Tarih ve Zaman

26 soru

Soru 1Soru

Tarih araştırmalarında takip edilen bilimsel yöntem basamaklarında gerçekleştirilen faaliyetler ile bu basamakların doğru şekilde eşleştirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, solda verilen tarih araştırması yöntem basamaklarını sağda verilen tarihçinin yaptığı araştırma faaliyetleri örnekleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tasnif (Sınıflandırma)
Tahlil (Çözümleme)
Tenkit (Eleştiri)
Terkip (Sentez)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tasnif basamağı kaynakların diplomatik ve edebi şeklinde bölümlere ayrılmasıyla; Tahlil basamağı Hitit tabletlerindeki çivi yazısı ifadelerin dilbilimsel çözümlemesiyle; Tenkit basamağı Bizans kroniklerindeki anlatımların tarafsızlık yönünden sorgulanmasıyla; Terkip basamağı ise doğrulanan verilerin mantıksal bütünlükle bir araya getirilip yeni bir eser yazılmasıyla eşleşmektedir.
Tarih araştırmasında tasnif kaynakları sınıflandırmak, tahlil verileri dilsel ve içeriksel açıdan çözümlemek, tenkit bilgilerin doğruluğunu ve yazarın tarafsızlığını sorgulamak, terkip ise tüm verileri bir araya getirerek eseri yazmaktır. Eşleştirmede her kavram bu bilimsel faaliyetlerle birebir uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tasnif kavramının tan��mı ile araştırma faaliyetleri analiz edilir.
Tasnif kaynakların sınıflandırılması anlamına geldiği için kaynakların diplomatik vesikalar ve edebi metinler şeklinde ayrılması faaliyetiyle eşleştirilir.
Sınıflandırma işlemi araştırman��n başında verilerin düzenli bir plan dahilinde incelenmesini sağlar.
2
Tahlil kavramının tanımı ile araştırma faaliyetleri analiz edilir.
Tahlil elde edilen kaynakların dilsel çözümlenmesi ve verilerin yeterliliğinin saptanması olduğu için Hitit tabletlerindeki dilbilimsel çözümleme faaliyetiyle eşleştirilir.
Çözümleme aşaması kaynakların içeriğinin anlaşılmasını ve araştırma için yeterli veri sunup sunmadığının belirlenmesini sağlar.
3
Tenkit kavramının tanımı ile araştırma faaliyetleri analiz edilir.
Tenkit bilgilerin tarafsızlığı ve doğruluğunun sorgulanması olduğu için Bizans kroniklerindeki anlatımın diğer kaynaklarla karşılaştırılarak yazarın tarafsızlığının denetlenmesi faaliyetiyle eşleştirilir.
Eleştiri aşaması tarihi bilginin nesnelliğini ve güvenilirliğini temin etmek için zorunludur.
4
Terkip kavramının tanımı ile araştırma faaliyetleri analiz edilir.
Terkip doğrulanan tüm verilerin sentezlenerek birleştirilmesi olduğu için Selçuklu Dönemi Anadolu yapısına dair yeni bir eser yazılması faaliyetiyle eşleştirilir.
Sentez aşaması araştırmanın son basamağı olup elde edilen bilgilerin bir araya getirilerek sonuca ulaştırılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Tarih Biliminde Araştırma Yönteminin Basamakları (Tasnif, Tahlil, Tenkit, Terkip)
Soru 2Soru

Aşağıda verilen tarihsel buluntu ve belgeleri, bu buluntuların çözümlenmesinde öncelikle yararlanılan ve en uygun bilgiyi sağlayan tarihe yardımcı bilim dallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Göbeklitepe'deki Neolitik Dönem'e ait, üzerinde çeşitli hayvan sembolleri kazınmış olan ancak herhangi bir yazı veya işaret sistemi barındırmayan T biçimli dikilitaşlar
Kültepe Karumu'ndaki kazılarda bulunan ve Asurlu tüccarlar ile yerli halk arasındaki borç ilişkilerini, faiz oranlarını ve şahitleri içeren pişmiş toprak tabletlerdeki hukuki sözleşmeler
Karahanlılar Dönemi'ne ait, üzerinde basıldığ�� dönemin hükümdarının unvanı, basım yeri ve basım yılı bilgileri yer alan gümüş dirhemler
II. Göktürk Devleti Dönemi'nde dikilen, kağanlar��n devlete ve millete yönelik hesap verme söylevlerini içeren taş anıtlar üzerindeki metinler

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Göbeklitepe'deki T biçimli dikilitaşlar Arkeoloji ile; Kültepe'deki borç sözleşmeleri Diplomatik ile; Karahanlı gümüş dirhemleri Nümizmatik ile; Göktürk anıtları üzerindeki yazıtlar ise Epigrafi ile eşleşmektedir.
Göbeklitepe dikilitaşları yazısız Neolitik Dönem kalıntıları olduğundan arkeoloji bilimiyle; Kültepe'de ele geçen ticari sözleşmeler hukuki yapısı nedeniyle diplomatik bilimyle; Karahanlı sikkeleri (dirhem) nümizmatik ile; Göktürk taş anıtları üzerindeki kitabeler ise epigrafi ile doğru bir şekilde eşleşir. Bu eşleştirme, tarih öncesi dönemlerde yazılı bilimlerin kullanılamayacağı ilkesine ve tarihi belgelerin kendi özel alanlarına tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel buluntunun ait olduğu dönemi ve üzerinde yazı bulunup bulunmadığını belirleme.
Göbeklitepe dikilitaşlarının tarih öncesi döneme ait olduğu ve üzerinde herhangi bir yazı bulunmadığı tespit edilir. Kültepe tabletleri, Karahanlı dirhemleri ve Göktürk anıtlarının ise tarihi devirlere (yazılı dönemlere) ait olduğu görülür.
Tarih öncesi dönemlere ait buluntularda yazı bulunmadığı için paleografya, epigrafi, diplomatik gibi yazı temelli yardımcı bilim dallarının doğrudan kullanılamayacağı kuralı uygulanmalıdır.
2
Göbeklitepe dikilitaşları için uygun bilim dalını seçme.
Yazı içermeyen maddi kültür kalıntılarını incelemek amacıyla Arkeoloji bilimi seçilir.
Yazısız dönemlerin aydınlatılmasında arkeoloji en temel yardımcı bilim dalıdır.
3
Kültepe pişmiş toprak tabletlerindeki borç senetleri ve sözleşmeler için uygun bilim dalını seçme.
Hukuki, ticari ve resmi belgelerin şekil, içerik ve diplomatik kurallarını inceleyen Diplomatik bilimi seçilir.
Tarihsel süreçteki anlaşmalar, fermanlar, sözleşmeler ve benzeri resmi/hukuki metinlerin diplomatik kuralları bu bilim dalının konusudur.
4
Karahanlı dirhemleri (madenî paralar) için uygun bilim dalını seçme.
Eski paraları inceleyen Nümizmatik (Meskukat) bilimi seçilir.
Madenî paraların metal bileşimi, üzerindeki yazılar ve egemenlik alametleri nümizmatik aracılığıyla çözümlenir.
5
Göktürk taş anıtları üzerindeki metinler için uygun bilim dalını seçme.
Sert zeminler üzerindeki anıtsal yazıtları inceleyen Epigrafi (Kitabe bilimi) seçilir.
Taş veya metal gibi sert cisimlere kazınan kitabelerin okunması ve yorumlanması epigrafinin alanıdır.

Anahtar Kavram

Tarih Öncesi ve Tarihî Dönem Buluntularının Çözümlenmesinde Yazılı ve Yazısız Kaynak Ayrımına Göre Tarihe Yardımcı Bilim Dallarının Doğru Kullanımı
Soru 3Soru

Tarihçi Fernand Braudel, tarihsel zamanı farklı derinlik katmanlarına ayırarak inceler. Kısa süreli zaman (olay/hadise), insan eylemlerinin anlık ve doğrudan ürünü olan, belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen tekil gelişmeleri ifade eder. Uzun süreli zaman (olgu/durum) ise coğrafya, sosyo-ekonomik yapılar ve zihniyetler gibi yavaş değişen, bireysel iradeyi aşan ve geniş bir zamana yayılan süreçleri kapsar.

Bir tarih araşt��rmacısının Osmanlı Devleti'nin erken dönemine dair incelediği;

I. Bizans İmparatorluğu ile 1302 yılında Koyunhisar Savaşı'nın yapılması
II. Fethedilen bölgelerin sosyo-kültürel yapısını dönüştüren sistemli bir iskân politikasının uygulanması
III. Balkan coğrafyasındaki gayrimüslim tebaanın devlete bağlılığını sağlayan istimalet prensibinin kurumsallaşması
IV. Karacahisar'ın fethinden sonra Dursun Fakih'in ilk Osmanlı kadısı olarak atanması

gelişmelerinden hangileri Fernand Braudel'in 'uzun süreli zaman' (olgu) kategorisine dahil edilebilirken, hangileri 'kısa süreli zaman' (olay) kapsamında değerlendirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olay: I ve IV; Olgu: II ve III

Cevap

Olay olan gelişmeler Koyunhisar Savaşı (I) ve Dursun Fakih'in kadı olarak atanması (IV) iken; olgu olan gelişmeler iskân politikasının uygulanması (II) ve istimalet prensibinin kurumsallaşmasıdır (III).
Koyunhisar Savaşı (I) ve kadı atanması (IV) belirli zaman dilimlerinde gerçekleşen tekil, somut ve kısa süreli gelişmelerdir (olay). İskân politikası (II) ve istimalet prensibi (III) ise başlangıç ve bitiş tarihleri net olmayan, uzun vadede Osmanlı toplum ve yönetim yapısını şekillendiren genel süreçlerdir (olgu).

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel olay ve olgu tanımları Fernand Braudel'in zaman kuramı üzerinden çözümlenir.
Olay kavramının kısa süreli ve tekil gelişmelere, olgu kavramının ise uzun süreli ve yapısal süreçlere karşılık geldiği belirlenir.
Öncüllerde verilen tarihsel gelişmeleri doğru katmanlara ayırabilmek için kuramsal altyapı netleştirilmelidir.
2
Birinci öncül analiz edilir.
1302 yılındaki Koyunhisar Savaşı, başlangıcı ve bitişi belirli bir zamana ve yere dayanan kısa süreli bir gelişme olduğundan 'olay' sınıfına dahil edilir.
Savaşlar belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen tekil olaylardır.
3
İkinci öncül analiz edilir.
İskân politikasının uygulanması, anlık bir karar olmayıp yüzyıllar boyunca demografik ve kültürel yapıyı dönüştüren uzun vadeli bir süreç olduğundan 'olgu' sınıfına dahil edilir.
Toplumsal ve demografik değişim süreçleri tarihsel olgu niteliğindedir.
4
Üçüncü öncül analiz edilir.
İstimalet prensibinin kurumsallaşması, devletin hoşgörü politikasının zamanla sistemleşmesi ve kalıcı bir zihniyet yapısı haline gelmesi sürecini ifade ettiğinden 'olgu' sınıfına dahil edilir.
Zihniyet ve yönetim mekanizmalarının kurumsallaşması uzun vadeli yapısal süreçlerdir.
5
Dördüncü öncül analiz edilir.
Dursun Fakih'in ilk Osmanlı kadısı olarak atanması, belirli bir tarihsel kesitte gerçekleşen tekil ve somut bir idari işlem olduğundan 'olay' sınıfına dahil edilir.
Bireysel atamalar ve somut idari kararlar kısa süreli eylemlerdir.

Anahtar Kavram

Fernand Braudel'in kısa ve uzun süreli zaman ayrımları çerçevesinde tarihsel olay ile tarihsel olgu farkının ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimler incelendiğinde; tarımsal faaliyetlerin vergilendirilmesi, bütçe planlamaları ve dini ibadetlerin zamanlaması gibi farklı ihtiyaçların takvimlerin astronomik esaslarını (Güneş veya Ay yılı) belirlediği görülmektedir. Örneğin, Osmanlı Devleti'nde XVII. yüzyıldan itibaren mali yılın takibinde Rumi takvim kullanılırken, dini ve hukuki işlerde Hicri takvimin kullanımına devam edilmiştir.

Bu durum ve Türklerin takvim kullanma süreçleri göz önüne alındığında, takvimlerin yapısal özellikleri ve kullanım amaçlarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneş yılı esaslı Rumi takvim ile Ay yılı esaslı Hicri takvim aynı başlangıç noktasını paylaştığı halde, devir sürelerinin farklı olması sebebiyle iki takvim arasındaki yıl farkı zamanla giderek açılmıştır.

Cevap

Güneş yılı esaslı Rumi takvim ile Ay yılı esaslı Hicri takvim aynı başlangıç noktasını paylaştığı halde, devir sürelerinin farklı olmas�� sebebiyle iki takvim arasındaki yıl farkı zamanla giderek açılmıştır.
Güneş yılı (365 gün 6 saat) ile Ay yılı (354 gün) arasındaki yaklaşık 11 günlük fark, başlangıç yılları aynı (Hicret - 622) olmasına rağmen Rumi ve Hicri takvimlerin zamanla gösterdikleri yıl hanelerinin birbirinden uzaklaşmasına yol açmıştır. Bu durum Türk takvim tarihindeki kronolojik uyumsuzluğun ve çift takvim kullanımından kaynaklanan bütçe açıklarının temel sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hicri ve Rumi takvimlerin astronomik temellerini karşılaştırmak.
Hicri takvim Ay yılı esasına (354 gün), Rumi takvim ise Güneş yılı esasına (365 gün 6 saat) dayanır.
İki takvim arasındaki yapısal farkın zaman hesaplamasına olan etkisini belirlemek.
2
Her iki takvimin başlangıç noktalarını (milat) tespit etmek.
Hem Hicri takvim hem de Rumi takvim başlangıç olarak MS 622 yılındaki Hicret olayını esas alır.
Başlangıç noktalarının ortak olmasının kronolojik sonuçlarını analiz etmek.
3
Güneş ve Ay yılı arasındaki gün farkının uzun vadeli etkisini hesaplamak.
İki takvim sistemi arasında her yıl yaklaşık 11 günlük bir fark oluşur. Bu fark birikerek zamanla gösterdikleri yıl hanelerinin birbirinden uzaklaşmasına (Rumi takvimin Hicri takvime göre daha yavaş ilerlemesine) yol açar.
Aynı başlangıç tarihine sahip takvimlerin neden farklı yılları gösterdiğini bilimsel olarak temellendirmek.
4
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı doğrulamak.
Farklı devir sürelerine sahip olmalarından dolayı iki takvim arasındaki yıl farkının giderek açıldığı önermesi kesin olarak doğrudur.
Soru kökünde sorulan doğru analizi belirlemek.

Anahtar Kavram

Zamanın Taksimi ve Türklerin Kullandığı Takvimler
Soru 5Soru

Tarihî olay; başlangıcı ve bitişi belli olan, belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen biricik ve somut gelişmelerdir. Tarihî olgu ise olayların sonucunda ortaya çıkan, uzun bir sürece yayılan, genel ve soyut durumlardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir tarihî 'olgu' örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu'nun Türkleşmesi

Cevap

Anadolu'nun Türkleşmesi
Anadolu'nun Türkleşmesi seçeneği doğrudur çünkü bu süreç tek bir günde gerçekleşmemiş; Malazgirt Savaşı gibi olaylar sonrasında yüzyıllar süren göçler, yerleşimler ve kültürel etkileşimler sonucunda ortaya çıkmış genel ve uzun süreli bir durumu yani tarihî olguyu ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihî olay ve olgu kavramlarının tanımları arasındaki temel farklar belirlenir.
Olayın kısa süreli ve somut, olgunun ise uzun süreli ve soyut/genel bir süreç olduğu saptanır.
Kavramsal ayrımı doğru uygulayabilmek.
2
Seçeneklerde yer alan tarihî gelişmelerin süreleri ve nitelikleri incelenir.
Malazgirt Savaşı, İstanbul'un Fethi, Cumhuriyet'in İlanı ve Lozan Antlaşması'nın imzalanmasının belirli tarihlerde başlayıp biten tekil gelişmeler olduğu görülür.
Olay niteliği taşıyan durumları belirlemek.
3
Uzun süreli ve genel bir tarihî süreci temsil eden seçenek belirlenir.
Anadolu'nun Türkleşmesinin yüzyıllar süren, göçler ve savaşlar gibi pek çok olayın bütünleşmesiyle ortaya çıkan bir olgu olduğu saptanır.
Doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Tarihî olay ve olgu kavramlarının farkı
Soru 6Soru

Türklerin tarih boyunca kullandığı aşağıdaki takvimleri, ilk kullanımdan son kullanıma doğru (eskiden yeniye) kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimlerin eskiden yeniye doğru kronolojik sıralaması sırasıyla; 12 Hayvanlı Türk Takvimi, Hicri Takvim, Celali Takvim ve Miladi Takvim şeklindedir.
Türklerin kullandığı takvimlerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı; 12 Hayvanlı Türk Takvimi (İslamiyet öncesi), Hicri Takvim (İslamiyet'in kabulü sonrası), Celali Takvim (Selçuklu dönemi) ve Miladi Takvim (Cumhuriyet dönemi) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
İslamiyet öncesi dönemde kullanılan ilk takvim tespit edilir.
12 Hayvanlı Türk Takvimi ilk sıraya yerleştirilir.
12 Hayvanlı Türk Takvimi, Türklerin bilinen ve kullandığı en eski takvim sistemidir.
2
İslamiyet'in kabulüyle birlikte hayatımıza giren takvim tespit edilir.
Hicri Takvim ikinci sıraya yerleştirilir.
Türkler, 10. yüzyıldan itibaren İslamiyet'i kabul etmeye başladıktan sonra bu dini ve sosyal takvimi kullanmaya başlamışlardır.
3
Büyük Selçuklu Devleti döneminde hazırlanan özel takvim tespit edilir.
Celali Takvim üçüncü sıraya yerleştirilir.
Celali Takvim, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın (1072-1092) emriyle mali işlerin düzenlenmesi amacıyla hazırlatılmıştır.
4
Modern Türkiye Cumhuriyeti döneminde kabul edilen son takvim tespit edilir.
Miladi Takvim son sıraya yerleştirilir.
Miladi Takvim, Türkiye Cumhuriyeti'nde batı dünyasıyla entegrasyonu sağlamak amacıyla 1926'da yürürlüğe girmiştir.

Anahtar Kavram

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimlerin kronolojik gelişim sırası ve özellikleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7Soru

Aşağıda verilen tarihî kaynak örneklerini, karşılarındaki doğru kaynak sınıflandırmalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Orhun Kitabeleri
Halil İnalcık'ın Osmanlı tarihini ele alan "Devlet-i Aliyye" eseri
Çatalhöyük kazılarında ortaya çıkarılan obsidyen araçlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Orhun Kitabeleri - Birinci elden yazılı kaynak; Devlet-i Aliyye eseri - İkinci elden yazılı kaynak; Obsidyen araçlar - Birinci elden yazısız kaynak
Orhun Kitabeleri dönemin doğrudan yazılı belgesi olduğu için birinci elden yazılı; Devlet-i Aliyye dönemin kaynakları kullanılarak sonradan yazıldığı için ikinci elden yazılı; obsidyen araçlar ise yazı içermeyen arkeolojik buluntular olduğundan birinci elden yazısız kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Orhun Kitabeleri'nin niteliğini belirleme
Orhun Kitabeleri, dikildiği dönemin doğrudan yazılı belgesidir. Bu nedenle birinci elden yazılı kaynak sınıfına girer.
Olayın geçtiği döneme ait yazılı belgeler birinci elden yazılı kaynak olarak kabul edilir.
2
Halil İnalcık'ın Devlet-i Aliyye eserinin niteliğini belirleme
Eser, tarihî olayların gerçekleştiği dönemden sonra, o dönemin kaynakları incelenerek yazılmış bilimsel bir kitaptır. Bu nedenle ikinci elden yazılı kaynak sınıfına girer.
Olayın geçtiği dönemden sonra, birinci elden kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan yazılı eserler ikinci elden kaynaklardır.
3
Obsidyen araçların niteliğini belirleme
Çatalhöyük'te bulunan obsidyen araçlar, o döneme ait arkeolojik buluntulardır ancak üzerinde herhangi bir yazı bulunmaz. Bu nedenle birinci elden yazısız kaynak sınıfına girer.
Döneme ait olan ancak yazılı olmayan arkeolojik malzemeler birinci elden yazısız kaynaklardır.

Anahtar Kavram

Tarihî kaynakların birinci ve ikinci elden kaynaklar ile yazılı ve yazısız kaynaklar olarak sınıflandırılması.
Soru 8Soru

Yazılı kültürün henüz başlamadığı tarih öncesi devirlere ait bir höyükte kazı yapan bir araştırma heyeti; taş baltalar, kilden yapılmış kaplar ve kömürleşmiş buğday taneleri bulmuştur.

Buna göre araştırma heyetinin, bu buluntuları inceleyerek dönemin özelliklerini aydınlatmak için aşağıdaki bilim dallarının hangisinden yararlanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arkeoloji

Cevap

Arkeoloji
Arkeoloji, kazı yoluyla toprak veya su altındaki maddi kalıntıları ortaya çıkaran ve inceleyen bilim dalıdır. Yazının kullanılmadığı tarih öncesi dönemlere ait taş baltalar, kilden kaplar ve buğday taneleri gibi tüm kalıntılar arkeolojinin çalışma alanına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen zaman dilimini belirleme.
Buluntuların yazının henüz icat edilmediği 'tarih öncesi devirlere' ait olduğu anlaşılır.
Yardımcı bilim dallarının hangisinin yazılı, hangisinin yazısız dönemlerde kullanılabileceğini ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki bilim dallarının çalışma alanlarını analiz etme.
Paleografya, diplomatik, epigrafi ve nümizmatik bilimlerinin tamamının doğrudan yazı veya yazılı kültür unsurlarıyla (alfabe, resmi belge, anıt kitabe, para) ilişkili olduğu belirlenir. Arkeoloji ise her türlü maddi kalıntıyı inceler.
Yazısız dönemlerin aydınlatılmasında sadece yazılı olmayan maddi kalıntıları inceleyen bilim dallarından yararlanılabilir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda doğru seçeneğe ulaşma.
Taş baltalar, kil kaplar ve buğday taneleri gibi yazısız buluntuları inceleyebilecek tek bilimin arkeoloji olduğu sonucuna varılır.
Arkeoloji, yazının olmadığı tarih öncesi dönemlerin en önemli aydınlatıcısıdır.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi dönemlerin araştırılmasında yazılı kaynak bilimlerinin (paleografya, diplomatik, epigrafi, nümizmatik) kullanılamayacağı, maddi kalıntıları inceleyen arkeoloji gibi bilimlerden yararlanılması gerektiği.
Soru 9Soru

Tarih dersinde olay ve olgu kavramlarını çal��şan bir öğrenci hazırladığı ödevde şu ifadelere yer vermiştir:

'375 yılında Hunların batıya doğru harekete geçmesiyle Kavimler Göçü başlamıştır. Bu göç hareketi Avrupa'nın etnik yapısını değiştirmiş, burada yeni devletlerin kurulmasıyla feodalite (derebeylik) rejimi ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla Kavimler Göçü'nün başlaması bir tarihî olgu iken; bu göçün sonucunda Avrupa'da yeni devletlerin kurulması ve feodalitenin yaygınlaşması birer tarihî olaydır.'

Bu öğrencinin ödevindeki değerlendirme dikkate alındığında, olay ve olgu kavramlarıyla ilgili yaptığı hata aşağıdakilerin hangisinde doğru açıklanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kavimler Göçü'nün başlaması belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen kısa süreli bir olay iken; feodalitenin ortaya çıkışı ve yaygınlaşması zamana yayılan uzun süreli bir olgu olduğundan bu kavramları birbiriyle karıştırmıştır.

Cevap

Kavimler Göçü'nün başlaması belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen kısa süreli bir olay iken; feodalitenin ortaya çıkışı ve yaygınlaşması zamana yayılan uzun süreli bir olgu olduğundan bu kavramları birbiriyle karıştırmıştır.
Tarihî olay, belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen, başlangıcı ve bitişi belli olan somut gelişmelerdir. Kavimler Göçü'nün başlaması (375) bu tanıma uyar. Tarihî olgu ise olayların sonucunda uzun sürede meydana gelen genel, soyut ve zamana yayılan durumlardır. Feodalite sisteminin yaygınlaşması da bu tanıma uygundur. Öğrenci bu iki kavramı birbiriyle karıştırarak hata yapmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde öğrencinin olay ve olgu kavramlarına verdiği örnekleri tespit etmek.
Öğrenci, 'Kavimler Göçü'nün başlaması' ifadesini olgu; 'feodalitenin yaygınlaşması' ifadesini ise olay olarak sınıflandırmıştır.
Hatanın nereden kaynaklandığını anlamak için öğrencinin yaptığı sınıflandırmanın belirlenmesi gerekir.
2
Tarihî olay ve olgu kavramlarının bilimsel tanımlarını bu örneklere uygulamak.
Kavimler Göçü'nin başlaması 375 yılında gerçekleşen, başlangıcı ve bitişi belli, kısa süreli somut bir 'olay'dır. Feodalite (derebeylik) sisteminin kurulup yaygınlaşması ise uzun bir zaman diliminde gerçekleşen genel ve soyut bir 'olgu'dur.
Kavramların doğru tanımlarıyla öğrencinin yaptığı hatalı eşleştirmeyi karşılaştırmak gerekir.
3
Öğrencinin yaptığı kavramsal hatanın niteliğini açıklayan seçeneği belirlemek.
Öğrenci, olay ve olgu kavramlarını birbiriyle karıştırmıştır. Bu durumu en net açıklayan ifade doğru cevap olarak belirlenir.
Seçenekler arasından kavramsal hatanın doğru açıklamasını bulmak.

Anahtar Kavram

Tarihî Olay ve Olgu Kavramlarının Tanımı ve Ayırt Edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Bir tarih bölümü öğrencisi hazırladığı tez çalışmasında şu ifadelere yer vermiştir:

'1648 yılında imzalanan Westphalia Antlaşması ile Avrupa'da Otuz Yıl Savaşları sona ermiştir. Bu antlaşmanın ardından Avrupa genelinde papalık makamının devletlerin iç işlerine müdahale yetkisi sınırlandırılmış, egemenlik kavramı dinî referanslardan arınarak seküler bir zemine taşınmış ve modern uluslararası ilişkiler ağının temelleri atılmıştır. Bu süreç, zamanla kıta genelinde merkezi krallıkların kendi toprakları üzerinde mutlak otorite kurduğu egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesiyle sonuçlanmıştır.'

Bu öğrencinin tezinde geçen ifadeler; tarihî olay ve tarihî olgu kavramları çerçevesinde analiz edildiğinde aşağıdakilerden hangisi doğru bir değerlendirme olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Westphalia Antlaşması'nın imzalanması belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen somut bir olay iken, egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi uzun bir sürece yayılan soyut bir olgudur.

Cevap

Westphalia Antlaşması'nın imzalanması belirli bir yer ve zamanda gerçekleşen somut bir olay iken, egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi uzun bir sürece yayılan soyut bir olgudur.
Westphalia Antlaşması'nın imzalanması 1648 yılında gerçekleşen, başlangıç ve bitişi net olan somut bir gelişmedir ve bu özelliğiyle 'tarihî olay' tanımına tam olarak uymaktadır. Buna karşılık, egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi ise anlık bir gelişme olmayıp yüzyıllara yayılan, genel ve soyut bir süreci ifade ettiğinden 'tarihî olgu' kapsamındadır. Bu iki kavramın doğru eşleştirildiği seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen tarihsel gelişmelerin niteliğini ve zaman dilimlerini belirlemek.
Westphalia Antlaşması'nın 1648 yılında imzalandığı ve Otuz Yıl Savaşları'nı bitiren tekil, somut bir gelişme olduğu görülür. Egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi ve egemenliğin sekülerleşmesi ise uzun vadeli, yaygın süreçlerdir.
Tarihî olay ve olgu ayrımını yapabilmek için öncelikle gelişmelerin süreklilik ve somutluk özelliklerini tespit etmek gerekir.
2
Tarihî olay ve tarihî olgu tanımlarını bu gelişmelere uygulamak.
Westphalia Antlaşması'nın imzalanması yer ve zamanı belli, biricik bir gelişme olduğundan 'tarihî olay' tanımına uyar. Egemen ulus devletler düzeninin yerleşmesi ise belirli bir yer ve zamanda anlık olarak gerçekleşmeyip uzun sürece yayıldığı için 'tarihî olgu'dur.
Kavramların teorik tanımları ile metindeki somut örnekleri eşleştirmek doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış yönlendirmeleri ve yanılgıları elemek.
Diğer seçeneklerdeki olay-olgu kavramlarının karıştırılması, tarihsel anakronizm yapılması veya kaynak sınıflandırması hataları belirlenir ve elenir.
Çeldiricilerin hangi metodolojik hataları içerdiğini görerek doğru cevabı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Tarihî olay ve tarihî olgu kavramlarının farkları ve tarihsel süreçteki uygulamaları.
Soru 11Soru

Tarih bilimi; kendine özgü konu, yöntem ve kavramsal çerçeveye sahip bir sosyal bilim dalıdır. Aşağıdaki tabloda yer alan örnek ve durumları, tarih bilimine ait kavramsal başlıklarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sened-i İttifak'ın imzalanması
Osmanlı Devleti'nde demokratikleşme hareketleri
Tarihî bilginin inşasında doğa olaylarının doğrudan değil, insana etkisi yönüyle ele alınması
Tarihî olayların tekrarlanamaz olması nedeniyle araştırmalarda doğa bilimlerindeki gibi laboratuvar çalışmalarına başvurulamaması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sened-i İttifak'ın imzalanması 'Tarihî Olay' ile, Osmanlı'da demokratikleşme hareketleri 'Tarihî Olgu' ile, doğa olaylarının insana etkisi yönüyle ele alınması 'Tarih Biliminin Konusu' ile, deney ve gözlem yapılamaması ise 'Tarih Biliminin Yöntemsel Özelliği' ile eşleşmelidir.
Eşleştirmede olay, olgu, konu ve yöntem kavramlarının ayırt edici nitelikleri esas alınmıştır. Sened-i İttifak somut bir olaydır, demokratikleşme ise bu olayların biriktiği soyut bir olgudur. Doğa olaylarının insani boyutu tarihin konusunu oluştururken, deney/gözlem yapılamaması tarih biliminin yöntem sınırını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihî olay kavramını analiz etme
Belirli bir başlangıç ve bitişi olan somut gelişme belirlenir. Bu tanıma uyan Sened-i İttifak'ın imzalanmasıdır.
Olaylar, kısa sürede gerçekleşen biricik hadiselerdir.
2
Tarihî olgu kavramını analiz etme
Uzun sürede gerçekleşen, soyut ve genel süreç belirlenir. Bu tanıma uyan Osmanlı Devleti'ndeki demokratikleşme hareketleridir.
Olgular, benzer olayların sonucunda biriken uzun süreli değişimlerdir.
3
Tarih biliminin konusu ve yöntem sınırlarını ayırt etme
İnsan faaliyetlerinin ön planda tutulması konuya, deney/gözlem yapılamaması ise yönteme aittir.
Tarih, konusu gereği insanı incelerken, yöntemi gereği geçmişi laboratuvar ortamına taşıyamaz.

Anahtar Kavram

Tarih Bilimi, Olay ve Olgu Kavramları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Bir tarih araştırmacısı, Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemiyle ilgili yaptığı çalışmada şu aşamaları izlemiştir:

I. Döneme ait kronikler, vakfiyeler, para ve arkeolojik buluntuları kütüphane ve arşivlerde tespit etmiştir.
II. Elde ettiği verilerin kaynak değerini, güvenilirliğini ve bilgilerin doğruluk derecesini sorgulayarak taraflı yazılıp yazılmadığını incelemiştir.
III. Topladığı bilgileri siyasi, sosyal ve ekonomik başlıklar altında gruplara ayırarak düzenlemiştir.

Bu araştırmacının yaptığı çalışmaların, tarih araştırmalarının basamakları ile doğru eşleştirmesi aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Tarama, II: Tenkit, III: Tasnif

Cevap

I: Tarama, II: Tenkit, III: Tasnif
Araştırmacının gerçekleştirdiği işlemler sırasıyla kaynak tespiti (Tarama), güvenilirlik ve doğruluk analizi (Tenkit) ve konularına göre sınıflandırma (Tasnif) basamaklarıdır. Bu nedenle 'I: Tarama, II: Tenkit, III: Tasnif' eşleştirmesini barındıran seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncüldeki faaliyeti analiz etme
Araştırmacının kütüphane ve arşivlerde döneme ait kaynakları bulup tespit etmesi, tarih araştırmasının ilk basamağı olan kaynak arama yani 'Tarama' aşamasıdır.
Tarih araştırmalarında konuya dair bilgi sağlayacak her türlü malzemenin ortaya çıkarılması tarama basamağında gerçekleştirilir.
2
İkinci öncüldeki faaliyeti analiz etme
Araştırmacının belgelerin güvenilirliğini, kaynak değerini ve taraflılığını sorgulaması, tarih yönteminde eleştiri yani 'Tenkit' aşamasıdır.
Toplanan verilerin gerçekliği ve bilgi değeri saptanmadan kullanılamaz; bu nedenle iç ve dış tenkit süzgecinden geçirilmeleri gerekir.
3
Üçüncü öncüldeki faaliyeti analiz etme
Toplanan verilerin siyasi, sosyal, ekonomik gibi konu başlıklarına göre gruplandırılması sınıflandırma yani 'Tasnif' aşamasıdır.
Tasnif aşaması, toplanan verilerin araştırma kolaylığı sağlamak amacıyla zamana, mekana veya konuya göre düzenlenmesidir.

Anahtar Kavram

Tarih araştırmalarında yöntemin basamakları olan Tarama, Tasnif, Tahlil, Tenkit ve Terkip aşamalarının doğru tanınması ve uygulanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Tarihsel bir araştırmanın bilimsel yöntemlere uygun olarak yürütülmesi sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki aşamaları, ilk adımdan son adıma doğru olacak şekilde uygulama sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tarih araştırmalarında izlenen bilimsel yöntem sırasıyla Tarama (kaynak arama), Tasnif (sınıflandırma), Tahlil (çözümleme), Tenkit (eleştiri) ve Terkip (sentez/birleştirme) basamaklarından oluşur. Bu doğrultuda doğru sıralama kaynakların tespiti, gruplandırılması, çözümlenmesi, güvenilirliğinin sorgulanması ve son olarak birleştirilerek esere dönüştürülmesi şeklindedir.
Tarih biliminin yöntem basamakları mantıksal bir sırayı takip eder. İlk olarak kaynak aranır (Tarama), ardından bu kaynaklar sınıflandırılır (Tasnif). Üçüncü aşamada kaynaklardaki verilerin amaca uygunluğu çözümlenir (Tahlil). Dördüncü aşamada kaynakların güvenilirliği, iç ve dış eleştiri süzgecinden geçirilir (Tenkit). Son aşamada ise tüm bilgiler birleştirilerek sentez yapılır (Terkip).

Adım Adım Çözüm

1
Konuyla ilgili kaynakların toplanması sürecini (Tarama) belirlemek
İlk sırada yer alması gereken aşama 'arastirma_tarama' olarak tespit edilir.
Herhangi bir tarihsel araştırmaya başlamak için öncelikle konuya ilişkin kaynakların bulunması gerekir.
2
Elde edilen kaynakların sınıflandırılması sürecini (Tasnif) belirlemek
İkinci sırada yer alması gereken aşama 'arastirma_tasnif' olarak tespit edilir.
Toplanan kaynakların daha kolay incelenebilmesi için gruplandırılması zorunludur.
3
Verilerin yeterliliğinin çözümlenmesi sürecini (Tahlil) belirlemek
Üçüncü sırada yer alması gereken aşama 'arastirma_tahlil' olarak tespit edilir.
Sınıflandırılan bilgilerin konu açısından ne ölçüde yeterli olduğu bu aşamada analiz edilir.
4
Bilgilerin güvenilirliğinin denetlenmesi sürecini (Tenkit) belirlemek
Dördüncü sırada yer alması gereken aşama 'arastirma_tenkit' olarak tespit edilir.
Çözümlenen verilerin doğruluk derecesi iç ve dış eleştiri yöntemiyle sınanmalıdır.
5
Güvenilir bilgilerin birleştirilerek esere dönüştürülmesi sürecini (Terkip) belirlemek
Beşinci sırada yer alması gereken aşama 'arastirma_terkip' olarak tespit edilir.
Doğruluğu kanıtlanan tüm bilgiler mantıksal bir sıra halinde bir araya getirilerek sentezlenir.

Anahtar Kavram

Tarih araştırmalarında yöntem basamakları (Tarama, Tasnif, Tahlil, Tenkit, Terkip)
Soru 14Soru

Anadolu’da yerleşik yaşama geçişin ilk izlerinin görüldüğü Çayönü (Diyarbakır) ile Anadolu'da yazılı devirlerin başladığı Kültepe (Kayseri) höyüklerinde araştırma yapan bir tarih heyeti, çalışmalarında ��eşitli buluntular elde etmiştir. Bu buluntuların incelenmesinde tarihe yardımcı bilim dallarından yararlanılmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen buluntu ve yardımcı bilim dalı eşleştirmelerinden hangisi, tarih biliminin yöntem ve ilkeleri açısından kesinlikle hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çayönü'nde ele geçirilen obsidyen araçlar üzerindeki çizgi ve işaretlerin yazı türü yönünden incelenmesi - Paleografya

Cevap

Çayönü'nde ele geçirilen obsidyen araçlar üzerindeki çizgi ve işaretlerin yazı türü yönünden incelenmesi için Paleografya biliminden yararlanılması hatalıdır.
Tarih öncesi devirlerde henüz yazı icat edilmediği için yazı bilimi olan paleografya, epigrafi veya diplomatik gibi dallardan bu dönemlerin aydınlatılmasında yararlanılamaz. Diyarbakır Çayönü, tarih öncesi döneme (Neolitik Dönem) ait bir yerleşim yeridir. Bu nedenle Çayönü'ndeki obsidyen aletler üzerinde yer alan çizimlerin veya işaretlerin incelenmesinde paleografya biliminden yararlanılması tarih metodolojisi açısından hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşim yerlerinin ait olduğu dönemlerin belirlenmesi
Diyarbakır Çayönü tarih öncesi devirlere (Neolitik Dönem) aitken, Kayseri Kültepe yazılı devirlere (tarihi devirler) aittir.
Yardımcı bilim dallarının kullanılabilirliği, incelenen dönemin yazılı olup olmamasına göre değişir.
2
Bilim dallarının çalışma alanlarının ve sınırlarının analiz edilmesi
Paleografya eski yazı sistemlerini inceler. Dolayısıyla yazının henüz icat edilmediği tarih öncesi dönemlerin araştırılmasında paleografyadan yararlanılamaz.
Yazı dışındaki çizgi ve semboller, bir yazı sistemi (alfabe vb.) oluşturmadığı için paleografyanın konusu olamaz.
3
Eşleştirmelerin değerlendirilmesi
Çayönü buluntuları için paleografya biliminin eşleştirilmesi metodolojik açıdan hatalıdır. Diğer eşleştirmeler dönem ve malzeme özelliklerine uygundur.
Hatalı eşleştirmenin tespit edilerek doğru seçeneğin belirlenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında yazıya dayalı yardımcı bilim dallarının (paleografya, diplomatik, epigrafi vb.) kullanılamayacağı ilkesi.
Soru 15Soru

Kayseri yakınlarındaki Kültepe (Kaniş) höyüğünde yapılan arkeolojik kazılarda, alt tabakalarda Neolitik Dönem'e ait obsidyen ok uçları ve taş baltalar; üst tabakalarda ise Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait çivi yazılı kil tabletler bulunmuştur.

Bu buluntuların incelenmesi ve değerlendirilmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait kil tabletlerin ��zerindeki yazıların okunması ve içeriklerinin çözümlenmesinde paleografya biliminden yararlanılır.

Cevap

Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait kil tabletlerin üzerindeki yazıların okunması ve içeriklerinin çözümlenmesinde paleografya biliminden yararlanılır.
Asur Ticaret Kolonileri Çağı'na ait kil tabletlerin üzerindeki yazıların okunması ve içeriklerinin çözümlenmesinde paleografya biliminden yararlanılır ifadesi doğrudur. Çünkü paleografya, eski yazıları, alfabeleri ve bunların zaman içindeki değişimlerini inceleyen bir bilim dalıdır. Kil tabletlerdeki çivi yazısının okunması bu bilimin doğrudan çalışma alanına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Kazı tabakalarındaki buluntuların niteliklerinin (yazılı veya yazısız dönem) belirlenmesi.
Neolitik Dönem buluntuları (obsidyen ok uçları, taş baltalar) tarih öncesi (yazısız) döneme aittir. Asur Ticaret Kolonileri Çağı buluntuları (kil tabletler) ise tarihi (yazılı) döneme aittir.
Tarihe yardımcı bilim dallarının kullanılabilmesi için buluntunun ait olduğu dönemde yazının var olup olmadığı kritik önem taşır.
2
Tarih öncesi buluntular için yazılı kaynak bilimlerinin elenmesi.
Neolitik Dönem buluntuları için paleografya, epigrafi ve diplomatik gibi yazıya dayalı bilim dallarından yararlanılamaz.
Yazısız dönemlerin aydınlatılmasında arkeoloji, kimya (Karbon-1414) ve antropoloji gibi bilimlerden yararlanılır.
3
Tarihi dönem buluntularının uygun bilim dalıyla eşleştirilmesi.
Asurlulardan kalan kil tabletlerin üzerindeki çivi yazısı, eski yazıları inceleyen paleografya biliminin yardımıyla okunur.
Paleografya, geçmiş dönemlerde kullanılan yazı sistemlerini ve alfabeleri çözme işlevine sahiptir.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi dönemlerin incelenmesinde yazıya dayalı bilim dallarının (paleografya, epigrafi, diplomatik) kullanılamayacağı kural�� ve tarihi dönemlerdeki yazılı belgelerin paleografya ile çözümlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 16Soru

Aşağıda sol sütunda verilen tarihsel buluntu ve araştırma konularını, sağ sütunda verilen ve bu araştırmalarda öncelikle yararlanılan tarihe yardımcı bilim dallarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul Yarımburgaz Mağarası'ndaki paleolitik tabakalardan çıkarılan insan iskeleti kalıntılarının incelenerek en eski Anadolu sakinlerinin fiziki özellikleri ve kökenlerinin araştırılması
Doğu Türkistan'da Turfan bölgesinde ele geçen ve Uygur alfabesiyle kâğıt üzerine yazılmış ticari sözleşmelerin ve vakfiyelerin okunarak çözümlenmesi
Çorum Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı'ndaki kaya blokları üzerine kazınmış Hitit hiyeroglif yazıtlarının okunarak dönemin kültürel yapısının araştırılması
Türkiye Selçuklu Devleti dönemine ait olan ve hükümdarın tuğrasını taşıyan resmi atama belgelerinin (beratların) dil, üslup ve hukuki geçerlilik yönünden incelenmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul Yarımburgaz Mağarası'ndaki insan kalıntılarının antropoloji ile, Turfan'da bulunan Uygur alfabesiyle yazılı belgelerin paleografya ile, Yazılıkaya'daki Hitit kaya yazıtlarının epigrafi ile ve Selçuklu resmi beratlarının diplomatik bilim dalı ile eşleştirilmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede; yazının bulunmadığı tarih öncesi döneme ait Yarımburgaz Mağarası insan iskeletleri antropoloji ile, kağıt üzerine yazılmış eski Uygur metinleri paleografya ile, kaya üzerine kazınmış Hitit kitabeleri epigrafi ile ve resmi nitelikteki Selçuklu beratları diplomatik bilimi ile doğru şekilde eşleştirilmiştir. Bu sayede her buluntu, kendi dönemsel koşullarına ve materyal özelliğine en uygun bilim dalı vasıtasıyla aydınlatılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Buluntuların ait olduğu tarihsel dönemleri ve yazılı olup olmadıklarını analiz etmek.
Yarımburgaz Mağarası buluntularının yazısız tarih öncesi döneme (Paleolitik); Turfan belgeleri, Yazılıkaya yazıtları ve Selçuklu beratlarının ise yazılı tarihi devirlere ait olduğu saptanır.
Tarih öncesi dönemlerin incelenmesinde yazı bulunmadığı için paleografya, epigrafi ve diplomatik gibi doğrudan yazıyı temel alan bilim dalları kullanılamaz.
2
Yazılı buluntuların biçimsel niteliğine ve yazıldıkları malzemeye göre uygun bilim dallarını belirlemek.
Kaya bloğu üzerine kazınmış Hitit yazısı için epigrafi; kağıt üzerindeki el yazması Uygur belgeleri için paleografya; resmi nitelikteki Selçuklu beratları için diplomatik eşleştirmesi yapılır.
Yazının yazıldığı zemin (sert zemin veya taş/kaya için epigrafi) ve belgenin resmi/siyasi niteliği (resmi evraklar için diplomatik) belirleyici kıstaslardır.
3
Eşleştirmeleri nihai hale getirerek kontrol etmek.
Tarih öncesi insan iskeletleri antropolojiye, kağıt üzerindeki eski yazılar paleografyaya, kaya yazıtları epigrafe, devlet belgeleri ise diplomatiğe yönlendirilir.
Tüm buluntu türleri ve çalışma hedefleri, kendilerini incelemeye en uygun bilim dallarıyla eksiksiz ve hatasız şekilde ilişkilendirilmiştir.

Anahtar Kavram

Tarihe Yardımcı Bilim Dalları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 17Soru

Aşağıda verilen tarihsel buluntu ve belgeleri, bu buluntuların çözümlenmesinde öncelikle yararlanılan tarihe yardımcı bilim dallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazının henüz icat edilmediği tarih öncesi dönemlere ait Yarımburgaz Mağarası'ndaki taş aletler ve ocak izleri
Orhun Vadisi'ndeki dikilitaşlar üzerinde yer alan ve Göktürkçe yazılmış olan Kül Tigin Anıtı
Fatih Sultan Mehmet Dönemi'ne ait sadrazamlık beratları ve resmi yazışmalar
Büyük Selçuklu Devleti dönemine ait, üzerinde hükümdar unvanları bulunan altın dinarlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yarımburgaz Mağarası buluntuları arkeolojiyle, Kül Tigin Anıtı epigrafiyle, sadrazamlık beratlar�� diplomatikle ve altın dinarlar nümizmatikle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; yazısız döneme ait olan Yarımburgaz Mağarası buluntuları arkeolojiyle, anıtsal bir yazıt olan Kül Tigin Anıtı epigrafiyle, resmi bir devlet belgesi olan sadrazamlık beratları diplomatikle ve eski madeni para olan altın dinarlar nümizmatikle eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih öncesi dönem buluntularının niteliğini analiz etme.
Yarımburgaz Mağarası'ndaki taş aletler ve ocak izleri tarih öncesi döneme ait olup yazı içermez. Bu nedenle yalnızca arkeoloji bilimi ile incelenebilir.
Tarih öncesi dönemlerde yazı olmadığı için paleografya, epigrafi ve diplomatik gibi yazılı kaynak bilimleri kullanılamaz.
2
Dikilitaş üzerindeki yazıtların niteliğini inceleme.
Kül Tigin Anıtı anıtsal bir dikilitaştır.
Taş ve mermer gibi sert cisimler üzerindeki kitabeleri inceleyen bilim dalı epigrafidir.
3
Resmi devlet evraklarının ve belgelerinin türünü belirleme.
Sadrazamlık beratları ve resmi yazışmalar hukuki-siyasi belgelerdir.
Devletler arası veya devlet içi resmi yazışmaları, fermanları ve beratları inceleyen bilim dalı diplomatiktir.
4
Madeni paraların hangi bilim dalıyla inceleneceğini belirleme.
Altın dinarlar devletin bastırdığı madeni paralardır.
Eski paraları inceleyerek ekonomik ve siyasi durum hakkında bilgi sunan bilim dalı nümizmatiktir.

Anahtar Kavram

Tarihe yardımcı bilim dallarının çalışma alanları ve tarih öncesi dönemlerde yazılı bilimlerin kullanılamaması kuralı.
Soru 18Soru

Tarih yazıcılığının tarihsel süreçteki gelişim evrelerini ve bu süreçteki önemli temsilcileri araştıran bir öğrenci, şu tespitleri yapmıştır:

I. Hitit krallarının tanrıya hesap vermek amacıyla yazdırdığı anallar (yıllıklar), tarafsız tarihi bilgi içermesi yönüyle birinci elden kaynak niteliğindedir ancak olayları neden-sonuç bağlamında nesnel yöntemlerle analiz eden modern araştırmacı tarih yazıcılığının ilk temsilcileri olarak kabul edilmelidir.
II. Thukydides'in Peloponnesos Sava��ları'nı ele aldığı eseri; olayları yalnızca kronolojik olarak aktarmakla kalmayıp, geçmişteki gelişmelerden siyasi dersler çıkararak geleceğe yön vermeyi amaçlayan öğretici tarih anlayışının öncü eseri olarak kabul edilir.
III. Herodot'un 'Historia' (Tarih) adlı çalışması; yer ve zaman göstererek olayları aktarması yönüyle hikayeci tarih yazıcılığının kurucu eseri sayılsa da içerisinde efsanevi unsurlara ve mitolojik anlatılara yer vermesi nedeniyle araştırmacı tarih yönteminden ayrılır.

Buna göre, öğrencinin yaptığı tespitlerden hangileri tarih bilimi açısından doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Öğrencinin tespitlerinden ikinci ve üçüncü öncüller doğrudur. Thukydides, öğretici (pragmatik) tarih yazıcılığının öncüsüyken; Herodot, hikayeci tarih yazıcılığının ilk temsilcisidir ve eserinde mitolojik unsurlar barındırır. Hitit analları ise araştırmacı tarih değil, kronik tarih yazıcılığı kapsamındadır.
İkinci ve üçüncü yargılarda belirtilen tespitler tarih bilimi metodolojisine uygundur. Thukydides, eserinde olayları faydacı ve ders çıkarıcı bir üslupla sunarak pragmatik tarih yazıcılığını başlatmıştır. Herodot ise Historia adlı eserinde olayları aktarırken hikayeci anlatı yolunu seçmiş, mitlere ve efsanelere de yer vermiştir. Bu yüzden bu iki yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde yer alan tarih yazıcılığı türleri ve tanımları analiz edilir.
Hitit analları, Thukydides'in öğretici tarzı ve Herodot'un hikayeci tarzı belirlenir.
Tarih yazıcılığı türlerinin ayırt edici özelliklerini kavramak doğru sonuca ulaşmanın ilk adımıdır.
2
Birinci öncülün doğruluğu incelenir.
Hitit anallarının modern anlamda araştırmacı (neden-nasılcı) değil, kronik tarih yazıcılığı türünde olduğu saptanır. Bu nedenle birinci öncül elenir.
Araştırmacı tarih yazıcılığının bilimsel metot ve neden-sonuç ilişkisine dayanarak çok daha sonraki yüzyıllarda kurulduğunu bilmek gerekir.
3
İkinci öncülün doğruluğu incelenir.
Thukydides'in pragmatik (öğretici) tarih yazımında geleceğe ders verme amacı taşıdığı bilgisi doğrulanır.
Pragmatik tarih yazıcılığının fayda odaklı yapısı ve Thukydides ile ilişkisi tarih ders müfredatının temel kazanımlarındandır.
4
Üçüncü öncülün doğruluğu incelenir.
Herodot'un Historia eserinin hikayeci tarihin başlangıcı olduğu, ancak bilimsel araştırmacı yöntemlerden uzak efsanevi ögeler taşıdığı bilgisi doğrulanır.
Hikayeci tarih yazıcılığının efsane barındırma özelliği ve araştırmacı tarihten farkı bu öncülü doğrular.
5
Elde edilen doğru öncüller birleştirilerek nihai sonuca ulaşılır.
Doğru yargıların ikinci ve üçüncü öncüller olduğu görülür.
Sadece doğru öncülleri içeren seçeneğin belirlenmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Tarih yazıcılığı türlerinin (hikayeci, öğretici, kronik, araştırmacı) özellikleri ve tarihsel gelişim süreçleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 19Soru

Türklerin tarih boyunca zamanı bölme ve takvim kullanma pratikleri; yaşadıkları coğrafi değişimler, dini dönüşümler ve ekonomik ihtiyaçlarla şekillenmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen Türk devlet ve topluluklarının takvimsel pratikleri ve kronolojik adımları, geçmişten günümüze doğru (eskiden yeniye) nasıl sıralanmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimsel adımların kronolojik sırası sırasıyla; bozkır kültüründe güneş yılı esaslı ilk sistemin şekillenmesi, İslamiyet'in kabulüyle ay yılı esaslı takvimin benimsenmesi, Büyük Selçuklu mali düzenlemeleri için hazırlanan güneş takvimi, Osmanlı Devleti'nin bütçe açıklarını önlemek amacıyla devreye soktuğu Rumi takvim ve nihayetinde Cumhuriyet Dönemi'nde Batı ile uyum amacıyla kabul edilen Miladi takvim şeklindedir.
Türklerin tarih boyunca kullandığı takvimlerin kronolojik sıralaması; İslamiyet öncesi dönemde kullanılan güneş yılı esaslı 12 Hayvanlı Türk Takvimi ile başlar. İslamiyet'in kabulünün ardından ay yılı esasına dayanan Hicri Takvim kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra Büyük Selçuklu Devleti'nde mali işleri düzenlemek amacıyla güneş yılı esaslı Celâli Takvimi, Osmanlı Devleti'nde ise yine benzer mali gerekçelerle Rumi Takvim yürürlüğe konmuştur. Son olarak, Cumhuriyet Dönemi'nde batılı devletlerle ekonomik ilişkileri düzenlemek amacıyla Miladi Takvim'e geçilmiştir. Bu tarihsel süreç, bozkır kültüründeki ilk sistemden başlayarak günümüze kadar gelen sırayı tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak İslamiyet öncesi dönemdeki Türk topluluklarının kullandığı güneş yılı esaslı ilk takvim belirlenmelidir.
Avrasya bozkırlarındaki Türk topluluklarının ortak zaman ölçme sistemini şekillendirmesi (12 Hayvanlı Türk Takvimi) ilk adım olarak tespit edilir.
Türklerin tarih boyunca kullandığı ilk takvim sistemi budur.
2
İslamiyet'in kabulüyle birlikte hayatımıza giren ve ay yılı esasına dayanan takvim belirlenmelidir.
Karahanlılar döneminden itibaren toplumsal ve dini hayatta ay yılı esaslı takvim sisteminin resmiyet kazanması seçeneğidir.
İslamiyet'in kabulü 10. yüzyıldan itibaren gerçekleşmiş ve Hicri takvim kullanılmaya başlanmıştır.
3
Büyük Selçuklu Devleti'nde tarımsal faaliyetlerin vergilendirilmesi amacıyla hazırlanan güneş yılı esaslı takvim tespit edilmelidir.
Büyük Selçuklu Devleti'nde tarım vergilerinin toplanması amacıyla hazırlanan yeni takvim seçeneğidir.
Melikşah döneminde (11. yüzyıl sonu) hazırlanan Celâli Takvimi bu dönemde devreye girmiştir.
4
Osmanlı Devleti'nde mali işleri düzenlemek ve bütçe açıklarını engellemek amacıyla oluşturulan takvim tespit edilmelidir.
Osmanlı Devleti'nde bütçe açıklarını önlemek amacıyla mali işlerde güneş yılı esaslı sistemin devreye sokulması seçeneğidir.
Rumi takvim 17. yüzyıldan itibaren Osmanlı maliyesinde uygulanmaya başlanmıştır.
5
Son olarak Cumhuriyet Dönemi'nde yapılan takvim inkılabı tespit edilmelidir.
Yeni kurulan Türk devletinde uluslararası standartlara uyum amacıyla milat başlangıçlı takvimin kabul edilmesi seçeneğidir.
26 Aralık 1925'te kabul edilen Miladi takvim en son adımdır.

Anahtar Kavram

Türk Devletlerinde Takvimlerin Gelişimi ve Kronolojik Sıralaması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 20Soru

Bir höyükte yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında iki farklı kültür katman�� tespit edilmiştir:

* Alt Katman (Kalkolitik Dönem): Bakır süs eşyaları, obsidyen ok uçları, el yapımı seramik kaplar ve kömürleşmiş tohum kalıntıları.
* Üst Katman (Hitit Dönemi): Çivi yazılı kil tabletler, kraliyet mühürleri, devletler arası antlaşma metinleri ve bronz savaş aletleri.

Bu kazı alanında elde edilen buluntuların değerlendirilme süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst katmanda bulunan resmi antlaşma metinlerinin ve mühürlerin devletler arası ilişkiler ile bürokratik yapı yönünden incelenmesinde diplomatik biliminden yararlanılır.

Cevap

Üst katmanda bulunan resmi antlaşma metinlerinin ve mühürlerin devletler arası ilişkiler ile bürokratik yapı yönünden incelenmesinde diplomatik biliminden yararlanılması doğrudur.
Üst katmanda bulunan resmi antlaşma metinleri ve mühürler resmi devlet belgeleridir. Hitit Dönemi yazılı bir dönemdir. Resmi belgeleri, antlaşmaları ve mühürleri inceleyen bilim dalı diplomatik (belge bilimi) olduğu için bu ifade kesinlikle doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kültür katmanlarının yazılı döneme ait olup olmadığını belirlemek.
Alt katman Kalkolitik Dönem'e ait olup yazısız (tarih öncesi) dönemi temsil eder. Üst katman ise Hitit Dönemi'ne ait olup yazılı (tarihi) dönemi temsil eder.
Yazılı kaynak inceleyen yardımcı bilim dallarının (paleografya, diplomatik, epigrafi) sadece yazının bulunduğu katmanlarda kullanılabileceğini unutmamak gerekir.
2
Buluntuların türü ile yardımcı bilim dallarını eşleştirmek.
Üst katmandaki resmi antlaşma metinleri ve mühürler gibi belgelerin incelenmesinde diplomatik (belge bilimi) kullanılır. Alt katmandaki yazısız buluntular için paleografya, epigrafi veya nümismatik kullanılamaz.
Tarihi belgelerin yapısal ve hukuki analizini yapan bilim dalının diplomatik olduğunu tespit etmek.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi dönemlerin incelenmesinde yazılı kaynakları inceleyen yardımcı bilim dallarından yararlanılayacağı kuralı ve bilim dallarının doğru dönem/buluntu ile ilişkilendirilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Sayfa 1 / 2Sonraki