Temel İmmünoloji

642 soru

Soru 21Soru

Timusta T lenfositlerin gelişimi sırasında, vücudun kendi MHCMHC moleküllerini tanıma yeteneği kazanan timositlerin seçilerek sağ kalmasını ve olgunlaşmaya devam etmesini sağlayan süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif seleksiyon

Cevap

Pozitif seleksiyon
Pozitif seleksiyon, timusta MHCMHC moleküllerini orta/düşük afinite ile tanıyabilen T hücrelerinin seçilerek sağ kalmasını ve olgunlaşma sürecine devam etmesini sağlayan kritik süreçtir. Bu sayede T hücre repertuvarı sadece vücudun kendi MHCMHC molekülleri tarafından sunulan antijenlere yanıt verecek şekilde (MHC kısıtlaması) eğitilir.

Adım Adım Çözüm

1
Timusta gelişen T hücrelerinin (TCRTCR) reseptör yapısının oluşumu değerlendirilir.
Timositler CD4+CD8+CD4^+CD8^+ (çift pozitif) evresine ulaşır.
Seçim süreçleri reseptör oluştuktan sonra başlar.
2
Hücrelerin kortikal epitel hücrelerindeki MHCMHC moleküllerini tanıyıp tanıyamadığı kontrol edilir.
Kendi MHCMHC moleküllerini tanıyanlar sağ kalır, tanıyamayanlar apoptoza gider.
Bağışıklık sisteminin çalışabilmesi için T hücrelerinin MHCMHC moleküllerini tanıması zorunludur.

Anahtar Kavram

T hücre gelişiminde MHC kısıtlamasının (MHC restriction) kazanılması pozitif seleksiyon ile gerçekleşir.
Tahmini Süre:45s
Soru 22Soru

Hücre içi patojenlere (örneğin *Mycobacterium tuberculosis*) karşı gelişen hücresel immün yanıtta, naif CD4+CD4^+ T lenfositlerin Th1 efektör alt grubuna farklılaşmasını uyaran temel sitokin ve bu süreçte görev alan ana transkripsiyon faktörü aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IL12IL-12 / TbetT-bet

Cevap

Naif CD4+CD4^+ T hücrelerinin Th1 alt grubuna farklılaşması temel olarak IL12IL-12 sitokini ve TbetT-bet transkripsiyon faktörü aracılığıyla gerçekleşir.
Th1 hücreleri, özellikle hücre içi patojenlere karşı hücresel bağışıklığı yöneten efektör hücrelerdir. Bu hücrelerin farklılaşması ASH'lerden salınan IL12IL-12 etkisiyle başlar ve bu süreçte hücre içindeki ana kontrolör TbetT-bet transkripsiyon faktörüdür. TbetT-bet aktivasyonu, hücrenin bol miktarda IFNγIFN-\gamma üreterek makrofajları aktive etmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Patojen tipini belirle
Hücre içi patojenler (mikobakteriler vb.) makrofajları ve dendritik hücreleri uyarır.
Farklı patojen tipleri, antijen sunan hücrelerden (ASH) farklı sitokinlerin salınmasına neden olur.
2
İndükleyici sitokini tanımla
ASH'lerden salınan IL12IL-12, naif T hücrelerindeki sinyal iletim yollarını aktive eder.
Th1 yanıtı için en kritik başlatıcı sitokin IL12IL-12'dir.
3
Transkripsiyonel regülatörü belirle
TbetT-bet ekspresyonu artar ve hücre Th1 fenotipine kilitlenir.
TbetT-bet, Th1 hücrelerinin 'master' transkripsiyon faktörüdür ve IFNγIFN-\gamma üretimini sağlar.

Anahtar Kavram

Th1 farklılaşması: IL12IL-12 (sitokin) \rightarrow STAT4STAT4 (sinyal iletimi) \rightarrow TbetT-bet (transkripsiyon faktörü).
Soru 23Soru

İnsan bağışıklık sisteminde naif T lenfositlerin kan dolaşımından sekonder lenfoid organlara göçü ve burada antijenle karşılaşarak aktive olmaları immün yanıtın başlatılması için kritiktir. Lenf nodunun histolojik yapısı incelendiğinde, CD3+CD3^+ T lenfositlerin en yoğun olarak bulunduğu ve antijen sunan hücrelerle etkileşime girdiği 'T hücresine bağımlı bölge' aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parakorteks

Cevap

Lenf nodunda T lenfositlerin (CD3+CD3^+) en yoğun bulunduğu ve T hücresine bağımlı bölge olarak bilinen alan parakortekstir.
Lenf nodunun parakorteks bölgesi, CD3+CD3^+ T lenfositlerin en yoğun bulunduğu alandır. Bu bölge aynı zamanda dendritik hücrelerin (ASH) antijen sunduğu ve T hücrelerinin aktive olduğu ana merkezdir. DiGeorge sendromu gibi T hücresi eksikliklerinde bu bölgede belirgin bir atrofi/boşalma izlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre tipini tanımla
CD3+CD3^+ belirteci tüm matür T lenfositleri ifade eder.
Soruda sorulan bölgenin hangi hücre tipi için özelleşmiş olduğunu anlamak için yüzey belirtecini yorumlamak gerekir.
2
Lenf nodu anatomisini analiz et
Lenf nodu korteks (B hücre), parakorteks (T hücre) ve medulla (plazma hücreleri/makrofajlar) bölümlerinden oluşur.
Sekonder lenfoid organlardaki hücre dağılımı fonksiyonel olarak organize edilmiştir.
3
Doğru bölgeyi eşleştir
T lenfositlerin yoğunlaştığı ve dendritik hücreler tarafından sunulan antijenleri tanıdığı bölge parakortekstir.
Naif T hücreleri HEV'ler (yüksek endotelli venüller) aracılığıyla parakortekse girer ve burada aktivasyon sürecini başlatır.

Anahtar Kavram

Lenf nodu histolojisinde T hücresine bağımlı bölge parakortekstir.

İpuçları

1
CD3+CD3^+ ifadesinin hangi lenfosit serisini temsil ettiğini hatırlayın.
2
DiGeorge sendromu gibi timik hipoplazi durumlarında lenf nodunun hangi bölgesinin gelişmediğini düşünün.
3
Naif T hücrelerinin kan dolaşımından lenf noduna girdiği 'Yüksek Endotelli Venüller' (HEV) bu bölgede bulunur.

Daha Fazla Pratik

Dalağın beyaz pulpasında T hücrelerinin yoğunlaştığı PALS (periarteriyoler lenfoid kılıf) bölgesini de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 24Soru

Naif CD4+CD4^+ T lenfositlerinin farklı efektör alt gruplara (Th1Th1, Th2Th2, Th17Th17 ve TregTreg) diferansiyasyonu, mikroçevredeki sitokinlerin indüklediği sinyal yolakları ve transkripsiyon faktörleri arasındaki karşılıklı baskılama mekanizmalarına dayanır. Bu süreçteki düzenleyici mekanizmalar ve sinyal iletim yolları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IL2IL-2, STAT5STAT5 aktivasyonu aracılığıyla RORγtROR\gamma t ekspresyonunu ve dolayısıyla Th17Th17 farklılaşmasını antagonize ederek dengeyi TregTreg hücreleri lehine kaydırır.

Cevap

IL-2'nin STAT5 aktivasyonu üzerinden RORγt ekspresyonunu baskılayarak Th17 farklılaşmasını inhibe ettiği ve dengeyi Treg lehine kaydırdığı ifadesi doğrudur.
Naif CD4+ T hücreleri TGF-β ve IL-6 varlığında Th17 hücrelerine dönüşürken, IL-2 sinyali STAT5 aktivasyonu üzerinden RORγt ekspresyonunu doğrudan inhibe eder. Bu durum, immün sistemde inflamasyonun (Th17) baskılanması ve immün toleransın (Treg) korunması için kritik bir kontrol mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Naif CD4+ T hücrelerinin sitokin çevresine göre farklılaşma yolaklarını hatırla.
Th1 (IL-12), Th2 (IL-4), Th17 (TGF-β + IL-6), Treg (TGF-β) yolakları belirlendi.
Soru, sitokinlerin ve transkripsiyon faktörlerinin bu alt gruplar üzerindeki çapraz düzenleyici etkilerini sorgulamaktadır.
2
Th17 ve Treg arasındaki plastisiteyi ve IL-2'nin buradaki rolünü analiz et.
TGF-β her iki grup için de gereklidir. Ancak IL-2, STAT5 yolağı ile RORγt'yi (Th17 markeri) baskılarken FoxP3'ü (Treg markeri) destekler.
IL-2/STAT5 ve IL-6/STAT3 arasındaki rekabet, inflamatuar (Th17) ve supresif (Treg) yanıt arasındaki dengeyi belirleyen kritik bir moleküler anahtardır.
3
Diğer şıklardaki yanlış eşleştirmeleri ele.
B şıkkında Th1/Th2 faktörleri, C şıkkında Th17/Treg sitokinleri, D şıkkında Th1/Th2 fonksiyonları ve E şıkkında TCR/CD3 görevleri yanlış eşleştirilmiştir.
TUS sınavında sıkça sorulan bu temel immünoloji kavramlarının doğru ayrımı, soruyu çözmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

T hücre farklılaşmasında sitokinlerin ve STAT proteinlerinin antagonistik etkileşimi (Th17 vs Treg dengesi).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

İmmün sistemde periferik toleransın sürdürülmesinde TT regülatör (TregTreg) hücreleri ve CTLA4CTLA-4 (CytotoxicCytotoxic TLymphocyteT-Lymphocyte AssociatedAssociated ProteinProtein 44) molekülü merkezi bir rol oynar. CTLA4CTLA-4'ün kostimülatör sinyali baskılama mekanizmalarından biri olan "trans-endositoz", antijen sunan hücrelerin (APCAPC) kostimülatör kapasitesini doğrudan ve fiziksel olarak azaltmaktadır.

Buna göre, CTLA4CTLA-4 molekülünün trans-endositoz yoluyla gerçekleştirdiği eylem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: APCAPC yüzeyindeki CD80CD80 ve CD86CD86 moleküllerini bağlayıp kendi hücresinin içine çekerek ortadan kaldırması

Cevap

CTLA-4 molekülü, APC yüzeyindeki CD80 (B7-1) ve CD86 (B7-2) moleküllerini yüksek afinite ile bağlar ve bu molekülleri trans-endositoz adı verilen süreçle APC yüzeyinden koparıp kendi hücresine (genellikle Treg) alarak parçalar.
Doğru seçenek, CTLA-4'ün trans-endositoz mekanizmasını tam olarak tanımlamaktadır. CTLA4CTLA-4, APCAPC üzerindeki B7B7 moleküllerine (CD80CD80 ve CD86CD86) CD28CD28'den çok daha yüksek bir afiniteyle bağlanır. Bu bağlanma sonrası CTLA4CTLA-4, B7B7 moleküllerini APCAPC membranından kopararak kendi hücresinin içine çeker ve endozomlarda parçalanmalarını sağlar. Sonuç olarak APCAPC, kostimülatör moleküllerden yoksun kalır ve diğer TT hücrelerini aktive edemez.

Adım Adım Çözüm

1
CTLA-4'ün temel fonksiyonunu belirleme
CTLA-4, T hücre aktivasyonunu kısıtlayan inhibitör bir reseptördür.
Öz-antijenlere karşı periferik toleransın korunması için kostimülatör sinyallerin (sinyal 2) kontrol edilmesi gerekir.
2
Hücre dışı (cell-extrinsic) baskılama mekanizmasını analiz etme
Treg'ler üzerindeki CTLA-4, sadece rekabetçi bağlanma ile değil, ligandları fiziksel olarak yok ederek de çalışır.
Trans-endositoz mekanizması, ortamdaki kostimülatör ligand yoğunluğunu kalıcı olarak düşürür.
3
Trans-endositozun hedefini tanımlama
CTLA-4'ün ligandları olan CD80 ve CD86 molekülleri APC yüzeyinden temizlenir.
Ligandları olmayan APC'ler, naif T hücrelerini aktive edemez ve tolerans (anerji) indüklenir.

Anahtar Kavram

CTLA-4 aracılı trans-endositoz mekanizması

Daha Fazla Pratik

Treg hücrelerinin diğer bir baskılama mekanizması olan yüksek afiniteli CD25CD25 (IL2RαIL-2R\alpha) ekspresyonu ile IL2IL-2 tüketimi konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 26Soru

İnsan immünoglobulin izotiplerinin yapısal domen organizasyonu ve bu yapıların fonksiyonel karşılıkları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IgMIgM ve IgEIgE ağır zincirlerinde menteşe (hinge) bölgesi bulunmaz; bu izotipler menteşe bölgesi yerine fazladan bir sabit ağır zincir domenine (CH4C_H4) sahiptir.

Cevap

IgMIgM ve IgEIgE izotiplerinin menteşe bölgesine sahip olmaması ve bunun yerine fazladan bir CH4C_H4 domenine sahip olması doğru ifadedir.
İnsan immünoglobulinlerinden IgMIgM ve IgEIgE ağır zincirlerinde menteşe (hinge) bölgesi bulunmaz. Bu izotiplerde menteşe bölgesinin eksikliğini dengeleyen fazladan bir sabit ağır zincir domeni (CH4C_H4) mevcuttur. Diğer izotipler (IgG,IgA,IgDIgG, IgA, IgD) ise üç sabit domen ve bir menteşe bölgesine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünoglobulin sınıflarının (izotiplerinin) temel polipeptit yapısını hatırla.
IgG,IgA,IgDIgG, IgA, IgD izotiplerinin 3 sabit ağır zincir domeni (CH1,CH2,CH3C_H1, C_H2, C_H3) ve bir menteşe bölgesine sahip olduğu belirlenir.
Yapısal farklılıkları ayırt etmek için temel organizasyonu bilmek gerekir.
2
IgMIgM ve IgEIgE izotiplerinin istisnai yapısal özelliklerini değerlendir.
Bu iki izotipin menteşe (hinge) bölgesinden yoksun olduğu ve telafi edici olarak fazladan bir sabit domen (CH4C_H4) içerdiği sonucuna varılır.
Soru kökündeki doğru ifadeyi bulmak için izotipler arası temel farklar analiz edilir.
3
Diğer seçeneklerdeki fonksiyonel domen eşleşmelerini kontrol et.
IgGIgG'de C1qC1q ve FcRnFcRn bağlantısının CH2C_H2'de olduğu, salgısal komponentin epitel kaynaklı olduğu ve CDR'ların hem H hem L zincirinde olduğu doğrulanır.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu yapı-fonksiyon ilişkisi üzerinden kanıtlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İmmünoglobulin izotiplerinin ağır zincir domen organizasyonu ve menteşe bölgesi varlığı/yokluğu.

Daha Fazla Pratik

İmmünoglobulin izotiplerinin papain ve pepsin enzimleri ile kesilmesi sonucu oluşan fragmentleri ve bu fragmentlerin valans (değerlik) özelliklerini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 27Soru

Hücre içi patojenlere karşı gelişen edinsel immün yanıt sürecinde, saf CD4+CD4^+ TT lenfositlerin (Th0Th0) efektör hücrelere farklılaşması aşamasında TT-bet master transkripsiyon faktörünün ekspresyonunu tetikleyen ve makrofajlarda fagozom-lizozom füzyonu ile reaktif oksijen ürünlerinin (ROSROS) üretimini en güçlü şekilde uyaran sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnterferon-gama (IFNγ\text{IFN}-\gamma)

Cevap

İnterferon-gama (IFNγ\text{IFN}-\gamma)
Doğru yanıt olan seçenek, hücre içi patojenlerin temizlenmesinde kritik rol oynayan 'klasik makrofaj aktivasyonunun' (M1) en güçlü uyaranıdır. Bu sitokin, STAT1STAT1 sinyal yolu üzerinden TT-bet transkripsiyon faktörünü aktive ederek saf T hücrelerinin Th1Th1 fenotipine dönüşmesini sağlar ve aynı zamanda makrofajlarda NADPHNADPH oksidaz sistemini uyararak mikrobisidal kapasiteyi artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre içi patojenlere karşı yanıtın belirlenmesi
Th1Th1 hücre yanıtı
Hücre içi bakteriler ve virüslere karşı hücresel bağışıklık (Th1Th1) ön plandadır.
2
Farklılaşmayı sağlayan transkripsiyon faktörünün analizi
TT-bet
Th1Th1 polarizasyonu için gerekli olan ana (master) regülatör TT-bet'tir.
3
Eksitasyon sinyalinin tanımlanması
IFNγ\text{IFN}-\gamma (ve IL-12\text{IL-12})
IFNγ\text{IFN}-\gamma ve IL-12\text{IL-12} sinyalleri TT-bet ekspresyonunu artırarak saf TT hücrelerini Th1Th1 yoluna sokar.
4
Efektör fonksiyonun doğrulanması
Klasik makrofaj aktivasyonu (M1)
IFNγ\text{IFN}-\gamma, makrofajların fagositoz ve mikrobisidal (ROS, iNOS) kapasitesini en üst düzeye çıkaran ana sitokindir.

Anahtar Kavram

Hücre içi patojenlere karşı savunmada Th1 hücreleri tarafından salınan IFN-gamma, hem Th1 farklılaşmasını (pozitif feedback) hem de makrofaj aktivasyonunu yöneten merkez sitokindir.

Daha Fazla Pratik

Th1, Th2 ve Th17 hücrelerinin karakteristik sitokinleri ve ana transkripsiyon faktörleri (T-bet, GATA-3, ROR-gamma-t) arasındaki çapraz regülasyonu inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

Doğal bağışıklık sisteminde yer alan Toll-benzeri reseptörler (TLR), yerleşim yerlerine göre plazma membranı ve endozomal reseptörler olarak ikiye ayrılırlar. Endozomal bir reseptör olan ve özellikle plazmasitoid dendritik hücrelerde yüksek düzeyde ifade edilen TLR9, MyD88 adaptör molekülünü kullanarak Tip I interferon (IFNIFN-α\alpha) ve pro-inflamatuar sitokinlerin sentezini tetikler.

Buna göre, TLR9 reseptörünün özgül olarak tanıdığı ligand aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakteriyel ve viral metillenmemiş CpG DNA dizileri

Cevap

Bakteriyel ve viral metillenmemiş CpG DNA dizileri
Toll-benzeri reseptör 9 (TLR9), endozomlarda yerleşmiş olup bakteri ve virüslerin genomunda sıkça bulunan metillenmemiş CpG motiflerini tanıyan temel doğal bağışıklık reseptörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptörün yerleşimini belirle.
TLR9 endozomal bir reseptördür.
Nükleik asitleri tanıyan reseptörler (TLR3, 7, 8, 9) fagositoz sonrası açığa çıkan genetik materyali saptamak için endozomlarda yerleşmiştir.
2
Reseptör-ligand eşleşmesini kontrol et.
TLR9 = CpG DNA.
Memeli DNA'sı genellikle metillenmiş CpG dizileri içerirken, bakteri ve virüs DNA'sı metillenmemiş CpG motifleri bakımından zengindir; bu yapısal fark patojen ayrımı sağlar.

Anahtar Kavram

Endozomal TLR'lerin (TLR3, 7, 8, 9) ligand özgüllüğü ve hücre içi sinyal iletimi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 29Soru

İmmünoglobulin moleküllerinin yapısal organizasyonu, fonksiyonel domenleri ve biyokimyasal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IgGIgG molekülünde klasik kompleman yolağının aktivasyonu için C1qC1q bileşeninin bağlandığı bölge CH2CH2 domenidir.

Cevap

IgG molekülünde klasik kompleman yolağını aktive eden C1q bağlama bölgesi ağır zincirin sabit ikinci domeninde (CH2CH2) bulunur.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi, IgGIgG moleküllerinde klasik kompleman yolağının başlaması için gerekli olan C1qC1q proteini, ağır zincirin CH2CH2 domenine bağlanır. Bu bölge, kompleman aktivasyonu için gerekli olan kritik amino asit dizilerini içerir.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünoglobulin domenlerinin fonksiyonel haritasını hatırla.
Antijen bağlama değişken (V) domenlerde, efektör fonksiyonlar ise sabit (C) domenlerde gerçekleşir.
Antikorun her iki ucu farklı görevler için özelleşmiştir.
2
IgG ve IgM arasındaki kompleman bağlama farkını analiz et.
IgG'de CH2CH2, IgM'de ise CH3CH3 domeni kompleman (C1q) bağlama bölgesidir.
Farklı izotipler farklı sabit domen yapılarına sahiptir.
3
Enzimatik sindirim ürünlerinin valansını değerlendir.
Papain monovalan Fab, Pepsin bivalan F(ab)2F(ab')_2 üretir.
Sindirimin yapıldığı noktanın disülfit bağlarına göre konumu ürünün yapısını belirler.

Anahtar Kavram

İmmünoglobulin Domen Fonksiyonları
Soru 30Soru

4242 yaşında erkek hasta, gut atağı nedeniyle allopurinol tedavisine başlanmasından 1818 gün sonra ateş, halsizlik ve gövdesinde yaygın ağrılı eritematöz maküllerle başvuruyor. Fizik muayenede ağız mukozasında erozyonlar ve vücut yüzeyinin yaklaşık %15\%15’inde epidermis ayrışması (Nikolsky belirtisi pozitif) saptanıyor. Biyopsi örneğinde keratinositlerde yaygın apoptoz ve epidermal nekroz izleniyor. Bu hastadaki klinik tablodan sorumlu olan temel immünopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD8+CD8^+ T lenfositlerin perforin, granzim ve Fas-FasL etkileşimi ile keratinosit apoptozunu indüklemesi

Cevap

SJS/TEN spektrumundaki epidermal hasardan sorumlu temel mekanizma, sitotoksik T hücrelerinin (CD8+CD8^+) keratinosit apoptozunu tetiklediği Tip IVc hipersensitivite reaksiyonudur.
Doğru seçenek, Stevens-Johnson Sendromu ve Toksik Epidermal Nekroliz patogenezini tam olarak açıklar. Bu klinik tablolarda, spesifik ilaç antijenlerini tanıyan sitotoksik T hücreleri (CD8+CD8^+), özellikle granülizin salınımı ve Fas-FasL etkileşimi üzerinden keratinositlerin yaygın apoptozuna ve dolayısıyla epidermisin dermisten ayrılmasına neden olur. Bu süreç Tip IVc hipersensitivite reaksiyonu olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Vaka analizi
Allopurinol kullanımı sonrası ateş, mukoza tutulumu ve epidermal ayrışma (Nikolsky+Nikolsky+) olması SJS/TEN tanısını koydurur.
Klinik bulgular ilaç ilişkili ciddi kutanöz advers reaksiyonları (SCARs) işaret etmektedir.
2
Hipersensitivite tipini belirleme
Gecikmiş tip duyarlılık reaksiyonları içinde sitotoksik T hücre aracılı hasar Tip IVc olarak sınıflandırılır.
Coombs-Gell sınıflandırmasının modern alt tiplerine göre hücre ölümü odaklı süreçler Tip IVc alt grubuna girer.
3
Efektör molekülleri tanımlama
CD8+CD8^+ T hücreleri granülizin, perforin, granzim ve FasL kullanarak keratinosit nekrozuna yol açar.
Bu moleküller keratinositlerin programlı hücre ölümüne (apoptoz) gitmesindeki temel mediyatörlerdir.

Anahtar Kavram

Tip IVc Hipersensitivite ve SJS/TEN Patogenezi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

İnsan bağışıklık sisteminde kemik iliğinde gelişimini tamamlayan, hümoral immün yanıttan sorumlu olan ve yüzeyinde karakteristik olarak CD19CD19 molekülü taşıyan hücre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: B lenfosit

Cevap

B lenfositler, hümoral bağışıklıktan sorumlu olup yüzeylerinde karakteristik olarak CD19CD19 molekülünü taşırlar.
B lenfositler, kemik iliğinde olgunlaşan ve hümoral bağışıklığın (antikor üretimi) temelini oluşturan hücrelerdir. Bu hücrelerin tanımlanmasında kullanılan en yaygın yüzey belirteçleri CD19CD19, CD20CD20 ve CD21CD21'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre tipinin kökenini ve temel fonksiyonunu belirle
Hümoral immünite antikor üretimi ile ilişkilidir ve bu görev B lenfositlere aittir.
Bağışıklık sisteminde hücrelerin spesifik görevleri ve bu görevlerle ilişkili yüzey belirteçleri vardır.
2
Verilen yüzey belirtecini (CD19CD19) hücre tipleriyle eşleştir
CD19CD19, CD20CD20 ve CD21CD21 molekülleri B lenfosit serisine özgüdür.
Klinik tanıda ve immünolojik analizlerde lenfosit alt gruplarını ayırmak için CD belirteçleri kullanılır.

Anahtar Kavram

B lenfositlerin yüzey belirteçleri ve fonksiyonları

İpuçları

1
Soruda bahsedilen hücre antikor üretimi ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

B hücrelerinin aktivasyonu sırasında CD21CD21 (kompleman reseptörü 2) molekülünün rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru

Timus medullasında yer alan ve vücudun periferal dokularına özgü antijenlerin (PTAPTA - PeripheralPeripheral TissueTissue AntigensAntigens) ekspresyonunu kontrol eden AIREAIRE (AutoimmuneAutoimmune RegulatorRegulator) proteini ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, bu hücrelerin immün sistemdeki temel fonksiyonunu en doğru şekilde tanımlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medüller timik epitelyal hücreler (mTECmTEC) tarafından eksprese edilen AIREAIRE, periferal antijenlerin gelişen TT hücrelerine sunulmasını sağlayarak otoreaktif hücrelerin negatif seleksiyon ile eliminasyonuna ve santral toleransın oluşumuna aracılık eder.

Cevap

Medüller timik epitelyal hücreler (mTECmTEC) tarafından eksprese edilen AIREAIRE, periferal antijenlerin sunulmasını sağlayarak otoreaktif hücrelerin negatif seleksiyon ile eliminasyonuna ve santral toleransın oluşumuna aracılık eder.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi, AIREAIRE proteini medüller timik epitelyal hücrelerde (mTECmTEC) eksprese edilir. Bu proteinin temel görevi, vücudun diğer bölgelerinde üretilen proteinlerin (örneğin insülin) timusta 'kopyalarının' üretilmesini sağlamaktır. Böylece gelişmekte olan TT hücreleri, daha periferik dokulara ulaşmadan bu antijenlerle karşılaşır; eğer bu antijenlere yüksek afiniteyle bağlanırlarsa otoreaktif oldukları kabul edilerek negatif seleksiyonla yok edilirler. Bu süreç santral toleransın temel direğidir.

Adım Adım Çözüm

1
AIREAIRE proteininin ekspresyon yerini belirle.
AIREAIRE proteininin timus medullasındaki epitelyal hücrelerde (mTECmTEC) eksprese edildiği saptanır.
Hücresel fonksiyonun lokasyonla ilişkisini kurmak için ilk adımdır.
2
AIREAIRE proteininin biyokimyasal görevini analiz et.
AIREAIRE proteininin, normalde sadece periferik dokularda (pankreas, tiroid vb.) üretilen antijenlerin timusta üretilmesini sağlayan bir transkripsiyon düzenleyicisi olduğu anlaşılır.
Bu mekanizma, 'periferal doku antijenleri' (PTAPTA) kavramının temelidir.
3
Bu sürecin immünolojik sonucunu değerlendir.
Periferal antijenleri tanıyan TT hücrelerinin timustan çıkmadan elenmesi (negatif seleksiyon) ve santral toleransın sağlanması sonucuna ulaşılır.
AIREAIRE mutasyonlarının APECEDAPECED (Autoimmune Polyendocrinopathy-Candidiasis-Ectodermal Dystrophy) sendromuna yol açması bu fonksiyonun kritik önemini kanıtlar.

Anahtar Kavram

AIRE ve Santral Tolerans Mekanizması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 33Soru

Sekonder lenfoid organların germinal merkezlerinde B hücrelerine yardım ederek yüksek afiniteli antikor üretimini, izotip değişimini ve bellek B hücresi gelişimini regüle eden Foliküler Helper T (Tfh) hücrelerinin diferansiyasyonu ve fonksiyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güçlü IL-2 sinyalizasyonu ve buna bağlı STAT5 aktivasyonu, Bcl-6 ekspresyonunu artırarak Tfh hücresi oluşumunu indükler.

Cevap

Güçlü IL-2 sinyalizasyonu ve STAT5 aktivasyonu, Bcl-6'yı baskılayarak Tfh gelişimini inhibe eder.
Doğru yanıt olan seçenek hatalıdır çünkü IL-2 sinyalizasyonu Tfh gelişimini indüklemek yerine baskılar. IL-2, STAT5 aktivasyonu aracılığıyla Blimp-1 (B-lymphocyte induced maturation protein 1) ekspresyonunu artırır. Blimp-1 ise Tfh hücrelerinin ana düzenleyicisi olan Bcl-6'yı güçlü bir şekilde inhibe ederek hücrenin bu yöne farklılaşmasını engeller. Tfh hücreleri için IL-6 ve IL-21 gibi sitokinler indükleyici rol oynarken, IL-2 bir 'checkpoint' görevi görerek foliküler gelişim yolunu kapatır.

Adım Adım Çözüm

1
Tfh hücrelerinin gelişimindeki temel faktörlerin belirlenmesi
Tfh gelişimi Bcl-6 ve IL-6/IL-21 sinyalleri ile indüklenir.
Bcl-6, Tfh hücrelerinin kimliğini belirleyen master regülatördür.
2
Zıt sinyal yolaklarının analizi
IL-2/STAT5 aksı ve Blimp-1 aktivasyonu belirlenir.
IL-2, efektör hücrelerin (Th1, Th2, Th17) çoğalmasını uyarırken Tfh gelişimini antagonize eder.
3
Bcl-6 ve Blimp-1 arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Blimp-1'in Bcl-6 ekspresyonunu doğrudan inhibe ettiği görülür.
Bu mekanizma, T hücrelerinin germinal merkeze gitmek yerine periferik dokularda efektör yanıt oluşturmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Bcl-6 ve Blimp-1 arasındaki karşılıklı antagonizma, Tfh hücre diferansiyasyonunun ana belirleyicisidir; IL-2 bu dengede Tfh aleyhine rol oynar.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 34Soru

T hücrelerinin tam olarak aktive olabilmesi ve proliferasyona uğrayabilmesi için antijenik uyarının (birinci sinyal) yanı sıra bir ko-stimülatör (eş-uyarıcı) sinyale ihtiyacı vardır. Naif bir T hücresinin yüzeyinde bulunan ve antijen sunan hücre üzerindeki B7 (CD80/86) molekülleri ile etkileşime girerek bu temel ikinci sinyali sağlayan reseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD28

Cevap

Naif T hücresi yüzeyinde bulunan ve B7 molekülleri ile bağlanarak ko-stimülatör sinyali sağlayan temel reseptör CD28'dir.
T hücrelerinin proliferasyonu ve efektör hücrelere farklılaşması için gerekli olan ikinci sinyal (ko-stimülasyon), antijen sunan hücrelerdeki B7-1 (CD80) ve B7-2 (CD86) moleküllerinin T hücreleri üzerindeki CD28 reseptörüne bağlanmasıyla sağlanır. Bu etkileşim sinyal iletim yolaklarını tetikleyerek IL-2 üretimini ve T hücresinin sağkalımını garanti altına alır.

Adım Adım Çözüm

1
T hücresi aktivasyonu için gerekli olan iki sinyal modelini analiz edin.
Birinci sinyal TCR-MHC etkileşimi, ikinci sinyal ise ko-stimülasyondur.
Aktivasyonun başlaması için antijen tanıma tek başına yeterli değildir.
2
Antijen sunan hücre (ASH) üzerindeki B7 (CD80/86) molekülünün T hücresindeki karşılığını belirleyin.
B7'nin naif T hücresindeki ana ligandı CD28'dir.
CD28 ve B7 arasındaki etkileşim, IL-2 sentezini ve hücre sağkalımını artıran temel aktivasyon yoludur.
3
Diğer yüzey moleküllerinin fonksiyonlarını eleyerek doğrulamayı tamamlayın.
CD3 birinci sinyal, CTLA-4 ise inhibitör sinyal ile ilişkilidir.
Fonksiyonel ayrım, T hücresinin uyarılması ile baskılanması arasındaki dengeyi anlamak için kritiktir.

Anahtar Kavram

T hücre aktivasyonunda iki sinyal hipotezi ve CD28-B7 ko-stimülasyonu.
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru

B lenfositlerin gelişimi ve aktivasyon süreçlerinde farklı alt gruplar (B-1, B-2, Marjinal Zon B) farklı immünolojik roller üstlenirler. Bu alt gruplardan B-1 hücrelerinin fenotipik ve fonksiyonel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüzeylerinde konvansiyonel B hücrelerinden farklı olarak karakteristik bir belirteç olan CD5CD5 molekülünü taşırlar.

Cevap

B-1 hücreleri, yüzeylerinde karakteristik olarak CD5CD5 molekülü taşımaları ile konvansiyonel B hücrelerinden ayrılırlar.
B-1 lenfositler, fetal karaciğer kökenli olan ve yüzeylerinde karakteristik olarak CD5CD5 (normalde bir T hücre yüzey molekülü) taşıyan özel bir B hücresi alt grubudur. Plevra ve periton gibi seröz boşluklarda bulunurlar ve özellikle kapsüllü bakterilerin polisakkarit antijenlerine karşı T hücresi yardımı olmadan hızlı IgMIgM yanıtı oluştururlar.

Adım Adım Çözüm

1
B lenfosit alt gruplarının kökenini belirle.
Konvansiyonel B-2 hücreleri kemik iliği kökenliyken, B-1 hücreleri fetal karaciğer kökenlidir ve periferde kendi kendilerini yenileyebilirler.
B-1 ve B-2 hücreleri arasındaki ontogenetik farkı anlamak, fonksiyonel farkların temelini oluşturur.
2
B-1 hücrelerinin fenotipik yüzey belirteçlerini analiz et.
B-1 hücreleri CD19+CD19+ ve CD20+CD20+ olmalarının yanı sıra, yüzeylerinde karakteristik olarak CD5CD5 molekülü eksprese ederler.
CD5CD5 ekspresyonu, B-1 hücrelerinin tanımlayıcı (diagnostik) özelliğidir.
3
Aktivasyon ve efektör fonksiyonları karşılaştır.
B-1 hücreleri T-bağımsız antijenlere (özellikle polisakkaritler) hızlı yanıt verir, germinal merkez dışı aktivasyon gösterir ve genelde düşük afiniteli IgMIgM (doğal antikorlar) üretir.
Bu özellikler, B-1 hücrelerinin doğal bağışıklık ile edinsel bağışıklık arasında bir köprü görevi görmesini sağlar.

Anahtar Kavram

B-1 hücrelerinin CD5+CD5+ fenotipi ve T-bağımsız aktivasyon özelliği.
Soru 36Soru

Naif CD4+CD4^+ T hücrelerinin efektör alt gruplara farklılaşması, hücre yüzeyindeki sitokin reseptörlerinden gelen sinyallerin özgül 'Sinyal İletici ve Transkripsiyon Aktivatörü' (STAT) proteinlerini aktive etmesiyle kontrol edilir. Bebeklikten itibaren tekrarlayan 'soğuk' stafilokok apseleri, kronik mukokutanöz kandidiyazis, kaba yüz hatları ve serumda aşırı IgEIgE yüksekliği ile karakterize 'Hiper-IgE Sendromu' (Job Sendromu) olan bir hastada, Th17 hücrelerinin gelişimini engelleyen temel moleküler defekt aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: STAT3

Cevap

STAT3 proteinindeki fonksiyon kaybı mutasyonu
Hiper-IgE sendromunda (Job sendromu) STAT3 molekülündeki mutasyonlar, naif T hücrelerinin Th17 yönünde farklılaşması için gerekli olan IL-6 ve IL-23 sinyallerinin iletilememesine neden olur. Th17 hücreleri gelişemediği için nötrofil kemotaksisi ve granülopoez uyarımı (IL-17 üzerinden) bozulur; bu da hastada stafilokok apseleri ve kandidiyazis gibi enfeksiyonlara yatkınlık yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Soğuk apseler, kronik kandidiyazis ve yüksek IgE varlığı Job sendromuna (Hiper-IgE) işaret eder.
Bu semptom kompleksi Th17 yanıtındaki bir yetersizliğin tipik göstergesidir.
2
Hücresel mekanizmayı belirleme
Th17 hücreleri nötrofil göçü için gereken IL-17 sitokinini üretir; eksikliğinde kandidiyazis ve apseler gelişir.
IL-17, epitel hücrelerinden G-CSF ve kemokin salınımını uyararak nötrofilleri enfeksiyon bölgesine toplar.
3
Moleküler defekti tanımlama
Th17 gelişimi için gereken IL-6 ve IL-23 sitokinleri sinyallerini STAT3 üzerinden iletir.
STAT3 mutasyonu bu sitokinlerin yanıtını bozarak Th17 hücrelerinin farklılaşmasını engeller.

Anahtar Kavram

Th17 Hücre Farklılaşması ve STAT3 Sinyal Yolağı

Daha Fazla Pratik

Th17 hücrelerinin salgıladığı IL-17'nin stromal hücrelerden G-CSF salınımını nasıl uyardığını incelemek, bu klinik tablonun neden 'soğuk' (inflamasyonsuz) apse ile seyrettiğini anlamanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

İnsan bağışıklık sisteminde antijenlerin işlenmesi ve sunulması süreçleri ile bu süreçlerde görev alan moleküller arasındaki ilişki düşünüldüğünde, aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HLA-DQ\text{HLA-DQ} / MHC\text{MHC} Sınıf II / İnvariant zincir (Li\text{Li}) ve CLIP\text{CLIP} kullanımı

Cevap

HLA-DQ molekülünün MHC Sınıf II yapısında olması ve bu yolakta invariant zincir (Li) ile CLIP moleküllerinin kullanılması doğru eşleştirmedir.
İnsan MHC sisteminde HLA-DR, HLA-DP ve HLA-DQ molekülleri Sınıf II kategorisindedir. Bu moleküller eksojen antijen yolağını kullanır. Bu süreçte endoplazmik retikulumda (ER) sentezlenen Sınıf II moleküllerinin peptit bağlama oluğunun erken dolmasını engellemek için invariant zincir (Li) kullanılır. Endozomal veziküllerde invariant zincir parçalanarak geriye sadece CLIP molekülü kalır; daha sonra HLA-DM aracılığıyla CLIP çıkarılarak gerçek antijenik peptit yüklenir.

Adım Adım Çözüm

1
HLA moleküllerinin sınıflarını belirle
HLA-A, B ve C Sınıf I; HLA-DR, DP ve DQ Sınıf II molekülleridir.
MHC moleküllerinin hangi sınıfa ait olduğunu bilmek, izledikleri yolakları ayırt etmek için temeldir.
2
Yolaktaki moleküler bileşenleri eşleştir
Sınıf I yolağı proteazom ve TAP transporterını kullanırken; Sınıf II yolağı invariant zincir (Li), CLIP ve HLA-DM moleküllerini kullanır.
Antijen işleme süreçlerindeki moleküler şaperonlar ve enzimler sınıfa özgüdür.

Anahtar Kavram

MHC Sınıf I ve Sınıf II molekülleri ile bunların HLA allelleri ve antijen işleme bileşenleri arasındaki spesifik uyum.

İpuçları

1
Öncelikle hangi HLA harflerinin Sınıf I, hangilerinin Sınıf II olduğunu hatırlayın (İpucu: Sınıf II olanlar D harfiyle başlar).
2
Sınıf I molekülleri CD8+ T hücrelerine, Sınıf II molekülleri ise CD4+ T hücrelerine antijen sunar.
3
Invariant zincir (Li) ve HLA-DM sadece Sınıf II yolağında; proteazom ve TAP ise sadece Sınıf I yolağında görev alır.

Daha Fazla Pratik

MHC Sınıf I ve II yolağındaki şaperon moleküllerin (Kalneksin, Kaltetikülin, Tapazin) ER içindeki etkileşimlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 38Soru

İnsan bağışıklık sisteminde, matür T lenfositlerin tamamında yüzeyde eksprese edilen ve T hücresi reseptörü (TCRTCR) ile birlikte sinyal iletim birimini oluşturan temel yüzey molekülü (CDCD belirteci) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD3CD3

Cevap

CD3CD3 molekülü, tüm matür T lenfositlerin ortak belirtecidir.
Doğru yanıt olan molekül, tüm olgun T lenfositlerin yüzeyinde bulunan ve T hücresi reseptörü (TCRTCR) ile non-kovalan bağlarla birleşerek sinyal iletiminden sorumlu olan CD3CD3 protein kompleksidir. Bu özelliği nedeniyle laboratuvar testlerinde T hücrelerini tanımlamak için pan-T belirteci olarak kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
T lenfositlerin yüzey moleküllerini tanımla.
T lenfositler, gelişim süreçlerinde karakteristik yüzey belirteçleri kazanırlar.
Hücre tipini ve fonksiyonel alt grupları belirlemek için yüzey belirteçlerini (CD) bilmek gerekir.
2
T hücresi reseptörü (TCRTCR) kompleksini analiz et.
TCRTCR, antijeni tanır ancak sinyal iletemez; sinyal iletimi için yanındaki bir birime ihtiyaç duyar.
Sinyal iletim birimi, antijen tanıma olayını hücre içine aktaran mekanizmadır.
3
Ortak belirteci tespit et.
CD3CD3 molekülü, tüm matür T hücrelerinde bulunur ve TCR ile kompleks oluşturarak sinyali iletir.
CD4CD4 ve CD8CD8 gibi moleküller sadece belirli alt gruplara özgüdür.

Anahtar Kavram

T lenfositlerin pan-belirteci CD3CD3 ve TCR sinyal kompleksidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru

Kompleman sisteminin aktivasyon yolakları (klasik, lektin, alternatif) ve bu sistemin regülasyonu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: C4b2aC4b2a kompleksi hem klasik hem de lektin yolağında ortak C3C3 konvertaz enzim yapısı olarak görev yapar.

Cevap

C4b2aC4b2a kompleksi hem klasik hem de lektin yolağında ortak C3C3 konvertaz enzim yapısı olarak görev yapar.
Hem klasik yolak (C1 aracılı) hem de lektin yolağı (MBL/MASP aracılı) aktivasyonu takiben C4 ve C2 molekülleri parçalanır. Bu parçalanma sonucunda oluşan C4bC4b ve 2a2a fragmanları birleşerek C4b2aC4b2a (C3 konvertaz) enzim kompleksini oluşturur. Bu nokta, her iki yolağın metabolik olarak birleştiği ilk ortak basamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktivasyon yolaklarının başlangıç mekanizmalarını karşılaştır.
Klasik yolak antikor bağımlıyken (C1q), Lektin (MBL) ve Alternatif yolaklar antikor bağımsızdır.
Yolakların ayrımını yapmak için tetikleyici moleküllerin bilinmesi gerekir.
2
Yolakların kullandığı ara bileşenleri analiz et.
Klasik ve Lektin yolakları C4 ve C2'yi kullanır; Alternatif yolak ise Faktör B ve D'yi kullanır.
Konvertaz enzimlerinin yapısını belirlemek için hangi proteinlerin parçalandığı önemlidir.
3
C3C3 konvertaz yapılarını karşılaştır.
Klasik/Lektin: C4b2aC4b2a, Alternatif: C3bBbC3bBb.
Yolakların nerede birleştiğini ve hangi enzimlerin ortak olduğunu belirlemek soruyu çözer.
4
Regülatör proteinlerin görevlerini kontrol et.
CD59 ve S proteini terminal fazı (MAC); Faktör H ve C4BP ise erken fazı (konvertazlar) denetler.
İnhibitörlerin etki ettiği basamaklar spesifiktir ve birbiriyle karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Kompleman aktivasyon yolaklarının (Klasik ve Lektin) C3 konvertaz aşamasında ortak bileşenler (C4b2aC4b2a) üzerinden birleşmesi.

Daha Fazla Pratik

Faktör H ve Faktör I eksikliklerinde neden C3 düzeylerinin tükendiğini ve bunun klinik sonuçlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 40Soru

B lenfositlerin kemik iliğindeki antijenden bağımsız gelişim süreçleri ve yüzey belirteçleri değerlendirildiğinde; geç pro-B evresinden itibaren eksprese edilmeye başlanan, matür B hücrelerinde yoğun olarak saptanan ancak plazma hücresi aşamasında kaybedilen ve günümüzde rituksimab gibi monoklonal antikor tedavileri için temel hedef olan molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD20CD20

Cevap

B hücre serisine özgü olan, matür aşamaya kadar eksprese edilen ve rituksimabın hedefi olan molekül CD20CD20'dir.
Doğru yanıt olan molekül, B lenfositlerin gelişiminde pro-B evresinin sonundan itibaren eksprese edilen, matür B hücrelerinde yoğun olarak bulunan ancak terminal farklılaşma ürünü olan plazma hücrelerinde ekspresyonu kaybolan CD20CD20'dir. Bu molekül, B hücreli lenfomaların ve romatoid artrit gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan rituksimabın spesifik hedefidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre serisinin belirlenmesi
Soruda bahsedilen gelişim evreleri (pro-B, matür B, plazma hücresi) ve rituksimab hedefi, hücrenin B lenfosit serisine ait olduğunu gösterir.
Rituksimab, anti-CD20CD20 monoklonal antikordur ve B hücreli lenfomalar ile bazı otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanılır.
2
Yüzey belirtecinin gelişim evrelerine göre analizi
CD20CD20 molekülü, B hücresi farklılaşması sırasında geç pro-B aşamasında ortaya çıkar, ancak son aşama olan plazma hücresinde eksprese edilmez.
B hücre belirteçleri gelişim evrelerine göre dinamik değişiklikler gösterir; plazma hücreleri antikor salgılamaya odaklandığı için CD19CD19 ve CD20CD20 gibi pek çok yüzey markerını kaybeder.

Anahtar Kavram

B Hücre Gelişim Evreleri ve Yüzey Belirteçleri
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 33Sonraki
Temel İmmünoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin