Soru

Zorluk: OrtaDevletlerin Halefiyeti

Denizaşırı bir gücün yönetimi altında bulunan 'Tarsusya' bölgesi, dekolonizasyon süreci kapsamında yapılan bir referandum neticesinde sömürge statüsünden kurtularak tam bağımsız 'Eridanus' Cumhuriyeti adıyla uluslararası topluma katılmıştır. Bu bağımsızlık kazanılmadan önce sömürgeci devlet, Eridanus topraklarından geçen uluslararası bir su yolunun kullanımına ilişkin komşu ülkelerle ayni (radisite) bir antlaşma yapmış ve Eridanus bölgesinin de dâhil edildiği çeşitli ikili serbest ticaret antlaşmaları imzalamıştır. Bunun yanı sıra sömürgeci devlet, kendi merkezi harcamaları için aldığı dış borçların bir kısmını muhasebe kayıtlarında Eridanus bölgesine tahsis etmiştir.

Devletlerin halefiyetine ilişkin uluslararası hukuk kuralları ve ilgili Viyana Sözleşmeleri (1978 ve 1983) dikkate alındığında, bu durumun hukuki sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Sömürge statüsünün sona ermesi uluslararası hukukta bir devletin halefiyeti bağlamında değil, anayasal bir hükümet değişikliği kapsamında değerlendirildiğinden selef devletin tüm işlemleri kesintisiz uygulanmaya devam eder.
  2. B
    Eridanus Cumhuriyeti'nin halefiyetten doğan haklarını ileri sürebilmesi için, kurucu tanıma teorisi uyarınca uluslararası toplumun tamamı tarafından resmen tanınarak kişiliğinin onaylanması ön koşuldur.
  3. C
    Sömürgeci gücün akdettiği serbest ticaret antlaşmaları uluslararası hukukta emredici kural (jus cogens) niteliğine sahip olduğundan, yeni devletin temiz sayfa ilkesine dayanarak bu yükümlülüklerden kaçınması mümkün değildir.
  4. Yeni bağımsız bir devlet olarak Eridanus Cumhuriyeti, kural olarak 'temiz sayfa' ilkesinden yararlanıp selef devletin ticari antlaşmalarıyla bağlı olmasa da su yolunun kullanımına dair ayni (radisite) nitelikteki rejim bu kuralın istisnasını teşkil eder.Cevap
  5. E
    Dış borçların intikali hususunda selef devlet ile yeni bağımsız devlet arasında çıkacak olası bir uyuşmazlıkta, halefiyet kuralları gereği Uluslararası Adalet Divanı'nın tarafların rızasını aramaksızın zorunlu yargı yetkisi doğar.

Cevap

Doğru yanıt, yeni bağımsız devletin 'temiz sayfa' ilkesi gereği kural olarak ticari antlaşmalarla bağlı olmadığı, ancak su yolu kullanımı gibi ayni (radisite) nitelikteki rejimlerin bu kuralın istisnasını oluşturduğunu belirten ifadedir.
Yeni bağımsız devletler (dekolonizasyon sonucu kurulanlar), 1978 Viyana Sözleşmesi uyarınca 'temiz sayfa' (clean slate) kuralından yararlanır ve kural olarak selef devletin antlaşmalarıyla bağlı tutulamazlar. Dolayısıyla örnekteki devlet, genel ticari antlaşmalarla bağlı değildir. Ancak uluslararası su yolları, geçiş hakları ve sınırlar gibi belirli bir ülkesel alana bağlanmış ayni (radisite) nitelikteki objektif statü yaratan antlaşmalar halefiyette devamlılık gösterir ve yeni devleti bağlamaya devam eder. Bu durum temiz sayfa kuralının en önemli istisnasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki halefiyet türünü sınıflandırmak.
Tarsusya'nın sömürge yönetiminden kurtularak Eridanus adıyla kurulması, 'Yeni Bağımsız Devlet' statüsü yaratmaktadır.
1978 Viyana Sözleşmesi, devletlerin ayrılması veya dağılması ile dekolonizasyon (yeni bağımsız devlet) süreçleri için farklı halefiyet rejimleri öngörür.
2
Yeni bağımsız devletler için antlaşmalara halefiyet kurallarını (1978 Sözleşmesi) uygulamak.
Eridanus Cumhuriyeti için kural olarak 'temiz sayfa' (clean slate) ilkesi geçerlidir ve selef devletin yaptığı genel (ticari vs.) antlaşmalarla bağlı değildir.
Kendi iradesi dışında yapılmış siyasi ve ekonomik antlaşmaların yeni devleti bağlamaması esastır.
3
Temiz sayfa kuralının istisnalarını (ayni rejimler) değerlendirmek.
Sınır antlaşmaları ve su yolunun kullanımına dair ayni (radisite) antlaşmalar temiz sayfa kuralından etkilenmez ve yeni devleti bağlamaya devam eder.
Uluslararası barışın ve istikrarın korunması, kazanılmış haklara saygı gereğince objektif statü doğuran antlaşmalar süreklilik arz eder.

Anahtar Kavram

Devletlerin Halefiyeti ve Temiz Sayfa İlkesi
Bu soruyu puanla