yaşında erkek hasta, son dönemde artan idrar yapma zorluğu ve noktüri şikayetleriyle üroloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenede rektal tuşede prostatın sol lobunda şüpheli bir sertlik palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde serum düzeyi () olarak saptanıyor. Hastaya uygulanan transrektal iğne biyopsisinin histopatolojik incelemesinde; bazı asiner yapılarda nükleer büyüme, hiperkromazi ve belirgin makronükleollerin varlığı dikkati çekiyor. Bu odaklara uygulanan immünohistokimyasal boyamada bazal hücre tabakasında ve ile kesintili (yama tarzında) pozitiflik izleniyor. Bu hastadaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
- AProstat adenokarsinomu
- Yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplazi (HGPIN)Cevap
- CGranülomatöz prostatit
- DAtipik küçük asiner proliferasyon (ASAP)
- EAkut bakteriyel prostatit
Cevap
En olası tanı yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplazi (HGPIN)'dir.
Vakada tanımlanan lezyonda belirgin makronükleoller gibi malignite kriterleri bulunmasına rağmen, ve ile gösterilen bazal hücre tabakasının kesintili de olsa korunmuş olması, lezyonun hala bazal membran sınırları içinde olduğunu ve invazyon yapmadığını gösterir. Bu morfolojik ve immünohistokimyasal profil, yüksek dereceli prostatik intraepitelyal neoplazi (HGPIN) için karakteristiktir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Prostat adenokarsinomu ile HGPIN arasındaki temel fark, adenokarsinomda bazal hücre tabakasının ( ve ) tamamen kaybolmasıdır.
Alternatif Yöntem
Ayırıcı tanıda (P504S) boyası da kullanılabilir. Hem HGPIN hem de adenokarsinomda pozitifliği görülebilirken, adenokarsinomda boyanma genellikle daha güçlü ve diffüzdür; ancak altın standart her zaman bazal tabakanın () yokluğunun gösterilmesidir.
Tahmini Süre:2m 0s