yaşında erkek hasta, polikliniğe ağız kuruluğu ve sık idrara çıkma şikayetleri ile başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde açlık plazma glukozu mg/dL, olarak saptanıyor. Hastanın babası ve dedesinin de 'li yaşlarda diyabet tanısı aldığı ve düşük doz sülfonilüre tedavisine belirgin yanıt verdikleri öğreniliyor. Özgeçmişinde gram doğum ağırlığına sahip olduğu ve doğum sonrası ilk saatte geçici hiperinsülinemik hipoglisemi nedeniyle izlendiği bilgisi mevcut. Fizik muayenesinde vücut kitle indeksi kg/m² olup sistemik muayenesi normaldir. Adacık antikorları ( ve ) negatiftir.
Bu hastada en olası genetik defekt aşağıdakilerden hangisidir?
- Hepatosit nükleer faktör- alfa () mutasyonuCevap
- BHepatosit nükleer faktör- alfa () mutasyonu
- CGlukokinaz () mutasyonu
- DHepatosit nükleer faktör- beta () mutasyonu
- EPotasyum kanalı () mutasyonu
Cevap
Hepatosit nükleer faktör- alfa () mutasyonu (MODY 1), genç yaşta başlayan diyabet, güçlü aile öyküsü ve sülfonilüre duyarlılığına ek olarak yenidoğan döneminde makrozomi ve geçici hiperinsülinemik hipoglisemi bulgularıyla karakterizedir.
Vaka sunumundaki genç yaşta tanı, otozomal dominant aile öyküsü, sülfonilüre duyarlılığı ve antikor negatifliği MODY tanısını kesinleştirir. Hepatosit nükleer faktör- alfa () mutasyonu (MODY 1), fötal dönemde pankreatik beta hücrelerinden aşırı insülin salınımına neden olarak makrozomiye ve doğum sonrası geçici hipoglisemiye yol açar. Bu hastalar ilerleyen yaşlarda (genellikle adolesan veya genç erişkin dönemde) beta hücre rezervinin azalmasıyla diyabet geliştirirler. Bu fenotipik özellik, sülfonilürelere benzer şekilde duyarlı olan MODY 3'ten () ayrımını sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
MODY 1 (HNF4A) ve MODY 3 (HNF1A) arasındaki temel klinik fark, MODY 1'in yenidoğan döneminde makrozomi ve geçici hiperinsülinemik hipoglisemi ile ilişkili olmasıdır.