Soru

Zorluk: OrtaBağımlılık Teorisi

Raul Prebisch ve Andre Gunder Frank gibi düşünürlerin öncülüğünde gelişen Bağımlılık Teorisi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ana akım modernleşme ve kalkınma yaklaşımlarına yönelik eleştirel bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Uluslararası politik ekonomiyi "merkez" (core) ve "çevre" (periphery) kavramları üzerinden analiz eden bu yaklaşım, küresel eşitsizliklerin geçici bir aşama olmadığını savunur.

Buna göre, Bağımlılık Teorisi'nin merkez ve çevre ilişkilerinin doğasına ilişkin savunduğu temel argüman aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Çevre ülkelerindeki azgelişmişlik durumu, merkez ülkelerin küresel kapitalist sistemdeki sermaye birikimini besleyen yapısal bir sömürü ve eşitsiz mübadele ilişkisinin zorunlu sonucudur.Cevap
  2. B
    Devletler arasındaki ticari bağların derinleşmesi, askeri gücün etkisini azaltarak merkez ve çevre ülkeler arasında asimetrik ancak her iki tarafın da mutlak kazanç sağladığı ortak bir çıkar ağı yaratır.
  3. C
    Uluslararası ekonomik sistemin analizi yalnızca merkez ve çevre ikiliğiyle yapılamaz; küresel hiyerarşide statü değiştirebilen ve sistemin istikrarını sağlayan bir "yarı-çevre" kategorisi de mevcuttur.
  4. D
    Merkez ve çevre arasındaki ilişkilerin temel belirleyicisi küresel sistemin ekonomik yapısı değil, devlet içindeki bürokratik elitlerin ve liderlerin dış politika yapımındaki bireysel algılarıdır.
  5. E
    Merkez ülkelerin çevre üzerindeki hegemonyası salt ekonomik bir sömürüye dayanmaz; büyük ölçüde uluslararası kurumlar ve sivil toplum aracılığıyla inşa edilen ideolojik rıza ile sürdürülür.

Cevap

Bağımlılık Teorisi, çevre ülkelerindeki azgelişmişliğin, merkez ülkelerin gelişmesini sağlayan küresel eşitsiz mübadele ve yapısal sömürünün doğrudan bir sonucu olduğunu savunur.
Doğru seçenek, Bağımlılık Teorisi'nin çekirdek argümanı olan 'azgelişmişliğin gelişimi' tezini tam olarak yansıtmaktadır. Andre Gunder Frank ve Raul Prebisch gibi düşünürlere göre küresel kapitalist sistem, merkez ülkelerin çevre ülkelerinden artı-değer transfer etmesi üzerine kuruludur. Çevre ülkeleri geleneksel oldukları için değil, merkez ülkelerin gelişmişliğini finanse eden eşitsiz bir mübadele ağına zorunlu olarak entegre edildikleri için azgelişmiş kalmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bağımlılık Teorisi'nin 'azgelişmişlik' (underdevelopment) tanımını analiz et.
Teoriye göre azgelişmişlik, henüz gelişmemiş olma (undeveloped) durumu değil, merkez ülkelerin gelişimi için çevrenin kaynaklarının aktarıldığı aktif ve yapısal bir süreçtir.
Teorinin ana akım modernleşme kuramlarından ayrıldığı en temel ontolojik farkı belirlemek için.
2
Seçenekleri kuramlar ile eşleştirerek eleme yap.
Karşılıklı bağımlılık vurgusu yapan seçenek Liberalizme; 'yarı-çevre' kavramını içeren seçenek Dünya Sistemleri Teorisine; bireysel algılara odaklanan seçenek Dış Politika Analizine/Birey Düzeyine; ideolojik rızaya odaklanan seçenek ise Gramsciyen yaklaşıma aittir.
Uluslararası ilişkiler teorileri arasındaki temel kavramsal farklılıkları tespit etmek için.
3
Merkez-çevre sömürüsünü ve eşitsiz mübadeleyi vurgulayan seçeneği belirle.
Çevrenin azgelişmişliğini, merkezin sermaye birikimini besleyen yapısal bir sömürünün sonucu olarak tanımlayan ifade, Bağımlılık Teorisi'nin doğrudan argümanıdır.
Prebisch ve Frank'ın 'azgelişmişliğin gelişimi' tezini en doğru yansıtan ifadeyi bulmak için.

Anahtar Kavram

Merkez-Çevre İlişkisi ve Eşitsiz Mübadele
Tahmini Süre:1m 15s
Bu soruyu puanla