Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4101Soru

İnsanda döllenme sonrasında meydana gelen zigotun, doku ve organ oluşumuna kadar geçen embriyonik gelişim sürecindeki bazı olaylar aşağıda verilmiştir. Bu olayların gerçekleşme sırasını kronolojik olarak düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Embriyonik gelişim sırası; segmentasyonun başlaması, morula oluşumu, blastula evresindeki boşluk oluşumu, endometriyuma tutunma ve son olarak gastrula tabakalarının oluşması şeklindedir.
Sıralama, zigotun segmentasyon ile bölünmesiyle başlar, hücrelerin bir kitle oluşturmasıyla (morula) devam eder. Daha sonra hücreler kenarlara göç ederek içi boş bir yapı (blastula) oluşturur. Bu evredeki embriyo rahme tutunur (implantasyon) ve ardından hücre göçleriyle embriyonik tabakalar (gastrula) şekillenir.

Adım Adım Çözüm

1
Zigotun bölünme aşamasını belirleme
Zigotun ilk mitozları segmentasyonu başlatır.
Embriyonik gelişimin ilk adımı hücre sayısını hızla artırmaktır.
2
Hücre topluluğunun yapısını tanımlama
Hücreler bir araya gelerek morulayı oluşturur.
Sürekli bölünen hücreler morula adı verilen dut görünümlü kitleyi oluşturur.
3
Hücre göçü ve boşluk oluşumunu saptama
Blastula evresinde blastosöl oluşur.
Moruladaki hücrelerin dışa doğru göç etmesiyle içi boş blastula yapısı meydana gelir.
4
Tutunma zamanını belirleme
Blastosist aşamasında endometriyuma tutunma (implantasyon) gerçekleşir.
Embriyo, anne rahminden besin alabilmek için bu aşamada duvara gömülür.
5
Tabakalaşma ve farklılaşma başlangıcını bulma
Gastrulasyon ile embriyonik tabakalar oluşur.
Doku ve organ oluşumunun (organogenez) öncüsü olan tabakalaşma süreci en son gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Embriyonik Gelişim Evreleri

Daha Fazla Pratik

Blastula ve gastrula evreleri arasındaki hücre göçü farklarını ve hangi tabakadan hangi sistemlerin geliştiğini (organogenez) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4102Soru

Sağlıklı bir dişi bireyde 28 günlük menstrual döngü sürecinde gerçekleşen hormonal değişimler ve bu değişimlerin etkileri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Korpus luteumun bozulmasıyla birlikte progesteron salgısının azalması, endometriyumun parçalanarak menstruasyonun başlamasına neden olur.

Cevap

Korpus luteumun bozulması sonucu azalan progesteron hormonunun endometriyumun parçalanmasına ve menstruasyona neden olduğu ifadesi doğrudur.
Menstrual döngünün luteal evresinde oluşan korpus luteum, yüksek miktarda progesteron salgılayarak endometriyum tabakasının embriyo tutunması için zenginleşmesini ve korunmasını sağlar. Eğer döllenme gerçekleşmezse, korpus luteum bozulur ve progesteron seviyesi aniden düşer. Bu düşüş, endometriyum dokusunun kan damarlarının daralmasına ve dokunun dökülmesine (menstruasyon) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Menstrual döngünün evrelerini ve bu evrelerdeki temel hormonal değişimleri analiz et.
Döngü; folikül evresi, ovülasyon ve luteal evre (korpus luteum) olarak ayrılır.
Hangi hormonun hangi evrede baskın olduğunu anlamak için evrelerin belirlenmesi gerekir.
2
Korpus luteumun işlevini ve döllenme gerçekleşmediğindeki akıbetini incele.
Korpus luteum bol miktarda progesteron salgılar. Döllenme olmazsa bozulur ve progesteron seviyesi hızla düşer.
Menstruasyonun tetikleyici mekanizmasını belirlemek için progesteron seviyesindeki değişimin sonucunu görmek gerekir.
3
Progesteronun endometriyum üzerindeki etkisini değerlendir.
Progesteron endometriyumun kalın kalmasını ve embriyo için hazır tutulmasını sağlar. Bu hormon azaldığında doku bütünlüğü bozulur.
Hormon seviyesindeki düşüşün rahim iç duvarı üzerindeki doğrudan etkisini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Menstrual Döngüde Hormonal Kontrol ve Endometriyum İlişkisi
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4103Soru

Bir kimya laboratuvarında metal kapların dayanıklılığını ve çözeltilerle etkileşimini incelemek amacıyla bir deney tasarlanıyor. Metallerden yapılmış üç farklı kapta bulunan sulu çözeltiler aşağıda belirtilmiştir:

* I. Kap: Kurşun (PbPb) metalinden yapılmış kapta bulunan Mn2+(suda)Mn^{2+}(\text{suda}) çözeltisi
* II. Kap: Nikel (NiNi) metalinden yapılmış kapta bulunan Cu2+(suda)Cu^{2+}(\text{suda}) çözeltisi
* III. Kap: Bakır (CuCu) metalinden yapılmış kapta bulunan HCl(suda)HCl(\text{suda}) çözeltisi

Deneyde kullanılan maddelerin standart indirgenme potansiyelleri (EE^\circ) şu şekildedir:

Mn2+(suda)+2eMn(k)E=1,18 V\text{Mn}^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow \text{Mn}(k) \quad E^\circ = -1,18\text{ V}
Ni2+(suda)+2eNi(k)E=0,25 V\text{Ni}^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow \text{Ni}(k) \quad E^\circ = -0,25\text{ V}
Pb2+(suda)+2ePb(k)E=0,13 V\text{Pb}^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow \text{Pb}(k) \quad E^\circ = -0,13\text{ V}
Cu2+(suda)+2eCu(k)E=+0,34 V\text{Cu}^{2+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow \text{Cu}(k) \quad E^\circ = +0,34\text{ V}
2H+(suda)+2eH2(g)E=0,00 V\text{2H}^{+}(\text{suda}) + 2e^- \rightarrow \text{H}_2(g) \quad E^\circ = 0,00\text{ V}

Buna göre, bu kapların hangilerinde zamanla aşınma gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Zamanla aşınma sadece II. kapta (Nikel kap) gerçekleşir.
Yükseltgenme potansiyelleri karşılaştırıldığında aktiflik sıralaması Mn > Ni > Pb > H2 > Cu olur. Bir metal kabın aşınması için kaptaki metalin çözeltideki katyondan daha aktif olması gerekir. Yalnızca ikinci kapta nikel metali bakır katyonundan daha aktif olduğundan kendiliğinden bir redoks tepkimesi gerçekleşir ve kapta aşınma meydana gelir. Birinci kapta kurşun mangandan daha az aktif olduğundan, üçüncü kapta ise yarı soy metal olan bakır asitteki hidrojenden daha az aktif olduğundan tepkime gerçekleşmez ve aşınma gözlenmez. Bu nedenle zamanla aşınma yalnızca ikinci kapta gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Metallerin aktiflik sıralamasını belirlemek için verilen indirgenme yarı tepkimelerinin potansiyellerini ters çevirerek yükseltgenme potansiyellerini bulunuz.
Yükseltgenme potansiyelleri: E°(Mn) = +1,18 V, E°(Ni) = +0,25 V, E°(Pb) = +0,13 V, E°(H2) = 0,00 V, E°(Cu) = -0,34 V.
Metallerin aktifliği elektron verme (yükseltgenme) eğilimi ile doğru orantılıdır.
2
Yükseltgenme potansiyellerini büyükten küçüğe sıralayarak aktiflik serisini oluşturunuz.
Aktiflik sırası: Mn > Ni > Pb > H2 > Cu şeklindedir.
Yükseltgenme potansiyeli en büyük olan metal en aktiftir.
3
Her bir kapta bulunan metal ile çözeltideki katyonun aktifliğini karşılaştırarak tepkimenin kendiliğinden gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini kontrol ediniz.
I. Kapta: Pb ve Mn²⁺ (Mn > Pb olduğundan tepkime olmaz, aşınma yoktur). II. Kapta: Ni ve Cu²⁺ (Ni > Cu olduğundan tepkime olur, aşınma vardır). III. Kapta: Cu ve H⁺ (H2 > Cu olduğundan tepkime olmaz, aşınma yoktur).
Kaptaki metal, çözeltideki katyondan daha aktif ise tepkime kendiliğinden gerçekleşir ve kap aşınır.

Anahtar Kavram

Bir metal kabın aşınabilmesi için kap yapımında kullanılan metalin aktifliğinin, çözeltideki katyonun aktifliğinden daha yüksek olması gerekir.
Soru 4104Soru

İnsan embriyonik gelişim sürecinde meydana gelen aşağıdaki olayları, döllenme anından itibaren gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Döllenme ile zigotun oluşması, ardından segmentasyon ile morula yapısının gelişmesi, blastositin rahme tutunması (implantasyon), hücre göçüyle gastrulasyon ve son olarak organogenez süreci gerçekleşir.
Embriyonik gelişim hiyerarşik bir süreçtir: Önce döllenme (zigot), sonra segmentasyon (morula), ardından blastula evresinde implantasyon, hücre göçüyle gastrulasyon ve en son organogenez meydana gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç hücresini belirleme
Zigot oluşumu
Embriyonik gelişim döllenme (zigot) ile başlar.
2
Büyüme ve bölünme evresini takip etme
Segmentasyon ve Morula
Zigot, büyümeden hızlı mitoz bölünmeler (segmentasyon) geçirerek hücre topluluğu olan morulayı oluşturur.
3
Rahme yerleşme aşamasını saptama
İmplantasyon
Moruladan sonra oluşan içi sıvı dolu blastosit yapısı uterus duvarına (endometriyum) tutunur.
4
Tabakalaşma sürecini belirleme
Gastrulasyon
Tutunmadan sonra hücre göçleri ile üç ana embriyonik tabaka oluşur.
5
Özelleşmiş yapıların oluşumunu belirleme
Organogenez
Tabakalar oluştuktan sonra genetik program dahilinde organlar ve sistemler şekillenir.

Anahtar Kavram

İnsanda Embriyonik Gelişim Evreleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4105Soru

Pentanal ve 2-pentanon bileşikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pentanal bileşiği Tollens ayracı ile yükseltgenerek gümüş aynası oluştururken, 2-pentanon bu tepkimeyi vermez.

Cevap

Pentanal bileşiği Tollens ayracı ile yükseltgenerek gümüş aynası oluştururken, 2-pentanon bu tepkimeyi vermez.
Aldehit olan pentanal, Tollens ayracı ile tepkime vererek Ag+Ag^+ iyonlarını metalik gümüşe indirger ve gümüş aynası oluşturur. Keton olan 2-pentanon ise bu ayraçla yükseltgenme tepkimesi vermez. Bu durum aldehitleri ketonlardan ayıran temel kimyasal özelliklerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiklerin fonksiyonel grup sınıflarını belirlemek.
Pentanal 5 karbonlu bir aldehit (CH3(CH2)3CHOCH_3(CH_2)_3CHO), 2-pentanon ise 5 karbonlu bir ketondur (CH3CO(CH2)2CH3CH_3CO(CH_2)_2CH_3).
Aldehitler ve ketonların kimyasal tepkime yatkınl��kları fonksiyonel gruplarına bağlıdır.
2
Tollens ayracı ile olan tepkimelerini değerlendirmek.
Aldehitler Tollens ayracı ile yükseltgenerek karboksilik asit oluştururken, Tollens çözeltisindeki Ag+Ag^+ iyonları metalik gümüşe (Ag(k)Ag(k)) indirgenir ve gümüş aynası oluşur. Ketonlar ise Tollens ayracı ile yükseltgenme tepkimesi vermez.
Ketonlar karbonil karbonuna bağlı hidrojen taşımadıklarından kolay kolay yükseltgenemezler.

Anahtar Kavram

Aldehit ve ketonların ayırt edici tepkimeleri ile fiziksel özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4106Soru

İskelet kaslarının uyarılması, kasılması, gevşemesi ve bazı fizyolojik/patolojik durumlarında hücre düzeyinde meydana gelen olaylar ile bu olayların gerçekleştiği evre veya durumların doğru eşleştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gizli Evre (Latent Dönem)
Kasılma Evresi
Gevşeme Evresi
Ölüm Katılığı (Rigor Mortis)
Fizyolojik Tetanoz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Gizli Evre -> Aksiyon potansiyelinin T-tübüllerinde ilerlemesi; Kasılma Evresi -> Miyozin başlarının aktinleri sarkomerin merkezine doğru çekmesi; Gevşeme Evresi -> Kalsiyumun sarkoplazmik retikuluma aktif taşıma ile geri pompalanması; Ölüm Katılığı -> ATP yokluğunda miyozin başlarının aktinden ayrılamaması; Fizyolojik Tetanoz -> Sık uyarılar nedeniyle kasın gevşemeden sürekli kasılı kalması.
Doğru eşleştirmede her evre veya durum, gerçekleştirdiği elektriksel, biyokimyasal veya fiziksel değişimle tam olarak örtüşmektedir. Gizli evrede uyarının yayılması, kasılma evresinde çapraz köprülerin kurulması ve aktinin kayması, gevşeme evresinde kalsiyumun sarkoplazmik retikuluma aktif taşıma ile geri çekilmesi, ölüm katılığında ATP eksikliği nedeniyle kasın kilitlenmesi ve fizyolojik tetanozda sık uyarılar nedeniyle gevşemenin gerçekleşememesi eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Gizli evredeki (latent dönem) moleküler olayları belirlemek.
Uyarı geldikten sonra kasta mekanik kasılma başlamadan önce geçen bu kısa sürede aksiyon potansiyeli sarkolemmada ve T-tübüllerinde yayılır.
Kas uyarılması ile sarkomer kısalması arasında elektriksel sinyalin iletilmesi için bir hazırlık süresi gereklidir.
2
Kasılma evresindeki çapraz köprü döngüsünü analiz etmek.
Sarkoplazmik retikulumdan salınan kalsiyum troponine bağlanır, tropomiyozin kayar, miyozin başı ATP hidrolizinden elde edilen enerjiyle aktini çekerek sarkomer boyunu kısaltır.
Aktin ve miyozin filamentlerinin birbiri üzerinde kayması ve kuvvet üretimi bu evrede gerçekleşir.
3
Gevşeme evresindeki kalsiyum dinamiğini incelemek.
Kalsiyum iyonları sarkoplazmadan sarkoplazmik retikuluma aktif taşıma ile geri pompalanır. Troponin serbest kalır ve tropomiyozin aktindeki aktif bölgeleri kapatır.
Gevşemenin başlaması için sarkoplazmadaki serbest kalsiyum derişiminin düşürülmesi şarttır.
4
Ölüm sonrasındaki ATP eksikliğinin mekanik sonucunu değerlendirmek.
Hücrede solunum durduğu için ATP sentezlenemez. Miyozin başının aktinden ayrılması için yeni bir ATP bağlanması gerektiğinden çapraz köprüler çözülemez ve ölüm katılığı (rigor mortis) oluşur.
Kasın gevşemesi ve miyozinin aktini bırakması aktif bir süreçtir ve ATP varlığına doğrudan bağımlıdır.
5
Aşırı sık uyarılmanın (tetanoz) fizyolojik mekanizmasını açıklamak.
Kalsiyum iyonlarının sarkoplazmik retikuluma geri pompalanmasına fırsat kalmadan yeni uyarılar gelirse sarkoplazmadaki kalsiyum miktarı sürekli yüksek kalır ve gevşeme gerçekleşemez.
Yüksek frekanslı uyarılar kasın sürekli kasılı kalmasına (fizyolojik tetanoz) neden olur.

Anahtar Kavram

İskelet kaslarında kas sarsısı evreleri ile uyarılma-kasılma ilişkisinin moleküler fizyolojisi
Soru 4107Soru

Ökaryotik bir hücrede sentezlenen ve işlev gösteren RNA moleküllerinin (mRNAmRNA, tRNAtRNA ve rRNArRNA) yapısal özellikleri ile hücredeki işlevlerini araştıran bir öğrenci aşağıdaki bilgilere ulaşıyor:

I. Hücrede işlev gösteren tüm tRNAtRNA molekülleri kendi üzerinde katlanmalar yaparak zayıf hidrojen bağları içerirken, protein sentezinde kalıp görevi gören olgun mRNAmRNA molekülleri kendi üzerinde katlanıp hidrojen bağı oluşturmaz; ancak translasyon sürecinde mRNAmRNA kodonları ile tRNAtRNA antikodonları arasında geçici zayıf hidrojen bağları kurulur.
II. Genetik kodun çözülmesi sürecinde hücrede sentezlenebilecek proteinlerin çeşitliliğini sağlamak amacıyla 6464 farklı kodonun tamamına karşılık gelebilecek 6464 farklı tRNAtRNA antikodonu görev alır ve her bir tRNAtRNA molekülü aynı anda birden fazla amino asit çeşidini taşıyabilir.
III. Hücredeki toplam RNA moleküllerinin yaklaşık %80\%80'ini oluşturan ve ribozomun yap��sına katılan rRNArRNA, çekirdekçikte sentezlenip proteinlerle birleşerek ribozomun alt birimlerini oluştururken katlanmalar yapar ve bu katlanma bölgelerinde Urasil (UU) nükleotitlerinin karşısına Timin (TT) nükleotitlerinin gelmesiyle zayıf hidrojen bağları kurulur.

Buna göre, bu öğrencinin ulaştığı bilgilerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I numaralı öncülün doğru olduğunu belirten seçenek doğrudur. Hücrede tRNA ve rRNA katlanmalar yaparak kendi üzerinde hidrojen bağları içerirken, olgun mRNA doğrusal yapıda olup kendi üzerinde hidrojen bağı içermez; ancak translasyon sırasında mRNA ile tRNA arasında geçici hidrojen bağları kurulur. II numaralı öncül yanlıştır çünkü stop kodonlarına karşılık gelen tRNA bulunmaz (en fazla 61 çeşit tRNA vardır). III numaralı öncül yanlıştır çünkü RNA yapısında Timin bulunmaz, Urasil nükleotitleri Adenin ile eşleşir.
Doğru olan seçenek, yalnızca mRNA ile tRNA arasındaki geçici zayıf hidrojen bağlarının ve RNA çeşitlerinin kendi yapılarındaki katlanma özelliklerinin doğru açıklandığı ifadedir. mRNA moleküllerinde kendi üzerinde zayıf hidrojen bağı bulunmazken, tRNA ve rRNA katlanmalar yaparak bu bağları taşır.

Adım Adım Çözüm

1
I numaralı öncülün doğruluğunu analiz etme
mRNA'nın kendi üzerinde zayıf hidrojen bağı barındırmadığı, tRNA'nın barındırdığı ve translasyon sırasında bu iki molekül arasında geçici hidrojen bağlarının kurulduğu bilgisi MEB müfredatına göre doğrudur.
mRNA doğrusal bir şablondur, tRNA ise yonca yaprağı katlanması gösterir. Geçici eşleşme ise translasyonun temel mekanizmasıdır.
2
II numaralı öncülün doğruluğunu analiz etme
Toplam 64 kodondan 3 tanesi durdurma kodonudur ve bunlara bağlanan tRNA bulunmaz. Bu nedenle en fazla 61 çeşit tRNA antikodonu vardır. Ayrıca bir tRNA molekülü aynı anda sadece bir amino asit taşıyabilir. Bu bilgi yanlıştır.
Öğrencilerin durdurma kodonlarının tRNA karşılığının olmadığını bilip bilmediklerini ölçmek.
3
III numaralı öncülün doğruluğunu analiz etme
RNA yapısında Timin (T) nükleotidi yer alamaz; Urasil (U) nükleotitleri Adenin (A) ile eşleşir. Bu nedenle rRNA'daki katlanma bölgelerinde U ile T'nin eşleştiği bilgisi kesinlikle yanlıştır.
RNA'nın nükleotit yapısındaki baz kurallarını (T yerine U bulunması) test etmek.
4
Doğru öncülleri birleştirerek sonuca ulaşma
Sadece I numaralı öncül doğrudur.
Doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

RNA çeşitlerinin (mRNA, tRNA, rRNA) yapısal farkları, içerdikleri bağ çeşitleri ve protein sentezindeki özgül işlevleri.
Soru 4108Soru

Katıs��yla dengede olan NH4Cl(k)NH3(g)+HCl(g)\text{NH}_4\text{Cl}(k) \rightleftharpoons \text{NH}_3(g) + \text{HCl}(g) tepkimesinin belirli bir sıcaklıktaki kısmi basınçlar cinsinden denge sabiti (KpK_p) ile derişimler cinsinden denge sabiti (KcK_c) arasındaki ilişki Kp=Kc(RT)2K_p = K_c(RT)^2 şeklindedir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur, çünkü katı haldeki maddeler Δn\Delta n hesabına katılmaz ve bağıntı Kp=Kc(RT)2K_p = K_c(RT)^2 olur.
Tepkime denkleminde yer alan maddelerden amonyum klorür katı olduğundan Δn\Delta n hesabına katılmaz. Gaz fazındaki ürünlerin katsayıları toplamı (1+1=21 + 1 = 2) ile girenlerdeki gazların katsayıları toplamı (00) farkı alındığında Δn=2\Delta n = 2 bulunur. Bu da Kp=Kc(RT)2K_p = K_c(RT)^2 eşitliğini doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Tepkime denklemindeki maddelerin fiziksel hallerini belirlemek.
Girenlerdeki NH4Cl\text{NH}_4\text{Cl} katı (kk), ürünlerdeki NH3\text{NH}_3 ve HCl\text{HCl} ise gaz (gg) fazındadır.
Kısmi basınçlar ve derişimler cinsinden denge bağıntılarına katılar yazılmadığından fiziksel hallerin doğru belirlenmesi gerekir.
2
Δn\Delta n (ürünlerdeki gazların katsayıları toplamı - girenlerdeki gazların katsayıları toplamı) değerini hesaplamak.
Δn=(1+1)0=2\Delta n = (1 + 1) - 0 = 2 olarak bulunur.
KpK_p ile KcK_c arasındaki ilişkiyi kuran üs değerini belirlemek için gereklidir.
3
Kp=Kc(RT)ΔnK_p = K_c(RT)^{\Delta n} genel formülünde Δn\Delta n yerine hesaplanan değeri yazmak.
Kp=Kc(RT)2K_p = K_c(RT)^2 bağıntısı elde edilir.
Tepkimeye özgü KpKcK_p - K_c ilişkisini kurmak için formül uygulanır.

Anahtar Kavram

Kısmi Basınçlar Cinsinden Denge Sabiti (KpK_p) ile Derişimler Cinsinden Denge Sabiti (KcK_c) İlişkisi ve Δn\Delta n Hesabı
Soru 4109Soru

Aşağıda verilen sindirim sistemi organlarını, bu organlar tarafından üretilen veya salgılanan temel maddelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mide
Pankreas
İnce bağırsak
Karaciğer

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mide - Gastrin hormonu, Pankreas - Lipaz enzimi, İnce bağırsak - Enterokinaz enzimi, Karaciğer - Safra sıvısı şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Doğru eşleştirmede mide gastrin ile, pankreas lipaz ile, ince bağırsak enterokinaz ile ve karaciğer safra ile eşleşir. Bu eşleştirme, organların temel fizyolojik görevleri ve salgı içerikleriyle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Midenin hormonal düzenlemesini hatırlama.
Mide, mideden salgılanan ve mideyi uyaran gastrin hormonunu üretir.
Sindirim kanalı organlarının kendi çalışmalarını hormonlarla düzenlediğini doğrulamak.
2
Pankreasın ekzokrin salgılarını belirleme.
Pankreas; amilaz, lipaz ve kimotripsinojen gibi enzimleri üretir.
Yağ sindiriminde görevli lipazın kaynağını belirlemek.
3
İnce bağırsağın enzim aktifleştirici rolünü analiz etme.
İnce bağırsak, pankreas enzimlerini aktifleştiren enterokinazı üretir.
Sindirimdeki aktivasyon basamaklarını ayırt etmek.
4
Karaciğerin sindirimdeki görevini tanımlama.
Karaciğer safra üretir, safra kesesi ise sadece bu safrayı depolar.
Safranın üretim yerini doğru belirlemek.

Anahtar Kavram

Sindirim sisteminde organ-salgı ilişkisi ve enzim/hormon ayrımı.

Daha Fazla Pratik

Kimyasal sindirimde görev alan enzimlerin hangi besin gruplarına etki ettiğini ve aktivasyon mekanizmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4110Soru

İnsan sindirim sisteminde proteinlerin kimyasal sindirimi midede başlar. Mide özsuyu içerisinde pasif bir enzim olarak salgılanan pepsinojen, mide boşluğunda hidroklorik asit (HClHCl) ile etkileşime girerek aktifleşir. Buna göre, midede proteinlerin polipeptitlere (peptonlara) hidrolizini gerçekleştiren aktif enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pepsin

Cevap

Midede proteinlerin kimyasal sindirimini gerçekleştiren aktif enzim pepsindir.
Proteinlerin midedeki kimyasal sindirimi, ana hücrelerden salgılanan pepsinojenin, parietal hücrelerden salgılanan HClHCl ile aktifleşerek pepsin enzimine dönüşmesiyle gerçekleşir. Pepsin, proteinlerdeki peptit bağlarını kopararak onları polipeptitlere dönüştürür.

Adım Adım Çözüm

1
Organ ve besin grubunun belirlenmesi
Mide ve proteinler
Soruda proteinlerin midedeki sindirimi sorulmaktadır.
2
Enzim aktivasyon sürecinin incelenmesi
Pepsinojen+HClPepsinPepsinojen + HCl \rightarrow Pepsin
Midede salgılanan pasif enzimin aktif forma dönüşmesi gerekir.
3
Aktif enzimin isimlendirilmesi
Pepsin
Pepsin, proteinleri daha küçük polipeptitlere parçalayan aktif hidroliz enzimidir.

Anahtar Kavram

Midede Protein Sindirimi ve Enzim Aktivasyonu

Daha Fazla Pratik

İnce bağırsakta protein sindirimini sağlayan enzimlerin (tripsin, kimotripsin, erepsin) aktivasyon sırasını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4111Soru

Sağlıklı bir insanda, ağızda çiğnenerek yutulmaya hazır hale getirilen bir besin lokmasının sindirim kanalında ilerlediği yapılar aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu yapıları, besinin ağızdan sonraki izlediği yolu dikkate alarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Besinlerin sindirim kanalındaki doğru ilerleme sırası yutak, yemek borusu, mide ve ince bağırsak şeklindedir.
Besinlerin sindirim sistemindeki yolculuğu anatomik bir sırayı takip eder. Ağızdan çıkan lokma önce yutağa, oradan yemek borusuna geçer. Yemek borusu aracılığıyla mideye ulaştırılan besinler, midedeki işlemlerden sonra ince bağırsağa aktarılır. Bu nedenle doğru sıralama yutak - yemek borusu - mide - ince bağırsak şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Besinin ağızdan sonraki ilk durağını belirleme.
Yutak
Ağızda çiğnenen besin yutma refleksiyle önce yutağa geçer.
2
Yutaktan sonraki iletim yolunu belirleme.
Yemek borusu
Yutak, besinleri soluk borusunu kapatarak yemek borusuna aktarır.
3
Yemek borusunun bağlandığı organı saptama.
Mide
Yemek borusundaki peristaltik hareketler besini mideye taşır.
4
Sindirimin devam ettiği bir sonraki kanalı belirleme.
İnce bağırsak
Midede işlenen besinler pilor kapısından geçerek ince bağırsağa ulaşır.

Anahtar Kavram

Sindirim Kanalı Anatomisi ve Besin İletimi

İpuçları

1
Besinlerin ağızdan sonra vücudun üst kısmından alt kısmına doğru ilerlediğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İnce bağırsaktan sonra besinlerin hangi yapıya (kalın bağırsak) geçtiğini ve emilim süreçlerini tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4112Soru

İnsan vücudunda sindirim kanalı içerisinde gerçekleşen kimyasal sindirim (hidroliz) reaksiyonları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Reaksiyonlar sırasında su tüketilir ancak ATP harcanmaz.

Cevap

Kimyasal sindirim reaksiyonları sırasında su harcanırken ATP tüketilmez.
Kimyasal sindirim, bir maddenin su (H2OH_2O) katılarak yapı birimlerine ayrıştırılması olan hidroliz olayıdır. Hidroliz reaksiyonları hem hücre içinde hem de hücre dışında gerçekleşebilir ve bu süreçte ATP harcanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kimyasal sindirimin tanımını yapmak.
Kimyasal sindirim, büyük moleküllü besinlerin su ve enzimler yardımıyla yapı birimlerine (monomerlere) parçalanmasıdır; bu bir hidroliz olayıdır.
Sindirim reaksiyonlarının temel kimyasal niteliğini anlamak için gereklidir.
2
Hidroliz reaksiyonlarında enerji kullanımını değerlendirmek.
Hidroliz (sindirim) reaksiyonları ekzergonik özellik gösterir ve aktivasyon enerjisi ortamın ısısıyla karşılanabilir. Bu nedenle ATP harcanmaz.
Sindirim ile ATP tüketimi arasındaki ilişkiyi kurmak için gereklidir.
3
Hücre dışı sindirimi analiz etmek.
İnsanda sindirim kanalının boşluğu (lümen) hücre dışıdır. Hücre dışında ATP bulunmadığı için burada gerçekleşen tepkimelerde ATP kullanılamaz.
Sindirimin gerçekleştiği yer ile ATP gereksinimi arasındaki bağlantıyı doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Sindirim (hidroliz) reaksiyonlarında su harcanır, ancak ATP tüketilmez.
Tahmini Süre:45s
Soru 4113Soru

İnsan vücudunda bağışıklık; antijenlerle bizzat karşılaşarak (aktif) veya vücuda dışarıdan hazır antikor verilerek (pasif) kazanılabilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi pasif bağışıklığa örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zehirli bir yılan tarafından ısırılan kişiye, içinde antikor bulunan serum enjekte edilmesi

Cevap

Zehirli bir yılan tarafından ısırılan kişiye antikor içeren serum verilmesi pasif bağışıklığa örnektir.
Doğru cevapta belirtilen serum kullanımı, vücuda başka bir canlıda üretilmiş antikorların hazır olarak verilmesi işlemidir. Bu durumda bireyin bağışıklık sistemi kendi antikorunu üretmek için zaman harcamaz, hazır savunma proteinlerini kullanır. Bu mekanizma 'pasif bağışıklık' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Bağışıklık kazanma yollarının temel farkını belirle.
Aktif bağışıklıkta vücut antikoru kendi üretir; pasif bağışıklıkta antikor dışarıdan hazır alınır.
Sorunun kökünde istenen pasif bağışıklık tanımına ulaşmak için bu ayrım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki yöntemlerin antikor kaynağını analiz et.
Aşı ve hastalık geçirme 'aktif'; serum ise 'pasif' bağışıklık yöntemidir.
Serum, başka bir canlının vücudunda üretilmiş hazır antikorları içerir.

Anahtar Kavram

Pasif bağışıklık, vücuda dışarıdan hazır antikor verilmesiyle (serum veya anne sütü gibi) sağlanan kısa süreli korumadır.
Tahmini Süre:45s
Soru 4114Soru

İnsan kanında bulunan hücre çeşitleri ile bu hücrelerin vücuttaki temel görevleri aşağıda verilmiştir. Kan hücrelerini, gerçekleştirdikleri temel fizyolojik görevler ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Alyuvarlar (Eritrositler)
Akyuvarlar (Lökositler)
Kan Pulcukları (Trombositler)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Alyuvarlar solunum gazlarının taşınmasıyla, akyuvarlar bağışıklık ve savunmayla, kan pulcukları ise kanın pıhtılaşmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede alyuvarların hemoglobin sayesinde gaz taşıdığı, akyuvarların vücudu mikroplara karşı savunduğu ve kan pulcuklarının pıhtılaşmayı sağladığı temel fizyolojik gerçeklere dayanılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kan hücrelerinin karakteristik özelliklerini ve biyolojik rollerini gözden geçirin.
Alyuvarlar gaz taşıma, akyuvarlar savunma, trombositler pıhtılaşma için özelleşmiştir.
Her hücre tipinin farklı protein ve organel içeriği onların spesifik görevlerini belirler.
2
Alyuvarların hemoglobin içeriği ile solunum gazı etkileşimini bağdaştırın.
Alyuvarlar hücrelere oksijen götürür, atık karbondioksiti uzaklaştırır.
Hemoglobin, demir atomu içeren ve gazlara bağlanan özel bir proteindir.
3
Bağışıklık mekanizmalarını hangi hücrenin yürüttüğünü belirleyin.
Akyuvarlar enfeksiyonlarla savaşır.
Lökositler aktif hareket edebilir ve yabancı maddeleri yok edebilirler.
4
Yaralanma sonrası kanın durmasını sağlayan mekanizmayı saptayın.
Kan pulcukları pıhtı tıkaçlarını oluşturur.
Trombositler pıhtılaşma enzimi olan tromboplastini tetikler.

Anahtar Kavram

Kan Dokusu ve Hücre Görevleri

Daha Fazla Pratik

Kan plazmasında bulunan proteinlerin (albümin, globülin, fibrinojen) görevlerini de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4115Soru

İnsan vücudunda gerçekleşen kan dolaşımı ve damarların genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplardamarlar, kanı vücuttan veya ilgili organlardan kalbe getiren damarlardır.

Cevap

Toplardamarların kanı kalbe geri getiren damarlar olduğu ifadesi doğrudur.
Toplardamarlar, kanı vücuttaki dokulardan veya akciğer gibi organlardan kalbin kulakçıklarına geri taşıma görevini üstlenirler. Bu, dolaşım sistemindeki yönsel bir tanımdır ve istisnası yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Damar türlerinin temel görevlerini belirle.
Atardamarlar kanı kalpten uzaklaştırır, toplardamarlar kanı kalbe getirir, kılcal damarlar ise madde alışverişini sağlar.
Dolaşım sistemindeki temel yönelim kurallarını anlamak soruyu çözmek için ilk adımdır.
2
Küçük ve büyük kan dolaşımı rotalarını kontrol et.
Küçük dolaşım (Kalp-Akciğer-Kalp) kanı temizlerken; büyük dolaşım (Kalp-Vücut-Kalp) temiz kanı dokulara ulaştırır.
Dolaşım rotalarındaki başlangıç ve bitiş noktaları ile kanın niteliği (temiz/kirli) arasındaki ilişkiyi kurmak gerekir.
3
Seçeneklerdeki istisnaları ve fiziksel özellikleri değerlendir.
Akciğer atardamarının istisna olarak kirli kan taşıdığını ve kan basıncının damar çapı/mesafeye göre değiştiğini saptanır.
Biyolojideki 'tüm', 'her zaman' gibi ifadeler genellikle istisnalar (akciğer atardamarı gibi) nedeniyle elenir.

Anahtar Kavram

İnsan dolaşım sisteminde kanın hareket yönü ve damar çeşitlerinin temel fonksiyonları.

Daha Fazla Pratik

Damar çeşitlerinin (atardamar, kılcal damar, toplardamar) kan basıncı, akış hızı ve toplam yüzey alanı grafiklerini incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 4116Soru

Sağlıklı bir insanın kalbinde, her bir kalp atışı sırasında gerçekleşen elektriksel uyarım ve iletim sürecini, uyarının oluşumundan itibaren karıncıkların kasılmasına kadar geçen yolu dikkate alarak doğru şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kalbin elektriksel iletim sırası; sinoatriyal düğümün uyarılması, ardından atriyoventriküler düğümün uyarılması, impulsların His demetlerine geçişi ve son olarak Purkinje lifleri aracılığıyla karıncıkların kasılması şeklindedir.
Doğru sıralama kalbin yukarıdan aşağıya (kulakçıktan karıncığa) doğru elektriksel aktivasyonunu yansıtır. Süreç sağ kulakçıktaki SA düğümü ile başlar, AV düğümünde toplanır, His demetleri ile aşağı iner ve Purkinje lifleri ile karıncık kaslarına dağılır.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının başlangıç noktasını belirle.
Sinoatriyal (SA) düğüm uyarılır.
Kalbin ana ritm merkezi SA düğümüdür ve elektriksel aktivite burada başlar.
2
Uyarının kulakçıklardan karıncıklara geçiş noktasını belirle.
Uyarı Atriyoventriküler (AV) düğüme geçer.
AV düğümü, uyarının karıncıklara iletilmeden önce kısa bir süre geciktirildiği kontrol noktasıdır.
3
Karıncık içi ana iletim yolunu takip et.
Uyarı His demetlerine iletilir.
His demetleri, uyartıyı AV düğümünden alıp karıncık duvarlarına taşıyan ana otobandır.
4
Son kasılma sinyalini belirle.
Uyarı Purkinje liflerine yayılır.
Purkinje lifleri, karıncık miyokardını tamamen uyararak kanın kalpten pompalanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Kalbin İletim Sistemi (SA düğümü, AV düğümü, His demetleri, Purkinje lifleri)

Daha Fazla Pratik

Kalp döngüsünde kulakçık sistolü ile karıncık sistolü arasındaki sürenin neden AV düğümündeki gecikmeyle ilişkili olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4117Soru

İnsan dolaşım sisteminde kanın izlediği yol ve damarların özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akciğer toplardamarı, oksijence zengin kanı kalbin sol kulakçığına taşır.

Cevap

Akciğer toplardamarının oksijence zengin kanı kalbin sol kulakçığına taşıdığı ifadesi doğrudur.
İnsan vücudunda akciğer toplardamarı, akciğer kılcallarında oksijenle doygun hale gelen temiz kanı kalbin sol kulakçığına taşıyarak küçük dolaşımı tamamlar. Bu damar, vücuttaki diğer toplardamarların aksine oksijence zengin kan taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Küçük kan dolaşımı mekanizmasını hatırla.
Sağ karıncıktan çıkan kirli kan akciğerlere gider, orada temizlenir.
Kanın oksijen seviyesinin nerede arttığını belirlemek gerekir.
2
Akciğerlerden kalbe dönen damarı tanımla.
Temizlenen kan akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına gelir.
Toplardamarlar genellikle kirli kan taşısa da akciğer toplardamarı bu kuralın istisnasıdır.

Anahtar Kavram

Küçük ve Büyük Kan Dolaşımı

Daha Fazla Pratik

Büyük dolaşım ve küçük dolaşım arasındaki farkları içeren bir akış şeması hazırlayınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 4118Soru

İnsan kanında bulunan hücre çeşitleri ile bu hücrelerin vücuttaki temel görevleri aşağıda karışık olarak verilmiştir. Kan hücrelerini, gerçekleştirdikleri temel işlevlerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Alyuvarlar (Eritrositler)
Akyuvarlar (Lökositler)
Kan pulcukları (Trombositler)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Alyuvarlar solunum gazlarını taşır, akyuvarlar vücut savunmasını sağlar, kan pulcukları ise kanın pıhtılaşmasında rol oynar.
İnsan kanındaki hücreler özelleşmiş görevlere sahiptir: Alyuvarlar hemoglobin aracılığıyla oksijen ve karbondioksit taşır; akyuvarlar vücudu yabancı mikroorganizmalara karşı korur; kan pulcukları ise pıhtılaşma mekanizmasını yürüterek homeostasiyi korur.

Adım Adım Çözüm

1
Kan hücrelerinin yapısal özelliklerini hatırlayın.
Alyuvarların hemoglobin içerdiği, akyuvarların çekirdekli ve hareketli olduğu, kan pulcuklarının ise hücre parçacıkları olduğu belirlenir.
Her hücre tipinin özgün yapısı, onun spesifik görevini belirler.
2
Her hücre tipini temel fizyolojik göreviyle ilişkilendirin.
Hemoglobin gaz taşınımıyla, bağışıklık akyuvarlarla, pıhtılaşma ise trombositlerle eşleştirilir.
Dolaşım sisteminin homeostasiyi sağlamadaki farklı rolleri bu hücreler arasında paylaştırılmıştır.

Anahtar Kavram

Kanın hücresel bileşenleri ve görevleri

Daha Fazla Pratik

Kan plazmasında bulunan proteinlerin (albümin, globülin, fibrinojen) görevlerini tekrar ederek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4119Soru

Sağlıklı bir insanda kanın vücut içerisindeki dolaşımı ve damarların genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atardamarlardaki kan basıncı, toplardamarlardaki kan basıncından daha yüksektir.

Cevap

Atardamarlardaki kan basıncı, toplardamarlardaki kan basıncından daha yüksektir.
Kan basıncı, kalbin kanı pompalamasıyla oluşan bir itme kuvvetidir. Bu kuvvet kalpten çıkan atardamarlarda en yüksek seviyededir ve kan damar sistemi içinde ilerledikçe kılcal damarlarda ve nihayetinde toplardamarlarda azalarak minimuma iner. Bu nedenle atardamarlardaki basıncın toplardamarlardan yüksek olması temel bir fizyolojik gerçektir.

Adım Adım Çözüm

1
Damar çeşitlerinin kan basıncı değerlerini karşılaştırın.
Kan basıncı sıralaması: Atardamar > Kılcal Damar > Toplardamar şeklindedir.
Kalbin karıncıklarının kasılmasıyla oluşan basınç, en yüksek seviyede atardamarlara iletilir ve damar yolu boyunca dirençle karşılaştıkça düşer.
2
Kanın akış hızını toplam kesit alanı ile ilişkilendirin.
Akış hızı sıralaması: Atardamar > Toplardamar > Kılcal Damar.
Toplam kesit alanının en fazla olduğu kılcal damarlar, kanın en yavaş aktığı bölgelerdir.

Anahtar Kavram

Damar Çeşitleri ve Kan Dinamiği
Soru 4120Soru

İnsan vücudunun alt bölgelerinden (örneğin bacaklardan) toplanan lenf sıvısının, kan dolaşımına dahil olana kadar izlediği yolu baştan sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Lenf sıvısı sırasıyla lenf kılcalları, peke sarnıcı, göğüs lenf kanalı ve sol köprücük altı toplardamarı yolunu izler.
Vücudun alt kısmından gelen lenf sıvısı, lenf kılcalları ile toplandıktan sonra lenf düğümlerinden geçer, peke sarnıcına ulaşır, oradan göğüs lenf kanalına ve nihayetinde sol köprücük altı toplardamarına dökülerek kan dolaşımına katılır.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf sisteminin başlangıç noktasını belirle.
Lenf kılcalları
Doku sıvısı hücreler arası boşluklardan lenf kılcalları aracılığıyla emilir.
2
Karın bölgesindeki toplama merkezini bul.
Peke sarnıcı
Bacaklardan ve bağırsaklardan gelen lenf damarları peke sarnıcında birleşir.
3
Ana lenf kanalını tespit et.
Göğüs lenf kanalı
Peke sarnıcı, lenf sıvısını yukarı doğru taşıyan ana kanal olan göğüs kanalına bağlanır.
4
Kan dolaşımına katılım noktasını belirle.
Sol köprücük altı toplardamarı
Lenf sistemi ile kan dolaşım sisteminin birleştiği ilk nokta sol köprücük altı toplardamarıdır.

Anahtar Kavram

Lenf Dolaşım Yolları
ÖncekiSayfa 206 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin