Halk Edebiyatı

127 soru

Soru 41Soru

Aşağıda verilen tasavvufi şiir alıntılarını (sol sütun), ait oldukları Tekke edebiyatı nazım türleriyle (sağ sütun) doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aslımız bir nur idi cismimiz âdem olmadan
Biz o nurun şulesiyiz halk-ı alem olmadan
Arş u kürsî, kevn ü mekân yoğ idi biz var idik
Kudret-i Hak zâhir oldu sırr-ı mübhem olmadan
Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıdı
Der ne yersin kozumu
Önce tevhit eyle dilin temizle
Mürşid-i kâmilin izini izle
Gönül beytullah’tır sırrını gizle
Hizmet eyle pîre, bulasın felah
Kudret kandilinde parlayıp duran
Muhammed Ali’nin nurudur billah
Zuhur edip küffara kılıç uran
Ali’yyü'l-Murtaza şahımdır eyvallah

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci dörtlük devriye, ikinci dörtlük şathiye, üçüncü dörtlük nutuk, dördüncü dörtlük ise nefes ile eşleşmelidir.
Verilen dörtlükler incelendiğinde; ilk dörtlükte varoluşun başlangıcı ve ruhun devri (devriye), ikinci dörtlükte Yunus Emre'nin ünlü sembolik ve alaycı üsluba sahip şathiyesi (şathiye), üçüncü dörtlükte tarikata giren kişiye yönelik didaktik öğütler (nutuk), dördüncü dörtlükte ise Hz. Ali ve Ehlibeyt sevgisini içeren Bektashi şiiri (nefes) yer almaktadır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dörtlüğün (Aslımız bir nur idi...) temasını inceleyin.
Dörtlükte ruhun dünyadan önceki varlığı ve yaratılış devri anlatılmaktadır, bu da devriye türüne işaret eder.
Devriye türü, insan ruhunun Allah'tan gelip tekrar Allah'a döneceği felsefesini işler.
2
İkinci dörtlüğün (Çıktım erik dalına...) üslubunu inceleyin.
Erik dalında üzüm yemek gibi mantık dışı görünen ifadeler içermektedir, bu da şathiye türüne işaret eder.
Şathiye türü, ilk bakışta saçma veya alaycı görünen ama tasavvufi sırları sembollerle anlatan şiirlerdir.
3
Üçüncü dörtlüğün (Önce tevhit eyle...) işlevini inceleyin.
Mürşide hizmet etmek, dili temizlemek gibi tarikat kuralları ve öğütler verilmektedir, bu da nutuk türüne işaret eder.
Nutuk türü, tarikata yeni girenlere adab-ı muaşeret ve tarikat kurallarını öğretmek amacıyla yazılan didaktik şiirlerdir.
4
Dördüncü dörtlüğün (Kudret kandilinde...) anahtar kavramlarını inceleyin.
Muhammed Ali ve Ali'yyü'l Murtaza isimleri geçmektedir, bu da Alevi-Bektaşi geleneğindeki nefes türüne işaret eder.
Nefes türü, Alevi-Bektaşi şairlerince yazılan, özellikle Hz. Ali ve Ehlibeyt sevgisini işleyen şiirlerdir.

Anahtar Kavram

Tekke-Tasavvuf edebiyatı nazım türlerinin içerik ve üslup özelliklerine göre ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 42Soru

Katre idim ummana karıştım
Nokta idim deftere yazıldım
Arş-ı Alada miraca ulaştım
Böylece devredip geldim cihana

Bu dörtlüğün içerik özellikleri dikkate alındığında, dinî-tasavvufî halk edebiyatı (tekke edebiyatı) nazım türlerinden hangisine ait olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devriye

Cevap

Devriye (İnsanın varoluşunun Allah'tan gelip tekrar O'na döneceği devir kuramını anlatan nazım türü)
Verilen dörtlükte tasavvuf felsefesindeki devir kuramı (insanın ve evrenin mutlak varlıktan çıkıp tekrar ona dönmesi) işlenmektedir. Şairin 'devredip geldim cihana' dizesiyle bu döngüyü açıkça belirtmesi, şiirin devriye türüne ait olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün ana temasını ve kullanılan anahtar kavramları belirleyin.
Dörtlükteki 'katre' (damla) iken 'umman' (okyanus) olunması ve 'devredip geldim cihana' ifadesiyle ruhun evrendeki devir sürecinin anlatıldığı saptanır.
Şiirin tasavvufi içeriğini analiz ederek hangi düşünce sistemine dayandığını bulmak gerekir.
2
Belirlenen tasavvufi düşüncenin tekke edebiyatındaki nazım türü karşılığını bulun.
Ruhun Allah'tan çıkıp çeşitli aşamalardan geçerek tekrar Allah'a dönmesini anlatan nazım türünün devriye olduğu belirlenir.
Nazım türlerinin tanım ve özellikleriyle şiir içeriğini eşleştirmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Dinî-Tasavvufî Halk Edebiyatı Nazım Türleri (Devriye)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 43Soru

Tasavvufi düşüncede ruhun mutlak varlıktan, yani Allah’tan ayrılıp dünyaya gelmesini ve dünyadaki tekâmülünü tamamladıktan sonra tekrar aslına dönmesini anlatan şiirler Tekke edebiyatında özel bir tür oluşturur.

Buna göre, içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında;

*Katre idim ummanlara karıştım*
*Kaç bulandım kaç duruldum kim bilir*
*Devre edip âlemleri dolaştım*
*Bir sanata kaç sarıldım kim bilir*

dörtlüğünün nazım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devriye

Cevap

Verilen dörtlük içerik özellikleri bakımından değerlendirildiğinde tasavvuftaki ruhun devir döngüsünü anlattığı için doğru cevap devriye nazım türüdür.
Doğru cevap devriye nazım türüdür. Tasavvuf inancındaki nüzul (inme) ve uruc (yükselme) kavramlarını, yani ruhun yüce bir alemden gelip dünyaya inmesini ve tekrar aslına dönerek döngüyü tamamlamasını anlatan şiirler devriye olarak adlandırılır. Verilen dörtlükte geçen 'katre (damla) iken ummana (okyanusa) karışmak', 'alemleri devre edip dolaşmak' ifadeleri ruhun bu devrini doğrudan ve açıkça tasvir etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlükte geçen anahtar kelimeleri ve temayı belirlemek
Şiirde geçen 'katre' (damla), 'umman' (okyanus), 'devre edip' ve 'âlemleri dolaştım' kavramları, insanın varoluşunun evrelerini ve evrendeki hareketini simgelemektedir.
Nazım türünü doğru belirleyebilmek için öncelikle şiirin içeriğini ve kelime kadrosunun neye işaret ettiğini anlamak gerekir.
2
Elde edilen temayı dini-tasavvufi halk edebiyatı nazım türlerinin tanımlarıyla karşılaştırmak
Ruhun mutlak varlıktan (Allah'tan) çıkıp dünyaya gelmesini ve dünyadaki tekâmülünden sonra tekrar aslına dönmesini anlatan türün 'devriye' olduğu tespit edilir.
Tasavvuftaki devir kuram�� (nüzul ve uruc) ile doğrudan ilişkili olan nazım türünün belirlenmesi hedeflenmiştir.
3
Seçeneklerdeki diğer nazım türlerini eleyerek doğru cevabı kesinleştirmek
Şiirde öğreticilik (nutuk), alaycı söyleyiş (şathiye), genel Allah övgüsü (ilahi) veya Bektaşi tarikat anlayışı (nefes) bulunmadığı için doğru nazım türünün devriye olduğu kesinleşir.
Çeldiricilerin elenmesi, ulaşılan sonucun doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Devriye
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 44Soru

Katre idik süzüldük ummana karıştık
Nokta idik harf-i hecaya eriştik
Dokuz ay on gün batn-ı maderde kalıp
Vakt-i saatte bu cihana yetiştik

Bu dörtlükle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında bu dörtlük, mürşitlerin tarikata yeni katılan dervişlere tarikat adabını ve tasavvuf ilkelerini öğretmek amacıyla kaleme aldığı "nutuk" türünün özelliklerini yansıtmaktadır.

Cevap

İçerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında bu dörtlük, mürşitlerin tarikata yeni katılan dervişlere tarikat adabını ve tasavvuf ilkelerini öğretmek amacıyla kaleme aldığı "nutuk" türünün özelliklerini yansıtmaktadır.
Verilen dörtlük, mutlak varlıktan kopan insan ruhunun maddi aleme inişini ve tekrar aslına dönme sürecini (kavs-i nüzul ve kavs-i uruc) anlatan bir "devriye" örneğidir. Dervişlere tarikat kurallarını öğretmeyi amaçlayan didaktik nitelikli şiirlere ise "nutuk" denir. Bu nedenle, dörtlüğün nutuk türünün özelliklerini yansıttığını savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin içeriğindeki ana temayı ve tasavvufi kavramları analiz etmek.
Şiirde ruhun "katre" (damla) olarak okyanusa karışması, ana rahminde ge��irdiği süre ve dünyaya gelmesi anlatılmaktadır. Bu da insanın Allah'tan gelip tekrar Allah'a döneceğini savunan devir kuramıdır.
Şiirin hangi nazım türüne ait olduğunu belirlemek için içeriğin tespiti gereklidir.
2
Dörtlüğün biçimsel özelliklerini ve ahenk unsurlarını incelemek.
Dörtlük 11'li hece ölçüsüyle yazılmıştır. "karış-tık", "eriş-tik" ve "yetiş-tik" sözcüklerindeki benzer görevli ekler (-tık / -tik) rediftir.
Biçimsel ve yapısal yargıların doğruluğunu denetlemek için ölçü ve uyak analizi yapılır.
3
Nazım türü tanımlarını karşılaştırarak yanlış olan seçeneği belirlemek.
Nutuk, tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek için yazılan öğretici şiirlerdir. Bu şiir ise devriye türüne aittir. Dolayısıyla dörtlük için nutuk denmesi yanlıştır.
Nazım türlerinin içerik farklarını ortaya koyarak doğru yanıta ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen tasavvufi şiir alıntılarını, sağ sütundaki ait oldukları Tekke (din��-tasavvufî) halk edebiyatı nazım türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Aşkın şarabından içem
Mecnun olup dağa düşem
Sensin dünü gün endişem
Bana seni gerek seni"
"Güzel âşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi"
"Kıldan köprü yaratmışsın
Gelsin kullarım geçsin deyi
Hele biz şöyle duralım
Yiğit isen geç a Tanrı"
"Dokuz ay on gün batn-ı maderde
Kudret lokmasını yiyip gelirken
Dört kapı selâmın verip bu yerde
Böylece devredip geldim cihana"

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Birinci dörtlük İlahi ile, ikinci dörtlük Nefes ile, üçüncü dörtlük Şathiye ile, dördüncü dörtlük ise Devriye ile eşleşmektedir.
Eşleştirme, dörtlüklerin içerdikleri tasavvufi temalar ve anahtar kavramlar dikkate alınarak yapılmıştır. 'Bana seni gerek seni' dizesi ilahi aşkı yansıttığından ilahi ile; 'rıza lokması' gibi tarikat kavramları nefes ile; Allah'la samimi ve teklifsiz bir dille konuşan üslup şathiye ile; ruhun dünyaya gelip bedenlenmesini ve devrini anlatan ifadeler ise devriye nazım türü ile doğru biçimde eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'Aşkın şarabından içem' ve 'Bana seni gerek seni' ifadeleri Allah sevgisini doğrudan yansıtır. Bu tema bizi İlahi nazım türüne ulaştırır.
��lahiler, Allah aşkını ve O'na duyulan özlemi dile getiren en yaygın tasavvufi şiirlerdir.
2
İkinci dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'rıza lokması' ifadesi Bektaşi-Alevi edebiyatına özgü ritüel ve adabı yansıtır. Bu kavram bizi Nefes nazım türüne ulaştırır.
Nefesler, Bektaşi şairlerin tarikat ilkelerini ve Hz. Ali'yi öven ezgili şiirleridir.
3
Üçüncü dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'Yiğit isen geç a Tanrı' dizesi yaratıcıyla teklifsizce şakalaşır gibi bir üslup taşır. Bu üslup bizi Şathiye nazım türüne ulaştırır.
Şathiyeler, görünüşte inançlarla alay eder gibi duran ancak tasavvufi derinlik barındıran şiirlerdir.
4
Dördüncü dörtlüğün incelenmesi ve eşleştirilmesi
Dörtlükteki 'devredip geldim cihana' dizesi ruhun evrendeki devrini anlatır. Bu kavram bizi Devriye nazım türüne ulaştırır.
Devriyeler, insanın ve evrenin yaratılıştan itibaren geçirdiği aşamaları ve Allah'a dönüşünü konu alan şiirlerdir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

Halk hikâyeleri; Türk edebiyatında destan döneminin kapanmasından sonra ortaya çıkan, genellikle aşk ve kahramanlık konularını işleyen, sözlü gelenekte yaşayan anlatılardır.

Buna göre, halk hikâyeleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olaylar tamamen hayal ürünüdür; olayların gerçekleştiği yer ve zaman masallardaki gibi tamamen belirsizdir.

Cevap

Halk hikâyelerinde olayların geçtiği yer ve zaman masallardaki gibi tamamen belirsiz değildir; Erzurum, Halep, Tiflis gibi gerçek coğrafi mekânlar kullanılır ve olaylar tamamen hayal ürünü olmayıp gerçekçi unsurlar barındırır.
Halk hikâyelerinde mekân ve zaman tamamen belirsiz değildir; hikâyelerde Erzurum, Tiflis, Halep gibi gerçek coğrafi mekânlara yer verilir. Ayrıca olaylar tamamen hayal ürünü olmayıp gerçek yaşamla bağları bulunur. Bu nedenle olayların tamamen hayal ürünü ve mekânların tamamen belirsiz olduğunu savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Halk hikâyelerinin yapısal özelliklerini incelemek.
Halk hikâyelerinin nazım-nesir karışık olduğu, olağanüstülüklerin destanlara göre azaldığı ve âşıklarca saz eşliğinde anlatıldığı bilgileri doğrulanır.
Seçeneklerdeki doğru bilgileri eleyerek yanlış olanı bulmak.
2
Halk hikâyelerindeki mekân ve gerçeklik unsurunu masal türüyle karşılaştırmak.
Masallarda mekân tamamen belirsizken halk hikâyelerinde gerçek coğrafi mekânların kullanıldığı tespit edilir.
Hikâyede yer alan olayların ve mekânın tamamen hayal ürünü ve belirsiz olduğunu iddia eden seçeneğin yanlış olduğunu kanıtlamak.

Anahtar Kavram

Halk Hikâyelerinin Yapısal ve İçerik Özellikleri
Soru 47Soru

Suna başın alıp gitmiş
Bülbülün feryadı artmış
Aşkın beni mecnun etmiş
Dolaşırım çöller gibi

Bu dörtlük, biçim ve içerik özellikleri dikkate alındığında Halk edebiyatının aşağıdaki genel niteliklerinden hangisiyle çelişir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yabancı sözcük ve kurallarla yüklü, soyut ve se��kin zümreye hitap eden süslü bir dilin benimsenmesi

Cevap

Yabancı sözcük ve kurallarla yüklü, soyut ve seçkin zümreye hitap eden süslü bir dilin benimsenmesi
Verilen dörtlükte sade bir dil, somut bir konu (aşk), hece ölçüsü ve dörtlük birimi kullanılmıştır. Bu özellikler Halk edebiyatının tipik özellikleridir. Ancak süslü, sanatlı ve soyut bir dilin kullanılması Divan edebiyatının bir özelliği olup bu dörtlükle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün dil ve tema özelliklerini çözümlemek.
Şiirde oldukça yalın, doğrudan halkın konuştuğu Türkçe ile somut aşk temasının işlendiği tespit edilir.
Halk edebiyatının dil ve tema özelliklerini belirlemek.
2
Dörtlüğün şekil ve ahenk özelliklerini (ölçü, nazım birimi, kafiye) incelemek.
Nazım biriminin dörtlük olduğu, 8'li hece ölçüsünün kullanıldığı ve dize sonlarında yarım kafiye ile redife yer verildiği görülür.
Şiirin biçimsel özelliklerinin Halk edebiyatı kurallarına uygunluğunu denetlemek.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri dörtlükten elde edilen verilerle karşılaştırarak çelişen özelliği bulmak.
Arapça ve Farsça kelimelerle yüklü, sanatlı ve soyut bir dil kullanımı Divan edebiyatına aittir, dolayısıyla bu dörtlükle çelişir.
Çelişen şıkkı belirleyerek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Halk Edebiyatının Genel Özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 48Soru

Önce tevhit eyle dilin temizle
Mürşidin sözünü can ile dinle
Erenler sırrına erersin böyle
Bu yola girenler edebi gözler

Bu dörtlüğün içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında, dinî-tasavvufî halk edebiyatı nazım t��rlerinden hangisine örnek oluşturduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nutuk

Cevap

Nutuk
Verilen dörtlükte tarikata yeni giren dervişlere yol gösterme, 'mürşidin sözünü dinleme' ve 'edep gözleme' gibi tarikat kuralları telkin edilmektedir. Bu didaktik içerik ve üslup, dervişlere tarikat adabını öğretmek amacıyla yazılan nutuk nazım türüne aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün ana temasını ve kullanılan anahtar kelimeleri tespit etmek.
Dörtlükte 'mürşit', 'tevhit eyle', 'edep' ve 'yola girenler' kavramlarının kullanıldığı görülür. Şiir didaktik bir üslupla dervişlere rehberlik etmektedir.
Dinî-tasavvufî halk edebiyatında nazım türlerinin tespiti, şiirin temasına ve şairin amacına göre yapılır.
2
Dörtlükteki içeriği dinî-tasavvufî halk edebiyatı nazım türlerinin tanımlarıyla karşılaştırmak.
Tarikata yeni giren dervişlere tarikat adabını ve kurallarını öğretmeyi amaçlayan bu tür didaktik şiirlerin 'nutuk' nazım türüne ait olduğu sonucuna ulaşılır.
Öğretici üslup ve tarikat kuralları telkini sadece nutuk nazım türünün belirleyici özelliğidir.

Anahtar Kavram

Dinî-tasavvufî halk edebiyatında tarikat kurallarını öğreten nutuk nazım türü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Halkın hayal gücüyle oluşturduğu; bir dağın, gölün, kaya oluşumunun veya tarihî bir kahramanın ortaya çıkışını ya da şekil değiştirmesini açıklayan ve anlatılanların kutsal veya gerçek olduğuna inanılan kısa anlatılardır. Masallardan farklı olarak inanç unsurunun ön planda olduğu bu anlatılarda kalıplaşmış tekerlemelere yer verilmez.

Bu parçada özellikleri belirtilen halk anlatısı türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Efsane

Cevap

Efsane
Parçada sözü edilen özellikler efsane türünü tanımlamaktadır. Efsaneler, doğa unsurlarının ya da bazı tarihî kişilerin kökenini açıklamak üzere anlatılan, halkın doğruluğuna veya kutsallığına inandığı ve herhangi bir kalıplaşmış giriş tekerlemesi barındırmayan kısa anlatılardır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını (inanç unsuru, kutsal ya da gerçek kabul edilme, doğa oluşumlarının kökenini açıklama ve tekerlemesiz olma) incelemek.
Bu özelliklerin masal, destan veya halk hikâyesine ait olmadığını, efsanenin ayırt edici nitelikleri olduğunu belirlemek.
Efsanelerin en önemli farkı, halkın bu anlatılara gerçekten inanması ve tekerleme barındırmamasıdır.

Anahtar Kavram

Efsane türünün özellikleri ve diğer halk anlatılarından farkları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 50Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen tasavvufi şiir alıntılarını, sağ sütundaki ait oldukları Tekke (dinî-tasavvufî) halk edebiyatı nazım türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aşkın oduna yananlar
Ağlar ağlar Hak'kı anar
Deryaya düşen balıklar
Yine deryaya can atar
Güzel aşık cevrimizi
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Çıktım erik dalına
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıdı
Der ne yersin kozumu
On sekiz bin âlem halk olmadan biz
Vardık ol Sultan'ın divanındaydık
Kalem levhe gelip yazı yazmadan
Levh ü kalemin de canındaydık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Her dörtlük, işlediği tema ve üsluba göre sırasıyla İlahi, Nefes, Şathiye ve Devriye türleriyle eşleşmektedir.
Verilen tasavvufi şiir stanzaları ile nazım türleri arasındaki eşleştirme, her türün kendine özgü konusu ve felsefi arka planı temel alınarak yapılmıştır. İlahi Allah aşkını, Nefes tarikat adabını, Şathiye sembolik ve şaşırtıcı tezatları, Devriye ise ruhun evrendeki devrini konu edinir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dörtlüğün ('Aşkın oduna yananlar...') temasını belirleme
Dörtlükte Allah aşkı ve O'na yöneliş işlenmiştir. Bu tema ilahi türünün en karakteristik özelliğidir.
İlahiler, Allah sevgisini ve tasavvufi aşkı yaygın bir hitapla anlatan dinî şiirlerdir.
2
İkinci dörtlüğün ('Güzel aşık cevrimizi...') tarikat terimlerini analiz etme
'Rıza lokması' ve 'aşık' gibi kavramlar Bektaşi tekkelerindeki adabı simgeler. Dolayısıyla nefes türüne aittir.
Nefesler, Bektaşi şairleri tarafından cem ayinlerinde okunmak üzere yazılan, tarikat inançlarını anlatan şiirlerdir.
3
Üçüncü dörtlüğün ('Çıktım erik dalına...') anlatım üslubunu değerlendirme
Erik dalında üzüm yemek gibi mantıksal olarak tezat oluşturan, mecazi derinlik barındıran bu dörtlük şathiyedir.
Şathiyeler, inançlara karşı lakayt ve alaycı bir üslup taşıyor gibi görünen ama tasavvufi sırları barındıran şiirlerdir.
4
Dördüncü dörtlüğün ('On sekiz bin âlem halk olmadan biz...') felsefesini inceleme
Ruhun bedene girmeden önceki varlığını ve devir teorisini anlattığı için devriye türüne aittir.
Devriyeler, ruhun Allah'tan çıkıp tekrar Allah'a döneceğini konu alan felsefi-tasavvufi nazım türleridir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri ve Tematik Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 51Soru

Halk hikâyeleri üzerine yapılan bir çalışmada araştırmacı, incelediği metinden şu kesiti alıntılar:

'Tahir sazı eline aldı, bakalım Zühre’sine ne cevap verdi:
*Karşıdan geliyor benim efendim*
*Göz süzüp gerdanını kıran efendim*
*Eğer senin sevdiğin ben isem*
*Ağlama göreyim gözün efendim*

Tahir böyle söyleyince Zühre’nin gözyaşları sel oldu, bağr�� yandı. Araya giren vezir, padişahın fermanını okudu ve Tahir’in Mardin Kalesi'ne sürgün edilmesine hükmetti. Tahir, yollara düşüp gurbetin acısını çekerken Zühre sarayda onun aşkıyla sararıp soldu.'

Bu parçadan hareketle halk hikâyelerinin yapısal, üslupsal ve icra özellikleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alıntılanan bu kesit, halk hikâyelerinin başlangıcında yer alan, dinleyiciyi/okuyucuyu anlatıya hazırlamak amacıyla kalıplaşmış sözler ve tekerlemelerle örülen 'döşeme' bölümünden alınmıştır.

Cevap

Alıntılanan bu kesit, halk hikâyelerinin başlangıcında yer alan, dinleyiciyi/okuyucuyu anlatıya hazırlamak amacıyla kalıplaşmış sözler ve tekerlemelerle örülen 'döşeme' bölümünden alınmıştır.
Verilen parçada Tahir ile Zühre hikâyesinin düğüm noktalarından biri olan sürgün olayı ve kahramanların bu olay karşısındaki duygusal tepkileri anlatılmaktadır. Bu durum, halk hikâyesinin gelişim ve çatışma aşamalarını içeren 'asıl konu' bölümüne aittir. Oysa 'döşeme' bölümü hikâyenin en başında yer alır ve olaylardan bağımsız, dinleyiciyi anlatıya hazırlayan tekerlemeler ve kalıplaşmış sözler içerir. Dolayısıyla, metnin 'döşeme' bölümünden alındığını belirten yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin içeriğini ve olay örgüsündeki yerini analiz etme
Metinde Tahir'in Zühre'ye saz eşliğinde seslenmesi, ardından vezirin kararıyla sürgüne gönderilmesi ve her iki kahramanın yaşadığı aşk acısı anlatılmaktadır.
Metnin halk hikâyesinin hangi yapısal bölümüne denk düştüğünü saptamak için içeriğin belirlenmesi gerekir.
2
Halk hikâyesi yapısal bölümlerinin işlevlerini hatırlama
Döşeme bölümünün hikâyenin başında yer alan, dinleyiciyi hazırlayan tekerlemeli ve kalıplaşmış giriş kısmı olduğu; asıl konu bölümünün ise olayların geliştiği, düğümlerin atıldığı ana kısım olduğu belirlenir.
Verilen metindeki olayların 'döşeme' tanımına uyup uymadığını kontrol etmek gerekir.
3
Metin ile yapısal bölümleri karşılaştırarak seçeneğin doğruluğunu değerlendirme
Alıntılanan metinde ana olayların ve trajik sürgünün anlatıldığı görülür, dolayısıyla bu kısım 'asıl konu' bölümüdür. Parçanın 'döşeme' bölümünden alındığını iddia eden seçeneğin yanlış olduğu saptanır.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu teyit ederek yanlış olan yargıyı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Halk hikâyelerinin yapısal bölümleri ve genel özellikleri
Soru 52Soru

Genç yaşımda ölüm aldı başımı
Gözyaşına boğdu tüm yoldaşımı
Gidin söylen anama dökmesin yaşını
Kara toprak aldı körpe yaşımı

Bu dizelerin teması ve genel özellikleri dikkate alındığında, anonim halk edebiyatının hangi nazım türüne ait olduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağıt

Cevap

Ağıt
Şiirde geçen 'ölüm', 'gözyaşı' ve 'kara toprak' gibi ifadeler doğrudan bir kişinin vefatından duyulan üzüntüyü yansıtmaktadır. Anonim halk edebiyatında ölen kişilerin ardından söylenen bu tür şiirlere ağıt denir.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin temasını ve anahtar kelimelerini belirlemek.
Şiirde geçen 'ölüm', 'gözyaşı', 'kara toprak' gibi ifadeler bir vefatın ardından duyulan acıyı yansıtmaktadır.
Nazım türleri belirlenirken şiirin işlediği konu ve tema en belirleyici unsurdur.
2
Belirlenen temayı anonim halk edebiyatı nazım türleriyle eşleştirmek.
Ölüm konusunu işleyen ve ölen kişinin ardından duyulan acıyı dile getiren anonim halk edebiyatı ürünü ağıttır.
Soruda anonim halk edebiyatı nazım türü sorulmaktadır.
3
İslamiyet öncesi dönemle karıştırılma ihtimalini elemek.
İslamiyet öncesindeki karşılığı sagu olsa da soruda anonim halk edebiyatı çerçevesindeki karşılığı istendiği için doğru cevap ağıttır.
Dönemler arası kavramsal ayrımı doğru yapmak çeldiricileri elemeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Anonim Halk Edebiyatı Nazım Türleri (Ağıt)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 53Soru

Masallarda asıl konuya geçilmeden önce dinleyicinin ilgisini çekmek, onu anlatılacak hayalî dünyaya hazırlamak amacıyla söylenen; i��inde kalıplaşmış tekerlemelerin yer aldığı giriş bölümü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Döşeme

Cevap

Döşeme
Masalların başında yer alan ve dinleyicinin ilgisini çekmek amacıyla söylenen tekerlemeli giriş bölümüne döşeme adı verilir. Bu nedenle döşeme ifadesini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Masal türünün yapısal bölümlerini (döşeme, serim, düğüm, çözüm, dilek) ve işlevlerini hatırlayın.
Masalın beş temel yapısal bölümden oluştuğu belirlenir.
Soruda sorulan tekerlemeli giriş bölümünün hangi kavramla karşılandığını bulmak için bölümlerin özellikleri analiz edilmelidir.
2
Tekerlemelerin ve kalıplaşmış sözlerin yer aldığı başlangıç kısmını eşleştirin.
Bu özelliklerin 'döşeme' bölümüne ait olduğu saptanır.
Dinleyiciyi masala hazırlayan ve tekerlemelerle başlayan ilk bölüm döşemedir.

Anahtar Kavram

Masalın Yapısal Bölümleri
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru

Sol sütundaki âşık edebiyatı temsilcilerini, sağ sütundaki ayırt edici edebi nitelikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karacaoğlan
Âşık Veysel
Seyrani

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karacaoğlan -> Sadece hece ölçüsüyle yazdığı lirik güzellemeleriyle tanınan, şiirlerinde din dışı temaları işleyen 17. yüzyıl sanatçısı; Âşık Veysel -> Sazı ve sözüyle toprağa, doğaya bağlılığını anlatan, 20. yüzyılda Ahmet Kutsi Tecer tarafından keşfedilen halk şairi; Seyrani -> Toplumsal aksaklıkları, rüşvet ve haksızlıkları ele aldığı iğneleyici taşlamalarıyla tanınan 19. yüzyıl hiciv ustası
Doğru eşleştirmede; Karacaoğlan lirik güzellemeleriyle bilinen 17. yüzyıl sanatçısı tanımıyla; Âşık Veysel Cumhuriyet Dönemi'nde (20. yüzyıl) Ahmet Kutsi Tecer tarafından tanıtılan sanatçı tanımıyla; Seyrani ise toplumsal eleştirileri ve taşlamalarıyla bilinen 19. yüzyıl şairi tanımıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Karacaoğlan'ın yaşadığı yüzyılı ve en belirgin şiir tarzını belirlemek.
Karacaoğlan 17. yüzyıl temsilcisidir ve yalnızca hece ölçüsü kullanarak güzelleme (lirik şiir) türünde eserler vermiştir.
Karacaoğlan'ın divan edebiyatından etkilenmediğini ve aruz ölçüsünü hiç kullanmadığını bilmek doğru eşleştirmeyi bulmayı sağlar.
2
Âşık Veysel'in edebiyat tarihindeki yerini ve tanıtılma sürecini belirlemek.
Âşık Veysel, Cumhuriyet Dönemi (20. yüzyıl) şairidir ve Sivas'ta Ahmet Kutsi Tecer tarafından keşfedilerek edebiyat dünyasına kazandırılmıştır.
Yüzyıl ve keşfedilme bilgisi onu doğrudan diğer temsilcilerden ayırır.
3
Seyrani'nin halk edebiyatındaki temel yönelimini belirlemek.
Seyrani 19. yüzyılda yaşamış, toplumsal aksaklıkları ve adaletsizlikleri eleştiren güçlü taşlamalar yazmıştır.
Hiciv ve taşlama dendiğinde akla gelen ilk âşık edebiyatı sanatçısının Seyrani olduğunu bilmek eşleştirmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Temsilcilerinin Yüzyılları ve Edebi Özellikleri
Soru 55Soru

Dede Korkut Kitabı’nda yer alan "Kam Büre Bey O��lu Bamsı Beyrek" hikâyesinden alınan:

"Dedem Korkut geldi, şadlık çaldı, boy boyladı, soy soyladı, bu Oğuzname’yi söyledi, Beyrek’in olsun dedi:
Yum (dua) vereyim hanım:
Yerli kara dağların yıkılmasın.
Gölgeli büyük ağacın kesilmesin.
Taşkın akan güzel suyun kurumasın.
Kanatlarının uçları kırılmasın.
Kadir Mevla seni namerde muhtaç etmesin.
Biz dahi üç kelime dua kıldık, kabul olsun.
Amin amin diyenler Tanrı’yı görsün..."

bu parçayla ilgili;

I. Destan döneminden halk hikâyeciliğine geçişin izlerini taşıyan İslami ve İslamiyet öncesi unsurların sentezlendiği,
II. Nesir içine serpiştirilmiş "soylama" olarak adlandırılan manzum bölümlerle anlatımın ritmikleştirildiği,
III. Hikâyenin bitişinde yer alan ve "yum" adı verilen kalıplaşmış dua bölümünü örneklediği

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Öncüllerde verilen tüm yargıların (I, II ve III) doğru olduğunu belirten seçenek doğru cevaptır.
Verilen parçada İslamiyet öncesi tabiat kültüne ait unsurlar (dağ, ağaç, su) ile İslami ögeler (Mevla, Tanrı, amin) bir arada bulunarak geçiş dönemi sentezini yansıtır. Metindeki ritmik, aliterasyonlu ve şiirsel kısımlar Dede Korkut anlatılarında "soylama" olarak bilinir. Parçanın sonundaki dua bölümü ise geleneksel olarak "yum" (yum verme) adını alır. Dolayısıyla öncüllerin tamamı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki inanç ögelerini analiz etmek.
"Yerli kara dağlar", "gölgeli büyük ağaç" gibi doğa unsurları ile "Kadir Mevla", "dua", "Tanrı" gibi İslami kavramların bir arada kullanıldığı saptanmıştır.
Geçiş dönemi eseri olan Dede Korkut Hikâyeleri'nin hem İslamiyet öncesi hem de İslami inanç unsurlarını barındırdığını doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir. Bu durum birinci öncüldeki yargıyı doğrular.
2
Metnin biçimsel ve üslup özelliklerini incelemek.
Düz yazı (nesir) içinde "Yerli kara dağların yıkılmasın / Gölgeli büyük ağacın kesilmesin" gibi ses benzerliklerine ve ölçüye dayalı ritmik, şiirsel (manzum) yapıların yer aldığı görülmüştür.
Dede Korkut Hikâyeleri'nde anlatıcının veya kahramanların kopuz eşliğinde söylediği şiirsel bölümlerin "soylama" olarak adlandırıldığını kontrol etmek için bu adım uygulanır. Bu durum ikinci öncüldeki yargıyı doğrular.
3
Parçanın yer aldığı bölümün işlevini ve adlandırılmasını belirlemek.
Metinde "Yum (dua) vereyim hanım" ifadesiyle başlayan ve hikâyenin sonunda yer alan kalıplaşmış dua bölümü tespit edilmiştir.
Dede Korkut hikâyelerinin sonunda anlatıcının (Dede Korkut) ortaya çıkıp kahramanlara ve dinleyicilere dua ettiği kalıplaşmış bölüme "yum" (yum verme) dendiği bilgisini doğrulamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir. Bu durum üçüncü öncüldeki yargıyı doğrular.

Anahtar Kavram

Dede Korkut Hikâyeleri'nin dil, anlatım, biçim ve içerik özellikleri ile geçiş dönemi nitelikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

Kaşın çengel, kirpik ok,
Gözlerinin rengi çok.
Senden başka dünyada,
Benim hiç kimsem de yok.

Bu dizelerin nazım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mani

Cevap

Mani
Dörtlükteki dizelerin hece sayıları sayıldığında 7'li hece ölçüsüyle yazıldığı görülmektedir. Kafiye düzeni ise 'aaba' şeklindedir. Anonim halk edebiyatında tek dörtlükten oluşan, 7'li hece ölçüsüyle söylenen ve 'aaba' şeklinde kafiyelenen bu nazım biçimi manidir. Bu nedenle doğru cevap manidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin hece sayılarını kontrol etmek.
Her bir dizenin 7 heceden oluştuğu görülür (Ka-şın çen-gel, kir-pik ok -> 7 hece).
Nazım biçimini belirlemede hece sayısı en önemli ayırt edici unsurlardan biridir.
2
Şiirin kafiye şemasın�� çıkarmak.
Dizelerin son kelimelerindeki ses benzerliklerine göre kafiye düzeni 'aaba' şeklindedir (ok - a, çok - a, dünyada - b, yok - a).
Mani nazım biçiminin en belirgin özelliklerinden biri de aaba şeklindeki kafiye düzenidir.
3
Halk edebiyatı nazım biçimleriyle karşılaştırmak.
Anonim halk edebiyatında 7'li hece ölçüsüyle söylenen, tek dörtlükten oluşan ve aaba şeklinde uyaklanan nazım biçiminin mani olduğu tespit edilir.
Elde edilen yapısal özellikler sadece mani nazım biçimiyle uyuşmaktadır.

Anahtar Kavram

Anonim Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri (Mani)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 57Soru

Garip baktı ki anası ağlıyor, dayanamadı, sazı göğsüne koyup anasına şunları söyledi:

Gözüm yaşın sil a ana
Ben gidiyorum Halep'e doğru
Ağlayıp da beni yorma
Ben gidiyorum Halep'e doğru

Anası der ki:
Oğul gitme gurbet ele
Düşürürsün beni dile
Ağlatma gel anacığını
Gitme oğul Halep'e doğru

Garip anasının elini öptü, duasını aldı. Sazını omuzuna verip yola revan oldu.

Bu parçanın biçim, içerik ve anlatım özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, eserin ait olduğu anlatı türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mensur kısımların olayların aktarımında, manzum kısımların ise duyguların ifadesinde kullanıldığı; nazım-nesir karışık yapıya sahip bir halk hikâyesidir.

Cevap

Mensur kısımların olayların aktarımında, manzum kısımların ise duyguların ifadesinde kullanıldığı; nazım-nesir karışık yapıya sahip bir halk hikâyesidir.
Halk hikâyelerinin en karakteristik özelliği nazım ve nesrin iç içe olmasıdır. Olayların anlatıldığı kısımlarda nesir (düzyazı), konuşmaların yapıldığı ve duygusal yoğunluğun arttığı bölümlerde ise saz eşliğinde söylenen nazım (şiir) tercih edilir. Doğru seçenek bu yapısal özelliği tam olarak ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin biçimsel yapısını incelemek.
Metinde düzyazı (nesir) şeklinde anlatılan olayların arasına dörtlükler halinde şiirsel (nazım) bölümlerin yerleştirildiği görülür.
Eserin yapısal formunu (nazım-nesir karışıklığı) belirlemek.
2
Metnin tematik ve içerik özelliklerini belirlemek.
Garip ve anasının gurbete gidiş üzerine karşılıklı söyleşisi (vedalaşması) ve saz eşliğinde dile getirilen ifadeler mevcuttur.
Bu unsurların Türk halk edebiyatındaki âşık tarzı halk hikâyelerine has özellikler olduğunu anlamak.
3
Seçeneklerdeki diğer dönem ve tür özellikleri ile karşılaştırma yapmak.
Metnin din dışı olması, hece ölçüsüyle yazılması ve yapısı; onu tekke şiirinden, Geçiş Dönemi Dede Korkut anlatılarından, İslamiyet öncesi sagulardan ve Divan edebiyatı mesnevilerinden ayırır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru edebi tür tanımına ulaşmak.

Anahtar Kavram

Halk hikâyelerinin nazım-nesir karışık yapısı ve diğer dönem ürünlerinden farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen tasavvufi şiir alıntılarını, sağ sütundaki ait oldukları Tekke (dinî-tasavvufî) halk edebiyatı nazım türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kıldan köprü yaratmışsın / Gelsin kullar geçsin deyi / Hele biz şöyle duralım / Yiğit isen geç a Tanrı
Cihana gelmeden Hak ile birdik / Kudret kandilinde parlar dururduk / Anadan doğup da bu mülke geldik / Vücudumuz burda toprak eyledik
Güzel aşık cevrimizi / Çekemezsin demedim mi / Bu bir rıza lokmasıdır / Yiyemezsin demedim mi
Yalan söyleme hiç gıybete gitme / Emanete hıyanetlik eyleme / Dünya malı için gürültü etme / Edepli ol, cana kıyma erenler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şiir alıntılarının doğru nazım türleriyle eşleşmesi şu şekildedir: Kıldan köprüyle başlayan dörtlük Şathiye, Cihana gelmedenle başlayan dörtlük Devriye, Güzel aşıkla başlayan dörtlük Nefes, Yalan söylemeyle başlayan dörtlük ise Nutuk ile eşleşir.
Verilen dörtlüklerin içerik, dil, üslup ve tasavvufi temaları incelendiğinde; mizahi üsluba sahip kıldan köprü ile ilgili olan dörtlük şathiye, ruhun devrini anlatan dörtlük devriye, Alevi-Bektashi geleneğindeki rıza ve teslimiyet konulu dörtlük nefes, tarikat adabını öğreten didaktik dörtlük ise nutuk ile tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dörtlüğün içerik ve üslubunu inceleme
Dörtlükte Tanrı ile şakacı, senli benli bir dille konuşulduğu görülmektedir.
Tasavvuf edebiyatında bu tarz şiirler şathiye olarak adlandırılır. Dolayısıyla ilk dörtlük Şathiye ile eşleşir.
2
İkinci dörtlüğün konusunu belirleme
Dörtlükte ruhun dünyadan önce Hak ile beraber olması ve sonra dünyaya gelmesi (nüzul ve uruc/devir kuramı) işlenmektedir.
Ruhun Allah'tan gelip tekrar Allah'a döneceğini anlatan bu tür şiirlere devriye denir. Dolayısıyla ikinci dörtlük Devriye ile eşleşir.
3
Üçüncü dörtlüğün Alevi-Bektashi geleneğindeki yerini inceleme
Dörtlükte tarikat kuralları, rıza göstermek ve teslimiyet Alevi-Bektashi şairi Pir Sultan Abdal'ın diliyle nefes tarzında söylenmiştir.
Alevi-Bektashi törenlerinde saz eşliğinde söylenen tasavvufi şiirlere nefes denir. Dolayısıyla üçüncü dörtlük Nefes ile eşleşir.
4
Dördüncü dörtlüğün hitap yönünü ve amacını belirleme
Dörtlükte tarikata yeni girenlere ahlak, edep ve yol kuralları öğretilmektedir.
Tarikat adabını öğretmek amacıyla yazılan didaktik tasavvufi şiirlere nutuk denir. Dolayısıyla dördüncü dörtlük Nutuk ile eşleşir.

Anahtar Kavram

Tekke (Dinî-Tasavvufî) Edebiyatı Nazım Türleri
Soru 59Soru

17. yüzyılda yaşadığı tahmin edilen, şiirlerinde aşk, doğa ve ayrılık gibi temaları büyük bir yalınlıkla işleyen sanatçı, Divan edebiyatından hiç etkilenmemiş ve yalnızca hece ölçüsünü kullanmıştır. Güzellemeleriyle tanınan bu şair, Çukurova ve Toroslar çevresindeki göçebe yaşam tarzını şiirlerine samimi bir dille aktarmıştır.

Bu parçada söz edilen âşık edebiyatı temsilcisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karacaoğlan

Cevap

Karacaoğlan
Parçada verilen 17. yüzyıl, Divan edebiyatından etkilenmeme (sadece hece ölçüsü kullanma), güzelleme nazım türüyle tanınma ve Çukurova/Toroslar yöresi özellikleri Karacaoğlan'a aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar ifadeleri belirleme
Sanatçının 17. yüzyılda yaşadığı, yalnızca hece ölçüsü kullandığı (Divan edebiyatından etkilenmediği), güzellemeleriyle bilindiği ve Çukurova/Toroslar bölgesini işlediği tespit edilir.
Şairin kimliğini belirleyecek ayırt edici ipuçlarını ortaya çıkarmak.
2
Özellikleri seçeneklerdeki isimlerle eşleştirme
Sadece hece ölçüsüyle yazan ve 17. yüzyılda Çukurova yöresinde yaşayan temsilcinin Karacaoğlan olduğu kesinleşir.
Seçenekler arasından doğru şairi bulmak.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Temsilcileri ve Yüzyıl/Biçim Özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 60Soru

Aşağıda verilen halk edebiyatı dörtlüklerini, hece ölçüsü ve tema özelliklerini dikkate alarak sağdaki nazım biçimi ve türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Köroğlu der ki belim büküldü
Gözümün cevheri yere döküldü
Geri çekilince kılıç çekildi
Mert dayanır, namert kaçar meydandan
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda adam beğenmez
Eline geçirse birkaç kuruşu
Kendini vezir-i azam beğenmez

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Köroğlu'nun yiğitlik temalı 11'li dörtlüğü 'Koşma / Koçaklama' ile, Karacaoğlan'ın aşk temalı 8'li dörtlüğü 'Semai / Güzelleme' ile, Seyrani'nin eleştiri temalı 11'li dörtlüğü ise 'Koşma / Taşlama' ile eşleşir.
Dörtlüklerin hece ölçüsü ve temaları eşleştirildiğinde; Köroğlu'nun yiğitlik konulu ve 11'li hece ölçüsündeki şiiri 'Koşma / Koçaklama' ile; Karacaoğlan'ın aşk konulu ve 8'li hece ölçüsündeki şiiri 'Semai / Güzelleme' ile; Seyrani'nin toplumsal eleştiri konulu ve 11'li hece ölçüsündeki şiiri 'Koşma / Taşlama' ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüklerin hece sayılarını bulmak için ünlü harfleri sayınız.
Birinci dörtlük 11'li, ikinci dörtlük 8'li, üçüncü dörtlük 11'li hece ölçüsüne sahiptir. Bu durum birinci ve üçüncü dörtlüklerin koşma, ikinci dörtlüğün ise semai nazım biçimiyle yazıldığını gösterir.
Âşık edebiyatında koşmalar genellikle 11'li, semailer ise 8'li hece ölçüsüyle yazılır.
2
Dörtlüklerin temalarını belirleyiniz.
Birinci dörtlükte savaş ve yiğitlik (mertlik, kılıç), ikinci dörtlükte aşk ve güzellik (Elif), üçüncü dörtlükte ise toplumsal eleştiri (adam beğenmeme, kendini vezir-i azam beğenmeme) konuları işlenmiştir.
Nazım türleri işlenen temaya göre belirlenir.
3
Hece ölçüsü ve tema bilgilerini birleştirerek eşleştirmeyi tamamlayınız.
Birinci dörtlük (11'li, yiğitlik) -> Koşma / Koçaklama; ikinci dörtlük (8'li, aşk) -> Semai / Güzelleme; üçüncü dörtlük (11'li, yergi) -> Koşma / Taşlama şeklinde eşleşir.
Hem yapısal (ölçü) hem de tematik (tür) özellikler doğru şekilde bir araya getirilmelidir.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Nazım Biçimleri (Koşma, Semai) ve Nazım Türleri (Güzelleme, Koçaklama, Taşlama)
ÖncekiSayfa 3 / 7Sonraki
Halk Edebiyatı Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 3 | Examkin