41 yaşında kadın hasta, araç dışı yüksek enerjili trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. İlk bakısında kan basıncı , nabız ölçülüyor. Fizik muayenesinde pelvik instabilite, perineal ekimoz ve karın alt kadranlarda yaygın hassasiyet saptanıyor. Hastaya hemen pelvik kuşak (binder) uygulanıyor ve masif transfüzyon protokolü başlatılıyor. FAST (Travmada Ultrasonografi ile Odaklanmış Değerlendirme) incelemesi, hastanın morbid obez olması ve gövdede saptanan yaygın cilt altı amfizemi nedeniyle teknik olarak suboptimal ve "değerlendirilemez" olarak raporlanıyor. Hemodinamik instabilitesi sıvı ve kan resüsitasyonuna rağmen devam eden bu hastada, bir sonraki aşamada yapılması gereken en uygun yaklaşım hangisidir?
- AKontrastlı abdominal bilgisayarlı tomografi (BT)
- Supraumbilikal açık teknikle diagnostik peritoneal lavaj (DPL)Cevap
- CAcil laparotomi
- DPelvik anjiyografi ve embolizasyon
- EYatak başı transözofageal ekokardiyografi (TEE)
Cevap
Supraumbilikal açık teknikle diagnostik peritoneal lavaj (DPL) yapılması en uygun yaklaşımdır.
Hemodinamik olarak instabil olan (kan basıncı ) travma hastalarında ilk yapılması gereken karın içi serbest kanın varlığını araştırmaktır. FAST'ın obezite veya cilt altı amfizemi nedeniyle yapılamadığı durumlarda DPL (Diagnostik Peritoneal Lavaj) devreye girer. Hastada pelvik fraktür olduğu için, pelvik hematomun iğne veya kateter ile delinerek 'yanlış pozitif' (false positive) sonuç vermesini engellemek amacıyla lavajın göbek üstünden (supraumbilikal) ve açık teknikle yapılması zorunludur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hemodinamik olarak instabil olan ve FAST'ın teknik olarak yetersiz kaldığı künt travmalı hastalarda, özellikle pelvik fraktür varlığında supraumbilikal DPL, intraabdominal kanamayı retroperitoneal kanamadan ayırt etmek için en uygun adımdır.