Soru

Zorluk: Çok zorEpitelyal Over Kanserleri

56 yaşında parite 0 olan postmenopozal bir hasta, karın şişliği ve pelvik ağrı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayene ve görüntüleme tetkiklerinde bilateral adneksiyal kitle, yaygın asit ve omental kek görünümü saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde CA-125 düzeyi 1200U/mL1200 \, U/mL olarak ölçülüyor. Yapılan cerrahi evreleme sonucunda hastaya 'High-Grade (Yüksek Dereceli) Seröz Over Karsinomu' tanısı konuluyor. Epitelyal over kanserlerinin patogenezindeki dualistik (ikili) model göz önüne alındığında, bu hastadaki tümörün moleküler ve patogenetik özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. Tümörün büyük bir kısmının tuba uterinanın fimbrial ucundaki seröz tübal intraepitelyal karsinom (STIC) lezyonlarından köken almasıCevap
  2. B
    Patogenezde en sık saptanan ve tümör gelişimini başlatan moleküler değişikliğin KRAS veya BRAF gen mutasyonları olması
  3. C
    Tümörün genellikle öncül bir 'seröz borderline' (sınırda) tümörden basamaklı bir şekilde progresyon göstererek gelişmesi
  4. D
    İmmünohistokimyasal incelemede ARID1A gen kaybı ve HNF-1 beta ekspresyonunun tanısal özellik olarak izlenmesi

Cevap

Tümörün büyük bir kısmının tuba uterinanın fimbrial ucundaki seröz tübal intraepitelyal karsinom (STIC) lezyonlarından köken alması
High-grade seröz over karsinomu (Tip II), over kanserlerinin en yaygın tipidir ve patogenezinde tuba uterinanın fimbrial ucunda gelişen 'Seröz Tübal İntraepitelyal Karsinom' (STIC) lezyonları çok önemli bir yer tutar. Bu tümörler hemen her zaman p53p53 mutasyonu içerir ve Tip I tümörlerin aksine borderline lezyonlardan gelişmek yerine doğrudan (de novo) invaziv karsinom olarak ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve patolojik bulguların analiz edilmesi
Hasta postmenopozal, yüksek CA-125 ve yaygın metastatik bulgulara sahip olup histopatolojisi 'High-Grade Seröz Karsinom' (HGSOC) olarak bildirilmiştir.
HGSOC, en sık görülen ve en agresif seyreden epitelyal over kanseri tipidir.
2
Epitelyal over kanserlerinin dualistik (Tip I - Tip II) modelinin uygulanması
HGSOC, Tip II grubunda yer alır; Tip II tümörler agresiftir, genellikle ileri evrede tanı alır ve genetik olarak p53p53 mutasyonu ile ilişkilidir.
Tip I tümörler (düşük dereceli seröz, müsinöz, endometrioid) daha yavaş seyirli ve farklı genetik yollara sahiptir.
3
Tip II tümörlerin (HGSOC) kökeninin belirlenmesi
Güncel kanıtlar, HGSOC'un over yüzeyinden ziyade distal tuba uterinadaki (fimbria) STIC lezyonlarından köken aldığını göstermektedir.
Bu bilgi, risk azaltıcı salpenjektomi gibi cerrahi yaklaşımların temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserlerinde Tip II (High-Grade Seröz) karsinomlar p53 mutasyonu taşır ve sıklıkla fimbrial STIC lezyonlarından köken alır.

İpuçları

1
Epitelyal over kanserlerinde Tip I (yavaş seyirli) ve Tip II (agresif) ayrımını düşünün.
2
High-grade seröz karsinomlar Tip II grubundadır ve genetik olarak neredeyse her zaman p53 mutasyonu gösterirler.
3
Güncel jinekolojik onkoloji pratiğinde, over kanserinin aslında tüplerden başladığına dair 'fimbria kökenli STIC' teorisini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

BRCA mutasyonu olan hastalarda neden sadece ooferektomi değil, salpenjektomi de önerildiğini bu patogenez üzerinden tartışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla