Bağımlılık Teorisi'ne göre, günümüzün az gelişmiş ülkeleri, gelişmiş ülkelerin geçmişte geçtiği yollardan geçen "henüz gelişmemiş" yapılar değildir. Aksine, bu ülkelerin mevcut ekonomik durumu, dünya kapitalist sisteminin işleyişi ile doğrudan ilişkilidir.
Buna göre Bağımlılık Teorisi’nin "merkez-çevre" ilişkisine dair temel yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
- Çevre ülkelerin az gelişmişliği, merkez ülkelerin kalkınma sürecinin yapısal bir sonucu olarak bizzat küresel sistem tarafından üretilmektedir.Cevap
- BUluslararası sistemde devletler arasında artan ekonomik etkileşim, karşılıklı hassasiyetleri artırarak tek taraflı bağımlılık riskini minimize etmektedir.
- CAz gelişmiş ülkeler, geleneksel toplumsal yapılarını rasyonel modellerle değiştirdikleri takdirde merkez ülkelerin refah düzeyine ulaşabilirler.
- DDünya sistemi; merkez, yarı-çevre ve çevre bölgelerden oluşan hiyerarşik bir bütünlük arz eder ve sistemik istikrar bu üçlü yapı ile korunur.
- EUluslararası ekonomi-politik ilişkilerde devletler, mutlak refah artışından ziyade diğer aktörlere kıyasla elde ettikleri göreli kazanımlara odaklanırlar.
Cevap
Çevre ülkelerin az gelişmişliği, merkez ülkelerin kalkınma sürecinin yapısal bir sonucu olarak bizzat küresel sistem tarafından üretilmektedir.
Doğru yanıt olan seçenek, Bağımlılık Teorisi'nin temel iddiasını yansıtmaktadır. Teoriye göre az gelişmişlik, merkez ülkelerin (metropol) çevre ülkelerden (uydu) artı-değer ve kaynak transferi yapması sonucunda sistem tarafından üretilen yapısal bir durumdur. Bu nedenle çevre ülkelerin durumu, merkezden bağımsız bir aşama değil, merkeze bağımlılığın bir ürünüdür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Az Gelişmişliğin Gelişimi (Development of Underdevelopment)
Daha Fazla Pratik
Dünya Sistemleri Teorisi ile Bağımlılık Teorisi arasındaki 'yarı-çevre' ve 'sistem bütünlüğü' farklarına odaklanan soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s