Kamu Borçlarının Sınıflandırılması

146 soru

Soru 1Soru

Bir ülkenin Hazine yönetimi, inşa edilecek yeni bir hızlı tren hattının finansmanı için piyasalara tahvil ihraç etmiş ve bu tahvillerin anapara ile faiz ödemelerinin güvencesi olarak, halihazırda faaliyette olan bir devlet otoyolunun yıllık geçiş ücreti gelirlerini alacaklılara tahsis etmiştir. Aynı mali yıl içerisinde, bütçe nakit açıklarının kapatılması amacıyla da herhangi bir kamu geliri, devlet varlığı veya uluslararası bir kurumun garantörlüğü söz konusu olmaksızın, sadece devletin mali itibarı ve vergilendirme gücü dayanak gösterilerek farklı bir tahvil ihracı daha gerçekleştirilmiştir.

Kamu borçlarının sınıflandırılması teorisi dikkate alındığında, bu metinde bahsedilen birinci ve ikinci borçlanma işlemleri teminat durumuna göre sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayni teminatlı borç – Adi borç

Cevap

Birinci borçlanma işleminde belirli bir gelir kaynağının karşılık gösterilmesi ayni teminatlı borç, ikinci işlemde hiçbir özel güvence gösterilmeksizin devletin itibarıyla borçlanılması ise adi (teminatsız) borçtur.
Kamu borçları teminat durumuna göre teminatlı ve teminatsız (adi) borçlar olmak üzere ayrılır. Teminatlı borçlar, geri ödeme için devletin belirli bir malvarlığını veya gelirini karşılık gösterdiği 'ayni teminatlı borçlar' ile başka bir devletin veya kurumun kefil olduğu 'şahsi teminatlı borçlar' olarak ikiye ayrılır. Sorudaki birinci işlemde bir otoyol geliri tahsis edildiği için bu durum net bir 'ayni teminatlı borç' örneğidir. İkinci işlemde ise hiçbir özel güvence gösterilmeyip sadece devletin genel itibarına dayanılması, 'adi borç' (teminatsız borç) tanımının tam karşılığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen birinci borçlanma türünün niteliğini belirlemek.
Alacaklılara güvence olarak mevcut bir otoyolun yıllık geçiş ücreti gelirleri tahsis edilmiştir.
Borcun geri ödemesi için belirli bir gelir kaynağının, servetin veya malvarlığının spesifik olarak karşılık gösterildiği kamu borçları, 'ayni teminatlı borç' olarak sınıflandırılır.
2
Metinde geçen ikinci borçlanma türünün niteliğini belirlemek.
Herhangi bir varlık, gelir veya üçüncü taraf kefaleti olmadan, devletin yalnızca vergilendirme gücü ve mali itibarı kullanılmıştır.
Özel bir karşılık veya garantör gösterilmeksizin, yatırımcıların sadece devletin genel ödeme gücüne güvenerek borç verdiği işlemler 'adi (teminatsız) borç' olarak adlandırılır.
3
Bulguları istenen sınıflandırma kriteri (teminat durumu) ile eşleştirmek.
Birinci işlem Ayni Teminatlı Borç, ikinci işlem Adi Borçtur.
Soru metni açıkça teminat durumuna göre sınıflandırma istemektedir, bu nedenle diğer kriterlere (vade, kaynak, verimlilik) dayalı seçenekler elenmelidir.

Anahtar Kavram

Teminat Durumuna Göre Kamu Borçları
Soru 2Soru

Bir ülkenin Hazine ve Maliye Bakanlığı, sermayesinin tamamı devlete ait olan ve uzun süredir zarar eden bir Kamu İktisadi Teşebbüsünün (KİT) birikmiş ticari borçlarını tasfiye etmek ve cari personel maaşlarını ödeyebilmek amacıyla iç borçlanmaya gitmiştir. Borçlanmadan elde edilen fonlarla, söz konusu KİT'in üretim kapasitesinde, teknolojik altyapısında veya fiziki tesislerinde herhangi bir yenileme ya da kapasite artışı yapılmamıştır.

Klasik maliye teorisinde yer alan 'verimlilik kriterine göre kamu borçlarının sınıflandırılması' dikkate alındığında, Hazinenin gerçekleştirdiği bu işlem sonucunda üstlenilen borcun niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Harcama sonucunda yeni bir fiziki varlık veya doğrudan bir mali getiri yaratılmadığı için "ölü borç"

Cevap

Harcama sonucunda yeni bir fiziki varlık veya doğrudan bir mali getiri yaratılmadığı için "ölü borç"
Klasik maliye teorisinde kamu borçları verimliliğine göre; verimli borçlar, gayrimenkul (verimsiz) borçlar ve ölü borçlar olmak üzere üçe ayrılır. Verimli borçlar, borçlanılan tutarın kendi kendini geri ödeyebilecek (gelir getiren) yeni üretim yatırımlarına harcandığı borçlardır. Gayrimenkul borçlar, doğrudan mali gelir getirmeyen ancak yol, hastane gibi kalıcı bir fiziki varlık bırakan borçlardır. Ölü borçlar ise savaş harcamaları, cari personel giderleri veya geçmiş dönem zararlarının kapatılması gibi sonucunda devlete ne mali bir gelir ne de kalıcı bir fiziki varlık bırakan borçlanmalardır. Senaryoda Hazine fonları yalnızca maaş ödemesi ve geçmiş ticari zararların tasfiyesinde kullanıldığından, KİT için ihraç edilmiş olsa bile bu işlem verimlilik kriterine göre ölü borç statüsündedir.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlanmanın hangi sınıflandırma kriterine göre değerlendirileceğini belirle.
Soru metni açıkça 'verimlilik kriterine göre' sınıflandırma istemektedir. Bu sınıflandırmada borçlar; verimli, gayrimenkul (verimsiz) ve ölü borç olarak üçe ayrılır.
Sınıflandırma eksenini netleştirmek, vadesine (dalgalı/konsolide) veya kaynağına (iç/dış) göre olan çeldiricileri elemek için gereklidir.
2
Borçlanmadan elde edilen fonun kullanım yerini ve sonucunu analiz et.
Fonlar, bir KİT'in geçmiş zararlarının (ticari borçlar) ve cari giderlerinin (personel maaşları) ödenmesinde kullanılmış, üretim kapasitesini artırıcı hiçbir fiziki veya teknolojik yatırım yapılmamıştır.
Harcamanın mahiyeti, verimlilik sınıflandırmasındaki temel belirleyicidir.
3
Kullanım yeri ile verimlilik kriteri türlerini eşleştir.
Kendini geri ödeyen bir yatırım yapılmadığı için 'verimli' değildir. Yol, köprü, okul gibi doğrudan gelir getirmeyen ancak kalıcı bir fiziki fayda bırakan yatırım olmadığı için 'gayrimenkul (verimsiz)' de değildir. Sadece geçmişi tasfiye eden ve tüketilen cari giderler olduğu için 'ölü borç'tur.
Klasik maliye teorisindeki kavramsal tanımların somut senaryoya doğru şekilde uygulanması hedeflenmektedir.

Anahtar Kavram

Ölü Borçlar (Deadweight Debts)
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 3Soru

Kamu borç yönetiminde borçların "pazarlanabilirlik" durumuna göre sınıflandırılması, borçlanma aracının birincil piyasada ihraç edildikten sonra ikincil piyasalarda (borsalarda) serbestçe alım satıma konu olabilme yeteneğini ifade eder. Buna göre, aşağıdaki borçlanma araçlarından hangisi pazarlanabilir (devredilebilir) kamu borçları kategorisinde yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sermaye piyasalarında işlem gören ve yatırımcılar tarafından serbestçe alınıp satılabilen devlet tahvilleri

Cevap

Sermaye piyasalarında işlem gören ve yatırımcılar tarafından serbestçe alınıp satılabilen devlet tahvilleri
Pazarlanabilir (devredilebilir) kamu borçları, devletin ihraç ettiği ve sermaye piyasalarında yatırımcılar arasında serbestçe alınıp satılabilen borçlanma araçlarıdır. Devlet tahvilleri ve hazine bonoları bu kategorinin en yaygın örnekleridir çünkü bu araçlar ikincil piyasada likiditeye sahiptir ve mülkiyet hakları serbestçe devredilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Pazarlanabilirlik kriterini tanımlayın.
Pazarlanabilirlik, bir borç aracının ikincil piyasada (borsada) el değiştirebilme yeteneğidir.
Sınıflandırmanın temel dayanağını belirlemek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki araçların ikincil piyasa özelliklerini karşılaştırın.
Doğrudan krediler, özel tertip senetler ve MB avansları piyasada işlem görmezken, devlet tahvilleri organize piyasalarda işlem görür.
Her bir aracın hukuki ve teknik niteliğini analiz etmek için gereklidir.
3
Doğru kategoriyi teyit edin.
Devlet tahvilleri serbestçe devredilebildiği için 'pazarlanabilir' sınıfına girer.
Tanım ile aracın özelliklerinin eşleştiğini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İkincil piyasa likiditesi ve devredilebilirlik
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 4Soru

Kamu borçlanma araçları, ihraç edildikten sonra yatırımcılarına vadeden önce nakde dönme imkânı sunup sunmamalarına göre 'pazarlanabilir (devredilebilir)' ve 'pazarlanamaz (devredilemez)' borçlar olarak sınıflandırılmaktadır. Pazarlanabilir borçlar, organize menkul kıymet borsalarında veya piyasalarda serbestçe alım satıma konu edilebilirken; pazarlanamaz borçlarda bu tür bir piyasa işlemi söz konusu değildir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi pazarlanabilir nitelikteki kamu borçlarına örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhaleyle satışa sunulan hamiline yazılı devlet tahvilleri

Cevap

İhaleyle satışa sunulan hamiline yazılı devlet tahvilleri, piyasalarda alınıp satılabilme özelliğine sahip oldukları için pazarlanabilir kamu borçlarına örnektir.
Pazarlanabilir kamu borçlarının en temel özelliği, borç senedini elinde bulunduran alacaklının (yatırımcının) paraya ihtiyacı olduğunda vadesini beklemeden senedi ikincil piyasalarda (menkul kıymet borsalarında) güncel piyasa değeri üzerinden satabilmesidir. İhaleyle satışa sunulan hamiline yazılı devlet tahvilleri ve Hazine bonoları bu tanıma tam olarak uyar ve likiditesi yüksek, serbestçe devredilebilen araçlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Pazarlanabilir ve pazarlanamaz kamu borcu kavramlarının tanımlarını ayrıştırmak.
Pazarlanabilir borçların ikincil piyasalarda (borsalarda) alınıp satılabildiği, pazarlanamaz borçların ise vadesine kadar elde tutulmasının zorunlu olduğu veya sadece ihraççıya iade edilebildiği tespit edilir.
Sınıflandırma ölçütünün temel mantığını (sirkülasyon kabiliyeti) anlamak, doğru aracı seçmenin ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki borçlanma araçlarının ikincil piyasa kabiliyetlerini değerlendirmek.
Nakit avanslar, zorunlu tasarruf bonoları, kalkınma kredileri ve devir hakkı olmayan özel tertip senetlerin piyasada alınıp satılamayacağı belirlenir.
Yanlış seçenekleri eleyerek pazarlanabilirlik kriterine uymayanları tespit etmek.
3
Kalan seçenek üzerinden doğru aracı teyit etmek.
Hamiline yazılı devlet tahvillerinin organize piyasalarda işlem gördüğü ve yatırımcısına likidite sağladığı sonucuna ulaşılır.
Hamiline yazılı senetler, mülkiyetin sadece zilyetliğin devriyle geçtiği ve en yüksek pazarlanabilirlik özelliğine sahip menkul kıymetlerdir.

Anahtar Kavram

Pazarlanabilirlik Durumuna Göre Kamu Borçları
Soru 5Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığı, cari yıl içinde ortaya çıkan bütçe açıklarını kapatmak, personel maaş ödemelerini gerçekleştirmek ve geçmiş dönemlerden sarkan faiz yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla yurt içi piyasalarda borçlanmaya gitmiştir. Bu borçlanma faaliyeti sonucunda, ekonomide doğrudan bir mali gelir akışı yaratılmamış ve toplumun kullanımına sunulan herhangi bir fiziki altyapı veya tesis meydana getirilmemiştir.

Kamu borçlarının sınıflandırma teorisi dikkate alındığında, söz konusu borçlanma işlemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elde edilen fonlar kendi kendini ödeyebilecek bir gelir akışı veya toplumsal bir varlık yaratmadığından, bu işlem "ölü borç" statüsündedir ve itfa yükü gelecekteki vergi mükelleflerine aktarılır.

Cevap

Söz konusu borçlanma işlemi, kendi kendini geri ödeyecek bir gelir akışı sağlamadığı ve toplumun kullanımına sunulan fiziki bir varlık yaratmadığı için ölü borç olarak nitelendirilmektedir. Tüm maliyet gelecekteki vergi mükelleflerinin üzerine kalacaktır.
Verimlilik esasına göre yapılan sınıflandırmada borçlar üçe ayrılır: 1) Verimli borçlar; otoyol, baraj gibi kendisini finanse edecek doğrudan gelir sağlayan yatırımlardır. 2) Verimsiz borçlar; devlet okulu veya park gibi gelir getirmeyen ancak topluma faydalı bir fiziki varlık bırakan yatırımlardır. 3) Ölü borçlar; savaş harcamaları, personel giderleri veya geçmiş faiz borçlarının ödenmesi gibi hiçbir parasal gelir veya fiziki varlık yaratmayan, tamamen cari tüketim niteliğindeki borçlanmalardır. Soru kökünde bahsedilen borçlanma herhangi bir varlık ve gelir yaratmadığı için net biçimde ölü borç statüsündedir ve bu borcun tüm anapara ve faiz ödeme yükü mecburen gelecekteki vergi mükelleflerine yansıtılır.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlanmanın hangi harcamaları finanse ettiğini belirle.
Borçlanma bütçe açıklarını, personel maaşlarını ve geçmiş döneme ait faiz yükümlülüklerini karşılamak için yapılmıştır.
Borcun sınıflandırılabilmesi için kullanım yerinin tespiti gerekir.
2
Kullanım yerinin ekonomide nasıl bir etki bıraktığını analiz et.
Doğrudan mali bir gelir elde edilmemiş ve fiziki bir varlık (tesis, altyapı) meydana getirilmemiştir.
Verimlilik kriteri, yatırımın kendi kendini ödeyip ödememesine ve ortada bir varlık kalıp kalmamasına odaklanır.
3
Verimlilik kriterine göre tanımlarla eşleştir.
Gelir getirenler verimli, varlık bırakanlar verimsiz, hiçbir şey bırakmayan cari harcamalar ise ölü borçtur.
Soru metnindeki durum birebir 'ölü borç' tanımına uymaktadır.

Anahtar Kavram

Verimliliğine Göre Kamu Borçları (Verimli, Verimsiz, Ölü Borçlar)
Soru 6Soru

Bir makroekonomik kriz sonrası X ülkesinin borç yönetim idaresi, piyasadaki faiz oranlarındaki aşırı oynaklığın kurumsal bilançolarda yarattığı tahribatı önlemek amacıyla yeni bir borçlanma stratejisi uygulamaya koymuştur. Bu strateji kapsamında, belirli kamu fonlarına ve kurumsal yatırımcılara yönelik özel bir devlet senedi tertibi oluşturulmuştur. İhraç koşullarına göre bu senetlerin en belirgin özelliği, vadeden önce hiçbir şekilde üçüncü kişilere satılamaması, ciro edilememesi ve teminat olarak gösterilememesidir.

Buna göre, ihraç edilen bu senetlerin 'pazarlanabilirlik durumuna göre kamu borçları' tasnifindeki yeri ve yatırımcısı üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pazarlanamaz (devredilemez) borç niteliğindedirler; ikincil piyasada işlem görmedikleri için yatırımcılar, piyasa faiz oranlarındaki yükselişlerden kaynaklanan sermaye kaybı (fiyat) riskine maruz kalmazlar.

Cevap

İkincil piyasada alınıp satılamayan ve ciro edilemeyen bu araçlar 'pazarlanamaz borç' statüsündedir. Alım satıma konu olmadıkları için, piyasadaki faiz dalgalanmaları bu senetlerin değerinde bir düşüş (sermaye kaybı veya fiyat riski) yaratmaz.
Borçlanma senetlerinin üçüncü kişilere devredilememesi ve teminat olarak gösterilememesi, bu araçların 'ikincil piyasasının olmadığı' anlamına gelir ve bu durum onları 'pazarlanamaz (devredilemez) kamu borçları' yapar. Pazarlanabilir borçlanma senetlerinde (örneğin standart devlet tahvillerinde) piyasa faiz oranları arttığında senedin piyasa fiyatı düşer; bu da vade öncesi satış yapmak isteyen yatırımcı için sermaye kaybı (fiyat riski) oluşturur. Ancak pazarlanamaz senetler alım-satıma konu olmadığı ve zorunlu olarak vadeye kadar elde tutulduğu için, yatırımcı genel faiz oranlarındaki dalgalanmaların yaratacağı bu tür ikincil piyasa fiyat riskinden (bilanço tahribatından) tamamen yalıtılmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Senetlerin ihraç koşullarındaki temel kısıtlamayı analiz etme.
Senetlerin üçüncü kişilere satılamayacağı, ciro edilemeyeceği ve teminat gösterilemeyeceği tespiti yapılmıştır.
Borcun sınıflandırmasını belirlemek için en temel belirleyici özellik likidite ve devir hakkıdır.
2
Devir yasağının hangi borç sınıfına girdiğini tanımlama.
İkincil piyasada işlem göremeyen bu araçların 'pazarlanamaz (devredilemez) borçlar' sınıfına girdiği belirlenmiştir.
Pazarlanabilirlik, bir borç senedinin vadesinden önce organize piyasalarda serbestçe alınıp satılabilme yeteneğidir.
3
Pazarlanamaz olmanın yatırımcı bilançoları üzerindeki ekonomik etkisini değerlendirme.
Senedin ikincil piyasada bir fiyatı oluşmadığı için, genel piyasa faiz oranları artsa dahi senedin anapara değerinde iskonto (sermaye kaybı) yaşanmayacağı sonucuna varılmıştır.
Fiyat (sermaye kaybı) riski, yalnızca serbest piyasada alınıp satılabilen (pazarlanabilir) menkul kıymetler için geçerlidir.

Anahtar Kavram

Pazarlanamaz Kamu Borçlarının Nitelikleri ve Faiz/Fiyat Riski İlişkisi
Soru 7Soru

Türkiye'de kamu borçları, borçlanan kurumun niteliğine göre sınıflandırılırken idarelerin hukuki statüleri ve yasal borçlanma yetkileri esas alınmaktadır. 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, idarelerin borçlanma sınırlarını ve yöntemlerini kesin kurallara bağlamıştır.

Buna göre, özel bütçeli bir idare olan bir devlet üniversitesinin, araştırma hastanesi ve teknoloji geliştirme merkezi inşa etmek amacıyla uluslararası finans kuruluşlarından uzun vadeli dış finansman sağlaması durumunda, ortaya çıkacak kamu borcunun kurumsal sınıflandırması ve yürütüm süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Özel bütçeli idarelerin doğrudan dış borçlanma yetkisi bulunmadığından, bu finansman Hazine ve Maliye Bakanlığı aracılığıyla sağlanır ve kurumsal açıdan "Devlet Borcu" (Merkezi Yönetim Borcu) içinde sınıflandırılır.

Cevap

Özel bütçeli idarelerin dış borçlanma işlemlerini doğrudan kendi adlarına yapma yetkileri yoktur; bu işlem Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülür ve alınan kredi, Merkezi Yönetim Borcu (Devlet Borcu) kategorisinde yer alır.
Kamu maliyesi disiplininde ve mevcut yasal çerçevede (4749 Sayılı Kanun), genel bütçeli kamu idareleri ile özel bütçeli idarelerin (örneğin devlet üniversiteleri, DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü) uluslararası piyasalardan kendi başlarına dış borçlanma yapma yetkileri bulunmamaktadır. Bu kurumların ihtiyaç duyduğu dış finansman gereksinimleri, ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın doğrudan taraf olup borçlanmayı gerçekleştirmesi suretiyle karşılanabilir. Hazine'nin asli yükümlü olarak imzaladığı ve kullandığı/kullandırdığı bu borçlar, borçlanan kurumun niteliğine göre yapılan kamu borçları tasnifinde mutlak surette 'Devlet Borcu' (Merkezi Yönetim Borcu) başlığı altında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlanmayı talep eden kurumun mali ve hukuki statüsünü belirlemek.
Devlet üniversiteleri, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na göre 'Özel Bütçeli İdareler' statüsündedir.
Kurumun mali statüsü, hangi kanuni borçlanma yetkilerine ve kısıtlarına tabi olduğunu tespit etmek için gereklidir.
2
Özel bütçeli idarelerin dış borçlanma sınırlarını 4749 sayılı Kanun çerçevesinde analiz etmek.
Genel ve özel bütçeli idarelerin kendi tüzel kişilikleri adına doğrudan uluslararası dış kredi sözleşmesi imzalama ve dış borçlanma yetkisi bulunmamaktadır.
Borcun kimin yükümlülüğünde ortaya çıkacağını kesin yasal sınırlar belirler.
3
Borcu hukuken üstlenen kuruma göre kamu borcunu sınıflandırmak.
Bu idarelerin ihtiyaç duyduğu dış fonlar Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından sağlanır. Hazine'nin gerçekleştirdiği borçlanmalar kurumsal tasnifte 'Devlet Borcu' veya 'Merkezi Yönetim Borcu' olarak adlandırılır.
Kurumsal sınıflandırmanın temelinde krediyi fiilen kullanan değil, kredi sözleşmesinin tarafı olan asıl borçlu merci yer alır.

Anahtar Kavram

Borçlanan Kurumun Niteliğine Göre Kamu Borçları (Devlet / Merkezi Yönetim Borçları)
Soru 8Soru

Kamu borçlarının sınıflandırılmasında, borcun hangi ödeme aracı (para birimi) üzerinden tanımlandığı esas alınmaktadır. Devletin, ulusal para birimi yerine ABD doları, avro veya yen gibi yabancı paralar üzerinden ihraç ettiği borçlar, 'sağlandığı para cinsine göre' yapılan sınıflandırmada aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döviz cinsinden borçlar

Cevap

Döviz cinsinden borçlar
Kamu borçları sağlandığı para cinsine göre yerli para cinsinden borçlar ve döviz (yabancı para) cinsinden borçlar olarak ikiye ayrılır. Soruda belirtilen ABD doları veya avro gibi birimler üzerinden yapılan borçlanma, doğrudan yabancı para birimiyle ilgili olduğu için döviz cinsinden borçlar kategorisine girer.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen sınıflandırma ölçütünü belirlemek.
Sınıflandırma ölçütü 'sağlandığı para cinsi' olarak belirtilmiştir.
Sorunun kökünde borcun hangi ödeme aracı üzerinden tanımlandığının sorulduğu açıkça ifade edilmiştir.
2
Verilen örneği (ABD doları, avro vb.) ölçütle eşleştirmek.
Ulusal para dışındaki bu birimler döviz olarak kabul edilir.
Maliye literatüründe para cinsine göre borçlar yerli para ve yabancı para (döviz) olarak ikiye ayrılır.

Anahtar Kavram

Sağlandığı Para Cinsine Göre Borç Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 9Soru

Maliye literatüründe, devletin mevcut borç yükümlülüklerinin faizlerini ödemek veya cari kamu giderlerini karşılamak amacıyla gerçekleştirdiği; ekonominin üretim kapasitesinde artış sağlamayan ve herhangi bir kamu sermaye stoku (okul, yol, baraj vb.) oluşturmayan borçlanmalar, verimlilik kriterine göre aşağıdakilerden hangisi ile adlandırılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ölü borçlar

Cevap

Ekonomide üretim artışı sağlamayan ve karşılığında bir varlık oluşturmayan borçlar 'ölü borçlar' olarak adlandırılır.
Ölü borçlar; borçlanma yoluyla sağlanan kaynağın ne doğrudan nakdi bir gelir (baraj, fabrika vb.) ne de dolaylı bir fayda sağlayan kamu sermaye stoku (okul, hastane vb.) yaratmadığı durumlarda ortaya çıkar. Genellikle savaş giderlerinin finansmanı, bütçe açıklarının kapatılması veya vadesi gelen borçların faiz ödemelerinin karşılanması için yapılan borçlanmalar bu kategoride yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kullanım amacını analiz edin.
Borç fonlarının faiz ödemeleri ve cari giderler (tüketim) için kullanıldığı saptanmıştır.
Verimlilik sınıflandırması borcun kullanım yerine göre yapılır.
2
Varlık ve gelir kriterini kontrol edin.
Ne bir gelir (akım) ne de bir fiziksel sermaye (stok) oluşturulmadığı görülmektedir.
Eğer bir gelir olsaydı 'verimli', sadece varlık olsaydı 'gayrimenkul' borç olurdu.
3
Tanımları eşleştirin.
Karşılıksız ve verimsiz olan bu borç türü ölü borçtur.
Maliye teorisinde Pigou ve Dalton gibi iktisatçılar tarafından bu tür borçlar 'deadweight debt' (ölü borç) olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Verimliliğine Göre Kamu Borçları

Daha Fazla Pratik

Borç yönetiminde kullanılan 'tahkim' (konsolidasyon) işleminin ölü borç stoku üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 10Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığı, yurt içi tasarruf sahiplerinin döviz talebini azaltmak ve yastık altı birikimleri finansal sisteme kazandırmak amacıyla, yurt içindeki bankalara ve bireysel yatırımcılara yönelik ABD doları cinsinden 3 yıl vadeli Devlet Tahvili ihraç etmiştir.

Kamu borçlarının sınıflandırılmasına ilişkin teorik ve hukuki kriterler dikkate alındığında, söz konusu ihraç işleminin niteliği ve sınıflandırılma gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhraç işlemi yurt içi piyasada gerçekleştirildiği ve alacaklı taraf yerleşik (mukim) tasarruf sahipleri olduğu için, borcun para birimi yabancı para dahi olsa teknik ve hukuki açıdan iç borç olarak sınıflandırılır.

Cevap

İhraç işlemi yurt içi piyasada gerçekleştirildiği ve alacaklı taraf yerleşik (mukim) tasarruf sahipleri olduğu için, borcun para birimi yabancı para dahi olsa teknik ve hukuki açıdan iç borç olarak sınıflandırıldığını belirten seçenek doğrudur.
Kamu maliyesi literatüründe iç borç ve dış borç ayrımı yapılırken günümüzde kabul gören en temel kriter 'alacaklının uyruğu (yerleşik/mukim olması)' ve 'borcun ihraç edildiği piyasa'dır. Paranın cinsi (TL veya döviz olması) artık tek başına belirleyici bir kriter değildir. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın tamamen yurt içindeki tasarruf sahiplerine yönelik, ülkenin kendi yasal mevzuatı çerçevesinde çıkardığı döviz cinsi tahviller, kaynağı itibarıyla 'iç borç' sınıfında yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlanma işlemindeki alacaklıların kimliğini ve ihracın yapıldığı piyasayı tespit etmek.
İhracın 'yurt içindeki bankalara ve bireysel yatırımcılara' yani 'yerleşik' kişilere ve 'yurt içi piyasada' yapıldığı belirlenir.
İç borç - dış borç ayrımında belirleyici olan hukuki ve ekonomik temel kriter; borçlanılan piyasanın neresi olduğu ve alacaklının uyruğudur (ikametgahıdır).
2
Borçlanmada kullanılan para biriminin sınıflandırmaya etkisini analiz etmek.
Borç ABD doları cinsinden olsa dahi, alacaklılar yerleşik kişiler olduğu için borcun cinsi (para birimi) sınıflandırmayı değiştirmez.
Günümüz maliye teorisinde ve uygulamasında devletler, kur riskinden korunmak veya tasarruf sahiplerinin taleplerini karşılamak adına yurt içi piyasaya 'dövize endeksli' veya 'döviz cinsinden' iç borçlanma senedi ihraç edebilmektedir.
3
Sınıflandırmayı sonuçlandırmak.
İşlem kesin olarak 'İç Borç' niteliğindedir ve kullanılan araç 3 yıl vadeli olduğu için 'Konsolide Borç' kapsamındadır.
Milli sınırlar içinde ve kendi tabi olduğu yasal mevzuat çerçevesinde kendi vatandaşlarına borçlanan devlet, bir iç borçlanma işlemi gerçekleştirmiş olur.

Anahtar Kavram

İç ve Dış Borç Ayrım Kriterleri (Uyruk ve Piyasa Kriteri)
Soru 11Soru

Bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olan Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), yeni keşfedilen bir doğal gaz sahasındaki sondaj ve işleme tesislerinin kurulumunu hızlandırmak amacıyla yurt içindeki özel bankalardan altı ay vadeli bir finansman temin etmiştir. Söz konusu finansman, tesisin tam kapasiteyle üretime geçmesiyle elde edilecek ticari gelirlerle geri ödenecek (kendi kendini amorti edecek) şekilde yapılandırılmış olup herhangi bir Hazine garantisi taşımamaktadır.

Bu borçlanma işlemi, sadece borçlanan kurumun niteliğine (hukuki statüsüne) göre yapılan sınıflandırma dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu iktisadi teşebbüsü borçları

Cevap

Kamu iktisadi teşebbüsü borçları
Soruda özellikle 'borçlanan kurumun niteliğine (hukuki statüsüne) göre' ayrım yapılması istenmiştir. Finansmanı sağlayan kurum bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) olan TPAO'dur. Kurum bazlı sınıflandırma ekseninde bu işlem açıkça KİT borcu olarak nitelendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen sınıflandırma kriterini tespit etmek.
Soru kökünde işlemin diğer özelliklerinden bağımsız olarak 'sadece borçlanan kurumun niteliği' kriterine odaklanılması istenmiştir.
Kamu borçları; vade, kaynak, verimlilik ve borçlanan kurum gibi farklı açılardan sınıflandırılır. Doğru cevaba ulaşmak için talep edilen kısıtlayıcı kriteri izole etmek gerekir.
2
Borçlanan kurumu ve hukuki statüsünü belirlemek.
İşlemi gerçekleştiren kurum Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) olup, bu kurum idari yapıda bir Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) statüsündedir.
Kurumun niteliğine göre yapılan kamu borçları sınıflandırmasında temel olarak Devlet borçları, mahalli idare borçları ve KİT borçları ayrımı mevcuttur.
3
Seçeneklerdeki çeldirici özellikleri elemek.
Kredinin altı ay vadeli olması (dalgalı), yurt içinden sağlanması (iç borç) ve kendi kendini ödeyecek olması (verimli) borcun doğru özellikleridir ancak istenen sınıflandırma eksenine ait değildir.
Soruda kurgulanan senaryo bilerek birden fazla doğru özellik barındırmakta olup, adayın sadece 'kurum niteliği' eksenine sadık kalması ölçülmektedir.

Anahtar Kavram

Borçlanan Kurumun Niteliğine Göre Borç Sınıflandırması
Soru 12Soru

Kamu borçlarının "verimliliğine göre" sınıflandırılmasında, borçlanma ile elde edilen fonların kullanım alanı belirleyicidir. Bu bağlamda, fonların kendi kendini amorti eden projelere ayrılması (I), doğrudan parasal bir getiri sağlamamakla birlikte fiziki bir altyapı oluşturması (II) ve tamamen cari nitelikli harcamalara veya yok edici faaliyetlere tahsis edilmesi (III) durumlarında farklı borç türleri ortaya çıkar.

Buna göre, I, II ve III numaralı durumların temsil ettiği borç türlerine ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı durum kapsamındaki borçlar, hazineye doğrudan bir nakit girişi sağlamasalar da harcama tutarı oranında yeni bir fiziki varlık yarattıkları için literatürde "gayrimenkul borçlar" olarak da adlandırılırlar.

Cevap

Yanlış olan değerlendirme, tamamen cari harcamalara veya yok edici faaliyetlere tahsis edilen ölü borçların yeni bir fiziki varlık yarattığı ve gayrimenkul borçlar olarak adlandırıldığı yönündeki ifadedir.
Ölü borçlar (savaş harcamaları, cari giderler, personel maaşları vb. için alınan borçlar) sonucunda devlete ait hiçbir fiziki varlık (maddi aktif) artışı meydana gelmez ve bu harcamalar tamamen tüketilir. Sorudaki hatalı ifadede ölü borçların fiziki varlık yarattığı ve literatürde 'gayrimenkul borçlar' olarak da adlandırıldığı öne sürülmüştür. Gerçekte, mali bir getiri sağlamamasına rağmen okul veya hastane gibi fiziki bir varlık yaratan ve 'maddi/gayrimenkul borçlar' olarak da adlandırılan tür, III numaralı duruma değil, II numaralı duruma karşılık gelen 'verimsiz borçlar'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki I, II ve III numaralı durumların maliye teorisindeki borç sınıflandırması karşılıklarının tespit edilmesi.
I: Verimli borç, II: Verimsiz (maddi/gayrimenkul) borç, III: Ölü borç.
Borçların fon kullanım alanına göre doğru teorik tanımlamalarının yapılması, seçeneklerdeki değerlendirmelerin doğruluğunu test etmek için ön koşuldur.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin, tespit edilen borç türlerinin kavramsal ve yapısal özellikleriyle karşılaştırılarak analiz edilmesi.
Ölü borçları (III) tanımlayan ifadede, bu borçların fiziki varlık yarattığı ve literatürde 'gayrimenkul borçlar' olarak adlandırıldığı iddia edilmiştir. Oysa bu iki özellik doğrudan verimsiz borçlara (II) aittir.
Kavramsal sınırları netleştirmek ve birbirine karıştırılmaya müsait olan 'ölü borç' ile 'verimsiz borç' ayrımındaki teorik hatayı ortaya çıkarmak.

Anahtar Kavram

Verimliliğine Göre Kamu Borçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

Bir ekonomide kamu harcamalarının gerçekleştirilme takvimi ile vergi tahsilat dönemleri arasındaki zaman uyumsuzluğu, devletin kısa süreli likidite noksanlıkları yaşamasına yol açmıştır. Hazine, bütçedeki bu nakit sıkışıklığını yönetebilmek için vadesi bir yıldan az olan menkul kıymetler ihraç etmiştir. Ancak izleyen makroekonomik dönemde, mali disiplindeki bozulmalar ve artan yapısal bütçe açıklarının da etkisiyle bu menkul kıymetlerin geri ödemelerinde zorluğa düşülmüş; sonuç olarak söz konusu borçların piyasa şartlarında vadesi çok daha uzun olan farklı türdeki borç senetleriyle değiştirilmesine karar verilmiştir.

Bu mali süreç ve borç yönetimi işlemleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Likidite noksanlığını gidermek amacıyla ihraç edilen araçlar dalgalı borç niteliğindeki hazine bonolarıdır; bunların vadesinin uzatılarak devlet tahvillerine dönüştürülmesi işlemine tahkim (konsolidasyon) denir.

Cevap

Doğru cevap, başlangıçtaki geçici nakit açıklarının dalgalı borç (hazine bonosu) ile finanse edildiğini ve bu borcun uzun vadeli borca (devlet tahvili) dönüştürülmesinin tahkim olduğunu belirten seçenektir.
Devletin gelir ve giderleri arasındaki zaman uyumsuzluğundan kaynaklanan geçici nakit açıklarını gidermek için başvurduğu kısa vadeli borçlara dalgalı borç denir ve Türkiye uygulamasında bu borçlanmanın temel aracı hazine bonosudur. Bu dalgalı borçların vadesi geldiğinde anapara ve faizlerinin ödenmesinde zorluk yaşanması veya bütçe açıklarının yapısal bir hal alması durumunda, söz konusu borçların piyasa koşullarında vadesi uzatılarak devlet tahvili gibi uzun vadeli (konsolide) borçlara dönüştürülmesine ise maliye literatüründe tahkim (konsolidasyon) adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıçtaki borç türünün tespit edilmesi
Zaman uyumsuzluğundan doğan kısa süreli likidite noksanlığı için bir yıldan kısa vadeli borçlanmaya gidilmesi, bu borcun 'dalgalı borç' olduğunu gösterir.
Dalgalı borçlar hazinenin geçici nakit açıklarını finanse etmek için kullandığı kısa vadeli borçlardır.
2
Kullanılan kısa vadeli aracın tanımlanması
Dalgalı borçlanmada kullanılan en yaygın ve temel araç 'hazine bonosu'dur.
Hazine bonoları vadesi bir yıldan kısa olan ve para piyasalarında işlem gören devlet iç borçlanma senetleridir.
3
Gerçekleştirilen borç yönetimi operasyonunun belirlenmesi
Kısa vadeli senetlerin ödenemeyip daha uzun vadeli borç senetleriyle değiştirilmesi işlemine 'tahkim' (konsolidasyon) adı verilir.
Tahkim, dalgalı borç yükünü zamana yayarak hazineyi kısa vadeli geri ödeme baskısından kurtarmayı amaçlar.
4
Dönüştürülen yeni borç aracının tanımlanması
Tahkim işlemi sonucunda borç konsolide hale gelir ve bu aşamada genellikle 'devlet tahvili' kullanılır.
Devlet tahvilleri, vadesi bir yıl ve daha uzun olan sermaye piyasası borçlanma araçlarıdır.

Anahtar Kavram

Dalgalı ve Konsolide Borç Ayrımı ile Tahkim İşlemi
Soru 14Soru

Kamu borçlarının "verimlilik" kriterine göre sınıflandırılmasında temel ölçüt, borçlanılarak elde edilen fonların doğrudan bir mali getiri (parasal gelir) sağlayıp sağlamaması ve devletin mal varlığında fiziki bir artış yaratıp yaratmamasıdır. Bu bağlamda kamu borçları genel olarak; verimli, verimsiz (maddi/gayrimenkul) ve ölü borçlar olmak üzere üç temel kategoriye ayrılmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen borçlanma senaryolarından hangisinin kamu maliyesi literatüründe doğrudan "verimli borç" statüsünde değerlendirilmesi ve borcun kendi kendini itfa etme (ödeyebilme) kapasitesine sahip olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet Su İşleri tarafından, üreteceği elektriği piyasa koşullarında satarak elde edeceği gelirle yatırım maliyetini karşılayacak bir hidroelektrik santralinin inşa edilmesi

Cevap

Doğrudan verimli borç statüsünde değerlendirilen ve kendi kendini ödeyebilen yatırım, üreteceği elektriği satarak gelir elde edecek olan bir hidroelektrik santralinin inşa edilmesidir.
Verimli borçlar, borçlanılan fonların kendi anapara ve faiz ödemelerini karşılayacak düzeyde mali getirisi olan (kendi kendini amorti eden) yatırımlara dönüştüğü durumlardır. Üreteceği elektriği piyasa koşullarında satarak doğrudan parasal gelir elde edecek olan bir hidroelektrik santralinin inşası, tam olarak bu tanıma uymakta ve kendi kendini itfa edebilen bir yatırım niteliği taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Verimliliğine göre kamu borçları sınıflandırmasının akademik tanımlarını hatırlama.
Verimli borçlar parasal gelir getirir; verimsiz (gayrimenkul) borçlar gelir getirmeyen fiziki varlık yaratır; ölü borçlar ise ne gelir ne de varlık yaratır.
Seçeneklerdeki senaryoları bu üç temel tanıma göre ayrıştırabilmek için.
2
Seçeneklerdeki senaryoların yarattığı ekonomik değerleri analiz etme.
Hastaneler varlık yaratır ancak ücretsiz olduğu için gelir yaratmaz (verimsiz). Nakdi yardımlar ve personel giderleri varlık yaratmaz (ölü). Dalgalı borcun tahville değişimi bir vade (konsolidasyon) işlemidir.
Her bir borçlanmanın doğrudan parasal bir getiri (kendi kendini itfa etme) sağlayıp sağlamadığını tespit etmek için.
3
Verimli borç tanımıyla eşleşen durumu belirleme.
Hidroelektrik santrali yatırımı, ürettiği elektriği satarak finansal bir getiri sağlar ve anapara/faiz ödemelerini kendi geliriyle karşılayabilir.
Soruda istenen 'kendi kendini itfa edebilen' ve 'doğrudan mali getiri sağlayan' borçlanma şartının yalnızca bu yatırımda bulunması nedeniyle.

Anahtar Kavram

Verimli, Verimsiz (Gayrimenkul) ve Ölü Borç Kavramsal Ayrımı
Soru 15Soru

Bir ülkenin Hazine birimi, mali yıl içerisinde aşağıdaki üç farklı harcama kalemini finanse etmek amacıyla uzun vadeli devlet tahvili ihraç etmiştir:

I. Büyük bir doğal afet sonrası yürütülen acil arama-kurtarma ve geçici barınma harcamaları
II. Hiçbir harç veya ücret alınmaksızın hizmet verecek devlete ait yeni bölge hastanelerinin inşası
III. Ürettiği elektriğin satışından elde edilecek gelirle maliyetini karşılaması planlanan kamuya ait bir hidroelektrik santrali projesi

Bu borçlanma işlemlerinin "verimliliğine göre sınıflandırılması" ve ekonomik etkileri bağlamında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II numaralı işlem sonucunda ortaya çıkan borç, yaratılan eserin toplumsal refahı artırması ve kamu hizmeti sunması gerekçesiyle kendi maliyetini karşılayan "verimli borçlar" statüsünde kabul edilir.

Cevap

II numaralı harcama kalemi sonucunda oluşan borcun "verimli borç" olduğunu belirten ifade kesinlikle yanlıştır. Bu borç türü literatürde "verimsiz (maddi)" borç olarak adlandırılır.
Kamu borçlarının verimliliğine göre sınıflandırılmasında temel kriter, yatırıma ayrılan fonların piyasa koşullarında satılabilir bir mal veya hizmet üreterek kendi borç servisini (anapara + faiz) karşılayacak doğrudan mali bir getiri sağlayıp sağlamadığıdır. II numaralı işlemde inşa edilen hastane, devletin fiziki malvarlığını (bina, donanım) artırsa da hizmetin "ücretsiz" sunulması nedeniyle bir nakit akışı oluşturmaz. Literatürde bu tür harcamaları finanse eden borçlar "verimsiz (maddi/servet karşılığı/gayrimenkul) borç" olarak kabul edilir. Bu nedenle bu borcun, sırf toplumsal refahı artırdığı için verimli borç sayılacağını iddia eden seçenek maliye teorisi açısından kesinlikle yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu borçlarının verimlilik kriterlerini klasik yaklaşıma göre tanımla.
Ölü borç: Varlık ve gelir yaratmaz. Verimsiz (Maddi) borç: Fiziki varlık yaratır ancak gelir yaratmaz. Verimli borç: Hem varlık hem de kendini ödeyecek parasal gelir yaratır.
Sorudaki öncülleri doğru sınıflandırmak için referans çerçeveyi belirlemek gerekir.
2
I numaralı işlemi (doğal afet harcaması) analiz et.
Tüketime ve acil duruma yöneliktir. Devlete ait satılabilir bir varlık veya gelir kalemi oluşturmaz. Dolayısıyla 'Ölü Borç'tur.
Varlık ve gelir kriterlerinin ikisi de karşılanmamaktadır.
3
II numaralı işlemi (ücretsiz hastane) analiz et.
Hastane binası devlete kalıcı bir fiziki aktif kazandırır (malvarlığı artar) ancak 'ücretsiz' olduğu için anapara ve faizini ödeyecek nakit akışı yaratmaz. Dolayısıyla 'Verimsiz (Maddi) Borç'tur.
Toplumsal fayda sağlaması borcu finansal anlamda 'verimli' yapmaya yetmez; doğrudan gelir şartı aranır.
4
III numaralı işlemi (HES projesi) analiz et.
Elektrik üretim ve satışından elde edilecek piyasa geliri, projenin inşaat ve finansman maliyetini (borç servisini) karşılayacaktır. Dolayısıyla 'Verimli Borç'tur.
Borcun kendi kendini ödeyebilme potansiyeli (self-liquidating) mevcuttur.
5
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu öncüllerin analizine göre kontrol et ve yanlış olanı bul.
II numaralı harcamayı, toplumsal fayda yarattığı gerekçesiyle 'verimli borç' olarak sınıflandıran seçeneğin yanlış olduğu tespit edilmiştir.
Soruda adaydan teorik olarak yanlış olan ifadenin bulunması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Verimliliğine Göre Kamu Borçları (Verimli, Verimsiz/Maddi, Ölü Borçlar)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Kamu borçlarının 'sağlandığı para cinsi' (yerli para - döviz) bakımından sınıflandırılması, borcun sadece hangi birimle itfa edileceğini değil, aynı zamanda devletin bu borç üzerindeki kontrol gücünü ve risk profilini de belirlemektedir. Özellikle iç borçlanmanın döviz cinsinden veya döviz endeksli olarak yapıldığı durumlarda, bu sınıflandırma 'kaynağına göre' yapılan sınıflandırmadan farklı ekonomik riskleri beraberinde getirir.

Buna göre, sağlandığı para cinsi döviz olan kamu borçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, bu borçların yerli para cinsinden borçlardan ayrılan en temel ekonomik riskini ifade etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin döviz üzerinde emisyon yetkisi olmaması nedeniyle, bu borçların 'paraya çevirme (monetizasyon)' yoluyla zımni itfasına imkan tanımaması ve ödeme aczi riskini artırması

Cevap

Döviz cinsinden borçların, devletin emisyon (para basma) yetkisi dışında kalması nedeniyle paraya çevrilerek (monetizasyon) ödenememesi ve bu durumun ödeme aczi riskini artırmasıdır.
Döviz cinsinden borçlanmanın temel riski, devletin borçlandığı birimi (dövizi) kontrol edememesidir. Yerli para cinsinden borçlarda devlet, vadesi gelen borcu merkez bankası aracılığıyla para basarak (monetizasyon) ödeme imkanına sahipken, döviz cinsinden borçlarda bu imkan yoktur. Bu durum, borç iç piyasadan alınmış olsa dahi (dövizli iç borç), devletin kur şokları karşısında ödeme güçlüğü yaşamasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Para cinsi ölçütünü tanımla
Borçlar, ödemenin yapılacağı para birimine göre 'Yerli Para Cinsinden' ve 'Döviz Cinsinden' olarak ayrılır.
Sınıflandırmanın temel mantığını kurmak için gereklidir.
2
Emisyon ve monetizasyon ilişkisini kur
Devlet yerli parayı basabilir (monetizasyon), ancak yabancı parayı (dövizi) basamaz.
Borcun ödenebilirliği üzerindeki egemenlik haklarının etkisini analiz etmek için gereklidir.
3
Risk profilini karşılaştır
Döviz cinsinden borçlar, kur artışları ve emisyon imkansızlığı nedeniyle, borçlu devlet için yerli para cinsinden borçlara göre daha yüksek 'varsayılan (default)' riski taşır.
Sağlandığı para cinsi ölçütünün en kritik ekonomik sonucuna ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Paraya Çevirme (Monetizasyon) ve Para Cinsi İlişkisi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 17Soru

Küresel finansal daralma sürecinde dış finansmana erişimde zorluk yaşayan Gelişmekte Olan (Ü) ülkesi, borçlanma maliyetlerini düşürebilmek ve yatırımcı güvenini artırmak amacıyla üç ayaklı yeni bir borçlanma stratejisi açıklamıştır:

I. İhraç edilecek 1515 yıl vadeli altyapı tahvillerinin anapara ve faiz ödemeleri için, ülkedeki en büyük iki liman işletmesinin yıllık net gelirlerinin %40\%40'ı güvence olarak özel bir hesaba bloke edilecektir.
II. Ülkenin kısa vadeli hazine nakit dengesini sağlamak üzere çıkarılacak 99 ay vadeli bonolar, devlete herhangi bir gelir veya varlık tahsisi zorunluluğu getirmeden, yalnızca devletin genel ödeme gücüne ve mali itibarına dayalı olarak piyasaya sunulacaktır.
III. Yenilenebilir enerji projelerinin finansmanı amacıyla uluslararası bir bankalar konsorsiyumundan sağlanacak kredinin zamanında itfa edilememesi riskine karşı, çok taraflı bir uluslararası kalkınma kuruluşu devreye girerek alacaklılara doğrudan geri ödeme taahhüdünde bulunacaktır.

Maliye teorisinde borçların sınıflandırılması ilkeleri dikkate alındığında, bu stratejideki I, II ve III numaralı işlemler "teminat (garanti) durumuna göre" sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru adlandırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Ayni teminatlı borç, II. Adi borç, III. Şahsi teminatlı borç

Cevap

İşlemler sırasıyla; gelir karşılığı gösterilen I. durum için 'Ayni teminatlı borç', genel itibara dayanan II. durum için 'Adi (teminatsız) borç' ve üçüncü bir kurumun garantör olduğu III. durum için 'Şahsi teminatlı borç' olarak sınıflandırılır.
Doğru eşleştirme; belirli bir gelir tahsisini ifade eden I. öncül için ayni teminatlı borç, herhangi bir varlık tahsisi içermeyen ve sadece devlete güvenilen II. öncül için adi (teminatsız) borç, üçüncü bir kurumun kefaletini içeren III. öncül için ise şahsi teminatlı borç kavramlarını barındıran seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki analiz kriterini belirle.
Sorunun borçları 'teminat (garanti) durumuna göre' sınıflandırmamızı istediği tespit edilir. Vade, verimlilik veya kaynak detayları çeldiricidir.
Maliye teorisinde borçlar birçok farklı ölçüte göre sınıflandırılır; doğru cevaba ulaşmak için istenen ölçütün sınırlarında kalınmalıdır.
2
I. numaralı borçlanma işlemini analiz et.
Liman işletmelerinin gelirlerinin %40\%40'ı güvence gösterilmiştir. Belirli bir mal varlığının veya gelirin karşılık gösterilmesi 'Ayni Teminatlı Borç' olarak adlandırılır.
Ayni teminat, borcun geri ödemesinin spesifik bir fiziki varlığa veya nakit akışına bağlanmasıdır.
3
II. numaralı borçlanma işlemini analiz et.
Borç, yalnızca devletin genel ödeme gücüne ve mali itibarına dayalıdır. Hiçbir karşılık gösterilmeyen bu borçlar 'Adi Borç (Teminatsız Borç)' olarak adlandırılır.
Modern devlet borçlanmalarının en yaygın türü olan adi borçlarda, alacaklılar devletin tüzel kişiliğinin gücüne güvenir.
4
III. numaralı borçlanma işlemini analiz et.
Borcun ödenmeme riskine karşı uluslararası bir kalkınma kuruluşu geri ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin kefaleti 'Şahsi Teminatlı Borç' olarak tanımlanır.
Şahsi teminat, borçlu devlet dışındaki başka bir aktörün (garantörün) borca kefil olmasıdır.

Anahtar Kavram

Kamu Borçlarının Teminat Durumuna Göre Sınıflandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Geleneksel olarak kamu borçları, alacaklının yerleşim yerine (ikametgâh) göre "iç borç" ve "dış borç" şeklinde sınıflandırılmaktadır. Bununla birlikte, borcun iktisadi etkilerinin daha kapsamlı analizi için "sağlandığı para cinsine göre" (yerli para - yabancı para) yapılan ayrım da kullanılmaktadır.

Buna göre, devletin yurt içindeki yerleşiklere yönelik olarak döviz cinsinden (USD, EUR vb.) tahvil ihraç etmesi durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borç, kaynağına göre iç borç, sağlandığı para cinsine göre ise yabancı para borcu niteliğindedir.

Cevap

Borcun kaynağına göre iç borç, sağlandığı para cinsine göre ise yabancı para borcu niteliğinde olması
Doğru seçenek, iki farklı sınıflandırma kriterini doğru şekilde eşleştirmektedir. Alacaklılar ülke içindeki yerleşikler olduğu için borç kaynağına göre 'iç borç'tur; ancak ödeme birimi yabancı para olduğu için sağlandığı para cinsine göre 'yabancı para borcu'dur. Bu durum modern maliye sistemlerinde risk analizi için kritik bir ayrımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynağına göre sınıflandırma kriterini uygula
Alacaklılar yurt içinde yerleşik olduğu için borç 'iç borç' olarak tanımlanır.
Kaynağına göre ayrımda esas alınan temel kriter alacaklının ikametgâhıdır.
2
Sağlandığı para cinsine göre sınıflandırma kriterini uygula
Borç döviz (yabancı para) üzerinden ihraç edildiği için 'yabancı para borcu' olarak tanımlanır.
Para cinsine göre ayrımda borcun hangi birim (TL, USD vb.) üzerinden tanımlandığına bakılır.
3
İki bağımsız sınıflandırmayı birleştir
Bu borç türü 'döviz cinsinden iç borç' olarak adlandırılan karma bir yapıdadır.
Sınıflandırmalar farklı ölçütlere dayandığı için bir borç aynı anda iç borç ve yabancı para borcu olabilir.

Anahtar Kavram

Kamu borçlarının sınıflandırılmasında 'kaynak' (yerleşim yeri) ve 'para cinsi' (ödeme birimi) ölçütlerinin birbirinden bağımsızlığı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 19Soru

Bir ülkenin hazinesi, küresel finansal dalgalanmalara karşı kırılganlığını azaltmak amacıyla borç stratejisini güncellemiş; portföyündeki yabancı para cinsinden (döviz) borçlanma araçlarının ağırlığını hızla azaltırken, tamamen ulusal para birimi üzerinden ihraç edilen borç senetlerinin payını artırmıştır.

Kamu borçlarının "sağlandığı para cinsi" ölçütüne göre analiz edildiğinde, hazinenin uyguladığı bu strateji değişikliğinin kamu maliyesi ve borç yönetimi üzerindeki en temel teorik yansıması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası rezerv kısıtından kaynaklanan temerrüt riski hafiflerken, borcun parasallaştırılarak enflasyon yoluyla zımni itfaya uğratılma potansiyeli güçlenir.

Cevap

Uluslararası rezerv kısıtından kaynaklanan temerrüt riski hafiflerken, borcun parasallaştırılarak enflasyon yoluyla zımni itfaya uğratılma potansiyeli güçlenir.
Kamu maliyesi teorisinde, sağlandığı para cinsine göre borçların yönetimi farklı riskler barındırır. Yabancı para (döviz) üzerinden sağlanan borçlarda, devletin döviz basma yetkisi olmadığından döviz darboğazı yaşanması durumunda doğrudan borç servisini yapamama (temerrüt) riski yüksektir. Stratejinin ulusal para birimine kaydırılması bu riski ortadan kaldırır; çünkü devletin egemenlik hakkına dayanarak Merkez Bankası aracılığıyla ulusal para basma (emisyon) yetkisi vardır. Ancak bu durum, maliye literatüründe monetizasyon (borcun paraya çevrilmesi) olarak adlandırılan ve enflasyona yol açarak alacaklıların elindeki senetlerin reel değerini düşüren zımni (gizli) itfa riskini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen strateji değişikliğinin yönünü belirle.
Hazine, yabancı para (döviz) cinsinden borçlanmayı terk edip ulusal para cinsinden borçlanmaya geçmiştir.
Risk analizi yapabilmek için borcun para birimi niteliğindeki değişimi netleştirmek gerekir.
2
Yabancı para cinsinden borçlanmanın temel riskini analiz et.
Devlet yabancı para basamayacağı için, döviz geliri elde edemezse (rezerv kısıtı) borcunu ödeyememe (temerrüt/moratoryum) riskiyle karşı karşıya kalır.
Stratejinin terk edilme gerekçesini anlamak için döviz cinsi borcun dezavantajı bilinmelidir.
3
Ulusal para birimi cinsinden borçlanmanın temel özelliğini ve riskini analiz et.
Devlet kendi parasını basma (emisyon) yetkisine sahiptir. Bu sayede temerrüt riski teorik olarak sıfıra yakındır; ancak borcu ödemek için para basılması enflasyon yaratır ve borcun reel değerini düşürür (zımni itfa/monetizasyon).
Yeni stratejinin yaratacağı makroekonomik sonuçları tespit etmek gereklidir.
4
Elde edilen bulguları seçeneklerle eşleştir.
Doğru seçenekte belirtilen 'temerrüt riskinin hafiflemesi ve zımni itfa (monetizasyon) ihtimalinin artması' ifadesi, bu strateji değişikliğinin tam teorik karşılığıdır.
Diğer seçenekler borcun vadesi, kaynağı veya verimliliği gibi para cinsiyle doğrudan ilgili olmayan farklı sınıflandırma ölçütlerine ait yanlış eşleştirmeler içermektedir.

Anahtar Kavram

Sağlandığı Para Cinsine Göre Kamu Borçlarının Makroekonomik Etkileri ve Risk Dağılımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Kamu borçlarının zorlama derecesine göre sınıflandırılması; devletin borçlanma sürecinde egemenlik gücünü ne ölçüde kullandığını ve borç verenlerin irade serbestisinin sınırlarını ifade eder. Literatürdeki yerleşik tanımlamalar çerçevesinde; gönüllü, yarı zorunlu ve zorunlu borçlanmalara ilişkin aşağıdaki teorik değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bankaların mevduatlarına karşılık belirli oranda devlet iç borçlanma senedi (DİBS) tutmakla yükümlü kılınması veya kamu müteahhitlerine hakedişlerinin nakit yerine tahville ödenmesi, doğrudan yasal bir cebir içermese de fiili bir zorunluluk yarattığı için "yarı zorunlu borçlanma" örneğidir.

Cevap

Doğru ifade, bankalara DİBS tutma yükümlülüğü getirilmesinin veya müteahhitlere tahville ödeme yapılmasının doğrudan yasal cebir içermese de fiili zorunluluk yaratarak yarı zorunlu borçlanma oluşturduğunu belirten seçenektir.
Kamu borçlanmasında 'yarı zorunlu' tanımı, birey veya kurumların görünüşte kendi iradeleriyle tahvil alıyor olmalarına rağmen, arka planda onları buna mecbur bırakan yasal olmayan ancak fiili veya idari mekanizmaların bulunmasını ifade eder. Ticari bankaların yasal rasyolarını tutturmak için piyasadan DİBS almak zorunda kalmaları veya devletten alacağı olan müteahhitlere nakit yerine tahvil verilmesi (kabul etmemeleri halinde alacaklarını tahsil edememe riski doğduğundan) tam bir irade serbestisi barındırmaz. Bu uygulamalar literatürde yarı zorunlu borçlanmanın en tipik örnekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Zorunlu borçlanma ile vergi arasındaki hukuki farkı analiz et.
Vergi karşılıksız ve kesin bir tahsilat iken; zorunlu borçlanma kanunla dayatılsa bile anapara ve faiz geri ödemesi içerir.
Zorunlu borçlanmayı salt egemenlik gücüne dayalı karşılıksız bir transfer olarak tanımlayan ifadenin elenmesi için gereklidir.
2
Yarı zorunlu borçlanmanın literatürdeki tanımını ve uygulama örneklerini değerlendir.
Yarı zorunlu borçlanmada doğrudan bir kanun emri (şu tahvili alacaksın) yoktur. Ancak BDDK rasyoları, zorunlu karşılıklar, manevi baskı (telkin) veya ödemelerin tahville yapılması gibi idari kararlar kişileri/kurumları dolaylı yoldan borç vermeye iter.
Manevi baskının zorunlu borçlanma sayıldığını iddia eden ifadenin elenmesi ve banka rasyoları ile ilgili doğru ifadenin tespit edilmesi için gereklidir.
3
Borç sınıflandırma kriterlerinin (vade vs. zorlama derecesi) birbirine etkisini kontrol et.
Vadeye göre sınıflandırma (dalgalı/konsolide) ile irade serbestisine göre sınıflandırma (zorunlu/gönüllü) tamamen farklı eksenlerdir. Biri diğerini mutlak olarak belirlemez.
Vade yapısı ile zorlama derecesi arasında mutlak bir eşleşme kuran çeldiricinin elenmesi için gereklidir.

Anahtar Kavram

Zorlama Derecesine Göre Kamu Borçlarının Sınıflandırılması ve Hukuki Nitelikleri
Sayfa 1 / 8Sonraki