yıldır Ülseratif Kolit (ÜK) tanısıyla takip edilen ve eş zamanlı Primer Sklerozan Kolanjit (PSK) tanısı olan yaşındaki erkek hastada, yapılan tarama kolonoskopisinde transvers kolonda yüksek dereceli displazi (HGD) saptanmıştır. Hastanın klinik semptomları standart medikal tedavi ile kontrol altına alınamamaktadır. Bu hastanın cerrahi yönetimi ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- ATotal proktokolektomi ve İleoanal Poş Anal Anastomoz (İPAA) sonrası karaciğer fonksiyonlarında belirgin düzelme ve PSK progresyonunda duraklama beklenir.
- BEşlik eden PSK varlığı İPAA için kesin kontrendikasyon teşkil eder; bu nedenle hastaya total proktokolektomi ve kalıcı uç ileostomi uygulanmalıdır.
- Bu hastada İPAA sonrası kronik poşit (pouchitis) gelişme riski, PSK eşlik etmeyen ÜK hastalarına göre belirgin şekilde yüksektir.Cevap
- DTransvers kolondaki displazi odağı sınırlı olduğundan, hastaya onkolojik prensiplerle segmantal kolon rezeksiyonu yapılması yeterlidir.
- EKolektomi sonrası hastada kolanjiyokarsinom gelişme riski tamamen ortadan kalktığı için postoperatif dönemde karaciğer takibi gerekmez.
Cevap
Ülseratif kolit ve PSK birlikteliği olan hastalarda İPAA sonrası kronik poşit gelişme riski belirgin şekilde yüksektir.
Doğru yanıt olan seçenek, literatürde iyi tanımlanmış bir gerçeği vurgular: PSK varlığı, İPAA sonrası poşit gelişimi için en güçlü prediktörlerden biridir. Bu hastalarda kronik poşit riski PSK olmayanlara göre yaklaşık ila kat daha fazladır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ülseratif Kolit cerrahisinde PSK varlığı poşit (pouchitis) riskini artırır ve PSK progresyonu kolektomiden etkilenmez.
Tahmini Süre:2m 30s