Hematoloji ve Onkoloji

409 soru

Soru 181Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, rutin kontrolü sırasında saptanan anemi nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenesinde hafif solukluk dışında bulgu saptanmayan hastanın laboratuvar sonuçları şu şekildedir:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin9.69.6 g/dL10.510.5 - 13.513.5
MCVMCV6262 fL7070 - 8686
Eritrosit sayısı (RBCRBC)5.6×1012/L5.6 \times 10^{12}/L3.93.9 - 5.15.1
RDWRDW%12.812.8%11.511.5 - 14.514.5

Bu hastada yapılan ön değerlendirmede Mentzer indeksi hesaplandığında, tanıyı kesinleştirmek için istenmesi gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hemoglobin elektroforezi

Cevap

Hemoglobin elektroforezi istenmesi, Mentzer indeksi düşük çıkan bu hastada beta-talasemi taşıyıcılığı tanısını kesinleştirmek için en uygun adımdır.
Laboratuvar bulgularında saptanan mikrositoz (MCVMCV 6262 fL) ile birlikte eritrosit sayısının yüksek olması (RBCRBC 5.6×1012/L5.6 \times 10^{12}/L), Mentzer indeksinin 11.111.1 çıkmasına neden olur. 1313'ün altındaki Mentzer indeksi değerleri, özellikle RDW'nin normal olduğu durumlarda öncelikle beta-talasemi taşıyıcılığını düşündürür. Bu durumda kesin tanı, hemoglobin elektroforezi ile HbA2 artışının gösterilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar verilerini kullanarak Mentzer indeksini hesaplayın.
Mentzer İndeksi = MCV/RBC=62/5.611.1MCV / RBC = 62 / 5.6 \approx 11.1
Mentzer indeksi, mikrositer anemilerde demir eksikliği (genellikle >13) ile talasemi taşıyıcılığını (genellikle <13) ayırt etmede hızlı bir tarama aracıdır.
2
Hesaplanan indeksi ve diğer parametreleri yorumlayın.
Mentzer indeksinin 1313'ten küçük olması, eritrosit sayısının yüksek (5.6×1012/L5.6 \times 10^{12}/L) ve RDW'nin normal olması talasemi taşıyıcılığını destekler.
Talasemi taşıyıcılarında, hemoglobin sentezindeki defekte bağlı olarak hücreler küçüktür (düşük MCV) ancak vücut bunu kompanse etmek için daha fazla sayıda hücre üretir (yüksek RBC).
3
Şüpheli tanı için kesin doğrulama testini belirleyin.
Hemoglobin elektroforezi ile HbA2 ve HbF düzeylerinin ölçülmesi.
Beta-talasemi taşıyıcılığında HbA2 düzeyi tipik olarak %3.53.5'in üzerindedir.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemili bir çocukta yüksek eritrosit sayısı (RBC) ve düşük Mentzer indeksi (<13) öncelikle talasemi taşıyıcılığını düşündürür.
Soru 182Soru

İki buçuk yaşında bir erkek çocuk, tekrarlayan burun kanamaları ve vücudunda kolay morarma şikayetleriyle getirilmiştir. Öz geçmişinde, bir yıl önce yapılan sünnet operasyonu sonrası sızıntı şeklinde kanamasının olduğu ve bu kanamanın tampon ile güçlükle durdurulabildiği öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde gövdede peteşiler ve alt ekstremitelerde ekimozlar saptanmıştır; organomegali saptanmamıştır. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 11,6 g/dL11,6 \text{ g/dL}, lökosit sayısı 7.400/μL7.400/\mu L ve trombosit sayısı 42.000/μL42.000/\mu L olarak bulunmuştur. Periferik yaymada nadir, ancak dev yapıda trombositler izlenmiştir. Trombosit agregasyon testlerinde ristosetin ile agglütinasyon saptanmamış, ancak hastanın plazmasına normal plazma eklenmesine rağmen ristosetin yanıtı düzelmemiştir. ADP, kollajen ve epinefrin ile agregasyon yanıtları ise normaldir.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bernard-Soulier Sendromu

Cevap

Bernard-Soulier Sendromu
Hastada saptanan trombositopeni, dev trombositler ve ristosetin ile indüklenen agglütinasyonun normal plazma eklenmesine rağmen düzelmemesi Bernard-Soulier Sendromu'nun klasik laboratuvar bulgularıdır. Bu hastalıkta GpIb-IX-V reseptör kompleksi eksiktir ve trombositlerin von Willebrand Faktörüne (vWF) bağlanması bozulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve tam kan sayımının değerlendirilmesi
Hastada mukoza kanamaları, uzamış sünnet kanaması öyküsü ve hafif trombositopeni (42.000/μL42.000/\mu L) mevcuttur.
Primer hemostaz bozukluğu (trombosit veya damar duvarı kaynaklı) olduğunu doğrulamak için.
2
Trombosit morfolojisinin incelenmesi
Periferik yaymada 'dev trombositlerin' görülmesi ve MPV'nin yüksek olması (trombosit morfolojik anomalisi).
Trombositopeni nedenlerini (üretim azlığı vs. yapısal bozukluk) ayırt etmek için.
3
Agregasyon testleri ve plazma düzeltme testi sonuçlarının yorumlanması
Ristosetin yanıtının olmaması ve normal plazma ile düzelmemesi, sorunun plazmadaki vWF eksikliği değil, trombositteki GpIb reseptör eksikliği olduğunu gösterir.
von Willebrand Hastalığı ile Bernard-Soulier Sendromu arasındaki temel ayrımı yapmak için.

Anahtar Kavram

Bernard-Soulier Sendromu, GpIb-IX-V reseptör kompleksi eksikliğine bağlı gelişen, dev trombositler ve trombositopeni ile karakterize bir primer hemostaz bozukluğudur.

Daha Fazla Pratik

Dev trombositlerle giden diğer hastalıklar (May-Hegglin Anomali gibi) ve ayırıcı tanıdaki Döhle cisimcikleri varlığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 183Soru

88 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 22 yıldır dirençli epilepsi tanısıyla fenitoin tedavisi almaktadır. Son 22 aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve çabuk yorulma şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde konjonktivaları soluk saptanan hastanın nörolojik muayenesi, mevcut hastalığı ile uyumlu olup yeni bir patoloji saptanmıyor. Laboratuvar incelemesinde; Hemoglobin: 929{}2 g/dL, MCV: 108108 fL, RDW: %19\%19, Beyaz küre ve Trombosit sayıları normal sınırlarda bulunuyor. Periferik yaymasında hipersegmentasyon gösteren nötrofiller saptanıyor. Bu hastada saptanan aneminin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Folat eksikliği

Cevap

Folat eksikliği
Fenitoin gibi bazı antiepileptik ilaçlar, ince bağırsaktan folat emilimini engelleyerek veya folatın hücre içi kullanımını bozarak megaloblastik anemiye neden olabilirler. Hastada saptanan makrositoz (MCV>100MCV > 100 fL) ve nötrofillerdeki hipersegmentasyon bu tanıyı destekler. B12 vitamini eksikliğinden farklı olarak, bu tabloda subakut kombine dejenerasyon gibi yeni nörolojik bulgular beklenmez.

Adım Adım Çözüm

1
MCV değerini analiz et.
MCV 108108 fL (Makrositoz saptandı).
Anemiyi morfolojik olarak sınıflandırmak için.
2
Periferik yayma bulgularını ve RDW değerini yorumla.
Hipersegmentasyon ve yüksek RDW (Megaloblastik süreç).
Makrositozun nedenini (megaloblastik vs non-megaloblastik) belirlemek için.
3
Hastanın ilaç öyküsü ile laboratuvar bulgularını birleştir.
Fenitoin kullanımı folat metabolizmasını bozar.
Etiyolojik tanıyı koymak için.

Anahtar Kavram

İlaç kullanımına (özellikle fenitoin) bağlı gelişen folat eksikliği ve megaloblastik anemi.
Soru 184Soru

77 yaşında bir kız çocuk, vücudunda morluklar ve halsizlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve ağırlık <3.<3. persentil, mikrosefali ve gövdesinde çok sayıda sütlü kahve (cafeˊaulaitcaf\acute{e}-au-lait) lekesi saptanıyor. El ve parmak muayenesi normal olarak değerlendiriliyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin (HbHb): 78 g/dL7{}8\text{ g/dL}, beyaz küre (WBCWBC): 2.100/mm32.100\text{/mm}^3, trombosit: 32.000/mm332.000\text{/mm}^3, retikülosit: %02\%0{}2 ve ortalama eritrosit hacmi (MCVMCV): 102 fL102\text{ fL} olarak saptanıyor. Bu hastaya HLA tam uyumlu kardeşi donör olarak düşünülmektedir. Kardeşin verici olabilmesi için HLA tiplemesine ek olarak öncelikle hangi tetkikin yapılması zorunludur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diepoksibütan (DEB) ile kromozom kırık analizi

Cevap

Diepoksibütan (DEB) ile kromozom kırık analizi, Fanconi aplastik anemisi şüphesi olan bir hastanın kardeşinin donör olabilmesi için yapılması zorunlu olan tetkiktir.
Fanconi aplastik anemisi (FAA) tanısı veya güçlü şüphesi olan bir hastada, kardeşten kemik iliği nakli planlanıyorsa, kardeşin donör olabilmesi için 'sessiz FAA' formunun dışlanması gerekir. FAA hastalarının kardeşlerinde %25 oranında hastalık riski bulunur ve bu kardeşlerin bir kısmı normal fiziksel görünüme veya normal kan sayımlarına sahip olabilir. Bu nedenle, HLA tiplemesine ek olarak diepoksibütan (DEB) veya mitomisin C (MMC) gibi ajanlarla yapılan kromozom kırık analizi, donör güvenliğini sağlamak için zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Boy kısalığı, mikrosefali, sütlü kahve lekeleri ve makrositer pansitopeni varlığı Fanconi aplastik anemisini (FAA) düşündürür.
FAA'da parmak anomalileri hastaların yaklaşık %30'unda bulunmayabilir, bu nedenle diğer fiziksel bulgular ve laboratuvar verileri tanıya yönlendirir.
2
Donör tarama prensiplerini uygulama
FAA hastalarının kardeşlerinde sessiz seyreden (silent phenotype) hastalık riski yüksektir.
Hücre sayımları normal olan bir kardeş, genetik olarak FAA taşıyor olabilir ve bu durumda donör olarak kullanılması kemik iliği nakli başarısızlığına veya donörde malignite gelişimine yol açabilir.
3
En uygun tetkiki seçme
Diepoksibütan (DEB) veya Mitomisin C (MMC) ile indüklenen kromozom kırık analizi yapılmalıdır.
Bu test, FAA'nın altın standart tanı yöntemi olup donör adayındaki gizli hastalığı ortaya çıkarabilecek tek yöntemdir.

Anahtar Kavram

Fanconi aplastik anemisi olan bir hastada kardeş donör taranırken, sadece HLA uyumu ve kan sayımı yeterli değildir; sessiz FAA'yı dışlamak için mutlaka kromozomal duyarlılık testi yapılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 185Soru

Üç yaşındaki bir kız hasta, yirmi gündür düşmeyen dirençli ateş, karında şişlik ve belirgin halsizlik şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde masif splenomegali ve hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde pansitopeni, açlık trigliserit düzeyi 450 mg/dL450 \text{ mg/dL} ve ferritin düzeyi 8.500 ng/mL8.500 \text{ ng/mL} olarak ölçülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda hemofagositoz tablosu saptanan hastada, primer Hemofagositik Lenfohistiyositoz (HLH) ön tanısı konuluyor.

Bu hastada HLH-2004 tanı kriterleri dikkate alındığında, aşağıdaki laboratuvar bulgularından hangisinin tabloya eşlik etmesi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azalmış veya kaybolmuş Natural Killer (NK) hücre aktivitesi

Cevap

Azalmış veya kaybolmuş Natural Killer (NK) hücre aktivitesi
Hemofagositik Lenfohistiyositozda (HLH), T lenfositleri ve makrofajların aşırı aktivasyonuna rağmen, Natural Killer (NK) hücrelerinin ve sitotoksik T hücrelerinin hedef hücreleri (enfekte hücreler vb.) apoptoza götürme yetenekleri bozulmuştur. Bu nedenle 'azalmış veya kaybolmuş NK hücre aktivitesi' HLH-2004 tanı kriterleri arasında yer alan temel laboratuvar bulgularındandır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu analiz etme
Dirençli ateş, hepatosplenomegali, pansitopeni, hipertrigliseridemi, hiperferritinemi ve kemik iliğinde hemofagositoz bulguları tespit edildi.
Bu bulguların tümü HLH-2004 tanı kriterleri içerisinde yer alan karakteristik özelliklerdir.
2
HLH-2004 tanı kriterlerinin eksik olanlarını hatırlama
Klinikte aranan diğer temel bulgular; hipofibrinojenemi, artmış solubl CD25 (sIL-2R) ve azalmış/yok olmuş NK hücre aktivitesidir.
Tanının kesinleşmesi için belirlenmiş 8 temel kriterden laboratuvara dayalı olanları seçeneklerde değerlendirmek gerekir.
3
Seçenekleri HLH patofizyolojisine göre değerlendirme
Hastalığın temelinde aşırı immün aktivasyon bulunsa da, NK ve sitotoksik T hücre fonksiyonlarında (perforin/granzim eksikliği vb.) defekt vardır.
Bu defekt nedeniyle azalmış NK hücre aktivitesi HLH'nin temel laboratuvar bulgularından ve tanı kriterlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Hemofagositik Lenfohistiyositoz (HLH) patofizyolojisi ve HLH-2004 Tanı Kriterleri

İpuçları

1
HLH tablosunda aşırı ve kontrolsüz bir immün sistem aktivasyonu söz konusudur, ancak spesifik bazı hücrelerin hedefi yok etme fonksiyonları temelden defektiftir.
2
Şiddetli inflamasyona rağmen, hastanın fibrinojeni tüketildiği için sedimantasyon hızı (ESH) gibi testler paradoksal olarak düşük kalır.
3
Hastalığın patofizyolojisinde sitotoksik T hücreleri ve Natural Killer (NK) hücrelerinin perforin/granzim aracılı hücre öldürme yetenekleri bozulmuştur.

Daha Fazla Pratik

HLH'de paradoksal olarak normal/düşük seyreden akut faz reaktanlarının (ESH gibi) fizyolojik nedenlerini ve HLH-2004 tanı kriterlerinin tamamını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 186Soru

1414 yaşında bir genç, boyun bölgesinde yaklaşık 22 aydır bulunan, ağrısız, lastik kıvamında ve yavaş büyüyen lenfadenopati şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan lenf nodu biyopsisinde, büyük, çift çekirdekli ve belirgin nükleollü "baykuş gözü" görünümüne sahip Reed-Sternberg hücreleri saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hodgkin lenfoma

Cevap

Baykuş gözü görünümündeki Reed-Sternberg hücrelerinin saptanması Hodgkin lenfoma tanısını doğrular.
Hodgkin lenfoma, çocukluk ve adölesan döneminde sık görülen bir lenfomadır. Histopatolojik incelemede görülen büyük, çift çekirdekli, belirgin asidofilik nükleollere sahip ve "baykuş gözü" olarak adlandırılan Reed-Sternberg (RS) hücreleri bu hastalık için tanı koydurucudur. Vaka sunumundaki ağrısız, lastik kıvamındaki lenfadenopati Hodgkin lenfoma için tipik bir klinik tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezantasyonun analizi
Ağrısız, lastik kıvamında ve uzun süreli lenfadenopati malign süreci düşündürür.
Hodgkin lenfoma genellikle adölesan dönemde ağrısız servikal lenfadenopati ile ortaya çıkar.
2
Histopatolojik bulgunun değerlendirilmesi
Büyük, çift çekirdekli ve belirgin nükleollü hücreler Reed-Sternberg hücreleridir.
Reed-Sternberg hücreleri Hodgkin lenfomanın patognomonik hücresel özelliğidir.
3
Tanısal eşleştirme
Klinik ve patolojik bulgular birleştirildiğinde tanı Hodgkin lenfomadır.
Baykuş gözü görünümü ve RS hücreleri bu hastalık için ayırıcı tanıda en spesifik bulgudur.

Anahtar Kavram

Hodgkin lenfomada Reed-Sternberg hücreleri (baykuş gözü görünümü) en karakteristik patolojik bulgudur.

Alternatif Yöntem

Klinik tabloda 'ağrısız lastik kıvamında lenfadenopati' ve patolojide 'baykuş gözü' anahtar kelimeleri doğrudan Hodgkin lenfoma tanısına yönlendirir.
Tahmini Süre:45s
Soru 187Soru

Dört yaşındaki bir erkek çocuğun anaokulu kaydı öncesi yapılan rutin kontrollerinde saptanan laboratuvar değerleri aşağıda tablo halinde sunulmuştur:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)9.2g/dL9.2 \, g/dL
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)65fL65 \, fL
Eritrosit Dağılım Genişliği (RDW)%18.5\%18.5
Eritrosit Sayısı (RBC)3.8×106/μL3.8 \times 10^6/\mu L
Serum Demiri30μg/dL30 \, \mu g/dL
Toplam Demir Bağlama Kapasitesi (TDBK)450μg/dL450 \, \mu g/dL
Ferritin9ng/mL9 \, ng/mL

Bu laboratuvar bulgularına göre en olası tanı ve bu tabloyu β\beta-talasemi taşıyıcılığından ayırmada kullanılan Mentzer indeksi (MCV/RBCMCV/RBC) değeri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi, 17.117.1

Cevap

Demir eksikliği anemisi tanısı konulmalı ve Mentzer indeksi 17.117.1 olarak hesaplanmalıdır.
Laboratuvar tablosunda düşük hemoglobin düzeyi ile birlikte görülen belirgin hipokrom mikrositoz, düşük ferritin (<12ng/mL<12 \, ng/mL), yüksek TDBK ve artmış RDW (%15\%15 üzeri) demir eksikliği anemisi için karakteristiktir. Mentzer indeksi, MCV değerinin (6565) eritrosit sayısına (3.83.8) bölünmesiyle 17.117.1 olarak hesaplanır ve bu değerin 13'ten büyük olması tanıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit indekslerini ve demir parametrelerini analiz et
Hb 9.2g/dL9.2 \, g/dL (anemi), MCV 65fL65 \, fL (mikrositoz), Ferritin 9ng/mL9 \, ng/mL (düşük demir depoları), TDBK 450μg/dL450 \, \mu g/dL (yüksek), RDW %18.5\%18.5 (yüksek değişkenlik).
Mikrositik aneminin ayırıcı tanısını yapmak için depo ve taşıma proteinlerine bakılmalıdır.
2
Tanıyı belirle
En olası tanı Demir Eksikliği Anemisi'dir.
Düşük ferritin ve yüksek TDBK, demir eksikliği için patognomoniktir; ayrıca yüksek RDW demir eksikliğini talasemi taşıyıcılığından ayırır.
3
Mentzer indeksini hesapla
Mentzer=MCV/RBC=65/3.817.1Mentzer = MCV / RBC = 65 / 3.8 \approx 17.1
Mentzer indeksi, mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında kullanılan hızlı bir tarama aracıdır.
4
İndeksi yorumla
17.1>1317.1 > 13 olduğu için sonuç demir eksikliği anemisini destekler.
13 eşik değerdir; 13'ün üzeri demir eksikliğini, 13'ün altı ise talasemi taşıyıcılığını işaret eder.

Anahtar Kavram

Mikrositik anemilerde demir eksikliği anemisi ile β\beta-talasemi taşıyıcılığı ayrımında Mentzer indeksi (MCV/RBCMCV/RBC) ve RDW kullanımı.
Soru 188Soru

1212 yaşında bir erkek çocuk, karın ağrısı ve batında şişlik şikayetiyle başvuruyor. Yapılan tetkikler sonucunda abdominal kitle saptanıyor ve ince bağırsak kaynaklı Burkitt lenfoma tanısı alıyor. Hastaya uygun hidrasyon ve allopurinol desteği altında sitoredüktif kemoterapi başlanıyor. Tedavinin 2424. saatinde yapılan laboratuvar incelemesinde ürik asit 9.2 mg/dL9.2\text{ mg/dL}, potasyum 5.8 mEq/L5.8\text{ mEq/L}, fosfor 7.2 mg/dL7.2\text{ mg/dL}, kalsiyum 6.8 mg/dL6.8\text{ mg/dL} ve LDH 2400 U/L2400\text{ U/L} olarak saptanıyor. Bu hastada "Klinik Tümör Lizis Sendromu" tanısı koyabilmek için laboratuvar bulgularına aşağıdakilerden hangisinin eklenmesi gereklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum kreatinin düzeyinin yaşa göre normal üst sınırın 1.51.5 katına çıkması

Cevap

Serum kreatinin düzeyinin yaşa göre normal üst sınırın 1.51.5 katına çıkması, hastayı laboratuvar evresinden klinik evreye taşıyan kriterdir.
Tümör Lizis Sendromu (TLS), kemoterapi sonrası hücre yıkımıyla potasyum, fosfor ve ürik asidin kana karışması ve kalsiyumun düşmesiyle karakterizedir. Cairo-Bishop kriterlerine göre laboratuvar TLS (LTLS), ürik asit 8 mg/dL\geq 8\text{ mg/dL}, potasyum 6 mEq/L\geq 6\text{ mEq/L}, fosfor 6.5 mg/dL\geq 6.5\text{ mg/dL} (çocukta) ve kalsiyum 7 mg/dL\leq 7\text{ mg/dL} değerlerinden en az ikisinin bulunmasıdır. Klinik TLS (CTLS) ise LTLS bulgularına ek olarak serum kreatinin düzeyinin yaşa göre üst sınırın 1.51.5 katına çıkması, kardiyak aritmi/ani ölüm veya nöbet bulgularından en az birinin eşlik etmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar bulgularını değerlendir
Hastada ürik asit (>8>8), fosfor (>6.5>6.5) ve kalsiyum (<7<7) düzeyleri laboratuvar TLS (LTLS) kriterlerini karşılamaktadır.
LTLS tanısı için 2 veya daha fazla metabolik anormalliğin bir arada bulunması gerekir.
2
Klinik TLS (CTLS) ayrımını yap
LTLS bulgularına ek olarak böbrek fonksiyon bozukluğu, aritmi veya nöbet varlığı CTLS tanısı koydurur.
CTLS, metabolik yıkım ürünlerinin hedef organlarda hasar oluşturduğunu gösterir.
3
Doğru kriteri belirle
Serum kreatininin yaşa göre üst sınırın 1.51.5 katı olması renal disfonksiyonu temsil eder.
Cairo-Bishop sınıflamasında spesifik kreatinin artışı CTLS için ana kriterdir.

Anahtar Kavram

Tümör Lizis Sendromu'nda Laboratuvar ve Klinik Ayrımı (Cairo-Bishop Kriterleri)

Daha Fazla Pratik

Klinik TLS gelişen hastalarda hemodiyaliz endikasyonlarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 189Soru

6 yaşında bir erkek çocuk, bebeklikten itibaren tekrarlayan burun kanamaları ve vücudunda kolay morarma şikayetleriyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde alt ekstremitelerde yaygın peteşiler ve ekimozlar saptanıyor; ancak splenomegali, lenfadenopati veya iskelet sistemi anomalisi saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda sunulmuştur:

ParametreDeğerReferans Aralık
Trombosit sayısı38.000/μL38.000/\mu L150.000450.000150.000 - 450.000
MPV (Ortalama Trombosit Hacmi)15.4 fL15.4\ fL7117 - 11
Kanama zamanı18 dakika18\ dakika292 - 9
PT (Protrombin Zamanı)12.5 saniye12.5\ saniye111511 - 15
aPTT31.0 saniye31.0\ saniye253525 - 35

Periferik yayma incelemesinde lenfosit büyüklüğüne yakın "dev trombositler" izleniyor. Trombosit agregasyon testinde; ristosetin ile agregasyon saptanmazken; ADP, epinefrin ve kollajen ile normal agregasyon yanıtı alınıyor. Hastanın trombositlerine normal plazma eklenmesi ristosetin ile agregasyon kusurunu düzeltmiyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bernard-Soulier Sendromu

Cevap

Bernard-Soulier Sendromu
Vakadaki çocukta bebeklikten itibaren süregelen mukozal kanamalar, trombositopeni ve periferik yaymada 'dev trombositlerin' görülmesi makrotrombositopeni durumunu tanımlar. Trombosit agregasyon testlerinde sadece ristosetin ile yanıt alınamaması ve bu durumun ristosetin kofaktörü (vWF) içeren normal plazma ile düzelmemesi, sorunun trombosit üzerindeki GpIb-IX-V reseptör kompleksinde olduğunu (Bernard-Soulier Sendromu) kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tipin belirlenmesi
Mukozal kanamalar ve peteşiler, primer hemostaz kusuruna işaret eder.
Primer hemostaz (trombosit/damar duvarı) bozuklukları yüzeyel kanamalarla seyreder.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Trombositopeni, yüksek MPV (dev trombositler) ve normal koagülasyon zamanları (PT/aPTT) saptandı.
Trombositopeniye eşlik eden dev trombositler Bernard-Soulier ve May-Hegglin gibi durumları düşündürür.
3
Agregasyon testlerinin yorumlanması
Sadece ristosetin ile agregasyon kusuru olması ve normal plazma (vWF) ile düzelmemesi tanıya götürür.
Ristosetin kusuru GpIb-IX-V eksikliğini (Bernard-Soulier) gösterir; normal plazma ile düzelmemesi vWF eksikliğinden (vWD) ayırır.

Anahtar Kavram

Bernard-Soulier Sendromu, trombosit membranındaki GpIb-IX-V kompleksinin eksikliği sonucu oluşan, dev trombositler ve ristosetin agregasyon bozukluğu ile karakterize bir hastalıktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 190Soru

Bacak ağrısı, halsizlik ve iştahsızlık şikayetleriyle getirilen 7 yas¸ındaki7\text{ yaşındaki} erkek hastanın fizik muayenesinde solukluk, yaygın servikal lenfadenopati ve kot kavsini 3 cm3\text{ cm} geçen hepatosplenomegali saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.8 g/dL7.8\text{ g/dL}, trombosit 32.000/mm332.000/\text{mm}^3 ve lökosit 62.000/mm362.000/\text{mm}^3 olarak bulunuyor. Periferik yaymada %70 oranında lenfoblastlar görülüyor. Kemik iliği aspirasyonunda blastların terminal deoksinükleotidil transferaz (TdT) ve periyodik asit-Schiff (PAS) pozitif, miyeloperoksidaz (MPO) negatif olduğu saptanıyor.

Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi kötü prognostik faktörlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 ve üzerinde olması

Cevap

Tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 ve üzerinde olması
Çocukluk çağı ALL'de National Cancer Institute (NCI) kriterlerine göre tanı anındaki lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 ve üzerinde olması, hastayı yüksek risk grubuna dahil eden önemli bir kötü prognostik faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Hastada pansitopeni bulguları (anemi, trombositopeni), lenfadenopati, hepatosplenomegali ve yüksek lökosit sayısı ile birlikte periferik yaymada lenfoblastlar mevcuttur. TdT(+) ve PAS(+) olması tanıyı Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL) olarak kesinleştirir.
Tanı basamaklarını netleştirmek için.
2
Risk sınıflamasını (NCI kriterleri) uygula
NCI (National Cancer Institute) kriterlerine göre; yaşın 1101-10 dışı olması veya lökosit sayısının 50.000/mm350.000/\text{mm}^3 üzerinde olması hastayı 'Yüksek Risk' grubuna sokar.
Hastanın prognozunu belirleyen temel kriterleri hatırlamak için.
3
Seçeneklerdeki prognostik faktörleri karşılaştır
Hastanın yaşı (7 yas¸7\text{ yaş}) iyi prognozludur, ancak lökosit sayısı (62.000/mm362.000/\text{mm}^3) 50.000 eşiğini geçtiği için kötü prognostik bir faktör olarak öne çıkar.
Doğru yanıtı belirlemek için.

Anahtar Kavram

ALL'de NCI Risk Sınıflaması ve Prognostik Faktörler

Daha Fazla Pratik

B-ALL ve T-ALL ayrımında kullanılan immünofenotipik belirteçleri ve mediastinal kitle varlığının prognostik önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 191Soru

44 yaşında bir erkek çocuk, elektif inguinal herni operasyonu öncesi yapılan rutin tetkiklerinde hafif anemi saptanması üzerine değerlendiriliyor. Özgeçmişinde ve fizik muayenesinde herhangi bir özellik saptanmayan hastanın laboratuvar bulguları aşağıdadır:

- Hemoglobin: 10.810.8 g/dL
- MCVMCV: 6868 fL
- Eritrosit sayısı (RBCRBC): 5.6×106/μL5.6 \times 10^6/\mu L
- Serum ferritin düzeyi: 4545 ng/mL (Normal: 1010010-100)
- Hemoglobin elektroforezi: HbAHbA: %97.5\%97.5, HbA2HbA_2: %2.2\%2.2, HbFHbF: %0.3\%0.3

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: α\alpha-talasemi taşıyıcılığı

Cevap

Mikrositoz, yüksek eritrosit sayısı ve normal ferritin düzeyine sahip bir hastada hemoglobin elektroforezinin (HbA2HbA_2 ve HbFHbF) normal olması α\alpha-talasemi taşıyıcılığını işaret eder.
Hastada saptanan mikrositik anemi tablosunda Mentzer indeksinin 1313'ten küçük olması (MCV/RBCMCV/RBC) ve ferritin düzeyinin normal olması bizi talasemi taşıyıcılığına yönlendirir. Hemoglobin elektroforezinde HbA2HbA_2 ve HbFHbF düzeylerinin normal bulunması, β\beta-talasemi taşıyıcılığını (yüksek HbA2HbA_2 gerektirir) dışlayarak en olası tanı olarak α\alpha-talasemi taşıyıcılığını (sessiz taşıyıcı veya trait) destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi ve mikrositoz varlığının değerlendirilmesi
HbHb: 10.810.8 g/dL ve MCVMCV: 6868 fL ile mikrositik anemi mevcuttur.
Tanısal algoritmanın ilk basamağı anemi tipini belirlemektir.
2
Mentzer indeksi ve eritrosit sayısının (RBCRBC) kontrol edilmesi
MCV/RBC=68/5.6=12.1MCV / RBC = 68 / 5.6 = 12.1 (Mentzer indeksi <13< 13).
RBCRBC sayısının yüksekliği ve Mentzer indeksinin 1313’ün altında olması demir eksikliğinden ziyade talasemi süreçlerini düşündürür.
3
Depo demiri (Ferritin) ve Hb elektroforezi sonuçlarının yorumlanması
Ferritin normaldir (Demir eksikliği dışlanır). HbA2HbA_2 normaldir (β\beta-talasemi taşıyıcılığı dışlanır).
Normal hemoglobin elektroforezi ile seyreden mikrositik talasemi tablosu α\alpha-talasemi taşıyıcılığıdır.

Anahtar Kavram

Mikrositik anemilerin ayırıcı tanısında Mentzer indeksi ve Hb elektroforezinin kullanımı.
Soru 192Soru

99 aylık bir erkek bebek; saçlı deride seboroik dermatit benzeri yaygın döküntüler, her iki kulakta dirençli akıntı ve gövdede peteşiyel döküntü şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin hepatosplenomegali ve yaygın lenfadenopati saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.8g/dL7.8 \, g/dL, lökosit 2.800/mm32.800/mm^3 ve trombosit 55.000/mm355.000/mm^3 bulunuyor.

Hastadan alınan cilt biyopsisi örneğinin immünohistokimyasal analiz sonuçları aşağıdadır:

BelirteçSonuç
CD1aCD1aPozitif
S100S100Pozitif
CD207CD207 (LangerinLangerin)Pozitif
CD68CD68Negatif
CD15CD15 / CD30CD30Negatif

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, olası tanı ve hastalığın özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hastalığın patogenezinde rol oynayan temel hücreler, primer olarak hemofagositoz yapma yeteneği yüksek olan ve aktive olmuş makrofajlardır.

Cevap

Hastalığın patogenezinde rol oynayan hücrelerin, hemofagositoz yeteneği yüksek olan aktive makrofajlar olduğu ifadesi yanlıştır; çünkü bu hücreler dendritik hücre kökenlidir.
Langerhans hücreli histiyositozda proliferasyon gösteren hücreler, myeloid öncüllerden köken alan ve antijen sunan dendritik hücrelerdir. Aktive makrofajlar ve hemofagositoz tablosu, hemofagositik lenfohistiyositoz (HLH) için karakteristiktir. Bu nedenle 'aktive makrofaj' ifadesini içeren seçenek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir.
Dirençli pişik/döküntü, kronik kulak akıntısı, hepatosplenomegali ve pansitopeni multi-sistemik Langerhans hücreli histiyositoz (LHH) lehinedir.
LHH tipik olarak deri, kemik ve riskli organ (KC, dalak, kemik iliği) tutulumu ile prezente olur.
2
İmmünohistokimyasal belirteçleri analiz et.
CD1aCD1a, S100S100 ve CD207CD207 (LangerinLangerin) pozitifliği LHH için kesin tanısaldır.
Bu belirteçler dendritik hücrelerin Langerhans serisini tanımlar.
3
Hücresel kökeni ve patofizyolojiyi sorgula.
LHH hücreleri dendritik hücre tipindedir, HLH'deki gibi primer fagositoz yapan makrofajlar değildir.
LHH bir klonal dendritik hücre proliferasyonu iken, HLH bir sitokin fırtınası ve makrofaj aktivasyonu tablosudur.

Anahtar Kavram

Langerhans Hücreli Histiyositoz (LHH) Belirteçleri ve Hücresel Kökeni
Soru 193Soru

2424 aylık bir erkek çocuk, rutin kontrol amacıyla polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden günde yaklaşık 11 litreden fazla inek sütü tükettiği ve ek gıdaları reddettiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda ve avuç içlerinde hafif solukluk saptanıyor.

Hastanın laboratuvar bulguları şu şekildedir:

ParametreDeğer
Hemoglobin (Hb)9.29.2 g/dL
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)6565 fL
RDW (Eritrosit Dağılım Genişliği)17.8%17.8\%
Serum Demiri25μg/dL25 \mu g/dL
Demir Bağlama Kapasitesi (DBK)450μg/dL450 \mu g/dL
Ferritin6ng/mL6 ng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Verilen klinik öykü ve laboratuvar değerleri doğrultusunda en olası tanı demir eksikliği anemisidir.
Laboratuvar bulgularında izlenen düşük hemoglobin ve MCV mikrositer anemiyi; yüksek RDW, yüksek demir bağlama kapasitesi ve özellikle patognomonik olan düşük ferritin düzeyi ise demir eksikliği anemisini kesinleştirir. Günde 11 litreden fazla inek sütü tüketimi de bu yaş grubunda demir eksikliği için önemli bir risk faktörüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini kontrol et.
Hb: 9.29.2 g/dL ve MCV: 6565 fL (Yaşa göre düşük).
Mikrositer bir aneminin varlığını doğrulamak için.
2
Ferritin düzeyini değerlendir.
Ferritin: 6ng/mL6 ng/mL (Belirgin derecede düşük).
Düşük ferritin seviyesi, vücut demir depolarının tükendiğini gösteren en spesifik belirteçtir.
3
RDW ve Demir Bağlama Kapasitesini (DBK) incele.
RDW yüksek (%17.8\%17.8) ve DBK yüksek (450μg/dL450 \mu g/dL).
Demir eksikliğinde eritrosit boyut çeşitliliği (RDW) artar ve demiri taşımak için kapasite yükselir.

Anahtar Kavram

Ferritin düşüklüğü, çocukluk çağında demir eksikliği anemisinin en özgül laboratuvar bulgusudur.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği tedavisi sonrası laboratuvar düzelme sırasını (retikülositoz, hemoglobin artışı, depo düzelmesi) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 194Soru

Orak hücreli anemi (HbSS) tanısı ile izlenen 3 yaşındaki bir kız çocuk, ani gelişen halsizlik, aşırı solukluk ve karın ağrısı şikayetleri ile acil servise getiriliyor. Fizik muayenede genel durumu düşkün, taşikardik (150/dk) ve hipotansif (75/40 mmHg) olduğu, dalağın kosta yayını 6 cm geçtiği ve ağrılı olduğu saptanıyor. Hastanın önceki takiplerinde dalağın palpe edilmediği biliniyor.

Laboratuvar tetkiklerinde:
- Hemoglobin: 3.5 g/dL
- Retikülosit: %18
- Trombosit: 45.000/mm³
- Lökosit: 12.000/mm³

olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut dalak sekestrasyon krizi

Cevap

Akut dalak sekestrasyon krizi
Akut dalak sekestrasyon krizi, orak hücreli anemili çocuklarda (özellikle 6 ay - 5 yaş arası, dalak henüz otosplenektomiye uğramadan önce) görülen hayatı tehdit edici bir durumdur. Kanın dalak içinde ani göllenmesi sonucu dalak hızla büyür, hemoglobin akut olarak düşer ve dolaşımdaki kan hacminin azalmasıyla hipovolemik şok gelişir. Kemik iliği kompanse etmeye çalıştığı için retikülosit sayısı yüksektir. Ayrıca trombositler de dalakta tutulduğu için trombositopeni eşlik eder. Bu vaka; yaş grubu, şok bulguları, akut splenomegali, retikülositoz ve trombositopeni ile tipik bir sekestrasyon krizidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hipovolemik şok bulguları (taşikardi, hipotansiyon), derin anemi ve akut splenomegali var.
Orak hücreli anemide bu üçlü kombinasyon spesifik bir krizi işaret eder.
2
Laboratuvar verilerini yorumla
Hemoglobin çok düşük (3.5 g/dL), Retikülosit YÜKSEK (%18), Trombosit DÜŞÜK.
Retikülositin yüksek olması kemik iliğinin çalıştığını gösterir (aplastik krizi dışlar). Trombositopeni, dalağın kan elemanlarını hapsettiğini (sekestrasyon) doğrular.
3
Ayırıcı tanı yap
Dalağın ani büyümesi ve içine kan kanaması sonucu gelişen hipovolemi, 'Akut Dalak Sekestrasyonu' ile uyumludur.
Diğer kriz türleri bu spesifik bulguları (retikülositoz + splenomegali + trombositopeni + şok) bir arada açıklamaz.

Anahtar Kavram

Orak Hücreli Anemi Krizleri Ayırıcı Tanısı

İpuçları

1
Hastadaki şok bulgularına (taşikardi, hipotansiyon) ve kanın vücudun bir yerinde 'kaybolduğu' (Hb düşüklüğü) gerçeğine odaklanın.
2
Dalağın akut büyümesi ve trombositlerin de düşmüş olması, kanın nerede toplandığını gösteriyor.
3
Retikülositin yüksek olması kemik iliğinin çalıştığını gösterir, bu yüzden 'aplastik' bir süreç olamaz.

Daha Fazla Pratik

Akut dalak sekestrasyon krizinin acil tedavisinde sıvı replasmanı ve kan transfüzyonu yaklaşımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 195Soru

Karın ağrısı ve giderek artan karın şişliği şikayetleriyle getirilen 66 yaşındaki bir erkek çocuğun yapılan batın muayenesinde sağ alt kadranda fikse ve ağrılı kitle palpe ediliyor. Yapılan laparotomide ileoçekal bölgede invajinasyona yol açan bir tümöral kitle saptanıyor ve kitle rezeke ediliyor. Kitlenin histopatolojik incelemesinde "yıldızlı gökyüzü" (starry sky) görünümü saptanıyor.

Bu hastada görülmesi en olası sitogenetik translokasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: t(8;14)t(8;14)

Cevap

Burkitt lenfomada cmycc-myc onkogeninin aktivasyonuna yol açan t(8;14)t(8;14) translokasyonu.
Çocukluk çağında karın içi kitle ve histopatolojik incelemede saptanan 'yıldızlı gökyüzü' görünümü Burkitt lenfomayı tanımlar. Bu hastalıkta 8.8. kromozom üzerindeki cmycc-myc onkogeninin 14.14. kromozomdaki immünoglobulin ağır zincir lokusuna taşınmasıyla sonuçlanan t(8;14)t(8;14) translokasyonu en karakteristik sitogenetik bozukluktur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik prezentasyonun analizi
İleoçekal bölgede invajinasyona neden olan karın içi kitle, çocukluk çağındaki sporadik Burkitt lenfomanın klasik sunumudur.
Çocuklarda karın içi kitlelerin ayırıcı tanısında yaş ve lokalizasyon önemlidir.
2
Histopatolojik bulgunun değerlendirilmesi
"Yıldızlı gökyüzü" (starry sky) görünümü belirlendi.
Bu görünüm, hızla çoğalan lenfositlerin oluşturduğu koyu zemin üzerinde, içinde hücre artıkları bulunan soluk makrofajların varlığıyla oluşur ve Burkitt lenfoma için patognomoniktir.
3
Spesifik genetik bozukluğun belirlenmesi
Burkitt lenfoma vakalarının yaklaşık %80\%80'inde t(8;14)t(8;14) saptanır.
8.8. kromozomdaki cmycc-myc onkogeninin 14.14. kromozomdaki ağır zincir immünoglobulin lokusuna taşınması, kontrolsüz hücre çoğalmasını tetikler.

Anahtar Kavram

Burkitt Lenfoma ve t(8;14)t(8;14) sitogenetiği
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 196Soru

44 yaşında bir kız çocuk, belirgin halsizlik ve karın şişliği şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve kot kavsini 44 cmcm geçen splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde; Hb:8.5Hb: 8.5 g/dLg/dL, MCV:60MCV: 60 fLfL, MCH:19MCH: 19 pgpg, RBC:4.2×1012/LRBC: 4.2 \times 10^{12}/L ve retikülosit oranı %5\%5 olarak bulunuyor. Periferik yaymada belirgin hipokromi ve hedef hücreleri (targettarget cellscells) izleniyor. Brilliant krezil mavisi ile boyanan preparatta eritrositler içerisinde çok sayıda ince granüler inklüzyonlar ("golf topu" görünümü) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hemoglobin H hastalığı

Cevap

Hemoglobin H hastalığı
Hemoglobin H (HbH) hastalığı, dört alfa globin geninden üçünün delesyonu sonucu oluşur. Alfa zincir sentezi belirgin azaldığı için serbest kalan beta zincirleri kendi aralarında tetramerler (β4\beta_4) oluşturur. Bu tetramerler (HbH), yaşlanan eritrositler içinde çökelerek brilliant krezil mavisi gibi süpravital boyalarla boyandığında ince granüler inklüzyonlar ("golf topu" görünümü) oluşturur. Klinik olarak orta derecede mikrositer anemi, hemoliz ve splenomegali ile karakterizedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi tipini ve laboratuvar parametrelerini değerlendir.
Düşük MCVMCV (6060 fLfL) ve MCHMCH (1919 pgpg) ile mikrositer hipokrom bir anemi tablosu mevcuttur.
Tanısal algoritmanın ilk basamağı morfolojik sınıflamadır.
2
Hemoliz varlığını araştır.
Splenomegali ve artmış retikülosit oranı (%5\%5) hemolitik bir süreci işaret eder.
Mikrositer anemiler arasında hemolizle giden durumlar (talasemiler) ayırt edilmelidir.
3
Özel boyama bulgusunu yorumla.
Brilliant krezil mavisi ile görülen "golf topu" inklüzyonları, fazla beta zincirlerinin oluşturduğu β4\beta_4 tetramerlerini (HbH) gösterir.
Bu bulgu alfa talasemi spektrumundaki Hemoglobin H hastalığı için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Hemoglobin H hastalığı (3 alfa geni delesyonu), mikrositer anemi, hemoliz ve splenomegali ile seyreder; tanıda brilliant krezil mavisi ile boyanan HbH inklüzyonları kritiktir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 197Soru

55 aylık bir kız bebekte masif hepatomegali ve gövdede çok sayıda mavi-mor renkli subkutan nodül (blueberry muffin) saptanıyor. Yapılan görüntülemelerde sağ adrenal bez kaynaklı, büyük damarlarla ilişkisi bulunmayan (IDRF negatif) 3.5 cm3.5\text{ cm}'lik kitle izleniyor. Kemik iliği aspirasyon sitolojisinde küçük yuvarlak mavi hücreli tümör infiltrasyonunun oranı %12\%12 olarak raporlanıyor ve sintigrafide kortikal kemik tutulumu saptanmıyor.

Bu hasta için International Neuroblastoma Risk Group Staging System (INRGSS) kriterlerine göre en uygun evreleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: M

Cevap

Kemik iliği infiltrasyon oranı %10\%10'u geçtiği için en uygun evre M'dir.
Nöroblastomda modern INRGSS sınıflamasına göre, 1818 aydan küçük bebeklerde sadece karaciğer, cilt ve/veya kemik iliğine metastaz olması durumunda MS evresi düşünülür. Ancak MS evresi için kemik iliği infiltrasyonunun %10\%10'un altında olması ve kortikal kemik tutulumunun olmaması zorunludur. Soruda verilen hastada infiltrasyon oranı %12\%12 olarak belirtildiği için hasta otomatik olarak evre M (metastatik) kategorisine girer.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir
Hepatomegali, cilt nodülleri ve adrenal kitle ile bebeklik çağı nöroblastomu düşünülür.
Metastatik yayılım paterni (cilt ve karaciğer) bebeklerde tipiktir.
2
Metastaz bölgelerini ve oranlarını incele
Cilt, karaciğer ve kemik iliği (\%12) tutulumu var; kortikal kemik tutulumu yok.
Özel bir evre olan MS/4S ayrımı için tutulan organlar ve tutulum miktarı kritiktir.
3
INRGSS kriterlerini uygula
Yaş < 1818 ay olmasına rağmen, kemik iliği infiltrasyonu >%10> \%10 olduğu için MS evresinden çıkar.
MS evresi için kemik iliği sınırı kesin olarak %10\%10 olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

INRGSS Evre MS Tanımı

Daha Fazla Pratik

Nöroblastomda kemik iliği rozetlerinin (Homer-Wright) histopatolojik özelliklerini ve MYCN amplifikasyonunun tedavi protokollerindeki etkisini tekrar edin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 198Soru

1414 yaşında nefrotik sendrom tanısıyla izlenen erkek hasta, ani gelişen yan ağrısı ve makroskobik hematüri şikayetiyle başvuruyor. Yapılan Doppler ultrasonografide sol renal ven trombozu saptanıyor. Hastaya vücut ağırlığına uygun dozda anfraksiyonel heparin infüzyonu başlanıyor. Tedavinin 66. saatinde bakılan aktive parsiyel tromboplastin zamanı (aPTTaPTT) değerinin bazal değer olan 3030 saniyeden 3232 saniyeye çıktığı (terapötik aralığa ulaşmadığı) görülüyor. Heparin dozu artırılmasına rağmen aPTTaPTT değerinde anlamlı bir uzama sağlanamıyor.

Bu hastada saptanan heparin direncine neden olan en olası mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdrarla antitrombin III kaybına bağlı kofaktör eksikliği

Cevap

İdrarla antitrombin III kaybına bağlı kofaktör eksikliği
Nefrotik sendromda glomerüler filtrasyon bariyerinin bozulması sonucu antitrombin III (ATIIIATIII) gibi düşük moleküler ağırlıklı antikoagülan proteinler idrarla kaybedilir. Anfraksiyonel heparin etkisini gösterebilmek için bir kofaktör olan ATIIIATIII'e ihtiyaç duyar. Ortamda ATIIIATIII eksik olduğunda, standart dozlarda heparin aPTTaPTT süresini terapötik düzeye (bazal değerin 1.52.51.5-2.5 katı) çıkaramaz. Bu klinik tablo 'heparin direnci' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosu ve laboratuvar verilerini sentezle.
Nefrotik sendromlu hastada renal ven trombozu (hiperkoagülabilite) ve heparin tedavisine yanıtsızlık (heparin direnci) saptandı.
Nefrotik sendromda proteinüri nedeniyle sadece albümin değil, pıhtılaşma düzenleyici proteinler de kaybedilir.
2
Heparinin etki mekanizmasını hatırla.
Heparin, antitrombin III (ATIIIATIII) proteinine bağlanarak onun trombin ve Faktör XaXa üzerindeki inhibisyon etkisini yaklaşık 10001000 kat artırır.
Heparin bir kofaktör bağımlı ilaçtır; ortamda yeterli ATIIIATIII yoksa antikoagülan etkisini gösteremez.
3
Nefrotik sendrom ile heparin kofaktörünü ilişkilendir.
ATIIIATIII yaklaşık 58 kDa58\ kDa ağırlığında küçük bir proteindir ve nefrotik düzeyde proteinürisi olan hastalarda idrarla belirgin şekilde kaybedilir.
Sekonder antitrombin III eksikliği, nefrotik sendromda görülen hiperkoagülabilite ve heparin direncinin temel mekanizmasıdır.

Anahtar Kavram

Nefrotik sendromda idrarla antitrombin III kaybı, kazanılmış bir kofaktör eksikliğine ve laboratuvar olarak 'heparin direnci' tablosuna yol açar.

İpuçları

1
Nefrotik sendromda idrarla sadece albümin değil, benzer boyuttaki diğer plazma proteinleri de kaybedilir.
2
Heparin antikoagülan etkisini doğrudan pıhtılaşma faktörlerine bağlanarak mı gösterir yoksa bir aracıya mı ihtiyaç duyar?
3
Heparinin laboratuvarda aPTT süresini uzatabilmesi için ortamda mutlaka bulunması gereken kofaktör proteini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Nefrotik sendromda görülen hiperkoagülabiliteye katkıda bulunan diğer faktörleri (trombosit agregasyon artışı, hiperfibrinojenemi) gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Heparin direnci saptanan nefrotik sendromlu bir hastada, tedaviye taze donmuş plazma (antitrombin III kaynağı olarak) eklenmesi veya doğrudan antitrombin III konsantresi verilmesi aPTTaPTT'nin uzamasını sağlar. Ayrıca, antitrombin III'e bağımlı olmayan direkt trombin inhibitörleri (argatroban gibi) bu tür durumlarda alternatif tedavi seçenekleridir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 199Soru

1414 yaşında kız çocuk, sağ diz ekleminde ani gelişen şişlik, ağrı ve hareket kısıtlılığı şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden daha önce de iki kez benzer diz içi kanama atağı geçirdiği, 88 yaşındaki erkek kardeşinin ve bir kız kuzeninin de benzer kanama şikayetleri nedeniyle izlendiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde sağ dizde efüzyon ve palpasyonla hassasiyet saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde PT: 12,512,5 sn (N: 111411-14 sn), aPTT: 5858 sn (N: 253525-35 sn), trombosit sayısı: 260.000/mm3260.000/mm^3 ve kanama zamanı: 66 dk (N<8N < 8 dk) olarak bulunuyor. Faktör VIII düzeyi %4\%4 (N:%50150N: \%50-150), vWF antijeni %95\%95 (N:%50150N: \%50-150) ve vWF ristosetin kofaktör aktivitesi %88\%88 (N:%50150N: \%50-150) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: von Willebrand Hastalığı Tip 2N

Cevap

von Willebrand Hastalığı Tip 2N
von Willebrand Hastalığı Tip 2N, vWF molekülünün Faktör VIII'i koruma ve taşıma görevini yerine getirememesi (bağlanma bölgesi mutasyonu) nedeniyle oluşur. Bu durum, Hemofili A ile birebir aynı laboratuvar bulgularına (düşük FVIII, uzamış aPTT) yol açar. Ancak vWD Tip 2N otozomal resesif kalıtılır ve vWF'nin diğer fonksiyonları (Ag ve RCo) normaldir. Vakadaki kız hasta ve etkilenmiş kız akraba varlığı otozomal kalıtımı kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik sunumu analiz et
Hemartroz (eklem içi kanama) sekonder hemostaz bozukluğunu işaret eder.
Sekonder hemostaz (koagülasyon faktörleri) defektleri tipik olarak derin doku ve eklem içi kanamalara neden olur.
2
Laboratuvar sonuçlarını değerlendir
İzole aPTT uzaması ve düşük Faktör VIII aktivitesi; normal PT, vWF:Ag ve vWF:RCo.
Bu tablo klasik olarak Faktör VIII eksikliğini (Hemofili A) veya vWF'nin FVIII taşıma fonksiyonundaki bir bozukluğu gösterir.
3
Kalıtım modelini incele
Kız hasta ve etkilenmiş kız kuzen varlığı otozomal resesif kalıtımı düşündürür.
Hemofili A X'e bağlı resesif kalıtıldığı için kızlarda nadirdir; otozomal geçiş vWD Tip 2N için karakteristiktir.
4
Ayırıcı tanı yap
vWD Tip 2N tanısı konur.
FVIII düzeyi düşük olmasına rağmen vWF miktarı ve fonksiyonunun normal olduğu otozomal durum Tip 2N vWH'dir.

Anahtar Kavram

von Willebrand Hastalığı Tip 2N (Normandiya) ayırıcı tanısı
Soru 200Soru

99 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır okulda çabuk yorulma ve merdiven çıkarken nefes nefese kalma şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenesinde boyu 3.3. persentilin altında, baş çevresi ise yaş gelişimine göre küçük (mikrosefali) saptanmıştır. Muayenede her iki el baş parmağının yokluğu (agenezisi) dikkat çekmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde Hemoglobin: 7.27.2 g/dL, Beyaz küre: 2.5002.500 /mm³, Trombosit: 40.00040.000 /mm³ ve Retikülosit: %0.4\%0.4 olarak bulunmuştur. Bu klinik tabloya göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi aplastik anemisi

Cevap

Fanconi aplastik anemisi
Herediter kemik iliği yetersizlikleri arasında en sık görülen Fanconi aplastik anemisinde, pansitopeni tablosuna kısa boy, mikrosefali, café-au-lait lekeleri ve özellikle baş parmak veya radius kemiğini ilgilendiren anomaliler eşlik eder. Bu hastadaki klinik ve laboratuvar bulguları bütünüyle bu tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar değerlerini analiz et.
Hemoglobin, beyaz küre ve trombosit düşüklüğü (pansitopeni) ile düşük retikülosit oranı saptanmıştır.
Kemik iliği üretim yetersizliğinin varlığını doğrulamak için pansitopeni ve retikülositopeni değerlendirilmelidir.
2
Fizik muayene bulgularını klinik tabloya entegre et.
Kısa boy (3.3. persentil altı), mikrosefali ve baş parmak agenezisi gibi konjenital anomaliler saptanmıştır.
Herediter kemik iliği yetersizliği sendromları arasında ayırıcı tanı yapmak için fiziksel bulgular kritiktir.
3
Sentez yaparak en olası tanıyı belirle.
Pansitopeni + Radyal ışın anomalileri (baş parmak yokluğu) + Mikrosefali/Kısa boy kombinasyonu Fanconi Aplastik Anemisi için tipiktir.
Fanconi aplastik anemisi, en sık görülen herediter kemik iliği yetersizliği sendromudur ve tipik fiziksel anomalilerle seyreder.

Anahtar Kavram

Herediter pansitopenilerde (özellikle Fanconi Aplastik Anemisi) kemik iliği yetersizliği bulgularına karakteristik fiziksel anomaliler (iskelet sistemi, mikrosefali, kısa boy) eşlik eder.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 10 / 21Sonraki
Hematoloji ve Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 10 | Examkin