Soru

Zorluk: ZorMeşru Müdafaa Hakkı

Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 'Petrol Platformları' (İran - ABD, 2003) davasındaki içtihadı ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'ndaki düzenlemeler dikkate alındığında; bir devletin münferit askeri unsurlarına veya ticari gemilerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların 'meşru müdafaa' hakkını doğurabilmesi için gereken 'silahlı saldırı' (armed attack) eşiği ve bu hak kapsamında yapılacak karşı eylemlerin hukuka uygunluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Bir saldırının meşru müdafaa hakkını doğurabilmesi için kuvvet kullanma yasağının ihlali olan her türlü eylem yeterli olmayıp, saldırının nicelik ve nitelik bakımından 'en ağır kuvvet kullanma' biçimi olan 'silahlı saldırı' eşiğini aşması gerekir.Cevap
  2. B
    Devletin egemenlik alanı dışındaki (açık denizler vb.) askeri varlıklarına yapılan saldırılar meşru müdafaa doğurmaz; bu hak sadece devletin kara ülkesine yönelik fiziki müdahalelerde kullanılabilir.
  3. C
    Sınır olayları (frontier incidents) ile tam ölçekli silahlı saldırılar arasında hukuki bir fark bulunmadığından, en küçük sınır ihlali dahi karşı devlete yönelik geniş çaplı bir askeri harekat başlatma hakkı verir.
  4. D
    Meşru müdafaa kapsamında gerçekleştirilen karşı saldırının hukuka uygun olması için sadece 'orantılılık' ilkesine uyulması yeterlidir; saldırının 'gereklilik' (necessity) testinden geçmesi şart değildir.
  5. E
    Meşru müdafaa hakkı kullanan bir devlet, saldırgan devletin sivil altyapılarını ve ekonomik tesislerini (petrol platformları gibi), saldırının askeri niteliğine bakmaksızın cezalandırma amacıyla imha edebilir.

Cevap

Uluslararası hukukta meşru müdafaa hakkının doğması için saldırının 'silahlı saldırı' (armed attack) eşiğini aşması gerektiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru kabul edilen ifade, meşru müdafaa hakkının ancak 'silahlı saldırı' eşiği aşıldığında kullanılabileceğini belirterek UAD'nin Nicaragua ve Petrol Platformları davalarındaki temel tespitini yansıtmaktadır. Divan, bu davalarda kuvvet kullanma yasağının ihlali ile meşru müdafaayı doğuran silahlı saldırı arasında niceliksel ve niteliksel bir fark olduğunu, her kuvvet kullanımının meşru müdafaa hakkı vermediğini hükme bağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
BM Şartı Madde 51 ve UAD içtihatları çerçevesinde meşru müdafaanın tetikleyici unsurunu belirle.
Meşru müdafaa ancak bir 'silahlı saldırı' (armed attack) meydana geldiğinde kullanılabilir.
Kuvvet kullanma yasağının her ihlali (örneğin basit bir sınır tacizi) meşru müdafaa hakkını doğurmaz.
2
Nicaragua ve Petrol Platformları davalarındaki 'eşik' (threshold) kavramını analiz et.
Divan, 'silahlı saldırı'yı, nicelik (ölçek) ve nitelik (etki) bakımından en ağır kuvvet kullanma biçimi olarak tanımlamıştır.
Bu ayrım, devletlerin küçük çaplı olayları bahane ederek geniş çaplı savaşlar başlatmasını önlemeyi amaçlar.
3
Karşı eylemin sınırlarını (gereklilik ve orantılılık) değerlendir.
Meşru müdafaa kapsamında yapılan eylem, saldırıyı durdurmak için 'gerekli' ve saldırının boyutuyla 'orantılı' olmalıdır.
Cezalandırıcı veya caydırıcı amaçlı aşırı güç kullanımı meşru müdafaa sınırlarını aşar.

Anahtar Kavram

Meşru Müdafaada Silahlı Saldırı Eşiği (Armed Attack Threshold)

İpuçları

1
Meşru müdafaa hakkının doğması için gereken saldırının ismine (BM Şartı 51. Madde) dikkat edin.
2
Uluslararası Adalet Divanı'na göre her 'kuvvet kullanma' (use of force), 'meşru müdafaa' hakkı doğurur mu?
3
Nicaragua davasında Divan, sınır olaylarının meşru müdafaayı tetikleyip tetiklemeyeceği konusunda ne demiştir?

Daha Fazla Pratik

Petrol Platformları davasındaki 'accumulation of events' (olayların birikimi) teorisini ve UAD'nin bu konudaki çekinceli tutumunu inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla