Solunum Sistemi Farmakolojisi

226 soru

Soru 201Soru

Mukolitik tedavi stratejileri, solunum yolu sekresyonlarının biyokimyasal içeriğine göre belirlenir. Kistik fibrozisli hastalarda balgamın aşırı viskozitesinden sorumlu temel faktör, dejenere nötrofillerden açığa çıkan yüksek miktardaki polimerize DNA'dır. Buna karşın, KOAH ve kronik bronşitli hastalarda viskozite artışı, büyük ölçüde müsin glikoproteinleri arasındaki disülfit bağlarına bağlıdır. Bu patofizyolojik fark göz önüne alındığında, kistik fibroziste güçlü mukolitik etkinlik gösterdiği halde, pürülan olmayan standart kronik bronşit olgularında klinik yararı belirgin olarak düşük olan ajan hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dornaz alfa

Cevap

Dornaz alfa
Dornaz alfa (rekombinant insan DNaz), etki mekanizması gereği ekstrasellüler DNA'yı hidrolize ederek viskoziteyi azaltır. Kistik fibroziste balgam viskozitesi, dejenere nötrofillerden salınan yüksek miktardaki DNA polimerlerine bağlı olduğu için bu ilaç çok etkilidir. Ancak standart kronik bronşit veya KOAH hastalarında balgamın viskozitesi, DNA birikiminden ziyade müsin glikoproteinleri arasındaki çapraz disülfit bağlarına bağlıdır. Ortamda parçalanacak yeterli DNA substratı bulunmadığından, dornaz alfa bu hastalarda belirgin bir mukolitik fayda sağlamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın patolojisini analiz et
Soru, kistik fibrozis (DNA ağırlıklı balgam) ile kronik bronşit (Müsin/Disülfit ağırlıklı balgam) arasındaki farkı vurgulamaktadır.
Mukolitik ilaç seçimi, hedeflenen moleküler yapıya (DNA vs. Müsin) göre yapılmalıdır.
2
İlaçların etki mekanizmalarını değerlendir
Dornaz alfa bir DNaz enzimidir ve DNA'yı parçalar. Diğer seçenekler (NAC, Erdostein vb.) disülfit bağlarını veya mukopolisakkaritleri hedefler.
Mekanizma-substrat eşleşmesi gereklidir.
3
Etkisiz olan ajanı belirle
Kronik bronşit balgamında DNA miktarı düşük olduğu için, sadece DNA'yı hedefleyen Dornaz alfa bu durumda etkisizdir.
Substrat (DNA) yoksa enzim (Dornaz) çalışamaz.

Anahtar Kavram

Mukolitik İlaçların Substrat Özgüllüğü (DNA vs. Müsin)
Soru 202Soru

63 yaşında, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) tanısı olan ve eş zamanlı benign prostat hipertrofisi (BPH) nedeniyle takip edilen bir erkek hastaya, solunum semptomlarının kontrolü amacıyla inhale umeclidinium başlanmıştır. Tedavinin ikinci haftasında hastada idrar yapmada zorlanma şikayeti gelişmiştir. Bu hastada gelişen üriner semptomun farmakolojik temeli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlacın sistemik dolaşıma geçerek mesane detrusor kasındaki M3M_3 reseptörlerini bloke etmesi

Cevap

İlacın sistemik dolaşıma geçerek mesane detrusor kasındaki M3 reseptörlerini bloke etmesi üriner retansiyonun temel nedenidir.
İnhale edilen antimuskarinik ilaçlar (SAMA ve LAMA), bronşlarda muskarinik reseptörleri bloke ederek bronkodilatasyon sağlar. Bu ilaçlar kuaterner amonyum yapısında oldukları için sistemik emilimleri kısıtlıdır; ancak yutulan veya akciğerden emilen kısmın sistemik dolaşıma geçmesiyle, mesane detrusor kasındaki M3M_3 reseptörleri de bloke edilebilir. Bu blokaj, mesanenin kasılmasını engelleyerek özellikle prostat hipertrofisi olan hastalarda idrar retansiyonuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın sınıfını belirle
Umeclidinium, bir Uzun Etkili Muskarinik Antagonist (LAMA) grubundadır.
Tedavi rejimindeki ilacın mekanizmasını anlamak için farmakolojik sınıfını bilmek gerekir.
2
Reseptör etkileşimini analiz et
LAMA'lar bronş düz kasındaki ve diğer dokulardaki M3 reseptörlerini kompetitif olarak bloke eder.
İstenen (bronkodilatasyon) ve istenmeyen (idrar retansiyonu) etkilerin temeli M3 blokajıdır.
3
Sistemik geçişi değerlendir
İnhale edilen kuaterner amonyum bileşikleri düşük oranda da olsa sistemik dolaşıma geçer.
Özellikle yaşlı ve BPH gibi predispozan faktörü olan hastalarda düşük sistemik düzeyler bile klinik semptom verebilir.
4
Hedef dışı organ etkisini yorumla
Mesane detrusor kasındaki M3 blokajı, mesanenin boşalması için gereken kasılmayı engeller.
BPH'lı hastalarda zaten daralmış olan üretradaki akış, detrusor kası gevşediğinde tamamen durabilir veya zorlaşabilir.

Anahtar Kavram

İnhale antimuskariniklerin (SAMA/LAMA) kuaterner amonyum yapısı sayesinde sistemik yan etkileri azdır; ancak M3 blokajı nedeniyle predispozan hastalarda idrar retansiyonu ve ağız kuruluğu görülebilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 203Soru

42 yaşında erkek hasta, orta şiddetli persistan astım tanısı ile inhale flutikazon ve salmeterol kombinasyon tedavisine başlanıyor. Bu tedavide kullanılan kortikosteroidlerin, β2\beta_2 agonistlere karşı gelişebilecek toleransı (down-regülasyon) önleyerek tedavi başarısını artırdığı bilinmektedir.

Kortikosteroidlerin β2\beta_2 reseptör fonksiyonları üzerindeki bu olumlu etkisi hangi moleküler mekanizma ile gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: β2\beta_2 adrenerjik reseptör geninin transkripsiyonunu artırarak yeni reseptör sentezini uyarmak

Cevap

Kortikosteroidler, β2\beta_2 adrenerjik reseptör geninin transkripsiyonunu artırarak yeni reseptör sentezini uyarır ve yüzeydeki reseptör yoğunluğunu artırır.
Kortikosteroidler, hücre içine girerek glukokortikoid reseptörleri aracılığıyla nükleusa taşınırlar. Burada β2\beta_2 adrenerjik reseptör geninin promotor bölgesinde yer alan glukokortikoid yanıt elemanlarına (GRE) bağlanarak bu genin transkripsiyonunu ve mRNA sentezini artırırlar. Bu mekanizma, hücre yüzeyindeki β2\beta_2 reseptör sayısının artmasına (up-regülasyon) ve uzun süreli agonist kullanımına bağlı gelişen reseptör duyarsızlaşmasının (tolerans) önlenmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Kortikosteroidlerin β2\beta_2 agonistlerle etkileşimini değerlendir.
Kortikosteroidlerin, β2\beta_2 agonistlerin etkinliğini artırdığı ve toleransı önlediği belirlendi.
İlaçlar arasındaki sinerjik etkileşimin moleküler temelini anlamak için gereklidir.
2
Kortikosteroidlerin gen ekspresyonu üzerindeki etkisini hatırla.
Kortikosteroidler, β2\beta_2 reseptör geni üzerinde 'up-regülasyon' etkisi yaparlar.
Reseptör sayısındaki artışın (transkripsiyonel düzeyde) temel etki mekanizması olduğu sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Kortikosteroidler, β2\beta_2 adrenerjik reseptör geninin transkripsiyonunu artırarak reseptör desensitizasyonunu önler ve sinerji sağlar.
Tahmini Süre:50s
Soru 204Soru

3535 yaşında erkek hasta, şiddetli astım atağı nedeniyle acil serviste yüksek doz intravenöz metilprednizolon tedavisine alınmıştır. Tedaviden 66 saat sonra yapılan tam kan sayımı sonuçlarında lökositlerin periferik kandaki dağılımında belirgin değişiklikler saptanmıştır.

Kortikosteroidlerin lökosit kinetiği üzerindeki etkileri dikkate alındığında, bu hastanın laboratuvar bulguları ve diğer solunum ilaçlarıyla ilişkisi hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolaşımdaki nötrofil sayısı artarken (nötrofili); lenfosit, eozinofil ve monosit sayıları azalır.

Cevap

Dolaşımdaki nötrofil sayısı artarken; lenfosit, eozinofil ve monosit sayılarının azalması beklenir.
Kortikosteroidlerin sistemik kullanımı sonrası periferik kanda lökosit formülünde karakteristik bir değişim izlenir. Nötrofiller, damar endotelinden ayrılarak (demarjinasyon) ve dokuya geçişleri azalarak periferik kanda artış gösterirler (nötrofili). Buna karşılık lenfositler, eozinofiller, monositler ve bazofiller periferik dolaşımdan lenfoid dokulara ve kemik iliğine doğru yeniden dağılırlar, bu da periferik kanda bu hücrelerin sayısının azalmasına (lenfopeni, eozinopeni vb.) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Kortikosteroidlerin nötrofiller üzerindeki etkisini analiz et
Nötrofillerin damar duvarına yapışması (marjinasyon) azalır ve demarjinasyon ile dolaşımdaki sayıları artar.
Kortikosteroidler nötrofillerin adhezyon moleküllerini ve dokuya geçişini etkiler.
2
Kortikosteroidlerin lenfosit ve diğer hücreler üzerindeki etkisini değerlendir
Lenfosit, eozinofil, monosit ve bazofiller periferik kandan çekilerek lenfoid dokulara ve kemik iliğine geçer (sekestrasyon).
Hücrelerin periferik dolaşımdan dokulara yeniden dağılımı (redistribüsyon) gerçekleşir.
3
Akut zaman dilimini (464-6 saat) değerlendir
Bu değişimler ilaç uygulamasından sonraki ilk birkaç saat içinde pik yapar.
Bu durum kemik iliği üretimi değil, mevcut hücrelerin yer değiştirmesidir.

Anahtar Kavram

Kortikosteroidler periferik kanda nötrofili yaparken, lenfosit, eozinofil, monosit ve bazofillerin sayısını azaltır (redistribüsyon).
Soru 205Soru

2525 yaşında erkek hasta, soğuk hava ve egzersizle tetiklenen nefes darlığı şikayetiyle başvuruyor. Hastaya profilaktik amaçla, araşidonik asitten lökotrien sentezini sağlayan 55-lipooksijenaz enzimini selektif olarak inhibe eden bir ilaç reçete ediliyor. Bu ilacın olası yan etkileri göz önüne alındığında, tedavi sırasında aşağıdakilerden hangisinin düzenli takibi önerilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaciğer transaminaz (ALT) düzeyleri

Cevap

Zileuton kullanımı sırasında karaciğer transaminaz (ALT) düzeylerinin takibi önerilir.
Zileuton, araşidonik asidi lökotrienlere dönüştüren 5-lipooksijenaz enzimini selektif olarak inhibe eder. Bu ilaç, karaciğer enzimlerinde (ALT/AST) yükselmeye neden olabileceği için tedavi öncesinde ve tedavi sırasında düzenli karaciğer fonksiyon testleri ile izlem gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
İlacın etki mekanizmasını tanımla
5-lipooksijenaz (5-LOX) enzimini inhibe eden ilaç Zileuton'dur.
Soruda belirtilen spesifik mekanizma bu ajana işaret etmektedir.
2
Zileuton'un spesifik yan etki profilini hatırla
Zileuton kullanımında hepatotoksisite riski mevcuttur.
İlacın klinik kullanımında karaciğer enzim yükselmesi bildirilmiş bir advers etkidir.
3
Gerekli izlem parametresini belirle
ALT (alanin aminotransferaz) takibi yapılmalıdır.
Hepatotoksisitenin erken tespiti için rutin laboratuvar takibi protokolün bir parçasıdır.

Anahtar Kavram

Zileuton, lökotrien sentezini 5-lipooksijenaz enzimi üzerinden inhibe eder ve potansiyel hepatotoksik etkileri nedeniyle karaciğer enzim takibi gerektirir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 206Soru

Orta dereceli persistan astım tanısı ile takip edilen 32 yaşındaki bir kadın hastaya, semptom kontrolünü sağlamak amacıyla inhale kortikosteroid (budesonid) ve uzun etkili bir beta-2 agonist (formoterol) içeren bir kombinasyon tedavisi başlanmıştır. Hekim, hastaya bu ilacı sadece sabah-akşam düzenli kullanmakla kalmayıp, nefes darlığı hissettiği anlarda da "kurtarıcı" doz olarak kullanabileceğini (MART - Maintenance and Reliever Therapy) belirtmiştir. Formoterolün, yapısal olarak benzediği salmeterolün aksine bu şekilde akut semptomları dindirmek amacıyla da kullanılabilmesini sağlayan temel farmakolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Formoterolün plazma membranında bir lipid rezervuarı oluşturarak reseptöre hızla difüze olması ve tam agonist (full agonist) özellik göstermesi

Cevap

Formoterolün lipid rezervuarı oluşturarak hızlı difüze olması ve tam agonist (full agonist) özellik göstermesi doğru cevaptır.
Formoterolün orta düzeyde lipofilik olması, hücre zarının lipid tabakasında birikmesine (lipid rezervuarı) ve buradan reseptöre hızla sızarak etkisini dakikalar içinde (hızlı onset) göstermesine olanak tanır. Tam agonist olması ise maksimal bronkodilatasyon kapasitesini artırır; bu iki özellik MART yaklaşımının farmakolojik temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Formoterol ve Salmeterol'ün farmakokinetik ve farmakodinamik özelliklerini karşılaştır.
Salmeterol yavaş başlar/parsiyel agonisttir, Formoterol hızlı başlar/tam agonisttir.
Klinik kullanımda MART (idame ve kurtarıcı) tedavisi için hızlı etki başlangıcı şarttır.
2
Etki hızının moleküler temelini analiz et.
Salmeterol 'ekzo-site' teorisi ile, Formoterol 'lipid rezervuar' teorisi ile açıklanır.
Lipid rezervuarından difüzyon, ekzo-site çapalanmasına göre daha hızlı reseptör aktivasyonu sağlar.
3
İntrinsik etkinliği değerlendir.
Formoterol tam agonisttir, Salmeterol parsiyel agonisttir.
Tam agonistler, özellikle hava yolu inflamasyonunun olduğu durumlarda daha güçlü maksimal yanıt oluşturabilirler.

Anahtar Kavram

LABA'lar arasında formoterol, hızlı etki başlangıcı ve tam agonistik etkisi sayesinde hem idame hem de akut rahatlatıcı tedavide (MART) kullanılabilirken; salmeterol yavaş etki başlangıcı ve parsiyel agonistik etkisi nedeniyle sadece idame tedavide kullanılır.

Daha Fazla Pratik

İndakaterol ve Vilanterol gibi Ultra-LABA'ların KOAH tedavisindeki yerini ve etki sürelerinin moleküler nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 207Soru

4242 yaşında kadın hasta, uzun süredir devam eden şiddetli persistan astım nedeniyle yüksek doz oral metilprednizolon ve kombine inhale tedavi almaktadır. Tedavi rejimine oral bir ajanın eklenmesini takiben, hastanın oral kortikosteroid dozu kademeli olarak azaltılmaya başlanmıştır. Ancak steroid dozu düşürüldüğünde hastada ateş, belirgin periferik eozinofili, vaskülitik cilt döküntüleri ve mononöritis multipleks tablosu gelişmiştir. Yapılan tetkiklerde Eozinofilik Granülomatozis ile Polianjitis (Churg-Strauss Sendromu) tanısı konulmuştur. Bu klinik tablonun ortaya çıkmasına (maskelenmiş semptomların açığa çıkmasına) zemin hazırlayan ilacın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: LTD4LTD_4 ve LTE4LTE_4'ün bağlandığı sisteinil lökotrien tip 11 (CysLT1CysLT_1) reseptörlerini selektif ve kompetitif olarak antagonize etmek

Cevap

Sisteinil lökotrien tip 11 (CysLT1CysLT_1) reseptörlerinin antagonize edilmesi (Montelukast/Zafirlukast mekanizması)
Soruda tarif edilen vaskülit, periferik eozinofili ve mononöritis multipleks bulguları Churg-Strauss sendromunu (Eozinofilik Granülomatozis ile Polianjitis) tanımlamaktadır. Bu sendrom, özellikle Montelukast veya Zafirlukast gibi sisteinil lökotrien tip 11 (CysLT1CysLT_1) reseptör antagonistleri tedaviye eklenip, oral kortikosteroid dozları azaltıldığında (steroidin baskılayıcı etkisi ortadan kalktığı için) belirginleşir. Bu ilaçlar LTD4LTD_4 ve LTE4LTE_4'ün bronş düz kaslarındaki reseptörlerini kompetitif olarak bloke ederek bronkokonstriksiyonu önlerler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Steroid dozu azaltılırken ortaya çıkan ateş, eozinofili ve vaskülit bulguları Churg-Strauss sendromunu (EGPA) işaret eder.
Bu sendrom, sistemik steroidlerin maskelediği bir vaskülit tablosunun, steroid sparing (steroid tasarrufu sağlayan) bir ajan eklenip steroid dozu düşürüldüğünde açığa çıkmasıdır.
2
İlişkili ilaç grubunu belirle
Lökotrien reseptör antagonistleri (LTRA), özellikle Montelukast ve Zafirlukast, bu tabloyla en sık ilişkilendirilen ilaçlardır.
Bu ilaçlar steroid ihtiyacını azalttıkları için alttaki vaskülit tablosunun 'unmasking' (maskenin düşmesi) fenomenine yol açarlar.
3
Doğru mekanizmayı seç
Montelukast ve zafirlukast, CysLT1CysLT_1 reseptörlerini bloke ederek etki gösterir.
Lökotrien yolağındaki diğer ajan olan Zileuton enzim inhibitörüdür, reseptör blokörü değildir.

Anahtar Kavram

Lökotrien reseptör antagonistlerinin (Montelukast, Zafirlukast) steroid dozunun azaltıldığı hastalarda Churg-Strauss sendromunu açığa çıkarma (unmasking) potansiyeli.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 208Soru

Astım alevlenmesi (eksaservasyon) tedavisi amacıyla yüksek dozda sistemik kortikosteroid başlanan bir hastada, bu ilaçların mineralokortikoid ve metabolik etkileri sonucunda aşağıdaki yan etkilerden hangisinin gelişmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan basıncında düşüş (Hipotansiyon)

Cevap

Kan basıncında düşüş (Hipotansiyon)
Sistemik kortikosteroidler, mineralokortikoid etkileri nedeniyle böbrek tübüllerinden sodyum ve su geri emilimini artırırlar. Bu durum plazma hacminin genişlemesine ve periferik damar direncindeki artışla birlikte kan basıncının yükselmesine (hipertansiyon) neden olur. Dolayısıyla, bu tedaviyi alan bir hastada kan basıncının düşmesi (hipotansiyon) beklenen bir yan etki değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Sistemik kortikosteroidlerin mineralokortikoid etkilerini değerlendir.
Bu ilaçlar böbreklerde sodyum ve su tutulumuna (retansiyon) neden olur.
Kortikosteroidler yüksek dozlarda mineralokortikoid reseptörlerini de aktive ederler.
2
Sıvı tutulumunun kan basıncı üzerindeki etkisini analiz et.
Damar içi hacim artışı ve katekolaminlere duyarlılık artışı kan basıncını yükseltir (hipertansiyon).
Sodyum tutulumu ve vasküler reaktivite artışı hipertansif bir etki yaratır.
3
Hipotansiyon olasılığını sorgula.
Hipotansiyon, bu ilaçların beklenen etkisinin tam tersidir.
İlaçlar tansiyonu düşürmek yerine yükseltme eğilimindedir.

Anahtar Kavram

Sistemik kortikosteroidlerin mineralokortikoid ve metabolik yan etki profili
Soru 209Soru

Ağır astım tedavisinde kullanılan biyolojik ajanlar ve mast hücresi stabilizörlerinin farmakolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Benralizumab, eozinofiller üzerindeki IL5IL-5 reseptör α\alpha alt birimine (IL5RαIL-5R\alpha) bağlanarak, doğal öldürücü (NKNK) hücreleri aracılığıyla antikor bağımlı hücresel sitotoksisite (ADCCADCC) indükler.

Cevap

Benralizumab, IL5RαIL-5R\alpha alt birimine bağlanarak NK hücreleri aracılığıyla ADCC mekanizmasını tetikleyen ve eozinofilleri tüketen bir ajandır.
Doğru seçenek olan Benralizumab ile ilgili ifade, ilacın hem hedefini (IL5RαIL-5R\alpha) hem de kendine özgü olan sitolitik etkisini (ADCCADCC ve NKNK hücre katılımı) tam ve doğru olarak tanımlamaktadır. Benralizumab, mepolizumab gibi sadece IL-5 sinyalini kesmekle kalmaz, aynı zamanda doku ve kan eozinofillerini hızla ve neredeyse tamamen tüketir.

Adım Adım Çözüm

1
Ağır astımda kullanılan biyolojik ajanların (monoklonal antikorlar) moleküler hedeflerini (ligand vs. reseptör) ayırt et.
Mepolizumab, Reslizumab ve Omalizumab'ın serbest ligandlara; Benralizumab ve Dupilumab'ın ise reseptörlere bağlandığı saptanır.
İlaçların etki mekanizmasındaki temel fark, biyolojik etkinin süresini ve sitotoksik kapasitesini belirler.
2
Benralizumab'ın eozinofiller üzerindeki spesifik etkisini analiz et.
Benralizumab'ın sadece sinyal kesmekle kalmayıp, FcγRIIIaFc\gamma RIIIa reseptörü taşıyan NK hücrelerini uyararak antikor bağımlı hücresel sitotoksisite (ADCCADCC) ile eozinofillerin apoptozuna neden olduğu belirlenir.
Bu özellik Benralizumab'ı diğer anti-IL-5 ajanlardan ayıran en önemli 'very hard' zorluk seviyesindeki bilgidir.
3
Mast hücresi stabilizörlerinin klinik kullanım kısıtlamalarını değerlendir.
Sodyum kromoglikatın klorür kanal inhibisyonu yaptığı ancak akut bronkodilatör etkisinin olmadığı, sadece profilakside etkili olduğu doğrulanır.
Hangi ilacın 'akut' krizde, hangisinin 'profilakside' kullanıldığının ayrımı TUS için kritiktir.

Anahtar Kavram

Biyolojik ajanlarda ligand-reseptör ayrımı ve Benralizumab'ın ADCC mekanizması
Soru 210Soru

64 yaşında erkek hasta, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tanısıyla uzun etkili bir muskarinik antagonist (LAMA) tedavisine başlandıktan sonra ağız kuruluğu ve idrar çıkışında azalma şikayetleri ile başvurmuştur. Bu hastada gözlenen terapötik bronkodilatasyon etkisinden sorumlu olan temel hücresel sinyal iletim yolağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: M3M_3 muskarinik reseptör antagonizması sonucu fosfolipaz C aktivitesinin ve IP3IP_3 - DAGDAG sentezinin azalması

Cevap

M3M_3 muskarinik reseptör antagonizması sonucu fosfolipaz C aktivitesinin ve IP3IP_3 - DAGDAG sentezinin azalması
KOAH tedavisinde kullanılan inhale antimuskarinikler (tiotropium, ipratropyum vb.), bronş düz kaslarında bulunan M3M_3 muskarinik reseptörlerini kompetitif olarak bloke ederler. M3M_3 reseptörleri normalde GqG_q proteini üzerinden fosfolipaz C (PLC) enzimini aktive ederek IP3IP_3 ve DAGDAG oluşumuna, dolayısıyla hücre içi kalsiyum salınımına yol açar. İlacın bu reseptörü bloke etmesi sonucunda bahsedilen sinyal iletim yolağı inhibe olur ve düz kasta gevşeme (bronkodilatasyon) meydana gelir. Hastada görülen ağız kuruluğu ve idrar retansiyonu ise sistemik antikolinerjik etkilerin sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
LAMA grubu ilaç kullanımı tespiti
Ağız kuruluğu ve idrar retansiyonu (antikolinerjik yan etkiler) KOAH'ta kullanılan antimuskarinik ilaçları işaret eder.
2
İlaç grubunun hedef reseptörünün belirlenmesi
M3M_3 reseptörü
Bronş düz kaslarında kasılmadan sorumlu temel parasempatik reseptör M3M_3 alt tipidir.
3
Hücresel sinyal yolağının analizi
GqG_q - PLC - IP3IP_3 / DAGDAG inhibisyonu
M3M_3 reseptörleri GqG_q kenetlidir; blokajı kalsiyum artıran bu yolağı baskılayarak gevşeme sağlar.

Anahtar Kavram

İnhale antimuskariniklerin bronş düz kasındaki M3M_3 reseptör antagonizması ve IP3IP_3 - DAGDAG yolağı inhibisyonu ile bronkodilatasyon yapması.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 211Soru

Pulmoner vasküler direnci düşürmek amacıyla sürekli subkutan infüzyon pompası ile tedavi edilen bir hastada, uygulama bölgesinde doz kısıtlayıcı düzeyde şiddetli ağrı, yanma ve eritem gelişmiştir. Bu hastada kullanılan ajanın farmakolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Klinik olarak anlamlı sitokrom P450P450 (CYP3A4CYP3A4) enzim indüksiyonu yaparak diğer ilaçların etkinliğini azaltır.

Cevap

Treprostinil'in enzim indüksiyonu yaparak diğer ilaçların metabolizmasını hızlandırma özelliği bulunmamaktadır.
Seçeneklerde belirtilen sitokrom P450P450 (CYP3A4CYP3A4) enzim indüksiyonu özelliği Treprostinil'e ait bir özellik değildir. Bu farmakokinetik profil, endotelin reseptör antagonisti olan Bosentan'ın karakteristik özelliğidir ve Bosentan bu yolla oral kontraseptiflerin etkisini azaltabilir. Treprostinil ise enzim indükleyici özellik göstermez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Sürekli subkutan infüzyon ve ciddi uygulama yeri ağrısı (infüzyon bölgesi ağrısı), Pulmoner Arteriyel Hipertansiyon (PAHPAH) tedavisinde kullanılan Treprostinil'in tipik özelliğidir.
İlacı doğru teşhis etmek için spesifik yan etki ve uygulama yolunu eşleştirme.
2
Treprostinil'in stabilite ve kinetik özelliklerini hatırla
Treprostinil, Epoprostenol'ün aksine oda sıcaklığında ve nötr pHpH'da stabildir; yarı ömrü yaklaşık 44 saattir.
Prostanoidler arasındaki temel farmakokinetik farkları ayırt etme.
3
Uygulama yollarını ve mekanizmayı doğrula
Treprostinil IVIV, SCSC, inhaler ve oral formlara sahiptir; etkisini IPIP reseptörü-GsG_s proteini-cAMPcAMP yolağı üzerinden gösterir.
İlacın formülasyon çeşitliliğini ve sinyal iletim yolağını kontrol etme.
4
İlaç etkileşim profilini analiz et
Treprostinil enzim indüksiyonu yapmaz. Enzim indüksiyonu (CYP3A4CYP3A4, CYP2C9CYP2C9) PAH ilaçları arasında Bosentan'ın tipik bir özelliğidir.
Yanlış olan farmakokinetik özelliği saptama.

Anahtar Kavram

Treprostinil ve Epoprostenol arasındaki stabilite, uygulama yolu ve farmakokinetik farklar.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 212Soru

Şiddetli eozinofilik astım tanısı olan ve yüksek doz inhale kortikosteroid tedavisine rağmen semptomları devam eden bir hastada; eozinofillerin yüzeyindeki interlökin-5 reseptörünün alfa (IL5RαIL-5R\alpha) alt birimine bağlanarak "antikor bağımlı hücre aracılı sitotoksisite" (ADCCADCC) mekanizması ile eozinofil sayısında hızlı ve belirgin bir azalma sağlayan biyolojik ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Benralizumab

Cevap

Eozinofiller üzerindeki IL5RαIL-5R\alpha alt birimine bağlanarak ADCCADCC mekanizması ile etki gösteren ilaç Benralizumab'dır.
Benralizumab, eozinofiller üzerindeki interlökin-5 reseptör alfa (IL5RαIL-5R\alpha) alt birimine yüksek afiniteyle bağlanır. Bu bağlanma, antikorun FcFc kısmının doğal öldürücü (NKNK) hücrelerindeki FcγRIIIaFc\gamma RIIIa reseptörlerine bağlanmasını sağlar ve "antikor bağımlı hücre aracılı sitotoksisite" (ADCCADCC) yoluyla eozinofillerin apoptozuna ve hızla tükenmesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve biyobelirtecini değerlendir.
Şiddetli eozinofilik astım ve biyolojik ajan ihtiyacı saptandı.
Biyolojik ajan seçimi hedeflenen sitokin veya reseptöre göre yapılır.
2
Belirtilen moleküler hedefi (IL5RαIL-5R\alpha) ve etki mekanizmasını (ADCCADCC) analiz et.
Hedefin reseptör olduğu ve sitotoksisite (hücre ölümü) tetiklendiği görüldü.
Mepolizumab ve Reslizumab ligand bağlarken, Benralizumab reseptöre bağlanarak hücreyi yok eder.
3
Mekanizmaya uyan spesifik ilacı seçeneklerden belirle.
Benralizumab'ın bu profile tam uyduğu onaylandı.
Benralizumab'ın diğer IL5IL-5 karşıtı ilaçlardan temel farkı reseptör hedefli olması ve ADCCADCC tetiklemesidir.

Anahtar Kavram

Biyolojik ajanların moleküler hedefleri (Ligand vs Reseptör) ve ADCC mekanizması.

Daha Fazla Pratik

Mast hücresi stabilizörlerinin sadece profilaktik amaçla kullanıldığını ve akut bronkospazmda etkisiz olduğunu unutmayınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 213Soru

Günde 4040 adet sigara içen ve ağır KOAHKOAH tanısı nedeniyle inhale kortikosteroid (IKSIKS) / uzun etkili beta2beta-2 agonist (LABALABA) kombinasyonu kullanmasına rağmen semptomları kontrol altına alınamayan 6060 yaşındaki erkek hastanın tedavisine düşük doz oral teofilin (200200 mg/gün) eklenmiştir. Tedavi sonrası hastanın IKSIKS yanıtında belirgin düzelme saptanmıştır. Bir ay sonra sigarayı bırakan ve aynı dönemde üriner enfeksiyon nedeniyle siprofloksasin tedavisine başlanan hastada; şiddetli bulantı, dirençli taşikardi ve jeneralize tonik-klonik nöbet tablosu gelişmiştir.

Bu vakadaki farmakolojik süreçlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük doz teofilin, oksidatif stres nedeniyle baskılanan histon deasetilaz-2 (HDAC2HDAC2) aktivitesini artırarak kortikosteroid direncini kırabilir.

Cevap

Düşük doz teofilin kullanımı, oksidatif stresin baskıladığı HDAC2 enzimini aktive ederek steroid direncini kırar ve anti-inflamatuar etkiyi güçlendirir.
Teofilin, düşük dozlarda (5105-10 μ\mu g/mL plazma konsantrasyonu) nükleer alanda histon deasetilaz-2 (HDAC2HDAC2) enzimini aktive eder. Sigara dumanı ve oksidatif stres, HDAC2'yi nitrozilleme yoluyla inaktive ederek steroid direncine yol açar. Teofilin bu süreci tersine çevirerek kortikosteroidlerin anti-inflamatuar genleri baskılama yeteneğini geri kazandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Teofilin'in düşük doz etkisini değerlendir
Düşük doz teofilin (<10< 10 mg/L), HDAC2 aktivasyonunu sağlayarak steroid yanıtını artırır.
KOAHKOAH ve sigara içenlerde görülen steroid direncinin temelinde HDAC2 yetersizliği yatar.
2
Sigara-Teofilin etkileşimini analiz et
Sigara içmek CYP1A2CYP1A2'yi indükler ve klerensi artırır. Sigarayı bırakmak ise klerensi azaltarak düzeyleri yükseltir.
Polisiklik aromatik hidrokarbonlar mikrozomal enzimleri indükleyen ajanlardır.
3
Siprofloksasin-Teofilin etkileşimini analiz et
Siprofloksasin güçlü bir CYP1A2CYP1A2 inhibitörüdür.
İnhibisyon, metabolizmayı bloke ederek ilacı toksik düzeye çıkarır.
4
Toksisite mekanizmasını belirle
Toksik düzeylerde adenozin antagonizması nöbet ve aritmilere yol açar.
Adenozin normalde santral sinir sisteminde inhibitör etkili bir nöromodülatördür.

Anahtar Kavram

Teofilin'in dar terapötik indeksi, çoklu ilaç etkileşimleri (CYP1A2CYP1A2) ve düşük dozlarda HDAC2HDAC2 üzerindeki özgün etkisi.

Daha Fazla Pratik

Teofilin toksisitesinde gelişen taşiaritmilerin tedavisinde adenozin antagonizmasını dengelemek için seçici beta-1 blokörlerin (örn. Esmolol) kullanımı üzerine çalışılabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 214Soru

65 yaşında, majör depresif bozukluk nedeniyle fluoksetin kullanmakta olan ve KOAH alevlenmesi sonrası gelişen inatçı kuru öksürük şikayeti bulunan bir hastada; santral sinir sistemi yan etkilerinden ve ilaç etkileşimlerinden (özellikle serotonin sendromu) kaçınmak amacıyla bir antitussif ilaç tercih edilecektir. Akciğerlerdeki afferent C-liflerinden duyusal nöropeptidlerin salınımını inhibe ederek etki gösteren bu periferik etkili antitussif aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Levodropropizin

Cevap

Levodropropizin, akciğerlerdeki afferent C-liflerinden nöropeptid salınımını inhibe eden periferik etkili bir antitussiftir.
Levodropropizin, periferik etkili bir antitussif olup akciğerlerdeki duyusal afferent C-liflerinden P maddesi gibi nöropeptidlerin salınımını inhibe ederek etki gösterir. Santral sinir sistemine geçişinin çok düşük olması nedeniyle, kodein ve dekstrometorfan gibi santral etkili ajanların aksine sedasyon ve solunum depresyonuna yol açmaz. Ayrıca dekstrometorfanın SSRI grubu ilaçlarla (fluoksetin gibi) kullanımı sonucu ortaya çıkabilecek serotonin sendromu riskini taşımaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik riskini değerlendir.
Hasta fluoksetin (SSRI) kullanmaktadır, bu durum dekstrometorfan gibi serotonerjik etkili santral antitussiflerle etkileşim riski yaratır.
Serotonin sendromundan kaçınmak için santral etkili olmayan veya serotonerjik olmayan bir ilaç seçilmelidir.
2
İstenen mekanizmayı analiz et.
Soru, periferik yerleşimli afferent C-liflerinden nöropeptid (P maddesi gibi) salınımını inhibe eden ajanı sormaktadır.
Bu mekanizma, levodropropizine özgü bir farmakodinamik özelliktir.
3
Diğer periferik ajanlardan ayırt et.
Benzonatat da periferiktir ancak mekanizması 'stretch' (gerilme) reseptörlerinin blokajıdır.
Mekanizma detayları periferik ajanlar arasındaki temel farkı oluşturur.

Anahtar Kavram

Levodropropizinin periferik mekanizması ve santral antitussiflerin SSRI etkileşimleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 215Soru

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) alevlenmesi nedeniyle acil serviste nebulizatör yoluyla bronkodilatör tedavi alan bir hastada, uygulama sırasında maskenin yüze tam oturmamasına bağlı olarak ilacın göze kaçması sonucu tek taraflı midriyazis (göz bebeği büyümesi) ve akomodasyon felci (siklopleji) gelişmiştir. Bu klinik tabloya neden olan ilacın temel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muskarinik reseptör antagonizması

Cevap

Doğru cevap 'Muskarinik reseptör antagonizması' ifadesidir.
Muskarinik reseptör antagonizması, parasempatik uyarıyı baskılayarak pupilla sfinkter kasının gevşemesine (midriyazis) ve siliyer kasın gevşemesine (siklopleji) neden olur. KOAH alevlenmesinde kullanılan ipratropium gibi ilaçlar nebul maskesinden göze sızdığında bu etkileri lokal olarak oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Hastada midriyazis (göz bebeği genişlemesi) ve siklopleji (yakına odaklanma kaybı) saptanmıştır.
Bu bulgular tipik olarak parasempatik (kolinerjik) aktivitenin engellendiğini gösterir.
2
Tedavi bağlamı ile ilişkilendirme
KOAH tedavisinde kullanılan bronkodilatörlerden hangisinin bu yan etkiyi yapabileceği belirlenir.
Nebulizatörle verilen ipratropium gibi SAMA'lar lokal temasla antikolinerjik yan etki gösterebilir.
3
Mekanizmayı doğrulama
Muskarinik reseptör blokajı (antagonizması) klinik tabloyu açıklar.
Gözde pupilla sfinkter ve siliyer kaslardaki M3M_3 reseptörlerinin blokajı bu tabloya yol açan temel farmakolojik olaydır.

Anahtar Kavram

İnhale antimuskariniklerin (SAMA/LAMA) göze lokal teması midriyazis ve sikloplejiye yol açar.

Alternatif Yöntem

Midriyazis ile birlikte akomodasyon kaybının (siklopleji) varlığı, tablonun adrenerjik bir uyarıdan ziyade muskarinik bir blokaj olduğunu kesinleştirir.
Tahmini Süre:45s
Soru 216Soru

Solunum yolu hastalıklarında sekresyonların atılımını kolaylaştırmak amacıyla kullanılan ajanlardan hangisi, mukusun vizkozitesini doğrudan azaltmak yerine, bronşiyal bezlerden sıvı salgılanmasını uyararak sekresyon hacmini artıran (ekspektoran) bir etkiye sahiptir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Guafenesin

Cevap

Guafenesin
Guafenesin, solunum yollarındaki sıvı sekresyon miktarını artırarak mukusun daha az yapışkan olmasını ve öksürükle daha kolay atılmasını sağlayan temel ekspektoran ilaçtır. Bu özelliği ile doğrudan mukus yapısını bozan mukolitiklerden ayrılır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekspektoran ve mukolitik ilaçlar arasındaki temel farkı belirle.
Mukolitikler vizkoziteyi (kıvamı) azaltırken, ekspektoranlar sekresyon hacmini (miktarını) artırır.
Soruda vizkoziteyi azaltmak yerine hacmi artıran ilaç sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki ilaçların etki mekanizmalarını değerlendir.
N-asetilsistein, Dornaz alfa ve Bromheksin mukolitik; Guafenesin ise ekspektorandır.
Guafenesin bronşiyal bezleri uyararak sıvı salgısını artırır.

Anahtar Kavram

Ekspektoranlar (sekresyon hacmini artıranlar) ile mukolitikler (vizkoziteyi azaltanlar) arasındaki fonksiyonel fark.
Tahmini Süre:45s
Soru 217Soru

32 yaşında, orta dereceli persistan astım tanısı olan bir hasta, inhale flutikazon ve salmeterol kombinasyonu ile takip edilmektedir. Bu tedavi rejiminde kortikosteroidlerin eklenmesi, sadece inflamasyonu baskılamakla kalmaz, aynı zamanda β2\beta_2-agonistlere karşı gelişebilecek duyarsızlaşmayı (tolerans) da önler. Kortikosteroidlerin β2\beta_2-adrenerjik reseptörler üzerindeki bu 'duyarlılaştırıcı' etkisinin temel moleküler mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: β2\beta_2-adrenerjik reseptör gen transkripsiyonunu artırarak yüzey reseptör yoğunluğunu (up-regülasyon) artırmaları

Cevap

Kortikosteroidlerin β2\beta_2-adrenerjik reseptör gen transkripsiyonunu artırarak reseptör yoğunluğunu (up-regülasyon) artırması
Kortikosteroidler, hücre çekirdeğinde β2\beta_2-adrenerjik reseptör geninin transkripsiyonunu doğrudan artırarak yüzeydeki reseptör yoğunluğunu (up-regülasyon) artırırlar. Bu etki, uzun süreli β2\beta_2-agonist kullanımına bağlı gelişen reseptör duyarsızlaşmasını (fosforilasyon) ve internalizasyonunu kompanse ederek ilaca karşı tolerans gelişimini engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik kombinasyonun (İKS + LABA) amacını belirle
İKS'lerin LABA'lara karşı gelişen toleransı (taşiflaksi) önlediği tespit edildi.
Uzun süreli agonist kullanımı reseptörlerin internalizasyonuna ve sayısının azalmasına (down-regülasyon) neden olur.
2
Kortikosteroidlerin genomik etkilerini analiz et
Kortikosteroid-reseptör kompleksinin çekirdekte spesifik gen bölgelerine bağlandığı anlaşıldı.
Steroidler doğrudan gen ekspresyonunu modüle eden ilaçlardır.
3
β2\beta_2-reseptör sentezi ile ilişkili mekanizmayı tanımla
β2\beta_2-adrenerjik reseptör geninin transkripsiyonunun arttığı belirlendi.
Artan transkripsiyon, daha fazla mRNA ve dolayısıyla daha fazla yüzey reseptörü (up-regülasyon) anlamına gelir.

Anahtar Kavram

İnhale kortikosteroidler (İKS) ve β2\beta_2-agonist sinerjisi: Genetik up-regülasyon
Soru 218Soru

Astım profilaksisinde kullanılan mast hücresi stabilizörlerinin (sodyum kromoglikat, nedokromil) mast hücrelerinden mediyatör salınımını engellemedeki temel hücresel etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mast hücre membranındaki klor kanallarını inhibe ederek hücrenin degranülasyonunu engellemek

Cevap

Mast hücresi stabilizörlerinin temel mekanizması, mast hücre membranındaki klor kanallarının inhibisyonu yoluyla degranülasyonun engellenmesidir.
Mast hücresi stabilizörleri olan sodyum kromoglikat ve nedokromil, mast hücresi membranında yer alan klor kanallarını inhibe eder. Bu blokaj, hücre içerisine klor girişini engelleyerek hücrenin uyarılmasını (degranülasyon tetikleyicilerini) durdurur ve sonuçta histamin gibi mediyatörlerin salınımı önlenmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
İlaç grubunun (mast hücresi stabilizörleri) belirlenmesi.
Sodyum kromoglikat ve nedokromil bu gruptadır.
Soruda sorulan spesifik ilaç sınıfının temel özelliklerini hatırlamak gerekir.
2
Hücresel etki mekanizmasının analiz edilmesi.
Bu ilaçlar mast hücre membranındaki klor kanallarını inhibe eder.
Klor kanallarının inhibisyonu, hücrenin hiperpolarizasyonuna veya kalsiyum girişinin engellenmesine yol açarak degranülasyonu durdurur.
3
Diğer seçeneklerdeki mekanizmaların elenmesi.
IgEIgE blokajı (Omalizumab), IL5RIL-5R blokajı (Benralizumab) ve CysLT1CysLT_1 blokajı (Montelukast) biyolojik ajanlara veya diğer profilaktiklere aittir.
Ayırıcı tanı yapılarak doğru mekanizma teyit edilir.

Anahtar Kavram

Mast hücresi stabilizörleri (kromonlar), mast hücre membranındaki klor kanallarını bloke ederek mediyatör salınımını önleyen profilaktik ilaçlardır.
Tahmini Süre:45s
Soru 219Soru

2828 yaşında, egzersizle indüklenen bronkospazm ve eşlik eden mevsimsel alerjik rinit şikayetleri olan bir hastada, inhaler cihaz kullanım uyumunun düşük olması nedeniyle oral lökotrien modülatörü başlanması planlanıyor. Bu ilaç grubuyla ilgili yapılan klinik bilgilendirmede aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zileuton, 55-lipoksijenaz enzimini inhibe ederek hem LTB4LTB_4 hem de sisteinil lökotrienlerin sentezini engeller.

Cevap

Zileuton, 5-lipoksijenaz enzimini inhibe ederek hem LTB4 hem de sisteinil lökotrienlerin sentezini engeller.
Zileuton, araşidonik asitten lökotrien biyosentezini sağlayan anahtar enzim olan 55-lipoksijenazı (55-LOX) selektif olarak inhibe eder. Bu enzim blokajı, yolağın en başında gerçekleştiği için hem inflamatuar hücre kemotaksisinden sorumlu olan LTB4LTB_4 hem de bronkokonstriksiyon yapan sisteinil lökotrienlerin (LTC4LTC_4, LTD4LTD_4, LTE4LTE_4) sentezi aynı anda baskılanmış olur. Diğer seçeneklerdeki reseptör antagonistleri (Montelukast, Zafirlukast) ise sadece CysLT1CysLT_1 reseptörlerini bloke ederek etki gösterirler.

Adım Adım Çözüm

1
Lökotrien yolağındaki ilaçların etki yerlerini belirlemek
Zileuton enzim düzeyinde (5-LOX), montelukast ve zafirlukast ise reseptör düzeyinde (CysLT1) etki eder.
Sentez inhibisyonu ile reseptör blokajı arasındaki farkı anlamak sınıflama için temeldir.
2
İlaçların spektrumunu karşılaştırmak
5-LOX inhibisyonu LTB4 dahil tüm lökotrienleri azaltırken, reseptör antagonistleri sadece sisteinil lökotrienleri (LTC4, LTD4, LTE4) hedefler.
LTB4 nötrofil kemotaksisinden sorumlu olup sadece sentez inhibitörleri tarafından etkilenir.

Anahtar Kavram

Lökotrien modülatörlerinin etki mekanizması ve spektrum farkı
Soru 220Soru

Şiddetli eozinofilik astım profilaksisi ve tedavisinde kullanılan mast hücresi stabilizörleri ile biyolojik ajanların (monoklonal antikorlar) etki mekanizmaları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kromolin sodyum, mast hücre membranındaki klor kanallarını inhibe ederek hücrenin degranülasyonunu önler ve mediyatör salınımını stabilize eder.

Cevap

Kromolin sodyum, mast hücre membranındaki klor kanallarını inhibe ederek hücrenin degranülasyonunu önler ve mediyatör salınımını stabilize eder.
Kromolin sodyum ve nedokromil gibi mast hücresi stabilizörleri, mast hücre membranındaki gecikmiş klor kanallarını inhibe ederek hücrenin degranülasyonunu ve dolayısıyla histamin, lökotrien gibi mediyatörlerin salınımını engeller. Bu mekanizma profilaktik kullanımın temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Mast hücresi stabilizörlerinin (kromolin, nedokromil) iyon kanalı düzeyindeki etkisini tanımla.
Bu ilaçlar kalsiyum kanallarından ziyade, klor kanallarını inhibe ederek mast hücrelerini stabilize eder.
Mast hücrelerinin aktivasyonu ve mediyatör salınımı klorür akımı ile ilişkilidir.
2
Biyolojik ajanların (monoklonal antikorlar) moleküler hedeflerini değerlendir.
Omalizumab (anti-IgEIgE), Mepolizumab/Reslizumab (anti-IL5IL-5 sitokini), Benralizumab (anti-IL5IL-5 reseptörü) ve Dupilumab (IL4RαIL-4R\alpha blokörü).
İlaçların ligand (sitokin) mı yoksa reseptör blokörü mü olduğunu ayırt etmek farmakolojik mekanizma için kritiktir.

Anahtar Kavram

Mast hücresi stabilizörleri klor kanalları üzerinden etki ederken, biyolojik ajanlar spesifik sitokin veya reseptör yolaklarını (IgE, IL-5, IL-4/13) hedef alır.

Daha Fazla Pratik

Biyolojik ajanların antikor bağımlı hücre aracılı sitotoksisite (ADCC) kapasitelerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 11 / 12Sonraki
Solunum Sistemi Farmakolojisi — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin