Bilgi, İnanç ve İbadet

62 soru

Soru 21Soru

Bir araştırmacı, arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan tarihi bir tablet üzerindeki yazıları incelemektedir. Araştırmacı öncelikle tabletin fiziksel yapısını, üzerindeki sembolleri ve aşınma durumunu gözleriyle gözlemlemiş; ardından bu sembollerin dil kurallarına uygunluğunu ve iç mantığını zihninde analiz ederek çözmüş; son olarak da tablette anlatılan olayların doğruluğunu teyit etmek amacıyla güvenilir tarih kayıtlarına ve o döneme ait şahitlerin aktardığı haberlere başvurmuştur.

Bu parçada araştırmacının sırasıyla başvurduğu İslam epistemolojisindeki bilgi kaynakları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber

Cevap

Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber
Parçada geçen eylemler sırasıyla incelendiğinde; gözle görme eylemi 'salim duyular' ile, zihinsel olarak mantıksal bütünlük ve kuralları çözümleme eylemi 'selim akıl' ile, güvenilir kayıtlar ve şahitlerin aktarımlarına başvurma eylemi ise 'sadık haber' ile ilişkilidir. Dolayısıyla doğru sıralama 'Salim duyular - Selim akıl - Sadık haber' şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ilk eylemi analiz etme
Araştırmacının tabletin fiziksel yapısını gözleriyle incelemesi, duyu organlarının sağlıklı çalışması ile elde edilen bilgiyi temsil eder. Bu durum İslam bilgi teorisinde 'salim duyular' (havass-ı selime) olarak adlandırılır.
Parçadaki eylemlerin sırasını tespit etmek için ilk aşamadaki bilgi edinme yöntemini belirlemek gerekir.
2
Parçadaki ikinci eylemi analiz etme
Araştırmacının sembollerin dil kurallarını ve mantıksal iç tutarlılığını zihninde çözümlemesi, akıl yürütme faaliyetidir. Bu durum İslam epistemolojisinde 'selim akıl' (akl-ı selim) kavramına karşılık gelir.
İkinci sıradaki eylemin mantıksal çözümleme olduğunu belirleyerek uygun bilgi kaynağını eşleştirmek gerekir.
3
Parçadaki üçüncü eylemi analiz etme
Araştırmacının olayların doğruluğunu şahitlerin aktardığı haberler ve güvenilir tarihi kayıtlarla teyit etmesi, nakledilen bilgiye dayanır. Bu durum İslam bilgi teorisinde 'sadık haber' (haber-i sadık) kapsamında yer alır.
Son sıradaki eylemi de doğru bilgi kaynağı ile eşleştirip sıralamayı tamamlamak gerekir.

Anahtar Kavram

İslam bilgi felsefesinde bilginin üç güvenilir kaynağı: Salim duyular, selim akıl ve sadık haberdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

İslam epistemolojisinde bilginin elde edilmesinde temel kabul edilen kaynaklar ile bu kaynakların işlevlerine dair örnek durumlar bulunmaktadır. Aşağıda verilen İslam'da bilgi kaynaklarını, bu kaynakların tanımları ve işlevsel karşılıklarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akl-ı selim
Havass-ı selime
Haber-i sadık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Akl-ı selim ile kozmolojik düzenden yaratıcıya ulaşma tanımı; havass-ı selime ile duyu organlarıyla elde edilen somut veriler; haber-i sadık ile mütevatir haber ve vahiy bilgileri eşleşmelidir.
İslam epistemolojisinde akıl yürütme yoluyla aşkın gerçekliklere ulaşılması akl-ı selim ile; sağlıklı duyu organlarıyla fiziksel çevre verilerinin toplanması havass-ı selime ile; vahiy ve güvenilir topluluk haberleri ise haber-i sadık ile ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Akl-ı selim tanımının belirlenmesi
Akl-ı selim terimi, kozmolojik düzen ve tasarımlardan hareketle mantıksal çıkarımlar yaparak yaratıcının varlığına ulaşmayı açıklayan ifadeyle eşleşir.
İslam bilgi felsefesinde selim akıl, doğru düşünme ve akıl yürütme yetisini temsil eder.
2
Havass-ı selime tanımının belirlenmesi
Havass-ı selime terimi, duyu organlarının sağlıklı çalışmasıyla elde edilen somut fiziksel verileri (örneğin suyun kaynaması) açıklayan ifadeyle eşleşir.
Havass-ı selime, kelime anlamı olarak da sağlıklı beş duyu organı demektir.
3
Haber-i sadık tanımının belirlenmesi
Haber-i sadık terimi, vahiy ve mütevatir haberleri içeren kesin haber tanımıyla eşleşir.
Haber-i sadık, peygamberlerin getirdiği vahiyler ile yalan üzere birleşmesi imkansız toplulukların aktardığı haberleri kapsar.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilgi Kaynakları
Soru 23Soru

İslam epistemolojisinde bilginin kaynakları; aklın, duyuların ve haberin doğru kullanımına dayanırken, bazı bilgi türleri ise nesnel ve bağlayıcı kabul edilmez. Aşağıda verilen günlük yaşam ve bilimsel araştırma senaryolarını, İslam bilgi felsefesindeki bilgi kaynakları ve özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir gök bilimcinin teleskop yardımıyla Samanyolu Galaksisi'ndeki bir yıldızın parlaklığın�� ve konumunu hatasız bir şekilde kaydederek elde ettiği bilgi.
Bir düşünürün, evrendeki düzen ve amaçtan yola çıkarak, herhangi bir ön yargı ve çıkar ilişkisine kapılmadan, evrenin bir yaratıcısı olması gerektiği sonucuna mantıksal analizlerle ulaşması.
Bir tarihçinin, farklı coğrafyalarda yaşamış ve yalan üzerine birleşmeleri aklen imkânsız olan kalabalık toplulukların aktardığı tarihi vesikalar aracılığıyla İstanbul'un fethine dair kesin bilgilere ulaşması.
Bir araştırmacının, rüyasında gördüğü veya kalbine doğan ani bir sezgiyle hissettiği olayları kesin bir hakikat olarak kabul edip bunlar�� genel ahlaki kuralların temeline koymaya çalışması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gök bilimcinin gözlemi 'salim duyular', düşünürün mantıksal çıkarımı 'selim akıl', tarihçinin tevatüre dayalı tespiti 'mütevatir haber' ve araştırmacının rüya/ilham temelli yaklaşımı ise 'bağlayıcı ve nesnel olmayan kaynak' ile eşleşir.
İslam epistemolojisine göre doğru bilginin nesnel kaynakları selim akıl, salim duyular ve sadık haberdir (mütevatir haber ve vahiy). Gök bilimcinin teleskop yardımıyla veri kaydetmesi duyuların kullanımı olduğundan 'salim duyular' ile; düşünürün ön yargısız bir şekilde evrenin yaratıcısına dair mantıksal çıkarım yapması 'selim akıl' ile; tarihçinin yalan üzere birleşmesi imkânsız toplulukların aktardığı belgeleri incelemesi 'mütevatir haber' ile; araştırmacının rüya/ilhamı kaynak olarak kullanması ise bu kaynakların öznel olmasından ötürü 'bağlayıcı ve nesnel olmayan kaynak' sınıflandırması ile tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak gök bilimcinin gözlem yapma senaryosunu incelemek.
Gözlem ve deney duyu organlarının kullanımıyla gerçekleştiğinden bu durum 'salim duyular' ile eşleşir.
Duyu organlarının sağlıklı bir şekilde dış dünyaya ait verileri algılaması salim duyulardır.
2
İkinci olarak düşünürün yaratıcının varlığına dair yaptığı mantıksal çıkarımı analiz etmek.
Her türlü ön yargıdan uzak, sağlıklı akıl yürütme süreci 'selim akıl' ile eşleşir.
Selim akıl, insanın doğru karar vermesini ve hakikati ayırt etmesini sağlayan akıl türüdür.
3
Üçüncü olarak tarihçinin ulaştığı kesin tarihi bilgiyi değerlendirmek.
Yalan üzere birleşmesi imkânsız olan toplulukların aktardığı bu bilgi 'mütevatir haber' ile eşleşir.
Mütevatir haber, nesilden nesile aktarılan ve kesinlik bildiren sadık haber türüdür.
4
Son olarak araştırmacının rüya ve ilhama dayalı iddiasını değerlendirmek.
Rüya ve ilham nesnel olmadığından 'bağlayıcı ve nesnel olmayan kaynak' sınıfına girer.
İslam epistemolojisinde rüya, keşif ve ilham gibi sübjektif yollar genelgeçer ve bağlayıcı bir bilgi kaynağı sayılmaz.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilgi Kaynakları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 24Soru

Aşağıda sol sütunda verilen İslam inanç esaslarının özelliklerini, sağ sütundaki açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tecezzi kabul etmemesi (Bölünmezlik)
Dogmatik olmaması
Sade ve anlaşılır olması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tecezzi kabul etmemesi (Bölünmezlik) özelliği inanç esaslarının bir bütün olup bölünemeyeceğiyle; dogmatik olmaması özelliği akıl yürütmeyi engellememesi ve körü körüne inanmayı dayatmamasıyla; sade ve anlaşılır olması özelliği ise karmaşık felsefi yapıda olmaması ve aracı gerektirmemesiyle eşleşir.
İslam inanç esaslarının özelliklerinden tecezzi kabul etmeme bölünmez bütünlüğü, dogmatik olmama akıl ve sorgulamaya açıklığı, sade ve anlaşılır olma ise yalınlığı ve aracısızlığı ifade eder. Bu nitelikler verilen açıklamalarla doğrudan ve tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'Tecezzi kabul etmemesi (Bölünmezlik)' kavramının anlamını belirleyin.
'Tecezzi' parçalara ayrılma demektir. İslam inanç esaslarında bölünme kabul edilmez; yani bir insanın inanç esaslarının tamamını bir bütün olarak kabul etmesi şarttır. Bu durum sağ sütundaki ikinci ifadeyle eşleşir.
İnanç esaslarının bölünmez bütünlük niteliğini doğru tanımıyla ilişkilendirmek.
2
Sol sütundaki 'Dogmatik olmaması' özelliğinin anlamını belirleyin.
Dogmatizm, aklın sorgulama yapmadan, körü körüne inanması esasına dayanır. İslam inanç esasları ise insanın aklını kullanmasını, tefekkür etmesini ve araştırmasını ister; körü körüne teslimiyeti dayatmaz. Bu durum sağ sütundaki birinci ifadeyle eşleşir.
Aklın rolünü ve dogmatik olmayan inanç yapısını doğru tanımıyla ilişkilendirmek.
3
Sol sütundaki 'Sade ve anlaşılır olması' özelliğinin anlamını belirleyin.
Bu özellik, inanç esaslarının son derece yalın, açık ve anlaşılır olmasını; ruhban sınıfı gibi aracı kurumlara gerek duymadan doğrudan kabul edilebilmesini ifade eder. Bu durum sağ sütundaki üçüncü ifadeyle eşleşir.
İnancın sadeliği ve aracısızlığı niteliğini doğru tanımıyla ilişkilendirmek.

Anahtar Kavram

İslam İnanç Esaslarının Özellikleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 25Soru

İslam düşüncesinde iman ile bilgi arasında çok yakın bir ilişki vardır. İman, bilginin üzerine inşa edildiğinde taklitten kurtulup tahkiki bir boyut kazanır. Ancak kelam âlimleri, her bilgi sahibinin mümin olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek iman ile bilgiyi (marifet) özdeş görmemişlerdir. Örneğin Ehl-i Kitab'ın Hz. Peygamber'i kendi çocukları gibi tanıdıkları (Bakara suresi, 146. ayet) hâlde inkâr etmeleri veya şeytanın Allah'ın varlığını bilmesine rağmen isyan etmesi bu durumun delillerindendir.

Buna göre, kelamcıların marifeti (bilgiyi) tek başına iman için yeterli görmemelerinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilginin zihinsel bir kabul ve idrakten ibaret olmasına karşılık, imanın iradi bir onaylama (tasdik) ve boyun eğme gerektirmesi

Cevap

Bilginin zihinsel bir kabul ve idrakten ibaret olmasına karşılık, imanın iradi bir onaylama (tasdik) ve boyun eğme gerektirmesi
Doğru cevap olan seçenek, kelamcıların iman ve marifet konusundaki ortak görüşünü yansıtmaktadır. İslam kelamında bilgi, zihnin bir şeyi idrak etmesiyle sınırlıyken; iman, bu bilginin kalp ile onaylanmasını ve kişinin hür iradesiyle teslim olmasını gerektirir. Şeytan ve inanmayanların peygamberi tanımasına dair verilen örnekler, bilginin varlığına rağmen kalbi onaylama (tasdik) gerçekleşmediği için iman dairesine girilemediğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen bilgilerin ve örneklerin (Ehl-i Kitab'ın peygamberi tanıması ama inanmaması, şeytanın Allah'ı bilip isyan etmesi) analiz edilmesi.
İmanın sadece zihinsel bir bilme (marifet) işleminden ibaret olmadığının, bilginin imandan farklı bir boyuta sahip olduğunun tespit edilmesi.
Sorunun temel gerekçesini bulabilmek için bilgi ile imanın özü arasındaki farkı ortaya koymak.
2
Kelam ilmindeki iman tanımında yer alan 'tasdik' (kalple onaylama) kavramı ile 'marifet' (bilgi) arasındaki farkın irdelenmesi.
İmanın gerçekleşmesi için bilginin yanında özgür iradeye dayalı bir boyun eğme ve onaylamanın (tasdik) zorunlu olduğunun anlaşılması.
Kelamcıların bilgiyi iman için neden yeterli görmediğinin teorik altyapısını belirlemek.
3
Seçeneklerin analiz edilerek doğru gerekçeyi belirten ifadenin tespit edilmesi.
Bilginin sadece zihinsel bir kabul olmasına karşılık, imanın iradi bir onay (tasdik) gerektirdiğini belirten seçeneğin doğru cevap olarak bulunması.
Doğru seçeneğe ulaşarak sorunun çözümünü tamamlamak.

Anahtar Kavram

İman ve Bilgi İlişkisi (Marifet ve Tasdik Farkı)
Soru 26Soru

İslam epistemolojisinde bilgi kaynaklarının bağlayıcılığı ve nesnelliği dikkate alındığında, 'Kişinin kalbine doğan sezgi veya ani bilgi anlamına gelen ilham ile rüya ve keşif gibi öznel yollar, İslam dininde herkes için geçerli olan, dinî hüküm çıkarma gücüne sahip nesnel bilgi kaynakları arasında yer alır.' ifadesi doğru bir yargı mıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır; çünkü rüya, ilham ve keşif gibi öznel yollar İslam epistemolojisinde herkes için bağlayıcı ve nesnel bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmez.
İslam dinine göre bilgi kaynaklarının nesnel ve bağlayıcı olabilmesi için selim akıl, sadık haber veya salim duyulara dayanması gerekir; rüya ve ilham gibi öznel sezgiler dinî hüküm koymada veya genel bilgi üretiminde bağlayıcı kaynak kabul edilmez.

Adım Adım Çözüm

1
İslam epistemolojisinde kabul edilen genel ve nesnel bilgi kaynaklarını belirleme.
İslam'da herkes için geçerli, nesnel ve bağlayıcı bilgi kaynakları selim akıl, sadık haber (vahiy ve mütevatir haber) ve salim duyulardır.
Önermedeki unsurların bu kaynaklar arasında yer alıp almadığını karşılaştırmak için temel bilgi kaynaklarının tespit edilmesi gerekir.
2
Önermede geçen rüya, ilham ve keşif gibi unsurların bilgi değerini analiz etme.
Rüya, ilham ve keşif gibi yollar kişisel (öznel) deneyimlerdir. Bu yollarla elde edilen bilgi genel geçer olmadığından, dinî bir delil veya nesnel hüküm kaynağı teşkil etmez.
Öznel yolların bilgi değerini belirleyerek önermenin doğruluk değerine ulaşmak.

Anahtar Kavram

İslam'da bilginin nesnel kaynakları ile öznel yolların bilgi değeri açısından farkı.
Soru 27Soru

Kur'an-ı Kerim'de, "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk (ibadet) etsinler diye yarattım." (Zâriyât suresi, 56. ayet) buyrulmaktadır.

Buna göre, İslam'da ibadetin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaratıcıya olan bağlılığı, şükrü ve sevgiyi göstererek yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak

Cevap

Yaratıcıya olan bağlılığı, şükrü ve sevgiyi göstererek yalnızca Allah'ın rızasını kazanmak
Zâriyât suresi 56. ayette insanın yaratılış amacının kulluk (ibadet) olduğu ifade edilmektedir. İslam'da ibadetin temel ve nihai amacı, yaratıcıya karşı sevgi, saygı ve bağlılığı sunarak yalnızca O'nun rızasını elde etmektir. Diğer unsurlar (toplumsal fayda vb.) ibadetin asıl amacı değil, ikincil sonuçları veya yanlış motivasyonlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayette geçen 'kulluk etmek' ifadesinin İslam dinindeki terimsel anlamını ve insan yaratılışının asıl gayesini analiz etmek.
Kulluk (ibadet), insanın yaratıcısı olan Allah'a karşı duyduğu sevgi, saygı, itaat ve şükrün bir nişanesidir.
Soruda ayetten yola çık��larak ibadetin asıl amacının ne olduğu sorulmaktadır.
2
Seçenekleri ibadetin temel amacı (Allah rızası) ile yan amaçları veya hatalı yaklaşımlar (riya, dünyevi çıkar, toplumsal baskı) açısından değerlendirmek.
İbadetlerin özünde sadece Allah rızasını kazanma amacı (ihlas) bulunur. Toplumsal saygınlık, dünyevi faydalar veya zorunluluk hissi ibadetin asıl amacını oluşturmaz.
Doğru seçeneğe ulaşmak için ibadetin asıl gayesi ile ikincil sonuçları veya yanlış ibadet niyetleri birbirinden ayırt edilmelidir.

Anahtar Kavram

İbadetin Amacı ve İhlas
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 28Soru

Dinen yükümlü sayılan bir kimsenin (mükellef) yapması, farz kadar kesin olmamakla birlikte yapılması istenen iş ve davranışlara vacip denir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi vacip olan bir ibadete örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurban kesmek

Cevap

Kurban kesmek
Kurban kesmek ibadeti, İslam hukukunda (özellikle Hanefi mezhebinde) farz seviyesinde kesin delillerle olmasa da mükelleften yerine getirilmesi istenen vacip niteliğindeki bir ibadettir.

Adım Adım Çözüm

1
Dini yükümlülüklerden 'vacip' kavramının tanımını ve niteliğini belirlemek.
Vacip, yapılması farz kadar kesin olmayan ama şer'en yapılması istenen eylemlerdir.
Soruda istenen ibadet türünün fıkhi kriterini netleştirmek.
2
Seçeneklerdeki ibadet ve davranışların hükümlerini inceleyerek vacip olan seçeneği tespit etmek.
Beş vakit namaz kılmak ve Ramazan orucu farzdır; selam vermek sünnettir; yemek yemek mübahtır. Kurban kesmek ise vaciptir.
Tanımlanan vacip ibadet örneğini seçenekler arasından ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Mükellefin Davranışları (Ef'al-i Mükellefin)
Soru 29Soru

İslam düşüncesinde iman ile bilgi ilişkisini açıklayan temel kavramlar ve bunlara dair açıklamalar karışık olarak verilmiştir. Bu kavramların ifade ettiği anlamlar göz önünde bulundurulduğunda, kavramlar ile açıklamaların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Marifet
Tasdik
İkrar
Tahkiki İman

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Marifet kavramı 'İmanın zihinsel ön şartı olmakla birlikte, kalp ile benimseme gerçekleşmediği sürece tek başına kurtuluş için yeterli olmayan bilme ve tanıma durumu' ile; Tasdik kavramı 'Zihinde oluşan bilginin, iradi bir seçimle kalbin onayından geçerek kesin bir teslimiyete dönüşmesi olan imanın kurucu rüknü' ile; İkrar kavramı 'Kalpteki inancın başkaları tarafından bilinmesini ve kişinin dünyevi hukuk kurallarına tabi olmasını sağlayan dışsal beyan' ile; Tahkiki İman kavramı ise 'Kişinin taklitten uzaklaşarak inanç esaslarını akli ve nakli delillerle temellendirmesiyle ulaştığı sarsılmaz inanç derecesi' ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; marifet kavramı bilmenin imanın ön şartı olup tek başına yeterli olmamasıyla; tasdik kavramı kalbin onayıyla bilginin kesin teslimiyete dönüşmesi ve imanın kurucu rüknü olmasıyla; ikrar kavramı kalpteki inancın dışa vurulup hukuki nitelik kazanmasıyla; tahkiki iman ise inanç esaslarının delillerle temellendirilmesiyle ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Marifet kavramı analiz edilir ve uygun açıklama tespit edilir.
Marifet bilmek ve tanımak demektir. Ancak İslam kelamında bilgi ve iman özdeş değildir. Sadece bilmek (marifet) kalbi onay olmadan iman sayılmadığından, bu durum bilmenin imanın ön şartı olduğunu belirten dördüncü açıklama ile eşleşir.
Bilgi ile iman arasındaki ön koşul ilişkisini kavramsal düzeyde ayrıştırmak.
2
Tasdik kavramı analiz edilir ve uygun açıklama tespit edilir.
Tasdik kalben onaylamak anlamına gelir. İmanın kurucu rüknüdür ve zihindeki bilginin iradi kabulle inanca dönüşmesidir. Bu da üçüncü açıklama ile eşleşir.
Tasdikin imanın asli ve içsel kurucu unsuru olduğunu belirlemek.
3
İkrar kavramı analiz edilir ve uygun açıklama tespit edilir.
İkrar dil ile söylemektir. İnancın dış dünyaya yansıması ve toplumsal hukuk kurallarında kişinin Müslüman kabul edilmesini sağlayan beyandır. Bu da birinci açıklama ile eşleşir.
İkrarın hukuki ve toplumsal işlevini kalbi boyuttan ayırt etmek.
4
Tahkiki iman kavramı analiz edilir ve uygun açıklama tespit edilir.
Tahkiki iman; akli ve nakli delillerle araştırıp temellendirerek ulaşılan sarsılmaz inanç derecesidir. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Bilgi ve araştırmaya dayalı imanın taklitten ayrılan yönünü saptamak.

Anahtar Kavram

İman-bilgi ilişkisi bağlamında marifet, tasdik, ikrar ve tahkiki iman kavramlarının tanımları, işlevleri ve teolojik sınırları
Soru 30Soru

Kur'an-ı Kerim'de insanın bilgi edinme yollarına ve bu vasıtaların doğru kullanılması gerektiğine dikkat çeken pek çok ayet bulunmaktadır. Örneğin Nahl suresi 78. ayette şöyle buyrulmaktadır:

"Allah, sizi analarınızın karnından hiçbir şey bilmez bir durumda çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi."

Bu ayette geçen "kulaklar ve gözler" ile "kalpler" ifadelerinin İslam epistemolojisindeki bilgi kaynakları açısından karşılıkları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Salim duyular - Selim akıl

Cevap

Salim duyular - Selim akıl
Ayet-i kerimede geçen 'kulaklar ve gözler' ifadesi insanın dış dünyayı algılamasını sağlayan görme ve işitme gibi salim duyuları (havass-ı selime) temsil eder. Ayette geçen 'kalpler' ifadesi ise İslam epistemolojisinde akletme, düşünme ve anlama merkezi olarak kabul edilen selim aklı temsil etmektedir. Dolayısıyla bu iki ifade sırasıyla salim duyular ve selim akıl kaynaklarına karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metninde geçen anahtar organları ve işlevlerini belirleyin.
Ayette insanın bilgi edinmesiyle ilgili olarak 'kulaklar', 'gözler' ve 'kalpler' organları zikredilmiştir.
Soruda sorulan ifadelerin hangi bilgi kaynaklarına karşılık geldiğini tespit etmek için ilk olarak metin analizi yapılmalıdır.
2
Belirlenen organları İslam epistemolojisindeki kavramlarla eşleştirin.
Göz ve kulak dış dünyayı doğrudan algılamamızı sağlayan işitme ve görme duyularını (salim duyular), kalp ise tefekkür ve akletme yetisini (selim akıl) temsil eder.
Ayetteki mecazi ve gerçek anlamlı kavramların kelam/epistemoloji literatüründeki teknik karşılıklarının bulunması gerekir.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilgi Kaynakları (Selim Akıl, Salim Duyular, Sadık Haber)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

İslam epistemolojisinde bilginin değeri, kaynağı ve bağlayıcılığı açısından farklı yollar kabul edilmektedir. Sol sütunda verilen bilgi ile ilgili kavramları, sağ sütunda yer alan doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Selim akıl
Mütevatir haber
Salim duyular
İlham ve rüya

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Selim akıl yaratılıştaki temizliği koruyan akılla, mütevatir haber yalan üzere birleşmesi imkansız topluluğun kesin haberiyle, salim duyular sağlıklı çalışan duyu organlarıyla, ilham ve rüya ise öznel ve genel bağlayıcılığı olmayan durumlarla eşleşmelidir.
İslam epistemolojisinde nesnel ve bağlayıcı bilgi kaynakları selim akıl, sadık haber (ki mütevatir haber bunun bir türüdür) ve salim duyulardır. İlham ve rüya ise öznel bilgi türlerindendir. Kavramların tanımları bu epistemolojik çerçeveye tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Selim akıl kavramını inceleme
Selim akıl, nefsin arzu ve isteklerinden etkilenmeyen, yaratılış temizliğini muhafaza eden akıl açıklamasıyla örtüşür.
Kelam ve İslam felsefesinde aklın selim olması, onun nesnel ve doğru hüküm verebilme yetisini ifade eder.
2
Mütevatir haber kavramını inceleme
Mütevatir haber, yalan üzerinde birleşmesi aklen imkansız bir topluluğun verdiği kesin bilgi açıklamasıyla eşleşir.
Mütevatir haberin temel ayırt edici özelliği, nakleden topluluğun yalan söylemek üzere organize olmasının aklen dışlanmasıdır.
3
Salim duyular kavramını inceleme
Salim duyular, yapısı bozulmamış beş duyu organıyla elde edilen veri açıklamasıyla eşleşir.
Duyuların bilgi kaynağı olabilmesi için herhangi bir işlevsel bozukluğa sahip olmaması (salim olması) gerekir.
4
İlham ve rüya kavramlarını inceleme
İlham ve rüya, nesnel değer taşımayan ve genel olarak bağlayıcı olmayan bilgi açıklamasıyla eşleşir.
İslam epistemolojisinde rüya, keşif ve ilham gibi yollar sadece deneyimleyen kişiye özeldir; dinen genel bir kanıt veya bağlayıcı kural oluşturamazlar.

Anahtar Kavram

İslam'da Bilgi Kaynakları
Soru 32Soru

İslam dininde mükellefin yapıp yapmamakta tamamen özgür bırakıldığı, yapılmasında sevap, yapılmamasında ise günah bulunmayan; yeme, içme, dinlenme ve uyuma gibi gündelik serbest davranı��ları ifade eden fıkhi terim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mübah

Cevap

Mübah
Dinen yapılıp yapılmaması mükellefin tercihine bırakılan, yapılmasında sevap, terk edilmesinde ise günah bulunmayan davranışlara mübah denir. Yeme, içme, uyuma gibi eylemler bu gruba girer.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tanımın anahtar ögelerini belirleme
Mükellefin yapıp yapmamakta serbest bırakıldığı, sevap ya da günahı olmayan gündelik eylemler kastedilmektedir.
Soruda sorulan dini hüküm derecesini bulmak için tanımdaki belirleyici özellikleri analiz etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ef'al-i mükellefin kavramlarının tanımlarıyla karşılaştırma yapma
Bu özelliklere uyan kavramın mübah olduğu belirlenir.
Dinen yapılması kesin istenenler (farz, vacip), tavsiye edilenler (sünnet) ve kaçınılması istenenler (mekruh) elenerek doğru kavrama ulaşılır.

Anahtar Kavram

Mübah kavramının tanımı ve ef'al-i mükellefin içindeki yeri
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru

İslam inanç esaslarının temel nitelikleri ve insan zihni ile fıtratıyla kurduğu ilişki üzerine kelam dersinde bir araştırma sunumu yapan Elif, şu tespitleri hazırlamıştır:

I. İnsanın yaratılışında var olan yüce bir yaratıcıya inanma ve sığınma eğilimi, İslam'ın sunduğu vahiy temelli inanç ilkeleriyle tam bir uyum ve bütünlük gösterir.
II. İslam dininde inanç konuları, insan aklının tamamen devre dışı bırakıldığı, sorgusuz sualsiz kabul edilmesi gereken dogmalardan oluşmaz; aksine insanın akıl yürüterek bilerek ve isteyerek (tahkikî iman ile) inanması teşvik edilir.
III. İslam'ın inanç sistemi bir bütündür ve parçalanamaz; bu nedenle inanç esaslarının bir kısmına inanıp bir kısmını reddetmek, imanın geçersiz olmasına yol açar.

Elif'in hazırladığı bu tespitlerden hangileri, sırasıyla İslam inanç esaslarının 'fıtrata uygun olması' ve 'dogmatik olmaması' özelliklerinin doğrudan birer örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Doğru seçenek 'I ve II' olmalıdır. Birinci öncülde insanın doğuştan getirdiği inanma eğiliminin inanç esaslarıyla uyumu vurgulanarak 'fıtrata uygunluk' özelliğine değinilmiştir. İkinci öncülde ise inanç esaslarının aklı devre dışı bırakmadığı ve körü körüne bir dayatmadan ibaret olmadığı belirtilerek 'dogmatik olmama' özelliği örneklendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki öncüllerin İslam inanç esaslarının hangi özelliklerine karşılık geldiğini analiz etmek.
Birinci öncül insanın yaratılış özellikleriyle (fıtrat) uyumu, ikinci öncül aklın kullanımını ve dogmatik olmamayı, üçüncü öncül ise inanç sisteminin bölünmezliğini belirtmektedir.
Soru kökündeki kavramsal eşleştirmeleri doğru yapabilmek için öncülleri kavramlarla ilişkilendirmek gerekir.
2
Soru kökünde sırasıyla istenen 'fıtrata uygun olması' ve 'dogmatik olmaması' özelliklerinin karşılıklarını bulmak.
'Fıtrata uygun olması' özelliğine birinci öncül, 'dogmatik olmaması' özelliğine ise ikinci öncül karşılık gelmektedir.
İstenen sırayla eşleşen öncülleri tespit edip doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

İslam İnanç Esaslarının Özellikleri (Fıtrata uygunluk, dogmatik olmama, bölünmezlik)
Soru 34Soru

Aşağıda verilen ibadetleri, bu ibadetlerin doğrudan sağladığı temel bireysel veya toplumsal faydalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zekat
Oruç
Hac

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zekat ibadeti toplumsal yardımlaşmayı artırma ve ekonomik dengesizliği azaltma faydasıyla; oruç ibadeti bireyin nefis terbiyesi, sabır ve empati becerilerini geliştirme faydasıyla; hac ibadeti ise farklı coğrafyalardaki Müslümanları bir araya getirerek ümmet bilincini pekiştirme faydasıyla eşleşir.
Zekat ibadeti toplumsal yardımlaşmayı artırma ve ekonomik dengesizliği azaltma faydasıyla; oruç ibadeti bireyin nefis terbiyesi, sabır ve empati becerilerini geliştirme faydasıyla; hac ibadeti ise farklı coğrafyalardaki Müslümanları bir araya getirerek ümmet bilincini pekiştirme faydasıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Zekat ibadetinin niteliğini analiz etmek.
Zekat, maddi bir ibadet olup doğrudan toplumsal yardımlaşma ve ekonomik adaleti hedefler.
Zekatın toplumsal fayda yönünü belirlemek için.
2
Oruç ibadetinin niteliğini analiz etmek.
Oruç, bireyin iradesini ve sabrını sınayan, empati yeteneğini geliştiren bireysel ahlaki bir ibadettir.
Orucun bireysel fayda yönünü belirlemek için.
3
Hac ibadetinin niteliğini analiz etmek.
Hac, dünya genelindeki Müslümanları bir araya getirerek eşitlik duygusunu ve ortak bilinci pekiştiren toplumsal bir ibadettir.
Hac ibadetinin küresel/toplumsal fayda yönünü belirlemek için.

Anahtar Kavram

İbadetlerin Bireysel ve Toplumsal Faydaları
Soru 35Soru

İslam kelamında ve düşüncesinde iman-bilgi ilişkisi açıklanırken, imanın mahiyeti ve dereceleriyle ilgili çeşitli kavramlar üzerinde durulmuştur. Aşağıda verilen iman-bilgi ilişkisiyle ilgili kavramları ve bu kavramların kelamî tanımlarını doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Marifet
Tasdik
İkrar
Tahkiki İman

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Marifet kavramı Yaratıcı'yı isim ve sıfatlarıyla zihnen tanımakla; tasdik kavramı inancın kalpte kabul edilip onaylanmasıyla; ikrar kavramı inancın dille beyan edilip hukuki statü kazanmasıyla; tahkiki iman ise bilgi ve araştırmaya dayalı sarsılmaz inançla eşleşmektedir.
Marifet kavramı zihnen tanıma ve bilme; tasdik kalben onaylama; ikrar dille beyan etme; tahkiki iman ise bilgi ve araştırmaya dayalı inanç anlamına geldiği için bu eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Marifet ve tasdik kavramları arasındaki farkı belirlemek.
Marifet zihinsel düzeyde bir şeyi bilmek ve tanımaktır; tasdik ise bilginin ötesinde kalben onaylama ve kabule dayanır.
İman-bilgi ilişkisinde bilginin imana dönüşebilmesi için tasdikin (kalben onaylamanın) şart olduğunu anlamak.
2
İkrar ve tahkiki iman kavramlarının tanımlarını analiz etmek.
İkrar dille beyan etmeyi ifade eder ve hukuki boyutu temsil eder; tahkiki iman ise taklidi imanın aksine bilgi ve araştırmaya dayanır.
Kavramları kelamî tanımlarıyla doğru şekilde ilişkilendirerek eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

İman ve Bilgi İlişkisi bağlamında marifet, tasdik, ikrar ve tahkiki iman kavramlarının tanımları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

İslam inanç esaslarının yapısı ve birey tarafından kabul ediliş süreciyle ilgili bir makalede şu tespitlere yer verilmiştir:

I. İnanç esasları bir bütün oluşturur; inanılması gereken hususların bir kısmına inanıp bir kısmını reddetmek, inanç sisteminin tamamını geçersiz kılar.
II. İslam'da iman, körü körüne bir teslimiyetten ziyade, bireyin aklını kullanmasını, deliller üzerinde düşünmesini ve araştırarak (tahkiki) inanmasını teşvik eder.
III. Dinde imanın geçerliliği için kişinin dışarıdan bir baskı, tehdit veya zorlama altında kalmaksızın, kendi isteğiyle kalben tasdik etmesi şarttır.

Bu tespitlerde sırasıyla İslam inanç esaslarının hangi özelliklerine vurgu yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) - Dogmatik olmama - Hür iradeye dayanma

Cevap

Bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) - Dogmatik olmama - Hür iradeye dayanma
Doğru olan seçenekte belirtilen inanç esaslarının parçalanamaz bütünlüğü 'bölünmezlik' (tecezzi kabul etmeme) özelliğini; aklın kullanılması ve delil arama süreci inanç esaslarının 'dogmatik olmadığını'; zorlama olmaksızın inanma ilkesi ise imanın 'hür iradeye dayanması' gerektiğini ifade eder. Bu özellikler metindeki I, II ve III numaralı tespitlerle sırasıyla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tespitte yer alan 'inanç esaslarının bir bütün oluşturduğu ve bir kısmının reddinin tamamını geçersiz kılacağı' ifadesini analiz etmek.
Bu ifade, İslam inanç esaslarının bölünmez bir bütün olması (tecezzi kabul etmeme) özelliğini gösterir.
İnanç esaslarının parçalanamaz yapısı, sistemin tamamına inanmayı gerektirir ve tecezziyi dışlar.
2
İkinci tespitteki 'körü körüne teslimiyet yerine bireyin aklını kullanması ve araştırarak (tahkiki) inanması' ifadesini incelemek.
Bu ifade, İslam inanç esaslarının dogmatik olmadığını gösterir.
Dogmatik sistemlerin aksine İslam, inancın akılla temellendirilmesini ve delillere dayandırılmasını ister.
3
Üçüncü tespitteki 'baskı, tehdit ve zorlama olmaksızın kendi isteğiyle kalben tasdik etmesi' şartını değerlendirmek.
Bu şart, inanç esaslarının kabulünde hür iradenin esas olduğunu ortaya koyar.
İslam kelamına göre zorlama (ikrah) altında yapılan iman geçersizdir; imanın kalbi tasdike ve özgür seçime dayanması gerekir.

Anahtar Kavram

İslam inanç esaslarının özellikleri (tecezzi kabul etmeme, dogmatik olmama, hür iradeye dayanma)
Soru 37Soru

Ahmet, çocukluğundan itibaren ailesinden ve çevresinden gördüğü şekilde ibadetlerini yerine getirmekte ve dini değerlere inanmaktadır. Ancak üniversite yıllarında dinin temel inanç esasları, evrenin varoluşu ve yaratılış gayesi üzerine araştırmalar yapmaya başlar. Aklındaki sorulara cevaplar arayarak, ulaştığı deliller ve edindiği bilgiler doğrultusunda inancını temellendirir. Böylece zihnindeki şüpheleri gidererek daha bilinçli ve sarsılmaz bir inanca ulaşır.

Bu parçada Ahmet'in inanç dünyasında yaşadığı değişim, İslam düşüncesindeki aşağıdaki kavramlardan hangilerinin arasındaki geçişi doğrudan örneklendirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Taklidi imandan tahkiki imana

Cevap

Taklidi imandan tahkiki imana
Taklidi imandan tahkiki imana geçişi ifade eden seçenek doğrudur. Çünkü taklidi iman, kişinin çevresinden görerek, delillere ve araştırmaya dayanmadan sahip olduğu inançtır. Tahkiki iman ise bilgi, araştırma ve delillere dayalı olarak akli ve kalbi ikna ile ulaşılan sarsılmaz inançtır. Parçada Ahmet'in yaşadığı süreç tam olarak bu kavramsal dönüşümü örnekler.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki durum analiz edilir.
Ahmet'in başlangıçta ailesinden ve çevresinden gördüğü şekilde, araştırma yapmadan inanması tespit edilir. Bu durum 'taklidi iman' (taklit yoluyla iman) kavramına karşılık gelir.
Ahmet'in ilk durumundaki iman düzeyini belirlemek için.
2
Parçadaki gelişim süreci incelenir.
Ahmet'in üniversitede araştırma yapması, aklındaki sorulara cevaplar aramas��, deliller ve bilgilerle inancını sarsılmaz kılmaya çalışması tespit edilir. Bu durum 'tahkiki iman' (araştırma ve delile dayalı iman) kavramına karşılık gelir.
Ahmet'in ulaştığı yeni iman düzeyini tespit etmek için.
3
İki durum arasındaki geçiş ilişkilendirilir.
Ahmet'in yaşadığı değişim taklidi imandan tahkiki imana geçiş olarak tanımlanır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

İslam düşüncesinde bilginin imana katkısı bağlamında taklidi imanın tahkiki imana dönüştürülmesinin önemi.
Soru 38Soru

İslam inanç esaslarının taşıdığı temel nitelikler ile bu niteliklerin İslam düşüncesindeki yansımalarını gösteren açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aklî ve naklî delillere (burhana) dayanması
İnançta bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) ilkesi
İradenin serbestliğine ve ikrahın (zorlamanın) bulunmamasına dayanması
İnsan yaratılışıyla (fıtrat) tam bir uyum içinde olması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aklî ve naklî delillere dayanma özelliği 'dinin sunduğu kabullerin sorgulanamaz tabular olmayıp aklın selim işleyişiyle doğrulanabilmesi' ile; bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) ilkesi 'esasların bir paket halinde sunulması ve birinin inkarının diğerlerini hükümsüz kılması' ile; iradenin serbestliğine dayanması 'kişinin baskı altında kalmaksızın kendi seçimiyle tasdikte bulunması' ile; fıtrata uygun olması ise 'insanın özünde var olan yaratıcıyı tanıma meyli ile mutabakat içinde bulunması' ile eşleşir.
İslam inanç esaslarının her biri belirli bir akli, ruhi veya bütüncül özelliğe sahiptir. Aklî ve naklî delillere dayanması özelliği dinin dogma olmadığını ve akılla doğrulanabilir olduğunu; bölünmezlik (tecezzi kabul etmeme) özelliği esasların parçalanamaz bir bütün olduğunu; hür iradeye dayanması imanın baskı veya zorlama olmadan hür iradeyle kabul edilmesi gerektiğini; fıtrata uygun olması ise inanç esaslarının insanın temiz yaratılışı ve özüyle uyumunu ifade eder. Bu yansımalar ve kavramsal temeller eşleştirildiğinde doğru sonuca ulaşılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak 'aklî ve naklî delillere dayanma' özelliğinin rasyonel açıklanabilirlik ve dogma karşıtlığı ile ilişkisini belirlemek.
Bu özellik, inanç esaslarının körü körüne taklit edilmediğini ve akılla kavranabilir olduğunu açıklayan ifade ile eşleşir.
İslam inancında körü körüne inanma (taklit) yerine bilgi ve delile dayalı inanma (tahkik) esastır.
2
'Tecezzi kabul etmeme' kavramının itikattaki bölünmezlik ilkesiyle ilişkisini incelemek.
İnanç esaslarının bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamanın imanı geçersiz kılacağını anlatan bütüncül yaklaşımla eşleşir.
Tecezzi kelime anlamı olarak 'bölünme, parçalanma' demektir ve İslam'da inanç esasları bir bütündür.
3
'İradenin serbestliği ve ikrahın bulunmaması' ilkesini insanın özgür seçimi bağlamında değerlendirmek.
İmanın baskı, tehdit veya korku olmadan, hür iradeyle gerçekleştirilmesi gerektiği açıklamasıyla eşleşir.
Kur'an-ı Kerim'de belirtilen 'dinde zorlama (ikrah) yoktur' ilkesi gereği, baskı altında yapılan inanç beyanı geçersizdir.
4
'Fıtrata uygun olma' niteliğinin insanın yaratılış özellikleri üzerindeki yansımasını bulmak.
İnsanın doğuştan getirdiği inanma ihtiyacı ve temiz yaratılış özellikleri ile inanç esaslarının uyumunu belirten açıklamayla eşleşir.
Fıtrat, insanın doğuştan sahip olduğu temiz yaratılış ve Allah'ı bulma potansiyelidir.

Anahtar Kavram

İslam inanç esaslarının dogmatik olmama, tecezzi kabul etmeme, hür iradeye dayanma ve fıtrata uygunluk gibi temel özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

İslam inanç esaslarının kendine has bazı nitelikleri bulunmaktadır. Bu nitelikler inancın anlaşılmasını, uygulanmasını ve korunmasını kolaylaştırır. Buna göre, sol sütunda verilen İslam inanç esaslarının temel özellikleri ile sağ sütundaki ilkesel açıklamalar doğru şekilde nasıl eşleştirilmelidir?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tevhid merkezli olması
Vahiy kaynaklı (ilahi) olması
Denge esasına (havf ve reca) dayanması
Sade, açık ve anlaşılır olması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tevhid merkezli olması özelliği, inanç sisteminin merkezinde Allah'ın birliği ve eşsizliği inancının yer almasıyla; Vahiy kaynaklı (ilahi) olması özelliği, inanç sisteminin doğrudan Allah'tan gelen vahye dayanmasıyla; Denge esasına (havf ve reca) dayanması özelliği, müminin korku ve ümit arasında dengeli bir tutum sergilemesiyle; Sade, açık ve anlaşılır olması özelliği ise inanç esaslarında karmaşık felsefi tartışmalara ve akıl dışı dogmalara yer verilmemesiyle eşleşmektedir.
Tevhid Allah'ın birliğini, vahiy kaynaklı olması kaynağın ilahiliğini, havf ve reca dengesi korku-ümit dengesini, sadelik ve açıklık ise karmaşık dogmaların bulunmamasını temsil eder. Bu durumlar sağ sütundaki ilgili açıklamalarla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki 'Tevhid merkezli olması' özelliğinin tanımını arayın.
Tevhid, Allah'ın birliği ve benzersizliğidir. Sağ sütundaki üçüncü açıklama doğrudan Allah'ın birliği inancını merkeze almayı ifade ettiği için bu iki unsur eşleşir.
İslam inanç esaslarının temelini oluşturan tevhid ilkesinin tanımını belirlemek amacıyla yapılır.
2
Sol sütundaki 'Vahiy kaynaklı (ilahi) olması' özelliğinin tanımını arayın.
Bu özellik inanç esaslarının kaynağının beşerî değil ilahi (vahiy) olduğunu söyler. Sağ sütundaki birinci açıklama doğrudan vahye dayanmayı ve beşerî müdahaleyi reddetmeyi ifade ettiği için eşleşme kurulur.
İnancın kaynağının belirlenmesi amacıyla yapılır.
3
Sol sütundaki 'Denge esasına (havf ve reca) dayanması' özelliğinin tanımını arayın.
Havf korku, reca ise ümit demektir. Sağ sütundaki dördüncü açıklama Allah'ın rahmetinden ümit kesmemek ile azabından emin olmamak arasındaki dengeyi belirttiği için eşleşme gerçekleşir.
Müminin psikolojik ve davranışsal dengesini kuran havf-reca kavramını analiz etmek amacıyla yapılır.
4
Sol sütundaki 'Sade, açık ve anlaşılır olması' özelliğinin tanımını arayın.
Bu özellik inançta gizem ve felsefi karmaşa olmamasını ifade eder. Sağ sütundaki ikinci açıklama karmaşık felsefi tartışmaların ve akıl dışı dogmaların bulunmamasını ifade ettiği için eşleşme tamamlanır.
İnanç esaslarının anlaşılırlık ve fıtrîlik yönünü ortaya koymak amacıyla yapılır.

Anahtar Kavram

İslam İnanç Esasları ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Bir İslam bilgini, namaz kıldığı hâlde yalan söylemekten, gıybet etmekten ve kul hakkı yemekten çekinmeyen bir kişi hakkında şu değerlendirmeyi yapmıştır:

"Bu kişinin kıldığı namaz, fıkhi açıdan geçerlilik şartlarını taşımış ve üzerindeki borcu düşürmüş olabilir. Ancak bu ibadet, Kur'an'ın namaza yüklediği kötülüklerden alıkoyma işlevini yerine getiremediği için ibadetin asıl gayesinden mahrum kalmıştır."

Bu parçadan hareketle İslam'da ibadet ve ibadetin amacı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İbadetlerin şekil yönünden yerine getirilmesi dini bir yükümlülüğün ifası iken; ibadetlerin asıl gayesi, insanın iç dünyasını arındırmak ve ahlaki bir dönüşüm gerçekleştirmektir.

Cevap

İbadetlerin şekil yönünden yerine getirilmesi dini bir yükümlülüğün ifası iken; ibadetlerin asıl gayesi, insanın iç dünyasını arındırmak ve ahlaki bir dönüşüm gerçekleştirmektir.
İbadetlerin şekil yönünden yerine getirilmesi dini bir yükümlülüğün ifası iken; ibadetlerin asıl gayesi, insanın iç dünyasını arındırmak ve ahlaki bir dönüşüm gerçekleştirmektir ifadesini barındıran seçenek doğrudur. Çünkü parçada, ibadetin fıkhi olarak geçerli olup kişiden borcu düşürmüş olabileceği belirtilmekte ancak ibadetin asıl gayesinin ahlaki olgunlaşma ve kötülüklerden uzaklaşma olduğu vurgulanmaktadır. Bu durum ibadetin şekil ve amaç boyutunu mükemmel şekilde açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada sunulan durumun fıkhi ve ahlaki boyutlarını ayrıştırın.
Namaz kılan kişinin fıkhen geçerli bir ibadet yaptığı ancak ahlaki arınma ve kötülüklerden uzaklaşma (namazın asıl gayesi) hedefine ulaşamadığı görülür.
Parçadaki temel tez olan 'ibadetin şekilsel geçerliliği ile ahlaki gayesinin her zaman eş zamanlı gerçekleşmeyebileceği' durumunu kavramak için.
2
İbadetin rükünleri (şekilsel yönü) ile nihai amacı (ahlaki dönüşüm) arasındaki ilişkiyi kuran seçeneği belirleyin.
İbadetin şekilsel ifasının bir yükümlülük olduğunu, asıl hedefin ise kalbi ve ahlaki bir arınma olduğunu belirten ifadenin doğruluğu tespit edilir.
İbadetlerin sadece birer şekilden ibaret olmadığını, ahlaki birer eğitim aracı olduğunu gösteren seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

İslam'da İbadet ve İbadetin Amacı
ÖncekiSayfa 2 / 4Sonraki
Bilgi, İnanç ve İbadet Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin