Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 701Soru

I. Dünya Savaşı sonrasında yeni dünya düzeninin belirlenmesi ve barış antlaşmalarının imzalanması sürecinde yaşanan aşağıdaki diplomatik gelişmeleri kronolojik olarak ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama şu şekilde olmalıdır: Paris Barış Konferansı'nın toplanması, İzmir'in Yunanistan'a bırakılması kararının alınması, San Remo Konferansı'nın düzenlenmesi ve Sevr Antlaşması'nın imzalanması.
I. Dünya Savaşı sonrasında diplomatik süreç Paris Barış Konferansı'nın toplanmasıyla başlar. Konferansta İzmir'in Yunanistan'a verilmesiyle İtilaf Devletleri arasında ilk görüş ayrılığı belirir. Osmanlı ile antlaşma taslağı oluşturulamadığı için daha sonra San Remo Konferansı düzenlenir ve bu konferansın kararları doğrultusunda Sevr Antlaşması imzalanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Barış Konferansı'nın başlangıç tarihini belirlemek.
Paris Barış Konferansı 18 Ocak 1919'da toplanarak barış esaslarını görüşmeye başlamıştır. Bu olay kronolojinin başlangıcıdır.
Savaş sonrası diplomatik sürecin ilk aşamasını saptamak.
2
İzmir'in Yunanistan'a verilmesi kararının zamanını tespit etmek.
Konferans sürecinde, Nisan 1919'da İzmir ve çevresinin Yunanistan'a bırakılması kararı alınmış ve bu karar üzerine Mayıs 1919'da işgal gerçekleşmiştir.
Paris Konferansı içindeki önemli bir karar aşamasını yerleştirmek.
3
San Remo Konferansı'nın toplanma amacını ve tarihini belirlemek.
İtilaf Devletleri'nin Osmanlı barış antlaşması taslağını hazırlamak amacıyla 18-26 Nisan 1920 tarihlerinde San Remo Konferansı'nı düzenlemesi gerçekleşmiştir.
Sevr Antlaşması'nın hukuki ve diplomatik hazırlık aşamasını bulmak.
4
Sevr Antlaşması'nın imzalanma tarihini belirlemek.
San Remo Konferansı'nda hazırlanan taslak doğrultusunda Sevr Antlaşması 10 Ağustos 1920'de imzalanmıştır.
Sürecin son halkası olan barış antlaşmasının imzalanmasını yerleştirmek.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri'nin kendi aralarındaki diplomatik ilişkileri, Paris Barış Konferansı'nda yaşanan görüş ayrılıkları ve Osmanlı Devleti'nin paylaşılma süreci.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 702Soru

Karasal biyomların yeryüzündeki coğrafi dağılışında enlem derecelerine bağlı olarak değişen sıcaklık ve yağış koşulları belirleyici olmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen karasal biyomları Ekvator'dan kutuplara doğru genel yayılış alanlarının enlem derecelerini esas alarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama sırasıyla Savan biyomu, Tropikal çöl biyomu, Ilıman yaprak döken orman biyomu ve Tundra biyomu şeklinde olmalıdır.
Karasal biyomların Ekvator'dan kutuplara doğru sıralaması, enlem derecelerine bağlı olarak sıcaklığın azalmasıyla paralellik gösterir. Bu doğrultuda sırasıyla Savan biyomu (102010^\circ-20^\circ), Tropikal çöl biyomu (3030^\circ), Ilıman yaprak döken orman biyomu (306030^\circ-60^\circ) ve Tundra biyomu (607060^\circ-70^\circ) şeklinde dizilim gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekvator'a en yakın biyomun belirlenmesi
Savan biyomu 102010^\circ - 20^\circ enlemlerinde yer aldığı için ilk sıraya yerleştirilir.
Sıralama Ekvator'dan kutuplara doğru yapılacaktır.
2
Dönenceler çevresindeki biyomun belirlenmesi
Tropikal çöl biyomu yaklaşık 3030^\circ enlemlerinde yer alarak ikinci sıraya yerleştirilir.
Yüksek basınç alanlarındaki çöller savanlardan daha yüksek enlemdedir.
3
Orta kuşaktaki biyomun belirlenmesi
Ilıman yaprak döken orman biyomu 306030^\circ - 60^\circ orta kuşak enlemlerinde yer alarak üçüncü sıraya yerleştirilir.
Kutup altı bölgesine geçmeden önceki ılıman kuşak biyomudur.
4
Kutba en yakın biyomun belirlenmesi
Tundra biyomu 607060^\circ - 70^\circ enlemlerinde yer alarak son sıraya yerleştirilir.
Tundra, kutup biyomundan hemen önceki en soğuk karasal biyomdur.

Anahtar Kavram

Karasal biyomların enlemsel dağılışı ve sınırlarını belirleyen iklim koşulları.
Soru 703Soru

Yeni Türk devletinde çağdaşlaşma ve uluslararası entegrasyonu sağlama amacıyla sosyal ve iktisadi alanlarda çeşitli yasal düzenlemeler yapılmış ve kongreler gerçekleştirilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin geçmişten günümüze doğru doğru kronolojik sıralaması: İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması, Şapka İktisası Hakkında Kanun'un kabul edilmesi, Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun yasalaşması ve hafta tatilinin cuma gününden pazar gününe alınması şeklindedir.
Kronolojik gelişim incelendiğinde; İzmir İktisat Kongresi 1923'te, Şapka Kanunu 1925'te, Teşvik-i Sanayi Kanunu 1927'de ve Hafta Tatili Kanunu 1935'te gerçekleşmiştir. Dolayısıyla doğru sıralama geçmişten günümüze bu düzeni takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kongre ve kanunların kabul tarihlerini belirleme
İzmir İktisat Kongresi (1923), Şapka Kanunu (1925), Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927), Hafta Tatili Düzenlemesi (1935)
Tarihsel sıralamanın yapılabilmesi için her bir gelişmenin kronolojik yerinin tespit edilmesi gerekir.
2
Tarihleri en eskiden en yeniye doğru sıralama
1923 -> 1925 -> 1927 -> 1935
Soru kökünde geçmişten günümüze doğru bir sıralama talep edilmektedir.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi toplumsal ve ekonomik alandaki inkılapların kronolojik sırası ve amaçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 704Soru

Osmanlı Devleti'nin Ankara Savaşı öncesinde girdiği siyasi gerilimden başlayıp Fetret Devri'nin son bulmasına kadar uzanan süreçte meydana gelen aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Söz konusu gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Osmanlı sınır şehri Sivas'ın Timur orduları tarafından kuşatılarak tahrip edilmesi (1400), Ankara Savaşı'nın kaybedilmesi ve Yıldırım Bayezid'in esaretiyle Anadolu Türk siyasi birliğinin bozularak beyliklerin yeniden kurulması (1402), Musa Çelebi'nin Edirne'de tahtı ele geçirmesi ve Bizans'ın şehzadeleri kışkırtma politikasına karşılık İstanbul'u kuşatması (1411), Çelebi Mehmed'in Çamurlu Derbendi Savaşı'nda kardeşi Musa Çelebi'yi mağlup ederek tahtı tek başına ele geçirmesidir (1413).
Tarihsel kronolojiye göre olaylar şu şekilde gerçekleşmiştir: İlk olarak Sivas'ın Timur tarafından yağmalanması (1400) ile gerilim tırmanmıştır. İkinci olarak Ankara Savaşı (1402) ile fetret süreci ve beyliklerin yeniden kuruluşu gerçekleşmiştir. Üçüncü olarak taht mücadeleleri esnasında Musa Çelebi İstanbul'u kuşatmıştır (1411). Son olarak ise Çelebi Mehmed kardeşini yenerek devleti tek çatı altında toplamış ve fetret dönemini sonlandırmıştır (1413). Bu sebeple sıralama ilk gelişmeden son gelişmeye doğru bu şekilde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ankara Savaşı öncesindeki sınır çatışmalarını ve diplomatik gerilimi belirleme
Timur'un 1400 yılında Sivas'ı istila etmesi ilk sıraya yerleştirilmiştir.
Bu olay, iki Türk hükümdarı arasındaki siyasi sürtüşmenin sıcak çatışmaya dönüştüğü ilk büyük adımdır.
2
Fetret Devri'nin başlangıcını ve siyasi kırılma noktasını tespit etme
1402 yılındaki Ankara Savaşı ve ardından Anadolu Türk birliğinin dağılması ikinci sıraya yerleştirilmiştir.
Yıldırım Bayezid'in esir düşmesiyle taht boşluğu oluşmuş, beylikler bağımsızlığını kazanmış ve Fetret Devri başlamıştır.
3
Şehzadelerin kendi aralarındaki mücadele ve dış politika adımlarını analiz etme
Musa Çelebi'nin Edirne'yi ele geçirip 1411'de İstanbul'u kuşatması üçüncü sıraya yerleştirilmiştir.
Bizans'ın şehzadeler üzerindeki bölücü politikasına karşı gerçekleştirilen bu kuşatma, Fetret Devri'nin en kritik bölgesel askeri hamlelerinden biridir.
4
Merkezi otoritenin yeniden kurulmasını ve taht kavgalarının bitişini saptama
Çelebi Mehmed'in 1413 yılında Çamurlu Derbendi Savaşı ile Musa Çelebi'yi yenip tek padişah olması son sıraya yerleştirilmiştir.
Bu askeri başarıyla taht kavgaları son bulmuş, Osmanlı birliği yeniden sağlanmış ve Fetret Devri kapanmıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Kuruluş Dönemi'nde Ankara Savaşı öncesi gerilimden Fetret Devri'nin sonuna kadar yaşanan siyasi ve askeri kronoloji
Soru 705Soru

Türkiye'de turizm faaliyetlerinin yıl içine dağılışı ve turizm sezonunun süresi; coğrafi konum, iklim özellikleri ve turizm faaliyetinin türüne bağlı olarak belirgin farklılıklar gösterir.

Haritada konumları gösterilen turizm merkezlerini, aktif turizm sezonu sürelerinin en kısadan en uzuna doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama Ayder Yaylası (I), Uludağ (II), Çeşme Kıyıları (III) ve Alanya Kıyıları (IV) şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama Ayder Yaylası, Uludağ, Çeşme ve Alanya şeklinde olmalıdır. Karadeniz yaylalarında sisli ve yağışlı gün sayısı fazla olduğu için aktif turizm süresi en kısadır. Uludağ'da karın yerde kalma süresi kış aylarıyla sınırlıdır. Çeşme'de deniz suyu sıcaklığı Alanya'ya göre daha geç yükseldiği için deniz sezonu Alanya'dan kısadır. Alanya ise en güneyde yer aldığı için en uzun deniz sezonuna sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin coğrafi konumlarını ve yapılan turizm faaliyetlerini belirleme
Ayder Yaylası'nda yayla, Uludağ'da kış, Çeşme ve Alanya'da kıyı turizmi yapılmaktadır.
Turizm faaliyetinin türü ve coğrafi koşulları sezon süresini belirleyen temel faktörlerdir.
2
Yayla ve kış turizmi sürelerini karşılaştırma
Ayder Yaylası'nın sezonu (yaklaşık 22 ay), Uludağ'ın sezonundan (yaklaşık 343-4 ay) daha kısadır.
Karadeniz'deki yüksek yağışlı gün sayısı yayla turizmini çok dar bir yaz dönemine sıkıştırırken, Uludağ'da karın yerde kalma süresi kış boyunca devam eder.
3
Ege ve Akdeniz kıyı turizmi sürelerini karşılaştırma
Çeşme kıyılarındaki sezon (yaklaşık 454-5 ay), Alanya kıyılarındakinden (yaklaşık 676-7 ay) daha kısadır.
Alanya'nın daha güney enlemde olması, deniz suyu sıcaklığının daha erken yükselmesine ve daha geç soğumasına yol açarak sezonu uzatır.
4
Tüm merkezleri en kısadan en uzuna doğru sıralama
Sıralama I, II, III ve IV şeklinde gerçekleşir.
Mevsimsellik süreleri sırasıyla yaklaşık 22 ay, 343-4 ay, 454-5 ay ve 676-7 aydır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de turizm türlerinin coğrafi ve iklimsel koşullara bağlı olarak mevsimsel sürelerinin değişmesi
Soru 706Soru

Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde kullanılan aşağıdaki enerji kaynaklarını, yıllık elektrik üretimindeki paylarına göre en yüksek paya sahip olandan en düşük paya sahip olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'nin yıllık elektrik üretiminde payı en yüksek olan kaynak kömürdür. Onu sırasıyla doğal gaz, rüzgar ve jeotermal enerji takip etmektedir. Bu doğrultuda doğru sıralama: Kömür - Doğal Gaz - Rüzgar - Jeotermal şeklindedir.
Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kömür en yüksek paya sahiptir. Onu doğal gaz izler. Yenilenebilir enerji kaynakları içinde rüzgarın payı jeotermalden daha fazladır. Dolayısıyla doğru sıralama en yüksekten en düşüğe kömür, doğal gaz, rüzgar ve jeotermal şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin güncel elektrik üretim verilerinde kömürün (linyit ve ithal kömürün) payını belirleme.
Kömürün toplam elektrik üretimindeki payının yaklaşık %30-35 ile en yüksek olduğu belirlenir.
Sıralamanın ilk basamağını oluşturmak için en yüksek paya sahip kaynağın bulunması gerekir.
2
Kalan kaynaklar arasından payı en yüksek olan doğal gazın konumunu belirleme.
Doğal gazın elektrik üretimindeki payının yaklaşık %20-25 olduğu ve kömürün hemen ardında yer aldığı saptanır.
İkinci sıradaki kaynağın belirlenmesi için kalan kaynaklar arasında karşılaştırma yapılır.
3
Rüzgar ve jeotermal enerjinin paylarını karşılaştırma.
Rüzgar enerjisinin payının (~%10-11) jeotermal enerjinin payından (~%3-4) yüksek olduğu tespit edilir.
Son iki kaynağın kendi arasındaki sıralamasını netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kaynakların üretim payları ve bu kaynakların önem sırası.
Soru 707Soru

İnsanlık tarihinde yerleşmelerin ortaya çıkması ve gelişim sürecinde şehirlerin geçirdiği dönüşüm aşamaları dikkate alındığında, aşağıda verilen gelişim evrelerinin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şehirlerin gelişim evrelerinin geçmişten g��nümüze doğru kronolojik sıralaması: İlk olarak verimli tarım toprakları çevresindeki tarım şehirlerinin ortaya çıkışı, ardından Coğrafi Keşifler ile liman-ticaret şehirlerinin gelişmesi, daha sonra Sanayi Devrimi ile maden havzalarındaki sanayi şehirlerinin kuruluşu ve son olarak günümüzdeki küresel finans ve bilişim merkezlerinin şekllenmesi şeklindedir.
Şehirleşme tarihi incelendiğinde; tarım devrimiyle nehir boylarındaki ilk yerleşmelerin doğuşu en eski aşamadır. Bunu Coğrafi Keşifler sonrasında canlanan okyanus ticaretiyle liman şehirlerinin büyümesi izler. Daha sonra Sanayi Devrimi ile fabrika ve maden şehirleri ortaya çıkmış, en son ise günümüz küreselleşme çağındaki bilgi ve finans merkezleri olan megakentler oluşmuştur. Dolayısıyla kronolojik sıralama bu yöndedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk şehir yerleşmelerinin ortaya çıkış faktörünü belirlemek
Tarihteki ilk şehirler Neolitik Dönem'de tarım devrimiyle ve sulanabilir nehir ovalarında (artı ürün üretimiyle) ortaya çıkmıştır. Bu durum kronolojik sıralamada ilk aşamayı temsil eder.
Tarihsel süreçte yerleşik hayatın ve şehirleşmenin ilk basamağı tarımdır.
2
Coğrafi Keşiflerin şehirleşme üzerindeki etkisini değerlendirmek
Sanayi Devrimi öncesinde, Coğrafi Keşifler ve deniz ticaretinin okyanuslar boyu yayılmasıyla liman şehirleri bölgesel ve uluslararası önem kazanmıştır.
Liman ticareti, sanayileşmeden önceki ticari büyüme evresini oluşturur.
3
Sanayi Devrimi'nin şehirlerin yapısına etkisini incelemek
18. yüzyıldan itibaren kömür ve demir gibi maden kaynaklarına yakın alanlarda sanayi tesislerinin kurulmasıyla kitlesel iş gücü göçü alan sanayi şehirleri gelişmiştir.
Sanayi şehirleri, tarım ve klasik liman şehirlerinden sonra gelen modernleşme sürecidir.
4
Bilgi çağının ve küreselleşmenin yansımalarını analiz etmek
Günümüzde (20. ve 21. yüzyıl) bilgi teknolojileri, finans, borsa ve çok uluslu şirketlerin merkezleri olan küresel şehirler (New York, Tokyo vb.) en son aşamada yer alır.
Hizmet ve finans odaklı küresel şehirleşme, sürecin en güncel evresidir.

Anahtar Kavram

Şehirleşme sürecinin tarihsel aşamaları ve gelişim evreleri
Soru 708Soru

Türkiye'deki önemli maden ve enerji kaynakları ile ilişkili tesislerin/çıkarım alanlarının coğrafi dağılışını bilmek YKS hazırlığında oldukça önemlidir.

Aşağıdaki maden çıkarma veya işleme merkezlerini, Türkiye dilsiz haritası üzerindeki coğrafi konumları göz önüne alındığında en batıdan en doğuya doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maden çıkarma ve işleme merkezlerinin batıdan doğuya doğru doğru sıralaması: Bandırma (Bor işleme tesisleri) - Seydişehir (Alüminyum tesisleri) - Divriği (Demir yatakları) - Murgul (Bakır işletmeleri) şeklindedir.
Verilen merkezlerin coğrafi konumları batıdan doğuya doğru incelendiğinde; Bandırma (Balıkesir) en batıda, Seydişehir (Konya) iç-güney kesimde, Divriği (Sivas) doğu-orta kesimde ve Murgul (Artvin) ise en doğuda (Gürcistan sınırına yakın) yer almaktadır. Bu durum Türkiye'nin batıdan doğuya uzanan boylam dereceleriyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen merkezlerin hangi illerde bulunduğunu tespit edin.
Bandırma Balıkesir'de, Seydişehir Konya'da, Divriği Sivas'ta, Murgul ise Artvin'de yer almaktadır.
Madenlerin ve işleme tesislerinin hangi ilde olduğunu bilmek, Türkiye haritası üzerindeki göreceli konumlarını belirlemenin ilk adımıdır.
2
Bu illerin Türkiye'nin batı-doğu yönündeki konumlarını (boylam derecelerini) karşılaştırın.
Balıkesir en batıda (2828^\circ Doğu), Konya İç Anadolu'da (3232^\circ Doğu), Sivas İç Anadolu'nun doğusunda (3838^\circ Doğu), Artvin ise en doğuda (413041^\circ 30' Doğu) yer almaktadır.
Türkiye'de doğuya gidildikçe boylam dereceleri büyür.
3
Elde edilen coğrafi verilere dayanarak merkezleri batıdan doğuya doğru sıralayın.
Sıralama sırasıyla Bandırma, Seydişehir, Divriği ve Murgul şeklinde olmalıdır.
Boylam derecesi en küçük olandan en büyük olana doğru yapılan sıralama batıdan doğuya doğru sıralamayı verir.

Anahtar Kavram

Maden ve sanayi tesislerinin Türkiye coğrafyasındaki dağılımı ve boylam ilişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 709Soru

Yumuşama (Detente) Dönemi'nde Doğu ve Batı blokları arasında nükleer savaş riskini azaltmaya yönelik diplomatik temaslar artarken, diğer yandan bölgesel çatışmalar ve bu çatışmaları çözmeye yönelik girişimler de devam etmiştir.

Buna göre, Yumuşama Dönemi'nde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru doğru sıralaması: Küba Füze Buhranı'nın yaşanması (1962), Taşkent Deklarasyonu'nun imzalanması (1966), Nixon Doktrini'nin ilan edilmesi (1969) ve SALT-I Antlaşması'nın imzalanması (1972) şeklindedir.
Verilen gelişmelerin yılları sırasıyla; Küba Füze Buhranı 1962, Taşkent Deklarasyonu 1966, Nixon Doktrini'nin ilanı 1969 ve SALT-I Antlaşması'nın imzalanması 1972'dir. Dolayısıyla geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralama bu düzendedir.

Adım Adım Çözüm

1
Her gelişmenin gerçekle��tiği tarihi belirlemek
Olayların yılları sırasıyla; Küba Füze Buhranı için 1962, Taşkent Deklarasyonu için 1966, Nixon Doktrini için 1969 ve SALT-I Antlaşması için 1972 olarak tespit edilir.
Doğru kronolojik sıralama yapabilmek amacıyla tarihsel verilerin netleştirilmesi gerekir.
2
En eski tarihli olayı belirleyerek sıralamayı başlatmak
1962 yılında yaşanan Küba Füze Buhranı en eski gelişmedir ve ilk sıraya yerleştirilir.
Küba Füze Buhranı, blokları doğrudan çatışmanın eşiğine getirerek Yumuşama sürecine zemin hazırlayan en erken tarihli gelişmedir.
3
Kalan olayları yıllarına göre geçmişten günümüze dizmek
Küba Buhranı'nı (1962) sırasıyla Taşkent Deklarasyonu (1966), Nixon Doktrini (1969) ve SALT-I Antlaşması (1972) izlemektedir.
Yumuşama Dönemi'ndeki bölgesel kriz çözümleri, doktrin açıklamaları ve silahsızlanma antlaşmaları bu tarih sırasına uygun şekilde gelişim göstermiştir.

Anahtar Kavram

Yumuşama Dönemi diplomatik, askeri ve bölgesel gelişmelerinin kronolojik sırası
Soru 710Soru

İki savaş arası dönemde (1919-1939) Avrupa ve dünyada totaliter ile otoriter rejimlerin yükselişine ve güç kazanmasına ortam hazırlayan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İtalya'da faşist yönetimin kurulması (1922) -> Sovyetler Birliği'nde Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın uygulanmaya başlanması (1928) -> Adolf Hitler'in Almanya şansölyeliğine getirilmesi (1933) -> İspanya İç Savaşı'nın patlak vermesi (1936)
Verilen gelişmelerin tarihsel sıralaması şu şekildedir: İlk olarak 1922 yılında İtalya'da faşist rejimin temellerini atan Roma Yürüyüşü gerçekleşmiştir. Ardından 1928 yılında Sovyetler Birliği'nde Stalin'in mutlak otoritesini pekiştiren Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı yürürlüğe girmiştir. Üçüncü sırada 1933 yılında Adolf Hitler'in Almanya şansölyesi olması yer alır. Son olarak 1936 yılında totaliter rejimlerin müdahil olduğu İspanya İç Savaşı başlamıştır. Dolayısıyla doğru sıralama; İtalya'daki faşist iktidarın kuruluşu, Sovyet planının uygulanması, Hitler'in şansölyeliği ve İspanya İç Savaşı'nın patlak vermesi şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaylar��n meydana geliş yıllarını tespit etme
Roma Yürüyüşü ve Mussolini'nin başbakanlığı 1922, Sovyet Birinci Beş Yıllık Planı 1928, Hitler'in şansölye olması 1933 ve İspanya İç Savaşı'nın başlangıcı 1936 olarak saptanır.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için her bir totaliter veya otoriter gelişmenin kesin tarihi bulunmalıdır.
2
Tarihleri geçmişten günümüze doğru sıraya koyma
1922 -> 1928 -> 1933 -> 1936 dizilimi elde edilir.
Soru kökünde istenen geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralama bu şekilde tamamlanır.

Anahtar Kavram

İki Savaş Arası Dönemde Totaliter Rejimlerin Gelişim Evreleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 711Soru

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin kendi topraklarını korumak amacıyla mücadele ettiği savunma cephelerinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak ilkten sona doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama şu şekildedir: İtilaf Devletleri'nin petrol bölgelerini ele geçirmek amacıyla Basra'ya asker çıkarmasıyla Irak Cephesi'nin açılması -> Irak Cephesi'nde Kut'ül Amare'de Halil (Kut) Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun İngiliz tümenini esir alması -> Mustafa Kemal Paşa'nın Suriye Cephesi'nde İngiliz ilerleyişini Halep'in kuzeyinde durdurarak bir savunma hattı oluşturması -> Fahreddin Paşa komutasındaki Osmanlı birliklerinin Mondros Mütarekesi imzalanmış olmasına rağmen Medine'yi savunmaya devam etmesi.
Irak Cephesi'nin açılması (Kasım 1914), Kut'ül Amare Muharebesi (Nisan 1916), Suriye-Filistin Cephesi'nde Mustafa Kemal Paşa'nın savunma hattı kurması (Ekim 1918) ve Mondros Mütarekesi sonrasında da Medine savunmasının devam etmesi (Ocak 1919) kronolojik olarak sırasıyla gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Irak Cephesi'nin açılış tarihini belirleme
Irak Cephesi, İngilizlerin Kasım 1914'te Basra'ya asker çıkarmasıyla I. Dünya Savaşı'nın başlarında açılmıştır.
Kronolojik sıralamanın ilk basamağını oluşturur.
2
Kut'ül Amare Muharebesi'nin gerçekleştiği tarihi belirleme
Kut'ül Amare'de Halil Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun zaferi 29 Nisan 1916'da gerçekleşmiştir.
Bu olay, cephenin açılmasından sonraki bir aşamada yer alır.
3
Mustafa Kemal Paşa'nın Suriye Cephesi'ndeki savunma hattını belirleme
Mustafa Kemal Paşa, Halep'in kuzeyinde İngilizleri Ekim 1918'de (Mondros Mütarekesi'nden hemen önce) durdurmuştur.
Savaşın son yılına ait bir gelişmedir.
4
Mondros sonrası Medine Müdafaası'nın durumunu değerlendirme
Mondros Mütarekesi 30 Ekim 1918'de imzalanmış, Medine savunması ise Ocak 1919'a kadar sürmüştür.
Kronolojik olarak en son gerçekleşen olaydır.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı savunma cephelerindeki kritik gelişmelerin kronolojik takvimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 712Soru

T��rkiye'de bulunan limanların hinterland (art bölge) genişlikleri ve yıllık ticaret hacimleri; coğrafi konum, ulaşım imkânları ve art bölgedeki sanayi faaliyetlerinin gelişmişlik derecesine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Buna göre, aşağıda verilen limanları ticaret hacmi ve hinterland genişliği bakımından en gelişmiş olandan en az gelişmiş olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Limanların hinterland genişliği ve ticaret hacmi kapasitesine göre en gelişmiş olandan en az gelişmiş olana doğru sıralaması: İstanbul Limanı, İzmir Limanı ve Trabzon Limanı şeklindedir.
Doğru sıralama İstanbul Limanı, İzmir Limanı ve Trabzon Limanı şeklindedir. İstanbul Limanı hinterlandı en geniş olan ve en çok ticaret hacmine sahip limandır. İzmir Limanı, Ege Bölgesi'nin geniş hinterlandına sahip en önemli ihracat limanlarından biridir. Trabzon Limanı ise Karadeniz dağlarının kıyıya paralel uzanması nedeniyle art bölgesi bu iki limana göre daha dar olan ve en düşük ticaret hacmine sahip limandır.

Adım Adım Çözüm

1
Limanların bulundukları bölgelerin sanayi, nüfus ve ulaşım özelliklerini belirleme.
İstanbul'un sanayi ve nüfus yoğunluğu en yüksek seviyededir; İzmir zengin tarım ve sanayi havzasına sahiptir; Trabzon ise dağlık arazi nedeniyle iç kesimlerle ulaşım bağlantısı daha sınırlı bir konumdadır.
Bir limanın hinterlandı ve ticaret hacmi, gerisinde kalan bölgenin ekonomik gelişmişliği ve ulaşım kolaylığı ile doğrudan ilişkilidir.
2
Belirlenen özelliklere göre limanları üstünlük sırasına koyma.
İstanbul Limanı birinci sırada, İzmir Limanı ikinci sırada ve Trabzon Limanı üçüncü sırada yer alacak şekilde sıralanır.
İstanbul hem ithalat hem ihracatta liderdir, İzmir güçlü bir ihracat limanıdır, Trabzon ise bölgesel ölçekte kalıp bu ikilinin gerisinde yer alır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki limanların hinterland (art bölge) özellikleri ve ticaret kapasiteleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 713Soru

Kültür bölgelerinin tarihsel süreçteki oluşumu, yayılışı ve günümüzdeki sınırlarına ulaşması belirli aşamalar doğrultusunda gerçekleşmiştir.

Buna göre, yukarıda verilen kültürel gelişim ve yayılma aşamaları geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak nasıl sıralanmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: ilk olarak Mezopotamya ve Nil Vadisi gibi alanlarda kültür ocaklarının kurulması, ardından ticaret yollarıyla bölgesel etkileşimin başlaması, daha sonra Coğrafi Keşifler ile kültürün yeni kıtalara yayılması ve en son Sanayi Devrimi ile küreselleşmenin hız kazanması şeklindedir.
Kültür bölgelerinin tarihsel gelişimi yerel tarım ocaklarından başlayarak bölgesel ticarete, ardından Coğrafi Keşifler ile kıtalar arası yayılıma ve nihayet modern küreselleşme ile dünya geneline yayılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk yerleşik medeniyetlerin ve kültür ocaklarının kurulduğu dönemin belirlenmesi
Mezopotamya, Nil ve Sarı Irmak çevresindeki ilk yerleşimler kronolojinin başlangıcını oluşturur.
Kültürün oluşması ve yayılabilmesi için öncelikle yerleşik hayata geçilerek kültür ocaklarının ortaya çıkması gerekir.
2
Kültürlerin yakın çevreleriyle kurdukları ilk etkileşimlerin değerlendirilmesi
Kültür ocaklarının ticaret ve göçlerle bölgesel düzeyde etkileşime girmesi ikinci adımdır.
Kültürler olgunlaştıkça komşu bölgelerle ticari yollar vasıtasıyla bağ kurmuş ve kültürel alışveriş başlamıştır.
3
Kıtalar arası kültürel yayılmanın ve sömürgecilik faaliyetlerinin analiz edilmesi
Coğrafi Keşifler ile Avrupa kültürünün yeni kıtalara taşınması üçüncü adımdır.
15. ve 16. yüzyıllardaki keşifler, kültürlerin küresel ölçekte yer değiştirmesine ve yeni kültür bölgelerinin oluşmasına yol açmıştır.
4
Modern teknolojilerin ve küreselleşme sürecinin etkilerinin incelenmesi
Sanayi Devrimi ve teknolojik ilerlemelerle küresel kültürün yaygınlaşması son adımdır.
Sanayi Devrimi sonrasındaki ulaşım ve iletişim devrimi, kültürel etkileşimi en yüksek hıza ulaştırmıştır.

Anahtar Kavram

Kültür bölgelerinin oluşumunda yerleşik yaşam, ticaret, Coğrafi Keşifler ve küreselleşme aşamalarının kronolojik sırası
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 714Soru

Osmanlı Devleti'nde I. ve II. Meşrutiyet dönemlerinde yaşanan demokratikleşme süreçleri, anayasal gelişmeler ve iç siyasi olaylar göz önüne alındığında, aşağıda verilen tarihi gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; II. Abdülhamid’in Meclis-i Mebusan'ı tatil etmesi (1878), Kanun-i Esasi'nin yeniden yürürlü��e konması (1908), Kanun-i Esasi'de yapılan demokratik değişiklikler (1909) ve Bâb-ı Âli Baskını (1913) şeklindedir.
Kronolojik gelişim süreci incelendiğinde; II. Abdülhamid'in meclisi tatil etmesi (1878) ile I. Meşrutiyet sona ermiş, II. Meşrutiyet (1908) ile anayasal rejim yeniden kurulmuş, 31 Mart Vakası sonrasında (1909) padişahın yetkileri tırpanlanarak meclis üstünlüğü getirilmiş ve Bâb-ı Âli Baskını (1913) ile İttihat ve Terakki iktidarı tamamen kontrolüne almıştır. Bu doğrultuda meclisin kapatılması, meşrutiyetin yeniden ilanı, anayasa değişiklikleri ve hükümet darbesi sırası takip edilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların meydana geldiği yılları ve dönemleri belirlemek.
I. Meşrutiyet'in sonu (Meclisin kapatılması) 1878, II. Meşrutiyet'in ilanı 1908, padişahın yetkilerini sınırlayan anayasa değişiklikleri 1909 ve Bâb-ı Âli Baskını 1913 yılına aittir.
Kronolojik sıralama sorularında tarihsel ardışıklığı kurabilmek için olayların kronolojisini doğru saptamak gerekir.
2
Meşrutiyet rejiminin anayasal ve siyasi gelişim aşamalarını ilişkilendirmek.
Öncelikle 1878'de anayasal düzen kesintiye uğramış (İstibdat Dönemi başlamış), ardından 1908'de II. Meşrutiyet ile meşrutiyet tekrar ilan edilmiş, 1909'da bu rejim padişahın yetkileri aleyhine demokratikleştirilmiş ve 1913'te fiili bir İttihat-Terakki diktatörlüğü kurulmuştur.
Siyasi olayların birbirini tetikleme sırasını ve neden-sonuç ilişkisini anlamak kronolojik doğrulamayı kolaylaştırır.
3
Elde edilen verileri geçmişten günümüze sıralamak.
Sıralama: 1878 (Meclisin tatil edilmesi) -> 1908 (II. Meşrutiyet'in ilanı) -> 1909 (Anayasa değişiklikleri) -> 1913 (Bâb-ı Âli Baskını) şeklindedir.
Soru kökünde istenen kronolojik yöne göre olaylar eskiden yeniye doğru dizilmelidir.

Anahtar Kavram

Meşrutiyet Dönemi Siyasi ve Anayasal Gelişmelerinin Kronolojisi
Soru 715Soru

I. Selim (Yavuz) Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nin İslam dünyasında siyasi liderliği ele geçirmesi ve doğu sınırlarının güvenliğini sağlaması amacıyla birçok askeri ve siyasi faaliyet yürütülmüştür. Bu doğrultuda gerçekleşen aşağıdaki olayları, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama Çaldıran Savaşı (1514), Turnadağ Savaşı (1515), Mercidabık Savaşı (1516) ve Ridaniye Savaşı (1517) şeklinde olmalıdır.
I. Selim (Yavuz) Dönemi'nde takip edilen doğu siyasetinin kronolojik akışı sırasıyla Çaldıran Savaşı (1514), Turnadağ Savaşı (1515), Mercidabık Savaşı (1516) ve Ridaniye Savaşı (1517) şeklindedir. Bu doğrultuda olaylar ilkten sona doğru doğru bir biçimde sıralanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Safevi Devleti'ne karşı yapılan ilk doğu seferinin tarihini tespit etme
Çaldıran Savaşı (1514)
I. Selim, tahta geçtikten sonra en büyük tehdit olarak gördüğü Safeviler üzerine yürümüş ve 1514 yılında Çaldıran Ovası'nda yapılan savaşı kazanmıştır.
2
Anadolu Türk birliğini kesin olarak sağlayan seferin tarihini tespit etme
Turnadağ Savaşı (1515)
Çaldıran Seferi dönüşünde, Safevilerle iş birliği yapan Dulkadiroğulları Beyliği üzerine gidilmiş ve 1515 Turnadağ Savaşı ile beylik Osmanlı topraklarına katılmıştır.
3
Mısır Seferi'nin ilk büyük çarpışmasının tarihini tespit etme
Mercidabık Savaşı (1516)
Safevi tehdidi önlendikten sonra Suriye ve Mısır'a yönelen Osmanlı, 1516 yılında Mercidabık'ta Memlükleri mağlup ederek Suriye ve Filistin'i ele geçirmiştir.
4
Memlük Devleti'ni yıkan ve halifeliğin geçişini sağlayan nihai savaşın tarihini tespit etme
Ridaniye Savaşı (1517)
Suriye'nin fethinden sonra Mısır'a ilerleyen I. Selim, 1517 yılında Ridaniye Savaşı'nı kazanarak Memlük Devleti'ne son vermiş, halifelik makamını ve kutsal emanetleri Osmanlı bünyesine katmıştır.

Anahtar Kavram

I. Selim (Yavuz) Dönemi Osmanlı Doğu Siyaseti ve Kronolojisi
Soru 716Soru

Açık ocak yöntemiyle i��letilen bir metalik maden sahasında, faaliyetlerin başlangıcından çevre sorunlarının havza ölçeğinde yayılmasına kadar geçen süreçte bazı çevresel bozulma aşamaları gerçekleşir.

Buna göre, aşağıda verilen çevresel bozulma aşamalarının ilk meydana gelenden en son meydana gelene doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Açık ocak madenciliğinde çevresel bozulma süreci sırasıyla; bitki örtüsünün tahrip edilerek üst toprağın kaldırılması, derin kazılarla ana kayanın yüzeye çıkarılması, sülfürlü minerallerin havayla temas edip asit üretmesi, bu asidik suların havzaya taşınması ve en nihayetinde sucul canlılığın yok olması şeklindedir.
Açık ocak madenciliğinde bozulma süreci sırasıyla yüzey örtüsünün kaldırılması, derindeki kayacın havayla teması, kimyasal asit oluşumu, suların taşınması ve sucul yaşamın zarar görmesi adımlarını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
İlk aşamayı belirleme
Doğal bitki örtüsünün tahrip edilerek üst toprak tabakasının alandan uzaklaştırılması birinci sıradadır.
Maden sahasının işletmeye açılmasındaki ilk fiziksel müdahale yüzey örtüsünün kazınmasıdır.
2
İkinci aşamayı belirleme
Derin kazı çalışmalarıyla ana kaya yüzeyinin atmosfere açılması ikinci sıradadır.
Toprak örtüsü kaldırıldıktan sonra iş makineleriyle yapılan kazılar derindeki ana kayayı yüzeye çıkarır.
3
Üçüncü aşamayı belirleme
Sülfürlü minerallerin yağış suları ve oksijenle kimyasal tepkimeye girerek asit maden drenajını başlatması üçüncü sıradadır.
Açığa çıkan mineral ve metallerin havayla teması kimyasal reaksiyonları (oksitlenmeyi) başlatır.
4
Dördüncü aşamayı belirleme
Asidik ve ağır metal yüklü suların su yataklarına taşınması dördüncü sıradadır.
Sahada biriken asidik sular sızma ve yüzeysel akışla havzadaki diğer su kaynaklarına ulaşır.
5
Son aşamayı belirleme
Sucul ekosistemdeki biyolojik çeşitliliğin zarar görmesi beşinci sıradadır.
Su kaynaklarının kimyasal yapısının bozulması, havzadaki sucul yaşamın çöküşüne yol açan nihai ekolojik sonuçtur.

Anahtar Kavram

Açık ocak madencilik faaliyetlerinin ekosistemler üzerindeki aşamalı çevresel etkileri ve asit maden drenajı süreci.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 717Soru

20° Doğu boylamı boyunca Ekvator çizgisinden başlayarak Kuzey Kutbu'na doğru kesintisiz bir şekilde ilerleyen bir araştırma heyetinin, yolculuğu sırasında karşılaşacağı karasal biyomları ilk karşılaşılandan son karşılaşılana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu -> Savan Biyomu -> Çöl Biyomu -> İğne Yapraklı Orman Biyomu
20° Doğu boylamı boyunca güneyden kuzeye doğru gidildikçe enlemin etkisine bağlı olarak iklim kuşakları değişir. Bu doğrultuda sırasıyla Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu (Kongo Havzası), Savan Biyomu (Orta Afrika), Çöl Biyomu (Büyük Sahra) ve İğne Yapraklı Orman Biyomu (Kuzey Avrupa / İskandinavya) ile karşılaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekvator bölgesindeki başlangıç noktasının tespit edilmesi
Araştırma heyetinin 0° enlemindeki başlangıç noktasında Ekvatoral Yağmur Ormanı Biyomu bulunur.
Ekvator çevresindeki Kongo Havzası bu boylam üzerinde yer alan ilk duraktır.
2
Kuzeye doğru hareket edilerek savan kuşağının belirlenmesi
Ekvatoral kuşağın hemen kuzeyinde yer alan savan biyomuna ulaşılır.
10° ile 20° enlemleri arasındaki yarı nemli tropikal iklim bölgesi savan biyomunun yayılış alanıdır.
3
Dinamik yüksek basınç kuşağındaki çöl alanlarının belirlenmesi
Kuzeye doğru devam edildiğinde Büyük Sahra Çölü'ne (Çöl Biyomu) ulaşılır.
30° enlemleri çevresinde alçalıcı hava hareketlerine bağlı olarak çöl iklimi ve biyomu hakimdir.
4
Yüksek enlemlerdeki sert karasal kuşağın tespit edilmesi
Avrupa'nın kuzeyine ulaşıldığında İğne Yapraklı Orman Biyomu (Tayga) ile karşılaşılır.
Sert karasal iklimin yaşandığı 50°-60° enlemlerinde iğne yapraklı tayga ormanları yer alır.

Anahtar Kavram

Karasal biyomların enlemsel dağılışında iklim kuşaklarının etkisi

Alternatif Yöntem

Sıralama sorularında karasal biyomların yayılış gösterdiği iklim tiplerinin (Ekvatoral, Savan, Çöl, Sert Karasal) enlem derecelerini hatırlayarak 0°'den 90°'ye doğru bir matematiksel sıralama yapmak hata yapma riskini azaltır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 718Soru

Osmanlı Devleti'nde Klasik Dönem askeri ve mali yapısının bozulması sürecinde toprak ve vergi yönetiminde yaşanan değişimlerin ortaya çıkış sırasını geçmişten günümüze (kronolojik olarak) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toprak ve vergi sistemlerinin kronolojik sıralaması: dirlik (tımar) sisteminin yaygın biçimde uygulanması, tımarın bozulmasıyla iltizam sisteminin yaygınlaşması, ardından ömür boyu kiralama esasına dayanan malikâne sistemine geçilmesi ve son olarak iç borçlanmayı ifade eden esham sistemine geçilmesidir.
Osmanlı Devleti'nin mali ve toprak idaresindeki dönüşümü sırasıyla: tımar (klasik dönem), iltizam (tımarın bozulması sonrası yıllık kiralama), malikâne (1695'te başlayan ömür boyu kiralama) ve esham (1775'te başlayan iç borçlanma senetleri) şeklindedir. Dolayısıyla doğru sıralama dirlik sisteminin uygulanması, iltizamın yaygınlaşması, malikâne sistemine geçilmesi ve esham sistemine geçilmesi şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik dönem askeri ve mali sisteminin temeli olan dirlik (tımar) sisteminin tespiti
Tımar sistemi en erken dönemde uygulanan sistemdir (Klasik Dönem).
Toprağa bağlı askeri yapının temelidir ve en başta yer almalıdır.
2
Tımar sisteminin bozulmasıyla ortaya çıkan nakit ihtiyacına yönelik çözümün tespiti
İltizam sistemi tımarın yerini almaya başlamı��tır (16. yüzyıl sonu - 17. yüzyıl).
Tımarın işlevini yitirmesiyle hazineye acil nakit akışı sağlamak için vergilerin yıllık açık artırmayla kiralanması yoluna gidilmiştir.
3
İltizam sisteminin uzun vadeli olumsuz sonuçlarını gidermek için getirilen yeni modelin belirlenmesi
Malikâne sistemi uygulanmaya başlanmıştır (1695).
Yıllık kiralama sistemi olan iltizamın mültezimler tarafından aşırı sömürülmesi üzerine, toprağı korumak amacıyla vergilerin ömür boyu kiralanması esası benimsenmiştir.
4
Artan mali bunalımlar karşısında kağıt para/borçlanma aşamasına geçişin tespiti
Esham (iç borçlanma) sistemine geçilmiştir (1775).
18. yüzyılda ağırlaşan bütçe açıkları ve savaş masrafları nedeniyle devletin kağıt bazlı senetlerle iç borçlanmaya gitmesi en son aşamayı oluşturur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde askeri ve mali çözülmeye bağlı olarak tımar sisteminden iltizam, malikâne ve esham sistemlerine geçiş aşamaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 719Soru

Türkiye'de bulunan bazı maden ve enerji kaynakları aşağıda verilmiştir:

I. Linyit
II. Bor mineralleri
III. Taş kömürü
IV. Petrol

Bu kaynakları, Türkiye'deki toplam rezerv miktarı (ton cinsinden) en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türkiye'deki toplam rezerv miktarlarına göre en fazla olandan en az olana doğru doğru sıralama: Linyit, Bor mineralleri, Taş kömürü ve Petrol şeklindedir.
Türkiye'de en geniş rezerv alanına sahip ve toplam tonajı en fazla olan kaynak linyittir. Dünya genelinde en büyük paya sahip olduğumuz bor mineralleri ikinci sırada, Zonguldak havzasıyla sınırlı olan taş kömürü üçüncü sırada yer alır. Rezervleri son derece kısıtlı olan petrol ise en az rezerve sahip kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Linyit rezervini belirleme
Linyitin yaklaşık 20 milyar tonluk rezervi ile ilk sırada yer alması gerektiği saptanır.
Türkiye'de linyit yatakları çok geniş bir coğrafi dağılış gösterir ve toplam miktarı en fazladır.
2
Bor mineralleri rezervini belirleme
Bor minerallerinin yaklaşık 3,3 milyar ton rezervle ikinci sırada yer alması gerektiği bulunur.
Türkiye dünya bor rezervlerinin çok büyük bir kısmına sahip olsa da, tonaj olarak linyitten sonra gelir.
3
Taş kömürü ve petrol rezervlerini karşılaştırma
Taş kömürünün (yaklaşık 1,3 milyar ton) petrole (milyon ton seviyesinde) göre çok daha yüksek rezerve sahip olduğu tespit edilerek sırasıyla üçüncü ve dördüncü sıraya yerleştirilir.
Türkiye'nin petrol rezervleri son derece kısıtlıdır ve tüketimin büyük kısmı ithalatla karşılanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Maden ve Enerji Kaynaklarının Rezerv Miktarları
Soru 720Soru

Türk kültürünün tarihsel süreçteki yayılışını ve coğrafi rotasını göz önüne alarak, bu kültürün ortaya çıktığı ana ocak bölgesinden başlayıp batıya doğru yayılma sırasını (doğudan batıya doğru) gösteren aşağıdaki bölgeleri coğrafi yayılış sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk kültürünün doğudan batıya coğrafi yayılış sırası; Orta Asya bozkırları, Maveraünnehir ve Horasan bölgesi, Anadolu coğrafyası ve Balkanlar şeklindedir.
Türk kültürünün tarihsel süreçteki doğudan batıya göç ve yayılma yolları incelendiğinde, ilk olarak kültür ocağı olan Orta Asya bozkırlarında doğduğu, ardından İslamiyet'in kabulüyle Maveraünnehir ve Horasan bölgesinde yeni unsurlar kazandığı, oradan Anadolu coğrafyasına taşınarak yerleşik hayata geçildiği ve en son Osmanlı fetihleriyle Balkanlar'a ulaştığı görülür. Bu coğrafi ve tarihsel yayılım hattı doğudan batıya doğru düzenli bir sıra takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür ocağının tespit edilmesi
Türk kültürünün ilk ortaya çıktığı coğrafi bölge (kültür ocağı) Orta Asya'dır. Göçebe yaşam ve ilk maddi-manevi ögeler burada doğmuştur.
Sıralamaya en doğudaki kaynak ve çıkış noktasından başlanması gerekir.
2
İlk göç ve batıya yönelme aşamasının belirlenmesi
Orta Asya'dan batıya doğru hareket edildiğinde Hazar'ın doğusundaki Maveraünnehir ve Horasan bölgesi geçiş sahası olarak konumlanır.
Coğrafi yayılımın batıya doğru devam eden ilk büyük halkasını belirlemek.
3
Anadolu'ya yerleşme evresinin analizi
Türklerin 11. yüzyıldan itibaren kitleler halinde gelip yerleştiği, kültürün kökleştiği Anadolu üçüncü sıradadır.
Kültürün gelişimindeki yeni merkez coğrafyayı kronolojik ve mekansal sıraya koymak.
4
Balkanlar'a yayılımın konumlandırılması
Osmanlı döneminde Anadolu'dan Rumeli ve Balkanlar'a yapılan göçler ve fetihlerle kültür bu bölgeye taşınmıştır.
Doğudan batıya olan rotada en batıda yer alan uç yayılım bölgesini sona eklemek.

Anahtar Kavram

Türk Kültürünün Coğrafi Yayılış Rotası ve Bölgeleri
ÖncekiSayfa 36 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin