Liberalizm ve Neoliberalizm

366 soru

Soru 101Soru

Immanuel Kant'ın 'Ebedi Barış' (Zum ewigen Frieden) projesindeki 'cumhuriyetçi anayasa' şartından beslenen ve Michael Doyle tarafından ampirik verilerle desteklenen Demokratik Barış Teorisi çerçevesinde; demokratik devletlerin barışçıl eğilimlerine ilişkin 'diyadik' (ikili) düzeydeki temel iddia aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Liberal demokratik devletlerin kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda güç kullanma ihtimalinin ortadan kalktığı bir 'ayrı barış' (separate peace) alanı oluşturduğu gözlemi

Cevap

Liberal demokratik devletlerin kendi aralarındaki uyuşmazlıklarda güç kullanma ihtimalinin ortadan kalktığı bir 'ayrı barış' (separate peace) alanı oluşturduğu gözlemi
Demokratik Barış Teorisi, devletlerin iç siyasal rejimleri (demokrasi/cumhuriyet) ile dış politikadaki barışçıl eğilimleri arasında doğrudan bir bağ kurar. Michael Doyle, Kantçı ilkeleri takip ederek liberal demokrasilerin birbirleriyle savaşmadığı bir 'ayrı barış' bölgesi oluşturduğunu ampirik olarak göstermiştir. Bu durum 'diyadik' (ikili) bir ilişkidir; yani barış, aktörlerin rejim tipinin benzerliği (demokrasi-demokrasi) üzerinden şekillenir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik kökeni analiz et
Immanuel Kant'ın 'cumhuriyetçi anayasa' vurgusu, halkın savaşın maliyetini üstlendiği için barışçı olacağını öngörür.
Teorinin iç siyasetten dış siyasete uzanan mekanizmasını anlamak için gereklidir.
2
Diyadik ve monadik ayrımı yap
Demokrasilerin sadece birbirleriyle savaşmadığı (diyadik) saptanmıştır; otoriter devletlerle savaşabildikleri (monadik iddianın reddi) görülmüştür.
Teorinin ampirik sınırlarını belirlemek sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Michael Doyle'un katkısını ekle
Doyle, liberal devletlerin birbirlerine karşı 'liberal barış' veya 'ayrı barış' (separate peace) içinde olduğunu verilerle kanıtlamıştır.
Teorinin modern literatürdeki en önemli ampirik karşılığını doğrulamak içindir.

Anahtar Kavram

Demokratik Barış'ın Diyadik Niteliği

Daha Fazla Pratik

Kant'ın 'Kozmopolit Hukuk' (misafirperverlik) ve 'Uluslararası Federasyon' sütunlarının ampirik çalışmalardaki karşılıklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 102Soru

Neoliberal kurumsalcılık (kurumsal liberalizm), realizmin "uluslararası sistemin anarşik yapısı" ve "devletlerin rasyonel/bencil aktörler olduğu" varsayımlarını kabul etmesine rağmen, bu zorlayıcı koşullar altında dahi kalıcı işbirliğinin mümkün olduğunu savunur. Bu yaklaşıma göre, uluslararası kurumların devletler arasındaki işbirliğini kolaylaştırmada ve sürdürülebilir kılmada üstlendiği temel fonksiyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlem maliyetlerini düşürerek bilgi akışını hızlandırmak, aktörlerin niyetlerine dair belirsizliği azaltmak ve hile yapmanın maliyetini artırarak işbirliğini rasyonel bir tercih haline getirmek

Cevap

Uluslararası kurumlar, işlem maliyetlerini düşürüp bilgi akışını sağlayarak belirsizliği giderir ve hile yapmanın maliyetini artırarak işbirliğini rasyonel kılar.
Neoliberal kurumsalcılık, uluslararası kurumları devletlerin bencil çıkarlarını takip ederken karşılaştıkları 'belirsizlik' ve 'yüksek işlem maliyeti' sorunlarını çözen teknik araçlar olarak görür. Kurumlar, devletlerin birbirlerinin niyetlerini izlemesine (monitoring) olanak tanıyarak hile yapmanın bedelini (itibar kaybı, yaptırım vb.) artırır ve böylece rasyonel aktörler için işbirliğini en mantıklı seçenek haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik çerçeveyi belirle
Neoliberal kurumsalcılık; realizmin anarşi ve rasyonel aktör varsayımlarını kabul eder.
Sorunun kökenindeki 'realist varsayımlara rağmen' ifadesi teorinin rasyonel-kurumsalcılığına işaret eder.
2
Problemi tanımla
Anarşi altında 'hile yapma' (cheating) ve 'bilgi eksikliği' işbirliğini engeller.
Mahkûmlar Çıkmazı gibi modellerde devletlerin temel korkusu diğerinin taahhüdüne uymamasıdır.
3
Kurumsal çözümü analiz et
Robert Keohane'e göre kurumlar; bilgi asimetrisini giderir, işlem maliyetlerini (transaction costs) düşürür ve geleceğin gölgesini (shadow of the future) uzatır.
Bu mekanizmalar sayesinde devletler birbirlerinin davranışlarını öngörebilir ve uzun vadeli mutlak kazanca odaklanabilir.

Anahtar Kavram

Neoliberal Kurumsalcılığın Fonksiyonel İşlevi

Daha Fazla Pratik

Robert Keohane'in 'After Hegemony' eserindeki rejim teorisi ve 'piyasa başarısızlığı' analojisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 103Soru

Uluslararası ilişkilerde devletler, bazen tek bir konu üzerinde müzakere ederken karşılıklı taviz veremedikleri için tıkanıklık yaşayabilirler. Neoliberal kurumsalcılara göre uluslararası kurumlar, farklı çıkar alanlarını (örneğin bir ticaret anlaşması ile balıkçılık kotalarını) aynı paket içinde sunarak devletlerin rasyonel bir pazarlık yoluyla uzlaşmasını sağlar. Neoliberal kurumsalcılıkta iş birliğini teşvik eden bu mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konu bağlantısı (Issue linkage)

Cevap

Konu bağlantısı (Issue linkage) mekanizması, uluslararası kurumların farklı pazarlık alanlarını bir araya getirerek devletlerin iş birliği yapmasını sağlayan rasyonel bir araçtır.
Doğru cevap olan konu bağlantısı, uluslararası rejimlerin devletler arasındaki pazarlık alanını genişleterek, normal şartlarda uzlaşılması zor olan konularda 'al-ver' (logrolling) dengesi kurulmasını sağlayan temel bir iş birliği mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda tanımlanan durumu analiz edin.
Tek bir konuda yaşanan tıkanıklığın, farklı alanların ilişkilendirilmesiyle (paket anlaşmalar) aşılmaya çalışıldığı görülmektedir.
Neoliberal kurumsalcılık, kurumların iş birliği maliyetlerini nasıl düşürdüğünü açıklar.
2
Kavramsal eşleştirme yapın.
Farklı çıkar alanlarının (ticaret, çevre, güvenlik vb.) birleştirilmesi süreci literatürde 'konu bağlantısı' (issue linkage) olarak tanımlanır.
Bu yöntem, rasyonel devletlerin mutlak kazanç elde etme ihtimalini artırır.

Anahtar Kavram

Neoliberal kurumsalcılıkta iş birliğini kolaylaştıran fonksiyonel araçlar ve konu bağlantısı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 104Soru

Immanuel Kant, "Ebedi Barış" (PerpetualPerpetual PeacePeace) adlı eserinde, uluslararası barışın kalıcı olarak tesisi için egemen devletlerin üzerinde otorite sahibi olan merkezi bir "dünya devleti" (civitascivitas maximamaxima) kurulması fikrine karşı çıkar. Kant'a göre, barış ancak egemenliklerini muhafaza eden rasyonel cumhuriyetlerin gönüllü bir birlikteliği olan bir "barış federasyonu" (foedusfoedus pacificumpacificum) aracılığıyla sağlanabilir.

Kant'ın merkezi bir dünya devletini reddederek federatif bir yapıyı önermesinin temelinde yatan ve klasik liberalizmin Aydınlanma kökleriyle doğrudan uyumlu olan gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yasaların tek bir merkezden yürütüldüğü devasa bir küresel otoritenin, bireysel özgürlükleri ve siyasi farklılıkları ortadan kaldıran evrensel bir despotizme dönüşme tehlikesi taşıması

Cevap

Kant'ın dünya devletini reddederek federasyonu savunmasının temel nedeni, tek merkezli bir küresel gücün bireysel özgürlükleri ezen bir despotizme (küresel tiranlık) dönüşme riskidir.
Kant'ın Aydınlanma düşüncesine dayanan temel kaygısı özgürlüktür. Tek bir dünya devleti kurulması durumunda, bu yapının denetlenemeyen ve bireysel hakları ezen devasa bir tiranlığa (despotizme) dönüşmesinden çekinir. Bu yüzden devletlerin egemenliklerini koruyarak hukuk temelinde birleştiği bir federasyonu, barış ve özgürlük arasındaki en iyi denge olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın barış önerisinin yapısal özelliklerini analiz et
Kant, bir dünya hükümetini (tek merkezli otorite) değil, bağımsız cumhuriyetlerin oluşturduğu bir federasyonu önerir.
Bu ayrım, liberalizmin egemenlik ve özgürlük dengesini nasıl kurduğunu anlamak için kritiktir.
2
Aydınlanma felsefesiyle bağlantı kur
Aydınlanma düşüncesi, bireyin rasyonalitesini ve tiranlığa karşı korunmasını merkeze alır.
Kant'ın devletler düzeyindeki önerisi, birey-devlet ilişkisindeki özgürlükçü yaklaşımın uluslararası düzeye yansımasıdır.
3
Despotizm riskini değerlendir
Merkezi otoritenin genişlemesi, yerel özgürlüklerin ve hukukun denetlenmesini zorlaştırarak tiranlığa yol açar.
Kant, 'ruhsuz bir despotizm' olarak tanımladığı bu durumdan kaçınmak için gönüllü hukuk birliğini (federasyon) tercih eder.

Anahtar Kavram

Kantçı Barış Federasyonu (Foedus Pacificum) ve Despotizm Eleştirisi

Daha Fazla Pratik

Kant'ın 'Ebedi Barış' için şart koştuğu üç kesin maddeyi (cumhuriyetçi anayasa, devletler federasyonu ve dünya vatandaşlığı hukuku) inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 105Soru

Michael Doyle’un Cumhuriyetçi Liberalizm geleneği içinde yaptığı çalışmalar, liberal devletlerin birbirleriyle olan ilişkilerinde gösterdikleri barışçıl eğilimin (separate peace), liberal olmayan devletlerle olan ilişkilerinde neden görülmediğini açıklamaya çalışır. Doyle'un analizine göre, liberal devletlerin sadece kendi aralarında barışçıl bir birlik oluşturup liberal olmayan aktörlerle çatışmaya girmelerinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Liberal devletlerin, demokratik olmayan devletlerin iç yapısındaki kurumsal denetim ve halkın onay mekanizması eksikliği nedeniyle bu devletleri güvenilmez ve potansiyel bir tehdit olarak algılaması

Cevap

Liberal devletlerin, demokratik olmayan devletlerin karar alma süreçlerindeki kurumsal denetim ve halkın onay mekanizması eksikliğini bir tehdit olarak görmesi
Doğru yanıt olan açıklama, Michael Doyle'un Kantçı mirası modern verilere uygularken kullandığı temel mantığı yansıtır. Liberal devletler, diğer liberal devletlerin karar alma mekanizmalarını (şeffaflık, halkın savaşa karşı direnci, yasama denetimi) bildikleri için onlara güvenirler. Ancak liberal olmayan devletlerde bu 'frenleyici' mekanizmaların eksikliği, bu devletlerin her an öngörülemez bir şekilde saldırganlaşabileceği algısını yaratır, bu da liberal devletlerin onlara karşı barışçıl normlarını işletmemesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçi liberalizmin temel birimini belirlemek
Analiz birimi, devletin iç siyasal yapısı ve rejim tipidir.
Teori, dış politikanın iç yapının bir yansıması olduğunu savunur.
2
Michael Doyle'un 'Ayrı Barış' (Separate Peace) kavramını analiz etmek
Liberal devletler sadece kendi aralarında savaşmazlar (diyadik barış).
Bu durum, liberal devletlerin birbirlerinin iç yapılarına duydukları güvenden kaynaklanır.
3
Liberal ve liberal olmayan devletler arasındaki asimetriyi değerlendirmek
Liberal devletler, otokratik liderlerin halkın denetimi olmadan savaşa girme 'keyfiyetini' tehdit olarak algılar.
Kant'ın birinci şartı olan 'Cumhuriyetçi Anayasa', savaştan zarar görecek halkın onayı sayesinde bir fren görevi görür; bu frenin olmadığı devletler güvenilmezdir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçi Liberalizm ve Diyadik Barış
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 106Soru

Karl Deutsch’un Sosyolojik Liberalizm çerçevesinde geliştirdiği "İşlemcilik" (Transactionalism) yaklaşımı, toplumsal bütünleşmenin temelini devletler arası resmi bağlardan ziyade, toplumlar arasındaki iletişim ve sınırötesi etkileşim ağlarına dayandırır. Bu yaklaşıma göre, bir güvenlik topluluğunun istikrarı ve kalıcılığı, topluluğu oluşturan birimlerin birbirlerinin siyasi kararlarına, ihtiyaçlarına ve mesajlarına hızlı ve barışçıl şekilde tepki verebilme kapasitesine bağlıdır. Deutsch tarafından bütünleşmenin başarısı için merkezi bir kriter olarak kabul edilen bu kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karşılıklı duyarlılık (Mutual responsiveness)

Cevap

Karşılıklı duyarlılık (Mutual responsiveness)
Doğru cevap olan 'karşılıklı duyarlılık', Karl Deutsch'un İletişim Kuramı ve Sosyolojik Liberalizm yaklaşımının en özgün parçalarından biridir. Deutsch'a göre, toplumlar arasındaki ticaret, turizm ve haberleşme gibi işlemler arttıkça, bu aktörler birbirlerinin taleplerini anlama ve bunlara barışçıl çözümler üretme kapasitesi geliştirirler; bu da bir güvenlik topluluğunun temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyolojik Liberalizm'in temel varsayımını analiz etme
Bu yaklaşım, devletlerden ziyade toplumlar arasındaki sosyal etkileşimlerin (işlemlerin) entegrasyonu sağladığını savunur.
Teorinin odak noktası olan 'işlemcilik' (transactionalism) kavramı, barışın toplumsal bir süreç olduğunu varsayar.
2
Güvenlik topluluğunun işleyiş mekanizmasını belirleme
Topluluk üyelerinin birbirlerinin ihtiyaçlarına şiddet dışı yollarla cevap vermesi gerekir.
Karl Deutsch'a göre, iletişim ağları arttıkça birimler arasında 'karşılıklı duyarlılık' gelişir ve bu da savaşı bir seçenek olmaktan çıkarır.

Anahtar Kavram

Karşılıklı Duyarlılık (Mutual Responsiveness)
Soru 107Soru

Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" (Complex Interdependence) kuramı çerçevesinde; bir aktörün dışsal bir sarsıntı karşisında mevcut politikaları içerisinde verdiği tepkinin hızı ve maliyeti "duyarlılık" (sensitivity) olarak tanımlanırken; bu sarsıntının etkilerini hafifletmek amacıyla başvurulan politika değişikliğinin maliyeti "kırılganlık" (vulnerability) olarak adlandırılır. 20262026 yılında yürürlüğe giren yeni bir uluslararası dijital hizmet vergisi düzenlemesi sonucunda, teknoloji ihracatçısı olan XX ülkesinin ihracat gelirleri ilk çeyrekte %1515 oranında azalmıştır. Ancak XX ülkesi, iç pazarını hızla genişleterek ve yeni ticaret anlaşmaları imzalayarak bir yıl sonunda toplam vergi yükünü başlangıç seviyesinin altına çekmeyi başarmıştır.

Bu senaryoya göre XX ülkesinin durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" kuramı açısından en isabetli değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dışsal değişimin XX ülkesi üzerinde yarattığı ilk maliyet yüksek bir duyarlılığa işaret ederken, ülkenin alternatif politikaları düşük maliyetle hayata geçirebilmesi kırılganlığının sınırlı olduğunu gösterir.

Cevap

Dışsal değişimin yarattığı ilk maliyet yüksek bir duyarlılığa işaret ederken, ülkenin alternatif politikaları düşük maliyetle hayata geçirebilmesi kırılganlığının sınırlı olduğunu gösteren seçenek doğrudur.
Senaryoda XX ülkesinin yaşadığı ilk gelir kaybı, dış dünyadaki bir değişikliğin ülke ekonomisine ne kadar hızlı ve sert yansıdığını gösteren 'duyarlılık' kavramını karşılar. Ancak ülkenin bir yıl gibi bir sürede alternatif politikalar geliştirerek bu kaybı telafi etmesi ve maliyeti düşürmesi, ülkenin bu değişikliğe karşı 'kırılganlığının' düşük olduğunu kanıtlar. Keohane ve Nye'a göre güç, sadece karşılıklı bağımlılıkta değil, bu bağımlılıktaki asimetride ve uyum yeteneğinde (düşük kırılganlık) yatar.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki ilk etkiyi analiz et.
İhracat gelirlerinin kısa vadede %1515 azalması, dışsal şoka verilen hızlı ve maliyetli tepkiyi yani 'duyarlılığı' gösterir.
Duyarlılık, mevcut politika çerçevesinde dışsal bir değişimin yarattığı etkidir.
2
Senaryodaki uyum sürecini analiz et.
Ülkenin pazar genişletme ve yeni anlaşmalarla maliyeti telafi etmesi, politika değişikliği maliyetinin (kırılganlık) düşük olduğunu gösterir.
Kırılganlık, bir aktörün yeni duruma uyum sağlamak için geliştirdiği politika değişikliğinin maliyetidir.
3
Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık değişkenlerini birleştir.
Yüksek duyarlılık + Düşük kırılganlık kombinasyonu ortaya çıkar.
Kuramsal çerçevede bu iki kavramın ayrımı, güç asimetrisini belirleyen temel unsurdur.

Anahtar Kavram

Duyarlılık (Sensitivity) ve Kırılganlık (Vulnerability) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Keohane ve Nye'ın 'Power and Interdependence' kitabındaki asimetrik karşılıklı bağımlılık örneklerini inceleyerek güç analizini derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 108Soru

İki Savaş Arası Dönem'de (191919391919-1939) uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu paradigması olan İdealizm (Ütopik Liberalizm); rasyonel bireylerin ve devletlerin savaşın yıkıcılığını kavrayarak barışçıl bir düzen kurabileceği varsayımına dayanır. Bu paradigmanın merkezinde yer alan 'çıkarların uyumu' (harmonyharmony ofof interestsinterests) ilkesi, uluslararası hukukun ve örgütlerin geliştirilmesiyle desteklenmiştir.

Buna göre, İdealist düşünce geleneğinin savaşın önlenebilirliğine dair öne sürdüğü temel argümanlar ve kurumsal araçlar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu yaklaşımın kendi içsel mantığı çerçevesinde savunduğu bir gerekçe değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: E. H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' (TheThe TwentyTwenty YearsYears' CrisisCrisis) adlı çalışmasında ifade ettiği, barış ve ahlak gibi evrensel değerlerin aslında statükoyu elinde tutan egemen devletlerin çıkarlarını maskelemek için kullanıldığı tespiti

Cevap

E. H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' çalışmasındaki tespiti, İdealist düşüncenin bir argümanı değil, bu düşünceye yöneltilen temel Realist eleştiridir.
Doğru yanıt olan seçenek, E. H. Carr'ın 'Yirmi Yıl Krizi' (19391939) kitabındaki temel tezidir. Carr bu eserinde, İdealistlerin savunduğu 'evrensel barış' ve 'ahlak' gibi kavramların aslında o dönemki dünya düzenini (statükoyu) kuran İngiltere ve ABD gibi devletlerin kendi çıkarlarını korumak için kullandıkları ideolojik araçlar olduğunu savunur. Bu, idealizmin rasyonel barış projelerine karşı geliştirilmiş bir realist eleştiridir, dolayısıyla idealistlerin kendi paradigması içinde savunduğu bir gerekçe değildir.

Adım Adım Çözüm

1
İdealist paradigmanın temel varsayımlarını belirle.
İdealizm; rasyonalite, ahlak, uluslararası hukuk, ekonomik karşılıklı bağımlılık ve uluslararası örgütler (kolektif güvenlik) aracılığıyla barışın kalıcı hale getirilebileceğini savunur.
Soruda istenen 'İdealizmin kendi mantığı dışındaki' seçeneği bulmak için önce sistemin iç unsurlarını tanımak gerekir.
2
Seçeneklerdeki isimleri ve kavramları paradigmayla eşleştir.
Norman Angell (ekonomik rasyonalite), Woodrow Wilson (kurumsal barış), Kellogg-Briand (hukuki yasaklama) ve Kolektif Güvenlik (kurumsal caydırıcılık) idealizmin temel sütunlarıdır.
İsim-eser-teori eşleşmelerinin doğruluğunu kontrol etmek, hatalı çıkarımları elemeyi sağlar.
3
E. H. Carr'ın pozisyonunu analiz et.
Carr, 1939'da yayımlanan eseriyle idealizmin 'çıkarların uyumu' ilkesini sert bir şekilde eleştirmiş ve bunun statükocu güçlerin bir maskesi olduğunu savunmuştur.
Carr, Birinci Büyük Tartışma'da Realizm sahasında yer alarak idealizmi 'ütopik' olarak niteleyen isimdir.

Anahtar Kavram

İdealizm ve Carr'ın Realist Eleştirisi

Daha Fazla Pratik

E. H. Carr'ın eleştirilerinin ardından realizmin disiplindeki yükselişini anlamak için Hans Morgenthau'nun 'Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi'ni inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 109Soru

Birinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı sonuçlarına bir tepki olarak gelişen ve 191919391919-1939 yılları arasındaki döneme damgasını vuran İdealist (Ütopik Liberal) yaklaşıma göre, uluslararası alanda kalıcı barışın sağlanması ve savaşın önlenmesi için temel yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolektif güvenlik ilkesine dayalı uluslararası örgütlenme ve hukukun üstünlüğü

Cevap

İdealist yaklaşım, kalıcı barışın ancak kolektif güvenlik ilkesine dayalı uluslararası örgütlenme ve hukukun üstünlüğü ile sağlanabileceğini savunur.
İdealist (Ütopik Liberal) teori, savaşın rasyonel bir tercih olmadığını, cehalet veya kötü liderlerden kaynaklandığını savunur. Bu nedenle barışın tesisi için devletlerin 'biri hepimiz, hepimiz birimiz için' mantığıyla hareket ettiği kolektif güvenlik sistemlerinin kurulmasını ve uluslararası hukukun yaptırım gücüne sahip olmasını önerir.

Adım Adım Çözüm

1
İdealizm'in temel varsayımını belirle.
Savaşın bir 'hastalık' olduğu ve rasyonel kurumlarla iyileştirilebileceği kabulü.
İdealizm, insan aklına ve uluslararası iş birliğine güvenir.
2
İki Savaş Arası Dönem'deki araçları analiz et.
Milletler Cemiyeti, Kellogg-Briand Paktı ve Woodrow Wilson'ın 14 İlkesi.
Bu araçların tamamı hukuki ve kurumsal bir barış düzeni kurmayı hedefler.

Anahtar Kavram

Kolektif Güvenlik (Collective Security)
Tahmini Süre:45s
Soru 110Soru

Sosyolojik Liberalizm yaklaşımının öncüsü Karl Deutsch'un 'İşlemcilik' (Transactionalism) kuramına göre; toplumlar arasındaki ticaret, haberleşme, turizm ve kültürel etkileşimlerin (işlemlerin) artması, uluslararası sistemde kalıcı barışın tesis edilmesine katkı sağlar. Bu süreçlerin sonunda ortaya çıkan, üyeleri arasındaki anlaşmazlıklarda askeri güç kullanımının bir seçenek olmaktan çıktığı ve bir 'bizlik duygusunun' (sense of community) geliştiği yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güvenlik topluluğu

Cevap

Güvenlik topluluğu kavramı, Karl Deutsch'un Sosyolojik Liberalizm çerçevesinde geliştirdiği entegrasyon modelini ifade eder.
Güvenlik topluluğu, Karl Deutsch'un Sosyolojik Liberalizm ve İletişim Kuramı'nın merkezinde yer alan kavramdır. Deutsch'a göre toplumlar arasındaki sosyal, ekonomik ve kültürel işlemlerin (transactions) yoğunlaşması, karşılıklı bir duyarlılık ve güven ortamı yaratarak askeri çatışmanın dışlandığı bir topluluğun oluşmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen kuramsal çerçeveyi analiz et.
Karl Deutsch'un 'İşlemcilik' (Transactionalism) ve Sosyolojik Liberalizm yaklaşımına odaklanılması gerektiğini belirle.
Kuramın temel varsayımları olan toplumlar arası iletişim ve etkileşim vurgusu sorunun odağını oluşturmaktadır.
2
Tanımlanan barışçıl yapı kavramını teşhis et.
Toplumlar arasında 'bizlik duygusu' yaratan ve savaşı bir seçenek olmaktan çıkaran yapının 'Güvenlik Topluluğu' (Security Community) olduğu sonucuna ulaş.
Sosyolojik Liberalizm'in en temel çıktısı, yoğun etkileşim sonucu oluşan bu barışçıl entegrasyon modelidir.

Anahtar Kavram

Güvenlik Topluluğu (Security Community)

İpuçları

1
Karl Deutsch'un 'İşlemcilik' kuramının nihai sonucuna odaklanın.
Tahmini Süre:45s
Soru 111Soru

Norman Angell tarafından 'Büyük Yanılsama' (TheThe GreatGreat IllusionIllusion) adlı eserde savunulan; modern dünyada ekonomik karşılıklı bağımlılığın artmasıyla birlikte savaşın artık rasyonel bir tercih olmaktan çıktığı ve taraflara sadece yıkım getireceği tezi, İdealist (Ütopik Liberal) düşüncenin gelişiminde merkezi bir rol oynamıştır. Bu düşünsel arka planın, savaşı ulusal bir politika aracı olmaktan çıkarmayı hedefleyen ve İki Savaş Arası Dönem'de uluslararası hukuk düzeyinde ortaya koyduğu en somut girişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kellogg-Briand Paktı

Cevap

Savaşı bir dış politika aracı olarak yasaklayan Kellogg-Briand Paktı
Norman Angell'in rasyonel barış tezi, İdealizmin 'savaşın önlenebilir bir olgu' olduğu inancını beslemiştir. Bu inancın uluslararası hukuk düzeyindeki en belirgin yansıması, savaşı gayri meşru kılan 19281928 tarihli Kellogg-Briand Paktı'dır. Bu pakt, İdealist paradigmanın hukuki normlar aracılığıyla barışı kurma idealini simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
Norman Angell'in tezini analiz et
Savaşın ekonomik olarak rasyonel olmadığı ve karşılıklı bağımlılığın barışı zorunlu kıldığı sonucuna varılır.
Bu tez, İdealizmin savaşı önleme konusundaki rasyonel ve normatif temellerini oluşturur.
2
Dönem ve kavram eşleştirmesi yap
İki Savaş Arası Dönem'de (191919391919-1939) bu görüşün hukuki bir belgeye dönüşmesi aranmaktadır.
İdealizm, uluslararası hukukun savaşı engelleyebileceğine inanır.
3
Seçeneklerdeki girişimleri değerlendir
19281928 tarihli Kellogg-Briand Paktı, savaşı 'ulusal bir politika aracı' olarak yasaklayan doğrudan bir girişimdir.
Diğer seçenekler ya eleştiri (Carr), ya yanlış kronoloji (Davranışsalcılık) ya da farklı teorik yaklaşımlardır (Neoliberalizm).

Anahtar Kavram

İdealizmin savaşı hukuki ve rasyonel yollarla dışlama çabası

Daha Fazla Pratik

E.H. Carr'ın İdealizme yönelttiği 'çıkar uyumu' (harmony of interests) eleştirisinin ne olduğunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 112Soru

Uluslararası sistemin anarşik yapısı içinde rasyonel ve bencil aktörler olan devletlerin, ortak çıkarları bulunsa dahi birbirlerine güvenememeleri ve hile yapma korkusu yaşamaları işbirliğini zorlaştırmaktadır.

Neoliberal kurumsalcılık (kurumsal liberalizm) yaklaşımına göre, bu güven sorununun aşılmasını ve işbirliğinin sürdürülebilir hale gelmesini sağlayan temel çözüm aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası kurumların bilgi sağlayarak taraflar arasındaki şeffaflığı artırması

Cevap

Uluslararası kurumların bilgi sağlayarak taraflar arasındaki şeffaflığı artırması
Kurumsal liberalizme göre, uluslararası kurumlar (rejimler) devletlerin davranışlarını izleyerek, onlara diğer aktörlerin taahhütlerine uyup uymadığı konusunda bilgi verir. Bu 'bilgi sağlama' işlevi, taraflar arasındaki belirsizliği giderir ve şeffaflığı artırarak devletlerin hile yapma korkusunu yener; böylece rasyonel aktörler olan devletler ortak çıkarları doğrultusunda işbirliği yapabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun temelini belirle
Devletler rasyoneldir ancak anarşi nedeniyle birbirlerine güvenemezler (hile korkusu).
Neoliberal kurumsalcılığın çıkış noktası, realist varsayımlar altında işbirliğinin nasıl mümkün olduğunu açıklamaktır.
2
Kurumların işlevini analiz et
Kurumlar bilgi sağlar, izleme yapar ve işlem maliyetlerini düşürür.
Belirsizlik azaldığında ve şeffaflık arttığında, devletler işbirliğinden elde edecekleri mutlak kazanca odaklanabilirler.
3
Seçenekleri karşılaştır
Bilgi sağlama ve şeffaflık vurgusu en temel neoliberal kurumsalcı argümandır.
Diğer seçenekler ya rakip teorilere (Realizm) aittir ya da kurumsal liberalizmin varsayımlarıyla çelişmektedir.

Anahtar Kavram

Neoliberal kurumsalcılıkta kurumların işlevsel rolü (Bilgi ve Şeffaflık)
Soru 113Soru

Uluslararası ilişkiler teorisindeki "Neo-Neo Tartışması" (Neo-Neo Debate) bağlamında Joseph Grieco, neoliberal kurumsalcılığın devletleri sadece "mutlak kazanç" peşinde koşan "atomistik" aktörler olarak tanımlamasını yetersiz bulmaktadır. Grieco'ya göre devletler, sistemdeki diğer aktörlerin kazanımları karşısında kendi mevcudiyetlerini ve bağımsızlıklarını korumaya çalışan "savunmacı konumsal aktörler"dir (defensive positionalists).

Buna göre, Grieco'nun yaklaşımı çerçevesinde, bir devletin kendisine net fayda (mutlak kazanç) sağlayan bir iş birliği teklifini reddetmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş birliği sonucunda partnerinin kendisinden daha fazla kazanç (göreli kazanç) elde etmesinin, anarşik sistemde gelecekte partnerine karşı bir güvenlik zafiyeti ve güç dezavantajı yaratacağı endişesi

Cevap

Devletin, partnerinin kendisinden daha fazla kazanç elde etmesinin gelecekte bir güvenlik tehdidine dönüşebileceğinden endişe etmesi
Doğru yanıt olan seçenek, Joseph Grieco'nun neorealist perspektiften getirdiği temel eleştiriyi yansıtır. Grieco'ya göre, devletler sadece 'Bugün ne kazandım?' (mutlak kazanç) sorusuna değil, 'Partnerim benden ne kadar fazla kazandı?' (göreli kazanç) sorusuna da odaklanır. Çünkü anarşik bir uluslararası sistemde, partnerin elde edeceği fazladan kazanç, gelecekte o partnerin askeri kapasitesini artırmasına ve güç dengesini kendi lehine bozarak devleti güvenlik tehdidiyle karşı karşıya bırakmasına neden olabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Grieco'nun 'savunmacı konumsal aktör' kavramını analiz et.
Devletlerin sistemdeki konumlarını korumak için sadece kendi kazançlarına (mutlak) değil, başkalarının ne kadar kazandığına (göreli) baktıkları anlaşıldı.
Grieco'nun neoliberalizme yönelik temel eleştirisi, devletlerin atomistik (yalnızca kendi çıkarına odaklı) değil, konumsal (başkasına göre durumu) olduğu üzerinedir.
2
İş birliği önündeki temel engeli neorealist açıdan tanımla.
İş birliği reddinin nedeni 'göreli kazanç' (relative gains) problemidir.
Anarşik bir dünyada bugün elde edilen ekonomik veya siyasi bir avantajın, yarın askeri bir kapasiteye dönüşerek devlete karşı kullanılma riski vardır.
3
Doğru seçeneği belirle.
Gelecekteki güvenlik zafiyeti ve güç dengesinin bozulması endişesini içeren seçenek doğrudur.
Bu argüman Grieco'nun 'Anarchy and the Limits of Cooperation' adlı çalışmasındaki temel tezini yansıtır.

Anahtar Kavram

Neorealist Göreli Kazanç (Relative Gains) Eleştirisi

Daha Fazla Pratik

Keohane'in neoliberal kurumsalcılık çerçevesinde 'işlem maliyetleri' (transaction costs) kavramının iş birliğini nasıl kolaylaştırdığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 114Soru

Uluslararası ilişkiler teorisindeki 'Neo-Neo Tartışması' (Neorealizm - Neoliberal Kurumsalcılık) bağlamında, Joseph Grieco'nun 'neorealistlerin devletleri konumcu (positionalist), neoliberal kurumsalcılığın ise atomistik olarak kurguladığı' yönündeki eleştirisi merkezi bir öneme sahiptir. Grieco'ya göre devletler, sadece partnerlerinin hile yapmasından değil, aynı zamanda elde edilen kazançların dağılımındaki eşitsizliğin (göreli kazanç) gelecekteki güvenlik dengesini bozmasından endişe duyarlar.

Buna karşılık, Neoliberal Kurumsalcılığın 'göreli kazanç' sorununa yönelik geliştirdiği ve iş birliğinin anarşi altında neden sürdürülebilir olduğunu açıklayan temel savunma argümanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İş birliğinin 'karşılıklılık' (reciprocity) ve 'geleceğin gölgesi' (shadow of the future) gibi mekanizmalarla kurumsallaşmasının, hile yapma maliyetini artırarak devletleri mutlak kazanç maksimizasyonuna odaklaması

Cevap

İş birliğinin 'karşılıklılık' (reciprocity) ve 'geleceğin gölgesi' (shadow of the future) gibi mekanizmalarla kurumsallaşmasının, hile yapma maliyetini artırarak devletleri mutlak kazanç maksimizasyonuna odaklaması
Neoliberal Kurumsalcılığın temel argümanı, devletlerin 'atomistik' aktörler olarak sadece kendi kazançlarına (mutlak kazanç) odaklanmaya meyilli olduğudur. Joseph Grieco'nun neorealist eleştirisine (göreli kazanç hassasiyeti) karşı neoliberaller, uluslararası kurumların sağladığı şeffaflık, bilgi akışı ve etkileşimin sürekliliği (geleceğin gölgesi) sayesinde devletlerin birbirlerine güvenebileceğini ve 'karşılıklılık' ilkesi çerçevesinde hile yapmanın maliyetinin arttığını savunurlar. Bu durum, devletlerin partnerlerinin kazancından ziyade kendi net kazançlarına odaklanmalarını rasyonel hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Neo-Neo tartışmasının rasyonalist temelini analiz etme
Hem neorealizmin hem de neoliberalizmin devletleri rasyonel, bencil ve anarşik bir sistemde hareket eden aktörler olarak gördüğü saptanır.
Tartışmanın 'aile içi' niteliğini anlamak için ortak varsayımlardan yola çıkılmalıdır.
2
Grieco'nun 'göreli kazanç' (relative gains) eleştirisini değerlendirme
Grieco, devletlerin partnerlerinin kendilerinden daha fazla kazanmasının gelecekte askeri bir tehdide dönüşebileceği (konumculuk) korkusuyla iş birliğinden kaçınacağını ileri sürer.
Sorunun kökenindeki neorealist itirazı tanımlamak gerekir.
3
Neoliberal kurumsalcı savunma mekanizmalarını uygulama
Keohane gibi düşünürler, kurumların 'işlem maliyetlerini' düşürdüğünü, 'şeffaflığı' artırdığını ve 'geleceğin gölgesini' uzatarak 'karşılıklılık' (tit-for-tat) stratejisini rasyonel hale getirdiğini savunur.
Kurumların devletlerin doğasını değil, teşvik yapısını değiştirdiğini anlamak cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Rasyonalist Sentez ve Kurumsal Teşvikler

Daha Fazla Pratik

Robert Axelrod'un 'İşbirliğinin Evrimi' çalışmasındaki bilgisayar turnuvası sonuçlarının (Tit-for-Tat) neoliberal kurumsalcılığa nasıl ampirik temel oluşturduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 115Soru

Robert Keohane ve Joseph Nye tarafından geliştirilen "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" (Complex Interdependence) kuramında güç, aktörler arasındaki bağımlılığın asimetrik olma durumundan beslenir. Yazarlar, bu bağımlılığın yapısını ve devletlerin manevra alanını analiz etmek için "duyarlılık" (sensitivity) ve "kırılganlık" (vulnerability) kavramlarını kullanırlar. Duyarlılık, bir sistem içindeki dışsal değişimlerin bir aktöre ne kadar hızlı ve ne boyutta maliyet yüklediğini (politika değişikliği öncesi) ifade ederken; kırılganlık, aktörün bu değişimlere karşı alternatif politikalar geliştirme ve yeni şartlara uyum sağlama kapasitesini yansıtır. Buna göre, Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık kuramı çerçevesinde bir devletin "kırılganlığının" (vulnerability) yüksek olması aşağıdakilerden hangisiyle en iyi açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dışsal bir şokun getirdiği maliyetleri azaltacak veya telafi edecek etkili ve düşük maliyetli alternatif politika seçeneklerinden yoksun olunması

Cevap

Dışsal bir şokun getirdiği maliyetleri azaltacak veya telafi edecek etkili ve düşük maliyetli alternatif politika seçeneklerinden yoksun olunması
Doğru cevap, kırılganlık kavramının özüne uygun olarak bir devletin dışsal değişimlere karşı geliştirebileceği etkili ve düşük maliyetli alternatif politikaların bulunmamasını ifade eder. Keohane ve Nye'a göre, eğer bir devlet örneğin enerji ihtiyacını karşılayabileceği alternatif bir tedarikçiye sahip değilse, mevcut tedarikçinin fiyat artışlarına karşı yüksek düzeyde 'kırılgan' kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Duyarlılık ve kırılganlık kavramlarının zamanlamasını analiz etme
Duyarlılık politika öncesi, kırılganlık politika sonrası maliyeti gösterir.
Kuramın temel ayrımı, aktörün uyum sağlama (alternatif bulma) kapasitesine dayanır.
2
Kırılganlık (vulnerability) durumunun nedenini belirleme
Kırılganlık, alternatiflerin yokluğu veya çok maliyetli olmasıyla doğru orantılıdır.
Bir devletin ikame kaynakları veya farklı ticaret yolları yoksa, dışsal şoklara karşı savunmasız kalır.
3
Kuramsal varsayımları eleyerek doğru sonuca ulaşma
Seçenekler arasından alternatif politika eksikliğine vurgu yapan ifade seçilir.
Yüksek kırılganlık, bağımlılık ilişkisinde güçsüzlüğü ve politika seçeneksizliğini temsil eder.

Anahtar Kavram

Kırılganlık (Vulnerability) ve Alternatif Politika Seçenekleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 116Soru

Uluslararası ilişkiler teorisindeki "Neo-Neo Tartışması" (Neorealizm - Neoliberalizm) kapsamında; Neorealizmin temel analiz odağını ---- konuları oluştururken, Neoliberalizmin temel analiz odağını ---- konuları oluşturmaktadır.

Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güvenlik ve beka - Ekonomi ve refah

Cevap

Neorealizmin güvenlik ve beka konularına, Neoliberalizmin ise ekonomi ve refah konularına odaklandığı seçenek doğrudur.
Uluslararası ilişkiler literatüründe Neo-Neo Tartışması, Neorealizmin 'güvenlik/askeri güç' odaklı yaklaşımı ile Neoliberalizmin 'ekonomik iş birliği/refah' odaklı yaklaşımı arasındaki ayrım üzerine kuruludur. Neorealistler devletlerin güvenlik kaygıları nedeniyle iş birliğinden kaçındığını, Neoliberaller ise ekonomik kazanç hırsının kurumlar aracılığıyla iş birliğini teşvik ettiğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Neo-Neo Tartışması'ndaki tarafların temel ilgi alanlarını belirleyin.
Neorealizm (Waltz, Grieco) güvenlik/yüksek politika; Neoliberalizm (Keohane, Nye) ekonomi/düşük politika odaklıdır.
Teorilerin anarşi altındaki devlet davranışlarına yönelik temel önceliklerini ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kavram çiftlerini teorilerle eşleştirin.
Güvenlik/beka ve Ekonomi/refah çifti teorik literatüre tam uyum sağlamaktadır.
Her iki teori de rasyonalist olsa da, devletlerin hangi alanda iş birliği yapmaya daha meyilli olduğu konusunda ayrışırlar.

Anahtar Kavram

Neo-Neo Tartışması'nda Odak Noktaları (Güvenlik vs. Refah)
Soru 117Soru

Uluslararası ilişkiler teorisindeki 'Neo-Neo Tartışması' (Neorealizm - Neoliberal Kurumsalcılık) sürecinde, her iki yaklaşım da uluslararası sistemin anarşik yapısı ve devletlerin rasyonel aktörler olduğu hususunda ortak bir zeminde (rasyonalist sentez) buluşmuştur. Neorealistler, devletlerin özellikle güvenlik endişesi ve 'göreli kazanç' (relative gains) nedeniyle iş birliğinden kaçındığını savunurken; Neoliberal Kurumsalcılık, iş birliğinin rasyonel bir zeminde mümkün ve sürdürülebilir olduğunu iddia eder.

Buna göre, Neoliberal Kurumsalcılığa göre uluslararası kurumlar, devletler arasındaki iş birliğini aşağıdakilerden hangisini gerçekleştirerek teşvik etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilgi akışını sağlayıp işlem maliyetlerini düşürerek aldatma (cheating) riskini ve belirsizliği azaltmak

Cevap

Uluslararası kurumlar, bilgi akışını şeffaflaştırarak, işlem maliyetlerini (transaction costs) düşürerek ve devletlerin birbirini denetlemesini sağlayarak 'hile yapma' riskini azaltır ve iş birliğini rasyonel bir seçenek haline getirir.
Neoliberal kurumsalcılığa göre (Robert Keohane), uluslararası sistemin anarşik yapısı devletler arasında 'bilgi eksikliği' ve 'güvensizlik' yaratır. Uluslararası kurumlar, bilgi akışını sağlayarak ve işlem maliyetlerini düşürerek devletlerin birbirini aldatma (cheating) riskini azaltır. Böylece devletler, başkalarının ne kadar kazandığından ziyade kendi elde ettikleri toplam (mutlak) kazanca odaklanarak iş birliği yapabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Neo-Neo tartışmasının temel varsayımlarını belirle.
Hem Neorealizm hem Neoliberalizm; anarşi, rasyonellik ve devlet-merkezcilik konusunda hemfikirdir.
Bu rasyonalist sentez, tartışmanın hangi zeminde (güç vs. kurumlar) yürüyeceğini belirler.
2
İş birliği önündeki engelleri teorik açıdan karşılaştır.
Neorealistler 'göreli kazanç' ve 'beka'yı vurgularken, Neoliberaller 'hile yapma' (cheating) ve 'belirsizlik' sorununa odaklanır.
Teorilerin iş birliğine bakış açısındaki fark, bu engellerin nasıl aşılabileceği sorusunu doğurur.
3
Neoliberal kurumsalcılığın çözüm mekanizmasını analiz et.
Kurumlar; şeffaflık sağlar, beklentileri sabitler ve karşılıklılık (reciprocity) ilkesini işleterek hile yapmanın maliyetini artırır.
Bu mekanizma, anarşiye rağmen mutlak kazançların (absolute gains) peşinde koşmayı mümkün kılar.

Anahtar Kavram

Neoliberal Kurumsalcılık ve İş Birliği Mekanizması

İpuçları

1
Neorealizm ve Neoliberalizm arasındaki temel fark, devletlerin kazançlara bakış açısı (mutlak vs. göreli) ve kurumların işlevidir.
2
Neoliberal kurumsalcılığın öncüsü Robert Keohane, kurumların 'işlem maliyetlerini' (transaction costs) nasıl etkilediğine odaklanır.
3
Anarşi altında devletlerin en büyük korkusu, karşı tarafın kurallara uymayıp kendisini aldatmasıdır (cheating). Kurumlar bu korkuyu bilgi sağlayarak aşar.

Daha Fazla Pratik

Joseph Grieco'nun Neoliberalizme yönelik 'göreli kazanç' eleştirisini ve bu eleştirinin güvenlik alanındaki iş birliğini neden daha zor kıldığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 118Soru

İki Savaş Arası Dönem (191919391919-1939) uluslararası ilişkiler düşüncesinin merkezinde yer alan İdealizm (Ütopik Liberalizm), rasyonel bireylerin ve aydınlanmış bir kamuoyunun savaşı bir 'hastalık' gibi görerek ortadan kaldırabileceği inancına dayanmaktadır. E.H. Carr tarafından TheThe TwentyTwenty YearsYears' CrisisCrisis (YirmiYirmi YılYıl KriziKrizi) adlı eserde sert bir biçimde eleştirilen ve İdealistlerin uluslararası hukuku ve örgütleri işler kılabileceklerine dair besledikleri temel felsefi varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çıkarların doğal uyumu (harmonyharmony ofof interestsinterests) varsayımı gereği, evrensel ahlaki ilkelerin ve barışın tüm aktörlerin ortak çıkarına olduğu düşüncesi

Cevap

Çıkarların doğal uyumu (harmonyharmony ofof interestsinterests) varsayımı gereği, evrensel ahlaki ilkelerin ve barışın tüm aktörlerin ortak çıkarına olduğu düşüncesi
İdealizm (Ütopik Liberalizm), uluslararası ilişkilerde devletlerin çıkarlarının aslında birbiriyle çatışmadığını, barışın herkesin en büyük çıkarı olduğunu ve savaşın sadece rasyonel düşünememekten kaynaklandığını savunur. Bu 'Çıkarların Uyumu' varsayımı, Milletler Cemiyeti ve Kellogg-Briand Paktı gibi girişimlerin felsefi zeminini oluşturur. E.H. Carr, bu düşüncenin statükocu güçlerin kendi çıkarlarını 'evrensel ahlak' gibi pazarlamasından ibaret olduğunu söyleyerek bunu 'ütopik' bulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem ve teori analizi yapılması
191919391919-1939 arası dönemin baskın teorisi İdealizmdir. Bu teori savaşı önlemek için hukuksal ve kurumsal (Milletler Cemiyeti gibi) çözümler üretir.
İdealizmin kurucu mantığını anlamak için hangi felsefi temele oturduğunu saptamak gerekir.
2
Eleştirel perspektifin (E.H. Carr) değerlendirilmesi
Carr, İdealistleri 'Ütopik' olarak nitelendirir; çünkü onların çıkarların çatışmadığına, herkesin barış istediğine dair varsayımlarının gerçeklikten kopuk olduğunu savunur.
Birinci Büyük Tartışma'nın özünü oluşturan 'Ütopya-Realizm' gerilimini analiz etmek doğru kavrama ulaşmayı sağlar.
3
Doğru kavramın (Çıkarların Uyumu) seçilmesi
İdealistlerin rasyonel eğitimin savaşı bitireceğine olan inancı, 'doğruyu bilen herkesin barışı seçeceği' yani çıkarların uyumlu olduğu (HarmonyHarmony ofof InterestsInterests) varsayımına dayanır.
Bu varsayım, İdealizmin hukuki ve ahlaki projesinin 'neden işleyeceğine' dair sunduğu temel cevaptır.

Anahtar Kavram

Çıkarların Uyumu (HarmonyHarmony ofof InterestsInterests)
Soru 119Soru

İki Savaş Arası Dönem (191919391919-1939) uluslararası ilişkiler disiplininin kurucu paradigması olarak kabul edilen İdealizm (Ütopik Liberalizm); rasyonel bir toplumsal düzenin inşası, uluslararası hukukun üstünlüğü ve ahlaki normların siyaset üzerindeki belirleyiciliği temeline dayanır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, İdealist düşüncenin bu dönemde savunduğu çözüm önerileri veya araçlar arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası barışın korunması için devletlerin birbirlerine karşı 'güç dengesi' (balancebalance ofof powerpower) ittifakları kurması

Cevap

Uluslararası barışın korunması için devletlerin birbirlerine karşı 'güç dengesi' (balancebalance ofof powerpower) ittifakları kurması seçeneği İdealist düşünceye ait değildir.
İdealist (Ütopik Liberal) düşünceye göre, 19. yüzyılın diplomasi aracı olan 'güç dengesi' (balancebalance ofof powerpower) Birinci Dünya Savaşı'na yol açan temel güvensizlik kaynağıdır. Woodrow Wilson ve diğer İdealist düşünürler, güç dengesi yerine 'kolektif güvenlik' (collectivecollective securitysecurity) sistemini önermişlerdir. Dolayısıyla güç dengesi, İdealistlerin savunduğu değil, yıkmak istedikleri bir araçtır.

Adım Adım Çözüm

1
İdealist paradigmanın temel hedefini tanımla.
İdealizm, Birinci Dünya Savaşı'nın nedenini 'güç dengesi' gibi eski sistemlerin başarısızlığına ve gizli ittifaklara bağlar.
Teorinin hangi araçları neden reddettiğini anlamak için tarihsel bağlam gereklidir.
2
Seçeneklerdeki araçları teorik kökenlerine göre gruplandır.
Kolektif güvenlik, hukuk, açık diplomasi ve ekonomik bağımlılık 'liberal/idealist' araçlardır. 'Güç dengesi' ise 'realist' bir araçtır.
İdealistlerin temel amacı 'güç dengesi' yerine 'kolektif güvenlik' sistemini ikame etmektir.

Anahtar Kavram

İdealizm vs. Realizm Ayrımı (Güç Dengesi ve Kolektif Güvenlik Çatışması)
Soru 120Soru

Küresel bir yazılım standartları organizasyonunun veri işleme protokollerinde yaptığı ani bir değişiklik, bu altyapıyı kullanan XX devletinin e-devlet hizmetlerinde anlık kesintilere ve işlem gecikmelerine yol açmıştır. Ancak XX devleti, güçlü yerli teknoloji ekosistemi sayesinde üç gün içinde sistemlerini yeni protokollere entegre etmiş ve süreci oldukça düşük bir ekonomik maliyetle tamamlamıştır.

Robert Keohane ve Joseph Nye’ın "Karmaşık Karşılıklı Bağımlılık" (Complex Interdependence) kuramı çerçevesinde, XX devletinin bu sürece dair nitelikleri sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek duyarlılık - Düşük kırılganlık

Cevap

Yüksek duyarlılık - Düşük kırılganlık
Doğru yanıt olan seçenek, kuramın temel ayrımını tam olarak yansıtmaktadır. Duyarlılık, mevcut politika çerçevesi içerisinde dışarıdaki bir değişikliğin içeride ne kadar hızlı ve şiddetli hissedildiğidir. Senaryoda kesintilerin hemen yaşanması duyarlılığın yüksek olduğunu gösterir. Kırılganlık ise bu duruma uyum sağlamak için gereken alternatiflerin maliyetidir. XX devletinin düşük maliyetle ve hızla uyum sağlaması kırılganlığının düşük olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
XX devletinin dışsal değişikliğe karşı gösterdiği ilk tepkinin hızı ve derecesini analiz edin.
Anlık kesintiler ve işlem gecikmeleri yaşanması, sistemin dışsal değişikliğe hızla tepki verdiğini yani 'Yüksek Duyarlılık' (Sensitivity) sahibi olduğunu gösterir.
Duyarlılık, bir politika çerçevesi içinde dışsal değişimlerin yarattığı maliyetlerin hızı ve miktarıdır.
2
XX devletinin bu değişikliğe uyum sağlama maliyetini ve alternatif geliştirme kapasitesini değerlendirin.
Üç gün içinde ve düşük maliyetle uyum sağlanması, devletin politika çerçevesini değiştirme maliyetinin düşük olduğunu yani 'Düşük Kırılganlık' (Vulnerability) sahibi olduğunu gösterir.
Kırılganlık, bir aktörün dışsal değişimlere karşı politika çerçevesini değiştirme kapasitesi ve bunun maliyetidir.

Anahtar Kavram

Duyarlılık (Sensitivity) ve Kırılganlık (Vulnerability) Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Karşılıklı bağımlılığın asimetrik yapısının devletler arasında nasıl bir güç ilişkisi yarattığını inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 6 / 19Sonraki
Liberalizm ve Neoliberalizm Alıştırma Soruları — KPSS Uluslararası İlişkiler — Sayfa 6 | Examkin