Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 421Soru

Doğal afetler; oluştukları ortamlar, tetikleyici mekanizmaları ve gelişim süreçlerine göre farklı hızlarda meydana gelirler. Aşağıda verilen doğal afetleri, oluşum ve gelişim hızlarına göre en yavaş gelişenden en hızlı gelişene (aniden başlayana) doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuraklık, Kasırga, Heyelan, Deprem
Doğal afetler gelişim hızlarına göre sınıflandırıldığında; kuraklık aylar ve yıllar alan en yavaş süreçtir. Kasırgalar atmosferik hareketlerle günler öncesinden tahmin edilip saatler içinde karaya ulaşır. Heyelanlar yamaç dengesinin bozulmasıyla saniyeler veya dakikalar içinde kütle halinde aniden gerçekleşir. Depremler ise yer kabuğundaki kırılmalar nedeniyle tamamen anidir ve saniyeler içinde gerçekleşerek en hızlı etkiyi gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Afetlerin oluşum kökenlerini ve gelişim süreçlerini analiz edin.
Kuraklık klimatolojik (yavaş), Kasırga meteorolojik (orta hızlı), Heyelan jeomorfolojik (hızlı), Deprem ise jeolojik (ani/en hızlı) kökenlidir.
Afetlerin gelişim hızları, oluştukları ortam ve tetikleyici mekanizmalara bağlı olarak büyük ölçüde değişir.
2
Heyelan ile erozyon arasındaki farkı belirleyerek heyelanın hızını sınıflandırın.
Erozyon toprağın dış kuvvetlerle yıllar içinde yavaşça süpürülmesiyken, heyelan kütlenin saniyeler içinde aniden kaymasıdır. Bu yüzden heyelan hızlı gelişen afetler grubundadır.
Erozyon ve heyelan sıkça karıştırılır; erozyon çok yavaş gerçekleşirken heyelan ani ve yıkıcı bir kütle hareketidir.
3
Afetleri en yavaş gelişenden en hızlı gelişene doğru sıralayın.
Gelişim sürelerine göre sıralama: Kuraklık (aylar/yıllar) > Kasırga (günler/saatler) > Heyelan (dakikalar/saniyeler) > Deprem (saniyeler) şeklindedir.
En yavaş gelişen klimatolojik afet kuraklık iken, en hızlı ve ani başlayan afet tektonik kökenli depremdir.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin gelişim ve oluşum hızlarına göre sınıflandırılması
Soru 422Soru

Medine Hicreti sonrasında Müslümanlar, Yahudiler ve henüz İslamiyet'i kabul etmemiş Arap kabileleri arasında imzalanan Medine Vesikası ile şehirdeki inanç gruplarının kendi dinî kurallarına göre yaşaması güvence altına alınmış, kabileler arası kan davaları yasaklanmış ve Medine'ye yönelik bir dış saldırıda ortak savunma yapılması kararlaştırılmıştır. Ayrıca taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda Hz. Muhammed'in hakemliği kabul edilmiştir.

Bu bilgilere göre, Medine Vesikası'nın aşağıdakilerden hangisine yönelik bir adım olduğu savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arap Yarımadası genelinde farklı inanç gruplarını tek bir dinî çatı altında birleştirerek teokratik bir imparatorluk kurmaya

Cevap

Arap Yarımadası genelinde farklı inanç gruplarını tek bir dinî çatı altında birleştirerek teokratik bir imparatorluk kurmaya
Doğru cevap, inanç gruplarını tek bir din altında birleştirmeyi veya bir imparatorluk kurmayı hedeflemeyen ifadedir. Medine Vesikası inanç serbestisini tanımış ve yalnızca Medine şehriyle sınırlı kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen Medine Vesikası'nın temel özelliklerini analiz etme
Vesikanın farklı inançların kendi kurallarıyla yaşamasına izin verdiği, ortak savunmayı ve kan davalarının önlenmesini amaçladığı belirlenir.
Vesikanın kapsamını ve amacını doğru tespit etmek sorunun çözümü için gereklidir.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırma
Dinlerin tek bir çatı altında birleştirilmesi veya Arap Yarımadası genelinde teokratik bir imparatorluk kurulması gibi bir amacın vesikada yer almadığı, aksine dini serbesti tanındığı görülür.
Seçeneklerin doğruluğunu veya yanlışlığını metin üzerinden doğrulamak.

Anahtar Kavram

Medine Vesikası'nın Siyasi ve Toplumsal Sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 423Soru

Yirmi beş yaşındaki üniversite mezunu Canan, son zamanlarda çevresindeki insanların kendisine zarar vermek istediğini, sokaktaki yabancıların gizli işaretlerle kendisini takip ettiğini iddia etmektedir. Ayrıca evde yalnızken gaipten gelen bazı seslerin kendisine emirler verdiğini öne sürmektedir. Psikiyatri kliniğinde yapılan değerlendirmeler sonucunda Canan’ın gerçeklikle bağının koptuğu belirlenmiştir.

Buna göre Canan’ın yaşadığı bu psikolojik durumla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canan’ın gaipten sesler duyması ortamda herhangi bir fiziksel uyarıcı yokken ortaya çıkan halüsinasyon örneğidir ve bu durum şizofreni belirtileri arasındadır.

Cevap

Canan’ın gaipten sesler duyması ortamda herhangi bir fiziksel uyarıcı yokken ortaya çıkan halüsinasyon örneğidir ve bu durum şizofreni belirtileri arasındadır.
Dışarıda somut bir ses kaynağı yokken seslerin duyulması halüsinasyondur. Kişinin gerçeklikten kopması, takip edildiği ve zarar göreceği yönündeki hezeyanları şizofreni hastalığının temel belirtileriyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki semptomları analiz etme
Gaipten sesler duyma (dış uyarıcı olmadan algılama), takip edilme/zarar görme inancı (sanrılar) ve gerçeklikten kopuş saptanmıştır.
Karakterin yaşadığı belirtilerin psikolojik karşılığını bulmak.
2
Kavramları eşleştirme
Görünürde fiziksel bir uyarıcı bulunmayan seslerin duyulması halüsinasyon (varsanı) tanımına uymaktadır. Gerçeklikten kopuş ve takip hezeyanları ise şizofreni ile ilişkilidir.
Belirtilerin hangi ruhsal hastalık ve algı süreciyle eşleştiğini belirlemek.
3
Seçenekleri değerlendirme ve çeldiricileri eleme
İllüzyonun fiziksel uyarıcı gerektirmesi, yansıtma ve mantığa bürümenin hafif düzeyli savunma mekanizmaları olması, ileriye ket vurmanın ise bellek süreçlerine ait olması nedenleriyle diğer seçenekler elenmiştir.
Doğru ifadenin saptanması ve yanlış kavramsal bağlantıların elenmesi.

Anahtar Kavram

Şizofrenide görülen algı (halüsinasyon) ve düşünce (sanrı) bozuklukları ile savunma mekanizmaları ve diğer algı süreçleri arasındaki farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 424Soru

Bir ülkenin katı atık yönetim politikalarını inceleyen bir coğrafyacı, ülkede plastik ve kâğıt gibi geri dönüşt��rülebilir atık oranının çok yüksek olduğunu; buna karşılık fosil yakıt tüketiminin arttığını, doğal kaynakların hızla tükenmeye devam ettiğini ve karbon ayak izinin küçülmediğini tespit etmiştir.

Buna göre, bu ülkede yürütülen çevre politikalarıyla ilgili;
I. Atık geri dönüşüm oranlarının yüksek olması, tek başına sürdürülebilir kalkınmanın sağlandığının kanıtı olamaz.
II. Çevresel sürdürülebilirlik için atık yönetimiyle birlikte enerji verimliliği ve kaynak tasarrufu da eş zamanlı planlanmalıdır.
III. Geri dönüşüm çalışmaları, doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılmasında tek başına yeterli bir çevre stratejisidir.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II öncüllerini içeren seçenek doğrudur.
Doğru seçenekte yer alan öncüller metindeki durumla tamamen uyuşmaktadır. Atık geri dönüşüm oranlarının yüksek olmasına karşın doğal kaynakların tükenmesi ve karbon ayak izinin küçülmemesi, geri dönüşümün tek başına sürdürülebilirliği sağlamadığını gösterir. Bu nedenle sürdürülebilirlik hedefleri için atık yönetimiyle birlikte enerji verimliliği ve kaynak tasarrufu gibi diğer boyutlar da bütüncül şekilde planlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen verileri analiz etmek
Geri dönüşüm oranları yüksek olmasına rağmen fosil yakıt tüketiminin arttığı ve doğal kaynakların hızla tükendiği belirlenmiştir.
Ülkedeki çevre politikalarının etkinliğini ölçmek için geri dönüşüm ile kaynak tüketimi arasındaki ilişki kurulmalıdır.
2
Öncüllerin metindeki verilerle doğruluğunu test etmek
Birinci öncül doğrulanır çünkü geri dönüşüme rağmen kaynak tükenmektedir. İkinci öncül de doğrulanır çünkü fosil yakıt artışı enerji verimliliğinin de planlanması gerektiğini gösterir. Üçüncü öncül ise yanlıştır çünkü geri dönüşüm tek başına yeterli olmamıştır.
Hangi yargıların sürdürülebilir kalkınma ilkeleriyle uyuştuğunu bulmak için.

Anahtar Kavram

Geri dönüşümün sürdürülebilirlik için tek başına yeterli olmaması ve sürdürülebilirliğin çok boyutlu yapısı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 425Soru

Türkiye'de jeolojik yapının karmaşık olması ve farklı jeolojik zamanlara ait arazilerin bulunması maden çeşitliliğini artırmıştır. Örneğin Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Yukarı Fırat Bölümü, maden çeşitliliği en fazla olan alandır. Ancak bu bölümde tespit edilen bazı maden yataklarının günümüzde işletilmediği görülmektedir. Bu yatakların işletilmemesinin temel nedeni, rezerv miktarının az ya da tenör (saf metal) oranının düşük olmasıdır.

Bu durum, madencilik faaliyetleriyle ilgili aşağıdaki genellemelerden hangisini destekler?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir yörede maden çeşitliliğinin fazla olması, oradaki madenlerin rezerv miktarının veya tenör oranının da ekonomik işletme için yeterli olduğunu göstermez.

Cevap

Bir yörede maden çeşitliliğinin fazla olması, oradaki madenlerin rezerv miktarının veya tenör oranının da ekonomik işletme için yeterli olduğunu göstermez.
Bir bölgedeki maden çeşitliliğinin fazla olması, o bölgedeki tüm maden yataklarının işletilmeye uygun miktarda rezerve veya yüksek tenör oranına sahip olduğu anlamına gelmez. Maden çeşitliliği bölgedeki jeolojik yapının karmaşıklığı ile ilgiliyken, bir yatağın işletilmesi o yatağın rezerv miktarı ve tenör oranının ekonomik değer taşıması ile ilgilidir. Bu durum, bir yörede maden çeşitliliğinin fazla olmasının, oradaki madenlerin rezerv miktarının veya tenör oranının da ekonomik işletme için yeterli olduğunu göstermeyeceği genellemesini doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen metni analiz ederek maden çeşitliliği ile madenlerin işletilme koşulları arasındaki ilişkiyi tespit etmek.
Yukarı Fırat Bölümü'nde çeşitlilik fazla olsa da bazı maden yataklarının rezerv yetersizliği veya düşük tenör nedeniyle işletilmediği belirlenmiştir.
Madencilikte jeolojik çeşitlilik ile ekonomik işletilebilirlik (rezerv ve tenör) kavramlarının farkını ortaya koymak.
2
Maden çeşitliliği ile rezerv/tenör büyüklüğü arasındaki kavramsal ayrımı doğru şekilde yansıtan genellemeyi bulmak amacıyla seçenekleri değerlendirmek.
Maden çeşitliliğinin fazla olmasının, o madenlerin her birinin rezerv veya tenör yönünden ekonomik sınırın üzerinde olduğunu garanti etmeyeceği sonucuna ulaşılır.
Öğrencinin maden çeşitliliği kavramı ile maden rezervi büyüklüğü kavramını birbirine karıştırmasını önlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de madencilik faaliyetlerinin yapılabilmesi için gerekli olan tenör ve rezerv koşullarının, maden çeşitliliği kavramından bağımsız olarak değerlendirilmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 426Soru

Aşağıda sol sütunda yer alan öğrenme türlerini, sağ sütunda verilen günlük yaşam senaryoları ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İçgörüsel (Kavrayış Yoluyla) Öğrenme
Gizil (Örtük) Öğrenme
Sosyal (Gözlem Yoluyla) Öğrenme
Motor (Devinimsel) Öğrenme

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İçgörüsel öğrenme ile problemin dinlenme anında aniden çözülmesi, gizil öğrenme ile eczane konumunun farkında olmadan öğrenilip ihtiyaç anında hatırlanması, sosyal öğrenme ile ablanın sunum tarzının model alınması ve motor öğrenme ile debriyaj-gaz koordinasyonunun otomatikleşmesi eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede içgörüsel öğrenme ani kavrayışla, gizil öğrenme farkında olmadan edinilen bilgiyle, sosyal öğrenme modelin taklit edilmesiyle ve motor öğrenme kas koordinasyonuna dayalı bedensel beceriyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Zihinde aniden şimşek çakar gibi gerçekleşen çözümü inceleme
Bu durumun içgörüsel (kavrayış yoluyla) öğrenme ile eşleştiği tespit edilir.
Çözümün deneme-yanılma olmaksızın, zihinsel ilişkiler sonucu aniden bulunması içgörüsel öğrenmenin temel özelliğidir.
2
Farkında olmadan kaydedilen ve ihtiyaç anında ortaya çıkan davranışı inceleme
Bu durumun gizil (örtük) öğrenme ile eşleştiği tespit edilir.
Gizil öğrenmede öğrenme süreç esnasında fark edilmez, ancak performansa dökülmesi gerektiğinde (ilaç alma ihtiyacı) açığa çıkar.
3
Bir modeli gözlemleyerek benzer jest ve mimikleri edinme davranışını inceleme
Bu durumun sosyal öğrenme ile eşleştiği tespit edilir.
Sosyal öğrenme kuramına göre bireyler, çevrelerindeki modellerin davranışlarını gözlemleyerek ve taklit ederek öğrenirler.
4
Debriyaj-gaz ayarı gibi kas koordinasyonuna dayalı becerinin otomatikleşmesini inceleme
Bu durumun motor (devinimsel) öğrenme ile eşleştiği tespit edilir.
Fiziksel ve motor becerilerin pratikle otomatik hale gelmesi motor öğrenme kapsamındadır.

Anahtar Kavram

Bilişsel, Sosyal ve Diğer Öğrenme Türleri
Soru 427Soru

Emeviler Dönemi'nde sınırların hızla genişlemesine rağmen izlenen bazı politikalar, devletin toplumsal bütünlüğünü sarsmış ve hanedana kar��ı muhalefetin güçlenmesine neden olmuştur.

Bu bağlamda Emeviler Dönemi'nde uygulanan politikalar ve gelişmelere dair;

I. Mevali politikası, Arap olmayan toplulukların İslamiyet'i daha hızlı benimsemesini sağlayarak imparatorluk sınırları içinde inanç birliğini güçlendirmiştir.
II. Irkçı yönetim anlayışına karşı tepki olarak doğan Şuubiyye hareketi, Arap olmayan Müslümanlar arasında kültürel muhalefetin gelişmesini sağlamıştır.
III. Mevali sınıfının dışlanması ve vergilendirilmesi, Horasan gibi sınır eyaletlerinde Emevi karşıtı ittifakların kurulmasına ve hanedanın yıkılmas��na zemin hazırlamıştır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Şuubiyye hareketinin kültürel muhalefeti geliştirmesi ve mevali memnuniyetsizliğinin Horasan'da hanedanın yıkılmasına yol açan ittifaklara zemin hazırlaması (II ve III)
Şuubiyye hareketi mevali politikasına tepki olarak doğan kültürel bir harekettir ve Ebu Müslim'in Horasan'da başlattığı ayaklanma Emevilerin yıkılmasında kilit rol oynamıştır. Dolayısıyla bu iki öncülü içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerin tarihsel doğruluk analizi yapılır.
Birinci öncüldeki mevali politikasının İslamiyet'in benimsenmesini hızlandırdığı iddiası yanlıştır. İkinci ve üçüncü öncüllerdeki bilgiler ise tarihsel olarak doğrudur.
Emevilerin Arap milliyetçiliği temelli mevali politikası, Arap olmayan Müslümanlardan cizye vergisi almaya devam edilmesi ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılması nedeniyle İslam'ın yayılışını yavaşlatmış, büyük tepkilere yol açmıştır.
2
Şuubiyye hareketinin niteliği incelenir.
Şuubiyye, Arap milliyetçiliğine ve mevali politikasına tepki olarak doğmuş kültürel bir reaksiyondur.
Arap olmayan Müslümanların (özellikle Farsların) kendi kültürel kimliklerini koruma ve Araplarla eşit olduklarını savunma çabasıdır.
3
Emevi Devleti'nin yıkılış süreci değerlendirilir.
Horasan'da Ebu Müslim liderliğinde başlayan isyan, mevalinin ve Şiilerin desteğiyle büyüyerek Emevi Devleti'yi yıkmıştır.
Sosyal huzursuzluklar ve dışlanmışlık hissi, Emevi karşıtı muhalefetin askeri bir ihtilale dönüşmesini kolaylaştırmıştır.

Anahtar Kavram

Emevi Devleti'nin mevali politikasının sosyal, dini ve siyasi sonuçları ile yıkılış nedenleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 428Soru

Thomas Hobbes, "Leviathan" adlı eserinde insanların doğa durumunda sürekli bir korku ve ölüm tehlikesi içinde yaşadıklarını, bu durumdan kurtulmak için akıl yürüterek aralarında bir sözleşme yaptıklarını belirtir. Bu sözleşmeyle insanlar, güvenliklerini sa��lamak karşılığında kendi üzerlerindeki yönetme haklarını tek bir egemene veya kurula devrederler. Hobbes'a göre bu egemen gücün yetkileri sınırsızdır ve bölünemez; çünkü bölünmüş bir güç toplumsal güvenliği sağlayamaz.

Buna göre Hobbes'un siyaset felsefesiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin meşruiyeti, insanların güvenlik ihtiyacına dayalı rasyonel bir uzlaşmaya dayanmaktadır.

Cevap

Devletin meşruiyeti, insanların güvenlik ihtiyacına dayalı rasyonel bir uzlaşmaya dayanmaktadır.
Doğru seçenek, devletin meşruiyetinin insanların can güvenliği arayışı doğrultusunda kendi aralarında yaptıkları iradi ve rasyonel bir anlaşmaya (toplumsal sözleşmeye) dayandığını ifade eder. Hobbes felsefesinde devlet doğal bir organizma değil, insanların güvenlik ihtiyacını karşılamak üzere yapay olarak inşa ettikleri bir ortak uzlaşı ürünüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel iddiayı analiz etmek.
Hobbes'a göre insanların güvenlik ihtiyacı sebebiyle akıl yürüterek kendi aralarında bir sözleşme yaptıkları belirlenir.
Yazarın devletin kökenine ilişkin sunduğu gerekçeyi saptamak.
2
Seçenekleri bu temel iddiayla karşılaştırmak.
İnsanların ortak iradesi ve rasyonel uzlaşısının devletin meşruiyet zemini olduğu görülür.
Doğru yargıya ulaşmak ve hatalı yorumları elemek.

Anahtar Kavram

Toplumsal Sözleşme ve Devletin Kökeni
Soru 429Soru

Duyguların nasıl ortaya çıktığını ve fizyolojik tepkilerle ilişkisini açıklamaya çalışan kuramlar ile bu kuramları örneklendiren günlük yaşam senaryoları aşağıda verilmiştir.

Sol sütundaki senaryoları sağ sütundaki duygu kuramlarıyla doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir dağcının karşısına aniden çıkan yaban hayvanını gördüğü anda, fizyolojik uyarılma (kalp çarpıntısı) ile korku hissini eş zamanlı ve bağımsız olarak yaşaması.
Karanlık bir sokakta arkasından birinin yürüdüğünü fark eden kişinin önce fizyolojik tepkilerinin (koşma, terleme) başlaması, sonrasında bu tepkileri yorumlayarak korku duyması.
Bir mülakata giren iki adaydan birinin bu durumu kendini kanıtlama fırsatı olarak değerlendirip umut duyması, diğerinin ise elenme tehlikesi olarak görüp yoğun kaygı hissetmesi.
Yoğun bir kahve tüketimi sonrası kalbi hızla çarpan kişinin, bulunduğu ortama bağlı olarak bu uyarılmayı ya heyecan ya da öfke olarak adlandırması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki senaryoların sağ sütundaki kuramlarla doğru eşleşmesi şu şekildedir: Kalp çarpıntısı ve korkunun eş zamanlı yaşanması Cannon-Bard Kuramı ile; önce fizyolojik tepkilerin hissedilip sonra korku duyulması James-Lange Kuramı ile; mülakat durumunun değerlendirilme biçimine göre umut ya da kaygı yaratması Bilişsel Değerlendirme Kuramı ile; kahve tüketimi sonrası oluşan uyarılmanın ortama göre etiketlenmesi ise Schachter-Singer Kuramı ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; fizyolojik uyarılma ile korku hissinin aynı anda yaşanması Cannon-Bard Kuramı'nı temsil eder. Fizyolojik tepkilerin algılanması sonucu korku duyulması James-Lange Kuramı'na örnektir. Bireyin durumu tehdit veya fırsat olarak bilişsel değerlendirmesine göre duygu hissetmesi Bilişsel Değerlendirme Kuramı'nı gösterir. Vücuttaki fizyolojik uyarılmanın bulunulan sosyal çevreye göre etiketlenmesi ise Schachter-Singer Kuramı'nı açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryolardaki duygu ve fizyolojik tepki ilişkilerini analiz etme.
Birinci senaryoda duygu ve fizyolojik tepkilerin eş zamanlı olduğu; ikinci senaryoda fizyolojik tepkinin duygudan önce geldiği; üçüncü senaryoda zihinsel değerlendirmenin duyguyu belirlediği; dördüncü senaryoda ise uyarılmanın bilişsel olarak etiketlendiği belirlenir.
Senaryoların temel kuramsal dayanaklarını saptamak için.
2
Belirlenen özellikleri duygu kuramlarının tanımlarıyla karşılaştırma.
Eş zamanlılık Cannon-Bard'a, ardışıklık James-Lange'e, zihinsel yorumlama Lazarus'a, uyarılmanın etiketlenmesi ise Schachter-Singer'a karşılık gelir.
Doğru kuramsal eşleştirmeleri saptamak için.
3
Eşleştirmeleri nihai hale getirme ve kontrol etme.
Tüm senaryoların ilgili kuramlarla eksiksiz ve çelişki barındırmayacak şekilde eşleştirilmesi tamamlanır.
Hata payını sıfıra indirmek ve doğru eşleşme kombinasyonunu kurmak için.

Anahtar Kavram

Duygu Kuramları (James-Lange, Cannon-Bard, Schachter-Singer, Bilişsel Değerlendirme)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 430Soru

Edebiyatımızda Servet-i Fünun Dönemi'nde yaşamalarına rağmen topluluğun sanat anlayışına katılmayan bağımsız sanatçılardan Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Ahmet Rasim'e ait eser ve edebi özellik açıklamalarını, sağdaki doğru yazar ve eser/tür eşleşmeleriyle birleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dönemin batılılaşma çılgınlığını ve alafrangalık özentisini Şöhret Bey karakteri üzerinden mizahi bir dille ele alan H��seyin Rahmi Gürpınar'ın ilk romanı
İstanbul'un günlük hayatını, sokak satıcılarını, gelenek ve göreneklerini mizahi ve gözlemci bir bakışla aktaran Ahmet Rasim'in fıkra/kronik türündeki başyapıtı
Natüralizmin etkisiyle, dadı ve mürebbiyelerin aile yapısı üzerindeki olumsuz etkilerini ele alan ve Dehri Efendi konağındaki olaylar�� aktaran Hüseyin Rahmi Gürpınar romanı
Yazarın çocukluk dönemini, okul hayatını ve o yılların İstanbul'undaki çocukluk anılarını anlattığı Ahmet Rasim eseri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler şu şekildedir: 1. açıklama 'Şık (Hüseyin Rahmi Gürpınar - Roman)' ile, 2. açıklama 'Şehir Mektupları (Ahmet Rasim - Fıkra)' ile, 3. açıklama 'Mürebbiye (Hüseyin Rahmi Gürpınar - Roman)' ile, 4. açıklama 'Falaka (Ahmet Rasim - Anı)' ile eşleşmelidir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar roman türünde natüralist ve töre komedisi tarzında eserler verirken; Ahmet Rasim fıkra, anı ve sohbet türlerinde İstanbul yaşamını canlı bir dille yansıtmıştır. Şık ve Mürebbiye roman türünde Hüseyin Rahmi'ye; Şehir Mektupları fıkra, Falaka ise anı türünde Ahmet Rasim'e aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Şöhret Bey karakteri ve alafrangalık temasını içeren ilk roman bilgisinden hareketle eserin Şık olduğunu ve Hüseyin Rahmi Gürpınar'a ait olduğunu belirleme.
1. açıklama Şık ile eşleşir.
Şöhret Bey, Türk edebiyatında yanlış batılılaşmanın sembol karakterlerinden biridir ve Şık romanının başkişisidir.
2
İstanbul'un günlük yaşamı, gelenekleri ve sokak hayatını fıkra/kronik türünde ele alan Ahmet Rasim eserini bulma.
2. açıklama Şehir Mektupları ile eşleşir.
Şehir Mektupları, Ahmet Rasim'in İstanbul gözlemlerini aktardığı en tanınmış fıkra kitabıdır.
3
Konak hayatı, mürebbiyelerin olumsuz etkileri ve natüralist üslup özelliklerinden yola çıkarak Hüseyin Rahmi'nin ilgili romanını tespit etme.
3. açıklama Mürebbiye ile eşleşir.
Mürebbiye, yazarın natüralist/deneysel roman metodunu konak yaşamı ve mürebbiyeler üzerinden sergilediği eseridir.
4
Yazarın çocukluk ve okul yıllarını anlattığı anı türündeki Ahmet Rasim eserini belirleme.
4. açıklama Falaka ile eşleşir.
Falaka, yazarın çocukluk anılarını samimi bir üslupla kaleme aldığı yapıtıdır.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Dönemi Bağımsız Sanatçılarının Eserleri ve Tür Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 431Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen sosyolojik kavramları, sağ sütunda yer alan günlük yaşam durumlarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kazanılmış Statü
Rol Çatışması
Rol Pekişmesi
Toplumsal Saygınlık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kazanılmış Statü - Selin'in biyolog olması; Rol Çatışması - Mert'in denetçi ve arkadaş rolleri arasında kararsızlık yaşaması; Rol Pekişmesi - Meltem Hanım'ın yönetmenlik yapmasının derslerindeki başarısını artırması; Toplumsal Saygınlık - Arkeolog Zeynep Hanım'ın takdir edilip ödüllendirilmesi.
Eşleştirmede her sosyolojik kavram, günlük yaşamdan kendisini doğrudan örnekleyen doğru durumla eşleştirilmiştir. Kazanılmış statü bireyin emeğiyle elde ettiği konumu, rol çatışması iki farklı rolün beklentilerinin çelişmesini, rol pekişmesi bir rolün diğerini kolaylaştırmasını, toplumsal saygınlık ise statünün getirdiği takdir edilme durumunu ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kazanılmış statü kavramını tanımlayarak uygun senaryoyu belirleme.
Kazanılmış statü, bireyin kendi çabası ve başarısı sonucu elde ettiği konumdur. Selin'in eğitim alarak biyolog olması bu kavrama uyar.
Bireyin iradesi ve emeğiyle kazandığı mesleki konumlar kazanılmış statü kapsamındadır.
2
Rol çatışması kavramını tanımlayarak uygun senaryoyu belirleme.
Rol çatışması, bireyin sahip olduğu iki veya daha fazla rolün beklentilerinin birbiriyle çelişmesidir. Mert'in denetçilik ve arkadaşlık rolleri arasında kalması bu kavrama uyar.
Aynı anda üstlenilen farklı rollerin bireyi psikolojik veya eylemsel olarak zıt yönlere çekmesi rol çatışmasıdır.
3
Rol pekişmesi kavramını tanımlayarak uygun senaryoyu belirleme.
Rol pekişmesi, bir rolün icra edilmesinin diğer rolün yerine getirilmesini kolaylaştırmasıdır. Meltem Hanım'ın tiyatro yönetmenliği yapmasının ders anlatımını olumlu etkilemesi bu kavrama uyar.
Rollerin birbirini engellemesi yerine desteklemesi ve kolaylaştırması rol pekişmesini oluşturur.
4
Toplumsal saygınlık kavramını tanımlayarak uygun senaryoyu belirleme.
Toplumsal saygınlık (prestij), bir statünün toplumda gördüğü kabul, takdir ve saygı derecesidir. Arkeolog Zeynep Hanım'ın ödüllendirilmesi bu kavrama uyar.
Toplumsal saygınlık, statünün kendisine verilen genel değerden ziyade bireyin o statünün gereğini yaparken gösterdiği başarıya toplumun verdiği özel değerdir.

Anahtar Kavram

Toplumsal İlişki, Statü, Rol ve Saygınlık
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 432Soru

Aşağıda verilen küresel ve bölgesel örgütleri, bu örgütlerin ölçek, kuruluş amacı ve Türkiye'nin üyelik durumu gibi özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ)
Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sırasıyla: NATO - Küresel ve askeri özellikli (1952 üyeliği); KEİ - Bölgesel ve ekonomik özellikli (İstanbul merkezli kurucu); OPEC - Küresel ve ekonomik özellikli (petrol ihracatçısı, Türkiye üye değil); İİT - Küresel ve siyasi özellikli (Müslüman ülkeler, Türkiye kurucu üye) şeklindedir.
Eşleştirmeler örgütlerin ölçekleri, kuruluş amaçları ve Türkiye'nin üyelik statüleri göz önüne alınarak yapılmıştır. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) askeri (Türkiye 1952'de katıldı), Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (KEİ) bölgesel ve ekonomik (Türkiye kurucu üye), Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) petrol odaklı küresel ve ekonomik (Türkiye üye değil), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ise siyasi ve küreseldir (Türkiye kurucu üye).

Adım Adım Çözüm

1
Örgütlerin etki alanını (küresel veya bölgesel) belirleyin.
KEİ Karadeniz havzasına yönelik bölgesel bir örgütken; NATO, OPEC ve İİT tüm dünyadan üyeleri bulunan küresel örgütlerdir.
Örgütleri etki alanı sınırlarına göre ayırt etmek eşleştirmeyi kolaylaştırır.
2
Örgütlerin kuruluş amaçlarını (askeri, siyasi, ekonomik) analiz edin.
NATO askeri savunma, İİT siyasi dayanışma, KEİ ve OPEC ise ekonomik amaçlı örgütlerdir.
Örgütlerin işlevsel kategorilerini doğru eşleştirmek için gereklidir.
3
Türkiye'nin bu örgütlerdeki üyelik statüsünü ve katılım yıllarını değerlendirin.
Türkiye, NATO'ya 1952 yılında katılmıştır. KEİ ve İİT'nin kurucularındandır. Petrol üreten bir ülke olmadığı için OPEC'e üye değildir.
Ülkemizin örgütlerdeki rolü AYT coğrafya müfredatının en önemli kazanımlarındandır.

Anahtar Kavram

Küresel ve Bölgesel Örgütlerin Sınıflandırılması ve Türkiye'nin Üyelik Durumu
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 433Soru

Milli Edebiyat Dönemi Türk edebiyatında roman ve hikâye türünün gelişim çizgisini gösteren aşağıdaki eserleri, ilk yayımlanma (kitaplaşma veya tefrika) tarihlerine göre kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eserlerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru doğru sıralaması Yeni Turan, Memleket Hikâyeleri, Ateşten Gömlek ve Yaban şeklindedir.
Yeni Turan (1912), Memleket Hikâyeleri (1919), Ateşten Gömlek (1922) ve Yaban (1932) kronolojik sırası doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve edebi niteliklerini saptama
Yeni Turan ve Ateşten Gömlek Halide Edip Adıvar'a, Memleket Hikâyeleri Refik Halit Karay'a, Yaban ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na aittir.
Eserlerin yazılış amaçları ve dönemleri hakkında bilgi edinmek doğru kronolojiyi kurmanın ilk adımıdır.
2
Eserlerin yayımlanma tarihlerini karşılaştırma
Yeni Turan Balkan Savaşları arifesinde (1912), Memleket Hikâyeleri Mütareke döneminde (1919), Ateşten Gömlek Milli Mücadele sonrasında (1922), Yaban ise Cumhuriyet döneminde (1932) basılmıştır.
Eserlerin ilk basım tarihleri karşılaştırılarak eskiden yeniye doğru sıralama oluşturulur.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi roman ve hikâye türünün tarihsel gelişim sırası.
Soru 434Soru

Orta Ça�� Avrupa'sında sosyo-ekonomik hayatın temelini oluşturan feodal sistem, kendine özgü iktisadi kurallar, zorunluluklar ve sınıfsal yapılar barındırmaktadır. Aşağıda verilen feodal sisteme ait kavramlar ile bu kavramların açıklamalarını doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Malikane Sistemi (Manoryalizm)
Angarya (Corvée)
Banalite (Banalité)
Burjuvazi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Malikane Sistemi (Manoryalizm) ile tarımsal üretime dayalı kendi kendine yeten ekonomik örgütlenme; Angarya ile serflerin karşılıksız zorunlu emeği; Banalite ile senyörün ortak üretim araçları üzerindeki tekel hakkı; Burjuvazi ile şehirlerde yaşayan ticaret sınıfı eşleşmektedir.
Malikane sistemi, feodalizmin tarımsal üretime dayalı yerel ve kapalı ekonomik birimidir. Angarya, köylülerin senyör topraklarındaki karşılıksız zorunlu emeğidir. Banalite, senyörün ortak üretim araçları üzerindeki tekel hakkından kaynaklanan kullanım bedelidir. Burjuvazi ise kentlerde yaşayan, ticaret ve zanaatla uğraşan sınıftır. Bu kavramların açıklamalarıyla eşleştirilmesi feodal sosyo-ekonomik düzeni tam olarak açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Malikane Sistemi (Manoryalizm) kavramının işlevini analiz etme
Malikane sisteminin feodal yapının ekonomik temelini oluşturan, tarımsal üretime dayalı, dışa kapalı örgütlenme biçimi olduğu belirlenir.
Manoryal düzen, Orta Çağ'da yerel tarım üretimini ve kendi kendine yetme politikasını sağlayan temel birimdir.
2
Angarya (Corvée) kavramının niteliğini değerlendirme
Angaryanın serflerin senyörün topraklarında hiçbir ücret almadan zorunlu olarak çalıştırıldığı emek biçimi olduğu saptanır.
Feodal düzende serflerin senyörlere karşı en ağır kişisel ve ekonomik yükümlülüklerinden biri karşılıksız işgücü sunmaktır.
3
Banalite (Banalité) kavramını iktisadi haklar yönüyle inceleme
Banalitenin senyörün malikane sınırları içerisindeki değirmen, fırın gibi ortak kullanım araçları üzerindeki tekel hakkından doğan vergi/kullanım bedeli olduğu tespit edilir.
Feodal lordlar, temel gıda işleme tesislerini ellerinde tutarak köylüleri buraları ücret karşılığında kullanmaya mecbur bırakmışlardır.
4
Burjuvazi sınıfının gelişim alanını ve niteliğini belirleme
Burjuvazinin tarımsal feodal hiyerarşinin dışında kalan, şehirlerde yaşayan ve zanaat/ticaretle uğraşan sosyal sınıf olduğu doğrulanır.
Haçlı Seferleri sonrası ticaretin gelişmesiyle surlarla çevrili kentlerde (burg) yaşayan tüccarlar feodal sistemin dengelerini değiştiren yeni bir güç olmuştur.

Anahtar Kavram

Orta Çağ'da sosyo-ekonomik yapıyı şekillendiren feodalizmin ekonomik (manoryalizm, banalite), sosyal (serf, burjuvazi) ve hukuki (angarya) kuralları ile kavramları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 435Soru

Osmanlı Devleti, Rumeli’de gerçekleştirdiği fetihlerin ardından ele geçirdiği bölgelere Anadolu’dan gelen göçebe Türkmenleri yerleştirmiştir. Bu uygulama ile hem fethedilen yerlerde güvenliği ve kalıcılığı sağlamayı hem de tarımsal üretimi sürekli kılmayı amaçlamıştır.

Bu parçada sözü edilen ve fethedilen toprakların nüfus yapısını düzenleyen Osmanlı politikası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskan politikası

Cevap

İskan politikası
Yeni fethedilen Rumeli topraklarına Anadolu'dan göçebe Türkmenlerin getirilip yerleştirilmesi doğrudan iskan politikasıdır. Bu uygulama, fethedilen yerlerde kalıcılığı sağlamayı, bölgeyi Türkleştirmeyi ve boş arazileri tarıma kazandırarak üretimi sürdürmeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel bilgileri analiz etme
Rumeli'deki fetihlerin ardından Anadolu'daki göçebe Türkmenlerin buraya yerleştirildiği ve tarımsal üretim ile güvenliğin amaçlandığı tespit edilmiştir.
Soruda tanımlanan tarihsel uygulamanın amacını ve niteliğini belirlemek için.
2
Bilgiyi ilgili Osmanlı politikası ile eşleştirme
Bu nüfus yerleştirme ve şenlendirme faaliyetinin 'iskan politikası' olduğu belirlenmiştir.
Seçenekler arasından doğru kavramı işaretlemek için.

Anahtar Kavram

İskan Politikası
Soru 436Soru

İslamiyet'in Mekke Dönemi'nde Müslümanların maruz kaldığı baskılar ve ardından yaşanan Hicret süreci, İslam devletinin kurumsallaşmasına zemin hazırlayan siyasi ve sosyal gelişmeleri beraberinde getirmiştir. Buna göre, aşağıda verilen İslamiyet'in doğuşu ve Hicret sürecine ait gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Müslümanların Habeşistan'a hicret etmesi (615) -> Boykot sürecinin sona ermesi (619) -> Akabe Biatları'nın gerçekleşmesi (621) -> Medine Vesikası'nın imzalanması (622).
Kronolojik sıralamada olaylar tarihsel olarak şu şekilde gerçekleşmiştir: Müslümanların ilk kez Habeşistan'a hicreti (615), üç yıllık boykot sürecinin sonlanması (619), Medinelilerle yapılan I. Akabe Biatı (621) ve Hicret sonrasında Medine'de toplumsal sözleşme niteliği taşıyan Medine Vesikası'nın imzalanması (622).

Adım Adım Çözüm

1
İlk olayın tespit edilmesi
Müslümanların maruz kaldığı ağır baskılar nedeniyle 615 yılında gerçekleşen Habeşistan Hicreti en erken olaydır.
İşkencelerin artması üzerine Hz. Muhammed'in izniyle ilk hicret Habeşistan'a yapılmıştır.
2
İkinci olayın tespit edilmesi
616 yılında başlayan ve Haşimoğulları ile Müslümanları hedef alan boykotun 619 yılında sona ermesi ikinci olaydır.
Boykot süreci Habeşistan hicretinden sonra başlamış ve üç yıl sürmüştür.
3
Üçüncü olayın tespit edilmesi
Medineli Hazrec kabilesinden bir grubun 621 yılında Hz. Muhammed ile görüşüp biat etmesi (I. Akabe Biatı) üçüncü olaydır.
Akabe Biatları boykot sürecinden sonra, Medine'ye hicretten hemen önce gerçekleşmiştir.
4
Son olayın tespit edilmesi
Hicret'in ardından Medine'deki tüm inanç gruplarının katılımıyla 622 yılında Medine Vesikası'nın imzalanması son olaydır.
Vesika, Medine'ye hicret edilip orada bir toplum düzeni kurulduktan sonra imzalanmıştır.

Anahtar Kavram

İslamiyet'in Mekke Dönemi'ndeki baskı süreçleri, Akabe Biatları ve Hicret sonrasında Medine'de kurulan siyasi düzenin kronolojik gelişimi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 437Soru

İlk Çağ'da farklı medeniyetler tarafından oluşturulan hukuk sistemleri, toplumsal ihtiyaçlara ve coğrafi özelliklere göre şekillenmiştir. Buna göre, sol sütunda verilen kanunlar ile sağ sütunda yer alan bu kanunların temel karakteristik özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hammurabi Kanunları
Hitit Kanunları
Urkagina Kanunları
On İki Levha Kanunları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarihsel kanun kodları ile karakteristik özellikleri doğru biçimde eşleştirilmiştir: Hammurabi Kanunları kısasa kısas ve sınıf yapısıyla; Hitit Kanunları tazminat esası ve aile hukukuyla; Urkagina Kanunları ilk yazılı reform karakteriyle; On İki Levha Kanunları ise Roma'daki sınıf çatışmasını çözmesi ve modern hukukun temeli olmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirme, her bir kanunun tarihsel gelişim sürecindeki özgün niteliklerini tam olarak yansıtmaktadır. Hammurabi Kanunları sertliğiyle, Hitit Kanunları medeni hukuk ve tazminat yaklaşımıyla, Urkagina Kanunları ilk yazılı kanun olma reformuyla, On İki Levha Kanunları ise Roma sınıf çatışmalarını çözmesiyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki kanunların kökenlerini ve temel ilkelerini hatırlayınız.
Tarihsel kanunların hangi medeniyetlere ait olduğu belirlenir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için kavramsal temellerin kurulması gerekir.
2
Hammurabi Kanunları'nın Babil Krallığı'na ait olduğunu, kısas prensibini benimsediğini ve sınıfsal ayrımlar içerdiğini belirleyerek uygun tanımla eşleştiriniz.
Hammurabi Kanunları, kısas ve sınıf ayrımı içeren tanım ile eşleşir.
Babil hukukunun karakteristik sert yapısı ve kısas ilkesi bu kanunun ayırt edici yönüdür.
3
Hitit Kanunları'nın Anadolu'da geliştiğini, ölüm cezaları yerine tazminatı getirdiğini ve aile hukukuna önem verdiğini saptayarak ilgili tanımla eşleştiriniz.
Hitit Kanunları, tazminat esası ve aile hukukunu vurgulayan insancıl tanım ile eşleşir.
Hititlerin coğrafi ve sosyal koşulları, Mezopotamya'ya kıyasla daha yumuşak ve tazminat odaklı bir hukuk yapısı doğurmuştur.
4
Urkagina Kanunları'nın Sümer şehir devletlerinde borç affı gibi reformlar içeren tarihteki ilk yazılı kanunlar olduğunu tespit edip eşleştiriniz.
Urkagina Kanunları, tarihin ilk yazılı kanunları ve sosyal reform vurgusu içeren tanım ile eşleşir.
Lagaş Kralı Urkagina'nın yaptığı düzenlemeler, hukuk tarihinin bilinen en eski yazılı belgeleridir.
5
Roma'daki patrici-pleb mücadelesi sonucunda ortaya çıkan ve modern Avrupa hukukunun temelini atan kanunların On İki Levha Kanunları olduğunu belirleyerek eşleştirmeyi tamamlayınız.
On İki Levha Kanunları, Roma ve Avrupa hukuku temeli vurgusu içeren tanım ile eşleşir.
Roma hukukunun bu meşhur kanunları, pleblerin hak arayışının bir ürünüdür.

Anahtar Kavram

İlk Çağ Kanunlarının Temel Özellikleri ve Karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 438Soru

Emeviler Dönemi ve Endülüs İslam Devleti sürecinde yaşanan siyasi, askeri ve toplumsal gelişmeleri yansıtan soldaki kavramları, sağda verilen uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şubiyye Akımı
Guadalete (Kadiks) Savaşı
Puvatya (Poitiers) Savaşı
Mevali Politikası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şubiyye Akımı - Emevi Devleti'nin uyguladığı etnik ayrımcılığa tepki olarak Arap olmayan Müslüman unsurlar arasında yayılan kültürel ve edebi uyanış hareketi; Guadalete (Kadiks) Savaşı - Müslümanların İber Yarımadası'na geçerek Vizigot Krallığı'nı mağlup ettiği ve İspanya fetihlerinin kapısını açan askeri mücadele; Puvatya (Poitiers) Savaşı - Frank Krallığı ile yapılan ve mağlubiyetle sonuçlanarak İslam ordularının Batı Avrupa'daki fiziki yayılış sınırını belirleyen savaş; Mevali Politikası - Emevilerin Arap kökenli olmayan Müslümanları ikinci sınıf vatandaş olarak görmesi ve onlardan haksız vergiler alması esasına dayanan dışlayıcı yönetim anlayışı.
Şubiyye Akımı Arap milliyetçiliğine karşı kültürel tepkiyle, Guadalete Savaşı İspanya fethinin başlamasıyla, Puvatya Savaşı Avrupa'daki ilerleyişin durmasıyla, Mevali Politikası ise Arap olmayan Müslümanların ikinci sınıf vatandaş sayılmasıyla doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Emevilerin sosyal politikalarını inceleme
Mevali politikasının Arap kökenli olmayan Müslümanları ikinci sınıf vatandaş gören yaklaşım olduğu belirlenir. Bu tanım sağdaki ilk açıklama ile eşleşir.
Toplumsal ve idari yapıyı anlamak için hanedanın resmi etnik politikası tanımlanmalıdır.
2
Etnik ayrımcılığa karşı ortaya çıkan tepki hareketlerini analiz etme
Mevali uygulamalarına tepki olarak özellikle Farslar ve Türkler gibi Arap dışı toplulukların kültürel hak iddialarını Şubiyye Akımı ile yürüttüğü görülür. Bu kavram sağdaki dördüncü açıklama ile eşleşir.
Emevi politikalarının imparatorluk içindeki sosyal ve kültürel yansımalarını kavramak gerekir.
3
İber Yarımadası'ndaki fetih hareketlerini değerlendirme
Vizigot Krallığı'na karşı kazanılan Guadalete (Kadiks) Savaşı'nın İspanya fetihlerinin başlangıcı olduğu tespit edilir. Bu askeri olay sağdaki ikinci açıklama ile eşleşir.
Endülüs medeniyetinin temellerinin atıldığı ilk askeri safha tespit edilmelidir.
4
Avrupa'daki fetihlerin sınırlarını analiz etme
Franklara karşı kaybedilen Puvatya Savaşı'nın İslam dünyasının Batı Avrupa'daki en uç sınırını belirlediği ve ilerleyişi durdurduğu saptanır. Bu olay sağdaki üçüncü açıklama ile eşleşir.
Fetih hareketlerinin duraklama noktası ve bunun jeopolitik sonuçları belirlenmelidir.

Anahtar Kavram

Emevi Devleti'nin iç ve dış politikası ile askeri/kültürel gelişmelerin sonuçları
Soru 439Soru

Türkiye'de metalürji (maden işleme) tesislerinin yer seçiminde ham maddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşım (liman/demiryolu) imkanları gibi farklı coğrafi faktörler belirleyici olmuştur. Aşağıda verilen tesis/işletmeleri, bu tesislerin kuruluş yerlerinin belirlenmesindeki temel coğrafi gerekçelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bakır (Samsun İzabe Tesisi)
Demir (Karabük Demir-Çelik Fabrikası)
Boksit (Seydişehir Alüminyum Tesisleri)
Krom (Elazığ Ferro-Krom Fabrikası)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bakır (Samsun İzabe Tesisi) - Ulaşım kolaylığı; Demir (Karabük Demir-Çelik Fabrikası) - Enerji kaynağına yakınlık; Boksit (Seydişehir Alüminyum Tesisleri) - Hem ham madde hem entegre tesis; Krom (Elazığ Ferro-Krom Fabrikası) - Ham maddeye yakınlık
Eşleştirmelerin tamamı doğru yapılmıştır. Bakır (Samsun) ulaşım/liman gerekçesiyle, Demir (Karabük) taş kömürüne dayalı enerji kaynağı gerekçesiyle, Boksit (Seydişehir) hem ham madde hem entegre tesis gerekçesiyle, Krom (Elazığ) ise doğrudan ham maddeye yakınlık gerekçesiyle kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Samsun İzabe Tesisi'nde işlenen bakırın kaynağını ve tesisin yer seçim nedenini analiz etmek.
Samsun liman ve demiryolu ulaşımı sayesinde ham maddeyi kolayca ithal/ihraç edebilir ve diğer Karadeniz illerinden taşıyabilir. Bu nedenle ulaşım kolaylığı ile eşleşir.
Ulaşım faktörünün maden işleme tesislerinin kuruluşundaki rolünü anlamak.
2
Karabük Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş nedenini belirlemek.
Karabük ve çevresinde demir madeni çıkarılmamasına rağmen, Zonguldak'taki taş kömürüne yakın olması sebebiyle tesis buraya kurulmuştur. Bu nedenle enerji kaynağına yakınlık ile eşleşir.
Enerji kaynağının ağır sanayi tesislerinin konumlandırılmasındaki önemini kavramak.
3
Seydişehir Alüminyum Tesisleri'nin özelliğini incelemek.
Seydişehir'de çıkarılan boksit madeni yine aynı yerdeki tesiste işlenerek alüminyuma dönüştürülür. Bu durum ham maddeye yakınlık ve tek entegre tesis olma özelliği ile eşleşir.
Ham maddeye yakınlığın taşıma maliyetlerini azaltmadaki rolünü görmek.
4
Elazığ Ferro-Krom Fabrikası'nın kurulma gerekçesini belirlemek.
Elazığ (Guleman) zengin krom yataklarına sahip olduğu için tesis doğrudan ham madde kaynağının yakınına kurulmuştur. Bu nedenle doğrudan ham madde kaynağına yakınlık ile eşleşir.
Rezerv miktarı yüksek olan alanlarda sanayi tesisi kurarak lojistik maliyetlerini düşürme mantığını açıklamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki metalürji tesislerinin yer seçimini etkileyen coğrafi faktörler
Soru 440Soru

Türkiye'de Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, ülkenin mekânsal yapısında ve sosyoekonomik coğrafyasında belirgin izler bırakmıştır. Özellikle 1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatının (DPT) kurulmasının ard��ndan yürürlüğe giren beş yıllık kalkınma planları ile bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılması ve sanayinin yurt geneline dengeli dağıtılması amaçlanmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi planlı kalkınma döneminde (1960-1980) bölgesel dengesizlikleri gidermek ve yerel kalkınmayı sağlamak amacıyla uygulanan mekânsal ve ekonomik politikalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhracata dayalı büyüme stratejisi doğrultusunda, küresel pazarlarla entegrasyonu kolaylaştırmak amacıyla serbest bölgelerin kurulması

Cevap

İhracata dayalı büyüme stratejisi doğrultusunda, küresel pazarlarla entegrasyonu kolaylaştırmak amacıyla serbest bölgelerin kurulması
Doğru yanıt olan ihracata dayalı büyüme ve serbest bölgelerin kurulması, Türkiye'nin 24 Ocak 1980 kararlarıyla geçiş yaptığı serbest piyasa ekonomisi ve dışa açık büyüme modelinin bir sonucudur. Serbest Bölgeler Kanunu 1985 yılında çıkarılmıştır. Bu nedenle 1960-1980 planlı dönem politikaları arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünde belirtilen planlı kalkınma döneminin (1960-1980) temel iktisadi ve mekânsal hedeflerini belirlemek.
Bu dönemin temel hedeflerinin bölgesel dengesizlikleri azaltmak, organize sanayileşmeyi yaygınlaştırmak ve ithal ikameci politikalar yürütmek olduğu saptanır.
Dönemin coğrafi ve ekonomik karakterini doğru anlamak seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Seçeneklerde yer alan ekonomik uygulamaların hangi tarihsel dönemlere ait olduğunu analiz etmek.
Kalkınmada öncelikli yöreler, OSB'lerin kurulması, bölgesel projelerin altyapısı ve KİT yatırımlarının planlı döneme (1960-1980) ait olduğu; serbest bölgelerin kurulmasının ise 1980 sonrasına ait olduğu belirlenir.
Her bir seçeneğin kronolojik ve politik doğruluğunu kontrol ederek çelişen seçeneği bulmak hedeflenir.
3
Planlı dönem politikası olmayan seçeneği doğru yanıt olarak işaretlemek.
İhracata dayalı sanayileşme ve serbest bölgelerin kurulması 1980 sonrası dışa açık büyüme modelinin bir uygulaması olduğundan aranan cevap bulunur.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye dayanarak planlı dönem dışındaki politikayı seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye Ekonomi Tarihi ve Planlı Dönem Politikalarının Mekânsal Sonuçları
ÖncekiSayfa 22 / 437Sonraki