Kamu Politikası Modelleri ve Analizi

154 soru

Soru 1Soru

David Truman ve Earl Latham tarafından savunulan 'Grup Modeli'nde, kamu politikasının 'denge (equilibrium)' kavramı ile ilişkilendirilmesi, politika değişim süreçlerine dair aşağıdaki sonuçlardan hangisini zorunlu kılar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikasındaki herhangi bir değişiklik, baskı grupları arasındaki güç dağılımındaki kaymanın siyasal sistem tarafından tescil edildiği yeni bir bileşke durumudur.

Cevap

Kamu politikasındaki değişikliğin baskı grupları arasındaki güç kaymasının bir sonucu olarak ortaya çıkan yeni bir bileşke durumu olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Grup Modeli'ne göre kamu politikası, siyasal sistem içindeki rakip çıkar gruplarının birbirlerine uyguladıkları baskının ulaştığı denge (equilibrium) noktasıdır. Bu modelde politika süreci dinamiktir; eğer bir grubun güç kapasitesi, kaynakları veya örgütsel becerisi artarsa denge bozulur. Siyasal sistem bu değişen güç dağılımını 'onaylar' ve politika, yeni güç dengesini yansıtan yeni bir bileşke (resultant) noktasına taşınır. Bu nedenle politika değişikliği, gruplar arası mücadelenin ulaştığı yeni bir aşamayı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Grup Modeli'nin (D. Truman) temel varsayımını analiz edin.
Politika, farklı çıkar ve baskı gruplarının etkileşiminin bir ürünüdür.
Modelin merkezinde gruplar arası rekabet yer alır.
2
'Denge (equilibrium)' kavramını bu model çerçevesinde yorumlayın.
Mevcut politika, o andaki grup basınçlarının birbirini nötrlediği denge noktasıdır.
Siyasal sistem bu basınçların bileşkesini (resultant) yasallaştırır.
3
Politika değişiminin nedenini modelin mantığına göre türetin.
Gruplardan biri güç kazandığında veya kaybettiğinde denge bozulur ve yeni bir noktada tekrar kurulur.
Değişim, dışsal bir iradeden değil, grupların içsel mücadele dengesinden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Grup Mücadelesinin Bileşkesi (Resultant of Group Struggle)

Daha Fazla Pratik

Grup modelinde 'çapraz üyelik' (overlapping membership) ve 'potansiyel gruplar' (latent groups) kavramlarının sistemin istikrarı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Kamu politikası analizinde Rasyonel-Kapsamlı (Rational-Comprehensive) model, metodolojik olarak "amaç-araç" (ends-means) ayrımına dayanır. Bu modele göre, karar vericinin rasyonel bir sonuca ulaşabilmesi için izlemesi gereken mantıksal öncelik ve hiyerarşi açısından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal amaçlar ve değerler, alternatif araçların ampirik analizinden önce ve bu analiz sürecinden tamamen bağımsız olarak netleştirilmelidir.

Cevap

Toplumsal amaçların ve değerlerin, ampirik analizden önce bağımsız olarak belirlenmesi gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Rasyonel-Kapsamlı modelde karar verme süreci teknik bir işlem olarak görülür. Bu süreçte ilk adım, toplumsal değerlerin ve politika amaçlarının açıkça tanımlanması ve önem sırasına göre dizilmesidir. Bu aşama tamamlandıktan sonra, bu amaçlara ulaşmayı sağlayacak tüm alternatif araçlar (politikalar) ampirik olarak incelenir. Dolayısıyla amaçların araçlardan önce ve bağımsız belirlenmesi rasyonelliğin ön koşuludur.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonel modelin metodolojik varsayımlarını belirlemek
Modelin 'amaç-araç analizi' (ends-means analysis) prensibine dayandığı görülür.
Rasyonelliğin sağlanması için önce hedefin (amaç) ne olduğunun, araçlardan (alternatifler) bağımsız olarak bilinmesi gerekir.
2
Amaç-araç ilişkisini Lindblom'un eleştirisiyle karşılaştırmak
Rasyonel modelde amaçlar araçlara önceldir; Artırımcı modelde ise bu ikisi birbirine bağlıdır.
Bu ayrım, modelin 'kapsamlı' ve 'nesnel' olma iddiasının temelini oluşturur.
3
Doğru hiyerarşiyi seçmek
Amaçların analizden önce belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Karar verici ancak tüm değerleri önceden sıralarsa, alternatifleri bu değerlere göre objektif olarak ölçebilir.

Anahtar Kavram

Rasyonel-Kapsamlı Modelde Amaç-Araç Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Charles Lindblom'un 'The Science of Muddling Through' makalesinde rasyonel modele getirdiği 'metodolojik ayrım' eleştirilerini incelemek, bu kavramın daha iyi anlaşılmasını sağlar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Kamu politikası analizinde rasyonel-kapsamlı (rational-comprehensive) modelin temel metodolojik varsayımlarından biri, amaçlar (değerler) ile araçlar (politikalar) arasındaki ilişkinin niteliğidir. Bu modele göre, karar verme sürecinde amaçların belirlenmesi ve araçların seçimi arasındaki ilişkiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi rasyonel modelin mantığını en doğru şekilde yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amaçlar, alternatif araçların incelenmesinden önce ve onlardan tamamen bağımsız olarak belirlenmeli; araçlar ise yalnızca bu önceden tanımlanmış amaçlara hizmet etme derecelerine göre seçilmelidir.

Cevap

Rasyonel-kapsamlı modelde amaçlar, araçların analizinden önce ve onlardan bağımsız olarak belirlenmeli; araçlar ise bu amaçlara ulaşma verimliliklerine göre değerlendirilmelidir.
Rasyonel-kapsamlı modelin metodolojisi, karar vericinin önce toplumsal değerleri ve amaçları bir hiyerarşiye koymasını (fayda fonksiyonu), ardından bu amaçlara ulaşacak tüm alternatif araçları belirleyip analiz etmesini öngörür. Bu süreçte amaçlar, araçlardan bağımsız ve onlara öncelikli bir konumdadır; araçlar sadece 'amaçlara ulaştıran teknik vasıtalar' olarak görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonel modelin 'amaç-araç' (ends-means) ayrımı varsayımını analiz etmek.
Modele göre amaçlar (değerler/hedefler) ile araçlar (politika alternatifleri) kavramsal olarak birbirinden tamamen ayrılmıştır.
Rasyonel analiz, bir 'sosyal fayda fonksiyonu' oluşturabilmek için değerlerin araçlardan bağımsız bir hiyerarşide sıralanmasını gerektirir.
2
Amaçların belirlenmesindeki mantıksal önceliği değerlendirmek.
Amaçlar, analiz sürecinin en başında ve alternatif araçlar henüz masada yokken belirlenir.
Eğer amaçlar araçlara göre belirlenseydi, 'en verimli araç' seçimi nesnel bir kritere dayandırılamazdı.
3
Araçların seçim kriterini belirlemek.
Araçlar, önceden belirlenmiş amaçları en düşük maliyetle ve en yüksek oranda gerçekleştirebilme kapasitelerine (verimlilik/etkililik) göre seçilir.
Rasyonellik, araçların amaca hizmet etme derecesinin teknik bir analizle (maliyet-fayda analizi gibi) ölçülmesini şart koşar.

Anahtar Kavram

Rasyonel modelde amaçlar ve araçların metodolojik olarak birbirinden ayrılması ve amaçların araçlardan önce belirlenmesi zorunluluğu (Ends-Means Separation).
Soru 4Soru

Kamu politikası sürecini, farklı çıkar ve baskı grupları arasındaki sürekli bir rekabet ve uzlaşı arayışı olarak kavramsallaştıran pluralist (çoğulcu) yaklaşımda; üretilen politikaların bu gruplar arasındaki güç ilişkilerinin bir yansıması olduğu varsayıldığında, siyasal iktidarın bu süreçteki temel pozisyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gruplar arası mücadelenin kurallarını belirleyen ve ulaşılan uzlaşıyı tescil eden bir hakemdir.

Cevap

Siyasal iktidarın gruplar arası mücadelenin kurallarını belirleyen ve ulaşılan dengeyi tescil eden bir hakem olması.
Grup Modeli'ne (Truman ve Latham) göre kamu politikası, toplumdaki rakip baskı grupları arasındaki güç mücadelesinin sonucunda ulaşılan dengeyi (equilibrium) temsil eder. Bu süreçte devletin rolü, kendi başına politika belirlemekten ziyade, gruplar arası rekabetin kurallarını belirlemek, pazarlıklara aracılık etmek ve sonunda oluşan güç dengesini resmi bir politika olarak onaylamaktır; yani devlet bir 'hakem' gibidir.

Adım Adım Çözüm

1
Grup Modelinin temel varsayımını analiz edin.
Politika, farklı baskı gruplarının etkileşimi ve mücadelesinin bir ürünüdür.
Modelin çıkış noktası, toplumun gruplardan oluştuğu ve kararların bu grupların ağırlığına göre şekillendiğidir.
2
Devletin ve siyasal sistemin bu modeldeki rolünü belirleyin.
Devlet, grupların üstünde bağımsız bir irade değil, gruplar arası dengeyi yöneten bir 'hakem' olarak konumlanır.
David Truman ve Earl Latham'a göre devletin görevi, rekabetin adil yürümesini sağlamak ve ulaşılan dengeyi (equilibrium) resmileştirmektir.

Anahtar Kavram

Grup Modelinde Hakem Devlet ve Denge (Equilibrium) Kavramı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru

Kamu politikası analizinde rasyonel-kapsamlı (rational-comprehensive) model, karar vericinin toplumsal faydayı maksimize edecek 'en iyi' seçeneği belirlemesini öngören normatif bir yaklaşımdır. Bu modelin metodolojik temelleri ve karar verme sürecine dair öngörüleri dikkate alındığında, rasyonel bir kararın ortaya çıkması için karar vericiden beklenen temel eylem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal değer tercihlerini bir hiyerarşiye oturtarak, her bir politika alternatifinin bu değerleri gerçekleştirme kapasitesini kapsamlı bir fayda-maliyet analizi ile belirlemek

Cevap

Rasyonel-kapsamlı modelde karar verici, toplumsal değerleri hiyerarşik olarak sıralamalı ve kapsamlı bir analizle en yüksek faydayı sağlayan alternatifi seçmelidir.
Rasyonel-kapsamlı model, karar vericinin toplumsal değerleri tam olarak bildiğini, bu değerler arasında bir hiyerarşi kurabildiğini ve her alternatifin net sosyal faydasını hesaplayarak en yüksek değere ulaşan seçeneği belirlediğini varsayar. Bu süreçte tüm alternatiflerin ve tüm sonuçların analiz edilmesi zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin temel varsayımını belirleme
Rasyonel modelin 'tam bilgi' ve 'değer maksimizasyonu' üzerine kurulu olduğunun saptanması.
Model, karar vericinin tüm seçenekleri ve sonuçları bildiği ideal bir ortam varsayar.
2
Metodolojik gereklilikleri analiz etme
Karar vericinin yalnızca teknik değil, toplumsal değerleri de kıyaslayıp ağırlıklandırması gerektiğinin anlaşılması.
Rasyonellik, sadece verimlilik değil, toplumsal değer tercihlerinin en üst düzeyde gerçekleştirilmesidir.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Kapsamlı fayda-maliyet analizinin ve değer hiyerarşisinin modelin ayırt edici eylemi olduğunun teyit edilmesi.
Diğer modeller (artırımcı, çöp kutusu vb.) bu kapsamlı ve hiyerarşik analiz sürecini reddeder veya kısıtlı bulur.

Anahtar Kavram

Rasyonel-Kapsamlı Karar Verme ve Değer Maksimizasyonu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Charles Lindblom tarafından geliştirilen Artırımcı Model'e (Incremental Model) göre, politika yapıcıların mevcut politikalarda köklü ve radikal değişiklikler yerine sadece "küçük adımlarla" ilerlemeyi (marjinal değişim) tercih etmelerinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük çaplı değişimlerin getireceği risk ve bilinmezlikten kaçınarak, olası hataların daha kolay telafi edilmesini sağlamak

Cevap

Politika yapıcıların küçük adımları tercih etme nedeni, büyük değişimlerin risklerinden kaçınmak ve hataları daha kolay telafi edebilmektir.
Artırımcı Model (Incrementalism), insan zihninin ve bilgi işlem kapasitesinin tüm alternatifleri analiz etmeye yetmeyeceğini (sınırlı rasyonellik) savunur. Bu nedenle radikal kararlar almak yerine mevcut durumdan hafifçe farklılaşan kararlar alınır. Bu yaklaşım, büyük ve öngörülemeyen hataların önüne geçer; yapılan küçük hatalar ise bir sonraki aşamalı kararla kolayca düzeltilebilir (iyileştirici yapı).

Adım Adım Çözüm

1
Artırımcı modelin "marjinal değişim" (marginal change) kavramını hatırla.
Bu kavram, mevcut politikaların kökten reddedilmesi yerine küçük eklemeler veya çıkarmalar yapılmasını ifade eder.
Modelin rasyonel-kapsamlı modele getirdiği en temel eleştiri, büyük değişimlerin getirdiği bilgi kısıtı ve risklerdir.
2
Modelin "iyileştirici" (remedial) karakterini analiz et.
Politika yapımı, sorunları bir kerede çözmekten ziyade, sürekli yapılan hataları düzeltme sürecidir.
Lindblom'a göre küçük adımlar, hata yapıldığında sistemin çökmesini engeller ve geri dönüşü mümkün kılar.
3
Seçenekleri bu risk yönetimi ve hata payı çerçevesinde değerlendir.
Küçük hataların telafi edilebilirliği ve bilinmezlikten kaçınma stratejisi vurgulanmalıdır.
Bu strateji, politika yapıcılar için "en güvenli" yol olarak görülür.

Anahtar Kavram

Hata Telafisi ve Risk Yönetimi (Remedial Character)
Tahmini Süre:50s
Soru 7Soru

Siyasal sistemi, birbiriyle rekabet eden çıkar gruplarının taleplerini yöneten ve bu gruplar arasındaki güç dağılımını yasal bir statüye kavuşturan bir mekanizma olarak ele alan yaklaşım; kamu politikasını bu etkileşimin 'denge noktası' (equilibrium) olarak tanımlar. Bu modele göre, politika içeriğindeki değişimler doğrudan grupların göreceli güçlerindeki kaymalara bağlıdır.

Bahsedilen bu temel varsayımlar aşağıdaki kamu politikası modellerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup Modeli

Cevap

Grup Modeli
Grup Modeli, kamu politikasını toplumdaki çeşitli çıkar ve baskı grupları arasındaki sürekli etkileşimin ve mücadelenin bir sonucu olarak görür. Bu modelde siyasal sistem (devlet), gruplar arasındaki mücadeleyi yöneten, uzlaşma sağlayan ve ulaşılan dengeyi (equilibrium) resmi politika haline getiren bir hakem rolündedir. Politika içeriği, hangi grubun daha fazla baskı kurabildiğine bağlı olarak sürekli değişen bir bileşkedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları analiz etme
Çıkar grupları, rekabet, güç dağılımı ve denge noktası (equilibrium) kavramları tespit edilmiştir.
Bu kavramlar pluralist (çoğulcu) bir politika anlayışının temel taşlarıdır.
2
Politikanın değişim nedenini değerlendirme
Politika değişiminin grupların göreceli güçlerindeki kaymalara bağlanması, politikanın dinamik bir denge olduğunu gösterir.
David Truman ve Earl Latham tarafından savunulan bu yaklaşım, devleti bir hakem olarak konumlandırır.
3
Modeller arasında karşılaştırma yapma
Diğer modeller (Elit, Kurumsal, Sistem, Rasyonel) gücün kaynağını veya politikanın doğasını farklı unsurlara dayandırmaktadır.
Sadece Grup Modeli politikayı doğrudan gruplar arası mücadelenin bir 'bileşkesi' olarak tanımlar.

Anahtar Kavram

Grup teorisine göre kamu politikası, baskı grupları arasındaki güç mücadelesinde ulaşılan geçici denge durumudur.

Daha Fazla Pratik

Grup modelinin elit modelden en temel farkı olan 'çoğulculuk' (pluralism) kavramını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru

Kamu politikası analizinde Charles Lindblom tarafından geliştirilen Artırımcı Model (Incremental Model), rasyonel-kapsamlı modelin "amaç-araç analizi" (means-ends analysis) yaklaşımına temel bir eleştiri getirir. Lindblom'a göre, karmaşık politika sorunlarında amaçlar ile araçların belirlenmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi bu modelin temel mantığını yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika amaçları ile bunları gerçekleştirecek araçlar birbirinden bağımsız değildir; aksine, uygun araçların seçimi ile amaçların belirlenmesi eş zamanlı ve birbirini etkileyen bir süreçtir.

Cevap

Politika amaçları ile araçlarının birbirini etkileyen eş zamanlı bir süreç olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Artırımcı Model'de Charles Lindblom, rasyonel modelin aksine amaçlar ile araçların birbirinden ayrılamayacağını savunur. Karar vericiler, sınırlı rasyonellikleri ve kaynakları doğrultusunda hangi araçların uygulanabilir olduğunu gördüklerinde, aslında neyi amaçladıklarını da eş zamanlı olarak tanımlarlar. Bu duruma "amaç-araç analizi yerine amaç-araç sentezi" denir. Politikanın doğruluğu, teknik bir optimizasyonla değil, farklı değerlere sahip analizcilerin seçilen araç üzerinde uzlaşması (consensus) ile ölçülür.

Adım Adım Çözüm

1
Modelin epistemolojik temelini analiz etme
Artırımcı modelde sınırlı rasyonellik nedeniyle amaçların önceden tam olarak belirlenemeyeceği anlaşıldı.
Lindblom'a göre rasyonel modelin aksine, değerler ve amaçlar üzerinde bir uzlaşı yoktur.
2
Amaç-araç ilişkisini değerlendirme
Amaçlar ve araçların birbirinden ayrı kompartımanlar değil, bir bütün olduğu belirlendi.
Karar verici, eldeki kısıtlı araçlarla neyi başarabileceğini gördüğünde amacı da ona göre şekillendirir (ardışık sınırlı karşılaştırmalar).
3
Doğru kararın ölçütünü saptama
Doğru kararın ölçütünün 'hedeflere ulaşma' değil, 'analistler arası uzlaşı' olduğu sonucuna varıldı.
Artırımcı modelde 'iyi' politika, üzerinde en çok paydaşın anlaştığı politikadır.

Anahtar Kavram

Amaç-Araç Sentezi ve Ardışık Sınırlı Karşılaştırmalar

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un 'Partizan Karşılıklı Düzenleme' (Partisan Mutual Adjustment) kavramını ve bunun artırımcı modeldeki meşruiyet rolünü inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 9Soru

Rasyonel-kapsamlı (Rational-Comprehensive) model, kamu politikası analizinde 'ideal' bir karar verme süreci sunmayı amaçlar. Bu modele göre bir politikanın rasyonel sayılabilmesi için karar vericinin tüm alternatifleri ve bunların doğuracağı sonuçları eksiksiz bir şekilde değerlendirmesi gerekir. Ancak, rasyonel modelin mantıksal kurgusu içerisinde, birbiriyle çatışan değerler ve çok boyutlu amaçlar arasında 'en etkin' seçimin yapılabilmesini sağlayan, modelin en kritik ve zorlayıcı varsayımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal tercihlerin ve değerlerin tek bir fayda fonksiyonu altında hiyerarşik olarak sıralanabilmesi ve ağırlıklandırılması

Cevap

Toplumsal tercihlerin ve değerlerin tek bir fayda fonksiyonu altında hiyerarşik olarak sıralanabilmesi ve ağırlıklandırılması rasyonel modelin en kritik varsayımıdır.
Rasyonel-kapsamlı modelin işleyebilmesi için karar vericinin 'nesnel rasyonelliğe' sahip olması gerekir. Bu nesnellik, toplumun tüm değer ve amaçlarının bir hiyerarşiye sokulabilmesini ve her politika alternatifinin bu değerler üzerindeki net etkisinin hesaplanabilmesini gerektirir. Bu durum teknik olarak 'tek bir fayda fonksiyonu' veya 'ortak payda' varsayımı olarak adlandırılır ve modelin en güçlü ama aynı zamanda gerçek dünyada uygulanması en zor varsayımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonel-kapsamlı modelin temel mantığını tanımla
Model, tüm alternatiflerin belirlenmesini ve maliyet-fayda analiziyle 'en iyi' olanın seçilmesini gerektirir.
Seçim yapabilmek için tüm çıktıların birbiriyle kıyaslanabilir olması şarttır.
2
Değer çatışması sorununu analiz et
Kamu politikalarında eğitim, sağlık, güvenlik gibi farklı değerler birbiriyle çatışır.
Rasyonel bir hesaplama yapabilmek için bu değerlerin ağırlıklandırılması ve ortak bir paydada (fayda fonksiyonu) toplanması gerekir.
3
Diğer modellerle karşılaştırarak eleme yap
Sınırlı rasyonellik, artırımcılık ve çöp kutusu modelleri rasyonelliğin bu 'kapsamlı' ve 'mutlak' varsayımını reddeder.
Doğru seçenek rasyonel modelin idealize ettiği mutlak akılcılık varsayımını içermelidir.

Anahtar Kavram

Rasyonel-Kapsamlı Karar Verme ve Fayda Maksimizasyonu

Daha Fazla Pratik

Rasyonel modelin bu varsayımlarına karşı Herbert Simon'ın getirdiği 'Sınırlı Rasyonellik' eleştirisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

David Truman ve Earl Latham gibi kuramcılar tarafından savunulan 'Grup Modeli'nde kamu politikası süreci, farklı çıkar ve baskı grupları arasındaki sürekli etkileşim ve mücadelenin bir ürünü olarak ele alınır. Bu modele göre, siyasal sistemin işleyişi ve ortaya çıkan politikaların temel niteliğiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal sistem, gruplar arasındaki mücadeleyi yöneten ve kurumsallaştıran bir mekanizmadır; kamu politikası ise bu grupların baskı güçleri arasındaki geçici denge (equilibrium) noktasını temsil eder.

Cevap

Siyasal sistemin gruplar arasındaki mücadeleyi yönettiği ve politikanın bir denge (equilibrium) noktası olduğu ifade doğrudur.
Grup Modelinde kamu politikası, toplumdaki çeşitli çıkar gruplarının çatışması ve etkileşimi sonucunda ortaya çıkan bir 'denge' (equilibrium) olarak tanımlanır. Siyasal sistem ise bu grupların mücadelesini kurallara bağlayan bir platform veya hakem işlevi görür. Bu durum, politikanın grupların göreli güçlerinin bir yansıması olduğunu doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör analizi yapın.
Grup Modelinde temel aktörler, kendi çıkarları peşinde koşan organize olmuş çıkar ve baskı gruplarıdır.
Modelin temel varsayımı, politikanın bireysel değil grupsal etkileşimle şekillendiğidir.
2
Devletin ve siyasal sistemin rolünü belirleyin.
Devlet, bu gruplar arasında bir 'hakem' (referee) görevi görür; mücadeleyi kurumsallaştırır ve kuralları belirler.
Grup Modeli, devleti gruplardan bağımsız, tek başına karar alan bir otorite olarak görmez.
3
Politikanın niteliğini tanımlayın.
Kamu politikası, grupların birbirine uyguladığı baskı ve nüfuz güçlerinin ulaştığı denge (equilibrium) noktasıdır.
Grupların güç dengesi değiştikçe kamu politikası da bu değişime paralel olarak yeni bir denge noktasına kayar.

Anahtar Kavram

Denge (Equilibrium) Kuramı ve Hakem Devlet Rolü
Soru 11Soru

David Easton tarafından geliştirilen Sistem Kuramı’na göre siyasal sistem; çevresinden gelen girdi (talep ve destek) akışını, toplumu bağlayıcı kararlar ve eylemler olan çıktılara dönüştüren bir 'çevirme süreci'dir. Bu kuramsal çerçevede; bir kamu otoritesinin çevre kirliliğini azaltmak amacıyla 'Atık Yönetimi Tebliği' yayımlaması ve bu tebliğin uygulanması neticesinde nehirlerdeki kirlilik seviyesinin düşmesi arasındaki ilişki, sistem modelinin hangi temel bileşenleri ile açıklanmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmelik/tebliğ yayımlanması bir 'çıktı' (output), kirlilik seviyesinin düşmesi ise bu çıktının çevre üzerindeki etkisi olan bir 'sonuç' (outcome) olarak tanımlanır.

Cevap

Kamu otoritesinin yayımladığı tebliğ sistemin 'çıktısı' (output), nehirlerdeki kirliliğin azalması ise bu çıktının yarattığı 'sonuçtur' (outcome).
Sistem Kuramı çerçevesinde 'çıktılar' (outputs), siyasal sistemin (karar alıcıların) çevreye sunduğu somut kararlar, yasalar veya düzenlemelerdir. 'Sonuçlar' (outcomes) ise bu çıktıların toplum veya çevre üzerinde yarattığı gerçek etkilerdir. Senaryoda tebliğ yayımlanması bir karar olduğu için 'çıktı', nehirlerdeki kirliliğin azalması ise bu kararın başarısını gösteren bir 'sonuç'tur.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki kamu otoritesinin eylemini (tebliğ yayımlanması) tanımlayın.
Tebliğ, sistemin (otoritelerin) ürettiği somut ve bağlayıcı bir karardır.
David Easton'un sistem modelinde, otoriteler tarafından üretilen kararlar ve eylemler 'çıktılar' (outputs) olarak adlandırılır.
2
Kararın çevre üzerindeki etkisini (kirlilik seviyesinin düşmesi) analiz edin.
Kirliliğin azalması, alınan kararın uygulama neticesinde yarattığı toplumsal/çevresel bir değişimdir.
Çıktıların (kararların) toplumda yarattığı gerçek etkiler ve değişimler 'sonuç' (outcome) kavramı ile ifade edilir.
3
İki kavram arasındaki farkı sistem bütünlüğü içinde değerlendirin.
Çıktı bir ürün iken, sonuç bu ürünün etkisidir.
Özellikle kamu politikası analizinde, her çıktı (output) istenen sonucu (outcome) doğurmayabilir; bu ayrım sistemin başarısını ölçmek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Sistem Modeli: Çıktı (Output) ve Sonuç (Outcome) Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Kamu politikası analizinde 'Kurumsal Model', devlet kurumlarının politika yapım sürecindeki merkezi rolüne ve bu kurumların resmi yapılarına odaklanır. Bu modele göre, kamu politikasını sivil toplum kuruluşlarının veya özel aktörlerin kararlarından ayıran; politikanın yasal bir yükümlülük olarak kabul edilmesi, toplumun tamamını kapsaması ve devletin tekeline dayanan yaptırım gücüyle desteklenmesi şeklindeki üç temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşruiyet - Evrensellik - Zorlayıcılık

Cevap

Kamu politikasının kurumsal model çerçevesindeki ayırt edici üç temel özelliği meşruiyet, evrensellik ve zorlayıcılıktır.
Kamu politikası çalışmalarında kurumsal model, politikaların devlet kurumları tarafından yetkilendirilmesi gerektiğini savunur. Bu bağlamda kamu politikası; bireyleri yasal olarak bağlaması (meşruiyet), toplumun tüm kesimlerini kapsaması (evrensellik) ve devletin meşru şiddet tekeline dayanan yaptırım gücüyle desteklenmesi (zorlayıcılık) özellikleriyle tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal Model'in temel odağını belirle.
Bu model, kamu politikasını devlet kurumlarının bir çıktısı olarak görür ve politikanın yasal-yapısal yönlerine odaklanır.
Thomas Dye gibi kuramcılar, kamu politikasının kurumsal yapılar aracılığıyla meşruluk ve güç kazandığını belirtir.
2
Kamu politikasını diğer organizasyonların (şirketler, vakıflar vb.) kararlarından ayıran nitelikleri analiz et.
Devletin kararları tüm toplumu kapsar (evrensellik), yasal olarak bağlayıcıdır (meşruiyet) ve gerektiğinde zorla uygulanabilir (zorlayıcılık).
Diğer hiçbir aktör aynı anda bu üç yetkiye (özellikle zorlayıcılık ve evrensellik) sahip değildir.
3
Seçeneklerdeki kavram üçlülerini eleyerek eşleştir.
Meşruiyet, evrensellik ve zorlayıcılık üçlüsü kurumsal modelin çekirdek tanımını oluşturur.
Diğer seçeneklerde yer alan kavramlar (artırımcılık, seçkincilik, sistem teorisi) farklı kamu politikası modellerine aittir.

Anahtar Kavram

Kurumsal Modelin Kamu Politikası Tanımı

Daha Fazla Pratik

Kurumsal modelin 'Yeni Kurumsalcılık' ile olan farklarını ve kurumların davranış kalıpları üzerindeki etkisini incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Kamu politikası yapım sürecini toplumun üst tabakasında yer alan küçük bir azınlığın değerleri ve tercihleri doğrultusunda şekillendiğini savunan Seçkinci (Elit) Model çerçevesinde, politika değişimlerinin niteliği ve kitlelerin bu süreçteki konumuna ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçkinler, toplumsal sistemin devamlılığını sağlamak adına temel değerler üzerinde uzlaşı içinde olup, politik değişimleri mevcut sistemi sarsmayacak şekilde artırımcı bir tempoda gerçekleştirirler.

Cevap

Seçkinler, toplumsal sistemin devamlılığını sağlamak adına temel değerler üzerinde uzlaşı içinde olup, politik değişimleri mevcut sistemi sarsmayacak şekilde artırımcı bir tempoda gerçekleştirirler.
Seçkinci Model'in temel önermelerinden biri, kamu politikasının kitlelerin taleplerini yansıtmadığıdır. Seçkinler kendi aralarında temel toplumsal değerler (mülkiyet, düzen, statüko) üzerinde uzlaşı içindedir. Bu nedenle, kamu politikalarında görülen değişimler toplumsal devrimler veya kitle baskısı sonucu değil, seçkinlerin kendi değerlerindeki küçük kaymalar sonucu artırımcı bir nitelik sergiler.

Adım Adım Çözüm

1
Seçkinci Model'in iktidar yapısını analiz etme
Toplumun azınlık bir seçkin grup (yönetenler) ve çoğunluk bir kitle (yönetilenler) olarak ikiye ayrıldığı saptanır.
Modelin temel varsayımı gücün eşitsiz dağılımıdır.
2
Politika akış yönünü belirleme
Politikanın aşağıdan yukarıya (kitlelerden seçkinlere) değil, yukarıdan aşağıya (seçkinlerden kitlelere) aktığı belirlenir.
Kitlelerin pasif, seçkinlerin ise değer belirleyici olduğu varsayılır.
3
Değişim mekanizmasını değerlendirme
Seçkinlerin sistemin istikrarını koruma arzusu nedeniyle politikaların radikal değil, artırımcı (incremental) şekilde değiştiği sonucuna varılır.
Radikal değişimler seçkinlerin hakimiyetini riske atabilir, bu yüzden mevcut değerler korunarak küçük düzenlemeler yapılır.

Anahtar Kavram

Seçkinci Model'de Politika Akışı ve Sistem İstikrarı
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 14Soru

Kamu politikası literatüründe siyasal süreci çıkar grupları arasındaki bir mücadele alanı olarak gören Grup Modeli'ne göre; politikalar bu grupların göreceli güçlerinin bir yansıması olan 'denge' (equilibrium) noktasında oluşur. Bu modelin çoğulcu (pluralist) yapısını destekleyen ve sistemin demokratik istikrarını açıklarken kullandığı 'çapraz kesişen üyelikler' (overlapping memberships) ve 'potansiyel gruplar' kavramlarının temel işlevi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek bir grubun aşırı güçlenerek sistem üzerinde hegemonya kurmasını engellemek ve denge noktasının sistemin meşruiyet sınırları dışına kaymasını önlemek

Cevap

Çapraz kesişen üyelikler ve potansiyel gruplar, hiçbir grubun sistem üzerinde mutlak hakimiyet kurmamasını sağlayarak demokratik dengenin korunmasına hizmet eder.
Grup Modeli'nin (Truman/Latham) çoğulcu teorisinde, siyasal istikrarın temeli 'çapraz kesişen üyelikler' ve 'potansiyel gruplar'dır. Çapraz kesişen üyelikler, bireylerin farklı çıkar gruplarına (örneğin hem bir sendikaya hem bir dini cemaate) üye olması nedeniyle grupların aşırıya kaçmasını engeller. Potansiyel gruplar ise, mevcut dengenin bir grup lehine aşırı bozulması durumunda ortaya çıkabilecek 'uyuyan dev' niteliğindeki kitlelerdir. Bu iki mekanizma, hiçbir grubun kalıcı bir hegemonya kuramamasını ve politikanın demokratik bir uzlaşı (denge) içinde kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Grup Modeli'nin temel felsefesini analiz etme
Politikanın, gruplar arası mücadelenin bir denge (equilibrium) noktası olduğu tespit edilir.
Teorinin ana önermesini anlamak, denge kavramının dinamiklerini çözmek için gereklidir.
2
Çapraz kesişen üyelikler kavramını değerlendirme
Bireylerin birden fazla gruba üye olmasının, grupları aşırılıktan kaçınmaya ve uzlaşıya zorladığı sonucuna ulaşılır.
Üyelerin bölünmüş sadakatleri, grupların radikalleşmesini ve sistem dışına çıkmasını engeller.
3
Potansiyel gruplar kavramını analiz etme
Henüz örgütlenmemiş kitlelerin, çıkarları tehdit edildiğinde örgütlenme kapasitesinin aktif gruplar üzerinde bir kontrol mekanizması olduğu anlaşılır.
Truman'a göre bu 'görünmez' güç, aktif grupların sistem dengesini tek taraflı bozmasını önler.

Anahtar Kavram

Grup Modeli'nde Pluralist Denge ve İstikrar Mekanizmaları

Daha Fazla Pratik

Seçkinci Model ile Grup Modeli arasındaki 'gücün dağılımı' farkını inceleyen karşılaştırmalı soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 15Soru

David Easton tarafından geliştirilen "Sistem Modeli" çerçevesinde; siyasal sistemin çevresinden gelen talep ve destekleri işleyerek topluma yönelik olarak ürettiği kanunlar, kararnameler, yönetmelikler ve resmi kararlar aşağıdaki kavramlardan hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çıktı

Cevap

Siyasal sistemin ürettiği kanun, kararname ve yönetmelik gibi somut ürünler 'Çıktı' kavramı ile ifade edilir.
David Easton'ın Sistem Modeli'nde 'çıktılar' (outputs), siyasal sistemin (yasama, yürütme vb.) dış çevreden gelen talepleri işleyerek ortaya koyduğu toplumu bağlayıcı somut kararlar, yasalar ve düzenlemelerdir. Bu kararlar sistemin çevreye verdiği resmi yanıtlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Sistem Modeli bileşenlerini tanımla
Girdi (talep/destek), Çevirme Süreci (siyah kutu), Çıktı (kararlar) ve Geri Bildirim unsurları belirlendi.
Soruda istenen kavramın hangi aşamaya ait olduğunu bulmak için modelin yapısı çözümlenmelidir.
2
Çıktı ve Sonuç arasındaki farkı analiz et
Kararların kendisi 'çıktı', bu kararların yarattığı toplumsal değişim 'sonuç'tur.
Sistem modelinde en sık yapılan hata olan çıktı-sonuç karışıklığını gidermek için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Sistem Modeli'nde Çıktı (Output) Kavramı

Daha Fazla Pratik

Sistem modelinde 'siyah kutu' (black box) olarak adlandırılan çevirme sürecinin aktörlerini ve işleyişini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 16Soru

Siyasal hayatı farklı çıkar ve baskı grupları arasındaki sürekli bir mücadele alanı olarak gören; kamu politikasının ise bu mücadele sonucunda gruplar arasında oluşan geçici bir "denge noktası" (equilibriumequilibrium) olduğunu ve devletin bu süreçte sadece bir "hakem" rolü üstlendiğini savunan model aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup Modeli

Cevap

Grup Modeli
Doğru yanıt olan model, kamu politikasını toplumdaki çeşitli örgütlü grupların birbirleri üzerindeki baskılarının ve etkileşimlerinin bir ürünü olarak tanımlar. Bu yaklaşıma göre politika, bu gruplar arasındaki güç dengesinin ulaştığı noktadır ve grupların gücü değiştikçe denge noktası (yani politika) da değişir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki "çıkar ve baskı grupları", "mücadele alanı" ve "denge noktası" ifadelerini analiz edin.
Bu kavramların çoğulcu bir siyaset anlayışına işaret ettiği tespit edildi.
Bu anahtar kelimeler, David Truman ve Earl Latham tarafından geliştirilen kuramsal çerçeve ile doğrudan ilişkilidir.
2
Devletin bu süreçteki "hakem" rolünü değerlendirin.
Devletin politika yapımında bağımsız bir aktör değil, gruplar arasındaki rekabeti yöneten bir mekanizma olduğu belirlendi.
Grup Modeli'nde devlet, farklı toplumsal talepler arasında denge kuran ve ulaşılan uzlaşmayı resmileştiren pasif bir hakem olarak görülür.

Anahtar Kavram

Grup Modeli'nin Pluralist (Çoğulcu) Yapısı ve Denge (Equilibrium) Kavramı
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

Kamu politikası modellerinden biri olan Artırımcı Model'e (Incremental Model) göre, politika yapım süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni politikalar, mevcut durumdan köklü bir kopuşu değil; geçmiş uygulamaların ve bütçe kalemlerinin sınırlı ölçüde iyileştirilmesini temsil eder.

Cevap

Politikaların mevcut durumdan köklü bir kopuşu değil, geçmiş uygulamaların sınırlı ölçüde iyileştirilmesini temsil ettiği ifadesi doğrudur.
Artırımcı Model, Charles Lindblom tarafından geliştirilmiş olup karar vericilerin sınırlı rasyonellik içinde hareket ettiğini savunur. Bu modele göre, büyük ve radikal değişimler hem riskli hem de siyasi olarak zordur. Bu nedenle politikalar, mevcut durumun (statükonun) üzerinde yapılan küçük, marjinal ve aşamalı eklemelerden (artırımlardan) ibarettir.

Adım Adım Çözüm

1
Artırımcı Model'in temel varsayımını hatırla.
Model, köklü (radikal) değişimler yerine mevcut politikalarda yapılan küçük, marjinal (artırımsal) değişikliklere odaklanır.
Zaman, bilgi ve kaynak kısıtları nedeniyle rasyonel-kapsamlı bir analiz yapılamayacağı varsayılır.
2
Lindblom'un 'muddling through' kavramını analiz et.
Karar alıcılar, 'el yordamıyla' veya 'idare-i maslahat' yaklaşımıyla, riskleri azaltmak için geçmişte denenmiş ve uzlaşılmış kararları temel alırlar.
Bu yöntem, büyük hatalardan kaçınmayı ve siyasi uzlaşıyı (konsensüs) kolaylaştırmayı amaçlar.
3
Seçenekler arasında bu tanıma uygun olanı belirle.
Geçmiş uygulamaların sınırlı ölçüde iyileştirilmesini vurgulayan seçenek modele en uygun olanıdır.
Artırımcı Model'in özü, geçmişe dayalı süreklilik ve sınırlı değişimdir.

Anahtar Kavram

Artırımcı Model (Incrementalism) ve Marjinal Değişim

İpuçları

1
Lindblom'un 'muddling through' ifadesi, radikal devrimler yerine mevcut durumu küçük adımlarla koruma veya düzeltme anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Rasyonel Model ile Artırımcı Model arasındaki temel farkları (tüm alternatifler vs. sınırlı alternatifler) bir tablo üzerinde çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 18Soru

Kamu politikası analizinde Kurumsal Model; politika ile hükümet kurumları arasındaki yapısal bağı vurgular. Bu yaklaşıma göre, bir kararın 'kamu politikası' niteliği kazanabilmesi için hükümet kurumları tarafından belirli özelliklerle donatılması gerekir. Bu özellikler şu şekilde tanımlanmaktadır:

I. Politikanın toplumun tamamını kapsaması ve istisnasız her birey için bağlayıcı genel kurallar içermesi.
II. Politikanın vatandaşlar tarafından yerine getirilmesi gereken hukuki bir ödev ve yükümlülük olarak algılanması.
III. Politikanın uygulanmasında devletin yasal yaptırım ve fiziksel zor kullanma yetkisini tekelinde bulundurması.

Kurumsal Model'in bu temel kabulleri dikkate alındığında; devletin 'evrensellik' ve 'meşruiyet' vasıfları ile ilgili aşağıda yapılan açıklamalardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşruiyet, politikanın yasal bir dayanağa sahip olmasını ve vatandaşların buna uymayı bir görev saymasını; evrensellik ise politikanın toplumun her kesimi için bağlayıcı genel kurallar içermesini ifade eder.

Cevap

Meşruiyetin hukuki bir yükümlülük oluşturması, evrenselliğin ise toplumsal kapsamı ifade etmesi Kurumsal Model'in temel özelliğidir.
Kurumsal Model çerçevesinde, hükümet kurumları tarafından yapılan politikalar 'meşruiyet' sayesinde yasal bir dayanağa kavuşur ve vatandaşlar için bir yükümlülük haline gelir. 'Evrensellik' özelliği ise bu politikaların toplumun her bir ferdi için istisnasız uygulanabilir ve bağlayıcı olmasını sağlar. Bu iki tanım, modelin temel varsayımlarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kurumsal Model'in temel kavramlarını tanımlama.
Hükümet kurumlarının politikaya meşruiyet (legitimacy), evrensellik (universality) ve zorlayıcılık (coercion) kazandırdığı tespit edilir.
Modelin hükümet odaklı yapısını anlamak için bu üç kavramın tanımı esastır.
2
Evrensellik kavramını analiz etme.
Evrenselliğin, politikanın sadece belirli bir grubu değil, toplumun tamamını kapsayan 'genel' bir kural olduğu sonucuna ulaşılır.
Özel sektör kurallarının aksine kamu politikasının kapsam genişliğini belirlemek gerekir.
3
Meşruiyet kavramını analiz etme.
Meşruiyetin, politikanın yasal bir dayanağa oturması ve vatandaş nezdinde uyulması gereken bir ödev olarak görülmesi olduğu belirlenir.
Politikanın neden bir 'zorunluluk' olarak algılandığını açıklamak gerekir.

Anahtar Kavram

Kurumsal Model'in Kamu Politikası Özellikleri
Soru 19Soru

Kamu politikası analizinde Charles Lindblom tarafından geliştirilen Artırımcı Model (Incremental Model), rasyonel-kapsamlı modelin 'idealist' ve 'uygulanamaz' olduğu gerekçesiyle ortaya çıkmıştır. Lindblom'un 'el yordamıyla ilerleme' (muddling through) olarak nitelendirdiği bu yaklaşımın temel varsayımlarına göre, karar alma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar vericiler, yalnızca mevcut politikadan küçük ölçüde sapan ve birbiriyle yakından ilişkili sınırlı sayıdaki politika alternatifini dikkate alırlar.

Cevap

Karar vericilerin sadece mevcut politikadan küçük farklarla ayrılan sınırlı sayıdaki alternatifi değerlendirdiği varsayımı doğrudur.
Artırımcı modelde, karar alıcıların tüm alternatifleri değerlendirme kapasitesinin olmadığı (sınırlı rasyonellik) kabul edilir. Bu nedenle, analiz süreci sadece mevcut politikadan küçük farklarla ayrılan (marjinal) ve birbiriyle yakından ilişkili sınırlı sayıdaki politika alternatifi ile sınırlandırılır. Lindblom bu süreci 'el yordamıyla ilerleme' olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Artırımcı modelin temel felsefesini hatırla.
Model, rasyonel modelin aksine insanların bilgi işleme kapasitesinin sınırlı olduğunu (sınırlı rasyonellik) ve büyük değişimlerin siyasi risk taşıdığını savunur.
Lindblom'a göre politika yapımı, köklü bir analiz yerine mevcut durumun üzerine eklenen küçük adımlardan ibarettir.
2
Seçeneklerdeki model tanımlarını ayrıştır.
Maliyet-fayda analizi ve maksimizasyon içeren seçenekler rasyonel modeli; iki aşamalı (genel-detay) yapı içeren seçenek ise karma tarama modelini ifade eder.
Sınavda bu modeller arasındaki nüansları kavramak, doğru sonuca ulaşmanın anahtarıdır.
3
Artırımcı modelin 'başarı' kriterini doğrula.
Bu modelde başarı 'en verimli' sonuç değil, paydaşlar arasında sağlanan 'uzlaşı'dır. Sınırlı alternatiflerin karşılaştırılması bu uzlaşıyı kolaylaştırır.
Küçük adımlar, büyük çatışmaları önler ve toplumsal kabulü artırır.

Anahtar Kavram

Charles Lindblom - Artırımcı Model ve Sınırlı Alternatiflerin Karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

David Easton tarafından geliştirilen Sistem Modeli çerçevesinde; siyasal sistemin ürettiği politika ve kararların toplum üzerindeki etkilerinin izlenmesi ve bu sonuçların yeni talep ya da destekler şeklinde sisteme geri dönmesini sağlayan döngüsel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geri bildirim

Cevap

Sistem modelinde çıktıların sisteme yeni girdi olarak dönmesini sağlayan döngüsel mekanizma geri bildirim (feedback) olarak adlandırılır.
Geri bildirim, David Easton'ın Sistem Modeli'nde hayati bir öneme sahiptir. Siyasal sistemin çevresine sunduğu çıktıların (kararlar, yasalar, hizmetler) çevre tarafından nasıl karşılandığına dair bilgilerin sisteme geri akışını temsil eder. Bu akış, sistemin gelecekteki kararlarını (yeni girdileri) şekillendirerek sistemin dengesini ve sürekliliğini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda tanımlanan süreci analiz etme
Siyasal sistemin çıktılarının çevreye etkisi ve bu etkinin yeni girdi (talep/destek) yaratması süreci hedeflenmektedir.
David Easton'ın Sistem Modeli'nin temel parçalarını birbirinden ayırmak gerekir.
2
Kavramları eşleştirme
Döngüselliği sağlayan ve sistemin hayatta kalması için çevreden aldığı tepkileri işleyen mekanizma 'Geri bildirim'dir.
Geri bildirim, sistemin kendi performansını ölçtüğü ve çevresel taleplere uyum sağladığı aşamadır.

Anahtar Kavram

Sistem Modeli Geri Bildirim Döngüsü
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 8Sonraki
Kamu Politikası Modelleri ve Analizi Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi | Examkin