Soru

Zorluk: Çok zorDevletlerin Halefiyeti

Uluslararası hukukta devletlerin halefiyeti (state succession) rejimini düzenleyen 1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Hakkında Viyana Sözleşmesi ve 1983 tarihli Devletlerin Devlet Mallarına, Arşivlerine ve Borçlarına Halefiyeti Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri uyarınca; sömürge yönetiminden kurtularak bağımsızlığını kazanan 'yeni bağımsız devletler' (newly independent states) ile bir devletin parçalanması (dissolution) veya ayrılması (separation) sonucu ortaya çıkan halefiyet süreçleri arasındaki hukuki farklılıklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Yeni bağımsız devletler için 'tabula rasa' (temiz sayfa) ilkesi uyarınca selef devletin antlaşmalarıyla kural olarak bağlı olmama esası geçerliyken; parçalanma veya ayrılma durumunda antlaşmaların sürekliliği (continuity) ilkesi uygulanır ancak her iki durumda da sınır rejimlerini düzenleyen 'radicite' antlaşmalar halefiyete tabidir.Cevap
  2. B
    Devletin sürekliliği ve kimliği (continuity and identity) ilkesi uyarınca, bir devlette meydana gelen radikal hükümet değişiklikleri ile yeni bağımsız devletlerin kurulması aynı hukuki rejime tabi olup; her iki durumda da selef otoritenin tüm siyasi ve askeri antlaşmaları 'tabula rasa' uyarınca kendiliğinden sona erer.
  3. C
    1978 Viyana Sözleşmesi'ne göre 'radicite' (yerelleşmiş) antlaşmalar yalnızca parçalanma ve birleşme hallerinde halef devlete intikal ederken; yeni bağımsız devletler, egemenlik haklarını kısıtladığı gerekçesiyle selef devletin yaptığı sınır ve transit geçiş antlaşmalarını reddetme hakkına sahiptir.
  4. D
    1983 Viyana Sözleşmesi uyarınca, yeni bağımsız devletler selef devletin genel kamu borçlarını nüfus ve yüzölçümü oranında devralmakla yükümlüyken; ayrılma (separation) yoluyla kurulan devletler 'temiz sayfa' ilkesi gereği borçlardan tamamen muaf tutulmuştur.
  5. E
    Bir devletin parçalanması (dissolution) durumunda selef devletin tüzel kişiliği sona erdiği için tüm çok taraflı antlaşmalar 'tabula rasa' uyarınca hükümsüz kalırken; yeni bağımsız devletler için sadece insan hakları antlaşmalarında süreklilik esası kabul edilmiştir.

Cevap

Yeni bağımsız devletler için antlaşmalarla bağlı olmama (tabula rasa) esası geçerliyken, parçalanma/ayrılma durumunda süreklilik (continuity) ilkesi uygulanır; ancak sınır rejimlerini düzenleyen 'radicite' antlaşmalar her iki durumda da halefiyete tabidir.
Doğru seçenek, uluslararası hukuktaki 1978 Viyana Sözleşmesi rejimini tam olarak özetlemektedir. Sömürge yönetiminden kurtulan 'yeni bağımsız devletler' için genel kural antlaşmalara taraf olmama (tabula rasa) iken, ayrılma veya parçalanma durumlarında uluslararası istikrarı korumak adına antlaşmaların sürekliliği (continuity) ilkesi benimsenmiştir. Ancak her iki senaryoda da, ülke üzerindeki objektif rejimleri veya sınırları belirleyen 'radicite' (yerelleşmiş) antlaşmalar (örneğin sınır antlaşmaları, transit geçiş hakları) halef devlete kendiliğinden geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Halefiyet türlerini (Yeni Bağımsız Devletler vs. Parçalanma/Ayrılma) ayırt etme.
Yeni bağımsız devletler sömürge sonrası kurulanlardır; parçalanma ise mevcut bir devletin yok olup yerine yenilerinin gelmesidir.
1978 Viyana Sözleşmesi bu iki durum için farklı hukuk kuralları öngörmüştür.
2
Antlaşmaların intikali ilkelerini (Tabula Rasa ve Continuity) uygulama.
Yeni bağımsız devletler için 'Tabula Rasa', diğerleri için 'Süreklilik' esastır.
Sömürge devletlerinin iradeleri dışında bağlandığı antlaşmalarla yeni hayatlarına başlamaması amaçlanmıştır.
3
Yerelleşmiş (Radicite) antlaşmaların durumunu kontrol etme.
Sınır rejimleri her iki durumda da halef devlete geçer.
Uluslararası toplumun istikrarı ve sınırların korunması ilkesi gereği (uti possidetis juris) bu antlaşmalar istisnadır.

Anahtar Kavram

Devletlerin Halefiyeti (State Succession)

Daha Fazla Pratik

Devletlerin halefiyetinde devlet borçlarının (1983 Sözleşmesi) yeni bağımsız devletler için özel rejimini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla