Mikoloji

596 soru

Soru 461Soru

Mantar hücre duvarı ve sitoplazmik membranının yapısal bileşenleri, hem laboratuvar tanısında kullanılan yöntemlerin hem de bazı biyobelirteçlerin temelini oluşturur. Bu bileşenler ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarında yer alan (1,3)-β\beta-D-glukan polimerleri, çoğu mantar türü için ortak bir yapısal bileşen olup, kanda saptanması invaziv mantar enfeksiyonlarının tanısında yardımcı bir gösterge olarak kullanılır.

Cevap

Hücre duvarında yer alan (1,3)-β\beta-D-glukanın invaziv mantar enfeksiyonlarının tanısında bir biyobelirteç olarak kullanıldığı ifade doğrudur.
Mantarların hücre duvarında bulunan (1,3)-β\beta-D-glukan, hücre duvarının yapısal bütünlüğünü sağlayan ana polisakkaritlerden biridir. Bu molekülün invaziv enfeksiyonlar sırasında kanda saptanması, mikrobiyolojik tanıda önemli bir serolojik gösterge (biyobelirteç) olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücre duvarı bileşenlerini analiz etme
Mantar hücre duvarı kitin, glukan ve mannan gibi polisakkaritlerden oluşur; bakterilerdeki peptidoglikanı içermez.
Mantar ve bakteri ayrımını yapmak için yapısal farkları bilmek gerekir.
2
Tanısal yöntemlerle bileşenleri ilişkilendirme
(1,3)-β\beta-D-glukan, invaziv fungal enfeksiyonlarda (örn. Kandida, Aspergillus) kana salınan ve serolojik testlerle (Fungitell) saptanabilen bir belirteçtir.
Genel özelliklerin klinik tanıda nasıl kullanıldığını doğrulamak için.
3
Diğer yapısal ve morfolojik özellikleri değerlendirme
Mantarlarda ergosterol bulunur (kolesterol değil); dimorfik mantarlar 37C37^\circ C'de maya formundadır.
Çeldiricilerin biyolojik hatalarını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Mantar hücre duvarı bileşenleri ve tanısal önemi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 462Soru

Akut miyeloid lösemi nedeniyle kemoterapi alan ve ağır nötropenisi olan bir hastada, ateş ve akciğerde yeni gelişen infiltratlar saptanmıştır. İnvaziv pulmoner aspergillozis şüphesiyle alınan serum örneğinde, erken tanı amacıyla saptanması hedeflenen Aspergillus hücre duvarına özgü polisakkarit antijen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Galaktomannan

Cevap

Aspergillus türlerine özgü tanısal belirteç Galaktomannan'dır.
Galaktomannan, Aspergillus türlerinin hücre duvarında bulunan ve invaziv enfeksiyon sırasında dokulardan kana salınan bir polisakkarittir. Bu antijenin ELISA yöntemiyle serumda veya BAL sıvısında saptanması, invaziv pulmoner aspergillozis tanısında yüksek spesifite sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Nötropenik bir hastada akciğer infiltratları ile seyreden durum invaziv pulmoner aspergillozisi düşündürür.
Aspergillus, nötropenik hastalarda en sık görülen fırsatçı küf mantarıdır.
2
Tanısal laboratuvar testlerini hatırla.
Aspergillus tanısında Galaktomannan antijeni serumda ve bronkoalveoler lavaj sıvısında bakılan spesifik bir testtir.
Erken tanı ve tedavi takibi için bu belirtecin saptanması kritiktir.

Anahtar Kavram

Galaktomannan, Aspergillus türlerinin invaziv tanısında kullanılan spesifik bir hücre duvarı antijenidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 463Soru

Mantarların genel biyolojik özellikleri ve yapısal bileşenleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mantar hücrelerinin plazma membranında yer alan ergosterol, memeli hücrelerindeki kolesterolün fonksiyonel analoğudur ve hücre zarı bütünlüğünde rol oynar.

Cevap

Mantar hücrelerinin plazma membranında yer alan ergosterol, memeli hücrelerindeki kolesterolün fonksiyonel analoğudur ve hücre zarı bütünlüğünde rol oynar.
Mantarlar ökaryotik hücrelerdir ve sitoplazmik membranlarında kolesterol yerine ergosterol bulundururlar. Ergosterol, membranın akışkanlığını düzenleyen ve yapısal bütünlüğünü koruyan, memeli hücrelerindeki kolesterolün fonksiyonel karşılığı olan moleküldür.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre tipini belirle
Mantarlar ökaryotik hücre yapısına sahiptir (80S80S ribozom, çekirdek zarı, mitokondri mevcut).
Bakteriyel özellikler (prokaryotik yapı) ile mantar özelliklerini ayırt etmek temel adımdır.
2
Hücre duvarı bileşenlerini analiz et
Hücre duvarında kitin (NN-asetilglukozamin polimeri), β\beta-glukan ve mannan bulunur.
Bakterilerdeki peptidoglikan (NAM-NAG) ile mantardaki kitin (sadece NAG) farkını anlamak gerekir.
3
Hücre zarı (membran) yapısını incele
Mantarların plazma membranındaki temel sterol ergosteroldür.
İnsan hücrelerindeki kolesterol ile mantarlardaki ergosterol arasındaki bu fark, seçici toksisite sağlayan antifungal ilaçların temelidir.
4
Dimorfizm özelliklerini hatırla
Vücut ısısında (37C37^{\circ}C) maya, oda ısısında (25C25^{\circ}C) küf (hif) formu görülür.
Isıya bağlı morfolojik değişim mantar tanısında kritik bir parametredir.

Anahtar Kavram

Mantar ve Bakteri Arasındaki Yapısal Farklılıklar (Ökaryot vs Prokaryot)
Soru 464Soru

Hastanede yatan ve geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı öyküsü olan hastalarda invaziv enfeksiyonlara ve salgınlara yol açan bir Kandida türü; flukonazole yüksek düzeyde direnç göstermesi, 42C42^\circ\text{C}'de üreyebilmesi ve ticari otomatize sistemlerde sıklıkla *Candida haemulonii* olarak hatalı tanımlanması ile karakterizedir.

Bu özelliklere sahip olan fırsatçı maya mantarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida auris

Cevap

Çoklu ilaç direnci gösteren, otomatize sistemlerde yanlış tanımlanabilen ve yüksek ısı toleransına sahip olan tür Candida auris'tir.
Doğru yanıt olan Candida auris, flukonazole yüksek düzeyde dirençli olması, amfoterisin B ve ekinokandinlere karşı azalmış duyarlılık göstermesi, 42C42^\circ\text{C}'de üreyebilmesi ve laboratuvarlarda sıklıkla Candida haemulonii olarak yanlış tanımlanmasıyla bilinen önemli bir hastane enfeksiyonu etkenidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı ve direnç profilini değerlendir
Hastane salgınları ve flukonazol direnci önemli bir ipucudur.
Candida auris, dünya genelinde hastane ortamında dirençli enfeksiyon salgınlarına neden olan bir etkendir.
2
Laboratuvar tanımlama hatasını analiz et
VITEK 2 gibi sistemlerin izolatı Candida haemulonii olarak bildirmesi karakteristik bir hatadır.
Genetik benzerlikler nedeniyle eski veritabanına sahip otomatize sistemler bu iki türü birbirine karıştırabilmektedir.
3
Isı toleransını kontrol et
42C42^\circ\text{C}'de üreme yeteneği bu türü diğerlerinden ayırır.
Kandida türlerinin çoğu yüksek sıcaklıklara duyarlıyken, Candida auris termotolerans gösterir.

Anahtar Kavram

Candida auris'in çoklu ilaç direnci ve laboratuvar tanımlama zorlukları.
Soru 465Soru

Geleneksel antifungal ilaçlardan olan azol türevleri ve amfoterisin B, mantar hücre membranındaki ergosterol molekülünü hedef alarak etki gösterirler. Ancak PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii enfeksiyonlarında bu ilaçlar klinik olarak etkisizdir.

PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii'nin bu ilaçlara doğal olarak dirençli olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması

Cevap

Hücre membranında ergosterol yerine kolesterol bulunması
Mantarların büyük çoğunluğu hücre membranında ana sterol olarak ergosterol kullanırken, PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii bu açıdan istisnadır ve membranında kolesterol bulundurur. Amfoterisin B doğrudan ergosterole bağlanırken, azol grubu antifungaller ergosterol biyosentezini inhibe eder. Hedef molekül olan ergosterolün P.jiroveciiP. jirovecii membranında bulunmaması, bu mikroorganizmanın söz konusu ilaçlara doğal olarak dirençli olmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Antifungal ilaçların (azoller ve amfoterisin B) etki mekanizmasını hatırla.
Bu ilaçlar hücre membranındaki ergosterole bağlanarak veya sentezini engelleyerek etki ederler.
Direnç mekanizmasını anlamak için önce ilacın hedefinin ne olduğunu bilmek gerekir.
2
PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii'nin membran yapısını analiz et.
P.jiroveciiP. jirovecii membranında ergosterol bulunmaz, bunun yerine konak hücrelerine benzer şekilde kolesterol bulunur.
Hedef molekülün (ergosterol) yokluğu, ilacın neden etkisiz olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin membran yapısı ve bunun tedavi seçenekleri (azol direnci) üzerindeki etkisi.

Daha Fazla Pratik

P. jirovecii tanısında kullanılan gümüşleme (GMS) boyasının hangi yapıyı boyadığını tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 466Soru

Granülomatoz polianjitis (Wegener) tanısıyla siklofosfamid ve yüksek doz metilprednizolon (1 mg/kg/gu¨n1 \text{ mg/kg/gün}) tedavisi alan 5252 yaşında erkek hasta; son iki haftadır giderek artan nefes darlığı, kuru öksürük ve düşük dereceli ateş şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede takipneik izlenen hastanın akciğer oskültasyonunda belirgin rales saptanmıyor. Toraks tomografisinde her iki akciğerde perihiler yerleşimli yaygın buzlu cam dansiteleri izleniyor. Yapılan tetkiklerde CD4+CD4^+ T-lenfosit sayısı 140/mm3140/\text{mm}^3 olarak saptanıyor.

Bu hastada en olası etken olan mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası ile boyanan örneklerde "ezilmiş pin-pon topu" görünümünde kistler izlenmesi tanıda önemlidir.

Cevap

Gomori metenamin gümüş (GMS) boyası ile boyanan örneklerde kistlerin görülmesi tanıda değerlidir.
Pneumocystis jirovecii pnömonisi tanısında bronkoalveolar lavaj veya indükte balgam örneklerinin Gomori metenamin gümüş (GMS) ile boyanması, mikroorganizmanın kist formlarını karakterize eden 'ezilmiş pin-pon topu' veya 'fincan tabağı' morfolojisini görmemizi sağlar. Bu, TUS sınavlarında sıkça sorgulanan bir tanısal hallmarktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun ve risk faktörlerinin analizi
İmmünosüpresif tedavi (siklofosfamid ve steroid) alan hastada subakut seyirli dispne, kuru öksürük, buzlu cam manzarası ve düşük CD4 sayısı Pneumocystis jirovecii pnömonisini (PJP) düşündürür.
PJP, özellikle CD4 sayısı 200'ün altına düşen hastalarda görülen klasik bir fırsatçı enfeksiyondur.
2
Etkenin mikrobiyolojik özelliklerinin değerlendirilmesi
P. jirovecii kültürü yapılamayan, hücre membranında kolesterol bulunduran ve tipik kist/trofozoit formları olan bir mantardır.
Tanıda morfolojik gösterim (boyama) veya PCR yöntemleri esastır.
3
Tanısal yöntemlerin seçilmesi
GMS veya Toluidin mavisi gibi boyalarla kist yapılarının gösterilmesi tanıyı doğrular.
GMS boyası kist duvarını boyayarak karakteristik ezilmiş pin-pon topu görünümünü ortaya çıkarır.

Anahtar Kavram

Pneumocystis jirovecii'nin kültürü yapılamaz, membranında kolesterol bulunur ve GMS boyası ile kistleri izlenir.

Alternatif Yöntem

PJP tanısında radyolojik olarak bilateral perihiler buzlu cam görüntüsü ve kanda LDH yüksekliği de çok tipik ipuçlarıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 467Soru

Mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilen deri, saç ve tırnak örneklerinden izole edilen bir dermatofitin mikroskobik incelemesinde; septalı hifler boyunca tek tek dizilmiş, çok sayıda 'gözyaşı damlası' (tear-drop) görünümünde mikrokonidyum saptanmıştır. Makrokonidyumların ise oldukça nadir görüldüğü ve ince duvarlı, kalem şeklinde bir yapıya sahip olduğu not edilmiştir. Bu morfolojik bulgular aşağıdaki etkenlerden hangisi için karakteristiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trichophyton rubrum

Cevap

Deri, saç ve tırnak dokularını enfekte edebilen, gözyaşı damlası şeklinde mikrokonidyumlara sahip olan etken Trichophyton rubrum'dur.
Dermatofitler arasında hem deri, hem saç, hem de tırnak dokularını tutabilen (pankeratojenik) ve mikroskobik olarak çok sayıda gözyaşı damlası şeklinde mikrokonidyum oluşturan etken Trichophyton rubrum'dur. Makrokonidyumları ise genellikle nadirdir ve kalem (silindir) formundadır.

Adım Adım Çözüm

1
Doku tutulumunu değerlendir
Deri, saç ve tırnak dokularının tümü enfekte edilmiş (Trichophyton cinsi veya bazı Microsporum türleri düşünülür).
Epidermophyton saç dokusunu enfekte etmediği için elenir.
2
Mikrokonidyum morfolojisini incele
Gözyaşı damlası (tear-drop) şeklinde mikrokonidyumlar saptanmış.
Bu bulgu Trichophyton mentagrophytes (üzüm salkımı) ve Microsporum (nadir mikrokonidyum) türlerinden ayrımı sağlar.
3
Makrokonidyum özelliklerini doğrula
Nadir görülen, ince duvarlı ve kalem şeklinde makrokonidyumlar.
Trichophyton cinsinin genel morfolojik özelliğidir ve tanıyı destekler.

Anahtar Kavram

Trichophyton rubrum, dermatofitler arasında en geniş doku tropizmine (deri, saç, tırnak) sahip olan ve 'gözyaşı damlası' mikrokonidyumları ile tanınan en yaygın dermatofittir.
Soru 468Soru

3232 yaşında bir erkek hasta, tırnaklarında belirgin kalınlaşma ve sararma ile kasık bölgesinde kaşıntılı lezyonlar şikayetiyle başvurmuştur. Klinik muayenede onikomikoz ve tinea cruris saptanmış; ancak lezyonlu bölgelerdeki kılların ve saçlı derinin tamamen sağlıklı olduğu, fungal bir tutulum içermediği belirlenmiştir. Alınan deri kazıntısının mantar kültüründe; makroskobik olarak sarı-yeşil renkli, kadifemsi koloniler; mikroskobik incelemede ise mikrokonidyumların hiç bulunmadığı, buna karşın 252-5 hücreli, ince ve düz duvarlı, armut veya topuz benzeri (karakteristik kümeler oluşturan) makrokonidyumlar saptanmıştır. Bu klinik ve mikrobiyolojik bulgular ışığında, etken mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tıbbi açıdan önemli üç dermatofit cinsi arasında saç ve kıl yapılarını enfekte etmeyen tek cinstir.

Cevap

Doğru yanıt, Epidermophyton cinsinin tıbbi önemi olan dermatofitler arasında saç ve kıl yapılarını enfekte etmeyen tek cins olduğunu belirten seçenektir.
Vakada tanımlanan klinik (tinea cruris + onikomikoz, saç tutulumu yok) ve mikrobiyolojik (mikrokonidyum yokluğu, ince duvarlı topuz şeklinde makrokonidyum kümeleri) bulgular tipik olarak Epidermophyton floccosum'u işaret etmektedir. Dermatofit cinsleri arasında Trichophyton deri, saç ve tırnağı; Microsporum deri ve saçı (tırnak nadir) enfekte ederken; Epidermophyton sadece deri ve tırnağı enfekte eder, saç ve kıl yapılarını enfekte etmez.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hasta tinea cruris ve onikomikoz hastasıdır ancak kıl/saç tutulumu yoktur.
Dermatofitlerin doku tropizmleri (deri, kıl, tırnak) tanısal bir ipucudur.
2
Mikroskobik morfolojiyi değerlendir.
Mikrokonidyum yok, makrokonidyumlar topuz/beştaş şeklinde ve kümeli.
Bu morfoloji (özellikle mikrokonidyum yokluğu) Epidermophyton floccosum için patognomoniktir.
3
Genus düzeyinde özelliklerle eşleştir.
Etken Epidermophyton floccosum'dur.
Epidermophyton sadece deri ve tırnak tutulumu yapan, saç tutulumu yapmayan tek dermatofit cinsidir.

Anahtar Kavram

Epidermophyton floccosum'un doku tropizmi ve mikroskobik morfolojisi (mikrokonidyum yokluğu, topuz şeklinde makrokonidyumlar).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 469Soru

Gövdesinde çok sayıda, yer yer birleşme eğilimi gösteren, kaşıntısız ve hafif kepeklenen hiperpigmente maküler lezyonları olan 2222 yaşında bir erkek hastada, Wood lambası muayenesinde lezyonların altın sarısı floresan verdiği gözlenmiştir. Lezyon kazıntısının %10\%10'luk KOH ile yapılan mikroskobik incelemesinde kısa, kalın hifler ve maya hücrelerinden oluşan 'köfte-makarna' görünümü saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan etkenin laboratuvar tanısı ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kültüründe üreme sağlanabilmesi için besiyerine zeytinyağı gibi uzun zincirli yağ asitleri eklenmelidir.

Cevap

Malassezia furfur lipofilik doğası gereği kültüründe üreme için zeytinyağı (oleik asit) gibi uzun zincirli yağ asitlerine ihtiyaç duyar.
Soruda tanımlanan klinik tablo Pityriasis versicolor'dur. Bu hastalığın etkeni olan *Malassezia furfur*, lipofilik bir mantardır. Laboratuvar ortamında (örneğin Sabouraud Dextrose Agar'da) üretilebilmesi için besiyerine mutlaka zeytinyağı veya benzeri bir yağ asidi kaynağı eklenmelidir. Bu özellik, onu diğer birçok yüzeysel mikoz etkeninden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Etkenin *Malassezia furfur* olduğu saptanır.
Gövdedeki maküler lezyonlar, Wood lambasında altın sarısı floresan ve KOH'da 'köfte-makarna' (short hyphae + yeast cells) görünümü Pityriasis versicolor için tanısaldır.
2
Etkenin biyokimyasal ve kültürel özelliklerini hatırla
Mantarı üretmek için lipit kaynağı gerektiği sonucuna varılır.
*Malassezia furfur* lipofilik bir mantardır ve metabolizması için uzun zincirli yağ asitlerine gereksinim duyar; bu nedenle laboratuvar kültürlerinde besiyeri üzerine zeytinyağı tabakası eklenir.

Anahtar Kavram

Malassezia furfur'un lipofilik özelliği ve kültür gereksinimleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 470Soru

Mantar hücrelerinin saprofitik fazdan (oda ısısı) parazitik faza (vücut ısısı) geçişi sırasında meydana gelen morfolojik değişimler, hücre duvarı mimarisindeki biyokimyasal modifikasyonlar ve bu yapıların laboratuvar tanısındaki karakteristikleri değerlendirildiğinde; aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklığın 25C25^{\circ}C'den 37C37^{\circ}C'ye yükselmesiyle tetiklenen faz değişimi, hücre duvarındaki kitin miktarında artış ve bazı türlerde virülans faktörü olarak kabul edilen α\alpha-(1,3)-glukan sentezinin uyarılmasıyla karakterizedir.

Cevap

Termal dimorfizm sırasında vücut sıcaklığında (37C37^{\circ}C) maya formuna geçişle birlikte hücre duvarı bileşiminde kitin miktarının artması ve α\alpha-(1,3)-glukan gibi virülans bileşenlerinin sentezlenmesi beklenen fizyolojik değişimdir.
Termal dimorfik mantarlar, 37C37^{\circ}C (vücut ısısı) gibi çevresel stres faktörlerine maruz kaldıklarında maya formuna dönüşürler. Bu dönüşüm sırasında hücre duvarındaki kitin içeriği önemli ölçüde artar. Ayrıca, özellikle *Histoplasma capsulatum* gibi türlerde, β\beta-(1,3)-glukan tabakasının üzeri virülansla doğrudan ilişkili olan α\alpha-(1,3)-glukan ile örtülür. Bu yapısal değişim, mantarın konak immün sisteminden kaçmasına ve doku içinde stabilize olmasına yardımcı olur.

Adım Adım Çözüm

1
Termal dimorfizmin sıcaklık-faz ilişkisini belirlemek
Mantarlar 25C25^{\circ}C'de küf (saprofitik), 37C37^{\circ}C'de maya (parazitik) formundadır.
Sıcaklık, mantar metabolizması ve morfolojisi için temel regülatördür.
2
Maya fazındaki biyokimyasal değişimleri analiz etmek
Hücre duvarında kitin oranı artar ve α\alpha-(1,3)-glukan sentezi tetiklenir.
Maya formunun yüksek ozmotik basınca ve konak immün sistemine dayanıklılığı bu yapısal değişimlerle sağlanır.
3
Laboratuvar tanı yöntemlerinin temel mekanizmalarını gözden geçirmek
KOH eritici, Çini mürekkebi ise negatif boyayıcıdır.
Tanı yöntemleri mantar bileşenlerini (kitin, glukan, ergosterol) doğrudan hidrolize etmez; fiziksel veya optik kontrast sağlar.

Anahtar Kavram

Termal dimorfizmde faz değişimiyle eş zamanlı hücre duvarı biyokimyasal modifikasyonu
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 471Soru

Sistemik lupus eritematozus (SLE) tanısıyla yüksek doz metilprednizolon tedavisi almakta olan 45 yaşındaki kadın hasta, yaklaşık 10 gündür devam eden şiddetli baş ağrısı, bulantı ve ense sertliği şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Yapılan lomber ponksiyon incelemesinde; beyin omurilik sıvısı (BOS) basıncının 280 mmH2O280\ mmH_2O (artmış), lenfosit sayısının 120/mm3120/mm^3 (lenfositik pleositoz) ve glukoz düzeyinin 25 mg/dL25\ mg/dL (düşük) olduğu saptanıyor. BOS örneğinin 'Niger seed' (Bird seed / Kuş yemi) agar besiyerindeki kültüründe 72 saat sonra koyu kahverengi koloniler ürediği gözleniyor. Bu besiyerinde pigment oluşumunu sağlayan temel fungal enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fenol oksidaz

Cevap

Niger seed (Bird seed) agarda kahverengi pigment oluşumuna neden olan enzim fenol oksidazdır.
Doğru seçenek fenol oksidazdır. Cryptococcus neoformans, virülans faktörlerinden biri olan fenol oksidaz (lakkaz) enzimi aracılığıyla fenolik bileşikleri (Niger seed agardaki substratlar) melanin pigmentine dönüştürür. Bu özellik, mantarın besiyerinde karakteristik kahverengi-siyah koloniler oluşturmasını sağlar ve tanıda önemli bir kriterdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Steroid kullanımı (immünsupresyon), subakut menenjit bulguları ve BOS'ta lenfositik pleositoz/düşük glukoz varlığı Cryptococcus neoformans menenjitini düşündürür.
Kriptokok menenjiti, hücresel bağışıklığı baskılanmış hastalarda en sık görülen fungal menenjit etkenidir.
2
Kültür özelliklerinin analizi
Niger seed (Bird seed) agarda kahverengi-siyah koloni oluşumu Cryptococcus neoformans için tanısal bir özelliktir.
Bu besiyeri, mantarın melanin sentezleme yeteneğini test etmek için kullanılır.
3
Biyokimyasal mekanizmanın belirlenmesi
Fenol oksidaz (lakkaz) enzimi, besiyerindeki substratları (örn. L-dopa) melanin pigmentine dönüştürür.
Melanin sentezi, Kriptokokların merkezi sinir sistemine tropizmini ve fagositoza direncini artıran önemli bir virülans faktörüdür.

Anahtar Kavram

Cryptococcus neoformans'ın melanin sentezi ve Niger seed agarda tanısı.

İpuçları

1
Hastanın immünsupresyon durumu ve BOS bulguları subakut bir fungal menenjiti işaret etmektedir.
2
'Niger seed agar' özellikle melanin üretimini saptamak için kullanılan bir besiyeridir.
3
Melanin sentezi, mantarın fenolik bileşikleri oksitleme yeteneğine dayanır; bu işlemi gerçekleştiren enzim 'lakkaz' olarak da bilinir.

Daha Fazla Pratik

Cryptococcus neoformans ile Cryptococcus gattii arasındaki farkları (ekolojik niş, immünokompetan konak tercihi) incelemek faydalı olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 472Soru

99 yaşında bir kız çocuk, saçlı deride yaygın kepeklenme ve saçların kırılması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede, saçların deri yüzeyi seviyesinden kırıldığı ve follikül ağızlarında "siyah nokta" (black dot) görünümü oluşturduğu saptanıyor. Wood ışığı incelemesinde etkilenen alanlarda floresan saptanmıyor.

Bu klinik tabloya en sık neden olan etkenin laboratuvar tanısı ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kültürde bol miktarda mikrokonidi saptanırken; makrokonidiler nadirdir, ince duvarlı ve kurşun kalem (pencil) şeklindedir.

Cevap

Siyah nokta tinea kapitis etkeni olan Trichophyton türleri, kültürde bol mikrokonidi ve nadir, kalem şeklinde makrokonidiler oluşturur.
Siyah nokta tinea kapitis, endotriks saç tutulumuna işaret eder. Endotriks enfeksiyonlara en sık TrichophytonTrichophyton türleri (örneğin T.tonsuransT. tonsurans) neden olur. Bu türler Wood ışığında floresan vermezler. Laboratuvar tanısında TrichophytonTrichophyton cinsi; bol miktarda mikrokonidi ve nadiren görülen, ince duvarlı, kalem (kurşun kalem) şeklindeki makrokonidileri ile tanınır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
"Siyah nokta" (black dot) tinea kapitis ve Wood ışığı negatifliği saptandı.
Siyah nokta görünümü, saçın saç şaftı içinde kırıldığı endotriks (endothrix) tutulumun tipik belirtisidir.
2
Olası etkeni belirle.
Endotriks tinea kapitisin en sık etkenleri Trichophyton tonsurans ve Trichophyton violaceum'dur.
Microsporum türleri genellikle ektotriks tutulum yapar ve Wood ışığında floresan verir; Trichophyton türleri ise floresan vermez (negatif).
3
Etkenin morfolojik özelliklerini değerlendir.
Trichophyton cinsi bol mikrokonidi ve nadir kalem şeklinde makrokonidi ile karakterizedir.
Diğer dermatofit cinsleri (Microsporum ve Epidermophyton) farklı makrokonidi yapılarına ve saç tutulum özelliklerine sahiptir.

Anahtar Kavram

Siyah nokta tinea kapitis (Endotriks tutulum) ve Trichophyton morfolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 473Soru

Mantarların laboratuvar tanısında uygulanan yöntemler, mantar hücresinin yapısal bileşenlerinin (hücre duvarı ve membran) özgün biyokimyasal özelliklerine ve çevresel uyaranlara verdikleri morfolojik yanıtlara dayanmaktadır. Buna göre, mantar hücresinin yapısal özellikleri ve bu özelliklerin tanısal yöntemlerdeki karşılığı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Direkt mikroskobik incelemede kullanılan potasyum hidroksit (KOHKOH), klinik örnekteki protein ve keratin yapılarını hidrolize ederek ortamı berraklaştırırken; alkaliye dirençli polisakkaritlerden oluşan mantar hücre duvarını koruyarak tanıya yardımcı olur.

Cevap

Direkt mikroskobik incelemede kullanılan potasyum hidroksit (KOHKOH), klinik örnekteki protein ve keratin yapılarını hidrolize ederek ortamı berraklaştırırken; alkaliye dirençli polisakkaritlerden oluşan mantar hücre duvarını koruyarak tanıya yardımcı olur.
Mantar hücre duvarı, yüksek oranda β\beta-glukan ve kitin gibi kompleks polisakkaritler içerir. Bu moleküller, hayvansal hücrelerdeki proteinler ve keratinin aksine alkali solüsyonlara (örneğin %1020\%10-20 KOHKOH) karşı dirençlidir. KOHKOH uygulaması, klinik örnekteki doku artıklarını eriterek fungal elemanların (hif, maya, psödohif) şeffaf bir zemin üzerinde net bir şekilde seçilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mantar hücre duvarı ve bakteriyel hücre duvarı arasındaki biyokimyasal farkı analiz etmek.
Mantarlarda kitin (NAG polimeri) ve glukan bulunurken, müranik asit sadece bakteriyel peptidoglikanda bulunur.
Mantar ve bakteri ayrımı tanısal ve terapötik hedefler için kritiktir.
2
Tanısal yöntemlerden potasyum hidroksit (KOHKOH) preparatının etki mekanizmasını değerlendirmek.
KOHKOH proteinleri hidrolize ederken polisakkarit yapıdaki mantar duvarına (alkaliye direnç) zarar vermez.
Bu özellik, kalın keratinize dokular içindeki mantar elemanlarının görünür kılınmasını sağlar.
3
Termal dimorfizm ve özel boyama yöntemlerini (çini mürekkebi) gözden geçirmek.
Dimorfiklerde 37C37^\circ C maya formudur; çini mürekkebi ise kapsülü boyamayan bir negatif boyadır.
Sık yapılan kavramsal hataları eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Mantar Hücre Duvarının Alkali Direnci ve Tanısal Biyokimyasal Farklar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 474Soru

Akut lösemi nedeniyle kemoterapi alan nötropenik bir hastada gelişen invaziv pulmoner aspergillozis (İPA) tablosu ve bu tablonun laboratuvar-radyoloji korelasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Galaktomannan testi, *Aspergillus* türlerinin yanı sıra *Mucor* ve *Rhizopus* gibi Zygomycetes grubu mantarların invaziv enfeksiyonlarında da yüksek duyarlılıkla pozitifleşir.

Cevap

Galaktomannan testi, Mucor ve Rhizopus gibi mantarların enfeksiyonlarında pozitifleşmez; bu test Aspergillus'a özgüdür.
Galaktomannan, *Aspergillus* türlerinin hücre duvarında bulunan bir polisakkarittir ve mantar aktif olarak büyürken/invazyon yaparken salınır. *Mucor* ve *Rhizopus* gibi Mucorales (Zygomycetes) grubu mantarların hücre duvarında galaktomannan bulunmadığı için bu enfeksiyonlarda galaktomannan testi negatif sonuç verir. Bu durum, benzer klinik risk faktörlerine sahip İPA ve Mukormikozis ayrımında en önemli laboratuvar farklarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguları değerlendir
Nötropenik hastada 'halo belirtisi' anjiyoinvazyonu, 'hava hilali' ise iyileşmeyi/nötrofil dönüşünü gösterir.
İPA patogenezinde nötrofillerin varlığı radyolojik görünümü doğrudan etkiler.
2
Galaktomannan antijeninin özgüllüğünü incele
Galaktomannan bir Ascomycetes (Aspergillus) bileşenidir, Zygomycetes (Mucorales) bileşeni değildir.
Farklı mantar gruplarının hücre duvarı polisakkarit yapıları farklıdır.
3
Laboratuvar etkileşimlerini kontrol et
Beta-laktam antibiyotik kullanımı galaktomannan testinde yalancı pozitifliğe yol açabilir.
Antibiyotik üretimindeki saflaştırma süreçleri çapraz reaksiyon veren maddeler içerebilir.

Anahtar Kavram

İnvaziv Pulmoner Aspergillozis Tanısında Galaktomannan ve Radyolojik Belirteçlerin Özgüllüğü
Soru 475Soru

PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii pnömonisi şüphesiyle takip edilen bir hastadan alınan klinik örneklerin Gomori Methenamine Silver (GMS) yöntemiyle boyanması sonucunda, mikroorganizmaya ait kistlerin mikroskobik bakıda gösterdiği tipik morfolojik görünüm aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ezilmiş pin-pon topu

Cevap

Pneumocystis jirovecii kistlerinin GMS boyasında gösterdiği tipik morfoloji 'ezilmiş pin-pon topu' görünümüdür.
Doğru seçenek olan görünüm, P.jiroveciiP. jirovecii kistlerinin GMS (Gomori Methenamine Silver) boyası ile kist duvarının boyanması sonucu oluşan karakteristik görüntüdür. Mikroorganizma mantar aleminde yer almasına rağmen hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesi gibi benzersiz özelliklere sahiptir. Bu yapısal farklılık nedeniyle klasik antifungal ilaçlara dirençli olup tedavisinde TMP-SMX tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanı yöntemi ve etkeni tanımla.
Etken P.jiroveciiP. jirovecii, kullanılan boya Gomori Methenamine Silver (GMS).
GMS boyası mantarların hücre duvarındaki polisakkaritleri boyamak için altın standarttır.
2
Mikroorganizmanın spesifik boyanma özelliğini hatırla.
P.jiroveciiP. jirovecii kistleri GMS ile koyu siyah/kahverengi boyanır ve genellikle ortası çökük görünür.
Kistlerin katlanmış veya çökmüş yapısı mikroskop altında karakteristik bir şekil oluşturur.
3
Karakteristik terminolojik karşılığı seç.
Ezilmiş pin-pon topu görünümü.
Tıbbi literatürde bu morfoloji için kullanılan en yaygın benzetmedir.

Anahtar Kavram

PneumocystisPneumocystis jiroveciijirovecii, yapısal olarak mantar olmasına rağmen hücre membranında ergosterol yerine kolesterol içermesi nedeniyle çoğu antifungale dirençlidir; tanısında GMS boyası ile kistlerin 'ezilmiş pin-pon topu' şeklinde görülmesi patognomoniktir.

İpuçları

1
GMS boyası mantar hücre duvarlarını koyu renge boyar.
2
Bu mikroorganizma özellikle HIV pozitif hastalarda interstisyel pnömoni yapar.
3
Kistlerin ortasındaki çöküklük, bir spor aletine benzetilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 476Soru

Mississippi Nehri vadisinde yaşayan ve bahçesindeki eski bir tavuk kümesini temizledikten sonra ateş, kuru öksürük ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvuran 45 yaşındaki erkek hastanın akciğer grafisinde hiler lenfadenopati saptanmıştır. Bronkoalveoler lavaj örneğinin Wright-Giemsa boyamasında makrofajların sitoplazması içinde çok sayıda küçük, oval maya hücreleri izlenmiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası etkenin laboratuvar üretimi ve morfolojik özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 25C25^{\circ}C'de hif ve tüberkülü makrokonidiyum, 37C37^{\circ}C'de küçük maya formu oluşturur.

Cevap

Histoplasma capsulatum, doğada (oda ısısında) septalı hifler ve karakteristik tüberkülü (çıkıntılı) makrokonidiyumlar oluştururken, dokuda veya laboratuvarda 37C37^{\circ}C'de küçük, oval maya formunda bulunur.
Vakada tanımlanan klinik tablo ve laboratuvar bulguları Histoplasma capsulatum enfeksiyonuna (Histoplazmoz) aittir. Bu mantar endemik bölgelerde (Ohio ve Mississippi nehir vadileri) toprakta ve özellikle kuş/yarasa dışkısı ile zenginleşmiş ortamlarda bulunur. Laboratuvarda oda ısısında (25C25^{\circ}C) üretildiğinde septalı hifler ve karakteristik, parmaksı çıkıntıları olan kalın duvarlı 'tüberkülü makrokonidiyumlar' oluşturur. Vücut ısısında (37C37^{\circ}C) veya dokuda ise küçük, oval ve sıklıkla makrofajların içinde yer alan maya hücrelerine dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Mississippi vadisi yerleşimi, kuş dışkısı (tavuk kümesi) maruziyeti ve makrofaj içi küçük mayalar, etkenin Histoplasma capsulatum olduğunu gösterir.
H. capsulatum endemik bölgelerde toprak ve kuş/yarasa dışkısıyla bulaşır ve retiküloendotelyal sistem hücreleri içinde yaşar.
2
Termal dimorfizm özelliklerinin sorgulanması
25C25^{\circ}C'de küf (hif/makrokonidiyum), 37C37^{\circ}C'de maya formu.
Sistemik mikoz etkenleri termal dimorfiktir; çevresel koşullarda küf, konak dokusunda maya formuna geçerler.
3
Morfolojik yapıların eşleştirilmesi
Tüberkülü makrokonidiyum yapısı etkeni doğrular.
H. capsulatum'un hif fazındaki en tipik tanısal yapısı tüberkülü (parmaksı çıkıntıları olan) büyük sporlardır.

Anahtar Kavram

Histoplasma capsulatum, retiküloendotelyal sistem hücrelerini (makrofajlar) enfekte eden, oda ısısında hif/tüberkülü makrokonidiyum, vücut ısısında ise küçük maya fazında bulunan termal dimorfik bir mantardır.
Soru 477Soru

Hematolojik bir malignite nedeniyle indüksiyon kemoterapisi alan 5252 yaşındaki bir kadın hastada, nötropenik dönemde gelişen yüksek ateş ve öksürük sonrası çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde (BT) nodüler lezyonlar saptanmıştır. Hastanın laboratuvar ve radyolojik verileri aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Parametre1. Gün (Başvuru)14. Gün (Takip)
Mutlak Nötrofil Sayısı120/μL120/\mu L1850/μL1850/\mu L
Serum GalaktomannanPozitif (2.12.1 indeks)Negatif (0.40.4 indeks)
Toraks BT BulgusuHalo BelirtisiHava Hilali (Air-crescent)

İnvaziv pulmoner aspergilloz tanısıyla tedavi edilen bu hastada, 14. günde saptanan radyolojik değişiklik (hava hilali belirtisi) hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genellikle nötropeninin düzelmeye başladığını gösterir ve nekrotik akciğer dokusunun geri çekilmesiyle oluşur.

Cevap

İnvaziv pulmoner aspergillozda hava hilali (air-crescent) belirtisi genellikle nötropeninin düzelmesiyle eş zamanlı ortaya çıkar ve nekrotik akciğer dokusunun geri çekilmesi sonucu oluşur.
İnvaziv pulmoner aspergillozda (İPA) başlangıçtaki vasküler invazyon ve kanama 'halo belirtisi' olarak görülür. Tedaviyle ve özellikle nötropeninin düzelmesiyle (nötrofillerin >500/μL>500/\mu L üzerine çıkması) nekrotik akciğer dokusu küçülür ve çevre parankimden ayrılır. Bu ayrışma sonucu oluşan kavisli hava boşluğu 'hava hilali' (air-crescent) olarak adlandırılır ve genellikle iyileşme belirtisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Nötropenik hasta, galaktomannan pozitifliği ve nodüler lezyonlar invaziv pulmoner aspergillozu (İPA) işaret eder.
İPA, nötropenik konaklarda en sık görülen invaziv fungal enfeksiyondur.
2
Radyolojik evrelemeyi analiz et
Hastalığın başlangıcında (nötropenik faz) halo belirtisi görülürken, iyileşme evresinde (nötrofil artışı) hava hilali görülür.
Nötrofiller geri döndüğünde infarkta uğramış dokuyu fagosite eder ve nekrotik doku parankimden ayrılarak hava boşluğu oluşturur.
3
Hava hilali ve prognoz ilişkisini kur
Bu bulgu genellikle kemik iliği toparlanmasının ve enfeksiyonun lokalize olduğunun bir göstergesidir.
Sistemik yayılım riskinin azaldığı ve doku sınırlarının belirlendiği iyileşme fazını temsil eder.

Anahtar Kavram

İnvaziv Pulmoner Aspergillozda Radyolojik Dinamikler

Daha Fazla Pratik

İPA tanısında galaktomannan testinin nötropenik olmayan hastalardaki (örn. KOAH veya yoğun bakım hastaları) duyarlılığının neden daha düşük olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 478Soru

Geçirilmiş kaviter akciğer hastalığı (örneğin tüberküloz veya sarkoidoz) olan bir hastada gelişen ve radyolojik olarak 'Monod belirtisi' ile karakterize olan aspergilloma (mantar topu) tablosu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanısında serum galaktomannan testinin duyarlılığı, invaziv aspergilloza göre oldukça düşüktür.

Cevap

Aspergilloma tanısında serum galaktomannan testi duyarlılığı oldukça düşüktür; çünkü bu tablo doku invazyonu içermeyen bir kolonizasyondur.
Doğru yanıt olan seçenek, galaktomannan testinin aspergillomadaki tanısal kısıtlılığını ifade eder. Galaktomannan, Aspergillus hücre duvarında bulunan bir polisakkarittir ve hifler damar duvarını invaze edip ürediğinde kana salınır. Aspergillomada mantar kavite içinde sınırlı kaldığı ve doku invazyonu yapmadığı için serumda galaktomannan saptanma olasılığı oldukça düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımlama
Aspergilloma (mantar topu), önceden var olan akciğer kavitelerinde (TB, kistik fibroz vb.) mantarın kolonize olmasıdır.
Soruda verilen 'Monod belirtisi' ve 'geçirilmiş kaviter hastalık' verileri bizi bu tanıya yönlendirir.
2
Tanısal markerları değerlendirme
Galaktomannan invazyon markerıdır (invaziv formda yüksek), presipitanlar ise kronik/kolonize formlarda yüksektir.
Aspergilloma doku invazyonu yapmadığı için galaktomannan kana yeterli düzeyde geçmez, ancak kronik antijenik uyarı nedeniyle IgG yapısındaki presipitanlar artar.
3
Morfolojik özellikleri doğrulama
Aspergillus hifleri septalı ve dar açılıdır.
Tüm Aspergillus türleri dokuda ve kültürde bu morfolojiyi korur, bu durum onları Mucorales üyelerinden ayıran temel farktır.

Anahtar Kavram

Aspergilloma (mantar topu), invaziv olmayan bir kolonizasyon tablosu olduğu için serum galaktomannan testi genellikle negatiftir; tanıda Aspergillus'a özgü presipitan antikorlar (IgG) kullanılır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 479Soru

7272 yaşında, tip 22 diyabet tanısı olan ve prostat hipertrofisi nedeniyle kalıcı idrar sondası bulunan bir erkek hastada dizüri ve suprapubik ağrı şikayetleri gelişmiştir. İdrar örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde bol lökosit ile birlikte 25μm2-5 \mu m boyutlarında, oval, tomurcuklanan maya hücreleri görülmüştür. Etkenin farklı besiyerlerinde yapılan pasajlarında ve mısır unlu agardaki incelemelerinde hiçbir aşamada yalancı hif (pseudohif), gerçek hif veya germ tüp yapısı saptanmamıştır. İzolatın glukoz ve trehalozu hızlı bir şekilde fermente ettiği, ancak sükroz, laktoz ve maltoz gibi diğer karbonhidratları fermente etmediği belirlenmiştir. Ampirik olarak başlanan flukonazol tedavisine rağmen hastanın semptomlarında düzelme izlenmemiştir. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Candida glabrata

Cevap

Vakada tanımlanan etken, sadece blastokonidyum formu oluşturması (hif/yalancı hif yapmaması) ve hızlı trehaloz fermentasyonu yapması nedeniyle Candida glabrata'dır.
Vakada belirtilen etkenin direkt bakıda ve mısır unlu agarda hiçbir şekilde yalancı hif (pseudohif) oluşturmaması, küçük boyutlu tomurcuklanan maya hücreleri şeklinde görülmesi ve biyokimyasal olarak sadece glukoz ile trehalozu fermente etmesi (hızlı trehaloz testi) Candida glabrata'yı tanımlamaktadır. C. glabrata özellikle yaşlılarda, diyabetiklerde ve kateteri olan hastalarda komplike üriner sistem enfeksiyonlarına yol açabilen ve flukonazol direnci/duyarlılık azalması nedeniyle tedavi başarısızlığına sık neden olan bir etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bağlamı ve mikroskobik bulguları değerlendir
Diyabetik ve sondalı hastada gelişen üriner sistem enfeksiyonunda sadece tomurcuklanan mayaların (blastokonidyum) görülmesi, hif yapılarının olmaması Candida glabrata için güçlü bir ipucudur.
Candida türlerinin çoğu dokuda ve uygun besiyerlerinde yalancı hif oluştururken, C. glabrata sadece maya formunda kalır.
2
Laboratuvar ve biyokimyasal test sonuçlarını analiz et
Germ tüp negatifliği ve hızlı trehaloz fermentasyonu (RAT testi pozitifliği) izolatın kimliğini belirler.
C. glabrata, trehalozu 3 saat gibi kısa bir sürede fermente edebilen ve sadece glukoz/trehaloz fermente eden bir türdür.
3
Tedavi yanıtını yorumla
Flukonazol tedavisine yanıtsızlık C. glabrata'nın bilinen bir özelliğidir.
C. glabrata suşlarında azollere karşı kazanılmış direnç veya doza bağımlı duyarlılık (SDD) sık görülür.

Anahtar Kavram

Candida glabrata'nın morfolojik olarak sadece blastokonidyum (maya) formunda olması ve biyokimyasal olarak hızlı trehaloz fermentasyonu yapması en önemli ayırt edici özellikleridir.
Soru 480Soru

Güneydoğu Asya seyahati dönüşü ateş, belirgin zayıflama ve gövdesinde "molluscum contagiosum" benzeri göbekli deri lezyonları şikayetiyle başvuran HIV(+)HIV(+) bir hastanın deri biyopsisinde makrofajlar içerisinde hücre içi mikroorganizmalar saptanmıştır. Etkenin 25C25^{\circ}C ortamındaki kültüründe besiyerine kırmızı difüzyon pigmenti salan küf fazı izlenirken, 37C37^{\circ}C'de maya benzeri hücreler görülmektedir. Bu etkenin doku veya 37C37^{\circ}C kültür fazındaki karakteristik morfolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enine septumla ikiye bölünerek (fisyon) çoğalma

Cevap

Enine septumla ikiye bölünerek (fisyon) çoğalma
Vakada tanımlanan etken Güneydoğu Asya'da endemik olan, HIV(+)HIV(+) hastalarda fırsatçı enfeksiyon yapan ve 25C25^{\circ}C kültüründe karakteristik kırmızı pigment üreten Talaromyces (Penicillium) marneffei'dir. Bu mantarın sistemik dimorfik mantarlar arasındaki en belirgin farkı, maya fazında tomurcuklanmak yerine enine bir septum oluşturarak fisyon (ikiye bölünme) ile çoğalmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka verilerini analiz etme
Güneydoğu Asya (Tayland/Vietnam vb.) maruziyeti, HIV(+)HIV(+) (immün yetmezlik) ve göbekli deri lezyonları.
Bu kombinasyon endemik bir mikoz olan Talaromyces (Penicillium) marneffei'yi düşündürür.
2
Laboratuvar bulgularını değerlendirme
25C25^{\circ}C'de kırmızı difüzyon pigmenti salan küf kolonisi.
Kırmızı pigment üretimi Talaromyces marneffei için patognomonik bir laboratuvar bulgusudur.
3
Morfolojik ayrımı belirleme
Hücre içi yerleşimli, fisyonla (ikiye bölünme) çoğalan hücreler.
Sistemik dimorfik mantarlar içinde tomurcuklanma yerine fisyon ile bölünen tek etken Talaromyces marneffei'dir.

Anahtar Kavram

Talaromyces marneffei'nin fisyon (ikiye bölünme) ile çoğalma özelliği ve kırmızı pigment üretimi.

Daha Fazla Pratik

Histoplasma capsulatum ve Talaromyces marneffei arasındaki ayırıcı tanıda kullanılan morfolojik ve laboratuvar farklarını listeleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 24 / 30Sonraki
Mikoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 24 | Examkin