Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4521Soru

2n=362n = 36 kromozomlu bir elma ağacının (dişi ebeveyn) çiçekleri, 2n=362n = 36 kromozomlu başka bir elma ağacından (erkek ebeveyn) gelen polenlerle tozlaşmıştır.

Buna göre, tozlaşma sonrası gerçekleşen polen tüpü oluşumu ve çift döllenme süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döllenme sonucunda oluşan tohumun besi dokusunu (endosperm) oluşturan her bir hücre 54 kromozom taşırken, tohum kabuğu dişi ebeveyn ile aynı genetik yapıdadır.

Cevap

Döllenme sonucunda oluşan endosperm hücreleri 54 kromozom taşır ve tohum kabuğu dişi ebeveynin dokularından geliştiği için onunla aynı genetik yapıdadır.
Çift döllenme sonucunda nn kromozomlu bir sperm çekirdeği ile n+nn+n yapısındaki iki polar çekirdeğin kaynaşmasıyla 3n3n kromozomlu (18×3=5418 \times 3 = 54) endosperm oluşur. Tohumun kabuk kısmı ise ana bitkinin integüment tabakasından mitozla geliştiği için ana bitkiyle tamamen aynı genetik yapıya sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Ebeveynlerin haploit kromozom sayısını bulma
n=18n = 18
Diploit bitki 2n=362n=36 olduğuna göre, mayoz sonucu oluşan polen (mikrospor) ve embriyo kesesi (megaspor) hücreleri haploit (n=18n=18) olur.
2
Çift döllenme mekanizmasını analiz etme
Sperm (nn) + Yumurta (nn) \rightarrow Zigot (2n2n); Sperm (nn) + 2 Polar Çekirdek (n+nn+n) \rightarrow Endosperm (3n3n)
Çiçekli bitkilerde iki ayrı döllenme olayı gerçekleşir.
3
Kromozom sayılarını hesaplama
Zigot/Embriyo: 3636 kromozom, Endosperm: 18×3=5418 \times 3 = 54 kromozom.
Endosperm triploit bir dokudur.
4
Tohum kabuğunun kökenini belirleme
Tohum kabuğu \rightarrow Dişi ebeveynin diploit dokusu (2n=362n=36).
Tohum kabuğu (testa), tohum taslağını saran ve ana bitkiye ait olan integüment tabakasından gelişir, döllenme ürünü değildir.

Anahtar Kavram

Çift Döllenme ve Tohum Yapılarının Kökeni
Soru 4522Soru

Angiospermlerde (kapalı tohumlu bitkiler) tozlaşmanın ardından gerçekleşen çift döllenme sürecine dair bazı basamaklar aşağıda karışık olarak verilmiştir.

Bu olayların, tozlaşmadan itibaren başlayarak tohum oluşumu öncesine kadar gerçekleşme sırasını mantıksal bir dizilim oluşturacak şekilde düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; polen tanesinin stigmaya tutunması, polen tüpünün oluşmaya başlaması, tüp içinde sperm çekirdeklerinin mitozla üretilmesi, tüpün kemotropizma ile mikropile ulaşması ve nihayetinde sperm çekirdeklerinin embriyo kesesindeki hücrelerle kaynaşarak çift döllenmeyi gerçekleştirmesi şeklindedir.
Doğru sıralama, önce polenin stigmaya ulaşması (tozlaşma), ardından vejetatif çekirdeğin polen tüpünü oluşturması, tüp uzarken generatif çekirdeğin mitozla sperm çekirdeklerini üretmesi, tüpün kemotropizma ile mikropile doğru büyümesi ve son olarak sperm çekirdeklerinin embriyo kesesine girerek çift döllenmeyi gerçekleştirmesi adımlarını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Tozlaşmanın gerçekleşmesi
Polen tanesi stigmaya ulaşır ve buradaki salgılar sayesinde çimlenme başlar.
Sürecin başlaması için polenin dişi organa fiziksel olarak taşınması gerekir.
2
Polen tüpü oluşumu
Vejetatif çekirdek kontrolünde polen tüpü, dişicik borusu içine doğru büyür.
Sperm çekirdeklerinin embriyo kesesine taşınabilmesi için bir kanal oluşturulmalıdır.
3
Sperm oluşumu
Polen tüpü içinde generatif çekirdek mitoz geçirerek nn kromozomlu iki sperm çekirdeği oluşturur.
Bitkilerde sperm çekirdekleri mayozla değil, polen tüpü içinde mitozla meydana gelir.
4
Kemotropizma
Polen tüpü, sinerjitlerden gelen kimyasal sinyalleri takip ederek tohum taslağındaki mikropil açıklığına ulaşır.
Sperm çekirdeklerinin doğru noktadan içeri girmesi sağlanmalıdır.
5
Çift döllenme
Spermlerden biri yumurtayı döllenerek zigotu (2n2n), diğeri polar çekirdeklerle birleşerek endospermi (3n3n) oluşturur.
Kapalı tohumlu bitkilerde aynı anda iki döllenme olayının gerçekleşmesi karakteristiktir.

Anahtar Kavram

Angiospermlerde döllenme süreci; tozlaşma, tüp oluşumu, tüp içi mitoz (sperm oluşumu), kemotropizma ve çift döllenme aşamalarını kapsar.

Daha Fazla Pratik

Döllenme sonrasında tohumun hangi kısımlarının ana bitkinin (2n2n), hangi kısımlarının ise yeni neslin (2n2n zigot veya 3n3n endosperm) kalıtsal özelliklerini taşıdığını analiz eden soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4523Soru

Tohum dormansisinin (uyku hali) sona ermesi ve çimlenme sürecinin başlaması, içsel hormonal dengedeki değişimler ile uygun dış çevre şartlarının etkileşimi sonucu gerçekleşir. Çimlenmekte olan bir tohumda meydana gelen fizyolojik ve biyokimyasal olaylar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Giberellin hormonunun miktarındaki artış, tohumdaki depo besinleri hidroliz edecek olan α\alpha-amilaz gibi enzimlerin sentezini uyararak metabolizmayı başlatır.

Cevap

Giberellin hormonunun miktarındaki artışın enzim sentezini uyararak metabolizmayı başlattığını belirten ifade doğrudur.
Doğru olan ifadede belirtildiği gibi, çimlenme sürecinin en kritik adımı su alımı sonrası artan giberellin hormonunun, tohumdaki depo nişastayı parçalayacak enzimleri (α\alpha-amilaz) sentezletmesidir. Bu enzimler sayesinde açığa çıkan glikoz, embriyonun büyümesi için gerekli ATP'yi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tohumun su alması (imbibisyon) ile başlayan süreci analiz et.
Tohum su alınca metabolik olarak aktifleşir ve giberellin hormonu sentezlenir.
Çimlenmenin başlaması için depo besinlerin hareketlendirilmesi gerekir.
2
Hormonal kontrolü değerlendir.
Giberellin amilaz enzimini aktifleyerek nişastayı glikoza parçalar; abseisik asit (ABA) ise bu süreci baskılar.
Dormansinin kırılması giberellin ve ABA arasındaki dengenin giberellin lehine bozulmasına bağlıdır.
3
Enerji ve kuru ağırlık değişimini incele.
Hidroliz için ATP harcanmaz; hücresel solunum nedeniyle CO2CO_2 çıkışı olur ve kuru ağırlık azalır.
Fotosentez başlamadan önce dışarıdan madde girişi (su hariç) olmaz, sadece mevcut depolar tüketilir.

Anahtar Kavram

Tohum çimlenmesinde hormonal kontrol (Giberellin) ve kuru ağırlık değişimi.

Daha Fazla Pratik

Çimlenme sonrası fototropizma (ışığa yönelim) mekanizmasını ve oksin hormonunun etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4524Soru

Dormansi (uyku) halindeki bir tohumun uygun çevre şartlarıyla karşılaşması sonucu çimlenmeye başlaması sürecinde meydana gelen aşağıdaki fizyolojik olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru olacak şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çimlenme süreci; imbibisyon (su alma), giberellin sentezi, enzim aktivasyonu/hidroliz, hücresel solunum ve son olarak embriyonik kökün çıkışı sırasıyla gerçekleşir.
Çimlenme süreci fiziksel bir olay olan imbibisyonla başlar. Suyun girmesiyle metabolizma uyanır ve embriyo giberellin hormonu üretir. Bu hormon, aleuron tabakası gibi hedef bölgeleri uyararak amilaz enziminin sentezlenmesini sağlar. Enzimler nişastayı hidroliz eder, açığa çıkan monomerler oksijenli solunumda kullanılarak ATP üretilir. Bu ATP ile hızlanan mitoz bölünmeler sonucunda önce embriyonik kök (radikula) oluşarak tohumdan çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Su alımının (imbibisyon) etkisini belirle.
Tohum şişer, kabuk çatlar ve enzimlerin çalışabileceği sulu ortam oluşur.
Kuru tohumda enzimler inaktiftir; su, metabolizmayı başlatmak için şarttır.
2
Hormonal kontrolü analiz et.
Embriyo, giberellin (GA) hormonunu salgılar.
Giberellin, dormansiyi kıran ve amilaz gibi enzimlerin sentezini başlatan temel hormondur.
3
Besinlerin sindirim sürecini değerlendir.
Nişasta ve proteinler, hidroliz yoluyla glikoz ve amino asitlere dönüşür.
Büyüyen embriyonun hem enerji hem de yapı malzemesi için monomerlere ihtiyacı vardır.
4
Enerji üretimini ve büyümeyi ilişkilendir.
Hücresel solunum hızı artar ve kök (radikula) gelişi gözlenir.
Mitoz bölünme ve hücre uzaması yüksek miktarda ATP gerektirir.

Anahtar Kavram

Çimlenme Fizyolojisinin Biyokimyasal Basamakları

Daha Fazla Pratik

Çimlenme sırasında tohumun kuru ağırlığındaki değişim grafiğini ve fotosentezin hangi aşamadan sonra başladığını analiz eden soruları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4525Soru

Tohumun uygun koşullar altında uyku halinden (dormansi) çıkarak yeni bir bitkiyi oluşturmak üzere çimlenmeye başlaması sürecinde gerçekleşen hormonal ve metabolik değişimler incelendiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğru olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Absisik asit (ABA) miktarının azalması ve giberellin sentezinin artmasıyla birlikte, endospermdeki besin depolarını hidroliz eden enzimler aktifleşir.

Cevap

Absisik asit (ABA) miktarının azalması ve giberellin sentezinin artmasıyla birlikte, besin depolarını hidroliz eden enzimlerin aktifleşmesi doğrudur.
Tohumun su almasıyla (imbibisyon) birlikte absisik asit etkisi azalır ve giberellin hormonu miktarı artar. Giberellin, tohumun endosperm tabakasındaki nişastayı hidroliz edecek olan amilaz enziminin sentezini uyararak embriyonun besin ihtiyacını karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Hormon dengesini analiz etme
ABA seviyesi düşer, Giberellin seviyesi yükselir.
Dormansinin kırılması ve çimlenmenin başlaması için ABA'nın baskılayıcı etkisinin kalkması ve giberellinin uyarıcı etkisinin başlaması gerekir.
2
Enzim aktivitesini inceleme
Giberellin etkisiyle amilaz ve proteaz gibi hidroliz enzimleri sentezlenir.
Embriyonun büyümesi için gerekli olan glikoz ve amino asitler, endospermin sindirilmesiyle sağlanır.
3
Kuru ağırlık ve solunum ilişkisini değerlendirme
Kuru ağırlık azalır.
Fotosentez henüz gerçekleşmezken, depo besinler enerji üretimi (oksijenli solunum) için harcanır ve CO2CO_2 olarak dışarı atılır.

Anahtar Kavram

Tohum Çimlenmesinde Hormonal Kontrol ve Metabolizma
Soru 4526Soru

Aşağıda verilen biyolojik olaylar ile bu olayların popülasyondaki genetik varyasyon ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini açıklayan tanımları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Himalaya tavşanlarında kürk renginin ortam sıcaklığına bağlı olarak beyaz veya siyah çıkması.
Mayoz bölünmenin anafaz I evresinde homolog kromozomların rastgele zıt kutuplara çekilmesi.
Canlının üreme ana hücrelerinde XX ışınları etkisiyle DNA baz diziliminin değişmesi.
Eşeyli üreme sırasında farklı genetik yapıdaki iki gametin şansa bağlı olarak birleşmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

L1-R1 (Modifikasyon), L2-R2 (Bağımsız Dağılım), L3-R3 (Germinal Mutasyon), L4-R4 (Döllenme) şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Kalıtsal varyasyonlar genotipteki (DNA dizilimindeki) değişimlere veya genlerin yeni kombinasyonlarına (mayoz, döllenme) dayanırken; modifikasyonlar sadece çevre etkisiyle oluşan geçici fenotipik değişimlerdir. Eşleştirme bu temel ayrımı doğru şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
L1 ifadesindeki olayın biyolojik niteliğini belirlemek.
Himalaya tavşanı deneyi klasik bir modifikasyon örneğidir.
Genotip değişmediği, sadece fenotip çevreye bağlı değiştiği için modifikasyon tanımıyla (R1) eşleşir.
2
L2 ifadesindeki bölünme evresinin sonucunu analiz etmek.
Anafaz I'deki rastgele ayrılma, bağımsız dağılımı sağlar.
Bu olay yeni genetik kombinasyonlar (R2) oluşturarak varyasyona katkıda bulunur.
3
L3 ifadesindeki mutasyonun tipini ve kalıtılabilirliğini sorgulamak.
Üreme ana hücrelerinde meydana gelen bu olay germinal bir mutasyondur.
DNA dizilimi kalıcı olarak değiştiği ve üreme hücresinde olduğu için kalıtsal değişim tanımıyla (R3) örtüşür.
4
L4 ifadesindeki üreme olayının çeşitliliğe etkisini değerlendirmek.
Döllenme, mevcut gametlerin rastgele birleşmesidir.
Farklı gametlerin birleşmesi biyoçeşitliliği zenginleştiren (R4) bir faktördür.

Anahtar Kavram

Genetik varyasyonların mekanizmaları (mutasyon, rekombinasyon, döllenme) ile modifikasyon arasındaki farklar.

Daha Fazla Pratik

Varyasyonların evrimsel süreçteki önemini anlamak için 'doğal seçilim' konusuna göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4527Soru

Biyolojik çeşitliliğin temelini, popülasyon içindeki bireyler arasında gözlenen genetik varyasyonlar oluşturur. Bu varyasyonlar, çeşitli iç ve dış etkenler sonucunda ortaya çıkabilir ve türün değişen ortam koşullarına uyum yeteneğini artırır.

Buna göre, bir hayvan popülasyonunda gerçekleşen;

I. Mayozun profaz I evresinde homolog kromozomların kardeş olmayan kromatitleri arasında parça değişimi olması,
II. Çevresel pH değişimlerine bağlı olarak bir canlının vücut hücrelerindeki genlerin işleyişinin değişmesi,
III. Gamet oluşumu sırasında ayrılmama olayına bağlı olarak kromozom sayısında değişimlerin yaşanması,
IV. Radyasyon etkisiyle üreme ana hücrelerinde meydana gelen nükleotit dizilimi değişimleri

olaylarından hangileri, ilgili popülasyonda kalıtsal varyasyonların oluşmasına doğrudan katkı sağlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve IV

Cevap

I, III ve IV numaralı öncüller kalıtsal varyasyon sağlarken, II numaralı öncül kalıtsal olmayan bir modifikasyondur.
Kalıtsal varyasyonlar, genetik materyalin (DNA) yapısında veya miktarında meydana gelen kalıcı değişimler ile mayozdaki rekombinasyon olayları sonucu oluşur. Mayozdaki parça değişimi (I), kromozom sayısını değiştiren ayrılmama olayları (III) ve üreme hattındaki genetik mutasyonlar (IV) popülasyondaki genetik çeşitliliği artıran ve gelecek kuşaklara aktarılan temel mekanizmalardır.

Adım Adım Çözüm

1
I. öncülün (parça değişimi) varyasyon üzerindeki etkisini değerlendir.
Crossing-over (parça değişimi), gametlerde yeni gen kombinasyonları oluşturduğu için kalıtsal varyasyonu artırır.
Genetik materyalin yeniden düzenlenmesi (rekombinasyon) çeşitliliğin temelidir.
2
II. öncülün (gen işleyişi değişimi) kalıtsallığını kontrol et.
Bu durum bir modifikasyondur; genetik yapı değişmez, sadece çevresel faktörlere bağlı olarak genin çalışma şekli geçici olarak değişir.
Vücut hücrelerindeki modifikasyonlar sonraki nesillere aktarılmaz.
3
III. öncülün (ayrılmama) mutasyonel etkisini incele.
Ayrılmama olayı kromozom sayısında kalıcı ve kalıtılabilir değişimlere yol açar.
Sayısal mutasyonlar bireyler arasındaki genetik farklılıkları (varyasyonu) artırır.
4
IV. öncülün (üreme ana hücresi mutasyonu) etkisini analiz et.
Üreme ana hücrelerinde veya üreme hücrelerinde (gamet) meydana gelen nükleotit değişimleri kalıcıdır.
Germ-line (üreme hattı) mutasyonları dölden döle aktarılarak gen havuzuna yeni aleller ekler.

Anahtar Kavram

Kalıtsal Varyasyon Kaynakları (Mutasyon, Mayoz ve Döllenme)
Soru 4528Soru

Canlılarda görülen varyasyonların kaynakları ve bu kaynakların populasyonun genetik yapısı üzerindeki etkileri biyolojik çeşitliliğin temelini oluşturur. Aşağıda verilen biyolojik olayları, bu olayların kalıtsal çeşitlilik üzerindeki temel sonuçları veya özellikleri ile en doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Modifikasyon
Krossing-over
Nokta Mutasyonu
Bağımsız Açılım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Modifikasyon, genlerin işleyişindeki kalıtsal olmayan değişimlerle; Krossing-over, bağlı genlerin rekombinasyonuyla; Nokta mutasyonu, yeni alel oluşumuyla; Bağımsız açılım ise homolog kromozomların rastgele dizilimiyle eşleşir.
Doğru eşleştirme, biyolojik olayların genetik materyal üzerindeki spesifik etkilerini temel alır. Mutasyonlar genin kimyasal yapısını bozup yeni aleller yaratarak temel çeşitliliği sağlarken; krossing-over ve bağımsız açılım mevcut alellerin gametlerdeki kombinasyonlarını zenginleştirir. Modifikasyon ise gen yapısını değiştirmediği için varyasyonun kalıtsal olmayan bir biçimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Varyasyon tiplerini kalıtsal ve kalıtsal olmayan şeklinde sınıflandırmak.
Modifikasyon kalıtsal değilken; mutasyon, krossing-over ve bağımsız açılım kalıtsal çeşitlilik kaynaklarıdır.
YKS müfredatında modifikasyonun çevresel ve geçici olduğu, genetik varyasyon tanımına girmediği ayrımı kritiktir.
2
Kalıtsal varyasyon kaynaklarını mekanizmalarına göre analiz etmek.
Mutasyon gen yapısını (nükleotit dizisini) değiştirirken, krossing-over ve bağımsız açılım mevcut genlerin yeni kombinasyonlarını oluşturur.
Yeni alel oluşumu ile mevcut alellerin yeniden harmanlanması (rekombinasyon) arasındaki farkı anlamak gerekir.
3
Hücresel bölünme evreleri ile genetik sonuçları ilişkilendirmek.
Bağımsız açılım Metafaz I'deki dizilimle, krossing-over ise Profaz I'deki parça değişimiyle gerçekleşir.
Olayların gerçekleştiği evreler, varyasyonun mekanik temelini açıklar.

Anahtar Kavram

Genetik Varyasyon Kaynakları ve Rekombinasyon Mekanizmaları
Soru 4529Soru

İnsanlar tarafından bitki ve hayvan popülasyonları içinden istenilen özelliklere sahip bireylerin seçilerek eşleştirilmesi ve bu özelliklerin gelecek nesillerde baskın hale getirilmesi sürecine yapay seçilim denir. Günümüzde bu süreç; geleneksel melezlemelere dayanan "klasik ıslah" ve genetik mühendisliği tekniklerini içeren "modern ıslah" yöntemleri ile yürütülmektedir.

Islah çalışmaları ve bu süreçte kullanılan yöntemlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapay seçilim yoluyla yapılan ıslah çalışmaları, hedeflenen karakterlerin popülasyondaki frekansını artırırken, popülasyonun toplam genetik varyasyonunu da zamanla zenginleştirir.

Cevap

Yapay seçilim yoluyla yapılan ıslah çalışmaları, hedeflenen karakterlerin popülasyondaki frekansını artırırken popülasyonun toplam genetik varyasyonunu zamanla azaltır.
Islah çalışmaları (yapay seçilim), popülasyondaki genetik varyasyonu zenginleştirmez; aksine, sadece istenen özelliklere sahip bireylerin üremesine izin verildiği için gen havuzu daralır ve genetik çeşitlilik azalır. Bu durum popülasyonu çevresel değişikliklere karşı daha hassas hale getirebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Yapay seçilim ve ıslahın genetik etkisini analiz etme.
Seçilim mekanizması, belirli fenotiplerin hayatta kalmasını ve üremesini sağlarken diğerlerini eler.
Islah çalışmaları, varyasyonu artırmak yerine mevcut varyasyon içinden 'en iyi' olanı sabitlemeyi hedefler.
2
Klasik ve modern ıslah yöntemlerinin farklarını değerlendirme.
Klasik melezleme kontrolsüz gen aktarımı içerirken, gen aktarımı (modern) daha spesifiktir.
Yöntemlerin etkinliği ve hızı farklı olsa da temel amaç ekonomik verim artışıdır.
3
Poliploidi ve biyoetik riskleri gözden geçirme.
Poliploidi bitki verimini artırır; GDO'lar ise genetik kirlilik riski taşır.
Biyoteknolojik uygulamaların hem avantajları hem de çevresel riskleri mevcuttur.

Anahtar Kavram

Yapay Seçilim ve Genetik Varyasyon İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Doğal seçilim ile yapay seçilimi, canlının çevreye uyum başarısı (fitness) açısından karşılaştıran bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4530Soru

Modern biyoteknolojik ıslah çalışmalarında, soğuğa dayanıklılık geni taşıyan bir bitki türünden alınan genin, verimi yüksek ancak soğuğa dayanıksız bir kültür bitkisine aktarılması hedeflenmektedir. Bu ıslah sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları biyolojik işlem sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Modern ıslah çalışmalarında süreç; DNA izolasyonu, restriksiyon enzimiyle kesim, DNA ligaz ile birleştirme, hücreye aktarım ve son olarak doku kültürü ile bitki üretimi şeklinde gerçekleşir.
Süreç, genin moleküler düzeyde hazırlanmasından (izolasyon, kesme, birleştirme) organizma düzeyinde üretilmesine (aktarım, doku kültürü) doğru hiyerarşik bir sıra izler.

Adım Adım Çözüm

1
DNA'nın saflaştırılması
Hedef organizmanın tüm genetik materyali serbest kalır.
Genin üzerinde işlem yapabilmek için önce hücreden çıkarılması gerekir.
2
Restriksiyon enzimlerinin kullanımı
İstenilen gen bölgesi ve plazmitte uygun yapışkan uçlar oluşur.
Spesifik gen bölgesini ayıklamak için moleküler makaslara ihtiyaç duyulur.
3
Ligasyon işlemi
Rekombinant DNA molekülü sentezlenmiş olur.
Parçaların kovalent bağlarla birbirine tutunması sağlanır.
4
Gen aktarımı (Transformasyon)
Hedef bitki hücresi yeni geni bünyesine alır.
Genin ifade edilebilmesi için bitki genomuna dahil olması gerekir.
5
Doku kültürü (Rejenerasyon)
Transgenik (GDO'lu) yeni bir bitki bireyi oluşur.
Bitki hücrelerinin totipotent özelliği sayesinde tek hücreden yeni bir canlı üretilir.

Anahtar Kavram

Rekombinant DNA teknolojisi ve modern bitki ıslahı basamakları

Alternatif Yöntem

Süreci 'Mikro'dan 'Makro'ya ilkesiyle kodlayabilirsiniz: Önce moleküller (DNA, Enzim), sonra hücre (Vektör/Aktarım), en son organizma (Doku kültürü/Bitki).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4531Soru

Sürdürülebilirlik ve doğal kaynakların korunması ile ilgili;

I. Bir ekosistemin sürdürülebilirliği, kaynakların kullanım hızının ekosistemin kendini yenileme kapasitesini aşmaması durumunda mümkündür.
II. Su ayak izi hesaplamaları, bir ürünün üretiminden tüketimine kadar harcanan doğrudan su miktarının yanı sıra sanal (dolaylı) su miktarını da kapsar.
III. Karbon ayak izi ile ekolojik ayak izi kavramları özdeş olup her iki terim de sadece birim zamanda atmosfere salınan sera gazı miktarını ifade etmek için kullanılır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Doğal kaynakların korunması için taşıma kapasitesinin aşılmaması ve su ayak izinin sanal suyu da kapsaması gerektiği bilgileri doğrudur.
Sürdürülebilirlik ilkesine göre bir kaynağın tüketim hızı, yenilenme hızından yüksek olamaz. Ayrıca su ayak izi kavramı hem doğrudan hem de sanal su tüketimini bir arada ele alan kapsamlı bir göstergedir. Bu nedenle birinci ve ikinci ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin analiz edilmesi
Doğru
Sürdürülebilirlik, ekosistemin kendini yenileyebileceği hızda kaynak tüketilmesi ilkesine (taşıma kapasitesi) dayanır.
2
İkinci ifadenin analiz edilmesi
Doğru
Su ayak izi, sadece musluktan akan doğrudan suyu değil, bir ürünün (örneğin bir fincan kahve veya bir kot pantolon) üretimi için harcanan sanal (dolaylı) suyu da kapsar.
3
Üçüncü ifadenin analiz edilmesi
Yanlış
Karbon ayak izi, ekolojik ayak izinin bileşenlerinden sadece biridir. Ekolojik ayak izi; gıda, kereste ve yerleşim gibi tüm doğal kaynak tüketimini üretmek için gereken biyolojik olarak verimli alanı temsil eder.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirliğin Temel Prensipleri ve Çevresel Ayak İzleri
Soru 4532Soru

Su ayak izi; bir mal veya hizmetin üretilmesi için tüketilen toplam tatlı su hacminin, tedarik zincirinin tamamını kapsayacak şekilde ölçülmesidir. Bir tekstil işletmesinde üretilen pamuklu tişörtlerin yaşam döngüsü analizinde şu veriler elde edilmiştir:

DurumSu Kullanım Özelliği
IPamuk bitkisinin büyüme döneminde toprakta depolanan yağmur suyunu terleme ile atmosfere geri vermesi
IIFabrikadaki dokuma ve boyama makinelerinin soğutma sistemleri için yer altı kuyularından su çekilmesi
IIIÜretim sonrası oluşan atık suların kirlilik yükünü, alıcı ortam standartlarına uygun hale getirmek için gereken teorik temiz su hacmi

Bu verilere göre, su ayak izi bileşenleri ve çevresel etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. durumdaki hacmin artması, ürünün 'gri su ayak izini' büyüterek su kaynaklarının kirleticileri absorbe etme kapasitesinin zorlandığını gösterir.

Cevap

III. durumdaki hacmin artmasının 'gri su ayak izini' büyüterek kirlilik kapasitesinin zorlandığını belirten seçenek doğrudur.
Gri su ayak izi, üretimin su kalitesi üzerindeki etkisini ölçen teorik bir hacimdir. Bir ürünün üretimi ne kadar çok kirliliğe yol açarsa, bu kirliliği seyreltmek için gereken gri su hacmi o kadar büyür ve bu durum ekosistemdeki tatlı su kaynaklarının üzerindeki baskıyı doğrudan yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen durumları su ayak izi kategorilerine göre sınıflandırın.
I = Yeşil su ayak izi (yağmur suyu), II = Mavi su ayak izi (yer altı ve yüzey suyu), III = Gri su ayak izi (kirlilik seyreltme hacmi).
Soruyu doğru analiz etmek için teknik tanımların eşleştirilmesi gerekir.
2
Gri su ayak izinin tanımını ve ekolojik anlamını değerlendirin.
Gri su ayak izi, üretim sonucu oluşan kirliliğin su kalitesi standartlarına göre etkisiz hale getirilmesi için gereken tatlı su miktarıdır.
Gri su miktarının yüksek olması, su kaynaklarının kirlenme baskısı altında olduğunu gösterir.
3
Tüketici davranışının su ayak izi üzerindeki etkisini (sanal su) analiz edin.
Bir ürünün üretimindeki tüm su bileşenleri, o ürünü tüketen kişinin dolaylı (sanal) su ayak izini oluşturur.
Sadece doğrudan musluk kullanımıyla yapılan hesaplamalar hatalıdır ve eksik sonuç verir.

Anahtar Kavram

Su Ayak İzi Bileşenleri (Yeşil, Mavi, Gri) ve Sanal Su Kavramı

Daha Fazla Pratik

Bir kilogram sığır eti ile bir kilogram elmanın su ayak izi bileşenlerini karşılaştıran sanal su analizlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4533Soru

Edebi metinlerin sınıflandırılmasında kullanılan yapısal ve işlevsel ölçütler dikkate alındığında; 'anlatmaya bağlı sanatsal metinler' (roman, hikâye vb.) ile 'kişisel hayatı konu alan öğretici metinler' (anı, günlük vb.) arasındaki temel ayrım, sanatsal metinlerde dış dünyadaki gerçekliğin kurmaca bir anlatıcı vasıtasıyla yeniden tasarlanarak şiirsel (sanatsal) işlevle sunulmasıyken; öğretici metinlerde ise yazarın doğrudan kendi kimliğiyle gerçekliği göndergesel veya heyecana bağlı işlevlerle aktarmasıdır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur.
Sanatsal ve öğretici metinlerin ayrımında kullanılan temel ölçütler; gerçekliğin ele alınış biçimi (kurmaca ya da doğrudan), anlatıcının niteliği (yazarın kendisi ya da kurmaca anlatıcı) ve dilin işlevidir. Önerme bu ayrımları her iki metin grubu için doğru tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanatsal (edebî) metinlerin (roman, hikâye vb.) gerçeklikle ilişkisini, anlatıcı tipini ve dilin işlevini analiz etmek.
Sanatsal metinlerde gerçeklik kurmacadır, anlatıcı yazarın kurguladığı bir figürdür ve dil ağırlıklı olarak şiirsel işlevdedir.
Sınıflandırmada sanatsal metinlerin belirleyici yapısal özelliklerini tespit etmek için.
2
Öğretici metinlerin (anı, günlük vb.) gerçeklikle ilişkisini, anlatıcı yapısını ve dilin işlevini analiz etmek.
Öğretici metinlerde gerçeklik dış dünyaya dayanır (kurmaca değildir), anlatıcı yazarın kendisidir ve dil göndergesel ya da heyecana bağlı işlevdedir.
Öğretici metinlerin sanatsal metinlerden ayrıldığı yapısal ve işlevsel yönleri belirlemek için.
3
Elde edilen analizleri soruda verilen önerme ile karşılaştırmak.
Sorudaki önermenin her iki metin grubunun ayrımını bu ölçütlere göre doğru ve eksiksiz bir biçimde yaptığı görülür.
Önermenin doğruluk değerine ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Edebi ve öğretici metinlerin sınıflandırılmasında gerçeklik, anlatıcı ve dilin işlevi ölçütleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4534Soru

Karbon ayak izi, birim karbondioksit (CO2CO_2) cinsinden ölçülen, insan faaliyetlerinin çevreye bıraktığı toplam sera gazı salınım miktarıdır. Bir bireyin karbon ayak izi; fosil yakıt tüketimi gibi doğrudan emisyonları kapsayan "birincil" ve kullanılan ürünlerin tüm yaşam döngüsüyle ilişkili dolaylı emisyonları kapsayan "ikincil" karbon ayak izi olmak üzere iki bileşenden oluşur.

Buna göre, karbon ayak izi ile ilgili;

I. Mevsim dışı ve ithal gıda tüketiminin azaltılması, ürünlerin nakliye ve depolama süreçlerindeki enerji ihtiyacını düşürerek ikincil karbon ayak izini küçültür.
II. Konutlarda ısınma amacıyla fosil yakıtlar yerine güneş panellerinin kullanılması, doğrudan atmosfere salınan CO2CO_2 miktarını azalttığı için birincil karbon ayak izini düşürür.
III. Karbon ayak izi, bir bireyin veya topluluğun tükettiği doğal kaynakların üretimi için gereken toplam biyolojik verimli kara ve su alanını ifade eden ekolojik ayak izi ile özdeş bir kavramdır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Mevsim dışı gıda tüketiminin azaltılmasının dolaylı (ikincil) ayak izini küçülteceği ve güneş enerjisi kullanımının doğrudan (birincil) ayak izini düşüreceği ifadeleri doğrudur.
Doğru yanıt, ikincil karbon ayak izinin ürünlerin yaşam döngüsüyle (nakliye, depolama), birincil karbon ayak izinin ise doğrudan fosil yakıt tüketimiyle (ısınma) ilgili olduğunu doğru bir şekilde eşleştiren yargıları içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Karbon ayak izinin bileşenlerini analiz etme
Birincil ayak izi doğrudan enerji tüketimine (ısınma, ulaşım), ikincil ayak izi ise tüketilen ürünlerin üretim ve lojistik süreçlerine (dolaylı) dayanır.
Öncüllerdeki faaliyetlerin hangi kategoriye girdiğini doğru belirlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Birinci öncülü değerlendirme
İthal veya mevsim dışı gıdalar, sera ısıtması ve uzun mesafeli nakliye gerektirir. Bu lojistik süreçler dolaylı emisyon yarattığı için ikincil karbon ayak izi ile ilişkilidir. İfade doğrudur.
Ürünlerin tarladan sofraya gelene kadar harcadığı enerji 'ikincil' kategorisindedir.
3
İkinci öncülü değerlendirme
Konutlarda yakıt yakılması doğrudan bir emisyondur. Fosil yakıt yerine güneş enerjisine geçilmesi bu doğrudan salınımı azaltır ve birincil ayak izini düşürür. İfade doğrudur.
Bireysel kontrol altındaki doğrudan yakıt tüketimi 'birincil' ayak izini belirler.
4
Üçüncü öncülü değerlendirme
Karbon ayak izi CO2CO_2 emisyonu cinsinden hesaplanırken, ekolojik ayak izi küresel hektar (ghagha) cinsinden biyolojik verimli alan ihtiyacını ölçer. Karbon ayak izi, ekolojik ayak izinin sadece bir alt bileşenidir. İfade yanlıştır.
Kavramların ölçüm birimleri ve kapsamları farklıdır.

Anahtar Kavram

Karbon ayak izinin birincil (doğrudan) ve ikincil (dolaylı) bileşenlerinin analizi ile ekolojik ayak izinden farkı.

Daha Fazla Pratik

Ekolojik ayak izinin diğer bileşenleri (otlak, tarım alanı, balıkçılık sahası vb.) ile karbon ayak izi arasındaki sayısal ilişkiyi inceleyen sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4535Soru

Sürdürülebilir bir yaşam için bireylerin ve toplumların doğa üzerindeki etkilerini ölçen parametreler büyük önem taşır. Bu bağlamda kullanılan "karbon ayak izi" ve "ekolojik ayak izi" kavramlarıyla ilgili;

I. Karbon ayak izi, birim karbondioksit (CO2CO_2) cinsinden ölçülen, insan faaliyetleri sonucu atmosfere salınan sera gazı etkisinin bir ölçüsüdür.
II. Ekolojik ayak izi; tüketilen doğal kaynakların üretimi ve oluşan atıkların bertarafı için gereken toplam verimli toprak ve su alanını temsil eden, karbon ayak izini de bir bileşen olarak kapsayan bir ölçüttür.
III. Karbon ayak izi ve ekolojik ayak izi, doğaya verilen zararı aynı birimler üzerinden ifade eden ve birbiri yerine kullanılabilen özdeş kavramlardır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Karbon ayak izi sera gazı miktarını, ekolojik ayak izi ise toplam kaynak kullanımı için gereken alanı ifade ettiği için I ve II numaralı ifadeler doğrudur.
Karbon ayak izi, doğrudan ve dolaylı faaliyetler sonucu atmosfere salınan sera gazlarını kütle cinsinden ölçerken; ekolojik ayak izi, bu faaliyetlerin doğadaki izdüşümünü biyolojik olarak verimli alan (toprak/su) üzerinden hesaplar. Karbon ayak izi, ekolojik ayak izi hesaplamalarının bir parçasıdır ancak kavramlar özdeş değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Karbon ayak izinin tanımı analiz edilir.
Karbon ayak izinin, insan faaliyetlerinin (fosil yakıt tüketimi vb.) atmosfere bıraktığı sera gazı miktarının CO2CO_2 eş değeri cinsinden ölçümü olduğu doğrulanır.
Birinci öncülün doğruluğunu belirlemek için gereklidir.
2
Ekolojik ayak izinin tanımı ve kapsamı incelenir.
Ekolojik ayak izinin, kaynak üretiminden atık emilimine kadar gereken biyolojik kapasiteyi (alanı) ölçtüğü ve karbon ayak izini bir alt bileşen olarak içerdiği saptanır.
İkinci öncülün kavramsal çerçevesini doğrulamak için gereklidir.
3
Karbon ayak izi ve ekolojik ayak izi arasındaki birim ve hiyerarşi farkı değerlendirilir.
Karbon ayak izinin genellikle kütle/emisyon (tCO2etCO_2e), ekolojik ayak izinin ise alan (küresel hektar - gha) birimlerini kullandığı ve özdeş olmadıkları belirlenir.
Üçüncü öncüldeki 'özdeş kavram' yanılgısını elemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Karbon Ayak İzi ve Ekolojik Ayak İzi Arasındaki İlişki
Soru 4536Soru

Aşağıdaki tabloda, iki farklı şehrin kişi başına düşen ekolojik ayak izi ve biyolojik kapasite (biyokapasite) değerleri verilmiştir:

ŞehirEkolojik Ayak İzi (kha/kis\cikha/kişi)Biyokapasite (kha/kis\cikha/kişi)
K Şehri5,45,42,12,1
L Şehri1,81,83,63,6

Buna göre, bu şehirler ve ilgili ekolojik kavramlar hakkında ifade edilen;

I. K şehri, ekolojik kaynaklarını ekosistemin yenilenme hızından daha yüksek bir hızla tükettiği için ekolojik açık vermektedir.
II. Karbon ayak izi, her iki şehrin ekolojik ayak izi hesaplamasında bir alt bileşen olarak yer alır ve ekolojik ayak izinden bağımsız düşünülemez.
III. L şehrinde biyolojik kapasitenin ekolojik ayak izinden büyük olması, bu şehrin karbon salınımının sıfır (karbon nötr) olduğunu kanıtlar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

K şehrinin ekolojik açık verdiği ve karbon ayak izinin ekolojik ayak izinin bir alt bileşeni olduğu ifadeleri doğrudur.
K şehrinde ekolojik ayak izinin biyolojik kapasiteden büyük olması (5,4>2,15,4 > 2,1), doğal kaynakların yenilenme hızından daha hızlı tüketildiğini (ekolojik açık) gösterir. Ayrıca karbon ayak izi, ekolojik ayak izinin altı bileşeninden (tarım, otlak, orman, balıkçılık, yapılaşmış alan ve karbon) biridir ve bu hesaplamadan ayrı düşünülemez.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik ayak izi ve biyokapasite verilerini karşılaştırın.
K şehrinde 5,4>2,15,4 > 2,1 olduğu için ekolojik açık, L şehrinde 1,8<3,61,8 < 3,6 olduğu için ekolojik rezerv vardır.
Ekolojik ayak izi (talep) biyokapasiteyi (arz) aştığında sürdürülebilirlik bozulur.
2
Ekolojik ayak izi ile karbon ayak izi arasındaki ilişkiyi analiz edin.
Karbon ayak izi, ekolojik ayak izinin yaklaşık %60\%60'ını oluşturan en büyük bileşenidir.
Karbon ayak izi ayrı bir ölçüm değil, ekolojik ayak izi hesaplamasının içindeki fonksiyonel bir alandır.
3
Üçüncü öncüldeki kavramsal ilişkiyi değerlendirin.
L şehrinde rezerv olması sadece toplam tüketimin kapasiteden az olduğunu gösterir, karbon salınımının olmadığını göstermez.
Ekolojik rezerv, bölgenin biyolojik kapasitesinin tüketimi karşılayabildiğini belirtir; karbon nötr olmak ise net karbon salınımının sıfır olmasıdır.

Anahtar Kavram

Ekolojik ayak izi, karbon ayak izini de kapsayan ve biyokapasite ile karşılaştırılarak sürdürülebilirliği ölçen bir kavramdır.
Soru 4537Soru

Aşağıda sol sütunda verilen genetik varyasyon ve biyoçeşitlilik mekanizmalarını, sağ sütunda verilen bu mekanizmaların canlılar üzerindeki etkileri ve ��zellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Krossing-over
Gen mutasyonu
Modifikasyon
Bakteriyel konjugasyon
Homolog kromozomların bağımsız dağılımı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşmeler şu şekildedir: Krossing-over ile kardeş olmayan kromatitler arasındaki parça değişimi; Gen mutasyonu ile gen havuzuna yeni aleller eklenmesi; Modifikasyon ile çevre etkisiyle gen işleyişinin değişmesi; Bakteriyel konjugasyon ile üreme olmadan yatay gen aktarımı yapılması; Homolog kromozomların bağımsız dağılımı ile kromozomların kutuplara rastgele çekilmesi.
Kalıtsal varyasyonların mekanizmaları genetik materyal üzerinde farklı etkiler yaratır. Gen mutasyonu gen havuzuna yepyeni aleller kazandırırken, krossing-over ve homolog kromozomların bağımsız dağılımı mevcut alelleri yeniden organize eder (rekombinasyon). Bakteriyel konjugasyon ise üreme olmaksızın çeşitlilik sağlar. Modifikasyonlar ise çevre etkisiyle oluşan kalıtsal olmayan değişimlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kalıtsal olan ve kalıtsal olmayan varyasyon türlerini belirlemek.
Modifikasyonun kalıtsal olmadığı, diğer tüm mekanizmaların (mutasyon, krossing-over, bağımsız dağılım ve konjugasyon) kalıtsal varyasyona yol açtığı tespit edilir.
Modifikasyonun gen dizilimini ve üreme hücrelerini etkilemeyen geçici bir fenotipik uyum olduğunu saptamak.
2
Kalıtsal varyasyon sağlayan mekanizmaların hücresel düzeyde gen dizilimlerine etkisini incelemek.
Mutasyonun doğrudan sıfırdan yeni aleller oluşturduğu, krossing-over ve bağımsız dağılımın ise mevcut alelleri karıştırarak rekombinasyon oluşturduğu belirlenir.
Yeni alel üretimi ile mevcut alellerin yeniden düzenlenmesi arasındaki mekanistik farkı ortaya koymak.
3
Bakteriyel konjugasyonun üreme ve kalıtım yönünden özelliklerini analiz etmek.
Konjugasyonun bir çoğalma (üreme) yöntemi olmadığı, plazmit aktarımı yoluyla çeşitliliği artıran yatay bir gen transferi olduğu saptanır.
Bakteriyel çeşitlilik mekanizmalarının eşeyli üremeden farklı olan yatay aktarım modelini anlamak.
4
Tüm eşleştirmeleri tamamlayarak doğruluğunu kontrol etmek.
Sol sütundaki her bir biyolojik mekanizma, sağ sütundaki tam karşılığı olan açıklamayla hatasız şekilde ilişkilendirilir.
Biyoçeşitliliğe ve genetik varyasyona katkı sunan faktörlerin doğru analiz edilmesini sağlamak.

Anahtar Kavram

Genetik Varyasyon Mekanizmaları ve Modifikasyon Farkı
Soru 4538Soru

Kapalı bir kapta sabit sıcaklıkta dengede olan,

C(k)+CO2(g)2CO(g)C(k) + CO_2(g) \rightleftharpoons 2CO(g)

tepkimesine aynı sıcaklıkta ve sabit hacimde bir miktar CO2(g)CO_2(g) eklenerek yeniden denge kurulması sağlanıyor.

Buna göre, yeni kurulan denge durumunda başlangıç dengesine göre;

I. Katı kütlesi azalır.
II. CO(g)CO(g) derişimi artar.
III. Denge sabiti (KcK_c) artar.

değişimlerinden hangileri gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Katı kütlesinin azalması ve karbon monoksit gazı derişiminin artması
Kaba karbon dioksit gazı eklendiğinde denge ürünler lehine kayar. Bu durumda girenlerde yer alan karbon katısı harcanarak katı kütlesini azaltırken, ürünlerdeki karbon monoksit derişiminin artmasına neden olur. Sıcaklık sabit olduğundan denge sabiti değişmez. Dolayısıyla katı kütlesinin azalması ve karbon monoksit derişiminin artması ifadeleri doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Denge tepkimesine yapılan etkiyi ve Le Chatelier ilkesine göre dengenin kayma yönünü belirlemek.
Kaba karbon dioksit gazı eklenmesiyle girenler yönündeki maddenin derişimi artar. Le Chatelier ilkesine göre sistem bu artışı azaltmak için ürünler yönüne (sağa) kayar.
Sisteme eklenen maddenin miktarını azaltacak yönde hareket edilmelidir.
2
Dengenin ürünler yönüne kaymasının katı kütlesi ve gaz derişimine etkisini incelemek.
Tepkime sağa kaydığı için girenlerdeki karbon katısı harcanır ve katı kütlesi azalır. Ürünlerdeki karbon monoksit gazının mol sayısı ve sabit hacimli kapta derişimi artar.
Ürünler oluştukça girenler harcanır.
3
Denge sabitinin (Kc) bu etkiden nasıl etkileneceğini belirlemek.
Denge sabiti (Kc) yalnızca sıcaklık değişimi ile değişir. Sıcaklık sabit kaldığı için Kc değeri değişmez.
Denge sabiti derişim veya hacim değişikliklerinden etkilenmez.

Anahtar Kavram

Le Chatelier İlkesi: Derişim Etkisi
Soru 4539Soru

MgMg ve SnSn metalleri kullanılarak hazırlanan standart bir elektrokimyasal hücrede gerçekleşen yarı tepkimelerin standart indirgenme potansiyelleri verilmiştir:

Mg(suda)2++2eMg(k)E=2,37 VMg^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Mg_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -2,37\text{ V}
Sn(suda)2++2eSn(k)E=0,14 VSn^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Sn_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -0,14\text{ V}

Buna göre, bu pil sistemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zamanla magnezyum (MgMg) elektrodun kütlesinde azalma gözlenir.

Cevap

Zamanla magnezyum (MgMg) elektrodun kütlesinde azalma gözlenir.
Magnezyumun standart indirgenme potansiyeli kalayınkinden daha küçüktür. Bu sebeple magnezyum elektrotta yükseltgenme gerçekleşir ve bu elektrot anot olarak davranır. Anotta yükseltgenen magnezyum metali çözeltiye geçeceği için magnezyum elektrodun kütlesinde zamanla azalma gözlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Yarı tepkimelerin standart indirgenme potansiyellerini karşılaştırarak anot ve katot elektrotlarını belirlemek.
MgMg elektrodun indirgenme potansiyeli (2,37 V-2,37\text{ V}), SnSn elektrodun indirgenme potansiyelinden (0,14 V-0,14\text{ V}) daha küçüktür. Bu durumda MgMg elektrot anot, SnSn elektrot katottur.
İndirgenme potansiyeli daha küçük olan metal daha aktiftir ve galvanik hücrede anot g��revi üstlenir.
2
Anot ve katot yarı tepkimelerini yazarak pil tepkimesini ve standart pil potansiyelini (EpilE^\circ_{\text{pil}}) hesaplamak.
Anot: Mg(k)Mg(suda)2++2eMg_{\text{(k)}} \rightarrow Mg^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- (E=+2,37 VE^\circ = +2,37\text{ V}), Katot: Sn(suda)2++2eSn(k)Sn^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Sn_{\text{(k)}} (E=0,14 VE^\circ = -0,14\text{ V}). Toplam tepkime: Mg(k)+Sn(suda)2+Mg(suda)2++Sn(k)Mg_{\text{(k)}} + Sn^{2+}_{\text{(suda)}} \rightleftharpoons Mg^{2+}_{\text{(suda)}} + Sn_{\text{(k)}} (Epil=2,37+(0,14)=2,23 VE^\circ_{\text{pil}} = 2,37 + (-0,14) = 2,23\text{ V}).
Standart pil potansiyeli, anot yükseltgenme potansiyeli ile katot indirgenme potansiyelinin toplamına eşittir.
3
Elektrotlardaki kütle değişimlerini, elektron akış yönünü ve tuz köprüsündeki iyon göçlerini analiz etmek.
Anotta MgMg metali aşınarak kütlesi azalır; katotta SnSn katısı birikerek kütlesi artar. Elektronlar anottan (MgMg) katoda (SnSn) akar. Tuz köprüsündeki katyonlar katot hücresine (SnSn), anyonlar ise anot hücresine (MgMg) göç eder.
Hücre tepkimesinin kimyasal doğası ve elektriksel yük denkliği bu değişimleri belirler.

Anahtar Kavram

Galvanik hücrelerde anot ve katot belirlenmesi ile pil çalışma ilkeleri
Soru 4540Soru

Bitkilerde tohumun olumsuz çevre koşullarına karşı hayatta kalmasını sağlayan dormansi (uyku hali) durumunun sürdürülmesinde ve uygun koşullar oluştuğunda bu durumun sonlandırılarak çimlenmenin başlatılmasında görev alan bitkisel hormonlar aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürdüren: Abseisik asit, Kıran: Giberellin

Cevap

Sürdüren hormon abseisik asit, kıran hormon ise giberellindir.
Tohumun olumsuz koşullarda çimlenmesini engelleyerek uyku halini (dormansi) sağlayan hormon abseisik asittir. Tohum su alıp (imbibisyon) uygun sıcaklık ve oksijen bulduğunda giberellin hormonu miktarı artar ve bu hormon enzimlerin sentezini tetikleyerek dormansiyi kırıp çimlenmeyi başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Dormansi kavramını tanımlama.
Tohumun çimlenmeden, metabolizmasının minimum düzeyde tutularak beklediği uyku halidir.
Soruda istenen hormonların etki mekanizmasını anlamak için başlangıç noktasıdır.
2
Abseisik asit (ABA) fonksiyonunu belirleme.
ABA, tohumun uygun olmayan koşullarda çimlenmesini engeller (inhibitör).
Dormansinin sürdürülmesinden sorumlu ana hormonu belirlemek gerekir.
3
Giberellin fonksiyonunu belirleme.
Giberellin, tohumun su almasıyla aktifleşir, amilaz enzimini uyarır ve çimlenmeyi başlatır.
Dormansiyi kıran (çimlenmeyi uyaran) ana hormonu belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Tohum dormansisinin hormonal kontrolü (Antagonist hormon etkileşimi)

Daha Fazla Pratik

Çimlenme sırasında tohumun kuru ağırlığındaki değişimi ve bunun nedenlerini (fotosentez yokluğu vs.) inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 227 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin