Ahlak Felsefesi

57 soru

Soru 21Soru

Evrensel ahlak yasasının varlığını kabul etmekle birlikte, bu yasanın kaynağını dışsal ve nesnel bir otoritede değil, insanın kendi öznel yapısında (duygu, sezgi veya fayda arayışında) bulan filozoflar vardır. Bu düşünürler, ahlak yasasının temelinin öznel olduğunu savunurlar.

Buna göre, sol sütunda verilen filozofları sağ sütunda yer alan ahlaki yaklaşımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Henri Bergson
Jeremy Bentham
John Stuart Mill

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Henri Bergson sezgi ve iç ses vurgusuyla doğrudan eyleme açıklamasıyla; Jeremy Bentham niceliksel hazza dayalı en fazla sayıda insana en büyük mutluluk ilkesiyle; John Stuart Mill ise hazların niteliksel ayrımlarını öne çıkaran fayda anlayışıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede Henri Bergson'un sezgi temelli yaklaşımı, Jeremy Bentham'ın niceliksel faydacılığı ve John Stuart Mill'in niteliksel faydacılığı doğru biçimde bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Henri Bergson'un ahlak felsefesindeki temel kavramını belirlemek.
Bergson'un sezgicilik (entüisyonizm) akımı çerçevesinde ahlakı insanın iç sesine ve sezgilerine dayandırdığı görülür.
Filozofu doğru ahlaki açıklamayla eşleştirmek.
2
Jeremy Bentham'ın faydacılık yaklaşımının temel ayırt edici özelliğini tespit etmek.
Bentham'ın ahlakı çoğunluğun niceliksel hazzı ve faydası üzerine kurduğu anlaşılır.
Faydacılığın niceliksel boyutunu Bentham ile eşleştirmek.
3
John Stuart Mill'in fayda anlayışını Bentham'dan ayıran yönü bulmak.
Mill'in fayda ilkesini savunurken hazların niteliksel (zihinsel hazların üstünlüğü) yönüne vurgu yaptığı görülür.
Niteliksel faydacılık açıklamasını Mill ile eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul edenlerin (Bergson, Bentham, Mill) görüşleri
Soru 22Soru

Birey, kendi hayatının yegane sahibi ve karar vericisidir. Ahlaki kararlarını alırken ne toplumsal baskılar ne de devletin otoritesi onun iradesine müdahale etmelidir. Ahlaki sorumluluk, ancak ve ancak bireyin hiçbir dışsal otoritenin dayatması olmadan, kendi seçimlerini yapabildiği geniş bir serbestlik ortamında anlam kazanır. Bu nedenle, devletin bireysel eylemlere ve tercihlere müdahalesi en aza indirgenmelidir.

Bu parçada savunulan görüşler, ahlaki eylemde özgürlük problemiyle ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Libertaryenizm

Cevap

Libertaryenizm
Parçada bireyin ahlaki kararlarında devletin ve toplumsal otoritelerin müdahalesinden uzak olması gerektiği, yani bireysel özgürlüğün en üst düzeyde tutulması gerektiği savunulmaktadır. Bu görüş, bireyin eylem alanına yönelik dışsal müdahalelerin sınırlandırılmasını temel alan libertaryenizm (özgürlükçülük) yaklaşımı ile doğrudan örtüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel vurguyu analiz etmek.
Parçada, bireyin kendi kararlarını vermesi gerektiği, toplumsal ve siyasal otoritelerin (devletin) bu kararlara müdahale etmemesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Soruda sorulan yaklaşımı belirleyebilmek için metnin ana düşüncesini ortaya koymak gerekir.
2
Seçeneklerde sunulan felsefi yaklaşımların tanımlarını karşılaştırmak.
Determinizm özgürlüğü reddeder; fatalizm kaderciliktir; otodeterminizm ahlaki özerkliktir; indeterminizm metafiziksel nedensizliktir; libertaryenizm ise devletin ve otoritenin müdahalesinin sınırlandırılmasını savunan özgürlükçülüktür.
Metindeki düşüncenin hangi kavramla eşleştiğini bulmak için kavramsal tanımları karşılaştırmak gerekir.
3
Metin ile kavramları eşleştirmek ve doğru seçeneği belirlemek.
Metinde geçen 'devletin otoritesinin müdahale etmemesi' ve 'bireysel serbestlik alanı' ifadeleri doğrudan libertaryenizm tanımına uymaktadır.
Doğru felsefi yaklaşımı kesinleştirip cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Yaklaşımları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

Spinoza'ya göre Tanrı ve doğa aynı özün farklı görünümleridir ve evrende her şey mutlak bir zorunlulukla gerçekleşir. İnsan, kendi kişisel arzularını bir kenara bırakıp bu evrensel ve zorunlu doğa yasalarına uyum sağladığı ölçüde ahlaklı ve bilge bir yaşama ulaşebilir.

Buna göre Spinoza, evrensel ahlak yasasının nesnel temelini aşağıdakilerden hangisinde görmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğa ve Tanr�� birliğinin sunduğu evrensel ve zorunlu düzende

Cevap

Doğa ve Tanrı birliğinin sunduğu evrensel ve zorunlu düzende
Doğa ve Tanrı birliğinin sunduğu evrensel ve zorunlu düzende seçeneği doğrudur, çünkü Spinoza ahlakı insanın kendi kişisel isteklerini aşarak doğanın (Tanrı'nın) mutlak ve zorunlu yasalarına göre yaşamasıyla açıklar. Bu temel, insan öznelliğinden bağımsız ve nesneldir.

Adım Adım Çözüm

1
Spinoza'nın panteist (Tanrı-doğa birliği) felsefesini ve ahlak anlayışındaki temel belirleyici unsurları saptamak.
Düşünürün ahlakı doğanın zorunlu yasalarına ve bu düzene uyum sağlamaya dayandırdığı belirlenir.
Evrensel ahlak yasasının nesnel dayanağını tespit etmek.
2
Bulunan ahlaki dayanağın hangi seçenekte doğru ifade edildiğini belirlemek.
Doğa ve Tanrı birliğinin sunduğu düzenin nesnel temel olarak öne çıktığı görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Spinoza'nın panteist ahlak anlayışında evrensel ahlak yasasının nesnel temeli
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 24Soru

Nietzsche’ye göre geleneksel ahlak, zayıf insanların güçlüleri dizginlemek amacıyla uydurduğu bir aldatmacadır. 'Sürü ahlakı' olarak nitelendirdiği bu hazır şablonlar, yaşamı olumlayan ve insanı kendi değerlerini yaratmaya çağıran 'efendi ahlakı'nın önünü keser. İnsanın yapması gereken, kendisine dayatılan bu dışsal kuralları reddederek kendi değer biçme gücünü eline almasıdır. Çünkü insan üzerinde önceden belirlenmiş aşkın ya da rasyonel hiçbir ahlaki yasa yoktur; ahlak ancak bireyin kendi özgür istencini ortaya koyma sürecidir.

Bu parçadan hareketle Nietzsche’nin ahlak görüşüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, tüm insanlar için geçerli genelgeçer bir ahlak yasası inşa edilemez.

Cevap

Bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, tüm insanlar için geçerli genelgeçer bir ahlak yasası inşa edilemez.
Parçada Nietzsche'nin insanın kendi değerlerini yaratması gerektiği, rasyonel ya da aşkın hiçbir hazır şablonun/yasanın bulunmadığı ve ahlakın bireysel istencin bir ürünü olduğu belirtilmektedir. Bu doğrultuda, bireyden ve onun özgür istencinden bağımsız, herkes için geçerli genelgeçer bir ahlak yasasının inşa edilemeyeceği savunulabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel savı belirleme
Nietzsche'nin geleneksel ahlakı (sürü ahlakını) zayıfların uydurduğu bir araç olarak gördüğü ve bireyin kendi değerlerini kendisinin yaratması gerektiğini savunduğu belirlenmiştir.
Paragrafın ana fikrini anlayarak seçeneklerle karşılaştırma yapabilmek için bu adım gereklidir.
2
Evrensel yasa reddinin gerekçesini analiz etme
Aşkın ya da rasyonel hiçbir evrensel ahlaki yasanın bulunmadığı, ahlakın yalnızca bireysel istence dayandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Filozofun evrensel ahlak yasasını reddetme mantığını kavramak için bu adım gereklidir.
3
Seçenekleri analiz etme ve doğru seçeneği belirleme
Bireyin özgür istencinden bağımsız, genelgeçer bir yasanın kurulamayacağını belirten seçeneğin paragraftaki görüşle birebir örtüştüğü görülmüştür.
Yanlış felsefi akımlara ait çeldiricileri eleyerek doğru yargıya ulaşmak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Nihilizm ve Egzistansiyalizm bağlamında evrensel ahlak yasasının reddi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 25Soru

"Haz, mutlu bir yaşamın başlangıcı ve amacıdır. Her seçiş ve kaçınışımızı ona dayandırırız; çünkü bizim için ilk ve doğuştan gelen iyi odur. Ancak her haz seçilmeye değer olmadığı gibi, her acıdan da kaçınılması gerekmez. Önemli olan, akıllıca bir ölçüp tartma (kalkülasyon) ile uzun vadede ruhsal dinginliği (ataraxia) ve bedensel acısızlığı (aponia) sağlayacak eylemlere yönelmektir. Bu nedenle ahlaki eylemin değeri, anlık hazların peşinde kontrolsüzce koşmakta değil, bilgeliğin rehberliğinde acıdan uzaklaşmaktadır."

Bu parçadan hareketle ahlaki eylemin amacı ve niteliği hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahlaki eylemin amacı hazza yönelmek olmakla birlikte, bu haz anlık bedensel doyumlar değil; akıl süzgecinden geçmiş, acıdan uzak bir ruhsal dinginliktir.

Cevap

Ahlaki eylemin amacı hazza yönelmek olmakla birlikte, bu haz anlık bedensel doyumlar değil; akıl süzgecinden geçmiş, acıdan uzak bir ruhsal dinginliktir.
Parçada belirtilen ahlaki eylem anlayışı, Epiküros'un hazcılığına (hedonizm) dayanmaktadır. Epiküros'a göre haz hayatın nihai amacıdır; fakat bu haz, anlık bedensel doyumların peşinde koşmak değil, aklın süzgecinden geçirilerek acıdan kaçınma ve ruhsal dinginliğe (ataraksiya) ulaşma çabasıdır. Doğru yanıt bunu tam olarak ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramları ve iddiaları analiz etme
Parça, hazzı yaşamın amacı olarak görmecektedir ancak bunun anlık hazlardan ziyade akılcı bir ölçme ve tartma süreciyle ulaşılan ruhsal dinginlik (ataraxia) ve acısızlık (aponia) olduğunu vurgulamaktadır.
Metnin ana fikrini ve felsefi arka planını doğru belirlemek için ilk adımdır.
2
Seçeneklerde sunulan felsefi yaklaşımları karşılaştırma
Metnin Epiküros'un rasyonel hazcılık (hedonizm) görüşüne dayandığı, buna karşılık diğer seçeneklerin Kant'ın ödev ahlakı, Bentham/Mill'in toplumsal faydacılığı, Sokrates'in rasyonalist ahlakı ve determinizm gibi farklı görüşleri içerdiği saptanır.
Çeldiricileri elemek ve doğru akımı ayırt etmek için gereklidir.
3
Doğru yargıyı tespit etme
Hazzın anlık doyumlar yerine akıl süzgecinden geçmiş ruhsal dinginlik olarak tanımlandığı yargısının parçadaki ana düşünceyle doğrudan uyuştuğu görülür.
Parçanın nihai sonucunu ve felsefi çıkarımını netleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Epiküros'un hazcılık (hedonizm) yaklaşımı çerçevesinde ahlaki eylemin amacı olarak ruhsal dinginlik (ataraxia) ve akılcı haz hesabı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 26Soru

Aşağıda verilen filozofları, evrensel ahlak yasasını nesnel temelde açıklarken kullandıkları temel yaklaşımlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Platon
Immanuel Kant
Baruch Spinoza

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Platon, ahlak yasasını 'İyi İdeası' ile; Immanuel Kant, 'ödev' ve 'koşulsuz buyruk' kavramıyla; Baruch Spinoza ise doğanın nesnel yasalarına uyum sağlamakla eşleşir.
Filozofların ahlaki görüşleri nesnel temellere dayanır: Platon aşkın İyi İdeası'nı, Kant akla dayalı ödev bilincini, Spinoza ise panteist doğa yasalarını evrensel ahlakın nesnel kaynağı olarak görür.

Adım Adım Çözüm

1
Platon'un ahlak felsefesindeki temel kavramını belirleme.
Platon, evrensel ahlak yasasını rasyonel bir temele ve idealar kuramına dayandırarak 'İyi İdeası' ile ilişkilendirir.
Platon'a göre en yüksek iyiye ulaşmak ahlaki eylemin amacıdır ve bu nesnel bir gerçeklik olan İyi İdeası'na yönelmekle mümkündür.
2
Immanuel Kant'ın nesnel ahlak anlayışını inceleme.
Kant, evrensel ahlak yasasını öznel duygulardan arındırarak herkes için geçerli olan 'ödev' bilinci ve 'koşulsuz buyruk' ile temellendirir.
Kant'ın ödev ahlakında ahlaki eylem, hiçbir koşula veya kişisel çıkara bağlı olmaksızın sadece ödev olduğu için yapılmalıdır.
3
Baruch Spinoza'nın doğa ve ahlak anlayışını ilişkilendirme.
Spinoza, evrendeki determinist yapıyı ve panteist doğa-Tanrı özdeşliğini vurgulayarak ahlakı doğa yasalarına uyum sağlamakla açıklar.
Spinoza'ya göre insan, doğanın zorunlu yasalarına ve Tanrı'nın bilgisine ulaştığı ölçüde ahlaki ve özgür bir yaşama kavuşur.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasını Nesnel Temelde Kabul Edenler
Soru 27Soru

Ahlak felsefesinde bireyin eylemlerinde ne ölçüde özgür olduğu sorusuna verilen cevaplar farklı yaklaşımları ortaya çıkarmıştır. Aşağıdaki sol sütunda bu yaklaşımlara ait temel argümanlar, sağ sütunda ise felsefi yaklaşımların isimleri yer almaktadır. Sol sütundaki argümanları sağ sütundaki doğru yaklaşımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İnsanın eylemleri ve kararları; genetik yapısı, aldığı eğitim ve toplumsal çevre gibi kendisi dışındaki etkenler tarafından belirlenir. Bu nedenle birey eylemlerinde özgür değildir.
Ahlaki eylemler hiçbir neden-sonuç zincirine bağlı değildir. İrade, kararlarını alırken tamamen serbesttir ve herhangi bir belirleyiciden bağımsız olarak kendi seçimlerini yapar.
İnsan doğuştan tamamen özgür ya da tamamen tutsak değildir. Kişi akli ve ahlaki kapasitesini geliştirdiği, kendi kararlarını kendi aklıyla verebildiği ölçüde özgürleşir.
İnsanın hayatındaki tüm olaylar ve eylemler, önceden aşkın bir güç tarafından belirlenmiştir. İnsanın bu kaderi değiştirme veya onun dışına çıkma gücü yoktur.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci argümanın determinizm, ikinci argümanın indeterminizm, üçüncü argümanın otodeterminizm ve dördüncü argümanın fatalizm ile eşleşmesi gerekir.
Sol sütundaki ifadelerin sırasıyla determinizm, indeterminizm, otodeterminizm ve fatalizm kavramlarıyla eşleştirilmesi ahlak felsefesindeki özgürlük yaklaşımlarının temel tanımlarına uygun olarak yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci ifade analiz edilir.
İfadenin insanın kararlarının çevresel ve genetik etkenlerle belirlendiğini savunduğu tespit edilir.
Bu görüş ahlak felsefesinde gerekircilik anlamına gelen determinizm kavramına karşılık gelir.
2
Sol sütundaki ikinci ifade analiz edilir.
Eylemlerin hiçbir dış etkenle sınırlandırılmadığı ve iradenin tamamen serbest olduğu tespit edilir.
Bu görüş ahlaki eylemde nedensizliği savunan indeterminizm kavramını temsil eder.
3
Sol sütundaki üçüncü ifade analiz edilir.
Özgürlüğün kişinin aklını ve kişiliğini geliştirmesine bağlı olarak kazanılan bir özerklik derecesi olduğu tespit edilir.
İnsanın kendi kendini aklıyla belirlemesi fikri otodeterminizm kavramına karşılık gelir.
4
Sol sütundaki dördüncü ifade analiz edilir.
Eylemlerin doğaüstü bir güç (kader) tarafından önceden belirlendiği ve değiştirilemeyeceği savunulduğu tespit edilir.
Bu kaderci yaklaşım felsefede fatalizm olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Ahlaki Eylemde Özgürlük Problemi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

Ahlak felsefesinde evrensel bir ahlak yasasının varlığını reddeden görüşlere ait aşağıdaki açıklamaları, ilişkili oldukları felsefi akımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahlakın kaynağı bireysel hazlardır. Bireye keyif veren şeyler kişiden kişiye değiştiği için herkes için geçerli genelgeçer bir ahlak yasasından söz etmek imkansızdır.
İnsan doğası gereği bencil bir yapıya sahiptir ve eylemlerinde sadece kendi çıkarını düşünür. Bu bencillik durumu, ortak bir ahlaki paydada buluşmayı engeller.
Bireyin biricikliğini ve özgürlüğünü kısıtlayan devlet, din ve hukuk gibi tüm kurumsal yapılar ortadan kaldırılmalıdır. Bu kurumların dayattığı ahlak kuralları da geçersizdir.
İnsanın önceden belirlenmiş bir özü yoktur; insan eylemleri ve tercihleriyle kendi özünü kendisi kurar. Bu mutlak özgürlük, dışarıdan dayatılan ahlak yasalarını dışlar.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hazcılık ile hazların bireyselliği; Bencillik ile çıkarcılık; Anarşizm ile otoritelerin reddi; Varoluşçuluk ile insanın kendi özünü yaratması eşleşmelidir.
Verilen akımların ahlaki eylemin temelini dayandırdığı ilkeler (haz, benlik, sınırsız özgürlük, otoritesizlik) evrensel ahlak yasasını reddederken kullanılan temel argümanları yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadedeki 'bireysel haz' vurgusu analiz edilir.
Bunun hazzın değişken ve göreceli yapısını savunan Hazcılık (Hedonizm) ile ilişkili olduğu belirlenir.
Hazcılık, ahlaki eylemin ölçütünün haz olduğunu ve hazzın öznelliği nedeniyle evrensel ahlak yasasının kurulamayacağını savunur.
2
İkinci ifadedeki 'bencillik' ve 'kendi çıkarı' kavramları incelenir.
Bu kavramların ahlaki eylemde bireyin kendi benliğini merkeze alan Bencillik (Egoizm) akımına ait olduğu görülür.
Egoizm, insanın doğası gereği bencil olduğunu ve bu nedenle ortak bir ahlaki yasanın mümkün olamayacağını ileri sürer.
3
Üçüncü ifadedeki 'devlet, din, hukuk gibi otoritelerin ve kuralların reddi' tahlil edilir.
Bu yaklaşımın her türlü otoriteyi ve dolayısıyla ahlak yasalarını reddeden Anarşizm olduğu anlaşılır.
Anarşizm, bireysel özgürlüğün önündeki en büyük engeller olarak gördüğü otoriteleri ve onların dayattığı kuralları geçersiz sayar.
4
Dördüncü ifadedeki 'insanın özünü kendisinin kurması ve mutlak özgürlük' teması değerlendirilir.
Bu düşüncenin insanı kendi değerlerini yaratmakla yükümlü kılan Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm) ile eşleştiği saptanır.
Varoluşçuluk, insanın varoluşunun özünden önce geldiğini, dolayısıyla onu bağlayacak önceden hazır bir ahlak yasasının bulunamayacağını iddia eder.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasını Reddeden Görüşler ve Argümanları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 29Soru

Bir toplumun kendi varlığını koruma içgüdüsüyle bireye dayattığı kurallar, alışkanlıklardan ve toplumsal baskıdan beslenir. Bu ahlak yapısı, insanı belli bir gruba veya ulusa bağlarken, onun dışındakileri ötekileştirir ve değişime kapalıdır. Oysa gerçek ahlaki eylem, insanı toplumsal sınırların ötesine taşıyarak tüm insanlıkla birleştiren, kaynağını dışsal kurallarda değil, bireyin kendi içsel yaratıcı coşkusunda ve sezgisinde bulan dinamik bir atılımdır. Bu içsel yöneliş, dışarıdan dikte edilemeyen ama her insanda potansiyel olarak mevcut olan bir sevgi ve özgürlük duygusuna dayanır. Dolayısıyla evrensel bir ahlak yasası mümkündür; fakat bu yasa aklın soğuk kategorileriyle değil, insanın kendi iç sesine kulak vermesiyle kavranır.

Bu parçada savunulan görüş, ahlak felsefesinin aşağıdaki temel iddialarından hangisini desteklemek amacıyla kullanılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel ahlak yasasının, insanın içsel ve sezgisel dünyasından yola çıkılarak kurulabileceğini

Cevap

Evrensel ahlak yasas��nın, insanın içsel ve sezgisel dünyasından yola çıkılarak kurulabileceğini
Parçada savunulan ahlak görüşü, Henri Bergson'un sezgicilik (entüisyonizm) temelli açık ahlak anlayışıdır. Bergson'a göre evrensel ahlak yasası, aklın soğuk kategorileri ya da toplumsal baskı ile değil; bireyin kendi iç sesini, yaratıcı coşkusunu ve sezgisini temel alarak tüm insanlığı kucaklayan bir yapıda kurulur. Bu durum, evrensel ahlak yasasının öznel (sezgisel) bir temelde mümkün olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçayı okuyup yazarın ahlak anlayışındaki temel vurguları belirlemek.
Yazar, toplumsal baskıya dayalı statik kuralları reddetmekte; gerçek ahlakı kaynağını içsel sezgide ve yaratıcı coşkuda bulan, tüm insanlığı birleştiren dinamik bir yapı olarak tanımlamaktadır.
Yazarın evrensel ahlak yasasını nasıl temellendirdiğini anlamak için parçadaki anahtar kavramları (sezgi, içsel coşku, evrensel yasa) analiz etmek gerekir.
2
Belirlenen vurguları felsefe tarihindeki akımlarla ve evrensel ahlak yasasını kabul eden yaklaşımlarla ilişkilendirmek.
Bu görüş, Henri Bergson'un 'açık ahlak' ve 'sezgicilik' (entüisyonizm) felsefesiyle örtüşmektedir. Bergson, evrensel ahlakı sezgi gibi öznel bir yetiye dayandırır.
Soruda geçen ahlak görüşünün felsefedeki karşılığını bularak doğru seçeneğe yönelmek.
3
Seçenekleri analiz ederek parçadaki düşünceyi en doğru yansıtan yargıyı seçmek.
Sezgiye ve içsel dünyaya dayalı evrensel ahlak yasasının kurulabileceğini savunan seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Seçenekler arasında nesnel temelli görüşler (Kant) ve faydacı hesaplamalar (Bentham) elenerek sezgisel öznel temellendirmeye ulaşılır.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını sezgiye (öznel temele) dayandırarak kabul eden Bergsoncu sezgicilik ve açık ahlak anlayışı.
Soru 30Soru

Pelin: "Karşılaştığım her ahlaki yol ayr��mında, geçmiş yaşantılarımın ve çevresel faktörlerin beni belirli bir seçeneğe zorladığını hissediyorum. Sanki kararlarım bana ait değil, önceden belirlenmiş birer sonuç."

Kaan: "Çevrenin ve geçmişin üzerimizdeki etkisini inkâr edemeyiz. Fakat insan, aklını ve iradesini eğitebilen bir varlıktır. Kendimizi ne kadar tanır, ahlaki değerler üzerine ne kadar düşünürsek, eylemlerimizi dış etkenlerin baskısından o derece kurtarıp kendi irademizle yönlendirebiliriz. Yani özgürlük, dışarıdan bize hazır sunulan bir durum değil, kendi kişiliğimizi geliştirerek kazandığımız bir özerkliktir."

Bu diyalogda Kaan’ın Pelin’e karşı savunduğu, ahlaki özgürlüğü bireyin kendi aklıyla kazandığı özerkliğe dayandıran görüş aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Otodeterminizm

Cevap

Otodeterminizm (Ahlaki Özerklik)
Otodeterminizm (ahlaki özerklik), bireyin ahlaki eylemlerinde tamamen özgür olmadığını kabul etmekle birlikte, aklını ve iradesini kullanarak bu sınırları aşabileceğini ve kendi özerkliğini inşa edebileceğini savunur. Kaan'ın insanı aklını eğitebilen bir varlık olarak görmesi ve özgürlüğü kişinin kendi kişiliğini geliştirerek kazandığı bir özerklik olarak tanımlaması bu yaklaşımla doğrudan uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Diyalogdaki Pelin ve Kaan'ın görüşlerini ahlaki özgürlük çerçevesinde analiz etmek.
Pelin'in eylemlerin önceden belirlendiği yönündeki determinist görüşüne karşılık, Kaan'ın çevresel etkileri kabul etmekle birlikte ahlaki özerkliği öne çıkardığı belirlenmiştir.
Karakterlerin savunduğu temel iddiaları saptamak ahlak felsefesindeki doğru akımı bulmanın ilk adımıdır.
2
Kaan'ın 'özgürlük, kendi irademizle yönlendirdiğimiz ve kendi kişiliğimizi geliştirerek kazandığımız bir özerkliktir' ifadesini seçeneklerdeki kavramlarla karşılaştırmak.
Bu ifadenin, bireyin kendi ahlaki kurallarını koyabilme gücünü savunan otodeterminizm (ahlaki özerklik) kavramıyla eşleştiği görülmüştür.
Kavramsal tanım ile metindeki argümanı ilişkilendirerek doğru sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Otodeterminizm ve Ahlaki Özerklik
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru

İnsan etkinliklerinin doğa üzerindeki yıkıcı etkilerini sorgulayan, doğal dengenin korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla geliştirilen, insan dışındaki canlıların ve ekosistemin de ahlaki bir değer taşıdığını savunan uygulamalı etik alanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevre etiği

Cevap

Çevre etiği
Çevre etiği; doğa, ekosistem ve insan dışı canlıların ahlaki statüsünü ele alan, çevre sorunlarına çözümler arayan uygulamalı etik dalıdır. Paragrafta da doğanın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasından bahsedildiği için doğru cevap bu seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen ahlaki sorunun kapsamını ve odak noktasını belirleme.
Sorunun insan faaliyetlerinin doğaya, ekosisteme ve gelecek nesillere olan etkisiyle ilgili olduğu belirlenmiştir.
Uygulamalı etik alanları, ilgilendikleri özel konulara göre sınıflandırılır.
2
Belirlenen bu odak noktasını uygulamalı etik alt dallarıyla karşılaştırma.
Doğa, çevre sorunları ve ekosistemi ele alan alanın çevre etiği olduğu tespit edilmiştir.
Tıp biyoetikle, teknoloji bilgi etiğiyle ilgilenirken; doğa ve çevre sorunları doğrudan çevre etiğinin konusudur.

Anahtar Kavram

Uygulamalı Etik ve Çevre Etiği
Soru 32Soru

Bir eylemin ahlaki niteliğini belirleyen şey, onun soyut bir ödev bilincine veya aşkın bir otoriteye uygunluğu değildir. Ahlak, insan yaşamının somut gerçekliğinden kopuk olamaz; insanın acıdan kaçma ve hazza yönelme şeklindeki doğal eğilimleri ahlakın çıkış noktasıdır. Ancak bu durum, her bireyin yalnızca kendi bencil çıkarlarını araması gerektiği anlamına gelmez. Gerçek ahlaki eylem, bireysel hazzı aşarak olabildiğince çok insanın olabildiğince büyük mutluluğunu hedefleyen eylemdir. Dolayısıyla yasa, kaynağını insanın öznel dünyasında bulur fakat yönelimi itibarıyla tüm insanlığı kucaklayan evrensel bir ilkeye dönüşür.

Bu parçada dile getirilen görüşler, evrensel ahlak yasasını savunan yaklaşımlardan hangisinin temel tezini örneklendirmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahlaki eylemin değerini, eylemin sonucunda ortaya çıkan toplumsal fayda ve mutluluk oranına dayandıran yaklaşım

Cevap

Ahlaki eylemin değerini, eylemin sonucunda ortaya çıkan toplumsal fayda ve mutluluk oranına dayandıran yaklaşım
Ahlaki eylemin değerini toplumsal fayda ve mutluluk oranına dayandıran yaklaşım doğrudur. Çünkü parçada ahlakın kaynağının acıdan kaçma ve hazza yönelme gibi insanın öznel eğilimleri olduğu belirtilmiş, ancak bencil çıkarlar reddedilerek eylemin ahlaki değerinin olabildiğince çok insanın mutluluğunu (genel faydayı) hedeflemesi gerektiği ve bu şekilde evrensel bir ilkeye dönüştüğü vurgulanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ana fikri ve ahlaki eylemin ölçütünü belirlemek.
Parçada ahlakın kaynağının acıdan kaçma ve hazza yönelme gibi insani/öznel duygular olduğu, ancak eylemin ahlaki değerinin 'olabildiğince çok insanın olabildiğince büyük mutluluğu' (toplumsal fayda) ile ölçüldüğü ve bunun evrensel bir ilkeye dönüştüğü saptanmıştır.
Sorunun hangi ahlak teorisini ve ahlaki yasa anlayışını ele aldığını doğru analiz etmek için parçanın çözümlenmesi gerekir.
2
Parçada betimlenen yaklaşımı felsefe tarihindeki karşılığıyla ilişkilendirmek.
Bireysel hazdan yola çıkıp bunu tüm insanlığın faydasına/mutluluğuna genişleterek evrenselleştiren bu görüş Bentham ve Mill'in 'utilitarizm' (faydacılık) yaklaşımıdır. Bu yaklaşım, evrensel ahlak yasasını öznel temelde (insani fayda ve haz) kabul eder.
Parçadaki kavramsal örüntünün hangi felsefi teoriye ait olduğunu belirlemek için felsefi bilgi birikimini kullanmak gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek parçayla örtüşen doğru yargıyı ve çeldiricilerin yanlışlığını belirlemek.
Ahlaki eylemin değerini toplumsal fayda ve mutluluk oranına dayandıran ifadenin doğru olduğu; ödev ahlakı, entüisyonizm, egoizm ve rölativizm açıklamalarının ise parçadaki faydacı/utilitarist vurguyla çeliştiği belirlenmiştir.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve çeldiricileri elemek için seçeneklerin felsefi içeriklerini karşılaştırmak gerekir.

Anahtar Kavram

Evrensel Ahlak Yasasını Öznel Temelde Kabul Edenler (Utilitarizm)
Soru 33Soru

Epiktetos’a göre, hayatta kontrol edebileceğimiz şeyler ile kontrol edemeyeceğimiz şeyler arasında kesin bir ayrım yapmalıyız. Düşüncelerimiz, arzularımız ve eylemlerimiz bizim elimizdedir; ancak bedenimiz, mülkümüz ve başkalarının hakkımızdaki düşünceleri bizim dışımızdadır. Ahlaki eylem, dışsal koşulların tutsağı olmadan, yalnızca kendi irademiz dahilindeki erdemli tutumları seçerek ruhsal bir dinginliğe ulaşmayı amaçlar. Buna göre insan, dış dünyaya karşı kayıtsız kalıp kendi aklıyla uyumlu davrandığında ahlaki eylemin nihai amacını gerçekleştirmiş olur.

Buna göre, Stoacı felsefede ahlaki eylemin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İradenin dışındaki olayları kabullenip akla uygun yaşayarak iç huzura ulaşmak

Cevap

İradenin dışındaki olayları kabullenip akla uygun yaşayarak iç huzura ulaşmak
Parçada Stoacı filozof Epiktetos'un görüşlerine yer verilmiş ve ahlaki eylemin amacının dışsal koşullardan etkilenmeyen bir ruhsal dinginliğe ulaşmak olduğu belirtilmiştir. Bu durum, insanın iradesi dışındaki olayları kabullenmesi ve kendi aklıyla uyumlu bir yaşam sürmesiyle mümkündür. Dolayısıyla, iradenin dışındaki olayları kabullenip akla uygun yaşayarak iç huzura ulaşmak seçeneği parçadaki iddiayı tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada sunulan Stoacı ahlak görüşünün temel iddialarını analiz etmek.
Epiktetos'un insanın kontrolü altındaki içsel süreçler ile kontrolü dışındaki dışsal dünyayı birbirinden ayırdığı ve ahlaki eylemin amacını ruhsal bir dinginliğe ulaşmak olarak tanımladığı görülür.
Parçanın ana düşüncesini saptamak ve soruyu doğru yönlendirmek amacıyla.
2
Seçeneklerde yer alan ahlaki eylemin amacı yaklaşımlarını değerlendirmek.
Diğer seçeneklerin faydacılık, ödev ahlakı, pragmatizm ve hazcılık gibi farklı felsefi sistemlerin ahlaki amaçlarını yansıttığı tespit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak ve çeldiricileri elemek amacıyla.
3
Stoacı felsefenin ahlak anlayışı ile parçadaki çıkarımları eşleştirmek.
Epiktetos'un vurguladığı ruhsal dinginliğe ulaşma amacının, Stoacılıkta irade dışı olayları kabullenip akılla uyumlu yaşayarak iç huzura (ataraxia) ulaşma hedefiyle birebir örtüştüğü belirlenir.
Ahlaki eylemin amacının Stoacı felsefedeki tam karşılığını doğrulamak amacıyla.

Anahtar Kavram

Stoacı ahlak felsefesinde ahlaki eylemin amacı (ataraxia ve doğaya uygun yaşama)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 34Soru

Bir eylemin ahlaki değeri, onun arkasındaki niyet ve ödev duygusunda yatar; eylemin sonuçlarında ya da getireceği faydada değil. Eğer bir esnaf, müşterilerini kaybetmemek ve dürüst bir imaj çizmek için onlara hile yapmıyorsa, bu eylem dış görünüşü bakımından ödeve uygun olsa da ahlaki bir değer taşımaz. Çünkü burada eylemin amacı ödevin kendisi değil, kişisel menfaattir. Ahlaki bir eylem, yalnızca ve yalnızca ödev ahlakına duyulan saf saygıdan ötürü, hiçbir koşula bağlanmaksızın gerçekleştirilmelidir.

Bu parçaya göre, Kant’ın ahlak anlayışında ahlaki eylemin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eylemin sonuçlarından bağımsız olarak, yalnızca ödev bilinciyle ve iyi niyetle hareket etmek

Cevap

Eylemin sonuçlarından bağımsız olarak, yalnızca ödev bilinciyle ve iyi niyetle hareket etmek
Parçada belirtildiği üzere, Kant'ın ahlak felsefesinde bir eylemin ahlaki değeri sonuçlarından ya da getireceği çıkardan bağımsızdır. Eylem, yalnızca ödeve duyulan saygıdan ötürü ve iyi niyetle yapıldığında ahlaki bir nitelik kazanır. Bu durum, ahlaki eylemin temel amacının yalnızca ödev bilinciyle ve iyi niyetle hareket etmek olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen esnaf örneğini ve ahlaki değer tanımını çözümlemek
Ahlaki eylemin sonuçlara veya faydaya bağlanamayacağı, asıl belirleyicinin niyet olduğu görülür.
Kant'ın ahlak anlayışının temel hareket noktasını belirlemek.
2
Seçeneklerde sunulan diğer ahlak kuramlarını elenmek üzere incelemek
Fayda, haz, toplumsal uyum ve bilgiye dayalı mutluluk gibi amaçlar Kant'ın ödev etiğiyle çeliştiği için elenir.
Farklı ahlaki eylem amaçlarını ayırt etmek.
3
Ödev duygusu ve iyi niyet vurgusunu doğrudan yansıtan seçeneği belirlemek
Yalnızca ödev bilinciyle ve iyi niyetle hareket etmeyi savunan ifadenin doğru yanıt olduğu tespit edilir.
Kant'ın deontolojik ahlak görüşünün özünü ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Kant'ın Ödev Ahlakı ve Ahlaki Eylemin Amacı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 35Soru

Evrensel bir ahlak yasasının varlığını savunan filozoflar, bu yasanın kaynağı konusunda iki ana gruba ayrılır. Yasanın kaynağını insanın öznel yapısında, sezgilerinde ya da haz ve fayda arayışında bulan 'öznel temelli' yaklaşım ile yasanın kaynağını insandan bağımsız nesnel bir alanda (tanrısal irade, doğa düzeni ya da rasyonel ödev) arayan 'nesnel temelli' yaklaşım karşı karşıya gelir. Öznel temelde evrensel yasayı kabul eden düşünürler, ahlakı insan doğasının içsel bir yönelimiyle açıklayarak onu evrensel kılmaya çalışırlar.

Aşağıda evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul eden filozoflar ve onların ahlaki eylemin temel ölçütüne dair görüşleri verilmiştir. Bu filozofları, savundukları ahlaki ölçütlerin açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Jeremy Bentham
Henri Bergson
John Stuart Mill

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Jeremy Bentham'ın niceliksel haz hesabı ile, Henri Bergson'ın içsel sezgi (entüisyonizm) ile, John Stuart Mill'in ise niteliksel fayda anlayışı ile eşleşmesi gerekir.
Jeremy Bentham niceliksel haz hesabı ile, John Stuart Mill niteliksel fayda anlayışı ile ve Henri Bergson da içsel sezgi yoluyla ahlak yasasını bireyin öznel yapısına dayandırarak evrensel kılarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Bentham'ın ahlak felsefesindeki temel kavramları analiz etme.
Bentham'ın ahlakı en fazla insana en yüksek faydayı (hazzı) sağlama amacıyla ve niceliksel haz hesabı ile temellendirdiği belirlenir.
Bentham'ın ahlaki eylemin ölçütünü matematiksel haz hesabına bağlayan öznelci yaklaşımını saptamak için.
2
Bergson'ın ahlak görüşünün ayırt edici niteliğini inceleme.
Bergson'ın ahlak yasasını akla veya fayda hesabına değil, insanın iç sesine ve dolaysız kavrayışa (sezgiye) dayandırdığı bulunur.
Bergson'ın entüisyonist (sezgici) ahlak anlayışını diğer öznelci kuramlardan ayırt etmek için.
3
Mill'in ahlak felsefesinde haz ve fayda kavramlarını nasıl ele aldığını değerlendirme.
Mill'in, Bentham'ın niceliksel faydacılığına karşı çıkarak hazların niteliğini (zihinsel/entelektüel hazları) ahlak yasasının temeline koyduğu tespit edilir.
Bentham ile Mill arasındaki niteliksel ve niceliksel faydacılık ayrımını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını öznel temelde kabul edenler (Faydacılık ve Sezgicilik)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Farabi’ye göre, insanın nihai amacı en yüksek mutluluğa (saadete) ulaşmaktır. Ancak bu mutluluk, bireysel hazların tatmin edilmesi veya kişisel çıkarların elde edilmesiyle mümkün olamaz. Mutluluk, aklın yetkinleşmesi ve insanın 'Etkin Akıl' ile bağ kurarak varlığın ilk ilkesine (Tanrı) yönelmesiyle gerçekleşir. Bu yöneliş, evrensel bir düzenin parçası olup, insanın kendi bencil arzularından bağımsız, nesnel bir ahlak yasasına uymasını gerektirir. Erdem, bu kozmik ve akli düzene uygun davranmaktır.

Bu parçaya göre Farabi'nin ahlak görüşünden yola çıkıldığında, evrensel ahlak yasasının nesnel temeli hakkında aşağıdakilerden hangisi savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahlaki doğrular, bireyin istek ve eğilimlerinden bağımsız olarak varoluşun akli ve kozmik düzeninde temellenir.

Cevap

Ahlaki doğrular, bireyin istek ve eğilimlerinden bağımsız olarak varoluşun akli ve kozmik düzeninde temellenir.
Doğru yanıt, ahlaki eylemlerin bireysel isteklerden ve bencil hazlardan bağımsız olarak, varlığın kozmik yapısı ve akli yetkinlikle ilişkili nesnel bir düzene dayandığını savunan ifadedir. Farabi'nin ahlak felsefesinde ahlak yasası insan aklının ötesindeki kozmik düzene (Etkin Akıl) dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Farabi'nin ahlak gör��şüne dair verilen paragraf analiz edilir.
Farabi'nin mutluluğu bireysel çıkarlardan bağımsız tuttuğu, onu akli yetkinleşme ve kozmik düzene uyum sağlama temelinde açıkladığı belirlenir.
Paragrafın ana fikrini ve ahlakın nesnel temeline yönelik iddialarını doğru kavramak için bu adım gereklidir.
2
Ahlak yasasının nesnel temelde savunulmasını sağlayan felsefi yapı tespit edilir.
Ahlakın insan dışındaki kozmik düzene (Tanrı/Etkin Akıl) ve akli nesnelliğe dayanması nedeniyle evrensel olduğu görülür.
Farabi'nin ahlak yasasının neden nesnel temelli olduğunu felsefi olarak açıklamak için gereklidir.
3
Seçenekler değerlendirilerek, öznel temelli ve kavramsal hatalı iddialar elenir.
Bireysel eğilimlerden bağımsız, kozmik ve akli düzeni temel alan ifadenin doğru ahlak anlayışını sunduğu netleşir.
Yanlış felsefi akımları ve öznelci ahlak temellendirmelerini eleyip nesnel temelli doğru seçeneğe ulaşmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Farabi'nin kozmolojik ve akli temele dayanan nesnel ahlak yasası anlayışı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

Sokrates'e göre hiç kimse bilerek kötülük yapmaz; kötülük, bilgi eksikliğinden kaynaklanır. Doğru bilgiye sahip olan insan, doğru eylemde bulunur. Bu doğrultuda ahlaki eylemin nihai hedefi, ruhun esenliğe kavuşması ve insanın en yüksek iyi olan mutluluğa (eudaimonia) ulaşmasıdır. İnsan ancak erdemli bir yaşam sürerek, yani neyin iyi olduğunu bilerek ve buna uygun davranarak gerçek mutluluğu elde edebilir.

Buna göre Sokrates'in ahlak anlayışında ahlaki eylemin nihai amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğru bilgiye dayalı erdemli bir yaşamla gerçek mutluluğu elde etmek

Cevap

Doğru bilgiye dayalı erdemli bir yaşamla gerçek mutluluğu elde etmek
Sokrates'in ahlak felsefesinde ahlaki eylemin nihai amacı mutluluktur (eudaimonia). Bu mutluluğa da ancak doğru bilgiye sahip olup buna uygun erdemli bir yaşam sürülerek ulaşılabilir. Parçada bu durum doğrudan ifade edilmiş olup, doğru bilgiyle gerçek mutluluğu elde etmeyi savunan seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın analiz edilmesi
Sokrates'in ahlak anlayışında bilgi, erdem ve mutluluk (eudaimonia) arasında kurulan doğrudan bağ tespit edilmiştir.
Düşünürün ahlaki eylemin temeline ve amacına yönelik savını belirlemek.
2
Nihai amacın belirlenmesi
Parçadaki 'ahlaki eylemin nihai hedefi, ruhun esenliğe kavuşması ve insanın en yüksek iyi olan mutluluğa ulaşmasıdır' ifadesi saptanmıştır.
Soruda sorulan 'nihai amaç' kavramının parçadaki karşılığını bulmak.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Doğru bilgi ve erdemli yaşamın mutluluğu getirdiğini savunan seçeneğin parçadaki düşünceyle tam olarak uyuştuğu görülmüştür.
Yanlış felsefi akımları temsil eden diğer seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Ahlaki eylemin amacının mutluluk (eudaimonia) ve bilgi/erdem ilişkisiyle açıklanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 38Soru

Ahlak felsefesinde evrensel ahlak yasasının varlığını nesnel (objektif) temelde kabul eden filozofların temel yaklaşımları ile bu yaklaşımların kavramsal dayanaklarını gösteren aşağıdaki ifadeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Platon'un ahlak felsefesinde ahlak yasasının nesnel temeli
Kant'ın ahlak felsefesinde ahlak yasasının nesnel temeli
Spinoza'nın ahlak felsefesinde ahlak yasasının nesnel temeli
Sokrates'in ahlak felsefesinde ahlak yasasının nesnel temeli

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Platon'un ahlak felsefesindeki nesnel temel, 'Duyusal dünyanın ötesinde yer alan, değişmez ve aşkın bir metafiziksel ilke olan İyi İdeası' ile; Kant'ın temeli, 'Aklın kendi yasasını kendisinin koyması (otonomi) ve koşulsuz buyruğun (kategorik imperatif) rehberliği' ile; Spinoza'nın temeli, 'Tanrı ile doğayı bir tutan panteist evren tasarımındaki zorunlu nedensellik yasalarına uyum' ile; Sokrates'in temeli ise 'Bilgi ve ahlakın rasyonel sorgulamayla açığa çıkarılması ve erdemin doğru bilgiyle özdeş kılınması' ile eşleşir.
Evrensel ahlak yasasını nesnel temelde temellendiren filozofların her biri ahlakı evrensel kılan farklı bir nesnel dayanak belirlemiştir. Platon aşkın İyi İdeası'nı, Kant aklın otonom yapısı ve kategorik imperatifi, Spinoza panteist evren düzeninin zorunlu bilgisini, Sokrates ise ahlakla özdeşleşen rasyonel bilgiyi nesnel temel olarak görür. Eşleştirmede bu kavramsal ilişkiler doğru şekilde gösterilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Platon'un ahlak felsefesindeki nesnel temelin niteliğini analiz etmek.
Platon'da ahlak yasasının objektif dayanağı, duyusal dünyanın ötesindeki idealar dünyasının zirvesinde bulunan değişmez İyi İdeası'dır.
Platon'un ahlaki nesnellik kaynağını metafizik ve epistemolojik temeliyle ilişkilendirmek.
2
Kant'ın ahlak felsefesindeki nesnel temelin niteliğini analiz etmek.
Kant'ta ahlak yasası pratik aklın otonomisine, yani insanın kendi aklıyla koyduğu koşulsuz buyruğa (kategorik imperatif) dayanır.
Kant'ın ahlaki nesnelliği öznenin rasyonel iradesinde (ödev bilincinde) nasıl temellendirdiğini belirlemek.
3
Spinoza'nın ahlak felsefesindeki nesnel temelin niteliğini analiz etmek.
Spinoza'da ahlakilik, doğa ve Tanrı'nın birliğinden (panteizm) kaynaklanan evrensel nedensellik zincirinin rasyonel kavranışı ve bu zorunluluğa uygunluktur.
Spinoza'nın panteist determinist ahlak yaklaşımının objektif temelini saptamak.
4
Sokrates'in ahlak felsefesindeki nesnel temelin niteliğini analiz etmek.
Sokrates'te ahlakın temeli, rasyonel sorgulamayla (maiotik) ortaya çıkarılan doğru bilgidir; erdem bilgiyle özdeştir ve nesneldir.
Sokrates'in rasyonel ahlak felsefesinde nesnelliği bilgi temelinde nasıl kurduğunu açıklamak.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasının nesnel temelde temellendirilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 39Soru

İnsan, önceden belirlenmiş bir doğa ya da kendisi için çizilmiş aşkın bir planla dünyaya gelmez. O, önce var olur; sahneye atılır, dünyada başka varlıklarla karşılaşır ve ancak ondan sonra kendisini tanımlayıp bir kimlik kazanır. Eğer insanın özü, varoluşundan önce belirlenmiş olsaydı, ahlaki eylemleri bu belirlenmiş özün birer zorunlu çıktısı olurdu ve genelgeçer bir ahlak yasasından söz edebilirdik. Ancak insan, kendi özünü özgür seçimleriyle bizzat kendisi kurmak zorundadır. Bu nedenle, tüm insanlık için önceden yazılmış, herkesi bağlayan ve uymakla yükümlü olunan nesnel bir ahlak yasasının varlığından bahsedilemez.

Bu parçadaki görüşü savunan bir filozofun aşağıdakilerden hangisini öne sürmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evrensel ve nesnel bir ahlak yasası bulunmadığından, her insan kendi ahlaki değerlerini özgür seçimleriyle kendisi oluşturur.

Cevap

Evrensel ve nesnel bir ahlak yasası bulunmadığından, her insan kendi ahlaki değerlerini özgür seçimleriyle kendisi oluşturur.
Parçada dile getirilen 'varoluşun özden önce gelmesi' ve 'insanın kendi özünü özgürce inşa etmesi' ilkeleri, Jean-Paul Sartre'ın varoluşçu (egzistansiyalist) ahlak anlayışını özetlemektedir. Bu anlayışa göre, evrensel ve nesnel bir ahlak yasası yoktur; insan kendi eylemlerinin ve değerlerinin yegane yaratıcısıdır. Dolayısıyla, evrensel ve nesnel bir yasanın olmadığını, bireyin kendi değerlerini özgür seçimleriyle oluşturduğunu belirten ifade parçadaki filozofun savunacağı ana görüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana fikrini çözümleme
Paragrafta insanın önceden belirlenmiş bir özünün olmadığı, önce var olduğu ve kendi özünü özgür eylemleriyle kurduğu vurgulanmaktadır.
Filozofun ahlak konusundaki temel tezini saptamak için paragraftaki 'varoluşun özden önce gelmesi' ve 'evrensel bir yasanın reddedilmesi' fikirlerini analiz etmek gerekir.
2
Filozofun ahlak felsefesindeki yerini belirleme
Bu görüşler Jean-Paul Sartre'ın varoluşçuluk (egzistansiyalizm) akımına ve evrensel ahlak yasasını reddeden yaklaşımına karşılık gelmektedir.
Parçada geçen 'özgür seçimler' ve 'nesnel ahlak yasasının varlığından bahsedilemeyeceği' ifadeleri, varoluşçuluğun ahlak anlayışını tanımlar.
3
Seçenekleri bu felsefi pozisyon açısından değerlendirme
Evrensel bir yasanın olmadığını ve bireyin kendi ahlaki değerlerini kendisinin yarattığını savunan ifadenin doğru cevap olduğu görülür.
Varoluşçu etiğe göre her birey kendi özgür iradesiyle değerlerini oluşturmakla yükümlüdür ve evrensel bir ahlak şablonu yoktur.

Anahtar Kavram

Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm) ve Evrensel Ahlak Yasasının Reddi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Ahlak felsefesinde evrensel bir ahlak yasasının varlığını kabul etmeyen düşünürler, bu reddedişlerini farklı insan doğası tasavvurlarına ve ontolojik gerekçelere dayandırmışlardır. Aşağıda bu görüşü savunan bazı filozoflar ve evrensel ahlak yasasını reddetme gerekçeleri verilmiştir. Soldaki filozofları sağdaki ahlaki gerekçeleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Thomas Hobbes
Friedrich Nietzsche
Jean-Paul Sartre
Aristippos

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Thomas Hobbes 'insan doğası gere��i yalnızca kendi varlığını sürdürmeyi ve kişisel çıkarlarını korumayı amaçlayan bencil bir varlıktır...' gerekçesiyle; Friedrich Nietzsche 'mevcut ahlaki değerler ve kurallar, zayıf insanların güçlüleri kontrol altında tutmak için uydurduğu birer yanılsamadır...' gerekçesiyle; Jean-Paul Sartre 'insanın önceden belirlenmiş aşkın veya doğal bir özü yoktur...' gerekçesiyle; Aristippos ise 'eylemlerin ahlaki değeri ulaştıkları haz miktarı ile ölçülür...' gerekçesiyle eşleşmektedir.
Eşleştirmede Thomas Hobbes bencillik ve çıkar çatışmasını ahlak yasasının reddine gerekçe gösterirken; Friedrich Nietzsche geleneksel ahlak kurallarının zayıfların uydurması olduğu gerekçesini sunar. Jean-Paul Sartre insanın belirlenmiş bir özü olmadığı gerekçesini sunarken; Aristippos hazzın göreceli ve öznel doğasını ahlaki yasaların imkansızlığına dayanak yapar. Bu gerekçeler düşünürlerin sistemleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Egoist ahlak anlayışını ve Thomas Hobbes'u analiz etme
Hobbes'un 'insan insanın kurdudur' teziyle uyumlu olarak insanın bencil doğasını temel alan çıkarım belirlendi.
Filozofun ahlak felsefesindeki temel kavramı olan egoizm (bencillik) üzerinden ahlak yasasının imkansızlığı gerekçesini bulmak.
2
Nihilist/Değer karşıtı ahlak anlayışını ve Friedrich Nietzsche'yi analiz etme
Geleneksel ahlaki değerlerin zayıfların uydurması olduğu ve insanın kendi değerini yaratması gerektiği tezi Nietzsche ile ilişkilendirildi.
Nietzsche'nin ahlak dışılık (immoralizm) ve sürü ahlakı eleştirisini gerekçelerle eşleştirmek.
3
Varoluşçu (egzistansiyalist) ahlak anlayışını ve Jean-Paul Sartre'ı analiz etme
İnsanın belirlenmiş bir özünün olmadığı ve kendi özünü özgür eylemleriyle kurduğu iddiası Sartre ile eşleştirildi.
Sartre'ın 'varoluş özden önce gelir' ilkesini ahlaki kuralların reddi temelinde tespit etmek.
4
Hazcı (hedonist) ahlak anlayışını ve Aristippos'u analiz etme
Hazzın bireyselliği ve değişkenliği nedeniyle ortak bir yasanın olamayacağı tezi Aristippos ile eşleştirildi.
Aristippos'un bedensel hazzı merkeze alan ve göreceli ahlak anlayışını yansıtan gerekçeyi bulmak.

Anahtar Kavram

Evrensel ahlak yasasını reddeden kuramların (egoizm, nihilizm, egzistansiyalizm, hedonizm) temel argümanları ve düşünürleri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki