yaşında kadın hasta, son aydır devam eden belirgin halsizlik ve efor dispnesi ile başvuruyor. Özgeçmişinde kronik menoraji öyküsü olan hastanın yapılan fizik muayenesinde konjonktivalar ve palmar çizgiler soluk saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde Hemoglobin: , Hematokrit: , : , Ferritin: (), Açlık Plazma Glukozu (): ve : olarak saptanıyor. Bu hasta için en uygun tanısal yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
- AHbA1c değeri %6,5'in üzerinde olduğu için Tip 2 Diabetes Mellitus tanısı konulmalıdır.
- Tanı doğrulaması için 75 gram glukoz ile Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) yapılmalıdır.Cevap
- CDemir eksikliği anemisi HbA1c düzeyini yalancı olarak düşük gösterdiği için OGTT yapılmasına gerek yoktur.
- DHastada Bozulmuş Açlık Glukozu (IFG) mevcuttur; HbA1c değeri anemiden etkilenmediği için tanı kesinleşmiştir.
- EMenorajiye bağlı gelişen akut stres yanıtı nedeniyle APG değeri yüksek saptanmıştır; demir tedavisi sonrası APG tekrarlanmalıdır.
Cevap
Demir eksikliği anemisi varlığında HbA1c düzeyi yalancı olarak yüksek saptanabileceğinden, tanı koymak için 75 gram glukoz ile Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) yapılması en uygun yaklaşımdır.
Demir eksikliği anemisi, HbA1c değerlerini yalancı olarak yükselten klinik bir durumdur. Bu hastada açlık plazma glukozu diyabet sınırının ( ) altında olmasına rağmen HbA1c diyabet sınırının () üzerinde saptanmıştır. HbA1c'nin güvenilirliğini etkileyen bir durum (anemi) söz konusu olduğunda, tanı koymak için tek başına HbA1c kullanılmamalı; plazma glukoz ölçümleri (APG veya OGTT) ile tanı doğrulanmalıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
HbA1c ölçümü; eritrosit ömrünü kısaltan (hemoliz, splenomegali) veya uzatan/glikozillenmeyi etkileyen (demir eksikliği, B12 eksikliği) durumlarda tanısal değerini kaybeder.