Zeta Cumhuriyeti'nde meydana gelen siyasi çalkantılar sürecinde bazı uluslararası nitelikli hadiseler vuku bulmuştur:
I. Emniyet teşkilatına mensup bir komiser, resmi üniforması üzerinde ve nöbet saatinde olmasına rağmen, amirlerinin kesin yasağını çiğneyerek ve yetkilerini açıkça aşarak (ultra vires) komşu ülkenin büyükelçilik binasına ateş açmıştır.
II. Hiçbir devlet yönlendirmesi veya kontrolü altında olmayan sıradan şehir sakinleri, anlık bir provokasyonla limandaki yabancı bir ticaret gemisine hasar vermiştir. Güvenlik güçleri olaya derhal müdahale etmiş ve devletin herhangi bir önleme ihmali (due diligence eksikliği) tespit edilmemiştir.
III. Ülkenin güneyini kontrol eden bir direniş cephesi, çatışmalar sırasında yabancı yatırımcılara ait fabrikaları tahrip etmiştir. Bu direniş cephesi, aylar süren mücadelenin ardından mevcut hükümeti devirerek Zeta Cumhuriyeti'nin resmi ve meşru otoritesi statüsünü kazanmıştır.
IV. Kuzey bölgesindeki bağımsızlık yanlısı silahlı bir oluşum, sınır ötesi operasyonlar düzenlemiş, ancak nihayetinde devletin kolluk kuvvetlerince tamamen tasfiye edilmiştir.
Uluslararası Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan Devletin Sorumluluğuna İlişkin Taslak Maddeler dikkate alındığında, bu vakaların Zeta Cumhuriyeti'ne atfedilmesi (isnadiyeti) konusunda aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?
- AEmniyet mensubu amirlerinin talimatı dışına çıkarak yetki aşımında bulunduğu için eylemi devlete isnat edilemezken; sıradan sakinlerin eylemi, olay ülke egemenlik alanında gerçekleştiği için doğrudan devlete atfedilir.
- BSöz konusu vakaların tamamında devletin doğrudan yönlendirmesi veya kastı bulunmadığından eylemler devlete atfedilmez; uluslararası hukukun mutlak süjesi oldukları varsayılan bireyler doğrudan kendi adlarına sorumlu tutulurlar.
- CSıradan sakinlerin eylemleri devletin mutlak sorumluluğunu doğurur, ancak mağdurların Zeta Cumhuriyeti iç hukuk yollarını tüketmemesi diplomatik koruma hakkını engellediği için eylemlerin devlete isnadiyeti düşer.
- DSıradan sakinlerin eylemleri devlete isnat edilebilirken, emniyet mensubunun ve direniş cephesinin eylemleri hukuka aykırılığı ortadan kaldıran zaruret hali ve mücbir sebep kapsamında değerlendirildiğinden isnadiyet ortadan kalkar.
- Emniyet mensubunun yetkisini aşarak gerçekleştirdiği eylem ile nihayetinde meşru otorite haline gelen direniş cephesinin geçmiş eylemleri devlete isnat edilebilir; ancak anlık galeyana gelen sakinlerin ve tasfiye edilen oluşumun eylemleri devlete atfedilemez.Cevap