Doğum ağırlığı olan, term ve normal vajinal yolla doğan bir erkek bebek, postnatal 5. günde 'emmede azalma, huzursuzluk ve ateş' şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede vücut ağırlığı (yaklaşık kayıp) ölçülüyor. Rektal ateş saptanıyor, deri turgoru azalmış, ağız mukozası kuru ve fontanel çökük izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde Serum Sodyum: , Kan Üre Azotu (BUN): , Kreatinin: ve idrar dansitesi yüksek bulunuyor. Şok bulgusu olmayan bu hastanın sıvı ve elektrolit yönetimi için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
- Serum sodyum düzeyindeki düşüş hızının saatte 'yi geçmemesi hedeflenerek, hesaplanan sıvı açığının 48 saate yayılarak verilmesiCevap
- BHipotonik ( NaCl) sıvı ile yükleme yapılarak serum sodyum düzeyinin hızla (ilk 24 saatte) normale döndürülmesi
- CUygunsuz ADH sendromu gelişme riski nedeniyle sıvı kısıtlaması yapılması ve sodyumun kendiliğinden düşmesinin beklenmesi
- DSadece sık aralıklarla anne sütü veya formül mama verilerek izlenmesi ve intravenöz sıvı tedavisinden kaçınılması
- ELoop diüretiği (furosemid) verilerek sodyum atılımının artırılması ve beraberinde izotonik sıvı başlanması
Cevap
Serum sodyum düzeyindeki düşüş hızının saatte 'yi geçmemesi hedeflenerek, hesaplanan sıvı açığının 48 saate yayılarak verilmesi seçeneği en uygun yaklaşımdır.
Yenidoğanda hipernatremik dehidratasyon (), beyin hücrelerinin ozmotik dengeyi sağlamak için 'idyojenik ozmoller' üretmesine neden olur. Tedavide serum sodyumu hızla düşürülürse, plazma ozmolaritesi beyin hücresine göre daha hızlı azalır ve ozmotik gradient nedeniyle su hücre içine hücum eder. Bu durum serebral ödem, konvülsiyon ve kalıcı nörolojik hasara yol açar. Bu nedenle güvenli yaklaşım, sodyum düşüş hızının saatte en fazla (günde ) olacak şekilde ayarlanması ve sıvı açığının yavaşça (48-72 saatte) yerine konulmasıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hipernatremik dehidratasyon yönetimi ve serebral ödem riski