Soru

Zorluk: ZorElitist Demokrasi Teorisi

Siyaset bilimi literatüründe demokrasinin doğasına ilişkin yapılan bir tartışmada, bir akademisyen şu eleştiriyi yöneltmektedir:

"Eğer bu teoriyi kabul edersek, vatandaşları sadece belirli dönemlerde siyasal pazara giren edilgen tüketiciler olarak konumlandırmış oluruz. Bu durumda demokrasi, halkın kendi kendini yönetme ideali olmaktan çıkar; yalnızca 'siyasal girişimcilerin' liderlik yetkisini elde etmek için rekabet ettiği biçimsel bir oy pazarlama tekniğine dönüşür."

Bu eleştiri; Mosca'nın "siyasal sınıf", Pareto'nun "seçkinlerin dolaşımı" ve Michels'in "oligarşinin tunç yasası" şeklindeki klasik azınlık yönetimi tezlerini modern temsili kurumlara uyarlayan bir demokrasi teorisine yöneltilmiştir.

Buna göre, parçada eleştirilen teorinin (elitist demokrasi yaklaşımının) temel varsayımlarını yansıtan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Demokrasi; ortak iyiyi arayan rasyonel seçmenlerin genel iradesini yansıtan bir amaç değil, yetki talep eden elit kadrolar arasında tercih yapma imkânı sunan kurumsal bir yöntemdir.Cevap
  2. B
    Demokratik sistemin istikrarı; iktidarın tek bir zümrenin elinde toplanmasını engelleyen ve sivil toplum kuruluşları arasındaki sürekli pazarlığa dayanan çoğulcu yapı ile sağlanır.
  3. C
    Siyasal elitlerin tahakkümü evrensel bir doğa yasası değil; üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanan kapitalist sistemin yarattığı geçici bir sınıfsal eşitsizlik durumudur.
  4. D
    Siyasal kurumların temel meşruiyet kaynağı, yöneticilerin periyodik olarak seçilmesinden ziyade, sıradan vatandaşların siyasal karar alma süreçlerine doğrudan ve kesintisiz katılımıdır.
  5. E
    Siyasi partiler gibi kitle örgütleri kitleselleşip büyüdükçe, yapısal karmaşıklıkları oligarşik eğilimleri zayıflatır ve tabanın yönetim üzerindeki mutlak otoritesini pekiştirir.

Cevap

Doğru cevap, demokrasinin rasyonel bir genel irade arayışı olmaktan ziyade, yetki talep eden elitler arasında tercih yapma imkânı sunan kurumsal bir yöntem olduğunu belirten ifadedir.
Parçada eleştirisi yapılan ve klasik elitistlerin (Mosca, Pareto, Michels) tezleri üzerine inşa edilen teori, Joseph Schumpeter'in geliştirdiği 'Elitist Demokrasi' (Rekabetçi Liderlik) modelidir. Bu teori, klasik demokrasinin 'ortak iyi' ve 'genel irade' gibi ahlaki ve normatif varsayımlarını reddeder. Bunun yerine demokrasiyi; karar alma yetkisini kazanmak isteyen siyasal liderlerin (elitlerin), halkın oyları uğruna serbestçe rekabet ettikleri kurumsal, biçimsel ve yöntemsel bir mekanizma olarak tanımlar. Seçmenlerin yegâne görevi, alternatif lider kadroları arasından birini tercih etmektir. Bu nedenle, demokrasiyi rasyonel bir genel irade yansımasından ziyade kurumsal bir yöntem olarak niteleyen ifade teorinin temel varsayımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki akademisyenin eleştirisi analiz edilerek hangi demokrasi teorisinin hedef alındığı tespit edilir.
'Siyasal girişimcilerin rekabeti', 'oy pazarlama tekniği' ve 'edilgen tüketici' vurgularından hareketle eleştirilen teorinin Schumpeter'in öncülük ettiği 'Elitist Demokrasi' (Rekabetçi Liderlik) modeli olduğu anlaşılır.
Soruda hedeflenen kavramı bulmak için metindeki anahtar kelimeler teoriyle eşleştirilmelidir.
2
Soru kökündeki Mosca, Pareto ve Michels vurgusuyla klasik elitizm mirasının bu teoriye nasıl aktarıldığı değerlendirilir.
Elitist teorinin, halkın kendi kendini doğrudan yönetmesini bir illüzyon olarak gördüğü ve iktidarın her zaman örgütlü bir azınlığın elinde olacağını varsaydığı belirlenir.
Teorinin felsefi arka planı anlaşıldığında çeldirici nitelikteki diğer yaklaşımlar daha kolay elenir.
3
Seçeneklerde yer alan ifadelerin hangi demokrasi veya siyaset teorilerine ait olduğu tek tek incelenir.
Çoğulcu, Marksist ve Katılımcı yaklaşımlara ait ifadeler ile Michels'in 'Oligarşinin Tunç Yasası' ile çelişen (örgüt büyüdükçe taban otoritesinin artacağını savunan) seçenek elenir.
KPSS formatında çeldiriciler genellikle rakip teorilerin doğru varsayımlarıdır, bu nedenle teorik ayrım yapılmalıdır.
4
Parçada eleştirilen elitist demokrasi teorisine ait gerçek ve doğru varsayım tespit edilir.
Demokrasiyi ahlaki bir amaç olmaktan çıkarıp elitler arası rekabete dayalı kurumsal bir prosedür (yöntem) olarak tanımlayan ifade seçilir.
Schumpeter'in modelinin en ayırt edici özelliği demokrasinin usule ve biçimsel rekabete indirgenmesidir.

Anahtar Kavram

Elitist Demokrasi Teorisi ve Schumpeter'in Rekabetçi Liderlik Modeli
Bu soruyu puanla