Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4541Soru

Aşağıdaki genetik varyasyon ve biyolojik değişim kavramlarını, en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Modifikasyon
Mutasyon
Crossing-over
Döllenme

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Modifikasyon - Gen işleyişindeki kalıtsal olmayan değişim; Mutasyon - Gen yapısındaki kalıcı değişim; Crossing-over - Kromozomlar arası parça değişimi; Döllenme - Gametlerin birleşmesiyle çeşitlilik artışı.
Doğru eşleştirme, modifikasyonu çevreye bağlı kalıtsal olmayan değişim, mutasyonu gen yapısındaki bozulma, crossing-over'ı mayozdaki parça değişimi ve döllenmeyi gamet birleşimi olarak tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları 'kalıtsallık' durumuna göre ayırınız.
Modifikasyon kalıtsal değilken; mutasyon, crossing-over ve döllenme kalıtsal varyasyon sağlar.
Varyasyonların kalıtılıp kalıtılmadığını bilmek temel ayrım noktasıdır.
2
Hücresel düzeydeki değişimleri eşleştiriniz.
Gen yapısı değişimi mutasyonla, parça değişimi crossing-over ile ilişkilidir.
Mekanizmaların fiziksel doğasını tanımlamak doğru eşleştirmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Genetik varyasyonların (mutasyon, crossing-over, döllenme) kalıtsal olması, modifikasyonun ise kalıtsal olmaması.
Soru 4542Soru

Sürdürülebilirlik, ekolojik dengenin korunması ve doğal kaynakların gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde kullanılması sürecidir.

Buna göre, sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde;

I. Doğal kaynakların kendini yenileme hızından daha yüksek bir hızda tüketilmemesi,
II. Biyoçeşitliliğin korunarak ekosistem hizmetlerinin devamlılığının sağlanması,
III. Karbon ayak izini artıracak şekilde fosil yakıt kullanımının teşvik edilmesi

durumlarından hangileri hedeflenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda doğal kaynakların yenilenme hızına dikkat edilmesi ve biyoçeşitliliğin korunması hedeflenirken, fosil yakıt kullanımının artırılması bu ilkeye aykırıdır.
Doğal kaynakların kendini yenileme hızından daha yüksek bir hızda tüketilmemesi kaynakların devamlılığını sağlar. Aynı şekilde biyoçeşitliliğin korunması ekosistem hizmetlerinin aksamadan sürmesini sağlar. Bu iki durum sürdürülebilirliğin temel hedefleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilirlik tanımını analiz et.
Sürdürülebilirlik, kaynakların verimli kullanımı ve ekolojik dengenin bozulmadan geleceğe aktarılmasıdır.
Soruda verilen öncüllerin bu tanıma uygunluğu denetlenmelidir.
2
Birinci öncülü (I) değerlendir.
Doğru.
Kaynakların kendini yenileme hızından daha hızlı tüketilmesi kaynakların tükenmesine yol açar, bu nedenle sürdürülebilirlik için tüketim hızı kontrol edilmelidir.
3
İkinci öncülü (II) değerlendir.
Doğru.
Biyoçeşitlilik ekosistemlerin dayanıklılığını sağlar; çeşitliliğin korunması doğal kaynakların devamlılığı için şarttır.
4
Üçüncü öncülü (III) değerlendir.
Yanlış.
Fosil yakıt kullanımı sera gazı salınımını ve karbon ayak izini artırarak çevresel yıkıma yol açar; sürdürülebilirlik bunun yerine yenilenebilir enerji kaynaklarını teşvik eder.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik ve Doğal Kaynak Yönetimi
Tahmini Süre:45s
Soru 4543Soru

Karbon ayak izi, her bireyin ulaşım, ısınma ve elektrik tüketimi gibi yaşamsal faaliyetleri sonucunda atmosfere salınan toplam karbondioksit (CO2CO_2) miktarının bir ölçüsüdür.

Buna göre, bir bireyin gerçekleştirdiği;

I. ulaşımda özel araç yerine toplu taşıma araçlarını tercih etmesi,
II. konutlarda ısı yalıtımı yaptırarak enerji tasarrufu sağlaması,
III. ekolojik ayak izi ile karbon ayak izini birbirinin yerine kullanılabilen özdeş kavramlar olarak kabul etmesi

davranışlarından hangileri karbon ayak izinin küçültülmesine katkı sağlayan uygulamalardandır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Ulaşımda toplu taşıma tercihi ve konutlarda ısı yalıtımı yapılması karbon ayak izini küçülten uygulamalardır.
I ve II numaralı maddeler enerji tüketimini ve dolayısıyla atmosfere salınan CO2CO_2 miktarını azalttığı için karbon ayak izini küçülten uygulamalardır.

Adım Adım Çözüm

1
Karbon ayak izi tanımını hatırla.
Karbon ayak izi, doğrudan veya dolaylı olarak atmosfere salınan CO2CO_2 miktarını ifade eder.
Uygulamaların emisyon üzerindeki etkisini belirlemek için tanım gereklidir.
2
Ulaşım ve enerji kullanımı öncüllerini değerlendir.
Toplu taşıma (I) kişi başına düşen yakıt tüketimini azaltır; ısı yalıtımı (II) ise fosil yakıt kullanımını düşürür. Her ikisi de emisyonu azaltır.
Fosil yakıt tüketimindeki azalma karbon ayak izini küçültür.
3
Kavramsal farkı incele.
Ekolojik ayak izi ve karbon ayak izi özdeş değildir; karbon ayak izi, ekolojik ayak izinin bir bileşenidir. Kavramları özdeş sanmak bir uygulama değil, yanılgıdır.
Öncüllerden hangisinin eylem/uygulama olduğunu ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Karbon Ayak İzi ve Azaltma Yöntemleri
Tahmini Süre:50s
Soru 4544Soru

Bitkilerin gün uzunluğuna bağlı olarak gelişimsel tepki göstermesine fotoperiyodizm denir. Fotoperiyodizmle ilgili yapılan çalışmalarda, çiçeklenmeyi asıl kontrol eden faktörün gün uzunluğu değil, kesintisiz karanlık süresi olduğu saptanmıştır.

Buna göre, kısa gün ve uzun gün bitkilerinin fotoperiyodik tepkileriyle ilgili;

I. Kısa gün bitkilerinde çiçeklenmenin gerçekleşmesi için kritik süreden daha uzun ve kesintisiz bir karanlık evreye ihtiyaç vardır.
II. Kritik karanlık süresinden daha uzun bir gecenin ışık flaşıyla bölünmesi, uzun gün bitkisinde çiçeklenmeyi uyarır.
III. Bitkilerde ışığın süresini ve dalga boyunu algılayarak çiçeklenme sinyalini başlatan reseptör pigment fitokromdur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Verilen ifadelerin tamamı doğru olduğu için doğru yanıt I, II ve III ifadelerini içeren seçenektir.
Doğru yanıt olan ifadelerin tamamı fotoperiyodizmin temel ilkelerini açıklar. Kısa gün bitkileri için uzun ve bölünmemiş bir gece gereklidir; uzun gün bitkileri ise gece bölünse bile çiçeklenebilir çünkü bu durum geceyi kısa algılamalarını sağlar. Bu süreçlerin tamamı fitokrom adı verilen özel pigmentler tarafından denetlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Kısa gün bitkisinin çiçeklenme şartının belirlenmesi
Kısa gün bitkileri, gecenin kritik süreden daha uzun olduğu durumlarda çiçeklenir; ancak bu karanlık süresinin kesintisiz olması şarttır.
Karanlık evredeki bir kesinti (ışık flaşı), bitkinin geceyi 'kısa' algılamasına neden olur.
2
Işık flaşının uzun gün bitkisi üzerindeki etkisinin analizi
Normalde uzun gecede çiçeklenmeyen uzun gün bitkisi, gece ışık flaşıyla bölündüğünde 'kısa gece' sinyali alır ve çiçeklenir.
Işık flaşı, toplam karanlık süresini iki kısa parçaya bölerek uzun gün/kısa gece etkisini simüle eder.
3
Algılayıcı pigmentin tanımlanması
Işığın süresini ve tipini (kırmızı/uzak kırmızı) algılayan pigment fitokromdur.
Fitokrom PrP_r ve PfrP_{fr} formları arasında dönüşerek bitkisel saat mekanizmasını kontrol eder.

Anahtar Kavram

Kritik Karanlık Süresi ve Fitokrom Sistemi

Daha Fazla Pratik

Kırmızı ışık ve uzak kırmızı ışık flaşlarının fitokrom formları (PrP_r ve PfrP_{fr}) üzerindeki etkilerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4545Soru

Aşağıda bir çiçeğin yapısında bulunan kısımlar ile bu kısımların gamet oluşumu veya tozlaşma sürecindeki temel görevleri verilmiştir. Verilen yapıları ilgili görevleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çanak yaprak
Sinerjit hücreler
Mikrospor ana hücresi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çanak yapraklar koruma ve fotosentez ile; sinerjit hücreler polen tüpüne rehberlik etme ile; mikrospor ana hücreleri ise mayoz bölünme yoluyla mikrospor üretme ile eşleşir.
Çanak yapraklar (sepal) bitkinin generatif organlarını tomurcuk aşamasında koruyan ve yeşil oldukları için fotosentez yapan yapılardır. Sinerjit hücreler, dişi gametofit (embriyo kesesi) içinde yumurta hücresinin yanında bulunur ve polen tüpünü mikropil açıklığına doğru çeken kimyasallar salgılar. Mikrospor ana hücresi ise anterlerdeki polen keselerinde yer alan, mayoz bölünme geçirerek polen oluşumunun ilk evresi olan mikrosporları üreten 2n2n kromozomlu hücredir.

Adım Adım Çözüm

1
Çiçeğin anatomik kısımlarının işlevlerini hatırlayın.
Çanak yaprakların koruyucu dış örtü olduğu belirlenir.
Çanak yapraklar çiçeğin en dış katmanıdır.
2
Embriyo kesesi içindeki hücrelerin görevlerini analiz edin.
Sinerjitlerin, polen tüpünün girişi için rehberlik ettiği sonucuna varılır.
Sinerjitler kimyasal sinyaller (kemotropizma) yayarak polen tüpünü çeker.
3
Erkek gametofit oluşum sürecini (mikrosporogenez) gözden geçirin.
Mikrospor ana hücrelerinin mayoz bölünmenin başlangıç noktası olduğu doğrulanır.
Diploit mikrospor ana hücreleri, mayozla haploit mikrosporları meydana getirir.

Anahtar Kavram

Çiçekli bitkilerde üreme organlarının yapısı ve gametogenez süreçleri.
Soru 4546Soru

Diploit kromozom sayısı 2n=242n = 24 olan çiçekli bir bitkinin üreme sürecinde oluşan bazı hücrelerin kromozom sayılarıyla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polen içindeki tüp (vejetatif) çekirdeği: n=12n = 12

Cevap

Polen içindeki tüp çekirdeği haploit (nn) yapıdadır ve 2n=242n = 24 olan bir bitkide kromozom sayısı n=12n = 12 olur.
Tüp çekirdeği, mayoz bölünme sonrası oluşan haploit mikrosporların mitoz geçirmesiyle oluşur. Bu nedenle bitkinin haploit kromozom sayısına (n=12n=12) sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Bitkinin genel kromozom takımını belirle.
2n=242n = 24, dolayısıyla haploit sayı n=12n = 12 olur.
Soruda verilen diploit sayı temel alınır.
2
Seçeneklerde verilen hücrelerin hangi bölünme evresi sonucu oluştuğunu analiz et.
Çanak yaprak, megaspor ana hücresi 2n2n; tüp çekirdeği, üretken çekirdek ve sinerjit hücreleri nn yapıdadır.
Mayoz bölünme sonucunda oluşan hücreler ve bunların mitozları haploit, büyüme dokuları diploittir.
3
Doğru kromozom eşleşmesini bul.
Tüp çekirdeği haploit olduğu için n=12n = 12 eşleşmesi doğrudur.
Gametofit evredeki çekirdekler (polen çekirdekleri, embriyo kesesi çekirdekleri) haploit kromozomludur.

Anahtar Kavram

Bitkilerde yaşam döngüsü boyunca sporofit (2n2n) ve gametofit (nn) evreleri arasındaki geçişler ve hücrelerin ploidi düzeyleri.
Tahmini Süre:45s
Soru 4547Soru

Aşağıda, kapalı tohumlu bir bitkinin eşeyli üreme sürecinde gerçekleşen bazı olaylar verilmiştir. Bu olayların gerçekleşme sırasını, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru olacak şekilde düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bitkilerde eşeyli üreme süreci tozlaşma ile başlar, ardından polen tüpü oluşur, spermler embriyo kesesine ulaşır ve son olarak çift döllenme gerçekleşir.
Süreç, polenin dişicik tepesine ulaşması (tozlaşma) ile başlar. Ardından polen içindeki vejetatif çekirdek, dişicik borusu boyunca ovaryuma uzanan polen tüpünü oluşturur. Bu tüp aracılığıyla taşınan sperm çekirdekleri mikropilden embriyo kesesine girer ve son olarak yumurta ile polar çekirdekleri dölleyerek süreci tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tozlaşma aşamasının tespiti
Polenin dişicik tepesine tutunması gerçekleşir.
Polen dişicik tepesine ulaşmadan tüp oluşumu veya döllenme başlayamaz.
2
Polen tüpü gelişiminin takibi
Vejetatif çekirdek dişicik borusu içinde tüp oluşturur.
Sperm çekirdeklerinin (generatif çekirdekten mitozla oluşan) ovaryuma taşınması için bir kanal gereklidir.
3
Embriyo kesesine girişin belirlenmesi
Spermler mikropilden içeri sızar.
Döllenmenin gerçekleşebilmesi için spermlerin embriyo kesesi içindeki dişi gametlerle buluşması gerekir.
4
Çift döllenme olayının sonuçlanması
Zigot (2n2n) ve endosperm (3n3n) oluşumu başlar.
İki spermden birinin yumurtayı, diğerinin iki polar çekirdeği döllemesi bitkilerdeki karakteristik çift döllenmedir.

Anahtar Kavram

Tozlaşma ve Çift Döllenme Evreleri
Soru 4548Soru

Oksijensiz (anaerobik) solunum yapan canlılarda gerçekleşen enerji dönüşüm süreçleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elektron taşıma sisteminde (ETS) son elektron alıcısı olarak oksijen dışında inorganik maddeler kullanılır.

Cevap

Oksijensiz solunumda son elektron alıcısı olarak oksijen dışındaki inorganik maddeler (nitrat, sülfat vb.) kullanılır.
Oksijensiz solunum, glikozun ETS yardımıyla parçalandığı ancak son elektron alıcısı olarak oksijenin değil, NO3NO_3^- (nitrat), SO42SO_4^{2-} (sülfat) gibi başka inorganik maddelerin kullanıldığı bir süreçtir. Bu süreçte hem substrat düzeyinde hem de oksidatif fosforilasyon ile ATP üretilir.

Adım Adım Çözüm

1
Oksijensiz solunumun mekanizmasını belirlemek.
Oksijensiz solunum; glikoliz, Krebs döngüsü ve ETS evrelerinden oluşur.
Solunum terimi, ETS kullanımını ve besinlerin inorganik son ürünlere kadar parçalanmasını ifade eder.
2
Son elektron alıcılarını karşılaştırmak.
Oksijenli solunumda O2O_2, oksijensiz solunumda NO3NO_3^-, SO42SO_4^{2-} gibi inorganik maddeler, fermantasyonda ise organik maddeler son elektron alıcısıdır.
Oksijensiz solunumu diğer enerji dönüşüm yollarından ayıran temel fark budur.

Anahtar Kavram

Oksijensiz solunumun fermantasyon ve oksijenli solunumdan farkı

Daha Fazla Pratik

Oksijensiz solunumdaki inorganik son elektron alıcılarının doğadaki azot ve kükürt döngüleri (örneğin denitrifikasyon) ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4549Soru

Kapalı tohumlu bitkilerin (Angiospermae) üreme sürecinde gerçekleşen çift döllenme olayında, polen tüpü ile embriyo kesesine taşınan iki sperm çekirdeğinden biri yumurta hücresiyle, diğeri ise iki polar çekirdekle kaynaşır.

Buna göre, çift döllenme ve bu süreçte oluşan yapılarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zigot diploit (2n2n), triploit çekirdek (endosperm) ise 3n3n kromozom yapısına sahiptir.

Cevap

Zigotun diploit (2n) ve endospermin triploit (3n) yapıda olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Çift döllenme, çiçekli bitkilere özgü bir olaydır. Bu süreçte bir sperm çekirdeği (nn) yumurtayı (nn) dölleyerek diploit (2n2n) zigotu oluşturur. Diğer sperm çekirdeği (nn) ise embriyo kesesinin merkezinde bulunan iki polar çekirdekle (n+nn+n) birleşerek triploit (3n3n) çekirdeği oluşturur. Bu triploit çekirdek daha sonra gelişerek besin doku olan endospermi meydana getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Döllenmeye katılan çekirdeklerin sayısını ve kromozom durumunu belirle.
Sperm (nn), yumurta (nn) ve polar çekirdekler (n+nn+n) döllenmeye katılır.
Çift döllenmenin temel bileşenlerini anlamak için gereklidir.
2
Birinci döllenme olayını analiz et.
Sperm(n)+Yumurta(n)Zigot(2n)Sperm (n) + Yumurta (n) \rightarrow Zigot (2n)
Zigotun kromozom sayısını belirlemek için.
3
İkinci döllenme olayını analiz et.
Sperm(n)+PolarC\cekirdek1(n)+PolarC\cekirdek2(n)TriploitC\cekirdek(3n)Sperm (n) + Polar Çekirdek 1 (n) + Polar Çekirdek 2 (n) \rightarrow Triploit Çekirdek (3n)
Endospermin temelini oluşturan triploit yapıyı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Çift döllenme sonucu embriyo (2n) ve besin doku olan endospermin (3n) oluşması.
Soru 4550Soru

Uygun çevre şartlarında bulunan bir tohumun çimlenme sürecinde gerçekleşen aşağıdaki fizyolojik olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çimlenme süreci; suyun imbibisyon yoluyla alınması, giberellin hormonunun sentezi, sindirim enzimlerinin aktivasyonu, besinlerin monomerlerine parçalanması ve son olarak hücre bölünmesiyle kökçüğün dışarı çıkması şeklinde gerçekleşir.
Çimlenme süreci her zaman suyun imbibisyonu ile başlar. Bunu takip eden süreçte giberellin hormonu sentezlenir, enzimler aktifleşir, besinler hidroliz edilir ve son aşamada enerji kullanımıyla fiziksel büyüme (radikula çıkışı) görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Tohumun su alması
Tohum kabuğunun çatlaması ve metabolizmanın uyanması
İmbibisyon, çimlenmeyi başlatan temel fiziksel etkidir.
2
Hormonal uyarım
Giberellin hormonu sentezinin artması
Su girişi, giberellin hormonunu aktifleşirerek uyku halini (dormansi) sonlandırır.
3
Enzim sentezi ve hidroliz
Besinlerin parçalanması
Hormonlar, amilaz gibi enzimleri sentezleterek depolanmış nişasta ve proteinlerin yıkımını sağlar.
4
Enerji üretimi ve büyüme
Radikulanın çıkışı
Besinlerin solunumda yakılmasıyla elde edilen ATPATP sayesinde mitoz bölünmeler gerçekleşir ve büyüme başlar.

Anahtar Kavram

Çimlenmenin fizyolojik aşamaları

Daha Fazla Pratik

Çimlenme için gereken şartlar (Su, Oksijen, Sıcaklık) ile fotosentezin bu aşamada neden gerçekleşmediğini inceleyen soruları çözebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Olayları 'Fiziksel Başlangıç (Su) -> Kimyasal Tetikleme (Hormon) -> Biyokimyasal İşlem (Enzim/Besin) -> Fizyolojik Çıkış (Büyüme)' şifresiyle aklınızda tutabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4551Soru

Canlılarda görülen değişimler kalıtsal olan ve kalıtsal olmayan (modifikasyonlar) varyasyonlar olarak iki grupta incelenir. Bir popülasyondaki bireyler arasında genetik çeşitliliğin artması, evrimsel süreç ve biyolojik çeşitlilik açısından büyük önem taşır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir popülasyonda kalıtsal varyasyonların ortaya çıkmasına veya artmasına neden olan faktörlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortam sıcaklığına bağlı olarak tavşanlarda kürk renginin değişmesi

Cevap

Ortam sıcaklığına bağlı olarak tavşanlarda kürk renginin değişmesi
Ortam sıcaklığına bağlı olarak tavşanlarda kürk renginin değişmesi bir modifikasyon örneğidir. Modifikasyonlar, çevresel faktörlerin etkisiyle genlerin sadece işleyişinde meydana gelen değişimlerdir; DNA nükleotit dizilimini değiştirmezler ve kalıtsal değildirler. Bu nedenle popülasyondaki kalıtsal varyasyonların artmasına neden olmazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kalıtsal varyasyon ve modifikasyon kavramlarını tanımla.
Kalıtsal varyasyon DNA yapısındaki veya kombinasyonundaki değişimlerdir; modifikasyon ise sadece fenotipteki geçici değişimlerdir.
Sorunun kökünde istenen 'kalıtsal olmayan' durumu ayırt etmek için bu ayrım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki olayların genetik yapı üzerindeki etkisini analiz et.
Crossing-over, mutasyon, bağımsız dağılım ve döllenme genetik yapıyı veya kombinasyonu değiştirirken; sıcaklık etkisiyle oluşan kürk rengi değişimi (Himalaya tavşanı örneği) gen işleyişini değiştirir.
Hangi olayın kalıtsal çeşitliliğe katkı sağlamadığını belirlemek için biyolojik mekanizmaların incelenmesi gerekir.
3
Doğru seçeneği belirle.
Çevresel faktörlerle (sıcaklık, besin, ışık) oluşan değişimler modifikasyondur ve kalıtsal varyasyon yaratmaz.
Modifikasyonlar genlerin nükleotit dizilimini değiştirmediği için bir sonraki nesle aktarılmaz ve popülasyonun genetik havuzunu zenginleştirmez.

Anahtar Kavram

Modifikasyonlar kalıtsal varyasyona yol açmaz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4552Soru

Canlılarda verimliliği artırmak ve istenilen özelliklere sahip yeni nesiller elde etmek amacıyla kullanılan ıslah yöntemleri ile bu yöntemlerin temel tanımları aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda yer alan ıslah kavramlarını sağ sütundaki uygun tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yapay Seçilim
Melezleme (Klasik Islah)
Poliploidi (Modern Islah)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Islah yöntemleri doğru eşleştirildiğinde; Yapay Seçilim insanların belirli özellikleri seçmesiyle, Melezleme farklı genetik varyetelerin çaprazlanmasıyla, Poliploidi ise kromozom sayısının artırılmasıyla eşleşir.
Yapay seçilim, insanın istediği özellikleri seçmesidir. Melezleme, farklı ebeveynlerin genlerini birleştiren hibritleşmedir. Poliploidi ise kromozom sayısını artırarak verim artışı sağlayan modern bir tekniktir. Bu eşleştirmeler ıslah çalışmalarının temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Yapay Seçilim kavramının tanımı belirlenir.
Bu kavram, doğanın değil insanın seçici baskı oluşturduğu 'insanlar tarafından belirli fenotiplerin seçilmesi' ifadesiyle eşleşir.
Yapay seçilimin temel ayrımı, seçilim baskısının insan eliyle oluşturulmasıdır.
2
Melezleme (Klasik Islah) yönteminin çalışma mekanizması incelenir.
Bu yöntem, 'farklı iki varyetenin çaprazlanması' ve 'üstün özellikli bireyler' ifadelerini içeren tanımla eşleşir.
Klasik ıslahın en yaygın yöntemi, farklı genetik hatların birleştirilmesidir.
3
Poliploidi kavramının biyolojik karşılığı analiz edilir.
Bu kavram, kromozom takımlarının sayısındaki artışı (3n,4n3n, 4n) ifade eden tanımla eşleşir.
Poliploidi, özellikle bitki ıslahında yaygın olarak kullanılan bir kromozom sayısı değişikliğidir.

Anahtar Kavram

Yapay Seçilim ve Islah Yöntemleri

Daha Fazla Pratik

Buğday bitkisinde poliploidi sonucu elde edilen türlerin, yabani atalarına göre tane iriliği ve verim açısından farklarını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4553Soru

Sürdürülebilirlik; biyolojik sistemlerin çeşitliliğinin ve üretkenliğinin zaman içinde korunabilmesi ve gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden bugünün ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.

Buna göre, bir toplumun sürdürülebilir bir yaşam tarzını benimsemesi sürecinde;

I. Geri dönüşüm ve yeniden kullanım faaliyetlerinin yaygınlaştırılması,
II. Doğal kaynak tüketim hızının, ekosistemin kendini yenileme hızının altında tutulması,
III. Ekonomik kalkınmayı hızlandırmak amacıyla fosil yakıt kullanımının teşvik edilmesi,

eylemlerinden hangileri yer almalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Sürdürülebilir bir yaşam tarzı için geri dönüşüm faaliyetlerinin artırılması ve doğal kaynakların ekosistemin yenileme kapasitesi dahilinde kullanılması (I ve II) gereklidir.
Sürdürülebilirliğin sağlanması için atık miktarının azaltılması (geri dönüşüm) ve doğal kaynakların, doğanın onları yerine koyma hızından daha yavaş tüketilmesi gerekir. Bu nedenle geri dönüşümün yaygınlaştırılması ve tüketim hızının yenilenme hızının altında tutulması ifadeleri doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilirlik kavramının temel prensiplerini hatırla.
Sürdürülebilirlik, kaynakların verimli kullanımı ve doğanın kendini yenilemesine izin verilmesini gerektirir.
Soruda verilen öncüllerin sürdürülebilirlik tanımıyla örtüşüp örtüşmediğini belirlemek için gereklidir.
2
Öncülleri tek tek değerlendir: I. öncüldeki geri dönüşüm, II. öncüldeki kaynak kullanım hızı ve III. öncüldeki fosil yakıt kullanımı.
I ve II. öncüller doğayı korumaya yönelikken, III. öncüldeki fosil yakıtlar sınırlıdır ve kirlilik yaratır.
Hangi eylemlerin sürdürülebilirliğe hizmet ettiğini ayırt etmek için gereklidir.
3
Sonuca ulaş.
I ve II. öncüller doğru, III. öncül yanlıştır.
Doğru seçeneği belirlemek için son değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilirlik ve Doğal Kaynakların Korunması

Daha Fazla Pratik

Karbon ayak izi ve ekolojik ayak izi arasındaki farkları inceleyerek sürdürülebilirlik ölçütlerini daha iyi kavrayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4554Soru

Aşağıda farklı dönem ve geleneklere ait üç şiir örneği verilmiştir:

I.
Âlâ gözlü benli dilber
Koma beni yâd eline
Sana kul olmaklığımız
Yazılmış alnım teline

II.
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

III.
Kalktı göç eyledi Avşar elleri
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir

Bu şiirlerin nazım biçimi (şekli) ve nazım türü özellikleri hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. şiir hece sayısı yönüyle semai nazım biçimine, teması yönüyle ise güzelleme nazım türüne örnektir; III. şiir ise 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı için koşma nazım biçiminde olup yiğitçe bir edayla söylenmesi nedeniyle koçaklama nazım türü kapsamındadır.

Cevap

I. şiirin hece sayısı yönüyle semai nazım biçimine, teması yönüyle güzelleme nazım türüne; III. şiirin ise 11'li hece ölçüsüyle koşma nazım biçiminde ve yiğitçe edasından dolayı koçaklama nazım türüne ait olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Doğru olan seçenekte şiirlerin yapısal özellikleri ile tematik özellikleri doğru kavranmıştır. I. şiir 8'li hece ölçüsüyle yazıldığı için nazım biçimi semai, sevgilinin güzelliğini işlediği için nazım türü güzellemedir. III. şiir ise 11'li hece ölçüsüyle yazıldığı için nazım biçimi koşma, yiğitlik ve mücadeleyi işlediği için nazım türü koçaklamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirlerin biçimsel (yapısal) özelliklerini (ölçü ve birim) belirlemek.
I. şiirin 8'li hece ölçüsüyle (Â-lâ göz-lü ben-li dil-ber: 8 hece) yazılmış bir dörtlük olduğu; II. şiirin aruz ölçüsü ve beyit birimiyle yazıldığı; III. şiirin ise 11'li hece ölçüsüyle (Kalk-tı göç ey-le-di Av-şar el-le-ri: 11 hece) yazılmış bir dörtlük olduğu belirlenir.
Nazım biçimleri belirlenirken hece sayısı, durak, uyak örgüsü ve nazım birimi gibi biçimsel unsurlar temel alınır.
2
Şiirlerin temalarını ve konularını analiz etmek.
I. şiirde sevgiliye duyulan aşkın ve güzelliğin işlendiği; II. şiirde Peygamber'e duyulan sevgi ve övgünün ele alındığı; III. şiirde ise yiğitlik, mücadele ve göç gibi epik konuların işlendiği tespit edilir.
Nazım türleri belirlenirken şiirin biçimsel özelliklerinden ziyade doğrudan doğruya işlediği konu ve tema esas alınır.
3
Elde edilen yapı ve konu verilerini klasik Türk edebiyatı terimleriyle eşleştirmek.
I. şiir semai (biçim) ve güzelleme (tür); II. şiir kaside (biçim) ve naat (tür); III. şiir koşma (biçim) ve koçaklama (tür) olarak eşleştirilir.
Hem Halk hem de Divan edebiyatında nazım biçimi ve türü eşleştirmelerinin teorik kurallarına uygun analiz yapılması gerekir.
4
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda elemek.
I. şiirin semai/güzelleme, III. şiirin koşma/koçaklama özelliklerini doğru bir şekilde eşleştiren ve kavramları karıştırmayan ifadenin yer aldığı seçenek doğrulanır.
Öğrencilerin kavram kargaşası yaşamasını hedefleyen çeldiriciler elenerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (şekli) şiirin dış yapısını (ölçü, kafiye şeması, nazım birimi); nazım türü ise şiirin içeriğini ve konusunu ifade eder.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4555Soru

Bir ürünün veya bireyin su ayak izi; mavi, yeşil ve gri su ayak izi olmak üzere üç bileşenden oluşur. Aşağıda verilen su ayak izi kavramlarını, bu kavramlara ait doğru tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mavi Su Ayak İzi
Yeşil Su Ayak İzi
Gri Su Ayak İzi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mavi su ayak izi yüzey ve yeraltı sularını, yeşil su ayak izi toprakta tutulan yağmur suyunu, gri su ayak izi ise kirliliğin seyreltilmesi için gereken su miktarını tanımlar.
Mavi su ayak izi yüzey ve yeraltı sularını (nehir, göl, akifer), yeşil su ayak izi toprakta depolanmış yağmur suyunu, gri su ayak izi ise kirlilik yükünü asimile etmek için gereken tatlı su miktarını doğru şekilde tanımlayan ifadelerle eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların su kaynağı türlerine göre sınıflandırılması yapılır.
Su kaynakları; yağmur suyu, yüzey/yeraltı suları ve temizleme suyu olarak ayrılır.
Her bir su ayak izi türü farklı bir su kaynağını veya suyun kullanım amacını temsil eder.
2
Mavi su ayak izi ile yüzey ve yeraltı suları ilişkilendirilir.
Mavi su ayak izi tanımı nehir, göl ve akifer sularını kapsayan açıklama ile eşleşir.
Mavi su, geleneksel olarak musluktan veya doğal kaynaklardan çekilen tatlı suyu ifade eder.
3
Yeşil su ayak izi ile yağmur suyu kullanımı ilişkilendirilir.
Yeşil su ayak izi, toprakta depolanan yağmur suyunu kapsayan açıklama ile eşleşir.
Yeşil su, bitkilerin terleme (transpirasyon) yoluyla kullandığı yağmur sularıdır.
4
Gri su ayak izi ile kirlilik yükü ilişkilendirilir.
Gri su ayak izi, kirliliğin seyreltilmesi için gereken su hacmini belirten açıklama ile eşleşir.
Gri su, bir ürünün üretiminin su kalitesi üzerindeki etkisini ölçer.

Anahtar Kavram

Su Ayak İzi Bileşenleri

Daha Fazla Pratik

Bir denim pantolon üretimi sırasında kullanılan su miktarlarını (pamuk için yağmur suyu, fabrikadaki yıkama suyu ve boyama kirliliği) bu kategorilere ayırarak pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4556Soru

Tarım ve hayvancılıkta verimliliği artırmak ile istenilen özelliklere sahip yeni varyeteler geliştirmek amacıyla uygulanan ıslah yöntemlerinin genetik yapılar üzerindeki etkilerini inceleyen bir araştırmacı, aşağıdaki çalışmaları gerçekleştirmiştir:

* I. Çalışma: Kuraklığa dayanıklı yabani bir bitki türünden izole edilen bir genin, yüksek verimli fakat kuraklığa hassas bir kültür bitkisine rekombinant DNA teknolojisiyle aktarılması.
* II. Çalışma: Bir sığır popülasyonunda en yüksek süt verimine sahip bireylerin nesiller boyu kendi aralarında çiftleştirilmesiyle süt verimi yüksek, homozigot hatların elde edilmesi.
* III. Çalışma: Aroması zayıf fakat meyveleri büyük olan çilek türü ile aroması güçlü fakat meyveleri küçük olan yabani çilek türünün çaprazlanması sonucu hem büyük hem de güçlü aromalı melez bireylerin üretilmesi.
* IV. Çalışma: Normalde diploid (2n2n) olan bir süs bitkisine kolşisin uygulanarak iğ ipliklerinin oluşumunun engellenmesi sonucu tetraploid (4n4n) kromozom yapısına sahip, daha büyük çiçekli yeni bireylerin geliştirilmesi.

Buna göre, araştırmacının gerçekleştirdiği ıslah çalışmaları ve bunların olası sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III. çalışmalarda yürütülen klasik ıslah faaliyetleri mevcut gen havuzundaki alel frekanslarını değiştirerek seçilim baskısı oluştururken, I. çalışmada uygulanan yöntemle hedef türe kendi doğal gen havuzunda bulunmayan yeni bir genetik varyasyon kazandırılmıştır.

Cevap

II ve III. çalışmalarda yürütülen klasik ıslah faaliyetleri mevcut gen havuzundaki alel frekanslarını değiştirerek seçilim baskısı oluştururken, I. çalışmada uygulanan yöntemle hedef türe kendi doğal gen havuzunda bulunmayan yeni bir genetik varyasyon kazandırılmıştır.
Klasik ıslah faaliyetleri olan yapay seçilim (II. çalışma) ve klasik melezleme (III. çalışma), var olan gen havuzundaki mevcut alellerin seçilmesi ve bir araya getirilmesine dayanır. Bu süreç, popülasyondaki mevcut alel frekanslarını değiştirerek bir seçilim baskısı uygular. Ancak yeni bir gen sentezi yapamaz. Modern biyoteknoloji yöntemi olan gen aktarımı (I. çalışma) ise yabani bir türden alınan geni kültür bitkisine entegre ederek, o türün doğal gen havuzunda normal şartlarda bulunmayan tamamen yeni bir genetik varyasyonun oluşmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
I, II, III ve IV numaralı çalışmalarda uygulanan ıslah yöntemlerinin temel biyolojik mekanizmalarını (gen aktarımı, yapay seçilim, klasik melezleme, poliploidi) belirleyin.
I numaralı çalışma modern biyoteknolojik ıslah (gen aktarımı/GDO), II ve III numaralı çalışmalar klasik ıslah (yapay seçilim ve melezleme), IV numaralı çalışma ise modern biyoteknolojik ıslah (poliploidi) kapsamına girmektedir.
Öncüllerdeki yöntemlerin doğasını kavramak, klasik ve modern ıslah ayrımını netleştirmek için gereklidir.
2
Klasik ıslah yöntemlerinin popülasyonun gen havuzundaki genetik çeşitlilik ve alel frekansları üzerindeki etkilerini analiz edin.
Klasik ıslah (II ve III) yöntemlerinde yeni gen veya aleller yaratılmaz. Sadece mevcut gen havuzundaki istenen fenotipleri taşıyan bireyler seçilerek çiftleştirilir ve bu alellerin popülasyondaki frekansı artırılırken diğerlerinin frekansı azaltılır.
Yapay seçilim ve klasik melezlemenin gen havuzunu değiştirme sınırlarını anlamak için bu analiz yapılmalıdır.
3
Modern biyoteknolojik ıslah yöntemlerinin gen havuzuna yeni genetik materyal kazandırma yeteneğini değerlendirin.
Gen aktarımında (I) başka bir canlı türünün geni, hedef canlıya aktarılarak doğal yollarla o canlıda bulunamayacak yeni bir genetik varyasyon (rekombinant DNA) ve alel oluşturulmuş olur.
Biyoteknolojik ıslahın türe yeni genetik varyasyon kazandırma özelliğini klasik yöntemlerden ayırt etmek için gereklidir.
4
Bütün seçeneklerdeki kavramsal iddiaları (biyoetik riskler, poliploidi-modifikasyon ilişkisi, melezleme sınırlılıkları ve doğal seçilim farkları) karşılaştırarak doğru yargıyı tespit edin.
II ve III nolu çalışmaların alel frekanslarını değiştirdiği, I nolu çalışmanın ise yeni genetik varyasyon kazandırdığı ifadesinin bilimsel olarak doğru olduğu görülür. Diğer seçenekler ise kavramsal yanılgılar barındırmaktadır.
Sentez ve eleme aşamasıyla kesin doğru yanıta ulaşmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Klasik ıslah (yapay seçilim, melezleme) ile modern biyoteknolojik ıslah (gen aktarımı, poliploidi) yöntemlerinin genetik yapılar, gen havuzları ve biyoetik riskler üzerindeki farkları.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 4557Soru

Açık zincirli bir monoalkin bileşiğinin 10,8 gram10,8\text{ gram}'ını tamamen doyurmak için en fazla 0,4 mol0,4\text{ mol} hidrojen (H2H_2) gazı harcanmaktadır.

Buna göre, bu monoalkin bileşiğinin 1 mol1\text{ mol}'ünde kaç mol hidrojen atomu bulunur?
(C=12 g/molC = 12\text{ g/mol}, H=1 g/molH = 1\text{ g/mol})

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 6

Cevap

Bile��iğin 1 molünde 6 mol hidrojen atomu bulunur.
Monoalkinlerin 1 molü tamamen doymak için yapısındaki iki adet pi bağı nedeniyle 2 mol H2 tüketir. 0,4 mol H2 tüketildiğine göre alkin 0,2 moldür. 0,2 mol alkin 10,8 gram ise molekül kütlesi 54 g/mol olur. Açık zincirli monoalkinlerin genel formülü CnH2n-2 olduğundan, 12n + 2n - 2 = 54 eşitliğinden n = 4 elde edilir. Formül C4H6 olup, bileşiğin 1 molünde 6 mol H atomu bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Monoalkinlerin doyurulma oranını belirlemek.
1 mol monoalkin 2 mol pi bağı içerdiğinden 2 mol H2 ile doyurulur.
Alkinlerin yapısındaki üçlü bağda bir sigma ve iki pi bağı bulunur.
2
Reaksiyona giren alkinin mol sayısını bulmak.
Alkinin mol sayısı = 0,4 / 2 = 0,2 mol.
Kullanılan H2 gazının mol sayısı 0,4 mol olduğundan, harcanan alkin bunun yarısı kadardır.
3
Monoalkinin mol kütlesini hesaplamak.
Mol kütlesi = 10,8 / 0,2 = 54 g/mol.
Molar kütle, kütlenin mol sayısına bölünmesiyle elde edilir.
4
Genel formülü kullanarak hidrojen atomu sayısını bulmak.
14n - 2 = 54 denkleminden n = 4 bulunur. Formül C4H6'dır, yani hidrojen sayısı 6'dır.
Açık zincirli monoalkinlerin genel formülü CnH(2n-2) şeklindedir.

Anahtar Kavram

Alkinlerin katılma tepkimeleri ve genel formülleri üzerinden mol-kütle ilişkisi kurulması.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4558Soru

Sabit sıcaklıkta, pistonlu kapalı bir kapta,

C(k)+H2O(g)CO(g)+H2(g)C(k) + H_2O(g) \rightleftharpoons CO(g) + H_2(g)

tepkimesi dengededir. Aynı sıcaklıkta kabın hacmi yarıya indiriliyor ve sistemin yeniden dengeye ulaşması bekleniyor.

Buna göre, yeni kurulan dengede başlangıç durumuna göre gerçekleşen değişimlerle ilgili;

I. H2(g)H_2(g) gazının mol sayısı azalır.

II. C(k)C(k) katısının kütlesi artar.

III. Tepkimenin denge sabiti (KcK_c) değeri küçülür.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II ifadeleri doğrudur.
Hacmin yarıya indirilmesiyle tüm gazların derişimleri ve sistemin toplam basıncı artar. Le Chatelier ilkesine göre sistem, bu etkiyi azaltmak için gaz mol sayısının az olduğu girenler tarafına kayar. Bu kayma sonucunda hidrojen gazının mol sayısı azalır ve karbon katısının kütlesi artar. Sıcaklık sabit olduğu için denge sabiti değişmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hacim değişiminin derişimler üzerindeki anlık etkisini belirleme
Kabın hacmi yarıya indirildiğinde, kaptaki tüm gazların derişimleri ve sistemin toplam basıncı anlık olarak iki katına çıkar.
Derişim formülü olan M=n/VM = n/V gereği hacmin yarıya inmesi gazların derişimini iki katına çıkarır.
2
Le Chatelier ilkesine göre dengenin kayma yönünü saptama
Sistem artan basıncı azaltmak için gaz mol sayısının az olduğu tarafa, yani girenler yönüne kayar.
Tepkimenin girenler tarafında 1 mol gaz (H2OH_2O), ürünler tarafında ise 2 mol gaz (COCO ve H2H_2) bulunmaktadır.
3
Denge kaymasının madde miktarları ve denge sabiti üzerindeki etkilerini analiz etme
Dengenin girenler lehine kaymasıyla H2(g)H_2(g) mol sayısı azalır, katı haldeki C(k)C(k) kütlesi artar. Denge sabiti (KcK_c) ise sıcaklık sabit kaldığından değişmez.
Denge sabiti yalnızca sıcaklık ile değişir, derişim veya hacim değişimleri dengeyi kaydırsa da denge sabiti değerini etkilemez.

Anahtar Kavram

Hacim değişimiyle Le Chatelier ilkesine göre dengenin yönünün belirlenmesi, katıların kütle ve derişim ilişkisi ve denge sabitinin yalnızca sıcaklığa bağlılığı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4559Soru

Tarım ve hayvancılıkta verimliliği artırmak amacıyla başvurulan biyoteknolojik uygulamalar ve bu süreçlerin biyoetik boyutuna ilişkin;

I. Klasik ıslah yöntemlerinde istenen özelliklerin yanında istenmeyen genlerin de aktarılma ihtimali varken, modern ıslah yöntemlerinde genetik mühendisliği ile sadece hedeflenen genin aktarımı daha kontrollü bir şekilde gerçekleştirilir.
II. Genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) doğal ortama yayılması, yabani türlerle çaprazlaşarak gen kaçışına neden olabilir ve bu durum ekosistemdeki biyoçeşitlilik için risk oluşturabilir.
III. Biyoetik, biyoteknolojik çalışmaların sadece bilimsel başarısına değil; bu çalışmaların canlı hakları, insan sağlığı ve çevre üzerindeki uzun vadeli etkilerine odaklanan ahlaki bir çerçeve sunar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Verilen tüm ifadeler (I, II ve III) biyoteknolojik gelişmelerin teknik, ekolojik ve biyoetik boyutlarını doğru yansıtmaktadır.
Doğru yanıt olan seçenek, modern ıslahın klasik ıslaha göre daha kontrollü olduğunu, GDO'ların ekolojik risk (gen kaçışı) taşıdığını ve biyoetiğin bilimsel çalışmaları ahlaki/sosyal açılardan denetleyen bir çerçeve olduğunu ifade eden tüm öncülleri kapsar. Modern biyoteknoloji, rekombinant DNA teknolojisi sayesinde sadece arzu edilen genin aktarılmasını sağlayarak varyasyonu hedefe yönelik oluşturur. GDO'ların polenleri aracılığıyla yabani akrabalarına gen aktarması 'süper otlar' gibi ekolojik sorunlara yol açabilir. Biyoetik ise tüm bu süreçlerin biyogüvenlik ve etik sınırlar içinde kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik ve modern ıslah yöntemlerinin karşılaştırılması.
Klasik ıslah tesadüfi gen kombinasyonlarına dayanırken, modern ıslah (genetik mühendisliği) spesifik gen aktarımına olanak sağlar.
Genetik mühendisliği, istenmeyen genlerin aktarılmasını önleyerek süreci daha hassas ve hızlı hale getirir.
2
GDO'lu ürünlerin ekolojik etkilerinin analizi.
Yatay gen transferi veya polenleşme yoluyla GDO'lu bitkilerin genleri doğal popülasyonlara geçebilir.
Gen kaçışı, ekosistem dengesini bozabilir ve yerel türlerin genetik saflığını tehdit ederek biyoçeşitliliği azaltabilir.
3
Biyoetik kavramının kapsamının belirlenmesi.
Biyoetik, bilimsel çalışmaların ahlaki, hukuki ve sosyal sınırlarını çizen bir disiplindir.
Sadece teknik başarıya değil, bu başarının yaşamın tüm formları üzerindeki etkilerine odaklanarak biyogüvenliği savunur.

Anahtar Kavram

Biyoteknoloji Uygulamaları ve Biyoetik İlkeler

Daha Fazla Pratik

Biyoteknolojik uygulamaların hayvanlar üzerindeki etkilerini (Dolly örneği gibi) ve klonlamanın etik boyutlarını araştırarak konuyu derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4560Soru

Kömürün oluşumu, tipleri ve kullanım alanları ile ilgili;

I. Bitki kalıntılarının kömürleşme derecesi arttıkça nem oranı azalır ve karbon yüzdesi artar.
II. Kok kömürüne dönüştürülerek demir-çelik sanayisinde metalurjik amaçla kullanılan kömür türü taş kömürüdür.
III. Türkiye'de elektrik enerjisi üreten termik santrallerde ham madde olarak en yaygın kullanılan yerli kömür türü antrasittir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Doğru cevap, bitki kalıntılarının kömürleşmesi sürecinde nem oranının azalıp karbon yüzdesinin artması ifadesi ile taş kömürünün yüksek fırınlarda kok kömürüne dönüştürülerek demir-çelik üretiminde kullanılması ifadesinin birlikte yer aldığı seçenektir. Türkiye'de elektrik üretimi yapan termik santrallerde yaygın olarak kullanılan kömür türü linyit olup, antrasit değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kömürle��me derecesi ile nem ve karbon oranı arasındaki ilişkiyi incelemek.
Kömürleşme derecesi arttıkça (turba -> linyit -> taş kömürü -> antrasit) nem oranının azaldığı, karbon yüzdesinin ve dolayısıyla ısıl değerin arttığı belirlenir. Bu durumda birinci öncül doğrudur.
Kömürün olgunlaşma aşamalarını ve fiziksel/kimyasal değişimlerini anlamak için.
2
Taş kömürünün sanayideki kullanım alanını değerlendirmek.
Taş kömürünün yüksek ısı değerine sahip olması ve koklaşabilme özelliği sayesinde demir-çelik sanayisinde metalurjik indirgeyici ve yakıt (kok kömürü) olarak kullanıldığı belirlenir. Bu durumda ikinci öncül doğrudur.
Kömür tiplerinin endüstriyel önemini ve kullanım alanlarını belirlemek için.
3
Türkiye'deki termik santrallerde kullanılan kömür türünü ve antrasitin özelliklerini incelemek.
Türkiye'de elektrik üretimi amacıyla termik santrallerde en yaygın kullanılan yerli kömürün linyit olduğu, antrasitin ise ülkemizde rezervinin yok denecek kadar az olduğu belirlenir. Bu durumda üçüncü öncül yanlıştır.
Ülkemizin enerji kaynakları ve kullanım dağılımını analiz etmek için.

Anahtar Kavram

Kömürleşme sürecinin aşamaları, kömür türlerinin (turba, linyit, taş kömürü, antrasit) fiziksel ve kimyasal özellikleri, bu özelliklerin endüstriyel kullanım alanları ve Türkiye'nin enerji üretimiyle ilişkisi.
ÖncekiSayfa 228 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin