Bir nakit çıkışının tam anlamıyla kamu gideri niteliği taşıyabilmesi için hukuki, idari, iktisadi ve mali unsurların kümülatif varlığı şarttır. Özellikle 'kamusal yarar' sağlama amacı, bu harcamaların temel felsefesini oluşturur. Bu bağlamda, kamu hizmetlerinin ifası amacıyla 5018 sayılı Kanun'a tabi bir idarenin bütçesinden yapılan bir altyapı harcaması dikkate alındığında;
Söz konusu işlemin 'iktisadi ve mali unsurlarının', hukuki boyutundan ve özel kesim harcamalarından kesin olarak ayrışmasını sağlayan teorik açıklama aşağıdakilerden hangisidir?
- AHarcamanın kanunla kurulmuş bir kamu tüzel kişisi tarafından, parlamentonun verdiği bütçe yetkisine dayanılarak yapılması; işlemin hem makroekonomik istikrar üzerindeki iktisadi etkisini hem de parasal bir ödeme olan mali niteliğini var eden yegane unsurdur.
- B5018 sayılı Kanun kapsamındaki idarenin, yapacağı altyapı harcamasında piyasa koşullarına göre maksimum finansal karlılığı hedeflemesi, işlemin mali unsurunu tanımlarken aynı zamanda kamusal yarar güdüsünü de kendiliğinden gerçekleştirmiş olur.
- Harcamanın parasal bir ödemeyle gerçekleşmesi mali unsuru, ulusal kaynakların sosyal refah için yeniden tahsisi iktisadi unsuru oluştururken; bu sürecin gönüllü piyasa mübadelelerinden ziyade devletin cebri finansman gücüne dayanması özel kesimden ayrımını yansıtır.Cevap
- DAltyapı harcamasının iktisadi etkileri tüm topluma yayıldığından, işlemin mali unsurunun tamamlanması için bu tür projeleri üstlenen tamamen özelleştirilmiş şirketlerin nakit çıkışlarının da 5018 sayılı Kanun kapsamında kamu gideri kabul edilmesi gerekir.
- Eİşlemin mali boyutu parasal bir ödemeyi ifade ederken; dar anlamda kamu gideri olarak nitelendirilen bu iktisadi yapı, tanımı gereği merkezi yönetimin yanı sıra mahalli idareleri ve KİT'leri de kendi dar kapsamı içinde değerlendirmek zorundadır.
Cevap
İşlemin parasal niteliği mali unsuru, kaynakların refah amacıyla tahsisi iktisadi unsuru oluşturur. Bu mekanizmanın arkasında yatan devletin cebri finansman gücü ise harcamayı gönüllü piyasa işlemlerinden (özel kesimden) ayıran temel kriterdir.
Kamu giderlerinin unsurları incelendiğinde; 'mali unsur' harcamanın ayni olarak değil parasal bir değer üzerinden nakit çıkışı şeklinde yapılmasını ifade eder. 'İktisadi unsur' ise, devletin milli gelir pastasından aldığı payı kullanarak ekonomide kaynak tahsisi, istikrar veya gelir dağılımı fonksiyonlarını yerine getirmesidir. Bu durumu özel sektörün faaliyetlerinden ayıran en temel fark, kamu harcamalarının finansmanının piyasadaki gibi tarafların karşılıklı ve gönüllü rızasına değil, devletin egemenlik hakkından doğan 'cebri gücüne' (vergilendirme yetkisine) dayanmasıdır. Doğru seçenek tüm bu teorik ayrımları eksiksiz yansıtmaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamu Giderlerinin İktisadi ve Mali Unsurları ile Kamu-Özel Ayrımı