Acil ve Yoğun Bakım

284 soru

Soru 201Soru

Suda boğulma vakalarında, akciğerlerdeki suyu boşaltmak amacıyla yapılan abdominal bası (Heimlich manevrası) gibi yöntemlerin uygulanmasıyla ilgili güncel pediatrik ileri yaşam desteği (PALS) önerisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rutin olarak uygulanması önerilmez; resüsitasyonu geciktirir ve kusma/aspirasyon riskini artırır.

Cevap

Suda boğulma vakalarında abdominal bası (Heimlich manevrası) rutin olarak önerilmez; çünkü resüsitasyonu geciktirir ve aspirasyon riskini artırır.
Suda boğulma vakalarında temel yaşam desteği öncelikle oksijenasyon üzerine kuruludur. Akciğerlerdeki suyu boşaltmak için yapılan abdominal bası veya Heimlich manevrası gibi girişimlerin prognoza olumlu bir katkısı olmadığı gibi, mide içeriğinin aspirasyonuna yol açma ve resüsitasyon basamaklarını geciktirme gibi ciddi riskleri vardır. Bu nedenle güncel kılavuzlarda rutin olarak uygulanması kesinlikle önerilmez.

Adım Adım Çözüm

1
Boğulma fizyopatolojisini değerlendirin.
Boğulmada temel sorun akciğerlerdeki su hacminden ziyade, hipoksiye bağlı gelişen solunum ve kalp durmasıdır.
Müdahalenin odağının suyun boşaltılması değil, oksijenasyonun sağlanması gerektiğini anlamak için.
2
Abdominal bası yönteminin risklerini analiz edin.
Kusmaya neden olarak mide içeriğinin akciğerlere aspirasyonuna yol açtığı ve kritik kurtarıcı solukları geciktirdiği saptanmıştır.
Müdahalenin neden kontrendike veya önerilmeyen bir uygulama olduğunu belirlemek için.
3
Güncel PALS/ERC kılavuzlarını uygulayın.
Kılavuzlar, havayolunda tam tıkanıklık yapan bir yabancı cisimden şüphelenilmedikçe bu manevraların yapılmamasını söyler.
En güncel ve güvenli tedavi algoritmasına uymak için.

Anahtar Kavram

Boğulma resüsitasyonunda 'suyu boşaltma' çabası, hayat kurtarıcı oksijenasyonu ve kompresyonları geciktirdiği için kontrendikedir.

İpuçları

1
Boğulma vakalarında en önemli sorun suyun varlığı değil, oksijen yokluğudur.
2
Kusma ve aspirasyon, boğulma sonrası akciğer hasarını en çok artıran komplikasyonlardır.
Tahmini Süre:45s
Soru 202Soru

33 yaşında bir erkek çocuk, bahçede tarım ilacı hazırlanan bir kovadan su içtikten yaklaşık 3030 dakika sonra aşırı salya akışı, nefes darlığı ve hırıltı şikayetleriyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; kan basıncı 85/5085/50 mmHgmmHg, kalp hızı 64/dk64/dk (bradikardi), solunum sayısı 42/dk42/dk saptanıyor. Bilinci konfüze olan hastanın pupilleri bilateral miyotik (nokta pupil) saptanıyor. Akciğer oskültasyonunda yaygın sekresyon ralleri ve ronküslere ek olarak ekstremitelerde belirgin kas fasikülasyonları izleniyor.

Bu hastanın yönetimi ve klinik tablosu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pralidoksim (2-PAM) tedavisi, kolinesteraz enzimi ile organofosfat arasındaki bağ 'yaşlanma' (aging) sürecine girmeden önce başlanmalıdır.

Cevap

Pralidoksim tedavisi, kolinesteraz enzimi ile organofosfat arasındaki bağ 'yaşlanma' (aging) sürecine girmeden önce başlanması gereken doğru yaklaşımdır.
Pralidoksim (2-PAM), asetilkolinesteraz enzimindeki fosfat grubunu uzaklaştırarak enzimi reaktive eden spesifik bir antidottur. Ancak organofosfat ile enzim arasındaki bağ zamanla 'yaşlanma' (aging) denilen bir süreçle kovalent ve geri dönüşümsüz hale gelir. Bu süreç tamamlandıktan sonra oksimler enzimi reaktive edemez, bu nedenle pralidoksim tedavisine olabildiğince erken başlanması kritik önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu tanımla
Miyozis, bradikardi, bronkore (muskarinik) ve fasikülasyonlar (nikotinik) kolinerjik toksidromu (organofosfat zehirlenmesi) işaret eder.
Hastanın maruziyet öyküsü ve fizik muayene bulguları akut kolinerjik kriz ile uyumludur.
2
Antidot mekanizmalarını değerlendir
Atropin sadece muskarinik etkileri bloke ederken, oksimler (Pralidoksim) enzimi reaktive ederek hem muskarinik hem nikotinik etkileri hedefler.
Oksimlerin etkinliği, enzim-organofosfat bağı kalıcı hale gelmeden (yaşlanma) önce kullanılmasına bağlıdır.
3
Tedavi hedeflerini belirle
Atropin, akciğer sekresyonları kuruyana kadar (atropinizasyon) titre edilmelidir.
Hayatı tehdit eden en önemli bulgular bronkospazm ve bronkoredir (Killer B'ler).

Anahtar Kavram

Organofosfat zehirlenmesinde muskarinik-nikotinik ayrımı ve antidot (Atropin vs Oksim) kullanım prensipleri.

Daha Fazla Pratik

Karbalat zehirlenmesi ile organofosfat zehirlenmesi arasındaki 'enzim yaşlanması' ve 'pralidoksim kullanımı' farklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 203Soru

33 yaşında bir erkek çocuk, evde dedesine ait kalsiyum kanal blokeri (yavaş salınımlı verapamil) tabletlerinden birkaç adet yuttuktan yaklaşık 44 saat sonra acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde uykuya meyilli, kan basıncı 65/3565/35 mmHgmmHg, kalp hızı 58/dk58/dk ve solunum sayısı 22/dk22/dk olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde kan şekeri 265265 mg/dLmg/dL ve kan gazında hafif metabolik asidoz belirleniyor. İntravenöz sıvı resüsitasyonu ve kalsiyum tedavisine yanıt alınamayan bu hastada, yönetimin bir sonraki basamağında en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek doz insülin-ökalsemi tedavisi

Cevap

Dirençli kalsiyum kanal blokeri zehirlenmesinde en uygun yaklaşım yüksek doz insülin-ökalsemi tedavisidir.
Kalsiyum kanal blokerleri (özellikle verapamil ve diltiazem), pankreastaki L-tipi kalsiyum kanallarını bloke ederek insülin salınımını engeller. Bu durum hiperglisemiye yol açar. Ağır zehirlenmelerde miyokardın serbest yağ asitlerinden glikoza geçişi bozulur. 'Yüksek doz insülin-ökalsemi tedavisi', miyokardın glikoz kullanımını artırarak inotropik desteği sağlar ve sağkalımı artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (hipotansiyon, bradikardi) ve laboratuvar verilerinin (hiperglisemi) analizi.
Hiperglisemi, kalsiyum kanal blokajının pankreatik beta hücrelerinden insülin salınımını inhibe etmesi sonucu oluşur ve tanıyı beta bloker zehirlenmesinden ayırır.
Ayırıcı tanı, uygulanacak spesifik antidotun belirlenmesi için kritiktir.
2
İlk basamak tedavilerin (sıvı ve kalsiyum) etkinliğinin değerlendirilmesi.
Hastanın hemodinamik verileri düzelmediği için dirençli şok tablosu mevcuttur.
Dirençli vakalarda inotropik etkiyi artıracak ileri tedavi yöntemlerine geçilmelidir.
3
Spesifik antidot seçimi: Yüksek doz insülin-ökalsemi (HDIE) tedavisi.
İnsülin, miyositlerin karbonhidrat kullanımını artırarak miyokardiyal kontraktiliteyi düzeltir.
Kalsiyum kanal blokeri zehirlenmesinde miyokard 'açlık' durumundadır ve insülin bu metabolik bozukluğu düzelten en etkili tedavidir.

Anahtar Kavram

Kalsiyum kanal blokeri zehirlenmesinde hiperglisemi varlığı ve dirençli şokta yüksek doz insülin tedavisinin önemi.

Daha Fazla Pratik

Beta bloker zehirlenmesindeki glukoz düzeylerini ve glukagonun etki mekanizmasını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 204Soru

55 yaşındaki bir kız çocuk, evlerinin bahçesinde babasına ait tarım ilaçlarıyla (organofosfatlar) oynadıktan yaklaşık 22 saat sonra acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde; ağızda belirgin salya artışı, yaygın terleme, karın ağrısı, her iki gözde toplu iğne başı pupilla (miyozismiyozis) ve kalp hızının 70/dakika70/dakika (bradikardibradikardi) olduğu gözleniyor. Bu hastadaki klinik bulguların bütünü aşağıdaki zehirlenme tablolarından (toksidrom) hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolinerjik sendrom

Cevap

Hastada görülen miyozis, hipersalivasyon ve bradikardi bulguları kolinerjik sendrom (toksidrom) ile uyumludur.
Kolinerjik sendrom; miyozis (toplu iğne başı pupilla), bradikardi, aşırı tükürük salgısı, terleme, kusma ve ishal gibi 'ıslak' bulgularla karakterizedir. Organofosfatlı tarım ilaçları asetilkolinesteraz enzimini inhibe ederek bu tabloya yol açan en yaygın ajanlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların (miyozis, salya artışı, bradikardi) analiz edilmesi
Parasempatik sinir sisteminin aşırı aktivasyonu saptanmıştır.
Bu bulgular 'SLUDGE' veya 'DUMBELS' olarak bilinen kolinerjik aşırılık belirtileridir.
2
Etiyolojik ajanın (organofosfat) etki mekanizması ile ilişkilendirilmesi
Asetilkolinesteraz enziminin inhibisyonuna bağlı asetilkolin birikimi.
Organofosfatlar enzimi inhibe ederek sinapslarda asetilkolin miktarını artırır ve kolinerjik reseptörleri sürekli uyarır.
3
Tablonun isimlendirilmesi
Kolinerjik sendrom tanısı konulur.
Tanımlanan tüm bulgular bu sendromun klasik bileşenleridir.

Anahtar Kavram

Toksidrom Tanıma: Kolinerjik Sendrom

Daha Fazla Pratik

Kolinerjik sendromun spesifik antidotu olan atropinin tedavi dozunu ve 'atropinizasyon' kriterlerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 205Soru

55 yaşında, 2020 kg ağırlığında bir çocuk; üç gündür devam eden şiddetli ishal ve kusma şikayetleri sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenede hastanın letarjik olduğu, periferik nabızların zayıf alındığı, taşikardisinin bulunduğu ve kapiller geri dolum süresinin 44 saniye olduğu saptanıyor. Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALS) kılavuzuna göre, bu hastada uygulanması gereken ilk izotonik kristaloid sıvı bolusu miktarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 400400 ml

Cevap

Hipovolemik şok tablosundaki 2020 kg ağırlığındaki bir pediatrik hasta için uygulanması gereken ilk izotonik kristaloid bolusu 400400 ml'dir.
Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALS) kılavuzlarına göre, hipovolemik veya septik şok bulguları gösteren çocuklarda (kardiyojenik şok şüphesi yoksa) ilk basamak tedavi 2020 ml/kg dozunda izotonik kristaloid bolusudur. Hastanın ağırlığı 2020 kg olduğu için, 2020 ml/kg ×20\times 20 kg = 400400 ml hesaplaması ile doğru hacme ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve vücut ağırlığını değerlendirin.
Hasta dehidratasyona bağlı hipovolemik şok tablosundadır ve ağırlığı 2020 kg'dır.
Resüsitasyon hacmi hastanın ağırlığına göre hesaplanır.
2
PALS (Pediatrik İleri Yaşam Desteği) kılavuzuna göre standart bolus dozunu belirleyin.
Standart doz kilogram başına 2020 ml (2020 ml/kg) izotonik kristaloiddir.
Bu doz, dolaşım hacmini etkili bir şekilde restore etmek için kanıta dayalı öneridir.
3
Toplam hacmi hesaplayın.
2020 kg ×20\times 20 ml/kg = 400400 ml.
Hastaya verilecek net sıvı miktarını bulmak için.

Anahtar Kavram

Pediatrik hipovolemik şok yönetiminde ilk basamak tedavi, 2020 ml/kg dozunda izotonik kristaloid (SF veya Ringer Laktat) bolusudur.
Tahmini Süre:45s
Soru 206Soru

55 yaşında bir çocuk, havuzda kısa süreli su altında kalma sonrası sudan çıkarılıyor. Olay yerinde yapılan ilk değerlendirmesinde bilinci açık, solunumu rahat, akciğer sesleri doğal ve oda havasında oksijen saturasyonu %97 olarak saptanıyor. Bu çocuk için pediatrik acil tıp kılavuzlarına göre önerilen en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En az 464-6 saat hastanede klinik gözlem altında tutulması

Cevap

Suda boğulma sonrası asemptomatik olan hastanın en az 464-6 saat hastanede klinik gözlem altında tutulması
Suda boğulma tehlikesi sonrası hastaneye başvuran ve ilk muayenesi normal olan çocuklarda, aspire edilen suyun akciğer dokusunda yol açabileceği inflamasyon ve sürfaktan kaybı nedeniyle saatler içinde solunum sıkıntısı gelişebilir. Bu nedenle, hastanın vital bulgularının ve solunum durumunun en az 464-6 saat boyunca hastane ortamında takip edilmesi standart yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın mevcut klinik durumunu değerlendir.
Hasta asemptomatik (bilinç açık, solunum normal, oksijenasyon yeterli).
Müdahale düzeyini belirlemek için stabilite kontrolü şarttır.
2
Suda boğulmanın patofizyolojik risklerini hatırla.
Su aspirasyonu sürfaktan kaybına ve alveol hasarına yol açarak saatler içinde solunum yetmezliği geliştirebilir.
Gecikmiş akciğer hasarı riskini öngörmek hayati önem taşır.
3
Gözlem süresini belirle.
En az 464-6 saatlik monitorizasyon sonrası bulgu gelişmezse taburcu planlanabilir.
Kılavuzlar, semptomların ortaya çıkabileceği kritik pencerede hastanın izlenmesini önerir.

Anahtar Kavram

Suda boğulma vakalarında asemptomatik hastaların gözlem süresi
Tahmini Süre:45s
Soru 207Soru

Suda boğulma (drowningdrowning) nedeniyle sudan çıkarılan, bilinci kapalı ve spontan solunumu olmayan 55 yaşındaki bir çocukta, olay yerinde uygulanacak resüsitasyonun en öncelikli ve kritik basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurtarıcı ventilasyon (soluk) uygulanması

Cevap

Suda boğulma vakalarında en öncelikli müdahale kurtarıcı ventilasyon uygulanmasıdır.
Suda boğulma vakalarında meydana gelen morbidite ve mortaliteden birincil derecede sorumlu olan durum hipoksidir. Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALSPALS) kılavuzlarına göre, boğulma sonucu solunumu olmayan hastalarda resüsitasyona 55 kurtarıcı soluk ile başlanması ve ventilasyona öncelik verilmesi en kritik adımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Güvenli bir ortamda hastanın bilincini ve solunumunu kontrol et.
Hastanın solunumu olmadığı saptandı.
Resüsitasyon ihtiyacını belirlemek için ilk değerlendirme gereklidir.
2
55 kurtarıcı soluk (ventilasyon) ver.
Oksijenasyon başlatıldı.
Boğulma vakalarında birincil sorun hipoksi olduğu için ventilasyon önceliklidir.
3
Yanıt alınamazsa 15:215:2 (iki kurtarıcı) veya 30:230:2 (tek kurtarıcı) oranında KPR'ye devam et.
Dolaşım ve solunum desteği sağlandı.
Hipoksik arrestlerde solunum ve kompresyonun kombinasyonu hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Suda boğulma resüsitasyonunda ventilasyon önceliği
Tahmini Süre:45s
Soru 208Soru

Ev yangını sonrası acil servise getirilen 55 yaşında ve 20 kg20 \text{ kg} ağırlığındaki bir erkek çocuğun fizik muayenesinde; tüm baş-boyun bölgesi, sağ kolun tamamı ve gövde ön yüzünde ağrılı, üzerinde büllerin bulunduğu hiperemik deri alanları saptanıyor. Ayrıca hastanın burun kıllarında ütülenme, ağız çevresinde is saptanıyor ve hafif ses kısıklığı olduğu gözleniyor. Bu hasta için Parkland formülüne göre hesaplanan resüsitasyon mayisi ile idame sıvısının toplamının ilk 88 saatte verilmesi gereken miktarı kaç ml\text{ml}'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2140

Cevap

Verilmesi gereken toplam sıvı miktarı 2140 ml2140 \text{ ml}'dir.
Doğru yanıt olan seçenek, 5 yaşındaki çocuğun baş-boyun oranının %14 olarak (erişkinde %9) doğru belirlenmesi, Parkland formülünün pediatrik dozdan (4 ml/kg4 \text{ ml/kg}) hesaplanıp yarısının ilk 8 saate bölünmesi ve buna Holiday-Segar ile hesaplanan idame sıvısının 8 saatlik kısmının eklenmesiyle elde edilen sonuçtur.

Adım Adım Çözüm

1
Vücut yüzey alanının (VYA) pediatrik yaşa göre hesaplanması
Baş-boyun: %14, Sağ kol: %9, Gövde ön: %18 → Toplam VYA: %41
Çocuklarda 'Dokuzlar Kuralı' yaşa göre modifiye edilir. 1 yaşından sonraki her yıl için baştan %1 çıkarılır (5 yaş için: 184=1418 - 4 = 14).
2
Toplam resüsitasyon sıvısının Parkland formülü ile hesaplanması
4 ml×20 kg×41(VYA)=3280 ml/24 saat4 \text{ ml} \times 20 \text{ kg} \times 41 (\text{VYA}) = 3280 \text{ ml}/24 \text{ saat}
Parkland formülü pediatrik hastalarda 4 ml/kg/VYA4 \text{ ml/kg/VYA} olarak uygulanır.
3
Günlük idame sıvısının hesaplanması
1000+(10×50)=1500 ml/24 saat1000 + (10 \times 50) = 1500 \text{ ml}/24 \text{ saat}
Holiday-Segar yöntemine göre 20 kg20 \text{ kg} çocuk için idame sıvısı hesaplanır.
4
İlk 8 saatlik toplam ihtiyacın belirlenmesi
Resüsitasyon (1640 ml1640 \text{ ml}) + İdame (500 ml500 \text{ ml}) = 2140 ml2140 \text{ ml}
Resüsitasyon sıvısının yarısı ilk 8 saatte verilirken, idame sıvısı saatlik hıza göre (1500/24=62.5 ml/saat×81500/24 = 62.5 \text{ ml/saat} \times 8) eklenir.

Anahtar Kavram

Pediatrik yanıklarda Parkland formülü uygulaması ve vücut yüzey alanı modifikasyonları

Daha Fazla Pratik

İnhalasyon hasarı şüphesi olan (ses kısıklığı, isli balgam) hastalarda sıvı resüsitasyonu kadar erken havayolu yönetiminin (entübasyon) önceliğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 209Soru

77 yaşında bir çocuk, kış mevsiminde bir gölde buzun kırılması sonucu suya düşüyor. Olaydan yaklaşık 1515 dakika sonra sudan çıkarılan çocuğun yapılan ilk muayenesinde; yanıt alınamadığı, solunum eforunun olmadığı ve santral nabzın saptanamadığı belirleniyor. Çocuğun ölçülen vücut sıcaklığı 26C26^{\circ}C’dir. Bu hastaya uygulanacak resüsitasyon ve acil yönetim stratejisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vücut sıcaklığı 30C30^{\circ}C’nin üzerine çıkana kadar adrenalin gibi intravenöz ilaç uygulamalarından kaçınılmalı ve defibrilasyon girişimleri sınırlandırılmalıdır.

Cevap

Vücut sıcaklığı 30C30^{\circ}C’nin üzerine çıkana kadar adrenalin gibi intravenöz ilaç uygulamalarından kaçınılmalı ve defibrilasyon girişimleri sınırlandırılmalıdır.
Suda boğulma vakalarında, özellikle soğuk suya maruziyet varsa derin hipotermi (<30C<30^{\circ}C) gelişebilir. Bu durumda miyokardiyal metabolizma yavaşladığı için kalp ilaçlara (adrenalin gibi) ve defibrilasyona yanıt vermez. İlaçların verilmeye devam edilmesi, hasta ısıtıldığında vazokonstriksiyonun çözülmesiyle birlikte sistemik dolaşıma aşırı miktarda ilaç salınmasına ve toksisiteye neden olur. PALS kılavuzları bu nedenle vücut ısısı 30C30^{\circ}C olana kadar ilaçların kısıtlanmasını önerir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın vücut sıcaklığının değerlendirilmesi
Vücut sıcaklığı 26C26^{\circ}C olarak saptanmıştır (Derin Hipotermi).
Hipotermi düzeyi, PALS protokolündeki ilaç ve şok uygulama sıklığını belirler.
2
Resüsitasyon ve Isıtma işlemlerinin başlatılması
Etkin göğüs kompresyonu ve ventilasyon (15:2) ile birlikte aktif iç ve dış ısıtma başlatılır.
Derin hipotermik hastada metabolizma çok yavaşladığı için ilaçların farmakokinetiği değişir.
3
İlaç ve Defibrilasyon kısıtlamasının uygulanması
Sıcaklık 30C30^{\circ}C üzerine çıkana kadar ilaç verilmez, şok denemesi 33 kez ile sınırlandırılır.
Kalp soğukken ilaçlara yanıt vermez ve ilaç birikimi ısıtma sonrası toksik etki yaratabilir.

Anahtar Kavram

Hipotermik Suda Boğulma Yönetimi

Daha Fazla Pratik

Boğulma sonrası gelişen akciğer hasarının (ARDS) yönetiminde PEEP (Pozitif Ekspirasyon Sonu Basınç) uygulamasının önemini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 210Soru

22 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 saat önce evde temizlik amacıyla kullanılan sıvı bir lavabo açıcıdan (güçlü alkali) birkaç yudum içtiği fark edilince acil servise getiriliyor. Muayenesinde hastanın genel durumu orta, huzursuz, siyaloresi (aşırı tükürük salgısı) mevcut, dudak çevresi ve orofarenkste yaygın erozyonlar saptanıyor. Solunum sesleri doğal, vital bulguları stabildir. Bu aşamada hastanın yönetiminde aşağıdakilerden hangisi en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İlk 1212-2424 saat içerisinde özofagoskopi yapılması

Cevap

İlk 1212-2424 saat içerisinde özofagoskopi yapılması
Kostik madde alımlarında en önemli tanısal adım, mukozal hasarın varlığını ve derecesini belirlemektir. Bu amaçla ilk 1212-2424 saat içinde yapılan özofagoskopi altın standarttır. İlk 2424 saatten sonra dokuda yumuşama ve nekroz geliştiği için perforasyon riski artar, bu nedenle işlem çok geciktirilmemelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın havayolu, solunum ve dolaşımı (ABC) stabilize edilmelidir.
Hayati fonksiyonlar güvence altına alınır.
Kostik yanıklarında epiglot ödemi veya perforasyon şoku gelişebilir.
2
Kontrendike olan işlemlerden (kusturma, lavaj, nötralizasyon) kaçınılmalıdır.
İkincil hasar ve perforasyon riski önlenir.
Bu işlemler yanığı derinleştirir veya organ bütünlüğünü bozar.
3
Doku hasarını evrelemek için endoskopik inceleme planlanmalıdır.
Yaralanmanın şiddeti belirlenir.
Tedavi protokolü ve uzun dönem takip planı bu evrelemeye göre belirlenir.

Anahtar Kavram

Kostik (Korozif) Madde Zehirlenmesi Yönetimi

İpuçları

1
Kostik madde alımlarında 'zarar vermemek' (kusturmamak, lavaj yapmamak) en az doğru tedavi kadar önemlidir.
2
Mukoza hasarının derinliğini değerlendirmek için yapılacak görüntüleme yöntemi zamana duyarlıdır.

Daha Fazla Pratik

Kostik yanıklarda özofagus striktürü gelişimini önlemede steroid kullanımının yerini tartışan güncel kılavuzları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 211Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, araç dışı trafik kazası sonrası acil servise getiriliyor. Birincil bakısında; bilinci kapalı, hava yolu açık, solunumu yüzeyel ve hızı 45/dakika45/\text{dakika} olarak saptanıyor. Nabız hızı 155/dakika155/\text{dakika}, kan basıncı 75/40 mmHg75/40\text{ mmHg} ve oda havasında SatO2\text{SatO}_2 düzeyi %84\%84 ölçülüyor. Fizik muayenede; trakeanın sağa deviye olduğu, sol hemitoraksın solunuma az katıldığı ve dinlemekle sol tarafta solunum seslerinin alınamadığı saptanıyor. Batın muayenesinde karnın skafoid (çökük) görünümde olduğu dikkati çekiyor. Bu hastada stabilizasyon amacıyla öncelikle yapılması gereken uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazogastrik tüp yerleştirilerek dekompresyon sağlanması

Cevap

Nazogastrik tüp yerleştirilerek intratorasik organların dekompresyonunun sağlanması
Travmatik diyafram rüptürü saptanan çocuklarda, intratorasik basıncı artırarak venöz dönüşü engelleyen ve akciğer kollapsına yol açan temel unsur, toraks içine fıtıklaşmış olan içi boş organlardır (mide, bağırsaklar). Nazogastrik tüp yerleştirilmesi, bu organları dekomprese ederek hastanın solunum ve dolaşım yükünü hızla hafifleten en kritik ilk basamak tedavisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularının (tek taraflı solunum sesi yokluğu, trakeal deviasyon ve şok) analizi
Tansiyon pnömotoraks veya diyafram rüptürü olasılığı
Her iki durum da mediastinal şift ve obstrüktif şok tablosuna yol açar.
2
Batın muayenesindeki 'skafoid abdomen' (çökük karın) bulgusunun yorumlanması
Travmatik diyafram rüptürü tanısının doğrulanması
Karın içeriğinin toraksa yer değiştirmesi sonucu karın ön duvarı çöker, bu durum diyafram rüptürü için spesifik bir ipucudur.
3
Nazogastrik (veya orogastrik) tüp yerleştirilmesi
Toraks içindeki mide ve bağırsak havasının boşaltılması
Mide dekompresyonu intratorasik basıncı hızla düşürerek akciğer ekspansiyonuna izin verir ve venöz dönüşü artırarak şok tablosunu düzeltir.

Anahtar Kavram

Travmatik Diyafram Rüptürü ve Tansiyon Pnömotoraks Ayırıcı Tanısı

Daha Fazla Pratik

Diyafram rüptürü tanısı alan hastalarda entübasyon gerekliliği durumunda neden doğrudan endotrakeal entübasyonun balon-maskeye tercih edildiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 212Soru

99 yaşında bir kız çocuk, okulda basketbol oynarken kafasına sert bir top çarpması sonrası revire getiriliyor. Muayenesinde gözlerini sadece ağrılı uyaranla açan, anlamsız sesler çıkaran ve ağrılı uyarana fleksiyon (çekme) yanıtı veren (pediatrik Glasgow Koma Skoru: 77) hastanın kalp hızı 5555/dk, kan basıncı 145/95145/95 mmHg saptanıyor. Bu klinik tabloya göre, hastanın acil yönetiminde aşağıdakilerden hangisinin uygulanması en az uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyin omurilik sıvısı incelemesi için iğne ile belden örnek alınması

Cevap

Beyin omurilik sıvısı incelemesi için iğne ile belden örnek alınması (lomber ponksiyon), kafa içi basınç artışı (KİBAS) şüphesi olan hastalarda herniasyon riskinden dolayı kontrendikedir.
Hastada saptanan düşük kalp hızı (bradikardi) ve yüksek kan basıncı (hipertansiyon), kafa içi basıncının arttığını gösteren 'Cushing triadı'nın parçalarıdır. Bu klinik tabloda, beyin omurilik sıvısı örneği almak (lomber ponksiyon) kafa içindeki yüksek basıncın etkisiyle beyin sapının fıtıklaşmasına (herniasyon) neden olabileceği için radyolojik olarak kitle etkisi dışlanmadan kesinlikle yapılmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşamsal bulgularını ve nörolojik durumunu değerlendir.
Hastada bradikardi (5555/dk), hipertansiyon (145/95145/95 mmHg) ve düşük pGCSpGCS (77) saptandı.
Bradikardi ve hipertansiyon, 'Cushing triadı' olarak bilinen kafa içi basınç artışı (KİBAS) göstergesidir.
2
KİBAS şüphesinde yapılması riskli olan işlemleri belirle.
Görüntüleme ile kitle etkisi dışlanmadan belden sıvı alma (lomber ponksiyon) işleminin kontrendike olduğu sonucuna varıldı.
Kafa içi basıncın yüksek olduğu durumlarda belden sıvı alınması, basınç farkı yaratarak beyin sapının fıtıklaşmasına (herniasyon) ve ölüme yol açabilir.

Anahtar Kavram

KİBAS şüphesi (Cushing triadı) olan hastalarda lomber ponksiyon kontrendikedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 213Soru

1212 yaşında bir çocuk, son bir haftadır devam eden göğüs ağrısı ve giderek artan halsizlik şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; kalp hızı 148148/dakika, solunum sayısı 3838/dakika, kan basıncı 82/68mmHg82/68 mmHg olarak ölçülüyor. Boyun venlerinde belirgin dolgunluk izlenen hastanın kalp sesleri derinden duyuluyor. Akciğer oskültasyonunda her iki tarafta solunum sesleri eşit ve doğal olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kardiyak tamponad

Cevap

Kardiyak tamponad (Beck triadının varlığı ve normal akciğer sesleri nedeniyle)
Kardiyak tamponad, perikard boşluğunda biriken sıvının kalbe dışarıdan bası yaparak ventrikül doluşunu engellemesiyle (obstrüktif şok) karakterizedir. Klinik olarak Beck triadı adı verilen hipotansiyon, boyun venöz dolgunluğu ve derinden gelen kalp sesleri ile tanınır. Akciğer seslerinin her iki tarafta eşit olması, benzer bulgular verebilen tansiyon pnömotoraksı dışlamada en önemli ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kritik fizik muayene bulgularını analiz et
Hipotansiyon (82/68mmHg82/68 mmHg), boyun venöz dolgunluğu ve derinden gelen kalp sesleri (Beck triadı) saptandı.
Bu üçlü bulgu perikardiyal boşlukta sıvı birikimine bağlı kardiyak tamponadı işaret eder.
2
Ayırıcı tanı için akciğer seslerini değerlendir
Akciğer seslerinin her iki tarafta eşit ve doğal olduğu görüldü.
Bu bulgu, boyun venöz dolgunluğu yapan diğer bir obstrüktif şok nedeni olan tansiyon pnömotoraksı dışlar.
3
Şok tipini ve tanıyı kesinleştir
Obstrüktif şok mekanizması ile uyumlu kardiyak tamponad tanısına ulaşıldı.
Dış bası nedeniyle ventrikül doluşunun engellenmesi kardiyak tamponadın temel patofizyolojisidir.

Anahtar Kavram

Beck Triadı ve Obstrüktif Şok Ayırıcı Tanısı
Soru 214Soru

1212 yaşında bir çocuk, gölde yüzerken su altında çırpındığı görülerek kıyıya çıkarılıyor. Olay yerinde yapılan ilk muayenesinde hafif öksürüğü olduğu ancak bilincinin açık olduğu belirtiliyor. Acil servise başvuruda; oda havasında SpO2SpO_2 %93\%93, solunum sayısı 28/dk28/dk ve akciğer oskültasyonunda yaygın ekspiratuar ronküsler saptanıyor. Hastaya maske ile oksijen ve nebülize bronkodilatör tedavi başlanıyor. Tedavinin 22. saatinde SpO2SpO_2 oda havasında %97\%97'ye yükselen ve solunum sayısı 20/dk20/dk'ya gerileyen hastanın akciğer sesleri tamamen normale dönüyor. Bu hastanın izleminde en uygun yaklaşım hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: En az 686-8 saat gözlem altında tutulması ve bulguları tekrarlamazsa taburcu edilmesi

Cevap

Semptomatik olan ancak tedaviyle düzelen hastanın en az 686-8 saat gözlem altında tutulması ve bulguları tekrarlamazsa taburcu edilmesi en uygun yaklaşımdır.
Suda boğulma vakalarında, başlangıçta semptomatik olup tedaviyle düzelen veya başvuruda tamamen asemptomatik olan ancak daldırma (immersion) öyküsü olan tüm çocukların akciğer hasarı riskine karşı en az 686-8 saat gözlenmesi gerekir. Eğer bu süre sonunda SpO2SpO_2 normal, solunum sayısı uygun ve fizik muayene bulguları stabilse hasta taburcu edilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın başlangıç klinik durumunu ve tedavi yanıtını değerlendirin.
Hasta başlangıçta semptomatik (SpO2SpO_2 düşüklüğü, ronküs) ancak 22 saatlik tedavi sonrası stabil hale gelmiştir.
Suda boğulmada yönetim, hastanın sudan çıkarıldığı andaki ve hastanedeki klinik tablosuna göre şekillenir.
2
Geç pulmoner komplikasyon riskini (ikincil boğulma/akciğer ödemi) göz önüne alın.
Suda boğulma sonrası alveoler hasar ve sürfaktan kaybına bağlı akciğer ödemi saatler sonra gelişebilir.
Semptomların gerilemesi riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
3
Uygun gözlem süresini belirleyin.
Uluslararası kılavuzlara göre semptomatik hastalar en az 686-8 saat gözlenmelidir.
Bu süre, yaşamı tehdit edebilecek geç solunum yetmezliği bulgularının ortaya çıkması için kritik bir penceredir.

Anahtar Kavram

Suda boğulma sonrası semptomatik olan çocuklarda en az 686-8 saatlik tıbbi gözlem zorunluluğu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 215Soru

4 yaşındaki ve 16 kg16 \text{ kg} ağırlığındaki bir erkek hasta, evde çıkan yangın sonrası acil servise getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde; burun kıllarında yanma, ağız içinde isli balgam ve ses kısıklığı saptanıyor. Yanık muayenesinde ise tüm baş-boyun bölgesi ile sağ kolun ön yüzünde eritemli tabanda büller ve şiddetli ağrı izleniyor.

Bu hasta için pediatrik kriterlere göre hesaplanan yanık vücut yüzey alanı (VYA) ve Parkland formülüne göre ilk 8 saatte verilmesi gereken toplam laktatlı ringer miktarı (idame sıvısı dahil) aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: \%19,5 \text{ VYA}, 1057 \text{ ml}

Cevap

Hesaplanan vücut yüzey alanı %19,5 olup, ilk 8 saatte verilmesi gereken toplam sıvı miktarı 1057 ml'dir.
Doğru seçenekte sunulan veriler, pediatrik Lund-Browder veya modifiye edilmiş 9'lar kuralına uygundur. 4 yaşındaki bir çocukta kafa/boyun oranı %15 olarak kabul edilir. Sağ kolun anterior yüzü de %4,5 eklendiğinde toplam VYA %19,5 olur. Parkland formülü (4 \text{ ml/kg/%VYA}) ile hesaplanan resüsitasyon miktarının yarısı (624 ml) ve bazal idame sıvısının sekiz saatlik dilimi (433 ml) toplandığında 1057 ml sonucuna ulaşılır. Ayrıca hastadaki ses kısıklığı ve isli balgam üst havayolu ödemini işaret eden ciddi inhalasyon hasarı bulgularıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yanık Vücut Yüzey Alanını (VYA) pediatrik kriterlere göre hesaplayın.
VYA = %19,5
Çocuklarda baş oranı yaşla azalır. 1 yaşından sonra her yıl için %1 düşülür (Doğumda %19, 4 yaşında %15). Sağ kol ön yüzü %4,5; Toplam %15 + %4,5 = %19,5.
2
Parkland formülüne göre 24 saatlik resüsitasyon sıvısını ve ilk 8 saatlik kısmını hesaplayın.
İlk 8 saatlik resüsitasyon = 624 ml
4 ml×16 kg×19,5(VYA)=1248 ml/gu¨n4 \text{ ml} \times 16 \text{ kg} \times 19,5 (\text{VYA}) = 1248 \text{ ml/gün}. İlk 8 saatte yarısı verilir: 1248/2=624 ml1248 / 2 = 624 \text{ ml}.
3
Holiday-Segar yöntemine göre 24 saatlik idame sıvısını ve ilk 8 saatlik kısmını hesaplayın.
İlk 8 saatlik idame = 433 ml
16 kg16 \text{ kg} için idame: 1000+(6×50)=1300 ml/gu¨n1000 + (6 \times 50) = 1300 \text{ ml/gün}. 8 saatlik miktar: 1300/3433 ml1300 / 3 \approx 433 \text{ ml}.
4
Resüsitasyon ve idame sıvılarını toplayarak toplam 8 saatlik miktarı bulun.
Toplam = 1057 ml
Çocuklarda resüsitasyon sıvısına idame sıvısının eklenmesi standart bir protokoldür.

Anahtar Kavram

Pediatrik yanıklarda yaşa göre değişen vücut yüzey alanı oranları ve resüsitasyon sıvısına idame sıvısının eklenmesi gerekliliği.

Daha Fazla Pratik

İnhalasyon hasarı şüphesi olan hastalarda stridor gelişmesi durumunda bir sonraki en uygun adımın 'erken endotrakeal entübasyon' olduğunu unutmayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 216Soru

7 yaşında ve 24 kg24 \text{ kg} ağırlığındaki bir çocuk, evde çıkan yangın sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde; burun kıllarında yanma, ses kısıklığı ve belirgin inspiratuar stridor saptanıyor. Vücut yüzeyindeki yanık alanları incelendiğinde; tüm baş ve boyun bölgesinin eritemli, kuru ve çok ağrılı olduğu; sol üst ekstremitenin tamamı ile gövde ön yüzünün ise ödemli, yer yer büllü ve oldukça ağrılı olduğu gözleniyor. Olaydan 22 saat sonra hastaneye ulaşan bu hastada, hava yolu güvenliği sağlandıktan sonra sıvı resüsitasyonuna başlanacaktır.

Pediatrik Parkland resüsitasyon prensiplerine göre, hastanın başvuruyu izleyen ilk 66 saatlik periyotta alması gereken toplam Ringer Laktat miktarı yaklaşık kaç ml\text{ml} olmalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1691 ml1691 \text{ ml}

Cevap

Pediatrik yanık yönetiminde, yaşa göre düzeltilmiş vücut yüzey alanı kullanılarak hesaplanan Parkland hacminin yarısı ile hastanede geçen süreye ait idame sıvısının toplamı olan 1691 ml1691 \text{ ml} verilmelidir.
Doğru hesaplama için öncelikle baş-boyun bölgesindeki 1. derece yanık alanının Parkland hesabından çıkarılması gerekir. 7 yaşındaki bir çocukta yaşa göre düzeltilmiş baş-boyun alanı %12'dir. Geriye kalan 2. derece yanıklar (sol kol %9 ve gövde ön yüzü %18) toplamda %27'lik bir alan oluşturur. 4 ml×24 kg×274 \text{ ml} \times 24 \text{ kg} \times 27 hesabıyla 24 saatlik toplam resüsitasyon hacmi 2592 ml2592 \text{ ml} bulunur. Bunun yarısı olan 1296 ml1296 \text{ ml} olay anından itibaren ilk 8 saatte verilmelidir. Hasta 2 saat geciktiği için bu hacim başvurudan sonraki 6 saatte bitirilmelidir. Pediatrik hastalarda bu miktara ek olarak idame sıvısı eklenir; 24 kg24 \text{ kg} için Holiday-Segar formülüyle 6 saatlik idame 395 ml395 \text{ ml}'dir. Sonuç olarak toplam sıvı 1296+395=1691 ml1296 + 395 = 1691 \text{ ml} olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Vücut yüzey alanı (VYA) ve yanık derecesi değerlendirmesi
Baş-boyun %12 (7 yaş için), Sol kol %9, Gövde ön yüz %18. Ancak baş-boyun 1. derece olduğu için Parkland hesabına dahil edilmez. Toplam Parkland VYA = %9 + %18 = %27.
Parkland formülünde sadece 2. ve 3. derece yanıklar hesaba katılır; 1. derece yanıklar (eritemli, bül yok) belirgin sıvı kaybına yol açmaz.
2
Parkland resüsitasyon sıvısı miktarının hesaplanması
4 ml×24 kg×27=2592 ml4 \text{ ml} \times 24 \text{ kg} \times 27 = 2592 \text{ ml} (24 saatlik toplam miktar).
Pediatrik hastalarda standart Parkland formülü 4 \text{ ml/kg/%VYA} olarak uygulanır.
3
Zamanlama ve resüsitasyon hacminin ayarlanması
İlk 8 saatte verilmesi gereken miktar: 2592/2=1296 ml2592 / 2 = 1296 \text{ ml}. Olaydan 2 saat geçtiği için bu miktar kalan 6 saatte verilmelidir.
Parkland formülüne göre hesaplanan sıvının yarısı ilk 8 saatte (olay anından itibaren) verilmelidir; gecikme durumunda kalan miktar kalan süreye yayılır.
4
İdame (maintenance) sıvısının hesaplanması
24 kg24 \text{ kg} için günlük idame: 1500+(4×20)=1580 ml/gu¨n1500 + (4 \times 20) = 1580 \text{ ml/gün}. Saatlik idame: 1580/2465.8 ml/st1580 / 24 \approx 65.8 \text{ ml/st}. 6 saatlik idame: 65.8×6=395 ml65.8 \times 6 = 395 \text{ ml}.
Erişkinlerin aksine çocuklarda resüsitasyon sıvısına ek olarak bazal idame sıvısı da verilmelidir.
5
Toplam sıvı miktarının bulunması
1296 ml (resu¨sitasyon)+395 ml (idame)=1691 ml1296 \text{ ml} \text{ (resüsitasyon)} + 395 \text{ ml} \text{ (idame)} = 1691 \text{ ml}.
Başvurudan sonraki ilk 6 saatlik periyotta hastanın alması gereken net toplam hacimdir.

Anahtar Kavram

Pediatrik yanıklarda yaşa göre düzeltilmiş Parkland resüsitasyon yönetimi ve gecikmiş başvurularda sıvı hızı ayarı.
Soru 217Soru

66 yaşında bir erkek çocuk, oyun parkında kaydıraktan yaklaşık 22 metre yükseklikten beton zemine düşme sonrası acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde kan basıncı 140/90140/90 mmHg, kalp hızı 5555/dakika ve solunumu yüzeysel-düzensizdir. Nörolojik değerlendirmede ağrılı uyarana gözlerini açtığı, sadece anlamsız sesler çıkardığı ve ağrılı uyaranı lokalize ettiği saptanıyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada aşağıdakilerden hangisinin uygulanması kesinlikle kontrendikedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lomber ponksiyon yapılarak beyin omurilik sıvısı örneği alınması

Cevap

Lomber ponksiyon yapılarak beyin omurilik sıvısı örneği alınması
Hastada saptanan hipertansiyon, bradikardi ve solunum düzensizliği 'Cushing Triadı' olarak adlandırılır ve artmış kafa içi basıncını (KİBAS) işaret eder. KİBAS varlığında lomber ponksiyon yapılması, kranyal ve spinal kompartmanlar arasında basınç farkı yaratarak beyin sapı herniasyonuna neden olabileceği için kesinlikle uygulanmamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Hastada hipertansiyon (140/90140/90 mmHg), bradikardi (5555/dak) ve solunum düzensizliği mevcuttur.
Bu üçlü bulgu (Cushing triadı), artmış kafa içi basıncının (KİBAS) klasik bir göstergesidir.
2
Pediatrik Glasgow Koma Skalası (pGKS) hesaplanması
Göz (ağrılı uyaran)=2, Sözel (anlamsız ses)=2, Motor (lokalize etme)=5. Toplam pGKS=9.
pGKS skoru 9 olan hasta, orta-ağır kafa travması kategorisinde değerlendirilir ve KİBAS yönetimi gerektirir.
3
Yönetim stratejisinin belirlenmesi
KİBAS şüphesi olan travma hastasında intrakraniyal herniasyon riski mevcuttur.
Kafa içi basıncın yüksek olduğu durumlarda spinal aralıktan sıvı boşaltılması (LP), beyin dokusunun foramen magnuma doğru kaymasına yol açar.

Anahtar Kavram

Kafa içi basınç artışı (KİBAS) sendromu olan hastalarda, beyin hernisi riskinden dolayı lomber ponksiyon (LP) kontrendikedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 218Soru

99 yaşında bir çocuk, havuzda bir süre su altında kalmış olarak bulunuyor. Kıyıya çıkarıldığında bilinci açık ancak konfüzyonda, şiddetli öksürüğü ve pembe köpüklü balgamı mevcut. Fizik muayenede her iki akciğer alanında yaygın raller duyuluyor. Oksijen desteği altında SpO2SpO_2 değeri %88\%88, solunum sayısı 38/dk38/\text{dk}, kalp hızı 124/dk124/\text{dk} ve kan basıncı 105/70 mmHg105/70 \text{ mmHg} olarak saptanıyor. Bu hastanın yönetiminde en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oksijenasyonu düzeltmek için sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP) uygulamasına geçilmesi

Cevap

Hastanın yönetiminde en uygun yaklaşım, oksijenasyonu düzeltmek ve kollabe olan alveolleri açmak amacıyla sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP) uygulamasına geçilmesidir.
Suda boğulma vakalarında aspire edilen su, alveollerdeki sürfaktanın yapısını bozarak veya yıkayarak yaygın alveoler kollapsa (atelektazi) neden olur. Bu durum, akciğer içi şant miktarını artırarak ağır hipoksemiye ve non-kardiyojenik akciğer ödemine yol açar. Sürekli pozitif havayolu basıncı (CPAP) veya mekanik ventilasyonda uygulanan PEEP, bu kollabe alveollerin açılmasını sağlayarak gaz değişim yüzeyini artırır ve oksijenasyonu düzeltir. Hastanın mevcut solunum sıkıntısı ve hipoksisi için en fizyolojik ve etkili tedavi budur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu değerlendir (konfüzyon, raller, pembe balgam, hipoksi).
Non-kardiyojenik akciğer ödemi ve sürfaktan disfonksiyonu tanısı.
Suda boğulmada aspire edilen su sürfaktanı yıkar veya etkisizleştirir, bu da yaygın atelektazilere ve şant oluşumuna yol açar.
2
Solunumsal destek yöntemini seç.
Pozitif sonu ekspiratuar basınç (PEEP) veya CPAP gerekliliği.
Pozitif basınçlı ventilasyon, kollabe alveolleri açarak (rekrütman) fonksiyonel rezidüel kapasiteyi artırır ve ventilasyon/perfüzyon uyumunu düzeltir.
3
Gereksiz veya zararlı müdahalelerden kaçın.
Heimlich, rutin antibiyotik ve diüretik tedavilerinin dışlanması.
Bu yöntemlerin suda boğulma patofizyolojisinde yeri yoktur ve komplikasyon riskini artırabilirler.

Anahtar Kavram

Suda boğulmada akciğer hasarı non-kardiyojenik niteliktedir ve temel tedavi stratejisi akciğer rekrütmanını sağlayan pozitif basınçlı ventilasyondur.
Soru 219Soru

33 yaşında ve 1515 kg ağırlığındaki bir çocuk, son bir gündür devam eden şiddetli kusma ve ishal şikayetleri nedeniyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenesinde periferik nabızların zayıf, kapiller dolum süresinin 55 saniye ve mukozaların kuru olduğu saptanıyor. Bilinci konfüze olan hastanın kan basıncı yaş grubuna göre normal sınırların altındadır. PALS (Pediatrik İleri Yaşam Desteği) kılavuzlarına göre bu hastaya ilk aşamada verilmesi gereken izotonik kristaloid bolus hacmi kaç mL'dir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 300300 mL

Cevap

PALS kılavuzlarına göre hipovolemik şoktaki bir çocuk için başlangıç izotonik kristaloid bolus hacmi 2020 mL/kg'dır. 1515 kg ağırlığındaki bir hasta için bu miktar 300300 mL olarak hesaplanır.
Ağır dehidratasyon ve şok bulguları gösteren pediatrik hastalarda PALS kılavuzları, başlangıç tedavisi olarak 2020 mL/kg izotonik kristaloid (örneğin %0.90.9 NaCl veya Ringer Laktat) bolusu önerir. 1515 kg ağırlığındaki bu çocuk için hesaplanan 300300 mL hacmi, doku perfüzyonunu düzeltmek için hedeflenen standart miktardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendirerek şok tipini belirle.
Gastroenterit öyküsü, uzamış kapiller dolum ve zayıf nabızlar hipovolemik şoku işaret etmektedir.
Tedavi stratejisini belirlemek için şokun etiyolojisini anlamak kritiktir.
2
Standart PALS bolus dozunu hatırla.
Pediatrik hastalarda standart bolus dozu 2020 mL/kg'dır.
PALS algoritmaları kanıta dayalı en güvenli başlangıç hacmini önerir.
3
Hastanın ağırlığına göre toplam hacmi hesapla.
15 kg×20 mL/kg=300 mL15 \text{ kg} \times 20 \text{ mL/kg} = 300 \text{ mL}.
İlaç ve mayi dozları pediatride vücut ağırlığına göre bireyselleştirilir.

Anahtar Kavram

Pediatrik şok yönetiminde başlangıç izotonik mayi replasmanı 2020 mL/kg hacminde, 1010-2020 dakika içinde verilmelidir.

İpuçları

1
Pediatrik şokta bolus dozları her zaman hastanın kilogramı başına hesaplanır.
2
Standart PALS protokolünde hipovolemiyi düzeltmek için kullanılan sihirli sayı 2020 mL/kg'dır.

Daha Fazla Pratik

Kardiyojenik şok şüphesi olduğunda bolus dozunun neden 55-1010 mL/kg'a düşürüldüğünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 220Soru

22 yaşında ve 12 kg12\text{ kg} ağırlığında bir erkek çocuk, ani bilinç kaybı nedeniyle acil servise getiriliyor. Yapılan ilk değerlendirmede hastanın solunumu olmadığı ve karotis nabzının alınamadığı saptanıyor. İki sağlık personeli tarafından Pediatrik İleri Yaşam Desteği (PALS) protokolüne göre canlandırma (CPR) başlatılıyor. Bu hastada uygulanması gereken göğüs kompresyon/ventilasyon oranı ve göğüs kompresyon derinliği aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 15:215:2 ve göğüs ön-arka çapının yaklaşık 1/31/3'ü (yaklaşık 5 cm5\text{ cm})

Cevap

İki sağlık personeli bulunan 2 yaşındaki bir çocukta, kompresyon/ventilasyon oranı 15:2 ve kompresyon derinliği göğüs ön-arka çapının 1/3'ü (yaklaşık 5 cm) olmalıdır.
Amerikan Kalp Cemiyeti (AHA) 2020 güncel kılavuzuna göre, ergenlik öncesi çocuklarda iki sağlık personeli (kurtarıcı) ile yapılan canlandırmada kompresyon/ventilasyon oranı 15:215:2 olmalıdır. Göğüs kompresyon derinliği ise göğüs ön-arka çapının en az 1/31/3'ü kadar (çocuklarda yaklaşık 5 cm5\text{ cm}) olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın yaşını ve kurtarıcı sayısını belirleyin.
Hasta 2 yaşında (çocuk) ve 2 sağlık personeli (kurtarıcı) mevcut.
CPR oranları yaş grubuna ve kurtarıcı sayısına göre değişir.
2
Pediatrik protokolde 2 kurtarıcı için uygun oranı seçin.
Oran 15:215:2 olarak belirlenir.
Tek kurtarıcıda 30:230:2 olan oran, iki kurtarıcıda ventilasyonu artırmak için 15:215:2 yapılır.
3
Çocuk yaş grubu için uygun kompresyon derinliğini belirleyin.
Derinlik göğüs ön-arka çapının 1/31/3'ü, yani yaklaşık 5 cm5\text{ cm} olmalıdır.
Bebeklerde (1 yaş altı) 4 cm4\text{ cm}, çocuklarda 5 cm5\text{ cm}, adolesanlarda 56 cm5-6\text{ cm} derinlik önerilir.

Anahtar Kavram

İki kurtarıcı varlığında pediatrik (bebek ve çocuk) CPR oranı 15:215:2'dir; çocuklarda göğüs bası derinliği 5 cm5\text{ cm} (1/31/3 ön-arka çap) olmalıdır.

Daha Fazla Pratik

İleri hava yolu (entübasyon) sağlandıktan sonra ventilasyon hızının dakikada 20-30 nefes (her 2-3 saniyede bir) olarak güncellendiğini unutmayın.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 11 / 15Sonraki
Acil ve Yoğun Bakım — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin