Siyaset bilimi literatüründe demokrasinin doğasına ilişkin yapılan bir tartışmada, bir akademisyen şu eleştiriyi yöneltmektedir:
"Eğer bu teoriyi kabul edersek, vatandaşları sadece belirli dönemlerde siyasal pazara giren edilgen tüketiciler olarak konumlandırmış oluruz. Bu durumda demokrasi, halkın kendi kendini yönetme ideali olmaktan çıkar; yalnızca 'siyasal girişimcilerin' liderlik yetkisini elde etmek için rekabet ettiği biçimsel bir oy pazarlama tekniğine dönüşür."
Bu eleştiri; Mosca'nın "siyasal sınıf", Pareto'nun "seçkinlerin dolaşımı" ve Michels'in "oligarşinin tunç yasası" şeklindeki klasik azınlık yönetimi tezlerini modern temsili kurumlara uyarlayan bir demokrasi teorisine yöneltilmiştir.
Buna göre, parçada eleştirilen teorinin (elitist demokrasi yaklaşımının) temel varsayımlarını yansıtan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
- Demokrasi; ortak iyiyi arayan rasyonel seçmenlerin genel iradesini yansıtan bir amaç değil, yetki talep eden elit kadrolar arasında tercih yapma imkânı sunan kurumsal bir yöntemdir.Cevap
- BDemokratik sistemin istikrarı; iktidarın tek bir zümrenin elinde toplanmasını engelleyen ve sivil toplum kuruluşları arasındaki sürekli pazarlığa dayanan çoğulcu yapı ile sağlanır.
- CSiyasal elitlerin tahakkümü evrensel bir doğa yasası değil; üretim araçlarının özel mülkiyetine dayanan kapitalist sistemin yarattığı geçici bir sınıfsal eşitsizlik durumudur.
- DSiyasal kurumların temel meşruiyet kaynağı, yöneticilerin periyodik olarak seçilmesinden ziyade, sıradan vatandaşların siyasal karar alma süreçlerine doğrudan ve kesintisiz katılımıdır.
- ESiyasi partiler gibi kitle örgütleri kitleselleşip büyüdükçe, yapısal karmaşıklıkları oligarşik eğilimleri zayıflatır ve tabanın yönetim üzerindeki mutlak otoritesini pekiştirir.