Soru

Zorluk: ZorDevletlerin Halefiyeti

1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Hakkında Viyana Sözleşmesi’nin öngördüğü rejim çerçevesinde; "yeni bağımsızlaşan devletler" (sömürge sonrası) ile "devletin parçalanması" (dissolution) veya "ayrılması" (separation) sonucunda ortaya çıkan devletlerin antlaşmalar karşısındaki hukuki durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Bir devletin anayasal düzeninin değişmesi veya ihtilal yoluyla hükümetin el değiştirmesi, selef devletin kimliğini sona erdirdiği için uluslararası hukukta devlet halefiyeti kuralları çerçevesinde tüm antlaşmaları geçersiz kılar.
  2. B
    Yeni bağımsızlaşan devletler, "temiz sayfa" (clean slate) ilkesinden yararlanarak selef devletin akdettiği sınır antlaşmalarına ve toprak rejimine ilişkin "radicite" antlaşmalara halef olmayı tek taraflı irade beyanıyla reddedebilirler.
  3. C
    Devletin parçalanması durumunda ortaya çıkan yeni devletler, selef devletin taraf olduğu antlaşmaları ancak açık bir "devam ettirme bildirimi" ile devralabilirler; aksi takdirde antlaşmalar bu devletler için sona erer.
  4. Sömürge yönetiminden kurtularak kurulan "yeni bağımsızlaşan devletler" için selef devletin antlaşmalarına halef olmama hakkı tanıyan "temiz sayfa" ilkesi geçerliyken; devletin ayrılması veya parçalanması durumunda kural olarak "antlaşmaların sürekliliği" ilkesi öngörülmüştür.Cevap
  5. E
    Halefiyet sürecinde selef devlete ait tüm kamu malları ve borçları, 1978 Sözleşmesi uyarınca sadece ilgili devletlerin nüfus oranları dikkate alınarak halef devletler arasında zorunlu olarak paylaştırılır.

Cevap

Yeni bağımsızlaşan devletler için "temiz sayfa" ilkesi, parçalanma veya ayrılma durumunda ortaya çıkan devletler için ise "antlaşmaların sürekliliği" ilkesinin esas alındığını belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, 1978 Viyana Sözleşmesi'nin temel ayrımını yansıtmaktadır: Sözleşme, sömürgecilikten kurtulan yeni bağımsız devletler için 'temiz sayfa' (tabula rasa) kuralını öngörerek onlara geçmiş antlaşmalarla bağlı olmama özgürlüğü tanımış; buna karşın devletlerin ayrılması veya parçalanması durumunda uluslararası hukuk düzeninin istikrarını korumak için 'antlaşmaların sürekliliği' (continuity) ilkesini kural olarak benimsemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Halefiyet türlerini kategorize et.
1978 Viyana Sözleşmesi'nde 'Yeni Bağımsızlaşan Devletler' (sömürge sonrası) ve 'Devletin Parçalanması/Ayrılması' şeklinde iki temel kategori bulunur.
Uluslararası hukukta halefiyetin hukuki sonuçları, devletin hangi yolla ortaya çıktığına göre değişmektedir.
2
Sömürge sonrası devletlerin (NIS) antlaşma rejimini analiz et.
Bu devletler için 'Temiz Sayfa' (Tabula Rasa) ilkesi geçerlidir; yani selef devletin antlaşmalarını devralmak zorunda değildirler (Sözleşme m. 16).
Kendi kaderini tayin hakkı çerçevesinde yeni devletin eski sömürgeci gücün siyasi yükümlülükleriyle bağlanmaması amaçlanır.
3
Ayrılma ve parçalanma (Dissolution/Separation) rejimini analiz et.
Bu durumlarda kural 'Antlaşmaların Sürekliliği' (Continuity) ilkesidir; antlaşmalar halef devletler için kendiliğinden devam eder (Sözleşme m. 34/35).
Uluslararası toplumun düzenini ve antlaşma hukukundaki istikrarı korumak için süreklilik esastır.
4
Genel istisnaları hatırla.
Sınır antlaşmaları ve ülkeye bağlı yükümlülükler (radicite), halefiyet türü ne olursa olsun her zaman devralınır.
Sınırların kesinliği ilkesi, uluslararası barış ve güvenlik için temiz sayfa ilkesinden üstün tutulur.

Anahtar Kavram

1978 Viyana Sözleşmesi uyarınca halefiyet türlerine göre değişen antlaşma rejimi (Temiz Sayfa vs. Süreklilik).
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla