Duyu Fizyolojisi

257 soru

Soru 21Soru

Deride bulunan mekanoreseptörler arasında en hızlı adaptasyon (fazik) yeteneğine sahip olan ve özellikle yüksek frekanslı vibrasyon duyusunun algılanmasında birincil rol oynayan reseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pacini cisimciği

Cevap

Pacini cisimciği, somatosensoriyel sistemde en hızlı adapte olan (fazik) reseptördür ve özellikle yüksek frekanslı vibrasyon duyusunun algılanmasında görev alır.
Pacini cisimciği, kapsüllü yapısı sayesinde mekanik basınca çok hızlı yanıt verir ve basınç sabit kaldığında hızla yanıt vermeyi keser (fazik özellik). Bu özelliği onu yüksek frekanslı (3080030-800 Hz) vibrasyonların tespiti için en uygun reseptör yapar.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptörlerin adaptasyon hızlarını karşılaştırın.
Pacini ve Meissner hızlı; Merkel ve Ruffini yavaş adapte olur.
Soruda 'en hızlı adapte olan' ifadesi geçtiği için fazik reseptörlerin tespiti gerekir.
2
Duyusal uyaran tipini (vibrasyon) analiz edin.
Pacini cisimciği yüksek frekanslı vibrasyona, Meissner ise düşük frekanslı vibrasyona duyarlıdır.
Vibrasyonun frekans aralığı reseptör seçimini belirler.

Anahtar Kavram

Somatosensoriyel reseptörlerin adaptasyon hızları (Fazik vs. Tonik) ve spesifik uyaran tipleri.

Daha Fazla Pratik

Reseptörlerin adaptasyon mekanizmalarını anlamak için kapsül yapısının (lamellerin) sıvıyı nasıl yer değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru

Koku duyusunun hücresel transdüksiyon mekanizması, bulbus olfaktoriustaki sinaptik organizasyon ve koku yollarının kortikal projeksiyonları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Odorant moleküllerin reseptöre bağlanmasıyla aktifleşen GolfG_{olf} proteini, cAMP seviyesini artırarak katyon kanallarını açar; içeri giren Ca2+Ca^{2+} ise kalsiyum bağımlı klor kanallarını tetikleyerek klorun hücre dışına çıkmasına ve depolarizasyona neden olur.

Cevap

Odorant moleküllerin reseptöre bağlanmasıyla aktifleşen GolfG_{olf} proteini, cAMP seviyesini artırarak katyon kanallarını açar; içeri giren Ca2+Ca^{2+} ise kalsiyum bağımlı klor kanallarını tetikleyerek klorun hücre dışına çıkmasına ve depolarizasyona neden olur.
Koku transdüksiyonu özgün bir mekanizmaya sahiptir: Odorant bağlandığında GolfG_{olf} aktifleşir, cAMP artar, CNG kanalları açılarak Na+Na^+ ve Ca2+Ca^{2+} girişi sağlar. Diğer hücrelerin aksine koku nöronlarında hücre içi klor konsantrasyonu çok yüksektir, bu nedenle klor kanalları açıldığında klor hücre dışına çıkar (effluxefflux) ve hücreyi depolarize eder.

Adım Adım Çözüm

1
Transdüksiyonun başlatılması
Odorant reseptöre bağlanır ve GolfG_{olf} proteini (stimülatör G-protein alt tipi) aktifleşir.
Sinyal iletiminin başlaması için spesifik bir G-proteini aracılığıyla adenilat siklazın uyarılması gerekir.
2
İkincil haberci sentezi
Adenilat siklaz aktivasyonu ile hücre içinde cAMP konsantrasyonu artar.
cAMP, koku sisteminde iyon kanallarını doğrudan kontrol eden temel moleküldür.
3
Kanal aktivasyonu ve iyon akışı
cAMP, siklik nükleotid kapılı (CNG) kanalları açarak hücre içine Na+Na^+ ve Ca2+Ca^{2+} girişini sağlar.
Pozitif yüklü iyonların girişi başlangıç depolarizasyonunu oluşturur.
4
Klor kanallarının açılması ve klor çıkışı
İçeri giren Ca2+Ca^{2+}, kalsiyum bağımlı klor kanallarını açar. Koku nöronlarında intrasellüler klor seviyesi yüksek olduğu için klor hücre dışına çıkar (effluxefflux).
Negatif yüklü klorun dışarı çıkması hücrenin içini daha pozitif hale getirerek depolarizasyonu güçlendirir (TUS'ta sık sorulan ters köşe bilgidir).
5
Sinyal iletim yolu
Oluşan aksiyon potansiyeli bulbus olfaktoriusa iletilir ve burada talamusa uğramadan doğrudan primer koku korteksine (piriform korteks) proksime olur.
Koku duyusunun anatomik olarak en ayırıcı özelliği primer duyusal bilginin talamik röle istasyonunu pas geçmesidir.

Anahtar Kavram

Koku transdüksiyonunda cAMP-bağımlı iyon kanalları ve kalsiyum-bağımlı klor çıkışının (efflux) depolarizasyondaki rolü.

Daha Fazla Pratik

Koku adaptasyonunda kalsiyumun kalsimodulin üzerinden kanalların cAMP'ye duyarlılığını azaltması mekanizmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 23Soru

Retinadaki fotoreseptör hücrelerinde (rodlar ve koniler) ışık uyarısı ile aktifleşen fosfodiesteraz (PDE) enziminin hücre içi cGMPcGMP seviyelerini azaltması sonucunda gerçekleşen temel hücresel olay aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: cGMPcGMP bağımlı sodyum kanallarının kapanması ve membran hiperpolarizasyonu

Cevap

cGMPcGMP bağımlı sodyum kanallarının kapanması ve membran hiperpolarizasyonu gerçekleşir.
Işık uyarısı, rodopsin ve transdusin aracılığıyla fosfodiesterazı (PDE) aktive eder. PDE, cGMPcGMP'yi parçalayarak sitozolik konsantrasyonunu düşürür. cGMPcGMP seviyesinin azalması, dış segment membranında bulunan cGMPcGMP bağımlı sodyum kanallarının kapanmasına yol açar. Sodyumun içeri akışının durması sonucunda hücre hiperpolarize olur ve sinaptik uçtan salınan glutamat miktarı azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Işığın rodopsini (veya koni opsinlerini) uyarmasını takip eden G-proteini aktivasyonunu analiz et.
Işık fotonu rodopsini aktive eder, o da 'transdusin' adı verilen G-proteinini aktifleştirir.
Sinyal iletiminin başlaması için reseptör-protein etkileşimi gereklidir.
2
Aktifleşen transdusinin efektör enzim üzerindeki etkisini değerlendir.
Aktif transdusin, fosfodiesteraz (PDE) enzimini aktive eder.
PDE, hücre içi ikinci haberci olan cGMPcGMP'yi parçalayacak olan temel enzimdir.
3
cGMPcGMP miktarındaki değişimin membran kanalları üzerindeki sonucunu belirle.
cGMPcGMP seviyesi düştüğü için dış segmentteki cGMPcGMP bağımlı Na+ kanalları kapanır.
Bu kanalların açık kalması için cGMPcGMP'nin kanala bağlı olması gerekir; konsantrasyon düşüşü kanalları kapatır.
4
Kapanan kanalların membran potansiyeli üzerindeki etkisini sonuçlandır.
Pozitif iyon (Na+) girişi azaldığı için hücre içi daha negatif hale gelir (hiperpolarizasyon).
Sodyum girişinin (karanlık akımı) durması membranı denge potansiyeline yaklaştırarak hiperpolarize eder.

Anahtar Kavram

Fototransdüksiyon kaskadı ve fotoreseptörlerdeki hiperpolarizasyon mekanizması.

İpuçları

1
Fotoreseptörlerin ışık uyarısına verdiği yanıtın diğer reseptörlerden farklı olarak 'negatif' yönlü (hiperpolarizasyon) olduğunu hatırla.

Daha Fazla Pratik

Karanlık adaptasyonunda rodopsin rejenerasyonu ve kalsiyumun geri besleme mekanizmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 24Soru

Spinal kordun sağ yarısının tam kesisinde (Brown-Séquard sendromu) lezyon seviyesinin altında sağ tarafta vibrasyon, sol tarafta ise ağrı duyusunun kaybolmasının fizyolojik temeli düşünüldüğünde; hızlı adapte olan (fazik) vibrasyon duyusu ile yavaş adapte olan (tonik) ağrı duyusunun iletim yolları ve deküzasyon özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vibrasyon duyusunu taşıyan ikinci sıra nöronlar medulla oblongatadaki gracilis veya cuneatus çekirdeklerinde bulunur ve burada deküze olur; ağrı duyusunu taşıyan ikinci sıra nöronlar ise medulla spinalis arka boynuzunda bulunur ve ön komissürde deküze olur.

Cevap

Vibrasyon duyusunu taşıyan ikinci sıra nöronlar medulla oblongatada deküze olurken, ağrı duyusunu taşıyan ikinci sıra nöronlar spinal kord seviyesinde deküze olur.
Doğru ifade, her iki sistemin ikinci sıra nöronlarının lokasyonunu ve deküzasyon (çapraz yapma) bölgelerini tam olarak tanımlar. Dorsal kolon-medial lemniskal sistem (vibrasyon, propriosepsiyon) nöronları medulla oblongatada çapraz yaparken, anterolateral sistem (ağrı, ısı) nöronları spinal kord seviyesinde çapraz yapar. Bu durum Brown-Séquard sendromundaki asimetrik duyu kaybının temelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Vibrasyon duyusunun (Dorsal Kolon-Medial Lemniskal Sistem) yolunu analiz et.
1. sıra nöron (A-beta lifleri) spinal korda girer ve sinaps yapmadan ipsilateral dorsal kolonda (f. gracilis/cuneatus) medulla oblongataya kadar yükselir. 2. sıra nöron medulladadır ve burada deküze (decussatio lemniscorum) olur.
Bu sistemin neden lezyonla aynı tarafta (ipsilateral) duyu kaybına yol açtığını anlamak için.
2
Ağrı duyusunun (Anterolateral Sistem) yolunu analiz et.
1. sıra nöron (A-delta/C lifleri) arka boynuzda sinaps yapar. 2. sıra nöron aynı seviyede veya 1-2 segment üzerinde ön komissürde deküze olur ve kontralateral anterolateral kolonda yükselir.
Bu sistemin neden lezyonun karşı tarafında (kontralateral) duyu kaybına yol açtığını anlamak için.
3
Reseptör adaptasyon tiplerini doğrula.
Vibrasyon (Pacini) hızlı adapte olan (fazik); ağrı (serbest sinir uçları) yavaş adapte olan (tonik) reseptörlerdir.
Sistemlerin fizyolojik karakteristiklerini ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Somatosensoriyel iletim yollarının deküzasyon seviyeleri ve reseptör tiplerine göre ayrımı.
Soru 25Soru

Duyu reseptörlerinin uyarılma mekanizmaları, adaptasyon özellikleri ve jeneratör potansiyeli karakteristikleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pacini cisimciği gibi fazik reseptörlerde, uyaranın devam etmesine rağmen jeneratör potansiyeli hızla söner ve afferent lifteki aksiyon potansiyeli üretimi durur.

Cevap

Fazik reseptörler (örneğin Pacini cisimciği), sabit bir uyaran karşısında hızla adapte olarak jeneratör potansiyelini ve dolayısıyla aksiyon potansiyeli üretimini sonlandırırlar.
Pacini cisimciği gibi hızlı adapte olan (fazik) reseptörler, yapısal özelliklerinden dolayı (lamellerin kayması gibi) uyaran sabit kalsa bile jeneratör potansiyelini sürdüremezler. Bu özellik, sistemin statik uyarandan ziyade 'değişimlere' duyarlı olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptör tiplerini adaptasyon hızına göre sınıflandır
Pacini ve Meissner fazik (hızlı); Merkel ve Ruffini tonik (yavaş) reseptörlerdir.
Adaptasyon hızı, reseptörün uyaranın süresine mi yoksa değişimine mi duyarlı olduğunu belirler.
2
Jeneratör potansiyeli ile aksiyon potansiyeli arasındaki farkı belirle
Jeneratör potansiyeli lokal, dereceli ve sumasyona açık bir yanıttır; aksiyon potansiyeli ise yayılım gösteren ve "ya hep ya hiç" kuralına uyan bir yanıttır.
Reseptör potansiyeli bir transdüksiyon (dönüştürme) basamağıdır ve uyaran şiddeti kodlaması genlik aracılığıyla yapılır.

Anahtar Kavram

Reseptör Adaptasyonu ve Jeneratör Potansiyeli Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Reseptör potansiyelinin genliği ile aksiyon potansiyeli frekansı arasındaki ilişkiyi (Weber-Fechner Yasası) tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 26Soru

45 yaşında bir erkek hastanın yapılan nörolojik muayenesinde; sağ alt ekstremitede vibrasyon ve propriyosepsiyon (eklem pozisyon) duyusu kaybı, sol alt ekstremitede ise ağrı ve ısı duyusu kaybı saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan lezyonun etkilediği, vibrasyon duyusunu taşıyan somatosensoriyel sistemin özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci sıra nöronların aksonları medulla spinalis'e girdikten sonra aynı tarafta arka kordonlar (funiculus posterior) içinde yükselir.

Cevap

Birinci sıra nöronların aksonları medulla spinalis'e girdikten sonra aynı tarafta arka kordonlar içinde yükselir.
Vibrasyon duyusunu taşıyan sistem dorsal kolon-medial lemniskal sistemdir. Bu sistemde periferden (örneğin sağ bacaktan) gelen primer afferent nöronlar arka kökten spinal korda girer ve hiç çapraz yapmadan aynı taraftaki arka kordonlar (funiculus posterior) içinde yükselerek bulbus'taki nucleus gracilis'e ulaşır. Bu nedenle lezyon seviyesinin altındaki ipsilateral kayıptan bu yapı sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Hastada bir tarafta vibrasyon/propriyosepsiyon kaybı, diğer tarafta ağrı/ısı kaybı olması Brown-Séquard sendromunu (medulla spinalis hemi-seksiyonu) düşündürür.
Dorsal kolon lifleri medulla'da, anterolateral lifler ise spinal kordda çapraz yaptığı için tek taraflı spinal lezyonlarda bu karakteristik tablo oluşur.
2
Vibrasyon duyusunu taşıyan sistemi belirleme
Vibrasyon duyusu Dorsal Kolon-Medial Lemniskal (DCML) sistem aracılığıyla taşınır.
Bu sistem ince dokunma, vibrasyon ve propriyosepsiyon duyularından sorumludur.
3
Sistemin anatomik özelliklerini değerlendirme
DCML sisteminde birinci sıra nöronlar arka kordonlarda ipsilateral yükselir, ikinci sıra nöronlar bulbus'ta çapraz yapar, üçüncü sıra nöronlar talamusun VPL çekirdeğindedir.
Sistemin hiyerarşik yapısı ve çapraz (dekussasyon) seviyesi tanısal açıdan kritiktir.

Anahtar Kavram

Dorsal Kolon-Medial Lemniskal (DCML) Sistem Anatomisi ve Fonksiyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

Duyu reseptörlerinin özgüllüğü ve uyaranların merkezi sinir sisteminde (MSS) yorumlanması ile ilgili 'İşaretlenmiş Hat İlkesi' (Labeled Line Principle) ve 'Adekuat Uyaran' kavramları dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 'İşaretlenmiş Hat İlkesi' uyarınca, bir sinir lifi hangi tip enerji türüyle uyarılırsa uyarılsın, hissedilen duyu modalitesi o lifin MSS'de sonlandığı spesifik bölge tarafından belirlenir.

Cevap

İşaretlenmiş Hat İlkesi'ne göre, hissedilen duyu modalitesinin uyaran türünden ziyade lifin MSS'de sonlandığı bölge tarafından belirlendiğini belirten ifade doğrudur.
İşaretlenmiş Hat İlkesi'ne göre, duyusal sistemdeki özgüllük sinir lifinin kendisinden ve beynin bu lifi sonlandırdığı noktadan kaynaklanır. Örneğin, optik sinir lifi elektrikle veya basınçla da uyarılsa, talamus üzerinden görsel kortekse sinyal taşıdığı için beyin bu uyarımı mutlaka 'ışık' olarak yorumlar. Bu durum duyu fizyolojisinin en temel organizasyon prensibidir.

Adım Adım Çözüm

1
Adekuat uyaran kavramının analiz edilmesi
Bir reseptörün en duyarlı olduğu (en düşük eşikli) uyaran tipidir, ancak tek uyaran tipi değildir.
Yüksek şiddetteki diğer enerjilerin (örneğin göze darbe) de reseptörü uyarabileceğini anlamak için.
2
İşaretlenmiş Hat İlkesi'nin (Labeled Line) değerlendirilmesi
MSS'deki görme, ağrı veya dokunma merkezlerine giden her sinyal, o merkezin ait olduğu duyu olarak algılanır.
Duyunun özgüllüğünün uyaranın tipine değil, beynin hangi bölgesine ulaştığına bağlı olduğunu belirlemek için.
3
Duyu kodlama prensiplerinin (Şiddet ve Modalite) kontrolü
Modalite anatomik yolakla (işaretlenmiş hat), şiddet ise aksiyon potansiyeli frekansı veya uyarılan lif sayısıyla kodlanır.
Aksiyon potansiyeli genliğinin değişmezliğini ve sumasyon türlerini ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

İşaretlenmiş Hat İlkesi (Labeled Line Principle)
Soru 28Soru

Ağrı fizyolojisinde, doku hasarıyla birlikte aniden ortaya çıkan, keskin ve batıcı karakterdeki "hızlı ağrı" duyusunun iletiminden sorumlu olan neospinotalamik yolak ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hızlı ağrı sinyallerinin talamusta sonlandığı temel bölge ventrobazal komplekstir.

Cevap

Hızlı ağrı sinyallerinin talamusta sonlandığı temel bölge ventrobazal komplekstir.
Hızlı ağrı duyusunu taşıyan neospinotalamik yolak, sinyalleri AδA-\delta tipi liflerle taşır ve talamusun ventrobazal kompleksinde (ventroposterolateral ve ventroposteromedial çekirdekler) sonlanır. Buradan somatosensoriyel kortekse yansıyan bilgiler, ağrının vücut üzerindeki yerinin tam ve kesin olarak belirlenmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Ağrı tiplerini ve iletim yollarını sınıflandır.
Hızlı ağrı AδA-\delta lifleri ile neospinotalamik yol üzerinden iletilirken, yavaş ağrı CC lifleri ile paleospinotalamik yol üzerinden iletilir.
Yolların karakteristik özelliklerini ayırt etmek için gereklidir.
2
Neospinotalamik yolağın talamik sonlanma noktasını belirle.
Bu yolak talamusun ventrobazal kompleksinde (VPL ve VPM çekirdekleri) sonlanır.
Ventrobasal kompleks, duyusal bilginin kortekse nokta-nokta (somatotopik) iletimini sağlar.
3
Kullanılan nörotransmitter maddeyi tanımla.
Hızlı ağrı duyusu için primer nörotransmitter glutamattır.
Hızlı eksitasyon için iyonotropik reseptörler üzerinden etki eden glutamat gereklidir.

Anahtar Kavram

Neospinotalamik yolak hızlı ağrı (keskin, iyi lokalize) iletiminden sorumludur, AδA-\delta liflerini kullanır, talamusun ventrobazal kompleksinde sonlanır ve temel nörotransmitteri glutamattır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 29Soru

Sağ medulla spinalis T9T_9 segmenti düzeyinde lokalize bir lezyonu olan hastada, sol bacakta ağrı ve ısı duyusu kaybı gelişmiştir. Bu klinik tabloda işlev kaybına uğrayan anterolateral sistem ile dorsal kolon-medial lemniskus (DCML) sistemi karşılaştırıldığında, anterolateral sistem için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci düzen nöronların aksonları, medulla spinalis'te ön beyaz komissürde çapraz yaparak karşı tarafa geçer.

Cevap

İkinci düzen nöronların aksonları, medulla spinalis'te ön beyaz komissürde çapraz yaparak karşı tarafa geçer.
Doğru seçenekte belirtildiği gibi, anterolateral sistemin ikinci düzen nöronları medulla spinalis düzeyinde (ön beyaz komissürde) çapraz yaparak karşı tarafa geçer. Bu durum, spinal kordun bir yarısındaki lezyonun neden karşı tarafta (kontralateral) ağrı ve ısı kaybına yol açtığını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtiden sistem tespiti yapılması
Sol bacakta ağrı ve ısı kaybı, sağ taraflı bir spinal lezyon durumunda anterolateral sistemin (spinotalamik yol) hasarlandığını gösterir (çaprazlama nedeniyle).
Ağrı ve ısı duyuları kontralateral anterolateral yol ile taşınır.
2
Anterolateral sistemin anatomik özelliklerinin hatırlanması
Birinci nöron arka kök ganglionundadır, ikinci nöron medulla spinalis arka boynuzundadır ve burada çapraz yapar.
Anterolateral sistemin DCML'den en temel farkı çaprazlama seviyesidir.
3
Reseptör ve lif tiplerinin karşılaştırılması
DCML hızlı ileten (kalın) lifler ve özelleşmiş mekanoreseptörler (Meissner, Pacini vb.) kullanırken; anterolateral sistem yavaş ileten (ince) lifler ve serbest sinir uçlarını kullanır.
Farklı duyu modaliteleri farklı lif ve reseptör tipleriyle kodlanır.

Anahtar Kavram

Somatosensoriyel yolların çaprazlama seviyeleri ve modalite farkları
Soru 30Soru

Fototransdüksiyon sürecinde, ışık uyarısı ile aktive olan metarodopsin II'nin G-proteini (transdusin) üzerinden başlattığı kaskadda, fotoreseptör hücresinin dış segmentinde hiperpolarizasyon gelişmesine neden olan temel biyokimyasal olay aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktifleşen fosfodiesteraz enziminin cGMPcGMP moleküllerini parçalaması ve sodyum kanallarının kapanması

Cevap

Aktifleşen fosfodiesteraz enziminin cGMPcGMP moleküllerini parçalaması ve sodyum kanallarının kapanması
Işık uyarısı metarodopsin II oluşumuna yol açar. Bu aktif molekül transdusini uyarır, o da fosfodiesteraz (PDE) enzimini aktive eder. PDE, hücre içindeki sodyum kanallarını açık tutan cGMPcGMP'yi parçalayarak konsantrasyonunu düşürür. cGMPcGMP azaldığında sodyum kanalları kapanır ve hücre hiperpolarize olur.

Adım Adım Çözüm

1
Fotonun absorbsiyonu ve konformasyonel değişim
Işık fotonu rodopsine çarpar ve 11-cis retinali all-trans retinale dönüştürür.
Bu değişim, rodopsinin aktif formu olan metarodopsin II'yi oluşturur.
2
G-protein (Transdusin) aktivasyonu
Metarodopsin II, transdusin adı verilen G-proteini üzerindeki GTPGTP değişimini tetikler.
Aktif transdusin, kaskadın bir sonraki basamağı olan enzim aktivasyonunu sağlar.
3
Fosfodiesteraz (PDE) aktivasyonu ve cGMPcGMP yıkımı
Aktif transdusin, fosfodiesteraz (PDE) enzimini aktive eder; PDE ise hücre içi cGMPcGMP'yi 5GMP5'-GMP'ye dönüştürür.
cGMPcGMP konsantrasyonunun hızla düşmesi, süreci elektriksel yanıta bağlayan anahtardır.
4
İyon kanallarının kapanması ve hiperpolarizasyon
cGMPcGMP seviyesi düştüğünde, cGMPcGMP bağımlı sodyum kanalları kapanır.
Sodyum girişinin (karanlık akımı) durması, hücre membran potansiyelinin daha negatif değerlere kaymasına (hiperpolarizasyon) neden olur.

Anahtar Kavram

Fototransdüksiyon kaskadında cGMPcGMP konsantrasyonunun azalması, sodyum kanallarının kapanmasına ve fotoreseptörün hiperpolarizasyonuna yol açar.
Soru 31Soru

Koku alma duyusunda azalma (hipozmi) şikayeti ile başvuran bir hastanın muayenesinde, koku iletim yollarının diğer duyusal sistemlerden farklı bir anatomik ve fizyolojik organizasyona sahip olduğu hatırlanmıştır. Buna göre, koku duyusunun iletimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koku duyusu, bilgileri talamusa uğramadan doğrudan primer koku korteksine iletebilen tek duyusal sistemdir.

Cevap

Koku duyusu, bilgileri talamusa uğramadan doğrudan primer koku korteksine iletebilen tek duyusal sistemdir.
Koku duyusu, diğer duyuların aksine primer koku korteksine (piriform korteks, amigdala ve entorinal korteks gibi yapılar) ulaşmadan önce talamusta sinaps yapmaz. Bu özellik, koku duyusunun en karakteristik iletim özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Koku duyusunun anatomik yolunu incele.
Koku reseptörleri -> Olfaktör Bulbus (Mitral/Tufted hücreler) -> Traktus Olfaktorius -> Primer Koku Korteksi (Piriform korteks vb.).
Duyusal bilginin izlediği yolu belirlemek için.
2
Diğer duyularla karşılaştır.
Görme, işitme, tat ve somatosensoriyel duyular kortekse gitmeden önce talamusta (LGN, MGN, VPM, VPL) sinaps yapar.
Koku duyusunun ayırt edici özelliğini saptamak için.
3
Sonucu doğrula.
Koku duyusu talamusu bypass ederek doğrudan limbik sistem ve kortekse ulaşır.
TUS sınavlarında sıkça sorgulanan temel bir bilgidir.

Anahtar Kavram

Koku duyusunun talamik röle (aktarma) istasyonuna ihtiyaç duymadan primer kortekse ulaşması.
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru

Horizontal (yatay) semisirküler kanallarda, başın kendi ekseni etrafında dönmesi sırasında endolenfin ampullaya doğru (ampullopetal) hareketiyle tetiklenen ve tüy hücrelerinde (hair cells) reseptör potansiyeli oluşmasını sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Stereosilyaların kinosilyuma doğru bükülmesi sonucu hücre içine K+K^+ girişi

Cevap

Horizontal semisirküler kanallarda uyarılma, stereosilyaların kinosilyuma doğru bükülmesi ve bu sayede endolenfteki potasyumun (K+K^+) hücre içine girmesiyle gerçekleşir.
Horizontal semisirküler kanallarda, endolenfin ampullaya doğru hareketi (ampullopetal) stereosilyaları kinosilyum yönünde eğer. Bu bükülme, mekanik olarak kapılan potasyum kanallarını açar. Endolenf sıvısı potasyumdan çok zengin olduğu için, kanallar açıldığında potasyum iyonları elektriksel ve kimyasal gradientine uygun olarak hücre içine akar ve hücreyi depolarize eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kanal dinamiğini analiz etme
Horizontal kanal için ampullopetal (ampullaya doğru) akışın uyarıcı (depolarizan) olduğu belirlenir.
Horizontal kanallarda tüy hücrelerinin kinosilyumları utrikulusa (ampullaya) en yakın konumdadır.
2
Mekanik iletimi değerlendirme
Sıvı hareketinin stereosilyaları kinosilyuma doğru büktüğü saptanır.
Kinosilyuma doğru bükülme, tüy hücrelerinde 'uç bağlantıları' (tip links) aracılığıyla kanal açılmasını sağlar.
3
İyonik transdüksiyonu belirleme
Mekanik kapılı kanallardan hücre içine K+K^+ girişi gerçekleşir.
Endolenf, vücuttaki diğer hücre dışı sıvılardan farklı olarak çok yüksek K+K^+ konsantrasyonuna sahiptir; bu nedenle kanallar açıldığında K+K^+ hücre içine akar.

Anahtar Kavram

Vestibüler tüy hücrelerinde transdüksiyon ve endolenfin iyonik bileşimi

İpuçları

1
Semisirküler kanalların içinde bulunan endolenf sıvısının iyonik içeriğini (özellikle potasyum) düşünün.
2
Horizontal kanal için 'ampullopetal' akışın her zaman uyarılma (depolarizasyon) anlamına geldiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Vertikal (anterior ve posterior) semisirküler kanallarda ampullopetal akışın etkisinin neden horizontal kanaldan farklı olduğunu araştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 33Soru

Duyu reseptörlerinde dış dünyadan gelen bir uyaranın etkisiyle oluşan 'jeneratör potansiyeli' (reseptör potansiyeli) ve bu sinyalin afferent liflere aktarılması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyaran şiddeti arttıkça jeneratör potansiyelinin genliği artar; bu durum afferent sinir lifinde aksiyon potansiyeli frekansının artmasına yol açar.

Cevap

Uyaran şiddetindeki artışın jeneratör potansiyeli genliğini artırması ve bunun afferent lifte aksiyon potansiyeli frekansını yükseltmesi doğru bir ifadedir.
Duyu reseptörlerinde uyaran şiddeti arttıkça oluşan jeneratör potansiyelinin genliği artar. Bu yerel potansiyel, afferent sinir lifinin tetikleme bölgesine ulaştığında, eşik değerin ne kadar üzerinde olduğuna bağlı olarak saniyede oluşan aksiyon potansiyeli sayısını (frekansını) belirler. Bu mekanizma 'frekans kodlaması' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Duyu transdüksiyon mekanizmasını analiz et.
Uyaran enerjisi reseptörde lokal bir membran potansiyeli değişimine (jeneratör potansiyeli) dönüşür.
Reseptörlerin görevi fiziksel/kimyasal enerjiyi elektriksel sinyale çevirmektir.
2
Şiddet kodlaması kurallarını uygula.
Uyaran şiddeti arttıkça daha fazla iyon kanalı açılır ve jeneratör potansiyeli genliği artar.
Reseptör potansiyelleri dereceli (graded) özellik taşır.
3
Lokal potansiyelin aksiyon potansiyeline dönüşümünü değerlendir.
Artan jeneratör potansiyeli genliği, afferent lifin ilk düğümünde (veya tetikleme bölgesinde) daha sık aksiyon potansiyeli oluşturur.
Genlik bilgisi sinir lifinde frekans bilgisine dönüştürülerek (frekans kodlaması) beyne iletilir.

Anahtar Kavram

Duyusal Kodlama ve Jeneratör Potansiyeli Özellikleri
Soru 34Soru

Vestibüler sistemde lineer akselerasyon ve yerçekimi değişimlerinin algılanmasında görev alan otolit organların (utrikulus ve sakkulus) yapısal organizasyonu ve tüy hücrelerinin (hairhair cellscells) transdüksiyon mekanizmaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Utrikulus makulasında tüy hücrelerinin kinosilyumları striolaya doğru yönelmişken, sakkulusta strioladan uzaklaşacak şekilde konumlanmıştır.

Cevap

Utrikulus makulasında tüy hücrelerinin kinosilyumları striolaya doğru, sakkulus makulasında ise strioladan uzaklaşacak şekilde yönlenmiştir.
Doğru olan ifade, utrikulus ve sakkulus makulalarındaki tüy hücrelerinin kinosilyum yönelimlerinin striolaya göre zıt karakterde olmasıdır. Utrikulusta tüy hücreleri kinosilyumları striolaya bakacak şekilde 'merkezcil' bir dizilim sergilerken, sakkulusta strioladan uzağa bakacak şekilde 'merkezkaç' bir dizilim sergilerler. Bu geometrik çeşitlilik, başın her türlü lineer hareketinin ve pozisyon değişikliğinin algılanmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Otolit organların (utrikulus ve sakkulus) anatomik düzlemlerini belirle.
Utrikulus yatay, sakkulus ise dikey düzlemde yerleşmiştir.
Bu düzlemsel fark, hangi hareket yönüne duyarlı olduklarını belirler.
2
Makula içindeki tüy hücrelerinin striolaya göre dizilimini incele.
Utrikulusta kinosilyumlar merkeze (striola) bakar, sakkulusta ise merkezden dışa bakar.
Bu morfolojik organizasyon, başın tek bir yöne hareketi sırasında bazı hücrelerin uyarılmasını, bazılarının ise baskılanmasını sağlayarak yön tayinini hassaslaştırır.
3
Transdüksiyon mekanizmasını hatırla.
Eğilme kinosilyuma doğru ise depolarizasyon (K+K^+ girişi), kinosilyumdan uzağa ise hiperpolarizasyon oluşur.
Mekanik kapılı kanalların açılıp kapanması stereosilyaların eğilme yönüne bağlıdır.

Anahtar Kavram

Otolit organlarda striola çevresindeki tüy hücresi polarizasyon yönü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

Görsel uyaranların retinadan ekstrastriat alanlara iletimindeki anatomik ve fonksiyonel organizasyon (lateral genikulat nukleus tabakaları, V1V1 laminasyonu ve kortikal akımlar) dikkate alındığında, Magnoselüler (MM) sistem ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MM yolu uyaranları primer görme korteksinde (V1V1) 4Cα4C\alpha tabakasına sinaps yapar ve buradan 4B4B tabakası aracılığıyla V5V5 (MTMT) alanına projekte olur.

Cevap

Magnoselüler (MM) yolu uyaranları primer görme korteksinde (V1V1) 4Cα4C\alpha tabakasına sinaps yapar ve buradan 4B4B tabakası aracılığıyla V5V5 (MTMT) alanına projekte olur.
Magnoselüler (MM) yolak, retinadaki büyük gangliyon hücrelerinden (parasol) aldığı düşük çözünürlüklü ancak hızlı iletilen sinyalleri LGN'nin 1. ve 2. tabakalarına iletir. Buradan çıkan lifler primer görme korteksinin (V1V1) 4Cα4C\alpha tabakasında sonlanır. Bu tabakadan gelen bilgiler 4B4B tabakasına geçer ve buradan doğrudan hareket merkezine (V5V5 veya MTMT alanı) gönderilerek nesnelerin hareketi ve uzaysal konumu işlenir. Bu süreç 'dorsal akım' veya 'nerede yolu' olarak da bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
LGN tabakalarının fonksiyonel ayrımını belirle.
LGN'nin 1-2. tabakaları Magnoselüler (MM), 3-6. tabakaları Parvoselüler (PP) sistemdir.
Görsel bilginin paralel işlenmesi (hareket vs. renk/şekil) talamus seviyesinde başlar.
2
Primer görme korteksindeki (V1V1) laminer projeksiyonları analiz et.
MM yolu 4Cα4C\alpha tabakasına, PP yolu ise 4Cβ4C\beta tabakasına projekte olur.
Fonksiyonel özelleşme korteksin farklı giriş tabakalarında korunur.
3
V1V1 içi işleme ve ekstrastriat projeksiyonları değerlendir.
4Cα4C\alpha4B4BV5V5 (MTMT / Dorsal akım); 4Cβ4C\beta → 2/3 Bloblar → V4V4 (Temporal / Ventral akım).
Dorsal akım hareket ve konum (nerede), ventral akım renk ve şekil (ne) bilgisinden sorumludur.

Anahtar Kavram

Görme yollarında Magnoselüler ve Parvoselüler sistemlerin V1V1 korteksindeki laminer organizasyonu ve fonksiyonel ayrımı.
Soru 36Soru

Tat tomurcuklarında yer alan reseptör hücrelerinin yapısal özellikleri ve farklı tat modalitelerine (tatlı, acı, umami, ekşi, tuzlu) özgü transdüksiyon mekanizmaları değerlendirildiğinde, bu süreçlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tatlı, acı ve umami uyaranlar farklı özgül reseptörlerce (T1R ve T2R aileleri) algılansa da; her üçü de transdüksiyon sürecinde fosfolipaz C beta 2 (PLCβ2) aktivasyonu ve TRPM5 kanallarının açılmasını içeren ortak bir hücre içi sinyal yolağını kullanır.

Cevap

Tatlı, acı ve umami tat duyularının transdüksiyonunda farklı reseptörler kullanılmasına rağmen, PLCβ2 aktivasyonu ve TRPM5 kanalları üzerinden işleyen hücre içi sinyal yolağı ortaktır.
Doğru ifade, tatlı, acı ve umami duyularının transdüksiyon sürecindeki ortak yolağa odaklanmaktadır. Bu üç tat modalitesi, farklı G-proteini ile kenetli reseptörler (GPCR) tarafından başlatılsa da, hücre içinde ortak olarak fosfolipaz C beta 2 (PLCβ2) aktivasyonu, IP3IP_3 üretimi, hücre içi kalsiyum artışı ve sonrasında TRPM5 sodyum kanallarının aktivasyonu ile depolarizasyon oluştururlar.

Adım Adım Çözüm

1
Modalite ve Hücre Tipi Eşleştirmesi
Tatlı, acı ve umami duyularının Tip II (reseptör) hücreleri tarafından, GPCR mekanizmalarıyla algılandığı saptanır.
Her tat modalitesinin kendine özgü bir hücre tipi ve reseptör mekanizması vardır; Tip II hücreleri GPCR'ları barındırır.
2
Hücre İçi Sinyal Yolağının Analizi
Tatlı (T1R2/T1R3), Umami (T1R1/T1R3) ve Acı (T2R) reseptörlerinin uyarılmasıyla G-proteini (Gustducin) aktive olur ve PLCβ2 üzerinden IP3IP_3 üretilir.
GPCR uyarımı, ikinci haberci sistemlerini (fosfolipaz C yolağı) devreye sokar.
3
İyon Kanalı ve Depolarizasyon Mekanizması
IP3IP_3 etkisiyle endoplazmik retikulumdan kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) salınır, bu da monovalan katyon kanalı olan TRPM5'i açarak sodyum girişine ve depolarizasyona neden olur.
Hücre içi kalsiyum artışı, spesifik iyon kanallarını tetikleyerek elektriksel yanıtı oluşturur.
4
Nörotransmitter Salınımının Belirlenmesi
Depolarizasyon sonucunda ATP, CALHM1 kanalları üzerinden veziküler olmayan bir şekilde salınır.
Tip II hücreleri, diğer nöronlardan farklı olarak ATP'yi bir kanal aracılığıyla salgılar.

Anahtar Kavram

Tat transdüksiyonunda Tip II hücrelerinde görülen ortak GPCR-PLCβ2-TRPM5 sinyal yolağı.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 37Soru

Bir bireyin başını aniden sola doğru çevirmesi sonucunda, gözlerin baş hareketinin tersi yönünde (sağa) hareket etmesini sağlayan vestibülo-oküler refleks (VOR) arkı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uyarılmış olan sol vestibüler çekirdekten çıkan nöronlar, karşı tarafın (sağ) abdusens çekirdeğini (n.abducensn. abducens) aktive eder.

Cevap

Sol vestibüler çekirdekten çıkan liflerin karşı (sağ) tarafın abdusens çekirdeğini aktive etmesi doğru bir mekanizmadır.
Baş sola döndüğünde sol vestibüler çekirdek uyarılır. Bu çekirdekten çıkan nöronlar çapraz yaparak karşı (sağ) taraftaki abdusens çekirdeğini aktive eder. Bu, sağ gözün dışa (sağa) bakmasını sağlarken, aynı zamanda medial longitudinal fasikül (MLF) üzerinden sol gözün içe (sağa) bakmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Baş rotasyon yönüne göre hangi kanalın uyarıldığını belirle.
Baş sola dönerken, sol horizontal kanaldaki endolenf ataleti nedeniyle ampullaya (kupulaya) doğru akar.
Horizontal kanallarda ampullopetal akış uyarılmaya (depolarizasyon) neden olur.
2
Merkezi sinir sistemindeki nükleer bağlantıları takip et.
Sol vestibüler çekirdek uyarılır ve liflerini karşı tarafın (sağ) abdusens çekirdeğine gönderir.
VOR arkının temel özelliği ipsilateral vestibüler çekirdeğin kontralateral abdusens çekirdeğini uyarmasıdır.
3
Efferent motor yanıtı analiz et.
Sağ abdusens çekirdeği sağ lateral rektusu uyarırken, internükleer nöronlar aracılığıyla sol medial rektusu (okülomotor çekirdek üzerinden) uyarır.
Bu koordinasyon her iki gözün aynı anda sağa (rotasyonun tersine) bakmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Vestibülo-Oküler Refleks (VOR) Arkı

Daha Fazla Pratik

Nistagmusun hızlı ve yavaş fazlarının yönlerini VOR mekanizmasıyla ilişkilendirerek tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

İşitme fizyolojisinde, koklear kanal (skala media) içerisindeki endolenf sıvısı ile tüy hücrelerinin intrasellüler ortamı arasındaki elektriksel ve iyonik gradiyentler, sesin mekanik enerjisinin elektriksel sinyallere dönüştürülmesinde kritik rol oynar. Bu mekanotransdüksiyon süreci ve sonrasındaki santral işitme yolları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endolenfin +80 mV+80\ mV ve tüy hücrelerinin yaklaşık 70 mV-70\ mV olan potansiyelleri sonucunda oluşan 150 mV150\ mV'luk elektriksel gradiyent, stereosilyalar büküldüğünde K+K^+ iyonlarının hücre içine akışını ve depolarizasyonu sağlar; bu uyarılar talamusta corpus geniculatum mediale üzerinden geçer.

Cevap

Endolenf ve tüy hücresi arasındaki 150 mV150\ mV'luk gradiyent sayesinde K+K^+ iyonları hücre içine girerek depolarizasyon oluşturur ve bu sinyaller talamustaki corpus geniculatum mediale üzerinden kortekse iletilir.
Doğru ifade, endolenf ile tüy hücresi arasındaki toplam potansiyel farkının 150 mV150\ mV olduğunu (+80+80 ve 70-70 toplamı), bu farkın K+K^+ iyonlarını hücre içine iterek depolarizasyona yol açtığını ve işitme duyusunun talamustaki merkezinin Corpus Geniculatum Mediale (CGM) olduğunu belirtmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Potansiyel farkının hesaplanması
+80 mV+80\ mV (endolenf) - (70 mV-70\ mV tüy hücresi) = 150 mV150\ mV
İyon akışını belirleyen net elektriksel itici gücü bulmak için.
2
İyonik akış yönünün belirlenmesi
K+K^+ iyonları endolenften tüy hücresine girer.
Endolenf vücuttaki en yüksek ekstrasellüler K+K^+ konsantrasyonuna sahiptir ve elektriksel gradiyent hücre içine doğrudur.
3
Elektrofizyolojik yanıtın analizi
Depolarizasyon gerçekleşir.
Pozitif yüklü K+K^+ iyonlarının girişi hücre içini daha pozitif yapar.
4
Santral iletim yolunun takibi
İşitme siniri -> Koklear çekirdekler -> Superior Olivary Kompleks -> Lateral Lemniskus -> Colliculus Inferior -> CGM -> İşitme Korteksi.
İşitme duyusunun anatomik yolağındaki spesifik nükleus dizilimini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Endolenf potansiyeli ve tüy hücrelerinde K+K^+ kaynaklı depolarizasyon mekanizması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 39Soru

Somatosensoriyel sistemde ağrı, ısı ve kaba dokunma duyularını taşıyan anterolateral sistemin (spinotalamik yol) ikinci sıra nöronlarının aksonları, merkezî sinir sisteminin hangi bölgesinde karşı tarafa geçer (dekussasyon yapar)?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Spinal kord (segmental seviyede)

Cevap

Anterolateral sistemin ikinci sıra nöronları spinal kord seviyesinde çapraz yapar.
Anterolateral sistem (spinotalamik yol), ağrı ve ısı duyularını taşır. Bu sistemde birinci sıra nöronlar spinal korda girdikten sonra arka boynuzdaki ikinci sıra nöronlarla sinaps yapar. Bu ikinci sıra nöronların aksonları, spinal kordun ön beyaz komissürü (anterior white commissure) aracılığıyla hemen aynı veya bir üst segmentte karşı tarafa geçer ve anterolateral kolonda yükselir.

Adım Adım Çözüm

1
Duyu yolunun (Anterolateral sistem) anatomik seyrini hatırla.
Anterolateral sistem ağrı ve ısı duyularını taşır.
Soruda hedeflenen duyusal yolun özelliklerini belirlemek.
2
İkinci sıra nöronun yerini ve aksonunun seyrini belirle.
İkinci sıra nöron spinal kord arka boynuzundadır ve aksonu ön beyaz komissürden (anterior white commissure) karşıya geçer.
Çaprazın gerçekleştiği hücresel ve anatomik düzeyi saptamak.
3
Diğer duyu yolu (DCML) ile karşılaştır.
DCML sistemi bulbus seviyesinde çapraz yaparken, Anterolateral sistem spinal kordda çapraz yapar.
Sıklıkla karıştırılan iki sistemi birbirinden ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Anterolateral sistem ve Arka kordon-Medial Lemniskal sistem arasındaki dekussasyon (çapraz) seviyesi farkı.
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru

Vestibüler sistem fizyolojisinde, başın yatay (horizontal) düzlemde ani bir açısal ivmelenme ile uyarılması sırasında semisirküler kanallarda ve reseptör hücrelerinde meydana gelen mekanotransdüksiyon olaylarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Horizontal semisirküler kanallarda ampullopetal (ampullaya doğru) endolenf akımı, stereosilyaların kinosilyuma doğru eğilmesine ve yüksek potasyumlu endolenf sıvısından hücre içine potasyum girişine yol açarak depolarizasyon oluşturur.

Cevap

Horizontal semisirküler kanallarda ampullopetal yöndeki endolenf akımı, stereosilyaları kinosilyuma doğru eğerek mekanik kapılı potasyum kanallarını açar ve endolenf kaynaklı potasyum girişiyle depolarizasyon oluşturur.
Doğru olan ifade, horizontal semisirküler kanallardaki özgün mekanizmayı açıklar: Bu kanallarda kinosilyum ampullanın utriküler tarafına bakacak şekilde yerleşmiştir, dolayısıyla ampullaya doğru (ampullopetal) akış stereosilyaları kinosilyuma yaklaştırarak kanalları açar. Endolenf sıvısı alışılmadık şekilde yüksek potasyum içerdiği için, kanalların açılmasıyla hücre içine potasyum girer ve hücreyi depolarize eder.

Adım Adım Çözüm

1
Stimulus analizi
Başın açısal ivmelenmesi, semisirküler kanallardaki endolenfin atalet nedeniyle baş hareketinin tersi yönünde hareket etmesine neden olur.
Sıvı dinamiği ve atalet yasası gereği endolenf geride kalır.
2
Akış yönü ve kupula etkileşimi
Horizontal kanalda utrikulusa doğru olan (ampullopetal) akış, ampulla içindeki kupulayı eğerek tüy hücrelerini mekanik olarak uyarır.
Horizontal kanallarda kinosilyum utriküler tarafta yer aldığı için bu yöndeki eğilme eksitatördür.
3
Mekanotransdüksiyon ve kanal aktivasyonu
Stereosilyaların kinosilyuma doğru eğilmesi, tüy uçlarındaki 'tip-link' yapılarını gerer ve mekanik kapılı potasyum kanallarını açar.
Tüy hücrelerinin apikal kısmındaki transdüksiyon kanalları mekanik gerilmeye duyarlıdır.
4
İyonik akım ve reseptör potansiyeli
Endolenf sıvısının yüksek potasyum konsantrasyonu ve pozitif endokoklear potansiyeli (+80 mV benzeri) sayesinde potasyum hücre içine girer.
Vücuttaki çoğu hücrenin aksine, tüy hücrelerinde depolarizasyon potasyum girişiyle sağlanır.
5
Sinaptik transmisyon
Oluşan depolarizasyon voltaj kapılı kalsiyum kanallarını açar ve bazal bölgeden glutamat salınımı ile vestibüler sinir uyarılır.
Reseptör potansiyelinin kimyasal sinyale dönüştürülmesi için kalsiyum bağımlı ekzositoz gereklidir.

Anahtar Kavram

Vestibüler mekanotransdüksiyon ve iyonik mekanizmalar
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 13Sonraki
Duyu Fizyolojisi Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin