Toplumsal Kurumlar
122 soru
Sosyolojik bir perspektifle toplumsal kurumlar, toplumun iskeletini oluşturan ve bireylere "hazır" bir dünya sunan, nispeten kalıcı ve örgütlü davranış kalıplarıdır. Kurumlar, toplumsal yaşamın kaosunu düzenleyerek bireysel eylemleri belirli bir meşruiyet ve norm çerçevesine kanalize ederler. Bu yapısal özellikler dikkate alındığında, toplumsal kurumların niteliğine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Modern sanayi toplumlarında iş gücü hareketliliği ve rasyonel iş bölümü, aile kurumunu geleneksel bağlarından soyutlayarak daha esnek bir yapıya zorlamıştır. Talcott Parsons'ın "izole çekirdek aile" kavramsallaştırmasında belirttiği üzere, bireyin toplumsal hareketliliğini kısıtlayan "tek yanlı soy" bağları zayıflamış; miras, hısımlık ve sosyal destek ağları her iki ebeveyn koluna da eşit düzeyde yayılmıştır. Bu durum, yeni kurulan aile biriminin ikametgâh seçiminde de ebeveynlerden tam bir mekânsal özerklik gerektirir.
Buna göre, yukarıda betimlenen toplumsal yapıya ve modern aile tipine uygun olan "soy sistemi" ve "yerleşim kuralı" eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisidir?
Dinsel organizasyonların tipolojik sınıflandırmasında; ne kilise gibi tüm toplumu kapsama iddiasında olan ne de mezhep (sect) gibi kurulu düzene sert bir muhalefet sergileyen, dinsel çoğulculuğu kabul ederek diğer inanç gruplarının meşruiyetini tanıyan ve genellikle orta sınıf değerleriyle uyumlu bir yapı sergileyen organizasyon biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Max Weber, modern endüstriyel toplumlarda ekonomik yapının ve çalışma hayatının rasyonelleşme ilkesi çerçevesinde şekillenmesini analiz eder. Bu süreçte bürokratikleşme ve hesaplanabilirliğin artması, bireyin hareket alanını daraltan ve onu teknik kurallara hapseden bir yapı oluşturur. Weber'in, rasyonel-bürokratik yapının bireyi kuşatarak yaratıcılığını ve özgürlüğünü kısıtladığı bu toplumsal durumu ifade etmek için kullandığı metaforik kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Sanayi devrimiyle birlikte üretim süreçlerinde yaşanan köklü değişimleri analiz eden düşünürlerden Adam Smith, iş bölümünün uzmanlaşma ve verimlilik artışı yoluyla ekonomik büyümeyi tetiklediğini savunmuştur. Buna karşın Karl Marx, kapitalist üretim tarzı içindeki teknik iş bölümünün işçi üzerindeki etkilerine odaklanarak bu süreci 'yabancılaşma' (alienation) kavramıyla açıklamıştır.
Buna göre, Marx'ın iş bölümüne yönelik yaklaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Eğitim kurumunun temel işlevlerinden biri olan 'toplumsal seçme ve yerleştirme' (sosyal ayıklama), bireylerin yetenek ve başarılarına göre belirli statülere yönlendirilmesini ifade eder. Bu işlevin toplumsal yapıdaki işleyişine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi çatışmacı kuramın (perspektifin) temel argümanını yansıtmaktadır?
Toplumsal kurumlar; toplumun sürekliliğini sağlayan, belirli toplumsal ihtiyaçları karşılamak üzere örgütlenmiş, yaptırım gücü olan ve zaman içerisinde kökleşen kalıcı yapılardır.
Sosyolojik bir bakış açısıyla toplumsal kurumların genel özellikleri ve işleyişi hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Emile Durkheim, 'Dinsel Yaşamın İlkel Biçimleri' adlı eserinde dini; kutsal sayılan, yani diğerlerinden ayrı tutulan ve yasaklanan şeylerle ilgili inanç ve pratiklerin oluşturduğu bütünleşik bir sistem olarak tanımlar. Durkheim'ın işlevselci yaklaşımına göre, topluluk halinde gerçekleştirilen dinsel ritüellerin ve törenlerin temel toplumsal amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Sağlık sosyolojisinde sağlık ve hastalık olguları farklı kuramsal perspektiflerden analiz edilmektedir. Yapısal-işlevselci yaklaşım (özellikle Talcott Parsons), hastalığı toplumsal sistemin işleyişini aksatan bir "sapma" olarak görürken; çatışmacı kuram, tıp kurumunu hakim sınıfların çıkarlarına hizmet eden bir "toplumsal kontrol" aracı olarak değerlendirir. Bu bağlamda, çatışmacı kuramın "tıbbileştirme" (medicalization) olgusu üzerinden geliştirdiği temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?
Eğitim kurumunun işlevlerine yönelik çatışmacı perspektifte, okulun temel amacının iş dünyası için gerekli teknik becerileri öğretmekten ziyade, belirli mesleki ve sosyal grupların kendi statülerini korumak amacıyla kullandıkları "diploma" ve "sertifika" gibi resmi belgelerin biriktirildiği bir mekanizmaya dönüştüğü vurgulanır. Bu yaklaşıma göre eğitim sistemi, bireyleri yeteneklerine göre seçmekten çok, bir tür "toplumsal dışlama" ve "kapatma" aracı olarak işlev görmektedir.
Yukarıdaki açıklamada vurgulanan ve eğitimin toplumsal tabakalaşma içindeki rolünü eleştiren kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Ralph Turner tarafından geliştirilen ve eğitim sistemlerinin toplumsal hareketliliği nasıl organize ettiğini açıklayan yaklaşıma göre; bireylerin statü elde etmek için eşit koşullarda yarıştığı ve ödülün bireysel çaba sonucunda kazanıldığı model ile mevcut elitlerin kendi kriterlerine göre yeni üyeleri erkenden seçip yetiştirdiği model arasındaki ayrım aşağıdakilerden hangisidir?
Peter Berger, dinin toplumsal dünyayı anlamlı kılan bir düzen () inşa ettiğini ve bu düzeni kozmik bir çerçeveye oturtarak bireyi kaosun (anomi) yıkıcı etkilerinden koruduğunu savunur. Berger'in dinin bu koruyucu ve meşrulaştırıcı işlevini betimlemek için kullandığı temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?
Pierre Bourdieu'nun eğitim sosyolojisine ilişkin analizlerinde; okulun egemen sınıf kültürünü tek geçerli 'meşru' kültür olarak dayatması ve bu kültüre yabancı olan alt sınıf öğrencilerinin yaşadığı güçlükleri sistemsel bir eşitsizlik yerine 'bireysel yeteneksizlik' olarak algılatması süreci, aşağıdaki kavramlardan hangisiyle tanımlanır?
Robert Merton'ın yapısal-işlevselci analizine göre toplumsal kurumların amaçlanan ve görünürdeki sonuçları "açık işlev", amaçlanmayan ve dolaylı sonuçları ise "gizli işlev" olarak tanımlanır. Bu bağlamda, bir dini grubun düzenlediği yardım faaliyetlerinin birincil amacı dini bir görevi ifa etmekken; bu faaliyetlerin grup üyeleri arasındaki güven duygusunu artırarak toplumsal bütünleşmeye katkı sağlaması, dini kurumun aşağıdaki işlevlerinden hangisine örnektir?
Geleneksel toplumlarda din, toplumsal gerçekliğin tek ve sarsılmaz meşruiyet kaynağıyken; modernleşme süreçleriyle birlikte farklı inanç sistemlerinin ve dünya görüşlerinin aynı toplumsal alanda bir arada var olması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bireyin hangi inanca bağlanacağı konusunda bir 'tercih' yapmak durumunda kalması, dinsel inancın 'verili' (taken-for-granted) olma niteliğini aşındırmıştır.
Peter Berger'e göre, dinsel tekellerin kırıldığı ve inancın bir tercih meselesine dönüştüğü bu sosyolojik durum aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel tarım toplumlarında mülkiyetin bütünlüğünü korumak ve iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni evlenen çiftlerin erkeğin babasının hanesine katılması esastır. Buna karşın, modern sanayi toplumlarında bireysel özgürlükler ve coğrafi hareketlilik ihtiyacı, çiftlerin ebeveynlerinden bağımsız yeni bir hane kurmalarını zorunlu kılmıştır. Sosyolojik literatürde bu iki farklı toplumsal yapıda baskın olan yerleşim kuralları (residence) aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?
Siyaset sosyolojisinde Max Weber’in otorite tipolojileri, modern devletin gelişimini ve meşruiyet temellerini anlamak için kullanılan temel kavramsal araçlardır. Modern devletin aksine; iktidarın belirli bir hanedana veya kişiye "kutsal bir miras" olarak geçtiği, itaatin soyut kurallara değil doğrudan kişiye (efendiye) yapıldığı ve idari personelin genellikle yöneticinin yakın çevresinden veya bendelerinden oluştuğu yapılar Weber tarafından tanımlanmıştır. Buna göre, meşruiyetini "geçmişin kutsallığından ve kadim geleneklerden" alan bu otorite tipi aşağıdakilerden hangisidir?
Siyaset sosyolojisinde sivil toplum kavramı; aile, piyasa ve devlet arasındaki özerk bir alanı ifade etmek için kullanılır. Modern toplumlarda sivil toplumun varlığı, devletin gücünün sınırlandırılması ve demokratik katılımın artırılması açısından hayati kabul edilir.
Buna göre, sivil toplum ve devlet arasındaki ilişkiyi tanımlayan aşağıdaki ifadelerden hangisi modern siyaset sosyolojisi yaklaşımlarıyla en fazla örtüşmektedir?
Eğitim kurumunun toplumsal işlevlerine dair sosyolojik tartışmalarda iki temel perspektif öne çıkmaktadır. Birinci perspektif, okulun toplumsal yetenekleri süzerek en liyakatli olanları en üst statülere yerleştirdiğini ve bu yolla toplumsal hareketliliği yeteneğe dayalı hale getirdiğini savunur. İkinci perspektif ise eğitimin, egemen sınıfların kültürel değerlerini tek geçerli ölçüt olarak sunarak mevcut eşitsizlikleri meşrulaştırdığını ve toplumsal tabakalaşmayı nesiller boyu yeniden ürettiğini iddia eder. Bu iki temel perspektif, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
Toplumsal kurumlar; bireysel eylemlerin ötesinde bir varlığa sahip olan, toplumun ortak ihtiyaçlarını karşılayan ve tarihsel süreçte kökleşmiş kurallar, normlar ve değerler bütünüdür. Sosyolojik analizlerde "kurum" kavramı ile "somut örgütlenme" (organizasyon) kavramı arasındaki ayrım, yapısal özelliklerin anlaşılması açısından kritik bir öneme sahiptir.
Buna göre, toplumsal kurumların genel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu yapıların temel nitelikleri arasında yer almaz?