Halk Edebiyatı
127 soru
Aşağıdaki sol sütunda verilen tasavvufi şiir alıntılarını, sağ sütundaki ait oldukları Tekke (dinî-tasavvufî) halk edebiyatı nazım türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Yapıp da neylersin sen onu attın
Halk ettin dünyayı nura boyadın
Kendin de oturup seyre mi baktın
Ruh idim kavuştum ten ile cana
Katre idim girdim sedefe kana
Şimdi insan olup durdum efendim
Çekemezsin demedim mi
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi
Mürşid-i kâmilin elin öpelim
Edebi, erkânı yolda görelim
Tarikatın aslı edeptir edep
Eşleşmeler
Âşık edebiyatı geleneğine ait üç farklı şiirden alınan bentlerin nazım biçimlerini ve türlerini doğru tespit etmek isteyen bir öğrencinin incelediği aşağıdaki dörtlükleri, karşılarındaki uygun biçim ve tür açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Ölmeden bir dem sürelim
Gözümüze toprak dolmadan
Gelin murada erelim
Senden ümidi kesmedim
Cevr u cefan çekmek için
Yaratıldım ben esmedim
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir
Eşleşmeler
15. yüzyılda yaşamış, asıl adı Gaybî olan ve Alanya beyinin oğlu olarak bilinen şair, tasavvuf düşüncesini nükte ve mizahla harmanlayan şathiyeleriyle tanınmıştır. Eserlerinde hem hece hem de aruz ölçüsün�� kullanan sanatçının en ünlü yapıtı *Budalanâme* adlı mensur eserdir.
Bu parçada söz edilen tasavvuf şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Gönül gurbet ele varma
Ya dönülür ya dönülmez
Her g��zele meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez
Bu dörtlüğün nazım biçimi ve nazım türü aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
Deli Dumrul kadeh kaldırıp şarap içerken ansızın Azrail çıkageldi. Deli Dumrul'un gözü Azrail'i görmedi, canı dehşete düştü. Deli Dumrul der: 'Bire ne heybetli ihtiyarsın, kapıcılar seni görmedi, çavuşlar seni duymadı. Benim gözüm seni görmez oldu, canım ürperdi. Söyle bana, kimsin sen?' Azrail dedi: 'Bire deli, göz��n beni neden görsün? Al al kanlı yiğitlerin canını alıyorum, onun için geldim.' Deli Dumrul der: 'Bire Azrail, can alan sen misin?' Azrail: 'Evet, benim.' dedi. Deli Dumrul: 'Seni burada öldüreyim de bir yiğidin canını kurtarayım.' dedi.
Duha Koca Oğlu Deli Dumrul hikâyesinden alınan bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda bir halk anlatısından alınan bir kesit verilmiştir:
*Tepegöz eyitti:*
*— Bre yiğit! Sen benim elimden nasıl kurtuldun?*
*Basat eyitti:*
*— Tanrı'm kurtardı!*
*Tepegöz eyitti:*
*— Sana ölüm yokmuş! Şu mağaranın köşesinde bir kınsız kılıç var. Benim başımı o kılıçla kes.*
*Basat kılıcın yanına vardı, kabzasını tuttu. Kılıç meğer tılsımlı imiş. Ne zaman birisi kabzasını tutsa kılıç kendi kendine inip kalkarmış. Basat hemen bir parça et fırlattı, kılıç eti biçti. Başaramayacağını anlayınca kendi kılıcını çekip Tepeg��z'ün başını kesti.*
Bu parçanın biçim, içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında, ait olduğu anlatı türü ve bu türün özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Aşağıda verilen halk edebiyatı dörtlüklerini, hece ölçüsü ve tema özelliklerini dikkate alarak sağdaki nazım biçimi ve türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Acı tatlı sularını içemedim
Güzel gördüm senden vazgeçemedim
Senin gibi bana canan bulunmaz
Gözümüzde yaş dolmadan
Ölmeden bir dem sürelim
Toprak altında kalmadan
Ok gıcırıdısı var tunç yayında
Yiğit olan dövüşür cenk gününde
Düşmana savurur kesin kılıcı
Eşleşmeler
Aşağıda verilen dinî-tasavvufî Türk edebiyatı temsilcilerini, karşılarındaki en belirgin özellik veya eserleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Şirin sarayın penceresinden baktı ki Ferhat dağın bağrını delmekte, külüngünü her vuruşunda yer gök inlemektedir. Şirin’in yüreği cız etti, dadısını çağırıp: "Git o yiğide benden selam et, canını bu kuru taşa telef etmesin, muradı neyse tez zamanda bildirsin." dedi. Dadı varıp Ferhat’a Şirin’in sözlerini ulaştırınca Ferhat sazını eline alıp şöyle seslendi:
*Dağlar seni delik deşik eylerim,*
*Şirin yârin haberini söylerim.*
*Günde yüz bin külünk vursam bıkmazam,*
*Aşkın ile canı feda eylerim.*
Ferhat ile Şirin hikâyesinden alınan bu parçanın biçim, üslup ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağıda sol sütunda âşık edebiyatının önemli temsilcileri, sağ sütunda ise bu temsilcilerin edebî şahsiyetlerine dair belirleyici özellikler verilmiştir. Sol sütunda yer alan şairleri sağ sütundaki doğru özellikleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Hikâyeci âşık, dinleyicilerin ilgisini çekmek ve onları anlatının dünyasına hazırlamak amacıyla asıl konuya girmeden önce sazıyla bir 'divanî' çalar; ardından hareketli bir türkü söyleyerek topluluğu hareketlendirir. Bu ısınma aşamasından sonra, hikâyenin kahramanlarının, onların ailelerinin ve olayın geçtiği mekânın dinleyiciye tanıtıldığı mensur bölüme geçilir.
Bu parçada sözü edilen ısınma aşaması ve sonrasında geçilen tanıtım bölümü, sırasıyla halk hikâyesinin hangi yapısal bölümlerini oluşturmaktadır?
Ondokuzuncu yüzyılda yaşamış olan bu şair, mensup olduğu boyun Çukurova ve Toroslar'da göçebe hayatını sürdürme mücadelesini ve Osmanlı Devleti'nin iskân politikasına karşı gösterdiği direnişi şiirlerine taşımıştır. Divan edebiyatının etkisinden tamamen uzak, yalın ve içten bir halk Türkçesiyle koçaklamalar ve güzellemeler söylemiştir.
Buna göre aşağıdaki dörtlüklerden hangisinin bu sanatçıya ait olduğu söylenebilir?
Meydan gümbür gümbürlenir
Şahlar şahı divan açar
Divan gümbür gümbürlenir
Şu gelip geçtiğin yollar öğünsün
Kadir Mevlâm seni övmüş yaratmış
Seni doğuran ana öğünsün
Daha neler gelir erkek başına
Hükümetin gülle atan topuna
Gövde siper eden yiğitler hani
Hakka doğru dava nasıl çekilsin
Rüşvet alan müftü fetva verir ise
Böyle memleketin temeli yıkılsın
Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
Camlar şikest olmuş meyler dökülmüş
Sakiler meclisten çekmiş ayağı
Aşağıda sol sütunda verilen âşık edebiyatı temsilcilerini, sağ sütundaki kendilerine özgü edebî nitelik ve eser bilgileriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif deyi
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif deyi
Bu dörtlükten hareketle halk edebiyatının genel özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi söylenemez?
Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç beş arşın bezden gayrı biçilmez
Dünya benim diyen yalan dünyadır
Halk edebiyatının biçim ve içerik özelliklerini yansıtan bu dörtlükten hareketle yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Halk hikâyelerinde kahramanın âşık olma süreci genellikle sıradışı bir olayla başlar. Kahraman rüyasında kutsal bir kişinin (pir, derviş, Hızır vb.) elinden aşk şerbetini içer ve orada kendisine gösterilen sevgilinin resmine bakarak ona gönül verir. Uykudan uyandığında ağzından ve burnundan kan süzülür, geçici bir dilsizlik yaşar. Çevresindekilerin getirdiği sazı eline alarak irticalen (doğaçlama) şiirler söylemeye başlar. Bu olaydan sonra kahraman, sevgilisinin peşinden gurbete çıkar.
Bu parçada söz edilen ve kahramanın âşıklık yeteneği kazanmasıyla sevgilisinin peşine düşmesini sağlayan geleneksel motif aşağıdakilerden hangisidir?
Padişah, Tahir’in Zühre’ye olan aşkını öğrenince çok öfkelendi ve Tahir’i Mardin Kalesi’ne sürgün etti. Tahir orada gece gündüz Zühre’nin hasretiyle yanıp tutuştu. Sonunda dayanamayıp sazını eline aldı, tellere vurup şöyle seslendi:
Mardin Kalesi’nde melil mahzunum
Zühre’m senin için deli mecnunum
Eğer ecelim gelip de ölürsem
Kabrime gel, sana kurban olayım
Bu sözlerden sonra Tahir yine gözyaşları içinde sazını bir kenara bıraktı ve Zühre'ye ulaştırması için rüzgâra selam söyledi.
Bu parçanın biçim ve içerik özellikleri dikkate alındığında, ait olduğu anlatı türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Kız der: "Bey yigidim, eğer seni buradan kurtaracak olursam bana söz verir misin, benimle evlenir misin?" Beyrek ant içti: "Kılıcıma doğranayım, okuma saplanayım, yer gibi yarılayım, toprak gibi savrulayım; zindandan çıkarsam seni kendime helal kılacağım." dedi. Kız da zindanın kapısını açtı, Beyrek dışarı çıktı. Beyrek orada duran bir ata bindi ve yola koyuldu.
Dede Korkut Hikâyeleri'nden alınan bu parça ve ait olduğu anlatı türünün özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Âşık Garip yola çıkmak üzereyken Şahsenem’in yanına geldi. İki âşık kucaklaşıp ağlaştılar. Şahsenem, Garip’in boynuna sarılıp gitmemesi için yalvardı. Garip ise gurbete gitmeye kararlıydı. Sazını omzuna alıp Şahsenem’e dönerek şu sözleri söyledi:
*Gidiyorum nazlı yârim ağlama,*
*Kömür gözlüm karaları bağlama,*
*Gurbet elde yüreğimi dağlama,*
*Alnımıza ne yazıldı görelim.*
Bu parça ve ait oldu��u türün özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Bahçelerde mor meni
Verem ettin sen beni
Ya sen gel bana katlan
Ya ben alayım seni
Nenni de nenni bebek
Uyu da büyü bebek
Bu dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?