Temel İmmünoloji

642 soru

Soru 1Soru

Antijen işleme ve sunum süreçlerinde görev alan moleküler mekanizmalar ve şaperonlar dikkate alındığında, MHC moleküllerinin biyosentezi ve peptit yüklenmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HLADMHLA-DM, endozomal bölmede MHC IIMHC\ II molekülünün peptit bağlama cebinde bulunan CLIPCLIP segmentinin ayrılmasını katalize ederek uygun afiniteli antijenik peptitlerin yüklenmesini sağlar.

Cevap

HLA-DM molekülünün endozomal bölmede CLIP segmentinin ayrılmasını ve peptit yüklenmesini katalize etmesi doğru bir ifadedir.
İnsan bağışıklık sisteminde eksojen antijen sunumu MHC sınıf II (HLA-DR, DP, DQ) molekülleri aracılığıyla gerçekleştirilir. Bu moleküller ER'de sentezlendiğinde, peptit bağlama cebi 'değişmeyen zincir' (Li) tarafından işgal edilerek endojen peptitlerin bağlanması önlenir. Endozomlara ulaşıldığında Li zinciri parçalanır ve geriye CLIP kalır. HLA-DM adı verilen molekül, CLIP'in MHC II'den ayrılmasını ve yerine eksojen antijenik peptidin yüklenmesini katalize ederek süreci tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
MHC sınıf II (HLA-DR, DP, DQ) sentez ve taşıma sürecini değerlendir.
MHC sınıf II molekülleri ER'de sentezlenir, değişmeyen zincir (Li) ile kompleks oluşturur ve Golgi üzerinden endozomal bölmelere taşınır.
Li zinciri hem molekülün katlanmasını sağlar hem de ER'deki endojen peptitlerin bağlanmasını engelleyerek özgüllüğü korur.
2
Endozomal bölmedeki (MIIC) proteolitik süreçleri analiz et.
Asidik ortamda Li zinciri katepsinler tarafından parçalanır; peptide bağlama cebinde sadece CLIP segmenti kalır.
Bu aşama, antijenik peptidin bağlanabilmesi için ön hazırlıktır.
3
HLA-DM ve peptit yükleme mekanizmasını açıkla.
HLA-DM molekülü, CLIP'in MHC II'den ayrılmasını sağlar ve yerine eksojen kaynaktan gelen antijenik peptidin yerleşmesini katalize eder.
HLA-DM olmadan CLIP ayrılmaz ve MHC II molekülü hücre yüzeyine stabil bir peptit ile çıkamaz.

Anahtar Kavram

MHC sınıf II yolunda şaperon kontrolü: Li, CLIP ve HLA-DM
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Doğal bağışıklık sisteminde sitozolik RNA sensörleri, viral replikasyon ürünlerini saptayarak Tip I interferon (IFNIFN) yanıtını tetikler. Özellikle Picornavirus replikasyonu sırasında oluşan uzun çift sarmallı RNA (dsRNAdsRNA) moleküllerini saptayan ve sinyal iletimini MAVS (mitokondriyal antiviral sinyal proteini) üzerinden gerçekleştiren reseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MDA5 (Melanoma differentiation-associated protein 5)

Cevap

Picornavirus replikasyonu sırasında oluşan uzun çift sarmallı RNA'ları tanıyan sitozolik reseptör MDA5'tir.
Doğru seçenek olan reseptör, sitozolde yerleşen ve özellikle Picornavirus'lar (örneğin Poliovirus) tarafından oluşturulan yüksek molekül ağırlıklı, uzun çift sarmallı RNA'ları tanıyan MDA5 proteinidir. Bu reseptör, bağlandığı ligand sonrası MAVS adaptörü aracılığıyla IRF3 ve IRF7 transkripsiyon faktörlerini aktive ederek Tip I interferon sentezini başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Reseptörün hücresel yerleşimini belirle
Sitozolik (Sitoplazmik)
Soruda viral replikasyonun sitozolik olarak saptandığı belirtilmiştir.
2
Tanınan ligandın yapısını analiz et
Uzun çift sarmallı RNA (dsRNAdsRNA)
Picornavirus'lar için karakteristik olan ve RIG-I'den ayrılan temel fark ligandın uzunluğudur.
3
Sinyal iletim yolunu doğrula
MAVS (IPS1IPS-1) üzerinden sinyal iletimi
RLR ailesi (RIG-I ve MDA5) ortak olarak mitokondriyal MAVS proteinini kullanarak Tip I IFN sentezine yol açar.

Anahtar Kavram

RLR ailesi üyeleri (RIG-I ve MDA5) sitozolik RNA sensörleridir; RIG-I kısa/5'ppp RNA'ları, MDA5 ise uzun dsRNA'ları tanır.

Daha Fazla Pratik

RLR ailesinin (RIG-I, MDA5) ve cGAS-STING yolağının antiviral yanıttaki sitozolik rollerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru

Tümör immünolojisinde konak immün sisteminin tümör hücrelerini tanıması ve tümörlerin bu yanıttan kaçış (immün evazyon) mekanizmalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tümöre özgü antijenler (TSATSA), normal hücrelerde bulunmayan ve mutasyon sonucu oluşan neoantijenleri içerdikleri için güçlü immünojenik özellik gösterirler.

Cevap

Tümöre özgü antijenler (TSATSA), normal hücrelerde bulunmayan ve mutasyon sonucu oluşan neoantijenleri içerdikleri için güçlü immünojenik özellik gösterirler.
Doğru ifade, tümöre özgü antijenlerin (TSATSA) doğasını açıklar. Bu antijenler, onkogenler veya tümör baskılayıcı genlerdeki mutasyonlar sonucu oluşan neoantijenlerdir. Normal hücrelerde bulunmadıkları için konak immün sistemi tarafından tamamen yabancı olarak algılanırlar ve bu da onları tümöre karşı gelişen spesifik immün yanıtın en güçlü hedefleri haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümör antijenlerini sınıflandır
TSA'lar sadece tümörde (mutasyonel), TAA'lar ise hem tümörde hem normal dokuda bulunur.
İmmünojenite farkını anlamak için antijenin kaynağını belirlemek gerekir.
2
MHC ekspresyonunu değerlendir
Tümörler CTL yanıtından kaçmak için MHCMHC sınıf I'i downregüle ederler.
CTL'lerin tümörü tanıması için antijenin MHCMHC sınıf I ile sunulması şarttır.
3
Kontrol noktası moleküllerini incele
CTLA4CTLA-4 ve PD1PD-1 aktive TT hücrelerindeki fren mekanizmalarıdır.
Tümörler bu yolları (örn. PDL1PD-L1 eksprese ederek) sömürür.
4
Sitokin ağını analiz et
Tümörler TGFβTGF-\beta ve IL10IL-10 gibi süpresif sitokinler salgılar.
Efektör yanıtı baskılamak için immünsüpresif bir mikroçevre oluşturulur.

Anahtar Kavram

Tümöre özgü antijenler (TSA) ve immün evazyon stratejileri

Daha Fazla Pratik

İmmün kontrol noktası inhibitörlerinin (Anti-PD-1/CTLA-4) etki mekanizmalarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

İmmün sistemin kendi antijenlerine karşı geliştirdiği tolerans mekanizmalarından biri olan periferik toleransta, regülatör T hücrelerinin (TregT_{reg}) fonksiyonu ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FoxP3 transkripsiyon faktörü eksprese ederler; IL-10 ve TGF-β\beta gibi sitokinler salgılayarak immün baskılama yaparlar.

Cevap

Regülatör T hücreleri (Treg), FoxP3 transkripsiyon faktörü kontrolünde işlev görür ve IL-10 ile TGF-beta gibi sitokinler salgılayarak periferik toleransı sürdürür.
Doğru ifade, regülatör T hücrelerinin FoxP3 transkripsiyon faktörüne sahip olduğunu ve IL-10/TGF-beta gibi baskılayıcı sitokinlerle çalıştığını belirtir. Bu hücreler, periferde öz-antijenlere karşı gelişebilecek istenmeyen immün yanıtları sınırlayarak toleransı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Treg hücrelerinin belirteçlerini tanımlama
CD4+, CD25+ ve FoxP3+ oldukları belirlenir.
FoxP3, bu hücrelerin gelişimi ve fonksiyonu için temel transkripsiyon faktörüdür.
2
Baskılama mekanizmalarını inceleme
Anti-inflamatuar sitokinlerin (IL-10, TGF-beta) salgılandığı ve CTLA-4 gibi yüzey moleküllerinin kullanıldığı görülür.
Bu moleküller efektör T hücre aktivasyonunu ve APC fonksiyonlarını inhibe eder.

Anahtar Kavram

Regülatör T hücreleri (Treg), periferik toleransın en önemli hücresel elemanlarıdır ve baskılayıcı sitokinler (IL-10, TGF-beta) ile yüzey molekülleri (CTLA-4) aracılığıyla otoimmüniteyi engellerler.
Soru 5Soru

3434 yaşında bir erkek hasta, son bir haftadır devam eden nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde bilateral akciğer bazallerinde raller duyuluyor. Laboratuvar incelemesinde serum kreatinin düzeyi 3.23.2 mg/dL (N: 0.61.20.6 - 1.2) olarak saptanıyor ve idrar mikroskopisinde eritrosit silindirleri gözleniyor. Renal biyopsinin immünfloresan incelemesinde glomerül bazal membranları (GBM) boyunca lineer (çizgisel) tarzda IgG ve C3 depozitleri saptanıyor. Bu hastadaki patolojik süreci başlatan ve doku hasarından sorumlu olan temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sabit doku antijenlerine bağlanan antikorların klasik yoldan komplemanı aktive etmesi ve oluşan anafilatoksinler (C3aC3a, C5aC5a) aracılığıyla nötrofillerin bölgeye çekilerek hasar oluşturması

Cevap

Sabit doku antijenlerine (Tip IV kollajen) bağlanan antikorların klasik yolu aktive ederek nötrofilleri bölgeye çekmesi ve doku hasarına yol açması.
Vakadaki klinik tablo (akciğer-böbrek sendromu) ve biyopsi bulgusu (lineer IgG) Goodpasture sendromu ile uyumludur. Bu tablo, Tip II hipersensitivite reaksiyonunun bir örneğidir. Burada antikorlar bazal membrandaki Tip IVIV kollajene bağlanır, klasik kompleman yolunu aktive eder ve nötrofiller aracılığıyla doku hasarını başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hemoptizi (akciğer) ve hematüri (böbrek) birlikteliği Goodpasture sendromunu düşündürür.
Bu sendromda antikorlar hem akciğer alveol hem de renal glomerül bazal membranlarına karşı gelişir.
2
İmmünfloresan bulgusunun yorumlanması
Lineer (çizgisel) IgG birikimi, antikorun bazal membrandaki sabit bir yapısal antijene karşı geliştiğini gösterir.
Granüler birikim Tip III (immün kompleks) iken, lineer birikim Tip II (sitotoksik) hipersensitivite için karakteristiktir.
3
Efektör mekanizmanın belirlenmesi
Antikor-antijen etkileşimi klasik kompleman yolunu aktive eder, C3aC3a ve C5aC5a gibi kemotaktik faktörler nötrofilleri bölgeye çeker.
Nötrofillerden salınan proteazlar ve reaktif oksijen radikalleri bazal membranda doku hasarına (glomerülonefrit) neden olur.

Anahtar Kavram

Tip II Hipersensitivite: Sabit Doku Antijenlerine Karşı Antikor Aracılı Hasar

Daha Fazla Pratik

İmmün kompleks aracılı (Tip III) glomerülonefritler ile Goodpasture (Tip II) arasındaki immünfloresan farklarını tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6Soru

Tümör hücrelerinin, sitotoksik T lenfositler (CD8+CD8^+) tarafından tanınmasını engelleyerek immün sistemin denetiminden kaçmak amacıyla en sık başvurduğu mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: MHC Sınıf I moleküllerinin ekspresyonunun azaltılması

Cevap

Tümör hücrelerinin MHC Sınıf I moleküllerinin ekspresyonunu azaltması, immün denetimden kaçmalarını sağlayan temel mekanizmadır.
Tümör hücreleri, normalde hücre yüzeyinde bulunan MHC Sınıf I moleküllerini azaltarak veya tamamen kaybederek, kendilerini antijene özgü sitotoksik T lenfositlerin (CD8+CD8^+) hedefinden korurlar. Bu strateji, tümörün immün sistem tarafından saptanmasını engelleyen en yaygın 'immün kaçış' mekanizmalarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücresel bağışıklıkta CD8+CD8^+ T lenfositlerinin tanıma mekanizmasını hatırla.
CD8+CD8^+ T hücreleri, antijenleri sadece MHC Sınıf I molekülleri ile birlikte sunulduğunda tanıyabilir.
MHC molekülleri, antijenin T hücre reseptörüne (TCR) sunulması için zorunludur.
2
Tümörün bu tanıma sürecini nasıl bozabileceğini değerlendir.
Eğer yüzeydeki MHC Sınıf I molekülleri azalırsa, CD8+CD8^+ hücreleri tümör antijenini göremez.
Bu durum tümör hücresine bir tür 'görünmezlik' sağlar (immün kaçış).

Anahtar Kavram

MHC Sınıf I Ekspresyonunun Azaltılması
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

Otuz iki yaşında kadın hasta; gün içinde giderek artan halsizlik, merdiven çıkarken zorlanma ve her iki göz kapağında düşme (pitozis) şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede yorulmakla belirginleşen kas güçsüzlüğü saptanıyor. Yapılan tetkiklerde nöromüsküler kavşaktaki asetilkolin reseptörlerine karşı gelişmiş otoantikorlar saptanıyor. Bu hastadaki patolojik süreçten sorumlu olan temel hipersensitivite mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip II hipersensitivite: Antikorların hücre yüzey reseptör fonksiyonunu engellemesi

Cevap

Myasthenia Gravis, antikorların hücre yüzey reseptörlerine bağlanarak fonksiyonu engellediği veya değiştirdiği bir Tip II hipersensitivite reaksiyonudur.
Doğru yanıt olan seçenek, Myasthenia Gravis'in fizyopatolojisini tam olarak yansıtmaktadır. Bu hastalıkta antikorlar, nöromüsküler kavşaktaki asetilkolin reseptörlerine bağlanarak asetilkolinin bağlanmasını fiziksel olarak engeller (blokaj) ve reseptörlerin endositoz ile yıkımını hızlandırır. Bu durum, antikor aracılı hücre disfonksiyonu olarak bilinen Tip II hipersensitivite alt grubuna girer.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Pitozis, gün içinde artan kas güçsüzlüğü ve nöromüsküler kavşağa yönelik bulgular Myasthenia Gravis (MG) tanısını düşündürür.
Soruda verilen semptomlar tipik bir MG vakasını tarif etmektedir.
2
Etiyolojik ajanı ve hedefi belirle
Hastalıkta temel patoloji, postsinaptik membrandaki asetilkolin reseptörlerine (AChR) karşı oluşan antikorlardır.
Antikorların hedefi hücre yüzeyindeki spesifik bir reseptördür.
3
Hipersensitivite tipini sınıflandır
Antikorların hücre yüzeyindeki antijenlere veya reseptörlere bağlanması Coombs ve Gell sınıflamasına göre Tip II hipersensitivite kapsamındadır.
Hücre yüzeyine bağlı antijene karşı antikor oluşumu Tip II reaksiyonların temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Tip II hipersensitivite sadece hücre yıkımı (sitotoksisite) ile değil, reseptör fonksiyonlarının uyarılması veya engellenmesi (hücre dışı disfonksiyon) şeklinde de ortaya çıkabilir.

Daha Fazla Pratik

Diğer Tip II reseptör hastalıklarından Graves hastalığını (stimülan tip) inceleyerek farkı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru

İnsan bağışıklık yanıtında antijenlerin işlenmesi ve T lenfositlerin aktivasyonu için Majör Histokompatibilite Kompleksi (MHC\text{MHC}) molekülleri üzerinden sunulması zorunludur. Bu süreçte görev alan moleküler trafik, şaperon proteinler ve HLA\text{HLA} (İnsan Lökosit Antijeni) tipleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HLA-DR\text{HLA-DR} ve HLA-DQ\text{HLA-DQ} molekülleri, sitozolde proteazom aracılığıyla parçalanan viral proteinleri TAP\text{TAP} üzerinden teslim alarak CD8+\text{CD8}^{+} T hücrelerine sunan temel yapılardır.

Cevap

HLA-DR\text{HLA-DR} ve HLA-DQ\text{HLA-DQ} moleküllerinin proteazom ve TAP\text{TAP} aracılı yolakla CD8+\text{CD8}^{+} T hücrelerine sunum yaptığını belirten ifade yanlıştır.
Seçilen ifade yanlıştır çünkü HLA-DR, -DP\text{HLA-DR, -DP} ve HLA-DQ\text{HLA-DQ} molekülleri MHC\text{MHC} sınıf II grubundadır. Bu moleküller endojen/proteazom kaynaklı peptidleri değil, endositozla alınan eksojen proteinleri sunarlar. Ayrıca bu sunumu CD8+\text{CD8}^{+} T hücrelerine değil, CD4+\text{CD4}^{+} yardımcı T hücrelerine yaparlar. TAP\text{TAP} proteinleri ise sadece MHC\text{MHC} sınıf I yolağında görev alır.

Adım Adım Çözüm

1
MHC Sınıf I ve II moleküllerinin genetik lokuslarını karşılaştırın.
MHC Sınıf I HLA-A, -B, -C\text{HLA-A, -B, -C}'yi kapsarken; MHC Sınıf II HLA-DR, -DP, -DQ\text{HLA-DR, -DP, -DQ}'yu kapsar.
Genetik lokusların doğru eşleştirilmesi sunum yolağının belirlenmesi için ilk adımdır.
2
Antijen işleme yolaklarını ve moleküler bileşenleri analiz edin.
Sitozol/Proteazom/TAP yolağı MHC Sınıf I'e; Endozom/Lizozom/Katepsin/Ii/HLA-DM yolağı MHC Sınıf II'ye aittir.
Her MHC sınıfı, antijenin kaynağına göre farklı bir moleküler işleme mekanizması kullanır.
3
Sunum yapılan hedef T hücresi tipini belirleyin.
MHC Sınıf I CD8+\text{CD8}^{+} T hücrelerine; MHC Sınıf II ise CD4+\text{CD4}^{+} T hücrelerine sunum yapar.
MHC kısıtlaması (restriction) gereği T hücre reseptörleri (TCR) uygun ko-reseptör (CD4 veya CD8) ile çalışır.

Anahtar Kavram

MHC Sınıf I (Endojen) ve MHC Sınıf II (Eksojen) yolaklarının moleküler ve hücresel ayrımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru

İmmün sistemde periferik toleransın idamesinde regülatör T (TregTreg) hücreleri, 'dominant supresyon' olarak adlandırılan bir süreçle otoreaktif hücreleri baskılarlar. Bu süreçte TregTreg hücreleri, mikroçevredeki pro-enflamatuar sinyalleri anti-enflamatuar metabolitlere dönüştüren yüzey ekto-enzimleri eksprese ederler. Özellikle enflamasyon alanlarında hücre hasarı sonucu salınan pro-enflamatuar ATPATP, bu enzimler aracılığıyla güçlü bir immünsupresif molekül olan adenozine yıkılır.

Buna göre, TregTreg yüzeyinde bulunan ve ekstrasellüler ATPATP'yi sırasıyla AMPAMP'ye ve ardından adenozine dönüştürerek efektör TT hücreleri üzerindeki adenozin reseptörleri aracılığıyla supresyon sağlayan molekül çifti aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CD39CD39 ve CD73CD73

Cevap

CD39CD39 ve CD73CD73 enzimleridir.
Doğru seçenek olan moleküller, regülatör T hücrelerinin yüzeyinde bulunan ekto-enzimlerdir. CD39CD39, ATPATP ve ADPADP'yi AMPAMP'ye; CD73CD73 ise AMPAMP'yi adenozine dönüştürür. Adenozin, efektör hücrelerdeki reseptörlerine bağlanarak immün yanıtı güçlü bir şekilde baskılar.

Adım Adım Çözüm

1
TregTreg hücrelerinin metabolik supresyon mekanizmasını belirle.
TregTreg hücreleri yüzeylerinde CD39CD39 (ekto-NTPDase1) ve CD73CD73 (ekto-5'-nükleotidaz) eksprese ederler.
Periferik toleransın bir parçası olarak mikroçevreyi immünsupresif hale getirmek.
2
ATPATP'nin ilk yıkım basamağını analiz et.
CD39CD39 enzimi, hücre dışı pro-enflamatuar ATPATP ve ADPADP'yi AMPAMP'ye katalizler.
ATPATP enflamasyonu artırırken, yıkım ürünleri bu süreci durdurmaya yardımcı olur.
3
Adenozin oluşum basamağını tanımla.
CD73CD73 enzimi, oluşan AMPAMP'yi hidroliz ederek adenozine dönüştürür.
Adenozin, bağışıklık sistemini baskılayan temel bir metabolittir.
4
Adenozinin efektör hücre üzerindeki etkisini açıkla.
Adenozin, efektör TT hücrelerindeki A2ARA_{2A}R reseptörlerine bağlanarak hücre içi cAMPcAMP düzeyini artırır ve hücreyi inhibe eder.
TregTreg hücrelerinin 'dominant' supresif etkisini metabolik düzeyde tamamlamak.

Anahtar Kavram

TregTreg hücreleri, CD39CD39 ve CD73CD73 enzimlerini kullanarak ekstrasellüler ATPATP'yi immünsupresif adenozine dönüştürerek periferik toleransı sürdürürler.

Daha Fazla Pratik

IDO (Indoleamine 2,3-dioxygenase) enziminin triptofan yıkımı üzerinden TregTreg fonksiyonlarına katkısını inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

3232 yaşında, Myasthenia Gravis tanısıyla takip edilen bir anneden doğan bebekte, doğumdan sonraki ilk saatlerde yaygın kas güçsüzlüğü, ptozis ve emme güçlüğü saptanıyor. Bebeğin klinik tablosunun, maternal antikorların yarı ömrü tamamlandığında düzelmesi beklenmektedir. Bu vakadaki patogenezden sorumlu olan temel immünopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre yüzey reseptörlerine karşı oluşan antikorların fonksiyonel değişikliğe yol açması

Cevap

Hücre yüzey reseptörlerine karşı oluşan antikorların fonksiyonel değişikliğe yol açması
Myasthenia Gravis, antikor aracılı (Tip II) bir hastalıktır. Neonatal dönemde anneden geçen IgG antikorları, nöromüsküler kavşaktaki asetilkolin reseptörlerini bloke ederek post-sinaptik iletimi bozar. Bu durum, antikorlar hedef hücreyi parçalamadığı için 'fonksiyonel değişiklik' kategorisine girer.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Bebekte ptozis ve hipotoni varlığı, annenin Myasthenia Gravis (MG) öyküsü ile birleştirildiğinde 'Neonatal Myasthenia Gravis' tanısı konur.
Anneden bebeğe plevradan geçen IgG yapısındaki otoantikorlar bu tabloya neden olur.
2
İmmünolojik mekanizmanın belirlenmesi
MG, Coombs ve Gell sınıflandırmasına göre Tip II hipersensitivite reaksiyonudur.
Antikorlar hücre yüzeyinde yer alan sabit bir antijene (Asetilkolin reseptörü) karşı gelişmiştir.
3
Alt mekanizmanın ayırt edilmesi
Antikorlar reseptörleri lize etmek yerine onların fonksiyonunu bloke eder.
Tip II reaksiyonlar sitotoksik (örn. hemolitik anemi) veya fonksiyon değiştirici (örn. MG, Graves) olabilir.

Anahtar Kavram

Tip II hipersensitivite reaksiyonlarında antikorlar sadece hücre yıkımına değil, reseptör fonksiyonlarında artışa (Graves) veya azalmaya (Myasthenia Gravis) da neden olabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

Oral yolla alınan yabancı antijenlere karşı gelişen sistemik yanıtsızlık (oral tolerans), bağırsak mukozasındaki özel antijen sunan hücrelerin regülatör T (TregTreg) hücrelerini indükleme yeteneğine dayanır. Bu immünolojik süreçte görev alan hücrelerin fonksiyonel özellikleri ve kullandıkları moleküler yolaklar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağırsak laminasında bulunan CD103+CD103^+ dendritik hücrelerin, retinaldehit dehidrogenaz (RALDH) enzimi ile retinoik asit sentezlemesi ve bu molekülün TGFβTGF-\beta ile sinerji oluşturarak saf T hücrelerini FoxP3+FoxP3^+ regülatör T hücrelerine dönüştürmesi

Cevap

Oral tolerans, bağırsaktaki CD103+CD103^+ dendritik hücrelerin retinoik asit ve TGFβTGF-\beta aracılığıyla FoxP3+FoxP3^+ regülatör T hücrelerini indüklemesiyle sağlanır.
Oral toleransın ana mekanizması, bağırsak lamina propriasındaki CD103+CD103^+ dendritik hücrelerin (DH), Vitamin A'yı retinoik asit formuna dönüştüren RALDH enzimine sahip olmasıdır. Bu hücreler lenf nodlarına göç ettiklerinde, sundukları antijenle birlikte retinoik asit ve TGFβTGF-\beta salgılayarak saf T hücrelerini FoxP3+FoxP3^+ regülatör T (TregTreg) hücrelerine dönüştürürler. Bu TregTreg hücreleri gıda antijenlerine karşı sistemik yanıtsızlığı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Antijen sunan hücre alt tipini belirle
Bağırsak mukozasında (lamina propria) tolerans indüksiyonunda uzmanlaşmış hücreler CD103+CD103^+ dendritik hücrelerdir.
Bu hücreler mezenterik lenf nodlarına göç ederek saf T hücrelerine antijen sunma yeteneğine sahiptir.
2
Enzimatik ve metabolik yolu analiz et
Bu hücreler retinaldehit dehidrogenaz (RALDH) enzimine sahiptir ve Vitamin A'dan retinoik asit sentezlerler.
Retinoik asit, mukozal immünitede tolerans ve IgA sentezi için kritik bir ko-faktördür.
3
Sinyal sinerjisini ve T hücre kaderini incele
Retinoik asit, ortamdaki TGFβTGF-\beta ile birlikte çalışarak saf CD4+ T hücrelerinde FoxP3FoxP3 transkripsiyon faktörünü indükler.
Bu süreç, periferde indüklenen regülatör T hücrelerinin (pTregpTreg) oluşumunu sağlar.
4
Klinik sonucu onayla
Oluşan TregTreg hücreleri, sistemik dolaşıma katılarak aynı antijene karşı periferik toleransı sürdürür.
Bu mekanizma, besin antijenlerine karşı gereksiz ve zararlı immün yanıtların oluşmasını engeller.

Anahtar Kavram

Oral Tolerans ve Mukozal DH Fonksiyonu

Daha Fazla Pratik

İndüklenmiş regülatör T hücreleri (pTregpTreg) ile timik kökenli doğal regülatör T hücreleri (nTregnTreg) arasındaki belirteç farklarını (örn. Helios ve Neuropilin-1 ekspresyonu) inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Kompleman sisteminin kontrolü, plazmada bulunan ve hücre membranına bağlı olan çeşitli regülatör proteinlerin eşgüdümlü çalışmasıyla sağlanır. Özellikle klasik ve lektin yolakların aşırı aktivasyonunu engellemek amacıyla, plazmada çözünür halde bulunan ve hem C3C3 konvertaz (C4b2aC4b2a) kompleksini disosiye ederek parçalayan hem de Faktör II aracılı C4bC4b proteolizinde kofaktör olarak görev yapan regülatör protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: C4C4 bağlayıcı protein (C4BPC4BP)

Cevap

C4C4 bağlayıcı protein (C4BPC4BP), klasik ve lektin yolakların sıvı fazdaki temel regülatörü olup hem konvertaz disosiyasyonu hem de kofaktörlük işlevlerini bir arada yürütür.
Doğru yanıt olan C4C4 bağlayıcı protein (C4BPC4BP), plazmada serbest halde dolaşan ve klasik/lektin yolakların C3C3 konvertazı olan C4b2aC4b2a kompleksine bağlanarak C2aC2a'yı uzaklaştıran (disosiyasyon), ardından da Faktör II'ya kofaktörlük yaparak C4bC4b'nin parçalanmasını sağlayan yegane sıvı faz regülatörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Yolak özgüllüğünü belirle
Klasik ve lektin yolakların hedef bileşenleri C4bC4b ve C4b2aC4b2a kompleksidir.
Soruda klasik ve lektin yolak C3C3 konvertazından bahsedildiği için C4bC4b odaklı bir regülatör aranmalıdır.
2
Lokalizasyonu kontrol et
Sıvı fazda (plazmada) çözünür regülatörler: Faktör HH, C4BPC4BP ve C1INHC1-INH'dir.
Soruda 'plazmada çözünür halde bulunan' ifadesi geçmektedir; MCPMCP, DAFDAF ve CR1CR1 membran proteinleri olduğu için elenir.
3
Etki mekanizmasını eşleştir
Hem disosiyasyon (decay-acceleration) hem de Faktör II kofaktörlüğü yapan sıvı faz proteini seçilmelidir.
C4BPC4BP klasik yolak için, Faktör HH ise alternatif yolak için bu iki işlevi de yerine getirir.

Anahtar Kavram

Kompleman regülatörlerinin lokalizasyon (plazma vs membran) ve mekanizma (disosiyasyon vs kofaktörlük) açısından ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Faktör II eksikliğinde neden C3C3 düzeylerinin düştüğünü ve bunun pyojenik enfeksiyonlarla ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru

Doğal bağışıklık sisteminde görev alan sitozolik örüntü tanıma reseptörleri (PRRsPRRs), hücre içine giren bakteriyel bileşenleri algılayarak inflamatuar sinyal yolaklarını aktive eder. Bu kapsamda, özellikle Gram negatif bakterilerin peptidoglikan tabakasında bulunan **γ\gamma-D-glutamil-meso-diaminopimelik asit (iEDAPiE-DAP)** molekülünü doğrudan tanıyan reseptör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: NOD1NOD1

Cevap

Sitozolde bulunan ve Gram negatif bakterilere özgü iEDAPiE-DAP yapısını tanıyan reseptör NOD1NOD1'dir.
Doğal bağışıklık sisteminde NOD1NOD1 reseptörü, Gram negatif bakterilerin peptidoglikan tabakasındaki iEDAPiE-DAP (γ\gamma-D-glutamil-meso-diaminopimelik asit) motifini sitozolde saptayarak RIP2RIP2 (RICKRICK) adaptör proteini aracılığıyla NFκBNF-\kappa B aktivasyonuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Ligandın kimyasal yapısını ve kaynağını analiz et.
iEDAPiE-DAP (mesomeso-diaminopimelik asit), çoğunlukla Gram negatif bakterilerin peptidoglikan tabakasında yer alan bir peptid zinciri bileşenidir.
Ligandın tipi, hangi reseptörün uyarılacağını belirler.
2
Ligandın hücre içindeki yerleşimini ve hedef reseptör ailesini belirle.
Peptidoglikan yıkım ürünleri sitozole geçer, bu nedenle NLRNLR (NODNOD-benzeri reseptör$) ailesi tarafından tanınırlar.
NOD1NOD1 ve NOD2NOD2 sitozolik yerleşimli reseptörlerdir.
3
Reseptör-ligand eşleşmesini doğrula.
NOD1NOD1 reseptörü iEDAPiE-DAP'ı tanırken, NOD2NOD2 reseptörü MDPMDP'yi tanır.
Spesifik ligand ayrımı, bağışıklık yanıtının doğruluğu için kritiktir.

Anahtar Kavram

NOD1NOD1 ve NOD2NOD2 reseptörleri sitozolik PRRPRR'lardır ve farklı peptidoglikan motiflerini tanırlar.

Daha Fazla Pratik

Bakteriyel peptidoglikan tanınmasındaki bu ayrımın, Crohn hastalığı gibi patolojilerdeki (NOD2NOD2 mutasyonu) önemini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 14Soru

Tümör hücreleri, immün sistemin denetiminden kaçmak için kontrol noktası (checkpointcheckpoint) inhibitörlerini kullanabilirler. Bu mekanizmalardan biri olan CTLA4CTLA-4 (CytotoxicCytotoxic TLymphocyteT-Lymphocyte AssociatedAssociated ProteinProtein 44) molekülünün T hücre aktivasyonunu inhibe etme mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: APCAPC yüzeyindeki B7B7 (CD80/86CD80/86) moleküllerine CD28CD28'den daha yüksek afiniteyle bağlanarak ko-stimülatör sinyali engellemesi

Cevap

CTLA-4 molekülü, antijen sunan hücre yüzeyindeki B7B7 moleküllerine CD28CD28'den daha yüksek afinite ile bağlanarak ko-stimülasyonu engeller.
T hücrelerinin tam aktivasyonu için iki sinyal gereklidir: Sinyal 1 (MHC-antijen ve TCR etkileşimi) ve Sinyal 2 (ko-stimülasyon). CTLA4CTLA-4 molekülü, CD28CD28 ile aynı ligandlara (CD80/86CD80/86) bağlanır ancak ondan 20-50 kat daha yüksek afiniteye sahiptir. Bu sayede CD28CD28'i ligandlarından mahrum bırakarak T hücresinin uyarılmasını engeller ve immün yanıtı baskılar. Tümörler bu mekanizmayı kullanarak kendilerine karşı gelişecek T hücre yanıtını durdururlar.

Adım Adım Çözüm

1
T hücre aktivasyonu için gerekli olan 'İkinci Sinyal' (ko-stimülasyon) mekanizmasını değerlendirmek
Normal aktivasyon için CD28CD28'in APCAPC üzerindeki B7B7 (CD80/86CD80/86) ile bağlanması gerektiğini belirlemek
Aktivasyonun gerçekleşmesi için sadece MHC-TCR etkileşimi yetmez, ko-stimülasyon şarttır.
2
CTLA4CTLA-4 molekülünün ekspresyonunu ve bağlanma özelliklerini analiz etmek
CTLA4CTLA-4'ün aktive T hücrelerinde yüzeye çıktığını ve B7B7 moleküllerine karşı CD28CD28'den çok daha yüksek afiniteye sahip olduğunu saptamak
Yüksek afiniteli bağlanma, CD28CD28'in ligandına ulaşmasını engeller (kompetisyon).
3
Bu bağlanmanın hücresel sonucunu yorumlamak
T hücresine aktivasyon yerine inhibitör sinyal gönderildiğini ve tümörün bu sayede immün sistemden kaçtığını doğrulamak
CTLA4CTLA-4 bağlanması intrasellüler fosfatazları aktive ederek aktivasyon sinyalini söndürür.

Anahtar Kavram

İmmün Kontrol Noktaları ve CTLA-4 Mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru

Antijen sunan hücrelerde (APC) eksojen antijenlerin işlenmesi ve MHC sınıf II molekülleri ile sunulması süreci oldukça sıkı bir regülasyona tabidir. Bu süreçte, MIIC (MHC Class II Compartment) içerisinde HLA-DM molekülüne doğrudan bağlanarak onun katalitik etkisini antagonize eden, böylece CLIP-peptid değişimini ve antijen sunum repertuvarını modüle eden molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HLA-DO

Cevap

HLA-DO molekülü, MIIC içerisinde HLA-DM'ye bağlanarak onun katalitik aktivitesini inhibe eden düzenleyici bir proteindir.
Doğru yanıt olan molekül (HLA-DO), MHC sınıf II benzeri non-klasik bir proteindir. Temel görevi, B hücreleri ve timus medüller epitel hücrelerinde HLA-DM molekülüne bağlanarak onun CLIP fragmanını MHC oluğundan uzaklaştırma yeteneğini baskılamaktır. Bu inhibisyon, özellikle vezikül içi pH değişimlerine duyarlıdır ve sunulan antijenlerin çeşitliliğini (repertuvarını) kontrol eder.

Adım Adım Çözüm

1
Yolağın tanımlanması
MHC sınıf II (eksojen) yolu
Soru MIIC kompartmanı ve CLIP-peptid değişiminden bahsetmektedir.
2
Katalizörün belirlenmesi
HLA-DM
MHC sınıf II oluğundaki CLIP fragmanını çıkarıp yerine antijenik peptidleri yükleyen katalizör HLA-DM'dir.
3
Regülatörün belirlenmesi
HLA-DO
HLA-DM'nin aktivitesini inhibe ederek antijen sunumunu ince ayar ile düzenleyen molekül HLA-DO'dur.

Anahtar Kavram

MHC Sınıf II Peptid Yükleme Regülasyonu (HLA-DM ve HLA-DO etkileşimi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Kemik iliğindeki merkezi tolerans süreçlerinden kaçarak periferik dolaşıma katılan immatür B lenfositleri, burada çözünür (soluble) öz-antijenlerle karşılaştıklarında T hücresi yardımı alamadıkları için "anerjik" hale gelirler. Bu anerjik B lenfositlerin periferik tolerans çerçevesindeki akıbetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lenfoid foliküllere girişleri engellenir ve BAFFBAFF (B-cell activating factor) sağkalım sinyali için diğer B hücreleriyle rekabet edemedikleri için apoptozise giderler.

Cevap

Anerjik B lenfositlerin lenfoid foliküllere girişinin engellenmesi ve sınırlı miktardaki BAFFBAFF sağkalım faktörü için rekabet edemeyerek apoptozise gitmesi doğrudur.
Doğru ifade, anerjik B hücrelerinin lenfoid foliküllere girişinin engellenmesi (foliküler dışlanma) ve BAFFBAFF sağkalım faktörü için diğer B hücreleriyle rekabet edemeyerek elenmeleridir. Periferde oto-antijenle karşılaşan B hücrelerinde yüzey IgMIgM düzeyi düşer. Bu hücreler foliküllere giremedikleri için stromal hücrelerin sağladığı ve B hücrelerinin yaşamı için kritik olan BAFFBAFF (B-cell Activating Factor) proteininden mahrum kalırlar, bu da hücrenin programlanmış ölümüne (apoptozis) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
B hücresi periferik tolerans mekanizmalarını değerlendir.
Kemik iliğinden kaçan oto-reaktif B hücrelerinin periferde çözünür antijenle karşılaşması anerjiye yol açar.
T hücresi yardımı (ikinci sinyal) yokluğunda sadece antijenle karşılaşma sinyali (birinci sinyal) tolerans oluşturur.
2
Anerjik B hücresinin fenotipik değişikliklerini analiz et.
Hücre yüzeyindeki IgMIgM ekspresyonu azalır ve kemokin reseptör profili değişir.
Sürekli düşük düzeyli antijen uyarımı reseptörlerin internalizasyonuna ve folikül giriş sinyallerinin bozulmasına neden olur.
3
Foliküler dışlanma (follicular exclusion) sürecini açıkla.
Anerjik B hücreleri lenf düğümü veya dalaktaki foliküllere giremez.
Folikül içine girmek için gereken kemotaktik uyaranlara yanıt azalmıştır.
4
BAFFBAFF faktörünün rolünü belirle.
BAFFBAFF için rekabet edemeyen hücre apoptozise gider.
Foliküler stromal hücreler tarafından sunulan BAFFBAFF, B hücrelerinin sağkalımı için mutlak gereklidir; folikül dışındaki anerjik hücreler bu faktöre erişemez.

Anahtar Kavram

B Hücresi Periferik Toleransı ve Foliküler Dışlanma

Daha Fazla Pratik

B hücre merkezi toleransında 'reseptör düzenlemesi' ve 'klonal delesyon' arasındaki farkları tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

Sekonder lenfoid organların germinal merkezlerinde bulunan ve B hücre yanıtının gelişimi (afinite maturasyonu ve hafıza hücresi oluşumu) için kritik öneme sahip olan foliküler dendritik hücreler (FDHFDH) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antijenleri endositozla içlerine alıp işlemek yerine, immün kompleksleri yüzeylerindeki reseptörlerle tutup B hücrelerine sunarlar.

Cevap

Foliküler dendritik hücreler antijenleri işlemezler, bunun yerine immün kompleksleri yüzeylerindeki reseptörlerle (kompleman ve FcFc reseptörleri) tutarak doğrudan B hücrelerine sunarlar.
Foliküler dendritik hücreler, antijenleri işleyip peptid formunda T hücrelerine sunmak yerine, bütün haldeki antijenleri içeren immün kompleksleri kompleman (CD21CD21, CD35CD35) ve FcFc reseptörleri aracılığıyla yüzeylerinde tutarlar. Bu özellik, B hücrelerinin germinal merkez reaksiyonları sırasında antijeni doğrudan tanımasına ve afinite maturasyonuna olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Foliküler dendritik hücrelerin (FDHFDH) kökenini ve yerleşimini belirlemek.
FDHFDH'ler mezenşimal kökenlidir ve sekonder lenfoid organların B hücre foliküllerinde (germinal merkezlerde) yerleşiktir.
Bu hücreleri kemik iliği kökenli klasik dendritik hücrelerden ayıran temel özelliklerden biri kökenleridir.
2
FDHFDH'lerin antijen sunum mekanizmasını incelemek.
FDHFDH'ler antijeni endositozla işlemezler, yüzeylerindeki CD21CD21 (CR2CR2), CD35CD35 (CR1CR1) ve FcFc reseptörleri ile immün kompleksleri tutarlar.
Bu mekanizma, B hücrelerinin afinite maturasyonu sırasında en yüksek afiniteye sahip antijeni seçebilmesi için antijenin doğal (işlenmemiş) formda sunulmasını sağlar.
3
FDHFDH'lere özgü morfolojik yapıları hatırlamak.
Tutulan bu immün kompleksler, hücre yüzeyindeki dendritik uzantılarda 'ikozozom' (iccosomeiccosome) denilen boncuk benzeri yapılarda uzun süre saklanabilir.
İkozozomlar, antijenin aylarca veya yıllarca folikülde taze kalmasını ve hafıza B hücrelerinin uyarılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Foliküler dendritik hücrelerin (FDHFDH) klasik dendritik hücrelerden (DC) fonksiyonel ve kökensel farkları.

Daha Fazla Pratik

B hücresi folikülünde yer alan ve FDHFDH'ler ile etkileşime giren Foliküler Yardımcı T hücrelerinin (TfhTfh) karakteristik markırlarını (CXCR5CXCR5, PD1PD-1, IL21IL-21) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 18Soru

Doğal bağışıklık yanıtı sırasında makrofajlar tarafından sentezlenen; sitoplazma içerisinde 'inflamozom' adı verilen protein kompleksinin aktivasyonu sonucunda kaspaz-1 enzimi aracılığıyla olgunlaşan ve hipotalamusta prostaglandin (PGE2PGE_2) sentezini tetikleyerek ateş oluşumuna neden olan temel sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnterlökin-1 (IL1IL-1)

Cevap

İnterlökin-1 (IL1IL-1), inflamozom kompleksi ve kaspaz-1 aracılığıyla aktifleşen temel endojen pirojendir.
İnterlökin-1 (IL1IL-1), özellikle β\beta formu, sentezlendikten sonra inaktif bir öncül (proIL1βpro-IL-1\beta) olarak sitoplazmada bekler. Makrofajlar içindeki 'inflamozom' kompleksi aktifleştiğinde kaspaz-1 enzimi tetiklenir ve bu enzimi proIL1βpro-IL-1\beta'yı keserek aktif forma dönüştürür. Salınan aktif sitokin hipotalamusta prostaglandin sentezini uyararak TUS'ta sıkça sorgulanan 'endojen pirojen' etkisini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncül formun sentezi
ProIL1βPro-IL-1\beta sentezlenir.
Makrofajlar PAMP veya DAMP uyarısı ile inaktif öncül formu üretir.
2
İnflamozom aktivasyonu
Kaspaz-1 enziminin aktifleşmesi.
Hücre içi tehlike sinyalleri inflamozom kompleksini bir araya getirerek kaspaz-1'i aktif hale getirir.
3
Proteolitik kesim ve salınım
Aktif IL1βIL-1\beta salınımı.
Kaspaz-1, proIL1βpro-IL-1\beta molekülünü spesifik noktalardan keserek aktif sitokine dönüştürür.
4
Sistemik etki (Pirojenez)
Vücut sıcaklığının artışı (ateş).
Dolaşıma katılan IL1IL-1, hipotalamustaki reseptörlerine bağlanarak PGE2PGE_2 sentezini artırır ve termostat ayar noktasını yükseltir.

Anahtar Kavram

İnflamozom aracılı IL-1 aktivasyonu ve endojen pirojen etkisi.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 19Soru

Doğal bağışıklık sisteminde görev alan Toll-benzeri reseptörlerden (TLRTLR) hangisi, bakteriyel hareket organeli olan kamçının yapısındaki flagellin proteinini spesifik olarak tanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TLR5TLR5

Cevap

Bakteriyel kamçı yapısındaki flagellin proteinini tanıyan reseptör TLR5TLR5 reseptörüdür.
Doğal bağışıklık sisteminde Toll-benzeri reseptörler (TLRTLR), farklı patojenle ilişkili moleküler paternleri (PAMPPAMP) tanır. Bunlar arasında TLR5TLR5, bakteriyel kamçının temel proteini olan flagellini tanıyan tek reseptördür ve hücre yüzeyinde yerleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki hedef molekülü (ligand) belirle.
Hedef molekül bakteriyel flagellin proteinidir.
Ligand-reseptör eşleşmesini doğru yapabilmek için önce tanınan molekülü netleştirmek gerekir.
2
Toll-benzeri reseptörlerin (TLRTLR) ligand spesifikliklerini hatırla.
TLR5TLR5 reseptörünün flagellini tanıdığı bilgisine ulaşılır.
Flagellin, bakteriyel hareketten sorumlu kamçı proteini olup TLR5TLR5 tarafından hücre yüzeyinde tanınır.

Anahtar Kavram

Toll-benzeri reseptörlerin (TLRTLR) ligand spesifikliği ve flagellin tanınması.

Daha Fazla Pratik

Diğer hücre yüzeyi reseptörlerinin (özellikle TLR2TLR2 ve TLR4TLR4) ana ligandlarını tekrar etmek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:45s
Soru 20Soru

İmmün yanıtın gelişimi sırasında naif CD4+CD4^+ T hücreleri, çevrelerindeki sitokin konsantrasyonlarına yanıt olarak farklı efektör fonksiyonlara sahip alt gruplara dönüşürler. Özellikle mukozal yüzeylerin korunmasında, nötrofil aktivasyonunda ve hücre dışı bakteriyel enfeksiyonlara karşı savunmada görev alan Th17 hücrelerinin maturasyonunu indükleyen sitokin seti ve bu hücrelerin karakteristik transkripsiyon faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IL6IL-6 ve TGFβTGF-\beta --- RORγtROR\gamma t

Cevap

Th17 hücrelerinin farklılaşması IL6IL-6 ve TGFβTGF-\beta sitokinlerinin varlığında gerçekleşir ve bu süreçte RORγtROR\gamma t transkripsiyon faktörü aktive olur.
Th17 hücreleri, antijen sunan hücreler tarafından salınan IL6IL-6 ve TGFβTGF-\beta sitokinlerinin etkisi altında naif T hücrelerinden farklılaşır. Bu sitokinlerin uyarısı sonucu hücre içinde RORγtROR\gamma t (retinoic acid receptor-related orphan receptor gamma t) transkripsiyon faktörü sentezlenir ve hücrenin efektör fonksiyonlarını belirleyen genlerin ifadesi sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre tipini tanımla
Soruda hedeflenen hücre tipi Th17'dir.
Th17 hücreleri nötrofil aktivasyonu ve hücre dışı patojenlere karşı savunmada kritiktir.
2
İndükleyici sitokinleri belirle
Naif hücreden Th17'ye dönüşüm IL6IL-6 ve TGFβTGF-\beta etkisiyle başlar.
Antijen sunan hücrelerden salınan bu sitokinler spesifik sinyal yolaklarını aktive eder.
3
Transkripsiyon faktörünü eşleştir
Th17 hücreleri için anahtar transkripsiyon faktörü RORγtROR\gamma t'dir.
Her T yardımcı hücre alt grubunun kendine özgü bir 'master' transkripsiyon faktörü bulunur.

Anahtar Kavram

Efektör T Hücre Farklılaşması
Sayfa 1 / 33Sonraki
Temel İmmünoloji Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı | Examkin