Amerika Birleşik Devletleri'nde Ohio Nehri vadisinde yaşayan ve boş zamanlarında mağara keşifleri (speleoloji) ile uğraşan 32 yaşındaki erkek hastada; ateş, halsizlik ve non-prodüktif öksürük şikayetleri gelişiyor. Akciğer grafisinde hiler lenfadenopati ve granülomatöz infiltratlar saptanıyor. Bronkoalveolar lavaj örneğinin Wright-Giemsa boyamasında monosit ve makrofajların sitoplazması içinde çok sayıda, küçük, oval maya hücreleri izleniyor. Bu etkenle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Termal dimorfizm sonucu oluşan maya fazında, hücre duvarındaki -(1,3)-glukan miktarındaki artış virülans ile ilişkilidir.Cevap
- B'deki SDA kültüründe, hiflerin yan kısımlarında dar tabanlı tomurcuklanan "lolipop" görünümünde mikrokonidyumlar izlenir.
- CDokuda saptanan maya hücreleri, çok geniş bir polisakkarit kapsül ile çevrili olması nedeniyle çini mürekkebi ile kolayca tanımlanır.
- D'deki kültüründe hiflerden köken alan, fıçı şeklinde ve disjuntör hücreli artrokonidyumlar oluşturur.
- EMaya fazına geçiş için tek başına yeterli olmayıp, ortamda mutlaka yüksek düzeyde östrojen bulunması gerekir.
Cevap
Termal dimorfizm sonucu oluşan maya fazında, hücre duvarındaki -(1,3)-glukan miktarındaki artış virülans ile ilişkilidir.
Histoplasma capsulatum termal dimorfik bir mantardır. Mağara ve kuş/yarasa dışkısı maruziyeti sonrası alveolar makrofajlar tarafından fagosite edilir. Makrofaj içinde hayatta kalabilmek için sıcaklık etkisiyle maya fazına geçer. Bu fazda hücre duvarındaki -(1,3)-glukan miktarı artar. Bu polimer, mantarın bağışıklık hücreleri (özellikle Dectin-1 reseptörü) tarafından tanınan -glukanlarını örterek immün sistemden kaçmasını sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Histoplasma capsulatum'un hücre içi yerleşimi ve maya fazındaki -(1,3)-glukan tabanlı virülans mekanizması.
Tahmini Süre:2m 0s