yaşında erkek hasta, son aylarda artan nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle kardiyoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan tetkiklerde asendan aort anevrizması ve aort yetmezliği saptanıyor. Hastanın anamnezinden yaklaşık yıl önce genital bölgesinde ağrısız bir yara çıktığı ancak herhangi bir tedavi almadığı öğreniliyor. Sifiliz şüphesiyle istenen serolojik testlerde negatif, ( ) ise pozitif bulunuyor. Bu hastanın klinik tablosu ve serolojik sonuçları ile ilgili aşağıdaki yorumlardan hangisi doğrudur?
- gibi non-treponemal testler geç sifiliz evresinde vakaların bir kısmında negatifleşebileceği için pozitifliği tanıyı desteklemek için yeterlidir.Cevap
- Btestinin negatif olması, aortadaki patolojinin sifilizle ilişkili olmadığını ve hastanın tamamen iyileşmiş olduğunu kanıtlar.
- CKesin tanı için aort dokusundan veya kandan kültürü yapılarak bakterinin üretilmesi zorunludur.
- DBu klinik tablo, cinsi kenelerle bulaşan spiroketal bir enfeksiyonun tipik bir geç dönem komplikasyonudur.
- Etestinin negatif olması hastada nörosifiliz gelişme riskini tamamen ortadan kaldırır ve incelemesi gerekliliğini dışlar.
Cevap
VDRL gibi non-treponemal testlerin geç evrelerde negatifleşebileceği, bu nedenle treponemal testlerin (FTA-ABS/TPPA) tanıda esas alınması gerektiği bilgisi doğrudur.
Tersiyer sifiliz (kardiyovasküler sifiliz) evresinde, VDRL ve RPR gibi non-treponemal testlerin reaktivitesi zamanla azalabilir ve hastaların yaklaşık üçte birinde negatif sonuç alınabilir. Buna karşılık, FTA-ABS ve TPPA gibi treponemal testler enfeksiyonun geç evrelerinde bile son derece yüksek duyarlılığa sahiptir ve genellikle ömür boyu pozitif kalarak tanıyı doğrular.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tersiyer sifilizde serolojik tanı paradoksu (Non-treponemal testlerin negatifleşebilmesi)
Tahmini Süre:1m 30s