Tanzimat Edebiyatı

114 soru

Soru 61Soru

Tanzimat Edebiyatı'nın ikinci yarısında sanatçılar; edebiyatın estetik sınırları, türlerin işlevleri ve edebî akımların kuramsal temelleri üzerine yeni yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Buna göre, sol sütundaki sanatçıları sağ sütundaki edebî anlayış ve yönelimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Recaizade Mahmut Ekrem
Abdülhak Hamit Tarhan
Nabizade Nazım
Samipaşazade Sezai

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda: Recaizade Mahmut Ekrem, güzellik anlayışı ve sanat için sanat ilkesiyle; Abdülhak Hamit Tarhan, metafizik şiirleri ve okunmak için yazılan tiyatrolarıyla; Nabizade Nazım, realizm ve natüralizm kuramlarını savunduğu Karabibik önsözüyle; Samipaşazade Sezai ise Küçük Şeyler'deki modern kısa öykü realizmiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, Tanzimat II. Dönem sanatçılarının Türk edebiyatına getirdikleri kuramsal yenilikleri ve estetik yaklaşımları yansıtmaktadır. Recaizade Mahmut Ekrem estetik bağımsızlığı, Abdülhak Hamit Tarhan metafizik genişlemeyi ve tiyatro kuralsızlığını, Nabizade Nazım gerçekçi/doğalcı ilkeleri, Samipaşazade Sezai ise modern kısa öyküdeki gözleme dayalı gerçekçiliği temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Recaizade Mahmut Ekrem'in edebi görüşlerini analiz etmek.
Sanatçının şiir hakkındaki görüşleri, 'zerreden kürreye her güzel şey' ifadesiyle sanat için sanat anlayışını destekler. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Sanatçının Zemzeme ve Takdir-i Elhan önsözlerindeki temel görüşlerini belirlemek için.
2
Abdülhak Hamit Tarhan'ın edebi yönelimlerini incelemek.
Tiyatroyu sahnelenmekten ziyade okunmak amacıyla yazması ve metafizik temaları (ölüm, tabiat) getirmesi ikinci açıklama ile eşleşir.
Sanatçının tiyatro ve şiir estetiğindeki yenilikçi tarzını saptamak için.
3
Nabizade Nazım'ın kuramsal yazılarını ve eserlerini değerlendirmek.
Karabibik eserinin önsözünde realizm ve natüralizmin ilkelerini savunmuş olması üçüncü açıklama ile eşleşir.
Sanatçının köy yaşamını ele alan ilk gerçekçi eserinin önsözündeki görüşlerini bulmak için.
4
Samipaşazade Sezai'nin öykücülüğünü incelemek.
Küçük Şeyler eseriyle modern kısa öyküye geçişi ve gözlemci gerçekçi bakış açısını yansıtması dördüncü açıklama ile eşleşir.
Sanatçının Türk hikayeciliğindeki realist yeniliklerini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem sanatçılarının edebî anlayışları, kuramsal görüşleri ve türlere getirdikleri yenilikler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

Tanzimat edebiyatının ikinci döneminde şiirin estetik sınırları ve teknik yapısı üzerine hararetli tartışmalar yaşanmıştır. Bu dönemde gelenekçi kanat, eski şiir geleneğini ve 'göz için kafiye' anlayışını savunurken; yenilikçi kanat ise şiirin konusunun genişletilmesi gerektiğini ve kafiyenin işitsel bir ahenk unsuru olarak 'kulak için' olduğunu ileri sürmüştür. Bu tartışmalarda 'kulak için kafiye' tezini hararetle savunarak yeni Türk şiirinin estetik ve kuramsal temellerini atan şair ve onun bu teorik görüşlerini açıkladığı eleştirel/kuramsal eseri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Recaizade Mahmut Ekrem - Takdir-i Elhan

Cevap

Recaizade Mahmut Ekrem - Takdir-i Elhan
Recaizade Mahmut Ekrem, Tanzimat II. Dönem'de 'kulak için kafiye' anlayışını savunmuş ve bu görüşlerini Menemenlizade Tahir'in 'Elhan' adlı şiir kitabı üzerine yazdığı 'Takdir-i Elhan' adlı eleştiri yazısında sistemleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tartışmanın merkezinde yer alan 'kulak için kafiye' kavramını inceleme.
Bu kavram, şiirde ahengin harflerin biçimsel uyumundan ziyade kulağa hitap eden işitsel bir uyumla sağlanması gerektiğini savunan yenilikçi tezi ifade eder.
Tartışmanın edebi yönünü ve savunulan tezi netleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Tanzimat II. Dönem'inde bu görüşü savunan öncü sanatçıyı tespit etme.
Geleneksel 'göz için kafiye' anlayışına karşı 'kulak için kafiye' ilkesini hararetle savunan yenilikçi sanatçı Recaizade Mahmut Ekrem'dir.
Soru kökündeki edebi duruşun hangi sanatçıya ait olduğunu belirlemek için bu adım atılmalıdır.
3
Sanatçının bu kuramsal ve eleştirel görüşlerini ortaya koyduğu eseri belirleme.
Recaizade Mahmut Ekrem, Menemenlizade Tahir'in 'Elhan' şiir kitabı üzerine yazdığı 'Takdir-i Elhan' eleştirisinde bu kuramsal görüşlerini ve şiir teorisini açıklamıştır.
Sanatçı ile eser eşleştirmesini tamamlamak ve doğru seçeneğe ulaşmak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem'de Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci arasındaki kafiye (kulak için / göz için) tartışması ve edebi kuram eserleri.
Soru 63Soru

Aşağıdaki parçada Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki 'eski-yeni' tartışmasıyla ilgili boş bırakılan yerleri uygun eser isimleriyle doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Tanzimat Dönemi Türk şiirinde eskilik-yenilik tartışması, edebiyat tarihinin en hareketli süreçlerinden birini oluşturur. Bu tartışmanın merkezinde yer alan ve yenilikçi şiir anlayışının teorisyenliğini üstlenen Recaizade Mahmut Ekrem, şiir hakkındaki görüşlerini ve estetik anlayışını adlı eserinin mukaddimesinde açıklamıştır. Onun bu görüşlerine karşı eski şiir geleneğini savunan Muallim Naci ise kendi şiir görüşünü ve Ekrem'e yönelik eleştirilerini başlığı altında yayımladığı yazılarda bir araya getirmiştir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa Recaizade Mahmut Ekrem'in şiir ve edebiyat üzerine görüşlerini serdettiği 'Zemzeme' eseri, ikinci boşluğa ise Muallim Naci'nin ona karşılık olarak yazdığ�� eleştiri türündeki 'Demdeme' eseri getirilmelidir.
Tanzimat Dönemi Türk şiirinin en belirgin tartışma aksı olan eski-yeni kutuplaşmasında; Recaizade Mahmut Ekrem yenilikçi kanadı temsil eder ve görüşlerini 'Zemzeme' eserinin ön sözünde açıklar. Klasik şiir zevkini sürdürmek isteyen Muallim Naci ise ona karşı 'Demdeme' başlıklı yazılarıyla muhalefet eder. Bu nedenle boşluklara sırasıyla bu iki eser gelmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Recaizade Mahmut Ekrem'in yenilikçi şiir görüşlerini sistemleştirdiği eseri tespit etmek.
Bu eser yazarın 'Zemzeme' (özellikle 3. Zemzeme ön sözü) adlı çalışmasıdır.
Zemzeme mukaddimesi, Tanzimat ikinci döneminde yeni şiirin poetikası niteliğindedir.
2
Muallim Naci'nin bu yenilikçi poetikaya karşı eski şiir geleneğini savunduğu eleştirel eseri tespit etmek.
Bu eser Muallim Naci'nin kaleme aldığı 'Demdeme'dir.
Demdeme, Zemzeme'deki görüşlere doğrudan cevap vermek ve eski şiir tarzının estetiğini savunmak amacıyla yazılmıştır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi şiirinde eski-yeni tartışması (Zemzeme-Demdeme tartışması)
Soru 64Soru

Aşağıdaki beyitler Şinasi’nin Münacat adlı şiirinden alınmıştır:

*Varlığın bilmeğe tek akıl senedir*
*Cihanda kibriyana delil can u tendir*

Buna göre, bu beyitlerin Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki yenileşme hareketleri açısından taşıdığı önem aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak açıklanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biçimsel olarak Divan şiiri geleneğine bağlı kalınmasına rağmen, içeriğe akılcı ve rasyonel bir bakış açısı getirilerek klasik münacat çizgisinin dışına çıkılması

Cevap

Biçimsel olarak Divan şiiri geleneğine bağlı kalınmasına rağmen, içeriğe akılcı ve rasyonel bir bakış açısı getirilerek klasik münacat çizgisinin dışına çıkılması
Beyitlerde Tanrı'nın varlığının kanıtı olarak 'akıl' ve insan bedeninin ('can u ten') gösterilmesi, klasik münacat türündeki tasavvufi teslimiyet veya vahdet-i vücut anlayışı yerine Batı dünyasından etkilenen rasyonel/akılcı bakış açısını yansıtır. Bu durum, biçimsel olarak eski (beyit, aruz) kalınmasına rağmen içerikte yenileşmenin gerçekleştiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin içerik analizinin yapılması ve 'akıl' kavramının sorgulanması.
Beyitlerde Tanrı'nın varlığını bilmek için tek senedin (dayanağın) 'akıl' olduğu belirtilmektedir.
Şairin Tanrı'nın varlığını rasyonel bir temel üzerinden açıklamaya çalıştığını anlamak amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
Beyitlerin biçimsel özelliklerinin (nazım birimi, ölçü) incelenmesi.
Şiir, beyit nazım birimiyle ve aruz ölçüsüyle yazılmış bir münacattır.
Biçim yönünden geleneksel Divan şiiri yapısının korunduğunu saptamak amacıyla bu inceleme yapılır.
3
Tanzimat I. Dönem şiirindeki 'eski biçim - yeni öz' ilişkisinin değerlendirilmesi.
Geleneksel bir nazım türü olan münacatta ilk kez akılcı ve rasyonel düşüncenin işlendiği görülür.
Şiirin Türk edebiyatındaki yenileşme hareketleri içindeki yerini belirlemek amacıyla bu değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem şiirinde Divan şiiri biçimleri kullanılarak yeni kavramların (akıl, hak, adalet vb.) işlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 65Soru

Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki anlayış farklarını ve estetik dönüşümü somutlaştırmak isteyen bir öğretmen, tahtaya şu iki beyiti yazar:

I. Beyit:
*Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini;*
*Yoğimiş kurtaracak bahtı kara mâderini?*

II. Beyit:
*Her hâtıra bir levha-i mahzun u kederdir,*
*Her leyl-i siyeh bir şeb-i târîk-i hederdir.*

Bu beyitlerin temsil ettiği şiir anlayışları ve edebi dönemler hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki beyitte de dize sonlarındaki ses benzerlikleri incelendiğinde; I. beyitte zengin kafiye ve redif kullanılmışken II. beyitte tam kafiye ve redif kullanılmıştır.

Cevap

Birinci beyitte tam kafiye ve redif, ikinci beyitte ise zengin kafiye ve redif kullanıldığından, bunun aksini iddia eden değerlendirme yanlıştır.
Birinci beyitte yer alan 'hançerini' ve 'mâderini' kelimelerinde yer alan '-ini' ekleri redif, 'hançer' ve 'mâder' kelimelerinin köklerindeki iki ses benzerliğine dayanan 'er' sesleri ise tam kafiyedir. İkinci beyitte yer alan 'kederdir' ve 'hederdir' kelimelerindeki '-dir' ekleri redif, 'keder' ve 'heder' kelimelerinin köklerindeki dört ses benzerliğine dayanan 'eder' sesleri ise zengin kafiyedir. Bu durumda birinci beyitte zengin, ikinci beyitte ise tam kafiye kullanıldığını iddia eden değerlendirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki kafiye ve redif yapısını incelemek.
Birinci beyitte 'hançerini' ve 'mâderini' kelimelerindeki '-ini' eki redif, 'hançer' ve 'mâder' kelimelerinin köklerindeki iki ses benzerliğine dayanan 'er' sesleri ise tam kafiyedir.
Şiirdeki ahenk unsurlarının doğru tespit edilmesi değerlendirmenin doğruluğunu denetlemek için gereklidir.
2
İkinci beyitteki kafiye ve redif yapısını incelemek.
İkinci beyitte 'kederdir' ve 'hederdir' kelimelerindeki '-dir' ekleri redif, 'keder' ve 'heder' kelimelerinin köklerindeki dört ses benzerliğine dayanan 'eder' sesleri ise zengin kafiyedir.
Kafiye türlerinin ses benzerliği sayısına göre doğru sınıflandırılması gerekir.
3
Dönemsel özellikleri ve edebi sanatları değerlendirmek.
Birinci beyit vatan savunmasını konu alan toplumsal bir şiirdir (Tanzimat I. Dönem). İkinci beyit bireysel hüzün ve melankoliyi işleyen bir şiirdir (Tanzimat II. Dönem) ve bünyesinde teşbih sanatı barındırır.
Seçeneklerde sunulan dönemsel ve sanatsal yorumların doğruluğundan emin olmak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. ve II. Dönem Şiirinin Karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 66Soru

Aşağıda sol sütunda Tanzimat Dönemi Türk şiirine ait bazı önemli eserler, sağ sütunda ise bu eserlerin edebiyat tarihindeki önemini belirten açıklamalar yer almaktadır. Sol sütundaki eserleri sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sahra
19. Asır Manzumesi
Vâveylâ
Ateşpare

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sahra eseri doğa ve kır hayatını işleyen pastoral şiir açıklamasıyla; 19. Asır Manzumesi akıl, bilim ve medeniyeti ele alan açıklamayla; Vâveylâ vatan sevgisi ve millet bilinci açıklamasıyla; Ateşpare ise eski edebiyat savunucusunun yeni tarz sade şiirleri açıklamasıyla eşleşir.
Tanzimat Dönemi Türk şiirinde eserlerin tematik ve yapısal özellikleri incelendiğinde; Sahra'nın Türk edebiyatındaki ilk pastoral şiir olması, 19. Asır Manzumesi'nin akıl ve bilimi yücelten felsefi yapısı, Vâveylâ'nın vatan sevgisi ve millet bilincini coşkulu şekilde işlemesi, Ateşpare'nin ise eski şiir savunucusu Muallim Naci'nin yeni tarz sade şiirlerini içermesi doğru birer edebi tespittir ve eşleşmeler bu doğrultuda kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve edebi yönelimlerini belirleme
Sahra'nın Abdülhak Hamit Tarhan'a, 19. Asır Manzumesi'nin Sadullah Paşa'ya, Vâveyl��'nın Namık Kemal'e, Ateşpare'nin ise Muallim Naci'ye ait olduğu tespit edilir.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için öncelikle eser-yazar ilişkisi kurulmalıdır.
2
Eserlerin içeriksel ve yapısal niteliklerini çözümleme
Sahra'nın ilk pastoral şiir olduğu, 19. Asır Manzumesi'nin bilim ve aklı öne çıkardığı, Vâveylâ'nın coşkulu vatan temalı olduğu, Ateşpare'nin ise Muallim Naci'nin yeni tarzdaki sade şiirlerini barındırdığı belirlenir.
Eserlerin içerik özelliklerini bilmek, sağ sütundaki tanımlarla örtüştürmeyi sağlar.
3
Eserler ile açıklamaları doğru biçimde eşleştirme
Sol taraftaki her bir eser sağ taraftaki benzersiz ve doğru edebi özellikle eşleştirilir.
Tüm veriler analiz edilerek nihai eşleştirme tablosu oluşturulur.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi şairlerinin eserleri, bu eserlerin tematik/biçimsel özellikleri ve edebiyat tarihindeki yenilikçi yönleri
Soru 67Soru

Şinasi'nin bir kasidesinden alınan:

*Âyînesidir milletin ashâb-ı hükûmet*
*Rânâ görünür orada âsâr-ı adâlet*

dizeleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan şiiri nazım şekillerinin biçimsel özellikleri korunurken millet ve adalet gibi yeni kavramlar ele al��nmıştır.

Cevap

Divan şiiri nazım şekillerinin biçimsel özellikleri korunurken millet ve adalet gibi yeni kavramların ele alınmış olmasıdır.
Tanzimat I. Dönem şiirinde divan edebiyatı nazım biçimleri kullanılmaya devam edilmiş ancak içerikte vatan, millet, hak, adalet gibi yepyeni kavramlara yer verilmiştir. Şinasi'nin bu beyitlerinde kaside formu sürdürülürken millet ve adalet gibi kavramların ele alınması bu durumun en tipik örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kavramlar belirlenir.
Dizelerde 'millet' ve 'adalet' kavramlarının geçtiği görülür.
Şiirin konusunu ve temasını anlamak için anahtar kelimelerin tespit edilmesi gerekir.
2
Beyitlerin yapısal özellikleri incelenir.
Aruz ölçüsüyle ve divan edebiyatı geleneğindeki kaside biçimiyle (beyit nazım birimiyle) yazıldığı tespit edilir.
Şiirin biçim (form) ve içerik ilişkisini ortaya koymak için biçimsel unsurlar analiz edilmelidir.
3
Elde edilen veriler Tanzimat I. Dönem edebiyatının genel ilkeleriyle karşılaştırılır.
Tanzimat I. Dönem şiirinin 'biçimce eski, içerikçe yeni' olma özelliğiyle beyitlerin tamamen örtüştüğü sonucuna ulaşılır.
Dönem özellikleriyle metin arasındaki ilişkiyi kurarak doğru yargıya ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem şiirinin biçimsel olarak divan edebiyatı geleneğine bağlı kalırken içerik yönünden vatan, millet, hak, adalet gibi yeni kavramları edebiyata taşıması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 68Soru

Edebiyatımızda realizm ve natüralizmin ilk teorisyenlerinden biri kabul edilen sanatçı, kaleme aldığı uzun hikâyenin önsözünde 'hakikiyyun' tarzında yazılan eserlerin kıymetini vurgular. Sanatçının bu eserde Anadolu köy yaşamını, köylünün toprak ve geçim mücadelesini kendi ağız özellikleriyle yansıtma çabası, Tanzimat romanında yeni bir dönemin habercisi olmuştur.

Bu parçada sözü edilen edebî anlayış ve sanatçı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu yönelimin Tanzimat II. Dönem romanındaki yansıması olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserlerde kurgunun akışını keserek okuyucuya doğrudan bilgi verilmesi, yazarın kendi tarafını belli ederek kahramanları üzerinde mutlak bir ahlaki yargı dağıtması

Cevap

Eserlerde kurgunun akışını keserek okuyucuya doğrudan bilgi verilmesi, yazarın kendi tarafını belli ederek kahramanları üzerinde mutlak bir ahlaki yargı dağıtması
Parçada sözü edilen sanatçı Nabizade Nazım'dır. Nabizade Nazım, edebiyatımızda realizm ve natüralizmin kuramsal çerçevesini çizmeye çalışan öncülerdendir. Bu edebi anlayışta yazar kurgusal olarak tamamen tarafsız kalır ve kişiliğini gizler. Dolayısıyla, olayların akışını kesip araya girmek ve kahramanları ahlaken yargılamak bu anlayışın bir yansıması olamaz; aksine Tanzimat I. Dönem'deki romantik roman geleneğinin bir parçasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada bahsedilen sanatçının ve eserin kimliğini tespit etme
Uzun hikâyesinin önsözünde 'hakikiyyun' (realizm) ve 'tabiiyyun' (natüralizm) ilkelerini savunan, köy yaşamını ve köylü ağzını ilk kez işleyen sanatçı Nabizade Nazım, bahsi geçen eser ise Karabibik'tir.
Soru kökündeki edebi anlayışın hangi döneme, hangi sanatçıya ve hangi akıma ait olduğunu anlamak analizin ilk adımıdır.
2
Sanatçının benimsediği edebi akımların roman sanatındaki temel ilkelerini belirleme
Realizm ve natüralizmin temel ilkeleri; nesnellik, gözlem, çevre-insan ilişkisi (determinizm), yazarın kişiliğini gizlemesi ve sanatsal tarafsızlıktır.
Yanlış olan seçeneği bulabilmek için realizm ve natüralizmin kurgusal kurallarını bilmek gerekir.
3
Seçeneklerde verilen özellikleri bu kurallarla karşılaştırma
Kurgunun akışını keserek okura bilgi aktarmak ve kahramanları ahlaki yönden yargılamak romantizm akımının ve Tanzimat I. Dönem romancılığının karakteristik özelliğidir. Bu durum realist ve natüralist ilkelerle tamamen çelişir.
Parçada belirtilen yönelimin Tanzimat II. Dönem romanındaki yansıması olamayacak seçeneği ayırt etmek hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem Romanında Realizm ve Natüralizm İlkeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 69Soru

Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki dönüşümü ve dönemin yenilikçi eserlerini konu edinen bu metindeki boşlukları uygun yapıt adlarıyla tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Tanzimat Dönemi Türk şiiri, biçim ve içerik bakımından köklü değişimlerin yaşandığı bir geçiş evresidir. Özellikle ikinci dönemde, şiirin konusu genişletilmiş ve bireysel temalar metafizik bir derinlikle ele alınmıştır. Bu dönemde Abdülhak Hamit Tarhan, edebiyatımızda ilk pastoral şiir örneği sayılan ile doğayı yapaylıktan uzak bir şekilde ele almış; eşinin ölümü üzerine yazdığı ve Türk şiirine metafizik ürpertiyi getiren başyapıtı ile de ölüm felsefesini sorgulamıştır. Öte yandan Recaizade Mahmut Ekrem, yeni şiir anlayışını teorik temellere oturtmak amacıyla kaleme aldığı adlı eserinin mukaddimesinde 'güzellik' kavramını şiirin yegane gayesi olarak ilan etmiştir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Metindeki boşluklara sırasıyla Sahra, Makber ve Zemzeme eser adları getirilmelidir.
Tanzimat Dönemi Türk şiirindeki yeniliklerin temsilcileri ve eserleri dikkate alındığında; ilk pastoral şiir örneği olarak Sahra, metafizik derinliğiyle öne çıkan ölüm temalı başyapıt olarak Makber ve şiirin gayesini güzellik olarak açıklayan teorik mukaddimeye sahip eser olarak Zemzeme boşluklara sırasıyla getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk boşluktaki ipucunu belirleme ve analiz etme
İlk boşlukta 'edebiyatımızda ilk pastoral şiir örneği sayılan' eserin yazılması istenmektedir. Abdülhak Hamit Tarhan'ın 1879 yılında yayımladığı ve tabiat tasvirlerine yer verdiği Sahra adlı yapıtı Türk edebiyatının ilk pastoral şiir kitabıdır.
Pastoral şiir türünün edebiyatımızdaki ilk örneğini belirlemek için.
2
İkinci boşluktaki ipucunu belirleme ve analiz etme
İkinci boşlukta 'eşinin ölümü üzerine yazdığı ve Türk şiirine metafizik ürpertiyi getiren başyapıt' ifadesi yer almaktadır. Abdülhak Hamit Tarhan'ın, eşi Fatma Hanım'ın Beyrut'taki vefatı üzerine kaleme aldığı, ölüm karşısındaki felsefi sorgulamalarını içeren eseri Makber'dir.
Yazarın tematik yönelimlerini ve ünlü yapıtını eşleştirmek için.
3
Üçüncü boşluktaki ipucunu belirleme ve analiz etme
Üçüncü boşlukta Recaizade Mahmut Ekrem'in yeni şiir görüşlerini, güzellik anlayışını ve şiir teorisini sunduğu mukaddimeli eseri sorulmaktadır. Yazarın bu fikirlerini açıkladığı eser Zemzeme'dir (özellikle Zemzeme III Mukaddimesi).
Recaizade Mahmut Ekrem'in poetikasını şekillendirdiği eseri bulmak için.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem şiirinin yenilikleri, ilk pastoral şiir örneği, ölüm teması ve şiir kuramı tartışmaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 70Soru

İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı
Sâdıkları tahkîr ile tezyîf âdettir
Bilmem ki bu reftâr-ı hidâyet yeni çıktı

(siâyet: gammazlamak; ikbâl: yüksek makam; tezyîf: değersizleştirmek, alay etmek; reftâr: gidiş, davranış)

Ziya Paşa’nın *Terkib-i Bend*’inden alınan bu bentle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dilin sadeleştirilmesi ve hece ölçüs��nün yaygınlaştırılması yönündeki teorik görüşlerin şiirde tam anlamıyla hayata geçirildiğini göstermektedir.

Cevap

Dilin sadeleştirilmesi ve hece ölçüsünün yaygınlaştırılması yönündeki teorik g��rüşlerin şiirde tam anlamıyla hayata geçirildiğini göstermektedir.
Tanzimat Birinci Dönem şairleri dilde sadeleşmeyi ve hece ölçüsünü teorik yazılarında (örneğin Şiir ve İnşa makalesinde) hararetle savunmuş olsalar da, kendi şiirlerinde aruz ölçüsünü ve yabancı kelimelerle dolu ağır bir dili kullanmaya devam etmişlerdir. Ziya Paşa'nın bu bendi de aruz ölçüsüyle ve yoğun Arapça-Farsça kelimelerle yazılmıştır. Dolayısıyla, teorideki sade dil ve hece ölçüsü hedeflerinin bu şiirde başarıyla hayata geçirildiği söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Şiirin biçimsel özelliklerini incelemek.
Şiirin aruz ölçüsüyle ve Divan edebiyatına ait terkib-i bent nazım biçimiyle yazıldığı görülür.
Şiirin geleneksel biçimsel yapısını ortaya koymak.
2
Şiirin temasını ve edebi dönemle ilişkisini analiz etmek.
Şiirde makam elde etmek için dürüst insanları karalamak gibi toplumsal yozlaşma konuları eleştirilmektedir. Bu içerik Tanzimat I. Dönem 'sanat toplum içindir' ilkesine uygundur.
Şiirin içerik ve dönem özelliklerini belirlemek.
3
Dilde sadeleşme ve ölçü teorisinin uygulanabilirliğini değerlendirmek.
Bentte aruz ölçüsü kullanılmış ve 'siâyet, tezyîf, tahkîr' gibi yabancı sözcüklere yer verilmiştir. Bu durum teoride savunulan sadeleşme ve hece ölçüsü fikirlerinin bu şiirde uygulanamadığını gösterir.
Seçeneklerde sunulan iddiaları edebi gerçeklerle karşılaştırıp yanlış olan yargıyı saptamak.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi şiirinde eski-yeni ikiliği, biçim-içerik tezatlığı ve teori-uygulama farklılığı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru

Tanzimat Dönemi'nde türsel çeşitlilik kazanan ve Batılı anlatım tekniklerinin aşamalı olarak uygulandığı roman ile hikayeler, Türk edebiyatının modernleşme sürecindeki kilometre taşlarıdır. Buna göre, aşağıda verilen edebi eserlerin ilk yayımlanma yıllarını dikkate alarak kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eserlerin ilk basım yıllarına göre kronolojik sıralaması: Hasan Mellah (1874), Cezmi (1880), Küçük Şeyler (1891) ve Zehra (1896) şeklindedir.
Eserlerin ilk yayımlanma yılları eskiden yeniye doğru sırasıyla; Hasan Mellah için 1874, Cezmi için 1880, Küçük Şeyler için 1891 ve Zehra için 1896 şeklindedir. Dolayısıyla doğru sıralama bu şekildedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen Tanzimat Dönemi eserlerinin türlerini ve yayımlanma yıllarını belirlemek.
Hasan Mellah (1874 - Roman), Cezmi (1880 - Roman), Küçük Şeyler (1891 - Hikaye) ve Zehra (1896 - Roman) olarak belirlenir.
Sıralamayı kronolojik olarak yapabilmek için her eserin edebiyat tarihindeki basım tarihini tam olarak bilmek gerekir.
2
Belirlenen yayımlanma tarihlerini eskiden yeniye doğru sıralamak.
1874 (Hasan Mellah) < 1880 (Cezmi) < 1891 (Küçük Şeyler) < 1896 (Zehra) şeklinde bir sıralama elde edilir.
Kronolojik sıralama kuralına göre en küçük yıla sahip olan eser en başta yer almalıdır.
3
Elde edilen kronolojik sıraya göre eserlerin kimlik kodlarını (id) doğru sırayla dizmek.
Sıralama sırasıyla Hasan Mellah, Cezmi, Küçük Şeyler ve Zehra şeklinde tamamlanır.
Sorunun bizden istediği doğru sıralama dizilimini elde etmek.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi roman ve hikayelerinin yayımlanma kronolojisi ve edebi kilometre taşları
Soru 72Soru

Tanzimat Dönemi Türk şiiri, hem biçim hem de içerik açısından köklü bir değişim sürecinin ürünüdür. Bu dönem şairleri, bireysel duyuşlardan toplumsal fikirlere, metafizik ürpertilerden kır yaşamına kadar geniş bir yelpazede estetik ve tematik arayışlar içine girmişlerdir.

Buna göre; sol sütunda yer alan dize çiftlerini, sağ sütunda verilen Tanzimat Dönemi şiirine ait estetik veya tematik yönelimlerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Vücudundur o bahr-i bî-pâyân-ı adâlet
Akl-ı şerîfidir o kanuna ayn-ı hikmet
Gül hazîn, sümbül perîşan, bâğzârın şevki yok
Derd-i aşkınla yanan kalb-i zârın şevki yok
Nedir bu mâvi tecellî, bu sâyesiz elvân?
Bu kâinât-ı musavver, bu meclis-i hayrân?
Tafra satmaz bize bir köylü kızı
Köye geldikçe güler yolda yüzü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şinasi'nin adalet ve akıl kavramlarını işlediği beyit klasik biçimde yeni kavramlar yönelimiyle; Recaizade Mahmut Ekrem'in doğa üzerinden hüzün anlattığı dizeler bireysel melankoli yönelimiyle; Abdülhak Hamit Tarhan'ın metafizik sorular sorduğu dizeler felsefi ve metafizik sorgulama yönelimiyle; Muallim Naci'nin köylü kızını anlattığı dizeler ise köylü yaşamı ve kır yönelimiyle eşleşmektedir.
Şinasi'nin beyiti adalet ve akıl kavramlarıyla yeni içerik/eski biçim eşleşmesine; Recaizade Mahmut Ekrem'in dizeleri tabiat üzerinden bireysel melankoli eşleşmesine; Abdülhak Hamit Tarhan'ın dizeleri evrensel ve metafizik sorgulama eşleşmesine; Muallim Naci'nin dizeleri ise köylü yaşamını yansıtan kır yaşamı eşleşmesine uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitte geçen 'bahr-i bî-pâyân-ı adâlet' (adaletin sonsuz denizi) ve 'akl-ı şerîf' (şerefli akıl) kavramlarını ve kullanılan kaside nazım biçimini inceleyiniz.
Bu dizelerin Şinasi'nin Mustafa Reşit Paşa Kasidesi'nden alındığı ve klasik biçim içinde adalet ve akıl gibi yeni kavramları işlediği belirlenir.
Tanzimat I. Dönem şiirinin en belirgin özelliği eski biçimle yeni temaları sunmaktır.
2
İkinci beyitteki 'gül hazîn, sümbül perîşan' doğa tasvirini ve 'kalb-i zâr' (ağlayan kalp) ifadesindeki bireysel üzüntüyü inceleyiniz.
Dizelerin Recaizade Mahmut Ekrem'e ait olduğu ve doğa aracılığıyla bireysel bir melankoliyi yansıttığı tespit edilir.
Tanzimat II. Dönem'de toplumsal konulardan uzaklaşılarak bireysel ve hüzünlü temalara ağırlık verilmiştir.
3
Üçüncü beyitteki 'mâvi tecellî', 'kâinât-ı musavver' (tasvir edilmiş evren) ve 'meclis-i hayrân' (hayran kalmış meclis) ifadelerini sorgulayan yapıyı inceleyiniz.
Dizelerin Abdülhak Hamit Tarhan'ın felsefi/metafizik sorgulamalar içeren 'Kürsi-i İstiğrak' şiirinden alındığı anlaşılır.
Tarhan, Türk şiirinde metafizik ve varoluşsal temaları en geniş ölçüde işleyen yenilikçi şairdir.
4
Dördüncü beyitteki 'köylü kızı' ve 'köy' kavramlarını ve dildeki sadeleşme eğilimini inceleyiniz.
Dizelerin Muallim Naci'nin 'Köylü Kızların Şarkısı' şiirinden alındığı ve taşra/köy yaşamını anlatan ilk realist-pastoral örneklerden biri olduğu belirlenir.
Dönemin gelenekçi kanadında yer alan Muallim Naci'nin bile köylü yaşamına yönelerek şiirde tematik bir açılım yaptığını kavramak önemlidir.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Şiirinde Tematik ve Estetik Yönelimler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 73Soru

Tanzimat Dönemi Türk edebiyatının oluşum süreci, estetik yönelimleri ve genel özellikleri dikkate alındığında, soldaki kuramsal ve edebi yönelimleri sağdaki tarihi gelişmeler ve somut edebi örneklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dilde sadeleşme düşüncesinin kuramsal olarak savunulmasına rağmen, sanatsal uygulamalarda eski alışkanlıkların ve ağır dilin büyük ölçüde sürdürülmesi.
Edebi formlarda geleneksel Divan şiiri nazım şekillerine bağlı kalınırken, içeriğe Batı kaynaklı yeni sosyal ve hukuki kavramların yerleştirilmesi.
Batılı anlamdaki yeni edebi türlerin ilk örneklerinin sunulmasında ve edebiyatın toplumu eğitme amacına hizmet etmesinde ilk süreli yayınların köprü vazifesi görmesi.
Batı edebiyatından yapılan tercümelerle birlikte akılcılık, sağduyu, kuralcılık ile coşkunluk ve şahsi özgürlük gibi farklı estetik ilkelerin edebi dünyayı şekillendirmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dilde sadeleşme çelişkisi Şinasi'nin Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi ve şiir diliyle; biçim ve içerik dualizmi Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'yle; yeni edebi türlerin yayılması ve gazetenin rolü Tercüman-ı Ahval gazetesindeki yayınlarla; Batı akımlarının etkisi ise Tercüme Odası ve çeviri faaliyetleriyle eşleşir.
Doğru eşleştirme; dilde sadeleşme çelişkisinin Şinasi'nin Mukaddime'si ve şiir diliyle, biçim-içerik dualizminin Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi'yle, gazetecilik rolünün Tercüman-ı Ahval'deki tefrikalarla ve Batı akımları etkisinin Tercüme Odası çevirileriyle eşlenmesiyle elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Dilde sadeleşme yönelimini ve çelişkisini incelemek.
Tanzimat Dönemi'nde dilde sadeleşmenin kuramsal temelleri atılmış ancak sanatsal pratikte (özellikle şiirde) eski, ağır dil varlığını sürdürmüştür. Bu durum Şinasi'nin Mukaddime'de belirttiği hedeflerle şairlerin dil uygulamaları arasındaki çelişkiyle doğrudan uyuşur.
Teorik amaçlar ile pratik uygulamalar arasındaki ayrımı saptamak.
2
Biçim ve içerik arasındaki dualizmi analiz etmek.
Geleneksel nazım şekillerinin korunup yeni kavramların işlenmesi, Tanzimat şiirinin temel özelliğidir. Namık Kemal'in Hürriyet Kasidesi, kaside formunu koruyup hürriyet temasını işlemesiyle bu ikiliğin en somut örneğidir.
Edebi form ile işlenen yeni temalar arasındaki ilişkiyi kurmak.
3
İlk Batılı edebi türlerin yayılma zeminini belirlemek.
Edebiyatın halkı eğitme işlevi gazete aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. İlk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval'de Şair Evlenmesi (tiyatro) ve ilk makalenin basılması bu duruma örnektir.
Basın-yayın organlarının edebi gelişimdeki kurucu rolünü ortaya koymak.
4
Batı edebi akımlarının oluşumdaki estetik etkilerini değerlendirmek.
Tercüme Odası ve çeviri faaliyetleri, Batılı edebi akımların (Klasisizm ve Romantizm) Türk edebiyatına giriş kapısı olmuştur. Fénelon ve Hugo'dan yapılan çeviriler bu estetik etkileşimi doğrudan yansıtır.
Edebi akımların sisteme giriş mekanizmasını saptamak.

Anahtar Kavram

Tanzimat Edebiyatının Oluşum Koşulları, Kuramsal Tartışmalar, Biçim-İçerik İkilikleri ve Gazetecilik
Soru 74Soru

Tanzimat Dönemi'nde kaleme alınan bazı önemli romanlar ile bu eserlerin merkezinde yer alan izlekler veya taşıdıkları edebi ilkler aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki romanları, sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İntibah
Sergüzeşt
Felâtun Bey ile Râkım Efendi
Cezmi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İntibah ilk edebi roman ve yıkıcı aşk temasıyla; Sergüzeşt esaret ve kölelik konusuyla; Felâtun Bey ile Râkım Efendi yanlış alafrangalık çatışmasıyla; Cezmi ise ilk tarihi roman niteliğiyle eşleşmektedir.
Yapılan eşleştirmede İntibah ilk edebi roman ve yıkıcı aşk konusuyla; Sergüzeşt cariyelik ve esaret eleştirisiyle; Felâtun Bey ile Râkım Efendi yanlış alafrangalık ve ideal aydın çatışmasıyla; Cezmi ise ilk tarihi roman niteliğiyle doğru açıklamalarla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İntibah romanının edebi niteliğini ve konusunu belirleme.
İntibah, Namık Kemal'in yazdığı ilk edebi romandır ve Ali Bey'in yaşadığı yıkıc�� aşkı ele alır. Bu nedenle üçüncü açıklamayla eşleşir.
Eserin edebiyat tarihindeki yerini ve konusunu belirlemek doğru eşleştirmeyi bulmak için gereklidir.
2
Sergüzeşt romanının konusunu ve kahramanını analiz etme.
Sergüzeşt, Dilber adında Kafkasya'dan gelen bir cariyenin kölelik yaşamını ele alır. Bu nedenle ikinci açıklamayla eşleşir.
Romanda işlenen temel toplumsal izleği (esaret) saptamak amacıyla bu adım uygulanır.
3
Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanının çatışma unsurlarını tespit etme.
Felâtun Bey ile Râkım Efendi, yanlış alafrangalık ile ideal Doğu-Batı sentezini temsil eden karakterleri karşılaştırır. Bu nedenle birinci açıklamayla eşleşir.
Eserin adında yer alan iki ana karakterin sembolize ettiği zihniyet çatışmasını belirlemek için bu adım uygulanır.
4
Cezmi romanının edebi niteliğini ve konusunu belirleme.
Cezmi, ilk tarihi romanımızdır ve 16. yüzyıldaki Osmanlı-İran savaşlarını konu edinir. Bu nedenle dördüncü açıklamayla eşleşir.
Tarihi roman türünün ilk örneğini ve içeriğini saptamak amacıyla bu adım uygulanır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi romanlarının izlekleri, toplumsal temaları ve edebiyat tarihindeki ilkleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

Tanzimat Dönemi romanlarında sıklıkla işlenen yanlış Batılılaşma, alafrangalık ve mirasyedilik temalarının karşısında, toplumun kalkınması için mücadele eden 'idealist aydın' tipinin ilk belirgin örneği kabul edilen Mansur karakteri; dürüstlüğü, vatanseverliği ve hekim olarak toplumsal sorumluluk üstlenmesiyle öne çıkar. Yazarın tek romanı olan bu yapıt, Türk edebiyatında 'tezli roman' yöneliminin de öncülerinden biridir.

Bu parçada bahsedilen eser ve bu eserin yazarı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Turfanda mı Yoksa Turfa mı? - Mizancı Murat

Cevap

Mizancı Murat'a ait Turfanda mı Yoksa Turfa mı? eseri
Parçada bahsedilen idealist aydın tipi Mansur karakteridir. Tıp eğitimi almış, toplumsal kalkınma için mücadele eden ve yazarının tek romanı olan bu eser, Mizancı Murat'ın kaleme aldığı 'Turfanda mı Yoksa Turfa mı?' adlı tezli romandır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını (idealist aydın Mansur karakteri, Avrupa'da tıp eğitimi alınması, yazarın tek romanı olması, tezli roman özelliği) analiz etmek.
Bu özelliklerin Tanzimat Dönemi'nde yazılmış olan 'Turfanda mı Yoksa Turfa mı?' adlı esere ait olduğu belirlenir.
Soruda verilen eseri doğru teşhis edebilmek için metindeki belirleyici niteliklerin saptanması gerekir.
2
Tespit edilen eserin yazarını belirlemek.
Eserin yazarının Mizancı Murat lakabıyla bilinen Mehmet Murat olduğu saptanır.
Seçeneklerde eser ile yazar eşleştirmesinin doğru yapıldığı seçeneği bulmak hedeflenmektedir.
3
Doğru eser-yazar eşleşmesini barındıran seçeneği işaretlemek.
Mizancı Murat ve Turfanda mı Yoksa Turfa mı? ikilisinin yer aldığı seçenek doğru cevap olarak belirlenir.
Eser ve yazarın eşleştiği doğru seçeneği nihai yanıt olarak doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi romanlarında karakter, tema ve yazar eşleştirmesi
Soru 76Soru

Tanzimat Dönemi Türk edebiyatında roman ve hikaye türlerinin gelişim sürecinde yayımlanan aşa��ıdaki anlatı eserlerini, ilk baskı (yayımlanma) tarihlerine göre kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eserlerin ilk baskı yıllarına göre kronolojik sıralaması: Yeniçeriler (1871) - İntibah (1876) - Cezmi (1880) - Turfanda mı yoksa Turfa mı? (1890) - Araba Sevdası (1896) şeklindedir.
Tanzimat Dönemi'nin önemli anlatı eserlerinin ilk yayımlanma yılları sırasıyla şöyledir: Yeniçeriler 1871'de, İntibah 1876'da, Cezmi 1880'de, Turfanda mı yoksa Turfa mı? 1890'da ve Araba Sevdası ise 1896'da yayımlanmıştır. Bu durum kronolojik sıralamayı doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin ilk yayımlanma yıllarını belirleme
Yeniçeriler: 1871, İntibah: 1876, Cezmi: 1880, Turfanda mı yoksa Turfa mı?: 1890, Araba Sevdası: 1896
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için eserlerin ilk baskı tarihlerini bilmek gerekir.
2
Yılları en eskiden en yeniye doğru sıralama
1871 < 1876 < 1880 < 1890 < 1896
İstenen sıralama eskiden yeniye doğrudur.
3
Eserleri doğru tarih sırasıyla eşleştirme
Yeniçeriler - İntibah - Cezmi - Turfanda mı yoksa Turfa mı? - Araba Sevdası
Tarihsel sıralamaya göre eser kimliklerini dizmek.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Türk edebiyatında roman ve hikaye türlerinin tarihsel gelişimi ve önemli kilometre taşları.
Soru 77Soru

Samipaşazade Sezai'nin Tanzimat Dönemi'nde esaret temasını işleyen *Sergüzeşt* romanının olay örgüsü dikkate alındığında, aşağıda verilen olayları romanın kronolojik akış��na göre eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru kronolojik sıralaması: İlk olarak Dilber'in İstanbul'daki memur evine satılması, ardından Asaf Paşa'nın konağındaki eğitim ve uyum süreci, Celal ile aralarında başlayan trajik aşk, bu aşkın ardından Mısır'a satılması ve Cevher ile kaçı�� planı yapması, son olarak da Cevher'in ölümü üzerine Nil Nehri'ne atlayarak intihar etmesi şeklindedir.
Sergüzeşt romanında Dilber'in trajik öyküsü doğrusal bir kronolojiyle ilerler. Hikaye, Dilber'in Kafkasya'dan getirilip satıldığı memur evindeki eziyetlerle başlar. Ardından Asaf Paşa konağına satılması ve burada Celal ile tanışıp âşık olmasıyla gelişir. İlişkinin ortaya çıkmasıyla Mısır'daki konağa satılır ve orada Cevher ile kaçış planları yapar. Son olarak kaçış sırasında Cevher'in ölmesi üzerine çaresiz kalan Dilber Nil Nehri'ne atlayarak intihar eder.

Adım Adım Çözüm

1
Romandaki başlangıç durumunu tespit etmek
Dilber'in Kafkasya'dan kaçırılıp İstanbul'da bir memur evine satılması olay örgüsünün giriş bölümüdür.
Olayların çıkış noktası kahramanın ilk esaret deneyimidir.
2
Kahramanın mekan değiştirmesini ve gelişimini izlemek
Dilber'in Asaf Paşa'nın konağına geçerek burada eğitim görmesi ve uyum sağlaması kronolojide ikinci sıradadır.
Bu geçiş, kahramanın sosyal çevre ve yaşam standartlarındaki değişimi gösterir.
3
Düğüm noktasını başlatan ana çatışmayı belirlemek
Celal ile Dilber arasındaki imkânsız aşkın filizlenmesi üçüncü sıradadır.
Bu aşk, romanın trajik yönünü çizen ve sürgün sürecini başlatan temel olaydır.
4
Sürgün ve kurtuluş çabasını analiz etmek
Dilber'in Mısır'a satılması ve harem ağası Cevher ile kaçış planı yapması dördüncü sıradadır.
Aşkın ortaya çıkması kahramanın evden uzaklaştırılmasına ve Mısır'a gönderilmesine neden olmuştur.
5
Romanın çözüm (son) kısmını belirlemek
Cevher'in ölümüyle çaresiz kalan Dilber'in Nil'e atlayarak intihar etmesi beşinci ve son sıradadır.
Bu olay, esarete karşı canı pahasına direnme temasını içeren ve romanı sonlandıran trajik çözümdür.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi romanlarında olay örgüsü ve tema gelişimi (Sergüzeşt örneği)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 78Soru

Tanzimat I. Dönem Türk edebiyatı; sanata, toplumu eğiten ve dönüştüren bir araç misyonu yükleyen şairlerin şekillendirdiği bir edebi evredir. Bu dönem sanatçıları, biçimsel açıdan Divan şiiri geleneğini büyük ölçüde sürdürseler de içerikte vatan, millet, hürriyet, adalet, kanun ve akıl gibi kavramları işleyerek köklü yenilikler yapmışlardır.

Buna göre, aşağıda verilen beyitlerden hangisinin Tanzimat I. Dönem şiir anlayışını yansıttığı söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gül hazin, sümbül perişan, bağ-ı zârın şevki yok
Derd-i hicranımla ağlar nâlân olur şimdi kuşlar

Cevap

Gül hazin, sümbül perişan, bağ-ı zârın şevki yok / Derd-i hicranımla ağlar nâlân olur şimdi kuşlar
Gül hazin, sümbül perişan, bağ-ı zârın şevki yok / Derd-i hicranımla ağlar nâlân olur şimdi kuşlar dizeleri Tanzimat II. Dönem sanatçısı Recaizade Mahmut Ekrem'e aittir. Tanzimat II. Dönem'de 'sanat sanat içindir' ilkesi benimsenmiş; vatan, hürriyet, adalet gibi toplumsal temalar yerine aşk, ölüm, hüzün ve doğa gibi tamamen bireysel konulara yönelinmiştir. Dolayısıyla bu beyit Tanzimat I. Dönem'in toplumsal şiir çizgisine ait değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beyitlerin temalarını ve kullanılan anahtar kavramları incelemek.
Dört beyitte sırasıyla vatan-millet-kanun, toplumsal eleştiri, vatan sevgisi ve akıl-idrak kavramlarının öne çıktığı; bir beyitte ise gül, sümbül, kuşlar gibi doğa unsurları üzerinden bireysel bir ayrılık acısının işlendiği görülür.
Tanzimat I. Dönem şiirini belirleyen temel unsurun toplumsal fayda (vatan, millet, hürriyet, adalet) ve akılcılık olduğunu tespit etmek gerekir.
2
Beyitlerin hangi dönem ve sanatçılara ait olduğunu belirlemek.
Toplumsal ve akılcı temalara sahip beyitlerin Şinasi, Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi Tanzimat I. Dönem şairlerine ait olduğu; bireysel hüzün içeren beyitin ise Tanzimat II. Dönem şairi Recaizade Mahmut Ekrem'e ait olduğu belirlenir.
Tanzimat I. ve II. Dönem sanatçılarının edebi anlayış farklarını ve dönem sınırlarını ayırt edebilmek.
3
Tanzimat I. Dönem şiir anlayışıyla bağdaşmayan seçeneği tespit etmek.
Recaizade Mahmut Ekrem'e ait olan ve tamamen bireysel, içsel bir acıyı doğa tasvirleriyle ele alan beyit, Tanzimat I. Dönem'in toplumsal ve öğretici şiir anlayışıyla örtüşmemektedir.
Doğru seçeneği dönem özellikleri ve şairlerin edebi yönelimleri doğrultusunda doğrulamak.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem ve II. Dönem Şiirinin Tematik ve Sanat Anlayışı Farkları
Soru 79Soru

Tanzimat I. Dönem Türk edebiyatında sanatçılar, Batı'dan aldıkları yeni türleri ve geleneksel formları harmanlayarak çok yönlü eserler ortaya koymuşlardır. Aşağıdaki eserleri edebiyat tarihimizdeki türsel özellikleri ve içeriksel önemleriyle doğru bir şekilde eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Celalettin Harzemşah
Zafername
Durub-ı Emsal-i Osmaniye
Letaif-i Rivayat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Celalettin Harzemşah eseri mukaddimesinde tiyatro görüşlerinin açıklandığı oyunla; Zafername eseri sadrazam Âlî Paşa'yı hicveden kasideyle; Durub-ı Emsal-i Osmaniye eseri ilk atasözleri derlemesiyle; Letaif-i Rivayat eseri ise ilk yerli hikaye serisiyle eşleşir.
Celalettin Harzemşah, Namık Kemal'in edebiyat ve tiyatro hakkındaki görüşlerini içeren önsözüyle bilinir. Zafername, Ziya Paşa'nın ironik bir dille yazdığı hiciv türündeki kasidedir. Durub-ı Emsal-i Osmaniye, Şinasi'nin ilk atasözleri derlemesidir. Letaif-i Rivayat ise Ahmet Mithat Efendi'nin ilk yerli hikaye örneğidir. Bu eşleştirmeler eserlerin içerik ve biçim özelliklerini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Celalettin Harzemşah eseri analiz edilir.
Bu eserin Namık Kemal'e ait tarihi bir oyun olduğu ve tiyatro kuramını ele alan ünlü bir mukaddimeye sahip olduğu belirlenir.
Eserin yazarını ve edebi önemini tespit etmek amacıyla.
2
Zafername eseri incelenir.
Ziya Paşa'nın sadrazam Âlî Paşa'yı hicvetmek için yazdığı şerhli kaside olduğu belirlenir.
Eserin hiciv içeriğini ve nazım biçimini belirlemek için.
3
Durub-ı Emsal-i Osmaniye eseri analiz edilir.
Şinasi'nin hazırladığı ilk atasözleri derlemesi olduğu belirlenir.
Eserin folklor ve dil çalışması yönünü ortaya koymak amacıyla.
4
Letaif-i Rivayat eseri incelenir.
Ahmet Mithat Efendi'nin geleneksel meddah üslubuyla Batılı tekniği birleştirdiği ilk yerli hikaye serisi olduğu saptanır.
Tanzimat I. Dönem'deki hikaye türünün gelişimini tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Tanzimat I. Dönem sanatçılarının öncü eserleri, türleri ve ayırt edici edebi özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 80Soru

Tanzimat Dönemi Türk romanı ve hikâyesinin gelişim sürecinde gerçekleşen aşağıdaki edebî gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tanzimat Dönemi roman ve hikâyesinin kronolojik gelişimi sırasıyla Letaif-i Rivayat (1870), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), Cezmi (1880), Karabibik (1890) ve Araba Sevdası (1896) şeklindedir.
Tanzimat Dönemi edebiyatında türlerin kronolojik gelişim aşamaları Letaif-i Rivayat (1870 - ilk hikaye denemeleri), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872 - ilk yerli roman), Cezmi (1880 - ilk tarihi roman), Karabibik (1890 - ilk köy romanı) ve Araba Sevdası (1896 - ilk realist roman) şeklinde sıralanmaktadır. Bu gelişim çizgisi Türk roman ve hikâyesinin teknik ve estetik olarak ilerleyişini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin edebiyat tarihindeki yayımlanma veya tefrika başlangıç yıllarını tespit etme.
Letaif-i Rivayat 1870, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat 1872, Cezmi 1880, Karabibik 1890, Araba Sevdası ise 1896 yılında yayımlanmaya başlanmıştır.
Doğru kronolojik sıralamayı yapabilmek için her bir edebî gelişmenin tarihsel zamanını bilmek gerekir.
2
Belirlenen yılları en eskiden en yeniye doğru sıralama.
1870 (Letaif-i Rivayat) -> 1872 (Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat) -> 1880 (Cezmi) -> 1890 (Karabibik) -> 1896 (Araba Sevdası) şeklinde bir sıra elde edilir.
Kronolojik sıralama kuralları gereği daha eski tarihte gerçekleşen olaylar daha önce yazılmalıdır.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi roman ve hikâyesinin kronolojik gelişimi ve türün ilk örnekleri
ÖncekiSayfa 4 / 6Sonraki
Tanzimat Edebiyatı Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 4 | Examkin