Toplanabilirlik ve kesinlikle ilgili olan Belirlilik elenir.
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru

Doğrusal programlama modellerinde amaç fonksiyonu katsayıları (cjc_j), teknolojik katsayılar (aija_{ij}) ve kısıtlayıcıların sağ yan değerleri (bib_i) gibi tüm model parametrelerinin kesin olarak bilindiği ve planlama dönemi boyunca herhangi bir değişikliğe uğramayacağı kabul edilmektedir. Bu kabul, modelin deterministik bir yapıda olduğunu ve rassal değişkenler içermediğini ifade eder.

Buna göre, söz konusu durum doğrusal programlamanın aşağıdaki temel varsayımlarından hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirlilik

Cevap

Belirlilik varsayımı, doğrusal programlama modelindeki tüm katsayıların ve kaynak değerlerinin sabit ve kesin olarak bilindiğini ifade eder.
Belirlilik (Certainty) varsayımı, bir doğrusal programlama modelindeki amaç fonksiyonu katsayılarının, teknolojik katsayıların ve sağ yan değerlerinin tam olarak bilindiğini ve analiz süresi boyunca değişmediğini kabul eder. Bu durum modelin stokastik (olasılıklı) değil, deterministik bir yapıda olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Model parametrelerinin niteliğini analiz etme
Parametrelerin (cj,aij,bic_j, a_{ij}, b_i) sabit ve kesin olduğu saptanmıştır.
Doğrusal programlamanın deterministik yapısını anlamak için parametrelerin rassal olup olmadığı kontrol edilmelidir.
2
Varsayımlar ile eşleştirme yapma
Kesinlik ve sabitlik durumu 'Belirlilik' varsayımıyla örtüşmektedir.
Diğer varsayımlar (oransallık, toplanabilirlik, bölünebilirlik) modelin farklı yapısal özelliklerini tanımlar.

Anahtar Kavram

Doğrusal Programlama Varsayımları: Belirlilik (Certainty)
Soru 5Soru

Doğrusal programlama modellerinde karar değişkenleri, amaç fonksiyonu ve kısıtlayıcı koşullar arasındaki ilişkiler belirli aksiyomlar üzerine inşa edilir. Bir modelde, bir faaliyetin düzeyi (karar değişkeninin değeri) arttığında veya azaldığında, bu faaliyetin gerek toplam amaç fonksiyonu değerine katkısının gerekse kısıtlayıcı kaynakları tüketim miktarının bu değişimle tam olarak aynı oranda değiştiği kabul edilir. Bu durum, modelde ölçeğe göre sabit getirinin (constant returns to scale) geçerli olduğunu ve birim katkıların değişken düzeyinden bağımsız olarak sabit kaldığını ifade eder. Buna göre, yukarıda açıklanan ve modelin doğrusallığını sağlayan temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oransallık

Cevap

Doğru yanıt Oransallık varsayımıdır.
Oransallık varsayımı, bir karar değişkeninin düzeyi ile o değişkenin amaç fonksiyonuna katkısı veya kaynak tüketimi arasında doğrusal (bire bir orantılı) bir ilişki olduğunu varsayar. Bu, model katsayılarının sabit kalması ve ölçeğe göre sabit getiri anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Modeldeki oransal ilişkiyi tanımla.
Değişken düzeyindeki bir birimlik değişimin çıktıya etkisi her zaman sabittir (2x2x, 5x5x vb.).
Doğrusal programlamanın temelini oluşturan sabit katsayı prensibini belirlemek için.
2
Ölçeğe göre sabit getiri kavramı ile ilişkilendir.
Bu özellik, modelde sabit maliyetlerin veya azalan/artan verimlerin olmadığını garanti eder.
Oransallık varsayımı, katsayıların (cjc_j ve aija_{ij}) değişken değerinden bağımsız olduğunu varsayar.
3
Diğer varsayımlardan ayırt et.
Toplanabilirlik etkileşimsizliği, Bölünebilirlik sürekliliği, Belirlilik ise kesinliği ifade eder.
Kavramlar arasındaki farkı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Oransallık (Proportionality) Varsayımı

Daha Fazla Pratik

Doğrusal programlama modellerinde hangi durumlarda (örneğin sabit kurulum maliyeti varsa) oransallık varsayımının ihlal edileceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Doğrusal programlama modellerinde, toplam amaç fonksiyonu değerinin ve toplam kaynak kullanım miktarının, modele dahil edilen her bir faaliyetin tek başına oluşturduğu etkilerin aritmetik toplamına eşit olduğu kabul edilmektedir. Faaliyetler arasında herhangi bir çapraz etkileşimin (sinerji veya negatif etkileşim) bulunmadığını simgeleyen bu temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplanabilirlik

Cevap

Toplanabilirlik
Toplanabilirlik varsayımı, modeldeki her bir faaliyetin amaç fonksiyonu değerine ve kısıtların kullanımına olan katkısının, diğer faaliyetlerin düzeyinden bağımsız olduğunu ve toplam etkinin bu bireysel etkilerin aritmetik toplamına eşit olduğunu savunur. Bu varsayım, modelde değişkenler arasında etkileşim yaratan çarpım terimlerinin bulunmamasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen etkileşim yapısını analiz etme
Toplam etkinin bireysel etkilerin toplamına eşit olduğu ve değişkenler arası çarpım terimlerinin (etkileşimlerin) bulunmadığı saptanır.
Doğrusal programlamanın temel aksiyomlarından hangisinin bu tanıma uyduğunu belirlemek gerekir.
2
Tanımı uygun varsayımla eşleştirme
Bağımsızlık ve toplamsal etki prensibi 'Toplanabilirlik' (Additivity) varsayımı ile örtüşmektedir.
Toplanabilirlik, her bir karar değişkeninin katkısının diğerlerinden bağımsız olarak toplanabilmesini garanti eder.

Anahtar Kavram

Toplanabilirlik Varsayımı
Soru 7Soru

Bir kamu kurumu, personel servis ağını optimize ederek toplam ulaşım maliyetini en aza indirmek amacıyla bir doğrusal programlama modeli kurmuştur. Bu modelde, her bir güzergahta kaç adet servisin çalıştırılacağı bilgisi henüz bilinmemekte olup, bu değerlerin modelin çözümü sonucunda elde edilmesi hedeflenmektedir.

Buna göre, değeri modelin çözümüyle belirlenen bu 'çalıştırılacak servis sayıları', doğrusal programlama modelinin hangi bileşenini temsil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar değişkenleri

Cevap

Model çözüldüğünde değerleri belirlenen servis sayıları, karar değişkenlerini temsil eder.
Doğrusal programlama modellerinde karar vericinin kontrolü altında olan, değeri model kurulduğunda bilinmeyen ancak çözümleme sonucunda elde edilmek istenen büyüklükler 'Karar Değişkenleri' olarak adlandırılır. Senaryodaki servis sayıları bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Modeldeki unsurların rollerini analiz edin.
Senaryoda hedefin maliyet azaltmak, bilinmeyenlerin ise servis sayıları olduğu görülmektedir.
Model bileşenlerini doğru sınıflandırmak için hedefler ve araçlar ayrıştırılmalıdır.
2
Karar değişkeni tanımını uygulayın.
Değeri karar verici tarafından kontrol edilen ve çözümle ortaya çıkan her bir unsura karar değişkeni denir.
Doğrusal programlamanın temel tanımı gereği aranan cevap budur.

Anahtar Kavram

Karar Değişkenleri
Tahmini Süre:45s
Soru 8Soru

Bir işletmede üretilen iki farklı ürünün toplam kârının, her bir ürünün tek başına üretilmesi durumunda elde edilecek kârların basit bir toplamına eşit olduğu ve ürünlerin aynı anda üretilmesinin ek bir sinerji veya verimlilik kaybı yaratmadığı varsayılmaktadır. Doğrusal programlama modellerinde faaliyetlerin toplam etkisinin, her bir faaliyetin tekil etkilerinin toplamına eşit olduğunu ifade eden bu temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplanabilirlik

Cevap

Toplanabilirlik varsayımı, doğrusal programlama modellerinde faaliyetlerin toplam etkisinin tekil etkilerin toplamına eşit olduğunu ve faaliyetler arasında etkileşim bulunmadığını ifade eder.
Toplanabilirlik (Additivity) varsayımı, doğrusal programlamada amaç fonksiyonu katsayılarının ve kaynak kullanımlarının, karar değişkenlerinin değerleriyle çarpılıp toplanmasıyla elde edilmesini sağlar. Bu varsayıma göre, bir faaliyetin gerçekleştirilmesi diğer bir faaliyetin katkısını artırmaz veya azaltmaz (sinerji veya zıt etki yoktur).

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki senaryoyu analiz edin.
Senaryoda 'toplam kârın, tekil kârların toplamına eşit olması' ve 'sinerji veya etkileşim bulunmaması' ifadeleri vurgulanmaktadır.
Doğrusal programlama modelinin temel varsayımlarından hangisinin toplamsal yapıyı ve etkileşimsizliği tanımladığını belirlemek gerekir.
2
Doğrusal programlamanın dört temel varsayımını (aksiyomunu) hatırlayın.
Bu varsayımlar: Oransallık (proportionality), Toplanabilirlik (additivity), Bölünebilirlik (divisibility) ve Belirlilik (certainty) şeklindedir.
Her bir varsayımın DP modelinin matematiksel yapısı üzerindeki farklı bir kısıtlamayı/kabulu temsil ettiğini ayırt etmek önemlidir.
3
Tanımı doğru kavramla eşleştirin.
Toplamın parçaların toplamına eşit olması ve x1x_1 ile x2x_2 arasında çapraz bir etkinin bulunmaması durumu 'Toplanabilirlik' varsayımıdır.
Toplanabilirlik, faaliyetler arasındaki bağımsızlığı garanti eden aksiyomdur.

Anahtar Kavram

Toplanabilirlik (Additivity) Varsayımı
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

Bir devlet araştırma enstitüsü, laboratuvar test kitlerinin üretim sürecini optimize etmek amacıyla bir matematiksel model kurmayı planlamaktadır. Süreç analizi sırasında elde edilen aşağıdaki iki bulgu, standart bir doğrusal programlama modelinin kurgulanmasını zorlaştırmaktadır:

I. Üretimde kullanılacak temel bileşenlerin tedarik sürelerinin ve birim reaksiyon zamanlarının kesin olmadığı; ortam koşullarına bağlı olarak ±%5\pm \%5 aralığında rassallık içerdiği saptanmıştır.
II. X ve Y türü kitlerin aynı üretim bandında ardışık olarak üretilmesi durumunda, bant hazırlık sürelerinde sinerji oluştuğu ve bu iki ürünün birlikte üretilmesinin sisteme sağladığı toplam katkının, ayrı ayrı üretildiklerindeki katkılarının toplamından daha büyük olduğu gözlemlenmiştir.

Buna göre, belirtilen bulgular standart doğrusal programlamanın sırasıyla hangi temel varsayımları ile doğrudan çelişmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Belirlilik - Toplanabilirlik

Cevap

Belirlilik - Toplanabilirlik
I. bulguda ifade edilen değerlerin tahmini ve sapmaya açık olması durumu, standart doğrusal programlamada tüm parametrelerin sabit ve biliniyor olduğu 'Belirlilik' varsayımını ortadan kaldırır. II. bulguda ifade edilen iki ürünün birlikte üretilmesinden doğan sinerji (etkileşim) durumu ise, her bir faaliyetin modele katkısının diğer faaliyetlerden bağımsız olduğunu savunan 'Toplanabilirlik' varsayımını geçersiz kılar. Bu nedenle doğru eşleştirme Belirlilik - Toplanabilirlik şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. bulgudaki durumun analiz edilmesi.
Parametrelerin (sürelerin) kesin olarak bilinmeyip ±%5\pm \%5 oranında sapma göstermesi, model katsayılarının sabit ve biliniyor olması gerektiği kuralına aykırıdır.
Bu durum doğrudan 'Belirlilik (Certainty)' varsayımının ihlal edildiğini gösterir.
2
II. bulgudaki durumun analiz edilmesi.
X ve Y kitlerinin birlikte üretilmesinin sağladığı katkının, bireysel katkıların toplamından büyük olması (sinerji), değişkenler arasında etkileşim olduğunu gösterir.
Değişkenlerin fonksiyon değerine katkılarının birbirinden bağımsız olması kuralına 'Toplanabilirlik (Additivity)' denir. Bu kural ihlal edilmiştir.
3
Bulguların eşleştirilmesi.
Sırasıyla Belirlilik ve Toplanabilirlik varsayımları ihlal edilmiştir.
Her iki bulgunun tanımı, standart doğrusal programlama varsayımlarının teorik çerçevesine uymaktadır.

Anahtar Kavram

Doğrusal Programlama Temel Varsayımları (Belirlilik ve Toplanabilirlik)
Soru 10Soru

Bir kamu yatırım planlama teşkilatı, bütçe kısıtları altında beş farklı bölgesel altyapı projesi (X1,X2,,X5X_1, X_2, \dots, X_5) arasından seçim yapacaktır. Projelerin uygulanabilmesi için her bir projenin "ya tamamen finanse edilmesi ya da hiç finanse edilmemesi" gerekmektedir. Ayrıca, çevresel düzenlemeler gereği 1. ve 2. projelerden "en fazla birinin" desteklenmesi şartı bulunmaktadır.

Bir proje analiz uzmanı, problemi standart bir Doğrusal Programlama (DP) modeli olarak kurgularken, karar değişkenlerini 0Xj10 \leq X_j \leq 1 (j=1,2,,5j=1,2,\dots,5) şeklinde sürekli (kesirli değer alabilen) tanımlamış ve "en fazla birinin desteklenmesi" koşulunu modele X1X2=0X_1 \cdot X_2 = 0 kısıtı ile eklemiştir.

Uzman tarafından kurulan bu modelin, Doğrusal Programlama'nın temel varsayımları ve mantıksal modelleme kuralları açısından değerlendirilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısmi finansmanın yasaklanmış olması, modelin "Bölünebilirlik" varsayımının gerçek hayatla çelişmesine neden olmuştur. Ayrıca X1X2=0X_1 \cdot X_2 = 0 ifadesi doğrusal bir denklem olmadığından "Toplanabilirlik" ve "Oransallık" varsayımlarını bozar; bu durum X1,X2{0,1}X_1, X_2 \in \{0, 1\} olmak üzere X1+X21X_1 + X_2 \leq 1 kısıtıyla Tamsayılı Programlama kapsamında modellenmelidir.

Cevap

Doğru yanıt, kısmi finansmanın yasaklanmasını 'Bölünebilirlik' varsayımının ihlali olarak tanımlayan ve kısıtlardaki çarpım formunun doğrusallığı bozduğunu belirterek 0-1 tamsayılı X1+X21X_1 + X_2 \leq 1 eşitsizliğini öneren seçenektir.
Doğrusal Programlamanın dört temel varsayımı vardır. 'Bölünebilirlik', değişkenlerin kesirli olabilmesini ifade eder. Yatırımların kısmi yapılamaması bu varsayımı gerçeklikten koparır ve tamsayılı modellemeyi zorunlu kılar. Kısıtlardaki X1X2=0X_1 \cdot X_2 = 0 ifadesi değişkenlerin çarpımını içerdiğinden doğrusallığı sağlayan 'Toplanabilirlik' ve 'Oransallık' aksiyomlarını tamamen bozar. 'En fazla biri' mantıksal kısıtının 0-1 tamsayılı değişkenlerle X1+X21X_1 + X_2 \leq 1 şeklinde kurgulanması literatürdeki yegane doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Problemin doğası ile karar değişkeni tanımlamasını (Bölünebilirlik varsayımı) karşılaştırmak
Projenin kısmi fonlanamaması gerçeği, uzmanın değişkenleri 0Xj10 \leq X_j \leq 1 olarak kesirli (sürekli) almasıyla çelişmektedir. Bu, Bölünebilirlik varsayımının fiilen işlemediği anlamına gelir.
Bölünebilirlik varsayımı, karar değişkenlerinin her türlü kesirli değeri (örneğin 0.45) alabileceğini söyler. Tamsayılı doğası olan (var/yok) kararlarda bu varsayım geçersizdir.
2
Uzmanın kurduğu X1X2=0X_1 \cdot X_2 = 0 kısıtını Toplanabilirlik ve Oransallık açısından analiz etmek
Değişkenlerin birbiriyle çarpılması doğrusal bir fonksiyon değildir. Toplanabilirlik varsayımı f(x+y)=f(x)+f(y)f(x+y) = f(x)+f(y) formunu, Oransallık ise f(kx)=kf(x)f(kx)=kf(x) formunu gerektirir.
DP modellerinde amaç fonksiyonu ve kısıtlar doğrusal (lineer) olmalıdır. Çarpım terimleri her iki temel doğrusallık aksiyomunu da ihlal eder.
3
'En fazla biri' şeklindeki mantıksal koşulun doğru matematiksel modelini kurmak
Kararlar ikili yapıda olduğu için Sıfır-Bir (0-1) tamsayılı değişkenler kullanılmalı ve mantıksal önerme X1+X21X_1 + X_2 \leq 1 eşitsizliğine dönüştürülmelidir.
X1,X2{0,1}X_1, X_2 \in \{0, 1\} şartı altında toplamın 1'den küçük veya eşit olması, ikisinin birden aynı anda 1 değerini alamamasını (ikisi birden seçilemez) garanti eder.

Anahtar Kavram

Doğrusal Programlama Varsayımları ve Sıfır-Bir Modelleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Bir tarım kooperatifi, farklı gübre türlerinin mahsul verimi üzerindeki etkisini optimize etmek amacıyla bir matematiksel model kurmaktadır. Yapılan saha testlerinde, toprağa uygulanan gübre miktarı (xjx_j) arttıkça elde edilen ek ürün miktarının başlangıçta sabit bir oranla arttığı, ancak belirli bir dozajdan sonra toprağın doygunluğa ulaşması nedeniyle her ilave gübre biriminin sağladığı marjinal verim artışının giderek düştüğü (azalan verimler kanunu) tespit edilmiştir.

Buna rağmen modelleme uzmanı, gübre miktarı ile mahsul verimi arasındaki bu ilişkiyi tüm kullanım düzeyleri için tek bir sabit katsayı (cjc_j) kullanarak Doğrusal Programlama modelinin amaç fonksiyonuna yansıtmıştır.

Bu durum, Doğrusal Programlama modellemesindeki temel varsayımlardan hangisinin ihlal edildiğini göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oransallık

Cevap

Doğrusal Programlama modellemesindeki temel varsayımlardan ihlal edilen 'Oransallık' varsayımıdır.
Oransallık (Proportionality) varsayımı, her bir karar değişkeninin modelin amaç fonksiyonuna ve kısıtlara olan katkısının, o değişkenin değeri ile tam bir doğru orantı içinde olmasını gerektirir. Matematiksel olarak bu, katkı katsayısının (cjc_j) değişkenin aldığı değerden (üretim miktarından, kullanılan kaynaktan vs.) bağımsız olarak sabit kalması demektir. Senaryoda belirtilen 'azalan verimler kanunu' (marjinal verim düşüşü), değişken arttıkça katkının yavaşladığını ve ilişkinin doğrusal olmadığını gösterir. Sabit bir katsayı kullanmak, ölçeğe göre değişen bu eğimi yoksaymak anlamına gelir ve doğrudan oransallık varsayımını ihlal eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki sistemin matematiksel davranışını analiz etme
Gübre miktarı (xjx_j) arttıkça mahsul verimindeki artışın sabit kalmadığı ve giderek azaldığı (doğrusal olmayan ilişki) tespit edilmiştir.
Modelin gerçek hayatla uyuşmadığı kırılma noktasını bulmak.
2
Sabit katsayı kullanımının modeldeki karşılığını değerlendirme
Uzman, doğrusal olmayan bu ilişkiyi amaç fonksiyonunda cjxjc_j \cdot x_j şeklinde sabit bir katkı eğimi ile doğrusal olarak temsil etmiştir.
Doğrusal programlamanın matematiksel formülasyon yapısını anlamak.
3
Durumu LP'nin temel varsayımlarıyla eşleştirme
Bir değişkenin amaca veya kaynak tüketimine katkısının kendi miktarıyla doğru orantılı olması (katsayının sabit kalması) zorunluluğu 'Oransallık' varsayımıdır. Azalan marjinal verim bu varsayıma tamamen aykırıdır.
Tespit edilen matematiksel sapmanın teorik adını ve karşılığını bulmak.

Anahtar Kavram

Oransallık Varsayımı
Tahmini Süre:1m 30s
Temel Kavramlar ve Varsayımlar Alıştırma Soruları — KPSS İstatistik | Examkin