Çevre ve Toplum

35 soru

Soru 1Soru

Çevre sorunları, ortaya çıkış nedenleri ve etki alanlarının genişliğine göre yerel, bölgesel ya da küresel ölçekte sınıflandırılır. Sol sütunda verilen çevre sorunlarını, sağ sütundaki etki özellikleri ve ölçeklerine dair açıklamalarla en uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ozon tabakasının seyrelmesi
Asit yağmurları
Gürültü kirliliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ozon tabakasının seyrelmesi küresel ölçekli açıklamayla, asit yağmurları bölgesel ölçekli açıklamayla, gürültü kirliliği ise yerel ölçekli açıklamayla eşleşmektedir.
Ozon tabakasının seyrelmesi küresel ölçekli ve kloroflorokarbon (CFC) kaynaklı bir sorundur. Asit yağmurları, fosil yakıt kullanımı ve sanayiden çıkan azot/kükürt bileşiklerinin yol açtığı bölgesel bir sorundur. Gürültü kirliliği ise kent içi beşeri faaliyetlerin yarattığı ve etki alanı dar olan yerel bir çevre sorunudur. Bu nedenle eşleştirmeler sırasıyla bire bir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ozon tabakasının seyrelmesi sorununun ölçeğini ve nedenlerini belirleme.
Ozon tabakasının seyrelmesi küresel bir sorundur ve temel nedeni kloroflorokarbon (CFC) gazlarıdır. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Sorunun küresel ölçekte olması ve CFC gazlarıyla doğrudan ilişkisi eşleştirmeyi doğrulamak için gereklidir.
2
Asit yağmurlarının kaynaklarını ve yayılma ölçeğini analiz etme.
Asit yağmurları fosil yakıt tüketimi ve sanayiden çıkan kükürt ve azot oksit gazlarının nemle birleşmesiyle oluşur ve rüzgarların etkisiyle bölgesel ölçekte yayılır. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Gaz türleri (kükürt, azot) ve etkilenen alanın bölgesel düzeyde olması doğru ilişkilendirme için gereklidir.
3
Gürültü kirliliğinin kaynak ve yayılma sınırlarını inceleme.
Gürültü kirliliği kentsel alanlardaki ulaşım ve beşeri faaliyetlerden kaynaklanır, etki alanı sadece yakın çevreyle sınırlı olup yerel ölçektedir. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
Çevre sorununun yayılma alanının sadece yerel düzeyde kentsel sınırlar içinde kalması eşleştirmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

Çevre sorunlarının oluşum nedenleri ve coğrafi etki alanlarına göre küresel, bölgesel ve yerel ölçekte sınıflandırılması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru

Çevre sorunları; oluştukları alanın genişliğine, etkiledikleri n��fusun büyüklüğüne ve yayılma hızlarına bağlı olarak küresel, bölgesel ya da yerel ölçekte sınıflandırılır.

Aşağıdaki tabloda bazı çevre sorunları ve bunların etki ölçekleri eşleştirilmiştir:

Çevre SorunuEtki Ölçeği
I. Fosil yakıtların yanması sonucu oluşan asit yağmurlarıKüresel
II. Kentleşme ve sanayileşmeye bağlı gürültü kirliliğiKüresel
III. Kloroflorokarbon (CFC) gazlarının etkisiyle ozon tabakasının seyrelmesiKüresel
IV. Nüfus artışı ve tüketim fazlalığına bağlı katı atık birikimiYerel
V. Tarım alanlarında kimyasal gübre kullanımıyla oluşan toprak kirliliğiKüresel

Buna göre, tablodaki çevre sorunlarından hangilerinin etki ölçeği yanlış eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve V

Cevap

İkinci ve beşinci öncüllerde yer alan gürültü kirliliği ile toprak kirliliğinin etki ölçekleri yanlış eşleştirilmiştir.
Kentleşme ve sanayileşmeye bağlı gürültü kirliliği ile tarım alanlarındaki kimyasal gübre kullanımıyla oluşan toprak kirliliği, oluştukları kaynağın yakın çevresini etkileyen yerel ölçekli çevre sorunlarıdır. Tabloda bu iki sorunun da küresel ölçekli olarak sınıflandırılması yanlıştır. Diğer öncüllerdeki asit yağmurları, ozon tabakasının seyrelmesi ve katı atık birikiminin etki ölçekleri doğru eşleştirilmiştir. Dolayısıyla ikinci ve beşinci öncüllerdeki çevre sorunlarının etki ölçeği yanlış sınıflandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Çevre sorunlarının etki alanlarının genişliğini analiz etmek.
Asit yağmurları ve ozon tabakasının seyrelmesi sınır aşan küresel etkilere sahipken; gürültü kirliliği, katı atıklar ve tarımsal toprak kirliliği oluştukları dar alanda etkili olan yerel çevre sorunlarıdır.
Sorunların etki ölçeklerini (küresel/yerel) doğru belirlemek için.
2
Tablodaki ölçek eşleştirmelerini kontrol etmek.
Gürültü kirliliği (II) ve toprak kirliliği (V) yerel ölçekli olmasına rağmen tabloda küresel ölçekli olarak verilmiştir. Asit yağmurları (I), ozon tabakası seyrelmesi (III) ve katı atık birikimi (IV) doğru eşleştirilmiştir.
Hatalı eşleştirilen öncülleri tespit etmek için.
3
Hatalı öncülleri bir araya getiren doğru seçeneği belirlemek.
İkinci ve beşinci öncüllerin yanlış eşleştirildiğini içeren seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Soruda istenen cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Çevre sorunlarının etki alanlarına göre küresel ve yerel/bölgesel olarak sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Çevre sorunları, yayılma alanları ve insan ya��amına etkileri bakımından yerel, bölgesel ve küresel boyutta incelenmektedir. Buna göre, sol tarafta verilen çevre sorunları ile sağ tarafta verilen açıklamaları etki ölçeklerini ve ortaya çıkış nedenlerini dikkate alarak eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Asit Yağmurları
Toprak Kirlili��i
Ozon Tabakasının Seyrelmesi
Gürültü Kirliliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Asit yağmurları bölgesel ölçekli asit yağışlarıyla; toprak kirliliği yerel ölçekli gübreleme ve atık birikimiyle; ozon tabakasının seyrelmesi küresel ölçekli CFC gazı etkisiyle; gürültü kirliliği ise yerel ölçekli kentsel ses dalgalarıyla eşleşmektedir.
Asit yağmurları bölgesel ölçekli bir sorun olarak kükürt ve azot oksitlerin salınımıyla eşleşirken; toprak kirliliği aşırı gübreleme ve katı atıklar ile yerel düzeyde, ozon tabakasının seyrelmesi CFC gazları ile küresel ölçekte ve gürültü kirliliği ise kentsel ses dalgaları ile yerel ölçekte eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Asit yağmurlarının etki ölçeği ve oluşum mekanizmasını belirleme.
Fosil yakıtlardan çıkan kükürtdioksit ve azotoksit gazlarının atmosferdeki su buharı ile birleşerek asit yağışlarına sebep olduğu ve bölgesel etki yarattığı sonucuna ulaşılır.
Sanayi ve enerji üretiminin yoğun olduğu bölgelerde rüzgarlarla taşınan asitli bileşikler çevre bölgeleri de etkileyen bölgesel bir sorundur.
2
Toprak kirliliğinin ölçeğini ve başlıca nedenlerini analiz etme.
Aşırı kimyasal gübre kullanımı ve atıkların depolanmasıyla toprağın verimli yapısının bozulduğu yerel bir çevre sorunu olduğu tespit edilir.
Toprak kirliliği, kirletici faktörlerin doğrudan temas ettiği sınırlı alanlarda (yerel) etkisini gösterir.
3
Ozon tabakasının seyrelmesinin nedenini ve etki alanını değerlendirme.
Özellikle CFC gazlarının stratosferdeki ozon moleküllerini parçalamasıyla oluşan, tüm dünyayı tehdit eden küresel ölçekli bir sorun olduğu anlaşılır.
Ozon tabakasının incelmesi, zararlı UV ışınlarının tüm yeryüzüne ulaşmasına yol açan küresel bir atmosfer olayıdır.
4
Gürültü kirliliğinin niteliğini belirleme.
Hızlı kentleşme ve sanayileşmeyle ortaya çıkan, insan sağlığı üzerinde olumsuz psikolojik/fizyolojik etki yapan yerel ölçekli ses dalgaları olduğu görülür.
Gürültü kirliliği, kaynağının yakın çevresini etkileyen yerel bir problemdir.

Anahtar Kavram

Küresel ve Yerel Çevre Sorunlarının Etki Ölçekleri ve Nedenleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Afrika'da fil ve gergedan gibi yabani hayvanların kaçak avlanarak elde edilen parçalarının küresel pazarlarda satılması, bu canlıların neslini tehlikeye sokmaktadır. Bu durumun önüne geçmek ve biyolojik çeşitliliği korumak amacıyla devletler arası ticari yasaklar ve denetim mekanizmaları oluşturulmuştur.

Bu parçada sözü edilen hedeflere ulaşmak ve nesli tehlike altındaki yabani canlıların uluslararası ticaretini kontrol altına almak amacıyla yürürlüğe konan uluslararası sözleşme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: CITES Sözleşmesi

Cevap

CITES Sözleşmesi (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme)
Doğru yanıt olan sözleşme, nesli tehlike altındaki yabani canlı türlerinin ticaretini denetim altında tutmayı amaçlar. Fil ve gergedan gibi yabani canlıların kaçak avlanması ve parçalarının uluslararası pazarda satılmasını engellemeye yönelik küresel tedbirler bu sözleşme kapsamında yürütülür.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen paragrafı analiz ederek hedeflenen çevre koruma amacını belirlemek.
Paragrafta nesli tehlike altındaki yabani canlı türlerinin korunması ve bunların uluslararası ticaretinin denetlenmesi amaçlanmaktadır.
Uluslararası sözleşmelerin her birinin kendine özgü bir odak noktası ve koruma alanı bulunmaktadır.
2
Seçeneklerde verilen uluslararası çevre sözleşmelerinin kapsamlarını karşılaştırmak.
Ramsar sulak alanları, Montreal ozon tabakasını, Kyoto sera gazlarını, Basel ise tehlikeli atıkları kapsar. Yabani hayvan ve bitki türlerinin ticaretini denetleyen sözleşme ise CITES Sözleşmesi'dir.
Doğru eşleştirmeyi yaparak hedef sözleşmeye ulaşmak.

Anahtar Kavram

Uluslararası Çevre Sözleşmelerinin Kapsamı ve Amaçları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5Soru

Uluslararası alanda çevre sorunlarının önlenmesi ve doğal dengenin korunması amacıyla imzalanan aşağıdaki çevre sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin öncelikli hedef ve amaçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Barselona Sözleşmesi
Bern Sözleşmesi
Paris Antlaşması
Biyoçeşitlilik Sözleşmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Barselona Sözleşmesi Akdeniz'in korunmasıyla, Bern Sözleşmesi Avrupa'nın yabani yaşam alanlarının korunmasıyla, Paris Antlaşması küresel sıcaklık artışının sınırlandırılmasıyla, Biyoçeşitlilik Sözleşmesi ise genetik kaynakların korunmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede Barselona Sözleşmesi Akdeniz'in kirliliğe karşı korunmasını, Bern Sözleşmesi Avrupa'nın yabani çevre ve doğal yaşama ortamlarının korunmasını, Paris Antlaşması küresel sıcaklık artışının 2 C2\text{ }^{\circ}\text{C} sınırının altında tutulmasını, Biyoçeşitlilik Sözleşmesi ise genetik kaynakların korunarak canlı türlerinin neslinin devam ettirilmesini hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Sözleşmelerin ve antlaşmaların isimlerini tek tek inceleyerek kapsamlarını belirlemek.
Barselona, Bern, Paris Antlaşması ve Biyoçeşitlilik Sözleşmesi'nin temel odak noktaları ortaya konur.
Doğru eşleştirmeyi yapabilmek için her bir uluslararası belgenin hangi çevresel soruna yönelik çıkarıldığını bilmek gerekir.
2
Belirlenen kapsamları sağ tarafta verilen amaçlarla eşleştirmek.
Barselona Akdeniz ile, Bern Avrupa'daki yaban hayatı ile, Paris küresel sıcaklık artışını sınırlama ile ve Biyoçeşitlilik Sözleşmesi canlı türlerinin korunması ile eşleşir.
Her bir sözleşmenin koruma alanı ve amacı birebir örtüşmelidir.

Anahtar Kavram

Uluslararası Çevre Sözleşmelerinin Kapsam ve Hedefleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Bir coğrafya araştırmacısı, Türkiye haritasında numaralandırılarak gösterilen üç farklı koruma alanını ziyaret etmiş ve bu alanların tabi oldukları uluslararası statüleri incelemiştir. Araştırmacının gezi notlarında şu bilgiler yer almaktadır:

* I numaralı alanda; jeotermal suların oluşturduğu eşsiz traverten oluşumları ile Roma Dönemi'ne ait antik termal kentin iç içe geçtiği ve bu alanın hem doğal hem kültürel değerleriyle korunduğu gözlenmiştir.
* II numaralı alanda; göçmen kuşların önemli bir göç rotası üzerinde yer alan, biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir sulak alanın uluslararası bir çevre sözleşmesiyle korunduğu tespit edilmiştir.
* III numaralı alanda ise Hitit İmparatorluğu'na başkentlik yapmış, surları ve kapılarıyla tarihi öneme sahip bir antik kentin kültürel miras listesinde yer aldığı rapor edilmiştir.

Buna göre, araştırmacının gezi notlarında bahsettiği koruma alanları ve bu alanlarla ilişkili koruma statüleri/sözleşmeleri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I numaralı alan: Pamukkale-Hierapolis (Karma Miras - UNESCO) / II numaralı alan: Manyas Kuşcenneti (Ramsar Sözleşmesi) / III numaralı alan: Hattuşa (UNESCO Dünya Miras Listesi)

Cevap

I numaralı alanın Pamukkale-Hierapolis (Karma Miras - UNESCO), II numaralı alanın Manyas Kuşcenneti (Ramsar Sözleşmesi) ve III numaralı alanın Hattuşa (UNESCO Dünya Miras Listesi) şeklinde eşleştirildiği seçenek doğrudur.
I numaralı alanda yer alan Pamukkale-Hierapolis hem eşsiz traverten oluşumları (doğal) hem de antik termal kenti (kültürel) ile UNESCO Dünya Miras Listesi'nde karma miras olarak yer alır. II numaralı alandaki Manyas Kuşcenneti sulak alan niteliğiyle Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altındadır. III numaralı alandaki Hattuşa ise Hitit uygarlığına ait kültürel değerleriyle UNESCO Dünya Miras Listesi'ndedir. Bu nedenle doğru eşleştirme Pamukkale-Hierapolis (Karma Miras - UNESCO), Manyas Kuşcenneti (Ramsar) ve Hattuşa (UNESCO) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Haritadaki numaralandırılmış alanların coğrafi konumlarını ve özelliklerini belirleme
I numaralı alan Denizli (Pamukkale-Hierapolis), II numaralı alan Balıkesir (Manyas Kuşcenneti) ve III numaralı alan Çorum (Hattuşa) olarak belirlenir.
Harita üzerindeki coğrafi dağılışın tespiti, seçeneklerde yer alan alan eşleştirmelerinin doğruluğunu kontrol etmek için ilk adımdır.
2
Her bir alanın koruma statüsü ve ilgili uluslararası sözleşmesini analiz etme
Pamukkale-Hierapolis hem doğal hem kültürel (karma) miras olup UNESCO korumasındadır. Manyas Kuşcenneti sulak alan statüsünde Ramsar Sözleşmesi ile korunur. Hattuşa antik kenti ise Hitit başkenti olarak UNESCO kültürel miras listesindedir.
Gezi notlarındaki açıklamalar ile uluslararası koruma statülerini/sözleşmelerini doğru ilişkilendirmek sorunun çözümünü sağlar.

Anahtar Kavram

Doğal ve kültürel koruma alanlarının (UNESCO karma miras, Ramsar Sözleşmesi sulak alan koruması) coğrafi dağılışı ve özellikleri.
Soru 7Soru

Bir ülkenin katı atık yönetim politikalarını inceleyen bir coğrafyacı, ülkede plastik ve kâğıt gibi geri dönüşt��rülebilir atık oranının çok yüksek olduğunu; buna karşılık fosil yakıt tüketiminin arttığını, doğal kaynakların hızla tükenmeye devam ettiğini ve karbon ayak izinin küçülmediğini tespit etmiştir.

Buna göre, bu ülkede yürütülen çevre politikalarıyla ilgili;
I. Atık geri dönüşüm oranlarının yüksek olması, tek başına sürdürülebilir kalkınmanın sağlandığının kanıtı olamaz.
II. Çevresel sürdürülebilirlik için atık yönetimiyle birlikte enerji verimliliği ve kaynak tasarrufu da eş zamanlı planlanmalıdır.
III. Geri dönüşüm çalışmaları, doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılmasında tek başına yeterli bir çevre stratejisidir.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II öncüllerini içeren seçenek doğrudur.
Doğru seçenekte yer alan öncüller metindeki durumla tamamen uyuşmaktadır. Atık geri dönüşüm oranlarının yüksek olmasına karşın doğal kaynakların tükenmesi ve karbon ayak izinin küçülmemesi, geri dönüşümün tek başına sürdürülebilirliği sağlamadığını gösterir. Bu nedenle sürdürülebilirlik hedefleri için atık yönetimiyle birlikte enerji verimliliği ve kaynak tasarrufu gibi diğer boyutlar da bütüncül şekilde planlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen verileri analiz etmek
Geri dönüşüm oranları yüksek olmasına rağmen fosil yakıt tüketiminin arttığı ve doğal kaynakların hızla tükendiği belirlenmiştir.
Ülkedeki çevre politikalarının etkinliğini ölçmek için geri dönüşüm ile kaynak tüketimi arasındaki ilişki kurulmalıdır.
2
Öncüllerin metindeki verilerle doğruluğunu test etmek
Birinci öncül doğrulanır çünkü geri dönüşüme rağmen kaynak tükenmektedir. İkinci öncül de doğrulanır çünkü fosil yakıt artışı enerji verimliliğinin de planlanması gerektiğini gösterir. Üçüncü öncül ise yanlıştır çünkü geri dönüşüm tek başına yeterli olmamıştır.
Hangi yargıların sürdürülebilir kalkınma ilkeleriyle uyuştuğunu bulmak için.

Anahtar Kavram

Geri dönüşümün sürdürülebilirlik için tek başına yeterli olmaması ve sürdürülebilirliğin çok boyutlu yapısı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 8Soru

Türkiye genelinde yürütülen 'Sıfır Atık' projesi kapsamında, sanayi bölgelerinde geri dönüştürülebilir at��kların kaynağında ayrıştırılması ve geri kazanım oranlarının artırılması yönünde büyük başarılar elde edilmiştir. Ancak bu bölgelerde geri dönüşüm oranları artmasına rağmen, üretim faaliyetlerinde fosil yakıt tüketimi ve ham madde kullanımı da hızla artmaya devam etmektedir.

Buna göre, söz konusu sanayi bölgelerinde sürdürülebilir kalkınma ilkelerinin tam anlamıyla hayata geçirilebilmesi için;

I. Üretim süreçlerinde fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması,
II. Tüketim aşamasında kaynak kullanımını azaltacak ve atık oluşumunu kaynağında engelleyecek yaşam tarzlarının yaygınlaştırılması,
III. Doğal kaynak tüketim hızı sınırlandırılmaksızın yalnızca ortaya çıkan atıkların geri dönüştürülmesinin yeterli kabul edilmesi

yaklaşımlarından hangileri benimsenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Üretim süreçlerinde fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması ve tüketim aşamasında kaynak kullanımını azaltacak yaşam tarzlarının yaygınlaştırılması yaklaşımları benimsenmelidir.
Üretim süreçlerinde temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek ile tüketim alışkanlıklarını değiştirerek atık oluşumunu kaynağında azaltmak, sürdürülebilirliğin temel amaçları olan gelecek nesillere kaynak aktarma ve çevreyi koruma ilkeleriyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm ilişkisini analiz etme
Sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca atık yönetimi ve geri dönüşümden ibaret olmadığı, aynı zamanda enerji verimliliği ve doğal kaynakların korunmasını da kapsadığı belirlenir.
Soruda verilen senaryoda geri dönüşüm oranlarının yüksek olmasına rağmen fosil yakıt ve kaynak tüketimindeki artışın sürdürülebilirliği engellediği belirtilmiştir.
2
Sunulan öncülleri sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirme
Birinci öncüldeki yenilenebilir enerjiye geçiş fosil yakıt bağımlılığını azaltır. İkinci öncüldeki tüketimin kaynağında azaltılması ham madde üzerindeki baskıyı hafifletir. Üçüncü öncüldeki kaynak tüketimini kısıtlamadan sadece geri dönüşüme odaklanmak ise sürdürülebilirlik ile çelişir.
Yalnızca geri dönüşüme odaklanmak, ham maddelerin ve enerjinin aşırı tüketilmesini engelleyemez ve gelecek nesillere kaynak aktarma hedefini riske atar.
3
Doğru yaklaşımları belirleyip doğru seçeneğe ulaşma
Birinci ve ikinci öncüllerin doğru, üçüncü öncülün ise yanlış olduğu tespit edilerek doğru sonuca ulaşılır.
Birinci ve ikinci yaklaşımlar sürdürülebilirliğin hem üretim hem de tüketim boyutundaki hedeflerine doğrudan hizmet eder.

Anahtar Kavram

Sürdürülebilir Kalkınma İlkeleri ve Geri Dönüşüm İlişkisi
Soru 9Soru

Sürdürülebilir kalkınma; doğal kaynakların sınırlarını gözeterek, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden kalkınmayı gerçekleştirmeyi amaçlar. Bu hedefe ulaşmada atık yönetimi kritik bir role sahip olsa da çevre yönetiminde öncelik sırası atık oluşumunu kaynağında azaltmak, atıkları yeniden kullanmak ve en son aşamada geri dönüştürmektir.

Buna göre, aşağıdaki uygulamalardan hangisi sürdürülebilirliğin doğrudan doğal kaynak koruma ve atık oluşumunu kaynağında engelleme ('azaltma') ilkesine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plastik alışveriş poşetlerinin ücretli hale getirilerek çok kullanımlık bez torbaların yaygınlaştırılması

Cevap

Plastik alışveriş poşetlerinin ücretli hale getirilerek çok kullanımlık bez torbaların yaygınlaştırılması
Plastik poşetlerin ücretli yapılması ve bez çantaların yaygınlaştırılması, plastik atık oluşumunu henüz ortaya çıkmadan kaynağında engeller. Bu durum hem plastik üretimi için gereken petrol gibi doğal kaynakların tüketilmesini önler hem de atık yönetimi hiyerarşisinde en öncelikli adım olan 'azaltma' ilkesini doğrudan karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Sürdürülebilirlik ve atık yönetim hiyerarşisi (azaltma, yeniden kullanma, geri dönüştürme) ilkelerini analiz etmek.
Sürdürülebilirliğin en üst seviyesinin atık oluşumunu kaynağında engellemek (azaltmak) olduğunu belirlemek.
Doğru sınıflandırma yapabilmek için teorik çerçeveyi kurmak.
2
Seçeneklerde verilen uygulamaların atık yönetimi hiyerarşisindeki yerlerini karşılaştırmak.
Seçeneklerin çoğunun atık oluştuktan sonra uygulanan geri dönüşüm süreçleri olduğunu fark etmek.
Geri dönüşüm ile kaynağında azaltma (azaltma) arasındaki farkı belirlemek.
3
Kaynağında azaltma ve doğal kaynak korumaya doğrudan uyan seçeneği tespit etmek.
Plastik poşet kullanımını azaltan ve çok kullanımlık bez çantaları teşvik eden uygulamanın kaynağında azaltma ilkesine uyduğunu doğrulamak.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Atık yönetimi hiyerarşisi ve sürdürülebilirlik arasındaki ilişki; kaynağında azaltma (azaltma) ilkesinin geri dönüşümden farkı.
Soru 10Soru

Afet yönetimi; afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması amacıyla afet öncesi, sırası ve sonrasında yapılması gereken çalışmaların planlanması ve yönlendirilmesi sürecidir. Bu süreçte alınacak önlemlerin belirlenmesinde afetin kökeni (jeolojik, jeomorfolojik, klimatolojik vb.) ve yönetim aşaması (zarar azaltma, hazırlık, müdahale, iyileştirme) büyük önem taşır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi klimatolojik kökenli bir afetin yol açacağı olumsuzlukları önlemek veya azaltmak amacıyla afet öncesinde gerçekleştirilen zarar azaltma (önleme) çalışmalarına örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal kuraklık tehlikesine karşı su tüketimi az olan bitki türlerinin tercih edilmesi ve damlama sulama yönteminin yaygınlaştırılması

Cevap

Tarımsal kuraklık tehlikesine karşı su tüketimi az olan bitki türlerinin tercih edilmesi ve damlama sulama yönteminin yaygınlaştırılması
Doğru cevap, tarımsal kuraklık tehlikesine karşı su tüketimi az olan bitki türlerinin tercih edilmesini ve damlama sulama yönteminin yaygınlaştırılmasını belirten seçenektir. Kuraklık, klimatolojik kökenli, yavaş gelişen bir doğal afettir. Afet öncesinde tarım havzalarında su kullanımını optimize edecek bu tür yapısal ve planlama odaklı önlemler, afetin olumsuz etkilerini önlemeye ve riskleri azaltmaya yönelik uzun vadeli 'zarar azaltma' (önleme) çalışmalarının en belirgin örneklerindendir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki afetlerin kökenlerini (jeolojik/jeomorfolojik ve klimatolojik) sınıflandırmak.
Deprem jeolojik; heyelan jeomorfolojik; kuraklık, fırtına/hortum ve sel/taşkın ise klimatolojik kökenli afetlerdir.
Klimatolojik kökenli afeti ayırt edebilmek amacıyla bu sınıflandırma yapılır.
2
Klimatolojik kökenli afetlere yönelik önlemleri afet yönetim süreçlerine (zarar azaltma, hazırlık, müdahale, iyileştirme) göre analiz etmek.
Fırtına/hortum önlemi hazırlık; sel/taşkın önlemi iyileştirme; kuraklık önlemi ise zarar azaltma aşamasına uygundur.
Zarar azaltma aşaması afet öncesinde uzun vadeli ve risk azaltıcı önlemleri kapsar.
3
Doğru seçeneği belirlemek.
Tarımsal kuraklığa karşı su tasarrufu sağlayan sistemlerin kurulması hem klimatolojik kökenlidir hem de zarar azaltma aşamasındadır.
Soruda istenen her iki koşulu (klimatolojik köken ve zarar azaltma aşaması) aynı anda sağlayan seçenek budur.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin kökenlerine göre sınıflandırılması ve bütünleşik afet yönetimi aşamalarının analizi
Soru 11Soru

Aşağıda verilen doğal kaynak kullanım faaliyetleri ile bu faaliyetlerin doğrudan neden olduğu çevre sorunlarını uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde barajlar inşa edilerek sulu tarımın yaygınlaştırılması
Amazon Havzası'nda kereste üretimi ve yeni tarım alanları açmak amacıyla geniş orman alanlarının tahrip edilmesi
Basra Körfezi çevresindeki petrol sahalarından deniz yoluyla yapılan taşımacılık sırasında kaza ve sızıntıların yaşanması
Batı Avustralya'da metalik madenlerin çıkarılması amacıyla açık ocak işletmeciliği yönteminin uygulanması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Güneydoğu Anadolu Projesi'ndeki sulu tarım faaliyeti toprakta tuzlanmaya ve verimsizleşmeye; Amazon Havzası'ndaki orman tahribatı karbon yutaklarının azalmasına ve habitat kaybına; Basra Körfezi'ndeki petrol sızıntıları deniz yüzeyinin kaplanarak su ekosistemlerinin zarar görmesine; Batı Avustralya'daki açık ocak madenciliği ise topografik yapının bozularak dev çukurların oluşmasına neden olmaktadır.
Doğal kaynakların kullanımı ile çevre etkileri doğru şekilde eşleştirildiğinde; GAP'taki tarımsal sulama taban suyunun yükselip toprakta tuzlanma yapmasıyla, Amazonlardaki ormansızlaşma karbon yutaklarının azalması ve biyoçeşitlilik kaybıyla, petrol sızıntıları deniz yüzeyinin kaplanarak su ekosistemine zarar vermesiyle, açık ocak madenciliği ise üst toprak sıyrılarak dev çukurların oluşması ve topografyanın bozulmasıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında baraj yapımı ve sulu tarım faaliyetini analiz edin.
Yarı kurak bölgelerde kontrolsüz sulama, taban suyunun yükselmesine ve buharlaşma sonucu toprakta tuzlanmaya (çoraklaşmaya) sebep olur. Bu durum ilk eşleşmeyi oluşturur.
Tarımda sulama yöntemlerinin çevre üzerindeki doğrudan etkisini saptamak için.
2
Amazon Havzası'ndaki orman tahribatının küresel ve yerel ekolojik etkilerini değerlendirin.
Geniş orman alanlarının yok edilmesi, karbon emilimini azaltarak küresel ısınmayı hızlandırır ve çok sayıda canlı türünün yaşam alanını yok eder. Bu durum ikinci eşleşmeyi verir.
Bitki örtüsünün tahribatının atmosfer ve biyosfer üzerindeki etkilerini anlamak için.
3
Deniz yoluyla yapılan petrol taşımacılığındaki sızıntıların sucul ekosistemlere etkisini inceleyin.
Petrolün su yüzeyini kaplaması, ışık ve oksijen geçirgenliğini engelleyerek deniz canlılarının yaşamını tehlikeye atar. Bu durum üçüncü eşleşmeyi sağlar.
Fosil yakıt taşımacılığının hidrosfer üzerindeki olumsuz etkilerini belirlemek için.
4
Açık ocak madenciliğinin litosfer ve topografya üzerindeki etkilerini analiz edin.
Maden çıkarma işlemi sırasında arazinin üst kısmındaki örtünün kaldırılması, geride dev çukurlar bırakarak topografyayı ve arazi yapısını kalıcı olarak bozar. Bu durum dördüncü eşleşmeyi tamamlar.
Madencilik faaliyetlerinin yer şekilleri ve toprak örtüsü üzerindeki tahribatını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların türüne, kullanım biçimine ve coğrafi özelliklere bağlı olarak çevre üzerinde farklı türde ve boyutta olumsuz etkileri bulunmaktadır. Sürdürülebilir planlama yapılmadığında bu etkiler ekolojik yıkımlara yol açar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Uluslararası çevre politikalarının tarihsel gelişiminde, küresel ölçekli çevre sorunlarının önlenmesi ve doğal kaynakların korunması amacıyla birçok çok taraflı sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşmeler; odaklandıkları çevre sorununun niteliği, taraf ülkelere getirdikleri yükümlülükler ve karar alma mekanizmaları bakımından farklılıklar göstermektedir.

Buna göre, uluslararası çevre sözleşmelerinin kapsamı, işleyişi ve küresel çevre politikalarındaki yeri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kyoto Protokolü, küresel iklim değişikliği ile mücadelede ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ilkesini reddederek, sera gazı salınımını azaltma yükümlülüğünü gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelere eşit ve yasal olarak bağlayıcı kotalarla yüklemiştir.

Cevap

Kyoto Protokolü'nün tüm ülkelere eşit sorumluluk yüklediğini ve ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ilkesini reddettiğini savunan ifade yanlıştır.
Kyoto Protokolü, iklim değişikliği ile mücadelede 'ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar' ilkesini esas alır. Bu ilke gereğince, atmosfere tarihsel olarak en çok sera gazı salan gelişmiş ülkelere yasal olarak bağlayıcı azaltım hedefleri konulurken, gelişmekte olan ülkelere bu aşamada zorunlu kısıtlamalar getirilmemiştir. Dolayısıyla, protokolün tüm ülkelere eşit yükümlülükler getirdiğini savunan ifade yanlıştır ve bu nedenle aranan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki uluslararası sözleşmelerin (Montreal, Ramsar, Paris, CITES) amaçlarını ve temel ilkelerini tek tek analiz etmek.
Montreal, Ramsar, Paris ve CITES sözleşmelerinin amaçlarının ve temel ilkelerinin doğru açıklandığı görülür.
Sözleşmelerin içerik ve kapsam kontrolünün yapılması yanlış olan ifadeyi belirlemeyi kolaylaştırır.
2
Kyoto Protokolü'nün taraf ülkelere getirdiği yükümlülükleri ve temel felsefesini değerlendirmek.
Kyoto Protokolü'nün gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere eşit sorumluluk yüklemediği, 'ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar' ilkesini esas aldığı tespit edilir.
Kyoto Protokolü'nün yasal bağlayıcılığının ve sorumluluk dağılımının kurgusunu anlamak, seçenekteki hatayı ortaya çıkarır.

Anahtar Kavram

Kyoto Protokolü'nün 'ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar' ilkesi ve gelişmiş/gelişmekte olan ülke gruplarına yönelik farklı yükümlülük yapısı.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 13Soru

Aşağıda verilen uluslararası çevre sözleşmelerini, hedefledikleri temel çevre sorunları veya koruma alanları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ramsar Sözleşmesi
Basel Sözleşmesi
Montreal Protokolü
Kyoto Protokolü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ramsar Sözleşmesi sulak alanların korunmasıyla; Basel Sözleşmesi tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımının önlenmesiyle; Montreal Protokolü ozon tabakasını incelten maddelerin azaltılmasıyla; Kyoto Protokolü ise sera gazı emisyonlarının sınırlandırılması ve karbon ticareti mekanizmalarıyla eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede Ramsar Sözleşmesi sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı ilkesiyle; Basel Sözleşmesi tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımı ve kontrolüyle; Montreal Protokolü ozon tabakasına zarar veren kimyasalların azaltılmasıyla; Kyoto Protokolü ise sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik yasal yükümlülükler ve karbon piyasalarıyla doğru bir şekilde ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ramsar Sözleşmesi'nin kapsamını belirleme.
Bu sözleşme sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı üzerine odaklanır; bu nedenle su kuşlarının yaşama ortamı ifadesiyle eşleşir.
1971 yılında İran'ın Ramsar kentinde imzalanan bu sözleşmenin birincil odağı sulak alan ekosistemleridir.
2
Basel Sözleşmesi'nin kapsamını belirleme.
Bu sözleşme tehlikeli atıkların ülkeler arası sınır ötesi taşınmasını ve bertarafını düzenler; bu nedenle tehlikeli atık ticareti ifadesiyle eşleşir.
Gelişmiş ülkelerin zararlı atıklarını gelişmekte olan ülkelere boşaltmasını önlemek amacıyla 1989 yılında imzalanmıştır.
3
Montreal Protokolü'nün kapsamını belirleme.
Bu protokol ozon tabakasını korumaya yöneliktir; bu nedenle kloroflorokarbon (CFC) emisyonlarının azaltılması ifadesiyle eşleşir.
1987'de imzalanan protokol, küresel iş birliğinin en başarılı örneklerinden biri kabul edilerek stratosferik ozon tabakasının korunmasını sağlamıştır.
4
Kyoto Protokolü'nün kapsamını belirleme.
Bu protokol sera gazı emisyonlarının azaltılmasını ve karbon ticaretini içerir; bu nedenle sera gazı salımları ve esneklik mekanizmaları ifadesiyle eşleşir.
İklim değişikliğiyle mücadelede ülkelerin sera gazı salımlarını azaltmasını zorunlu kılan ilk yasal bağlayıcılığı olan ek protokoldür.

Anahtar Kavram

Küreselleşen çevre sorunlarına karşı geliştirilen uluslararası sözleşmeler ve çevre politikalarının temel amaçları.
Soru 14Soru

Bir dağlık bölgede meydana gelen 7.27.2 büyüklüğündeki deprem, yamaç dengesini bozarak büyük bir heyelana neden olmuş ve kayan kütleler nehir yatağını tıkayarak bir heyelan set gölü oluşturmuştur. Yetkililer, setin arkasında biriken suyun oluşturduğu risk nedeniyle erken uyarı sistemleri kurmuş ve nehir yatağının mansap kısmındaki yerleşim yerlerinin geçici olarak tahliye edilmesini sağlamıştır. İki hafta sonra başlayan şiddetli sağanak yağışlar sonucu set gölü taşmış ve mansapta büyük bir taşkın meydana gelmiştir.

Buna göre, bu süreçte yaşanan afetler ve uygulanan afet yönetimi faaliyetleriyle ilgili;

I. Depremin yamaç dengesini bozarak heyelana neden olması, jeolojik kökenli bir afetin klimatolojik kökenli başka bir afeti doğrudan tetiklemesine örnektir.
II. Set gölünün patlama ihtimaline karşı erken uyarı sistemlerinin kurulması ve nehir yatağındaki nüfusun güvenli alanlara nakledilmesi, bütünleşik afet yönetiminin "hazırlık" aşamasında yer alan faaliyetlerdir.
III. Heyelan setinin yıkılmasıyla ortaya çıkan taşkın; hem jeolojik-jeomorfolojik kökenli tetikleyicilerin hem de klimatolojik kökenli bir faktörün ortak etkisiyle meydana gelmiş hidrolojik bir afettir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Hazırlık aşamasına ait faaliyetlerin ve taşkının hidrolojik karakterinin doğru açıklandığı ikinci ve üçüncü ifadeleri içeren seçenektir.
Doğru cevap, erken uyarı ve nakil işlemlerinin hazırlık aşamasına ait olduğunu belirten ikinci ifade ile taşkının çok kökenli tetikleyicilerle gelişen hidrolojik bir afet olduğunu belirten üçüncü ifadenin doğru kabul edildiği seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadedeki heyelan afeti köken yönünden değerlendirilir.
Heyelan (kütle hareketleri) yer şekillerine ve yer çekimine bağlı gelişen jeolojik-jeomorfolojik kökenli bir afettir. Yağışlarla tetiklenebilmesi onu klimatolojik kökenli yapmaz. Dolayısıyla birinci ifade yanlıştır.
Afetlerin köken sınıflandırmasındaki yanılgıyı düzeltmek için.
2
İkinci ifadedeki afet yönetimi faaliyetleri sınıflandırılır.
Erken uyarı sistemlerinin kurulması ve nüfusun güvenli alanlara nakledilmesi planları, afet gerçekleşmeden önce can ve mal kaybını önlemeye yönelik kısa-orta vadeli tedbirlerdir. Bu tedbirler bütünleşik afet yönetiminin hazırlık aşamas��nda yer alır. İkinci ifade doğrudur.
Faaliyetlerin afet yönetimi döngüsündeki doğru yerini saptamak için.
3
Üçüncü ifadedeki taşkın afetinin oluşum koşulları ve türü analiz edilir.
Taşkınlar hidrolojik kökenli afetlerdir. Bu olayda taşkın, jeolojik-jeomorfolojik süreçler (deprem ve heyelan seti oluşumu) ile klimatolojik bir sürecin (şiddetli sağanak yağışlar) birleşmesi sonucu setin yıkılmasıyla oluşmuştur. Üçüncü ifade doğrudur.
Afet zincirindeki çok kökenli etkileşimi ve afetin türünü doğrulamak için.
4
Doğru olan maddeler bir araya getirilerek nihai karara varılır.
Sadece ikinci ve üçüncü ifadeler doğru olduğundan, bu iki ifadeyi içeren seçenek doğru cevaptır.
Soru kökündeki yönlendirmeye göre doğru seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin kökenlerine göre sınıflandırılması, afet zincirleri ve bütünleşik afet yönetimi aşamaları.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 15Soru

İnsan ile doğa arasındaki etkileşim karşılıklıdır. İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek ve çeşitli ihtiyaçlarını karşılayabilmek için doğayı değiştirip şekillendirirken, doğal çevre koşulları da insan faaliyetlerini sınırlandırıp yönlendirebilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğal çevrenin insan faaliyetleri üzerindeki etkisine örnek olarak g��sterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer şekillerinin engebeli olmasına bağlı olarak tarım alanlarının sınırlı kalması ve dağınık yerleşmelerin yaygınlaşması

Cevap

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer şekillerinin engebeli olmasına bağlı olarak tarım alanlarının sınırlı kalması ve dağınık yerleşmelerin yaygınlaşması
Doğu Karadeniz'deki engebeli yer şekilleri doğal bir unsurdur. Bu doğal unsur, insanların tarım yapabileceği alanların dar olmasına ve evlerini birbirine uzak kurarak dağınık yerleşmeler oluşturmasına neden olmuştur. Dolayısıyla doğa, insan faaliyetini doğrudan sınırlandırmış ve şekillendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen durumun (doğal çevrenin insan üzerindeki etkisi) ve seçeneklerde verilen durumların etkileşim yönlerinin belirlenmesi.
Doğanın insan faaliyetlerini kısıtladığı veya yönlendirdiği durumlar aranırken, insanın doğayı değiştirdiği beşeri faaliyetlerin elenmesi hedeflenir.
Etkileşimin yönünü doğru analiz edebilmek için doğal unsurlar ile beşeri faaliyetlerin rolünün doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki durumların tek tek analiz edilmesi: Baraj yapımı, deniz doldurma (polder), tünel/viyadük inşası ve fosil yakıt kullanımı durumlarının değerlendirilmesi.
Bu dört durumun tamamında insan aklı, teknolojisi ve emeğiyle doğal çevre üzerinde bir değişiklik veya modifikasyon yapıldığı görülür (insanın doğaya etkisi).
Beşeri yatırımlar ve insan kaynaklı çevre sorunları genellikle insanın doğayı değiştirmesinin bir sonucudur.
3
Yer şekillerinin engebeli olmasının tarım alanlarını daraltması ve yerleşim dokusunu dağınık hale getirmesi durumunun değerlendirilmesi.
Bu durumda doğanın (yer şekillerinin engebeli olmasının) insan yaşamı ve ekonomik faaliyeti (tarım ve yerleşme) üzerinde doğrudan belirleyici ve sınırlandırıcı olduğu görülür.
İnsanın yer şekillerini tamamen düzleştiremediği, aksine bu doğal sınırlamaya uyum sağlamak zorunda kaldığı durumlar doğanın insana etkisini yansıtır.

Anahtar Kavram

İnsan ve doğa etkileşimi çerçevesinde, doğal çevrenin (iklim, yer şekilleri, su kaynakları vb.) insan yaşamı, yerleşmesi ve ekonomik faaliyetleri üzerindeki yönlendirici ve sınırlandırıcı etkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Doğal afetlerin sınıflandırılmasında, afeti ortaya çıkaran ya da tetikleyen ana köken faktörleri esas alınır. Kökeni doğrudan yer kabuğunun yapısına ve yerin derinliklerindeki tektonik/magmatik süreçlere dayanan afetler jeolojik kökenlidir. Atmosferik süreçler ve iklim koşullarına bağlı olarak gelişen afetler ise klimatolojik veya meteorolojik kökenlidir.

Buna göre, aşağıdaki doğal afetlerden hangisi oluşum kökeni bakımından jeolojik karakter taşımaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tsunami

Cevap

Tsunami
Tsunami, okyanus veya deniz tabanında meydana gelen deprem, volkanizma ya da deniz tabanı heyelanları gibi yer kabuğu hareketleri sonucunda ortaya çıkan dev dalgalardır. Bu nedenle doğrudan jeolojik kökenli bir afet olarak sınıflandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal afetlerin kökenlerini tanımlama
Afetler oluşum kaynaklarına göre sınıflandırılır: Yer kabuğu kökenliler jeolojik, atmosfer kökenliler ise klimatolojik/meteorolojiktir.
Sın��flandırma kriterlerini belirlemek, doğru afeti seçmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki afetlerin kökenlerini inceleme
Kasırga, kuraklık, fırtına ve aşırı yağışlar atmosferik ve iklimsel olaylara dayanırken; tsunami okyanus tabanındaki tektonik hareketlere (deprem, volkanizma) bağlıdır.
Hangi afetin doğrudan yerin yapısı ve hareketleriyle ilişkili olduğunu tespit etmek gerekir.
3
Jeolojik kökenli afeti belirleme
Tsunaminin oluşumu yer kabuğundaki tektonik hareketlere dayandığı için jeolojik kökenli olduğu sonucuna varılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için jeolojik süreçlerin sonucunu belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin oluşum kökenlerine göre sınıflandırılması ve jeolojik süreçlerin etkileri
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru

Doğal afetler, oluştukları süre ve gelişim hızlarına göre "ani gelişen afetler" ve "yavaş gelişen afetler" olmak üzere iki gruba ayrılır. Ani gelişen afetler saniyeler veya dakikalar içinde başlayıp yıkıcı etkisini hemen gösterirken; yavaş gelişen afetler uzun bir zaman diliminde, genellikle aylar veya yıllar içinde belirginleşir.

Buna göre, aşağıdaki doğal afetlerden hangisi yavaş gelişen doğal afetler arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuraklık

Cevap

Kuraklık yavaş gelişen bir doğal afettir.
Kuraklık, yağış miktarının normal seviyelerin altına düşmesiyle aylarca veya yıllarca süren bir zaman diliminde yavaş yavaş ortaya çıkan klimatik kökenli bir afettir. Diğer seçeneklerdeki afetler ise aniden gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal afetlerin gelişim hızlarına göre sınıflandırmasını inceleyin.
Afetler oluşum sürelerine göre aniden gerçekleşenler (deprem, heyelan, çığ, tsunami) ve uzun sürede yavaş yavaş gerçekleşenler (kuraklık, erozyon) olarak ikiye ayrılır.
Soru kökündeki tanıma uygun olarak yavaş gelişen afeti tespit etmek.
2
Seçeneklerdeki afetleri oluşum hızlarına göre analiz edin.
Deprem, heyelan, çığ ve tsunami anlık olarak gerçekleşirken; kuraklık aylarca veya yıllarca süren yağış azlığı sonucunda yavaş yavaş belirginleşir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Doğal afetlerin oluşum hızlarına göre (ani ve yavaş gelişen) sınıflandırılması
Soru 18Soru

Doğal mirasın korunması kapsamında özellikle göçmen kuşların yaşama ve üreme alanı olan bataklıklar, turbalıklar ve sulak alanların korunmasını ve akılcı kullan��mını amaçlayan uluslararası çevre sözleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ramsar Sözleşmesi

Cevap

Sulak alanların ve göçmen kuşların yaşam alanlarının korunmasını amaçlayan uluslararası sözleşme Ramsar Sözleşmesi'dir.
Doğal mirasın korunması kapsamında özellikle sulak alanların, bataklıkların ve göçmen kuşların yaşam alanlarının sürdürülebilir kullanımı ile korunmasını amaçlayan tek uluslararası sözleşme Ramsar Sözleşmesi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları (sulak alanlar, bataklıklar, göçmen kuşların yaşam alanları) analiz edin.
Doğal mirası korumaya yönelik sulak alan odaklı uluslararası bir sözleşme aranmaktadır.
Sorunun hangi çevre sözleşmesini hedeflediğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki sözleşmelerin kapsamlarını değerlendirerek sulak alanlarla ilgili olanı bulun.
İran'ın Ramsar kentinde imzalanan Ramsar Sözleşmesi'nin doğrudan sulak alanların korunmasını ve akılcı kullanımını amaçladığı belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Doğal miras unsurları olan sulak alanların korunmasında uluslararası çevre sözleşmelerinin (Ramsar Sözleşmesi) rolü
Soru 19Soru

Aşağıda sol sütunda verilen çevre sorunlarını, sağ sütunda verilen bu sorunlara yol açan başlıca nedenler ve açıklamaları ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ozon Tabakasının Seyrelmesi
Asit Yağmurları
Gürültü Kirliliği
Toprak Erozyonu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ozon tabakasının seyrelmesi kloroflorokarbon gazlarıyla (CFCCFC); asit yağmurları kükürt dioksit (SO2SO_2) ve azot oksit (NOxNO_x) gazlarıyla; gürültü kirliliği beşeri faaliyetlerin ürettiği yapay seslerle; toprak erozyonu ise bitki örtüsünün tahrip edilmesi sonucu toprağın dış kuvvetlerce taşınmasıyla eşleşmektedir.
Ozon tabakasının seyrelmesi kloroflorokarbon (CFCCFC) gazlarının salınımıyla; asit yağmurları fosil yakıtlardan salınan kükürt dioksit (SO2SO_2) ve azot oksit (NOxNO_x) gazlarının su buharıyla birleşmesiyle; gürültü kirliliği ulaşım ve sanayi kökenli yapay seslerle; toprak erozyonu ise bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu toprağın süpürülmesiyle doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Ozon tabakasının seyrelmesine neden olan fakt��rün belirlenmesi
Ozon tabakasının zarar görmesine atmosfere salınan halojenli gazların (CFCCFC) yol açtığı tespit edilir.
CFC gazları stratosferdeki ozon moleküllerini parçalayarak Güneş'in ultraviyole ışınlarının yeryüzüne daha fazla ulaşmasına neden olur.
2
Asit yağmurlarının oluşum sürecinin incelenmesi
Fosil yakıt kaynaklı kükürt dioksit (SO2SO_2) ve azot oksit (NOxNO_x) gazlarının asit yağmurlarını oluşturduğu saptanır.
Bu gazlar atmosferdeki su buharı ile birleştiğinde sülfürik ve nitrik asit oluşturarak yağışların pH değerini düşürür.
3
Gürültü kirliliğinin tanım ve nedeninin eşleştirilmesi
Gürültü kirliliğinin ulaşım, sanayi ve kentleşme kökenli kontrolsüz seslerden kaynaklandığı belirlenir.
Gürültü kirliliği doğrudan insan faaliyetlerine bağlı, yerel ve bölgesel etkisi olan fiziksel bir kirliliktir.
4
Toprak erozyonunun temel sebebinin bulunması
Toprak erozyonunun bitki örtüsünün tahrip edilmesi ve dış kuvvetlerin toprağı süpürmesiyle ilgili olduğu saptanır.
Bitki örtüsü toprağı kökleriyle tutar; örtü yok edildiğinde rüzgar ve su toprağın en verimli üst kısmını kolayca taşır.

Anahtar Kavram

Küresel ve yerel çevre sorunlarının nedenleri ve özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Sanayileşmiş ülkelerin ürettiği kimyasal ve radyoaktif tehlikeli atıkların, çevre ve sağlık standartları yetersiz olan az gelişmiş ülkeler sınırlarına gönderilmesini ve buralarda denetimsiz biçimde bertaraf edilmesini sınırlandırmayı amaçlayan uluslararası çevre sözleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Basel Sözleşmesi

Cevap

Basel Sözleşmesi tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımını ve bertarafını kontrol etmeyi amaçlayan anlaşmadır.
Basel Sözleşmesi, sanayileşmiş ülkelerden az gelişmiş ülkelere tehlikeli ve kimyasal atıkların taşınmasını ve buralarda çevreye zarar verecek şekilde depolanmasını engellemek amacıyla 1989 yılında imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel çevre sorununu analiz etmek.
Sorunun kimyasal ve radyoaktif tehlikeli atıkların sınırlar ötesi taşınması ve bertaraf edilmesi ile ilgili olduğu belirlenir.
Doğru uluslararası sözleşmeyi bulabilmek için hedeflenen çevre sorununun netleştirilmesi gerekir.
2
Seçeneklerde verilen uluslararası çevre sözleşmelerinin amaçlarını karşılaştırmak.
Basel Sözleşmesi'nin tehlikeli atıkların sınırlar ötesi taşınımını engelleme ve kontrol etme amacıyla imzalandığı belirlenir.
Diğer sözleşmelerin farklı çevre sorunlarına yönelik olduğunu ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Basel Sözleşmesi ve tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımının kontrolü
Tahmini Süre:1m 0s
Sayfa 1 / 2Sonraki
Çevre ve Toplum Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin