Jinekolojik Onkoloji
331 soru
15 yaşında bir kız hasta, son 6 aydır düzensiz adet görmekte ve kıllanma şikayeti olmaksızın erken puberte bulguları geliştiği için başvuruyor. Fizik muayenede meme gelişimi Tanner evre 3 ve vajinal kanama saptanıyor. Over USG'sinde 8 cm solid-kistik kitle izleniyor. Serum AFP ve beta-hCG düzeyleri normal sınırlarda iken inhibin B düzeyi belirgin yüksek bulunuyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?
Elli yedi yaşında, obez (VKİ: ) ve tip 2 diyabet hikayesi olan hasta, 6 haftadır süren postmenopozal vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Transvajinal ultrasonografide endometrium kalınlığı ölçülmüş; yapılan endometrial biyopsi sonucu FIGO grade 3 endometrioid adenokarsinom olarak raporlanmıştır. Preoperatif MRG'de miyometrial invazyon derinliği %50 (posterior duvarda), servikal stroma invazyonu yok, adneksiyel kitle veya ekstrauterin yayılım saptanmıyor. Pelvik ve paraaortik lenf nodu diseksiyonu dahil total abdominal histerektomi + bilateral salpingooforektomi yapılıyor; patoloji sonucunda tüm çıkarılan 22 pelvik lenf nodunun negatif olduğu, paraaortik 8 lenf nodunun da negatif olduğu, peritoneal sitolojinin negatif olduğu ve over yüzeyinde tümör tutulumu olmadığı raporlanıyor. Bu hasta için FIGO 2023 evrelemesine göre doğru evre ve standart adjuvan tedavi seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?
Otuz yaşında kadın hasta, 12 haftalık amenore şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Ultrasonografide uterus içinde heterojen ekojenik kitleye eşlik eden birden fazla kistik alan saptanıyor; fetal yapı izlenmiyor. Beta-hCG değeri 95.000 mIU/mL olarak ölçülüyor. Hastanın kan basıncı 150/100 mmHg, proteinüri +2 olarak saptanıyor. Bu hastada en olası ön tanı ve bu ön tanının diğer nedenlerden ayırt edici özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
35 yaşında, henüz çocuk sahibi olmak isteyen bir kadın, düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Öyküsünde PKOS tanısı ve progestin tedavisi almadığı öğreniliyor. Endometrium biyopsisi yapılıyor; patoloji raporu 'bezlerin kalabalık ve şekil bozukluğu gösterdiğini, glandüler alan/stromal alan oranının >1 olduğunu, bez kalabalıklaşmasının volyüm olarak %30'u geçtiğini ve belirgin sitolojik atipinin mevcut olduğunu' bildiriyor. Aynı raporda PTEN ekspresyon kaybının immünohistokimyasal olarak saptandığı da ekleniyor. Bu klinik ve patolojik bulgular eşliğinde hastanın yönetimi için aşağıdakilerden hangisi en uygundur?
Yirmi iki yaşında, G1P0 bir hasta, 8 haftalık amenore ve vajinal kanama şikayetiyle başvurmaktadır. Ultrasonografide uterus kavitesinde kar fırtınası görünümü saptanmakta, fetal yapı izlenmemektedir. Serum beta-hCG düzeyi 180.000 mIU/mL olarak ölçülmektedir. Hasta, süksiyon küretajı ile tahliye edilmektedir. Patoloji raporu komplet mol hidatiform (p57 negatif, 46,XX diploid) olarak gelmektedir. Küretaj sonrası beta-hCG takibi yapılan hastada, 1. haftada 90.000 mIU/mL, 2. haftada 50.000 mIU/mL, 3. haftada 30.000 mIU/mL, 4. haftada 20.000 mIU/mL, 5. haftada 18.000 mIU/mL, 6. haftada 17.500 mIU/mL, 7. haftada 17.000 mIU/mL olarak ölçülen beta-hCG değerleri saptanmaktadır. Bu hastada gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) tanısı için FIGO 2002 kriterlerini değerlendirirken, hastanın GTN açısından sınıflandırılması ve önerilen tedavi yaklaşımı için doğru olan seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
Uterin leiomyosarkomların (LMS) histopatolojik tanı kriterleri, FIGO evreleme sistemi ve klinik yönetimi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
32 yaşında, çocuk istemi olan nulligravid bir hastada yapılan servikal biyopsi sonucunda skuamöz hücreli karsinom tanısı konulmuştur. Pelvik muayenede lezyonun servikse sınırlı olduğu görülmüş, parametriyumlar doğal olarak değerlendirilmiştir. Çekilen pelvik MR'da tümörün en geniş çapı ölçülmüş; lenf nodu tutulumu saptanmamıştır. Hastaya yapılan laparoskopik pelvik lenfadenektomi sonucunda lenf nodları patolojik olarak negatif (N0) bulunmuştur.
Bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Yirmi altı yaşındaki primigravid hasta, hafta önce komplet hidatidiform mol tanısıyla gerçekleştirilen vakum aspirasyon küretaj sonrası takibe alınmıştır. Postoperatif takiplerde haftalık beta-hCG değerleri son dört ölçümde sırasıyla , , ve mIU/mL olarak saptanmıştır. Hastanın yapılan fizik muayenesinde spekulüm muayenesi sırasında vajen ön duvarında cm çapında, mor-mavi renkli, vasküler görünümlü, dokunmakla kolayca kanayan nodüler bir lezyon izlenmiştir. Ayrıca hastanın kan basıncı mmHg ölçülmüş ve idrarda (++) proteinüri saptanmıştır.
Bu klinik tabloya göre, hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?
61 yaşında postmenopozal bir kadın hasta, vulvada kaşıntı ve yanma şikayetiyle başvuruyor. Jinekolojik muayenede posterior furşette (orta hat) yerleşimli, 1.5 cm çapında, düzensiz sınırlı ve ülsere bir lezyon tespit ediliyor. Lezyondan alınan biyopsi sonucu "Skuamöz Hücreli Karsinom" olarak raporlanıyor ve invazyon derinliği 2.5 mm olarak ölçülüyor. İnguinal lenf nodu muayenesi ve pelvik görüntülemesi normal (klinik N0) olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en uygun cerrahi yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
19 yaşında bir kadın hasta, ani başlayan ve giderek şiddetlenen karın ağrısı şikayetiyle acil servise başvuruyor. Pelvik ultrasonografide sağ overde cm çapında, içerisinde solid ve kistik alanlar içeren heterojen bir kitle saptanıyor. Preoperatif laboratuvar tetkiklerinde serum alfa-fetoprotein (AFP) düzeyi ng/mL (N: ) ve LDH düzeyi hafif yüksek bulunurken, -hCG, CA-125 ve östradiol düzeyleri normal sınırlarda izleniyor.
Bu hastadaki en olası tanıya ait histopatolojik incelemede aşağıdaki bulgulardan hangisinin görülmesi beklenir?
yaşındaki kadın hasta, yaklaşık aydır devam eden karın ağrısı ve şişkinlik şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan pelvik ultrasonografide sağ over lokalizasyonunda boyutunda, düzgün sınırlı, solid yapıda bir kitle saptanıyor. Hastaya uygulanan cerrahi sonrası kitlenin histopatolojik incelemesinde; geniş berrak sitoplazmalı, santral nükleollü poligonal hücrelerden oluşan kordonlar ve bu yapıları birbirinden ayıran, yoğun lenfositik infiltrasyon içeren fibröz septalar izleniyor. Bu hastada en olası tanı ve takipte kullanılabilecek serum tümör belirteci eşleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, ay önce sorunsuz bir term doğum öyküsü olan hasta; son haftadır devam eden kanlı balgam çıkarma, nefes darlığı ve düzensiz vajinal kanama şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede kan basıncı mmHg, vajen ön duvarda cm çapında, frajil, morumsu-mavi renkli nodüler bir lezyon izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum -hCG düzeyi mIU/mL olarak saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus korpusunda cm çapında, miyometriumu invaze eden heterojen kitle saptanırken; akciğer tomografisinde her iki akciğer parankiminde toplam adet (en büyüğü cm) metastatik nodül izleniyor. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?
Yirmi sekiz yaşında, 12 haftalık gebe () olan bir hasta, rutin antenatal muayenesi sırasında alınan servikal sitoloji sonucunun 'High-grade Squamous Intraepithelial Lesion' (HSIL) gelmesi üzerine başvuruyor. Bu hasta için en uygun yönetim seçeneği aşağıdakilerden hangisidir?
Otuz beş yaşında, olan bir hasta rutin jinekolojik kontrol amacıyla başvurmuştur. Hastaya yapılan servikal tarama testi (ko-test) sonucunda yüksek riskli HPV DNA testi negatif, sitoloji ise "intraepitelyal lezyon veya malignite açısından negatif" (NILM) olarak raporlanmıştır. Hastanın tıbbi öyküsünde herhangi bir özellik saptanmadığına göre, güncel tarama protokollerine göre bir sonraki tarama zamanı aşağıdakilerden hangisidir?
yaşında, gebe olmayan ve daha önce düzenli tarama yaptırmamış bir kadına yapılan primer HPV taramasında HPV Tip pozitif saptanmıştır. Refleks sitoloji sonucu HSIL (Yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyon) olarak raporlanmıştır. ASCCP (American Society for Colposcopy and Cervical Pathology) risk temelli yönetim kılavuzuna göre, bu hasta için en uygun "tercih edilen" (preferred) yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Otuz dokuz yaşında premenopozal bir kadın hasta, düzensiz adet kanaması ve pelvik ağrı şikayetiyle başvuruyor. Yapılan ultrasonografide uterus içinde heterojen yapıda 6 cm'lik kitle saptanıyor. MRI incelemesinde kitlede nekroz alanları ve irregüler sınırlar dikkat çekiyor. Diagnostik histeroskopi ve küretaj yapılıyor; patoloji sonucu yüksek dereceli endometriyal stromal sarkom (YESS) olarak raporlanıyor. İmmünohistokimyasal boyamada CD10 negatif, siklin D1 pozitif saptanıyor. Aşağıdakilerden hangisi bu tümörün moleküler düzeydeki karakteristik özelliğini en doğru şekilde tanımlar?
58 yaşında, paritesi 2 olan bir hasta, üç aydır devam eden lekelenme tarzında vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Yapılan pelvik ultrasonografide endometrium kalınlığı ölçülüyor ve sağ over lojunda boyutunda, solid komponentler içeren multiloküle kistik bir kitle saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum İnhibin B düzeyi belirgin olarak yüksek bulunurken; , ve düzeyleri normal sınırlarda saptanıyor. Hastaya yapılan endometrial biyopside 'atipisiz endometrial hiperplazi' rapor ediliyor.
Bu hastadaki over kitlesinin histopatolojik incelemesinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi en olasıdır?
yaşında, postmenopozal kanama şikayeti ile başvuran hastaya yapılan endometrial örnekleme sonucunda sınıflamasına göre "atipili endometrial hiperplazi / endometrial intraepitelyal neoplazi ()" tanısı konulmuştur. Cerrahiye engel bir durumu bulunmayan ve fertilite istemi olmayan bu hasta için önerilen en uygun ilk basamak tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Elli yaşında postmenopozal bir kadın hasta, 6 aydır süren vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Pelvik muayenede uterus 16 haftalık gebelik büyüklüğünde ve düzensiz konturlu olarak palpe ediliyor. Yapılan MRG'de uterus içinde heterojen, nekrotik alanlar içeren, myometriumu tam kat geçen 8 cm'lik kitlesel lezyon izleniyor. Endometrial biyopsi sonucu negatif geldiğinden total histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi uygulanıyor. Patoloji raporunda tümörün uterusa sınırlı olduğu, seroza ve adneksial yapıların tutulmadığı bildirilmektedir. FIGO 2023 sınıflandırmasına göre bu lezyona hangi evre tanımlaması yapılır?
yaşında postmenopozal kadın hasta, son birkaç aydır devam eden lekelenme tarzında vajinal kanama ve alt karın ağrısı şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan spekulum muayenesinde vajinanın orta sol yan duvarında yaklaşık cm çapında, frajil, ekzofitik kitle izleniyor. Yapılan biyopsi sonucu "invaziv skuamöz hücreli karsinom" olarak raporlanıyor. Çekilen kontrastlı pelvik MR'da tümörün paravajinal yağlı dokularara invaze olduğu ancak pelvik yan duvara kadar uzanmadığı saptanıyor. Ayrıca sol iliak zincirde cm çapında, patolojik görünümde lenf nodu izleniyor. Akciğer grafisi ve tüm batın ultrasonografisi normal olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için FIGO sınıflamasına göre en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?