yaşında, parite olan bir kadın hasta; son aydır giderek artan karın şişkinliği, erken doyma ve pelvik bölgede dolgunluk şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede yaygın asit saptanırken, ultrasonografide bilateral adneksiyal yerleşimli, ve boyutlarında, solid papiller projeksiyonlar içeren kompleks kistik kitleler ve omental kalınlaşma izleniyor. Laboratuvar incelemesinde CA- düzeyi olarak saptanıyor. Hastanın özgeçmişinde annesi ve teyzesinde erken yaşta meme kanseri öyküsü mevcuttur. Bu hastada en olası tanı olan 'Yüksek Dereceli Seröz Over Karsinomu' (HGSC) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi en doğrudur?
- Patogenezinde en sık suçlanan prekürsör lezyon, fallop tüpünün fimbrial ucunda yer alan seröz tubal intraepitelyal karsinomdur (STIC).Cevap
- BBu tümörler genellikle 'Tip 1' karsinomlar grubunda yer alır ve sıklıkla seröz borderline tümörlerin zemininde gelişirler.
- CHastada saptanabilecek bir BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu varlığı, platin bazlı kemoterapiye olan duyarlılığı azaltan bir faktördür.
- DCerrahi evreleme sırasında üreterin uterin arterin üstünden geçtiği bölge, lenf nodu diseksiyonu için en riskli anatomik komşuluktur.
- EPatogenezde en temel moleküler değişiklik KRAS mutasyonudur ve vakaların %90'ından fazlasında p53 normal (wild-type) izlenir.
Cevap
En doğru ifade, patogenezde fimbrial uçtaki STIC (Seröz Tubal İntraepitelyal Karsinom) lezyonlarının prekürsör olduğudur.
Doğru seçenek, güncel jinekolojik onkoloji literatüründe kabul gören ve TUS'ta sorgulanan 'tübal orijin' teorisini ifade etmektedir. Yüksek dereceli seröz karsinomlar (HGSC), sıklıkla fallop tüpünün distalindeki prekürsör lezyonlardan (STIC) gelişir. Bu tümörlerin moleküler temelinde p53 mutasyonu yatar ve BRCA mutasyonları ile yakın ilişkilidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Epitelyal over kanserlerinde 'Dualistik Model' ve Tip 2 karsinomların (HGSC) tübal orijinli (STIC) olması.
Tahmini Süre:2m 0s