Millî Mücadele Dönemi

48 soru

Soru 1Soru

Erzurum Kongresi'nde alınan kararlar incelendiğinde, bu kararların bir kısmının ülkeyi dış işgallerden kurtarmayı hedefleyen 'millî bağımsızlık', bir kısmının ise halk��n kendi geleceğine kendisinin karar vermesini öngören 'millî egemenlik' ilkesiyle ilişkili olduğu görülür.

Buna göre, Erzurum Kongresi'nde alınan aşağıdaki kararlardan hangisi doğrudan 'millî egemenlik' ilkesini gerçekleştirmeye yöneliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuvay-ı Millîye'yi tek kuvvet tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.

Cevap

Kuvay-ı Millîye'yi tek kuvvet tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.
Doğru seçenek olan 'Kuvay-ı Millîye'yi tek kuvvet tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.' kararı, millî iradeyi (halkın kararlarını) yönetimde en üstün güç kıldığı için doğrudan millî egemenlik ilkesiyle ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda geçen 'millî egemenlik' ve 'millî bağımsızlık' kavramlarının tanımları arasındaki fark belirlenir.
Millî bağımsızlık, bir milletin dış güçlerin egemenliği altında olmadan hür yaşamasıyken; millî egemenlik, yönetim gücünün ve iradesinin halka ait olmasıdır.
Doğru kararı ayırt edebilmek için kavramsal çerçevenin netleştirilmesi gerekir.
2
Erzurum Kongresi kararları bu kavramsal ayrım çerçevesinde analiz edilir.
Manda ve himayenin reddi bağımsızlıkla; 'millî iradenin hâkim kılınması' ise doğrudan halk iradesine dayalı yönetimle (millî egemenlik) ilgilidir.
Öncüllerdeki kararların hangi ilkeye hizmet ettiğini belirlemek için analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Erzurum Kongresi kararlarında millî bağımsızlık ile millî egemenlik kavramlarının ayrımı
Soru 2Soru

23 Nisan 1920’de açılan TBMM, bir yandan İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri’nin kışkırtmalarıyla Anadolu’nun farklı bölgelerinde çıkan iç isyanlarla mücadele etmiş; diğer yandan da 24 Nisan Önergesi ve ardından Teşkilat-�� Esasiye Kanunu ile yeni bir devletin hukuki ve idari temellerini atmıştır. Meclis, otoritesini korumak amacıyla Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nu çıkarmış ve üyeleri milletvekillerinden oluşan ��stiklal Mahkemeleri’ni kurmuştur. Buna karşın, padişah ve halifenin geleceğine yönelik kararların 'baskı ve zordan kurtulunduktan sonra Meclis tarafından belirleneceği' ilan edilerek saltanat makamı doğrudan ve hemen tasfiye edilmemiştir.

Bu bilgiler ve dönemin koşulları dikkate alındığında, TBMM’nin kuruluş stratejisi ve isyanlar karşısındaki tutumu hakkında aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis, egemenliğin kaynağını ulusa devredip güçler birliği ilkesiyle devletleşme sürecini hızlandırırken toplumsal hassasiyetleri gözeterek geleneksel meşruiyet unsurlarını tamamen dışlamayan dengeli ve pragmatik bir siyaset izlemiştir.

Cevap

Meclis, egemenliğin kaynağını ulusa devredip güçler birliği ilkesiyle devletleşme sürecini hızlandırırken toplumsal hassasiyetleri gözeterek geleneksel meşruiyet unsurlarını tamamen dışlamayan dengeli ve pragmatik bir siyaset izlemiştir.
Doğru seçenek, TBMM'nin kuruluş felsefesindeki milli egemenlik iddiası ile toplumsal bölünmeyi önlemek için padişahlığın hemen kaldırılmaması arasındaki dengeyi; aynı zamanda İstiklal Mahkemeleri ile yargı yetkisini kullanarak otorite sağlama çabasını doğru bir siyasi analizle birleştirmektedir. Bu durum meclisin izlediği dengeli ve pragmatik siyaseti doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
24 Nisan Önergesi ve Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun getirdiği hukuki çerçeveyi analiz etmek.
Meclisin egemenliği ulusa devrettiğini ve yasama-yürütme-yargı güçlerini kendinde toplayarak fiilen yeni bir devlet kurduğunu saptamak.
Kuruluş döneminin siyasi karakterini belirlemek.
2
Meclisin padişah ve halifeye yönelik tutumunu ve bunun gerekçesini değerlendirmek.
Saltanat ve hilafet makamlarının geleceğinin sonraya bırakılmasıyla, geleneksel bağlara sahip halkın desteğinin kaybedilmemesinin ve toplumsal bölünmelerin önlenmesinin amaçlandığını belirlemek.
Otorite kurma sürecindeki pragmatik ve dengeli yaklaşımı anlamak.
3
İsyanlara karşı alınan önlemlerin (İstiklal Mahkemeleri ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu) niteliğini incelemek.
Bu önlemlerin doğrudan meclis denetiminde yürütülerek yargı gücünün tekelleştirildiğini ve meclisin meşruiyetini yasal yollarla pekiştirdiğini görmek.
Devletleşme refleksinin nasıl hayata geçirildiğini kavramak.
4
Bulguları sentezleyerek seçenekleri elemek ve doğru değerlendirmeyi belirlemek.
Milli egemenlik ile geleneksel meşruiyet unsurlarının dengelendiği pragmatik çizgiyi ifade eden seçeneğin doğruluğunu teyit etmek.
Analiz ve yorum düzeyinde nihai sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

TBMM'nin egemenlik anlayışı, meşruiyet arayışı ve olağanüstü dönemde otoritesini tesis etme stratejisi.
Soru 3Soru

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanmasından sonra 9. Ordu Müfettişliği yetkileriyle Anadolu’ya gönderilen Mustafa Kemal Paşa, Havza Genelgesi ile halkı protesto mitingleri düzenlemeye çağırarak milli bilinci uyandırmayı hedeflemiş; Amasya Genelgesi ile de 'milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ilkesini ortaya koyarak ulusal egemenliğe dayalı bir yönetim arayışının ilk işaretini vermiştir.

Bu iki genelgenin yayımlanış süreci, içeriği ve hedefleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, bu geli��melerin Millî Mücadele’nin hukuki-siyasi meşruiyeti ve Osmanlı devlet yapısı üzerindeki etkileri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Amasya Genelgesi'nde İstanbul Hükümeti'nin işlevsizliğinin vurgulanmasıyla, Osmanlı saltanatının uluslararası alandaki hukuki varlığının ve diplomatik temsil yetkisinin bu aşamada resmen sona erdirildiği

Cevap

Amasya Genelgesi'nde İstanbul Hükümeti'nin işlevsizliğinin vurgulanmasıyla, Osmanlı saltanatının uluslararası alandaki hukuki varlığının ve diplomatik temsil yetkisinin bu aşamada resmen sona erdirildiği ifadesi söylenemez.
Doğru yanıt olan seçenek, Amasya Genelgesi ile İstanbul Hükümeti'nin işlevsizliğinin vurgulanmasının Osmanlı saltanatının uluslararası alandaki hukuki varlığını ve temsil yetkisini resmen sona erdirdiğini iddia etmektedir. Ancak genelgede İstanbul Hükümeti'nin görevini yapamadığı dile getirilerek siyasi bir meşruiyet tartışması başlatılmış olsa da Osmanlı saltanatının ve devletinin hukuki varlığı ile diplomatik temsil gücü bu tarihte (Haziran 1919) henüz resmen son bulmamıştır. Osmanlı Devleti resmen Saltanatın kaldırılmasıyla (1 Kasım 1922) sona ermiştir. Dolayısıyla bu yargı tarihsel olarak söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Müfettişlik yetkileri ile genelgelerin ilişkisi analiz edilir.
Mustafa Kemal Paşa'nın resmi görevi asayişi korumak ve Mondros hükümlerini uygulamak iken, Havza ve Amasya Genelgeleri ile halkı direnişe çağırarak Mondros Ateşkesi'ne fiilen karşı çıktığı görülür.
Genelgelerin Mondros'a karşı duruşunu ve hukuki meydan okuma boyutunu anlamak için.
2
Amasya Genelgesi'ndeki egemenlik vurgusu incelenir.
'Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ifadesinin, gücün halktan alındığı alternatif bir egemenlik odağı tasarladığı anlaşılır.
Genelgenin monarşik otoriteye karşı getirdiği siyasi alternatifi saptamak için.
3
Katılım ve onay mekanizması değerlendirilir.
Genelgenin tek imzayla değil, birçok komutanın ortak imzası ve onayıyla yayımlanmasının hareketi şahsileşmekten kurtarıp kurumsal bir yapıya büründürdüğü fark edilir.
Havza'dan Amasya'ya geçişteki kurumsallaşma ve örgütlenme düzeyini belirlemek için.
4
Saltanatın ve devletin resmi sona eriş koşulları değerlendirilir.
İstanbul Hükümeti'nin eleştirilmesinin, Osmanlı saltanatının hukuki temsil gücünü ve uluslararası varlığını bu tarihte (1919) resmen sona erdirmediği; bunun ancak Saltanatın kaldırılmasıyla (1922) mümkün olduğu saptanır.
Gelişmelerin Osmanlı devlet yapısı üzerindeki nihai hukuki etkisini doğru tarihlendirmek için.

Anahtar Kavram

Havza ve Amasya Genelgelerinin Millî Mücadele'nin gerekçe, amaç ve yöntemini belirlemedeki rolü, ihtilalci niteliği ve meşruiyet zeminini kurumsallaştırma adımları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4Soru

Millî Mücadele'nin hazırlık döneminde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Samsun Raporu'nun sunulması, Havza Genelgesi'nin yayımlanması, Amasya Genelgesi'nin ilan edilmesi ve en son olarak Mustafa Kemal Paşa'nın askerlik görevinden istifa etmesi (sine-i millete dönmesi) sırasıyla gerçekleşmiştir.
Kronolojik gelişim süreci Samsun Raporu (22 Mayıs) -> Havza Genelgesi (28 Mayıs) -> Amasya Genelgesi (22 Haziran) -> Askerlikten İstifa (8-9 Temmuz) şeklindedir. Samsun Raporu ile bölgedeki haksızlıklar belgelenmiş, Havza Genelgesi ile halk harekete geçirilmiş, Amasya Genelgesi ile ihtilalin programı çizilmiş ve bu radikal adımların sonucunda Mustafa Kemal resmî görevinden ayrılarak sine-i millete dönmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk adım olarak Mustafa Kemal'in Anadolu'ya ayak bastıktan hemen sonraki ilk faaliyetini belirleyin.
Mustafa Kemal, 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktıktan sonra 22 Mayıs 1919'da Samsun Raporu'nu hazırlayarak ilk resmî tepkisini göstermiştir.
Genelgeler sürecinden önce bölgedeki durumun tespit edilerek İstanbul'a raporlanması gerekmektedir.
2
Rapordan sonra millî bilinci uyandırmak için yayımlanan ilk genelgeyi tespit edin.
28 Mayıs 1919'da Havza Genelgesi yayımlanarak halk mitingler yapmaya çağrılmıştır.
Samsun'da güvenlik nedeniyle çalışma yapamayan Mustafa Kemal, Havza'ya geçerek ilk genelgeyle millî tepkiyi örgütlemiştir.
3
Millî bilincin uyanmasından sonra mücadelenin resmî programının hazırlandığı gelişmeyi bulun.
22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi yayımlanarak mücadelenin amaç, gerekçe ve yöntemi ilan edilmiştir.
Bireysel çıkışlardan ziyade mücadelenin ulusallaşması ve planlı bir ihtilale dönüşmesi için yol haritası çizilmiştir.
4
İstanbul Hükümeti ile yaşanan yetki krizinin nihai sonucunu belirleyin.
Amasya Genelgesi sonrasında geri çağrılan Mustafa Kemal Paşa, Erzurum'da 8-9 Temmuz 1919'da askerlikten istifa etmiştir.
Genelgelerle yetkisini aşan liderin resmî görevi sona ermiş, sivil bir önder olarak yola devam etme kararı almıştır.

Anahtar Kavram

Havza ve Amasya Genelgeleri sürecinde gerçekleşen tarihsel olayların neden-sonuç ilişkisi ve kronolojik sırası.
Soru 5Soru

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi’nde gerçekleştirilen Erzurum ve Sivas Kongreleri, hem dışarıya karşı verilecek bağımsızlık mücadelesinin sınırlarını çizmiş hem de gelecekteki devlet düzeninin yönetim esaslarına dair önemli ipuçları vermiştir. Bu süreçte kongre kararlarında millî bağımsızlık (ulusun dış baskılardan uzak hür yaşaması) ile millî egemenlik (yönetim gücünün millete ait olması) ilkeleri arasında hassas bir denge kurulmaya çalışılmıştır.

Buna göre, kongrelerde alınan aşağıdaki kararlardan hangisi, karşısında verilen tarihsel veya hukuki nitelendirmeyle uyuşmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Cephesi Umum Kuvayı Milliye Komutanlığına Ali Fuat Paşa'nın atanması - Temsil Heyeti'nin bir parlamento gibi hareket ederek yasama yetkisini kullanması

Cevap

Batı Cephesi Umum Kuvayı Milliye Komutanlığına Ali Fuat Paşa'nın atanması - Temsil Heyeti'nin bir parlamento gibi hareket ederek yasama yetkisini kullanması
Batı Cephesi Umum Kuvayı Milliye Komutanlığına Ali Fuat Paşa'nın atanması kararı, Temsil Heyeti'nin bir yürütme organı (hükümet) gibi hareket ettiğini gösterir. Yasama yetkisi kanun yapma gücünü ifade ederken, atama işlemi yürütme yetkisini ifade etmektedir. Dolayısıyla bu nitelendirme yanlış eşleştirilmiştir ve doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar ile yanlarındaki nitelendirmelerin kavramsal doğruluğu test edilir.
Manda ve himayenin reddedilmesi bağımsızlıkla; Mebusan Meclisinin toplanması talebi millet iradesiyle; millî iradenin hâkim kılınması millî egemenlikle; vatanın bölünmezliği ise ulusal sınırlar kavramıyla doğru eşleşmiştir.
Soruda verilen 'uyuşmamaktadır' ifadesi doğrultusunda kavramsal veya hukuki çelişki içeren seçeneğin tespit edilmesi gerekir.
2
Temsil Heyeti'nin Ali Fuat Paşa'yı Batı Cephesi Komutanlığına atama kararının niteliği incelenir.
Atama yapmak (tayin işlemleri) bir yürütme (hükümet) fonksiyonudur. Yasama ise meclisin kanun çıkarma yetkisidir.
Temsil Heyeti bu atamayla adeta bir hükümet gibi çalışarak yürütme gücünü kullanmıştır. Seçenekte belirtilen yasama yetkisinin kullanılması ifadesi hukuki ve tarihsel açıdan yanlıştır.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin yürütme gücünü kullanması ve kongre kararlarındaki millî egemenlik ile millî bağımsızlık kavramlarının analizi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6Soru

Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçişi ile başlayan Millî Mücadele’nin örgütlenme sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri, kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Dokuzuncu Ordu Müfettişi olarak Samsun'a ayak basılması, Samsun Raporu'nun hazırlanması, Havza Genelgesi'nin yayımlanması ve Amasya Genelgesi'nin ilan edilmesi.
Milli Mücadele'nin başlangıç aşaması sırasıyla Samsun'a çıkış (19 Mayıs 1919), ardından yayınlanan Samsun Raporu (22 Mayıs 1919), halkı harekete geçiren Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919) ve son olarak Kurtuluş Savaşı'nın planını çizen Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu'ya geçtiği ilk tarihi olayı belirlemek
19 Mayıs 1919 tarihinde gerçekleşen Samsun'a ayak basma olayı (Dokuzuncu Ordu Müfettişi sıfatıyla) ilk sıradadır.
Milli Mücadele hazırlık döneminin ilk resmi adımı Samsun'a çıkıştır.
2
Samsun'a çıkıştan sonra hazırlanan ilk resmi belgeyi tespit etmek
22 Mayıs 1919 tarihli Samsun Raporu ikinci sıradadır.
Mustafa Kemal Paşa'nın bölgedeki karışıklıkların sorumlusunun Türkler değil Rumlar olduğunu İstanbul'a bildirdiği ilk rapordur.
3
Milli bilincin uyandırılması amacıyla yayımlanan ilk genelgeyi bulmak
28 Mayıs 1919 tarihli Havza Genelgesi üçüncü sıradadır.
İşgallerin protesto edilmesi ve mitinglerin yapılması yönündeki ilk genelge Havza Genelgesi'dir.
4
Son olarak ihtilal bildirisi niteliğindeki genelgeyi belirlemek
22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi son sıradadır.
Havza'dan sonra Amasya'ya geçilmiş, burada Milli Mücadele'nin gerekçesi, amacı ve yöntemi resmi olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele hazırlık dönemindeki ilk kronolojik aşamalar
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 7Soru

Millî Mücadele Hazırlık Dönemi'nde gerçekleştirilen Erzurum ve Sivas Kongreleri, kurtuluş mücadelesinin hem bağımsızlık (dışa karşı) hem de egemenlik (içe karşı) esaslarını belirleyen tarihi dönüm noktalarıdır. Bu kongrelerde alınan kararlar ile bu kararların doğrudan hedeflediği siyasi veya hukuki amaçlar bulunmaktadır.

Aşağıda sol sütunda bu kongrelerde alınan bazı kararlar, sağ sütunda ise bu kararların doğrudan ilişkili olduğu siyasi veya hukuki amaç ya da çıkarımlar verilmiştir. Sol sütundaki kararları, sağ sütundaki en uygun amaç veya çıkarım ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Manda ve himaye fikrinin kesin olarak reddedilmesi
Kuvayı Milliyeyi tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak esası
Mebusan Meclisinin derhal toplanması ve hükümet çalışmalarının meclis denetimine sunulması talebi
Tüm millî cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Manda ve himayenin kesin reddi kararı, koşulsuz tam bağımsızlığın benimsenmesiyle; millî iradenin hâkim kılınması kararı, saltanata doğrudan cephe almadan ulusal egemenliğe dayalı yeni bir düzene geçileceğinin işaret edilmesiyle; Mebusan Meclisinin toplanması talebi, İstanbul Hükümeti'nin denetlenmesiyle; cemiyetlerin birleştirilmesi kararı ise bölgesel direniş odaklarının birleştirilerek güç birliği sağlanmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede manda ve himayenin kesin olarak reddi 'tam bağımsızlık' ilkesiyle; Kuvayı Milliyenin etken, irade-i milliyenin hâkim kılınması 'ulusal egemenlik' ilkesiyle; Mebusan Meclisinin toplanması talebi İstanbul Hükümeti'nin denetim altına alınmasıyla; tüm cemiyetlerin birleştirilmesi ise bölgesel çabaların tek merkezden yönetilerek askeri ve siyasi güç birliğinin kurulmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramsal analiz yapılması ve millî bağımsızlık ile millî egemenlik farkının belirlenmesi
Manda ve himayenin reddi dış politikada başka bir devletin güdümünü dışlamakla ilgilidir (bağımsızlık). Millî iradenin hâkim kılınması ise iç politikada kararı halkın vermesiyle ilgilidir (egemenlik).
Millî bağımsızlık (dışa karşı) ve millî egemenlik (içe karşı) ayrımının yapılması doğru eşleştirme için kritik önemdedir.
2
Meclis denetimi ve hükümet kontrolü ilişkisinin incelenmesi
Mebusan Meclisi'nin derhal açılması isteği, halk iradesini temsil eden meclisin, denetimsiz hareket eden İstanbul Hükümeti'ni denetim altına alması amacına hizmet eder.
Yasama organının yürütme üzerindeki denetim gücünü saptamak amacıyla bu adım izlenir.
3
Örgütsel birleşmenin askeri ve siyasi etkisinin değerlendirilmesi
Tüm millî cemiyetlerin tek bir çatı (Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti) altında birleştirilmesi, dağınık bölgesel güçlerin tek elden yönetilerek güç birliği yapılması amacına yöneliktir.
Teşkilatlanma adımlarının askeri ve idari hedeflerini kavramak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Erzurum ve Sivas Kongreleri kararlarının siyasi ve hukuki sonuçları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 8Soru

Amasya Görüşmeleri'nde Temsil Heyeti ile İstanbul Hükümeti temsilcisi Salih Paşa arasında imzalanan protokollerde yer alan;

I. İtilaf Devletleri ile yapılacak barış konferansına Temsil Heyeti'nin de uygun bulacağı delegeler gönderilecektir.
II. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, İstanbul Hükümeti tarafından resmen ve hukuken tanınacaktır.
III. Mebusan Meclisi'nin İstanbul'da toplanması güvenlik açısından uygun olmadığından, Anadolu'da güvenli bir yerde toplanması sağlanacaktır.

maddeleri ve Millî Mücadele Dönemi'nin tarihsel süreci dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu kararların alınmasıyla birlikte Millî Mücadele'nin gerekçesi, amacı ve yöntemi ilk kez belirlenmiş, vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı konusunda bölgesel kararlar alınmıştır.

Cevap

Millî Mücadele'nin gerekçesi, amacı ve yönteminin Amasya Görüşmeleri'nde belirlendiğini iddia eden seçenek yanlıştır. Bu ilkeler Amasya Görüşmeleri'nde değil, Amasya Genelgesi'nde kararlaştırılmıştır.
Doğru cevap, Millî Mücadele'nin gerekçe, amaç ve yönteminin bu görüşmelerde belirlendiğini savunan seçenektir. Çünkü bu temel ilkeler Amasya Görüşmeleri'nde (Ekim 1919) değil, Amasya Genelgesi'nde (Haziran 1919) kararlaştırılmıştır. Dolayısıyla bu bilgi tarihsel açıdan yanlıştır ve ulaşılamaz olan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Görüşmeleri protokollerinde yer alan maddeleri analiz etme.
Görüşmelerde Temsil Heyeti ile İstanbul Hükümeti temsilcisi Salih Paşa'nın bir araya geldiği, ortak kararlar almaya çalıştığı ve Temsil Heyeti'nin hukuken tanındığı tespit edilir.
İstanbul Hükümeti'nin resmî bir temsilci göndermesi, Millî Mücadele hareketini muhatap kabul ettiğini gösterir.
2
Seçeneklerde verilen tarihsel bilgilerin doğruluk kontrolünü yapma.
Mebusan Meclisi'nin toplanma yeri tartışmalarında Kanun-ı Esasi hükümlerinin (meclisin başkentte toplanması zorunluluğu) İstanbul Hükümeti tarafından Temsil Heyeti'nin Anadolu'da toplanma talebine karşı hukuki bir engel olarak sunulduğu doğrulanır. Ayrıca barış konferansına delege seçimi maddesinin de ulusal çıkarları korumayı amaçladığı anlaşılır.
İstanbul Hükümeti'nin anayasal gerekçelerle Anadolu seçeneğini reddetmesi meclisin İstanbul'da açılmasına yol açmıştır.
3
Amasya Genelgesi ile Amasya Görüşmeleri arasındaki kronolojik ve kavramsal ayrımı yapma.
Millî Mücadele'nin gerekçesi, amacı ve yönteminin Amasya Genelgesi'nde (22 Haziran 1919) belirlendiği, Amasya Görüşmeleri'nin (20-22 Ekim 1919) ise Temsil Heyeti'nin hukuken tanınmasını sağlayan bir görüşme olduğu belirlenir.
İki tarihsel olayın karıştırılması, en sık yapılan kronolojik hatalardan biridir.

Anahtar Kavram

Amasya Görüşmeleri'nin siyasi sonuçları, Temsil Heyeti'nin hukuken tanınması ve Mebusan Meclisi'nin toplanma yeri tartışmaları.
Soru 9Soru

Büyük Millet Meclisi'nin (BMM) açılış süreci ve meclise karşı çıkan isyanlara karşı alınan önlemlerle ilgili aşağıda verilen gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesi ve Mebusan Meclisi'ni dağıtması (16 Mart 1920), Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip Büyük Millet Meclisi'nin açılması (23 Nisan 1920), Meclis'e yönelik ayaklanmaları engellemek amacıyla Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun çıkarılması (29 Nisan 1920) ve Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu uygulamak ve yargılamaları hızlandırmak amacıyla İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması (11 Eylül 1920).
Kronolojik sıralama olayların tarihsel akışına ve neden-sonuç ilişkisine göre gerçekleşir. İstanbul'un işgali (16 Mart 1920) meclisin Ankara'da açılmasını (23 Nisan 1920) zorunlu kılmış, açılan meclise karşı isyanlar başlayınca hukuki tedbir olarak Hıyanet-i Vataniye Kanunu (29 Nisan 1920) çıkarılmış ve bu kanunun uygulanması amacıyla da İstiklal Mahkemeleri (11 Eylül 1920) kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un işgal tarihinin tespit edilmesi
İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u işgal etmiş ve meclisi kapatmıştır.
Ankara'da yeni bir meclis kurma ihtiyacı bu olay sonrasında ortaya çıktığı için ilk sıradadır.
2
Büyük Millet Meclisi'nin açılış tarihinin belirlenmesi
Meclis, işgalden yaklaşık bir ay sonra 23 Nisan 1920'de açılmıştır.
Milli iradenin kesintiye uğramaması amacıyla açılan meclis, sıralamada ikinci sırada yer alır.
3
Meclise karşı çıkan isyanlara yönelik hukuki tedbirin belirlenmesi
Hıyanet-i Vataniye Kanunu 29 Nisan 1920'de çıkarılmıştır.
Meclis açıldıktan sonra ortaya çıkan isyanlara karşı hukuki meşruiyeti sağlamak için çıkarılan ilk kanundur.
4
Kanunun uygulanmasını sağlayan yargı organının kuruluş tarihinin belirlenmesi
İstiklal Mahkemeleri 11 Eylül 1920'de kurulmuştur.
Kanunun hızlıca uygulanarak isyanların bastırılması için meclis içinden seçilen milletvekilleriyle kurulan mahkemeler kronolojide son sıradadır.

Anahtar Kavram

Büyük Millet Meclisi'nin açılış süreci ile meclise karşı isyanlara karşı alınan yasama ve yargı tedbirlerinin kronolojisi ve neden-sonuç ilişkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 10Soru

Millî Mücadele Dönemi'nde Güney Cephesi'ndeki direniş, düzenli bir ordu bulunmaksızın Kuvayımilliye ruhuyla hareket eden yerel halk tarafından yürütülmüştür. Sivas Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda Temsil Heyeti tarafından bölgeye gönderilen subaylar, dağınık haldeki yerel güçleri organize etmeye çalışmıştır. Maraş, Antep ve Urfa'da büyük fedakarlıklarla sürdürülen mücadeleler sonucunda Fransızlar bölgede tutunamamış, Batı Cephesi'nde Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile Anadolu'dan çekilmek zorunda kalmışlardır.

Bu bilgilere göre, Güney Cephesi'ndeki mücadeleler ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Cephesi'ndeki askeri gelişmelerin, Güney Cephesi'ndeki diplomatik ve askeri süreci nihayete erdirmede belirleyici olduğu

Cevap

Batı Cephesi'ndeki askeri gelişmelerin, Güney Cephesi'ndeki diplomatik ve askeri süreci nihayete erdirmede belirleyici olduğu
Batı Cephesi'ndeki askeri gelişmelerin, Güney Cephesi'ndeki diplomatik ve askeri süreci nihayete erdirmede belirleyici olduğu yargısı doğrudur. Çünkü paragrafta Fransızların bölgeden tamamen çekilmesinin Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile gerçekleştiği belirtilmektedir. Bu durum, askeri ve diplomatik cephelerin birbirine bağlı olduğunu ve Batı'daki başarının Güney'deki sonucu belirlediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki öncülleri analiz etme
Güney Cephesi'ndeki direnişin yerel halk (Kuvayımilliye) tarafından yürütüldüğü, Sivas Kongresi sonrası gönderilen subaylarca organize edildiği ve Fransızların geri çekilmesinin Sakarya Meydan Muharebesi sonrasındaki Ankara Antlaşması ile gerçekleştiği bilgileri belirlenir.
Soru kökündeki bilgileri doğru gruplandırmak ve neden-sonuç ilişkilerini kurabilmek için bu analiz gereklidir.
2
Cepheler arası etkileşimi değerlendirme
Batı Cephesi'ndeki Sakarya zaferinin, Güney Cephesi'ndeki Fransız işgalini sona erdiren Ankara Antlaşması'na zemin hazırladığı ve bu cepheyi kapatan temel etken olduğu görülür.
Tarihsel olayların birbirini etkileme biçimini ve askeri başarıların diplomatik sonuçlara yansımasını anlamak doğru seçeneğe yönlendirir.
3
Çeldirici seçenekleri eleme
Güney Cephesi'nde düzenli ordu kurulduğu, Fransızların Sakarya öncesinde çekildiği veya yerel hareketlerin ulusal merkezden bağımsız hareket ettiği yönündeki çeldiriciler elenir.
Tarihsel kronolojiye ve kavramsal gerçekliğe uymayan hatalı yorumları eleyerek kesin sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin kapanış süreci ve Batı Cephesi'ndeki askeri zaferlerin diplomatik sonuçları üzerindeki etkisi
Soru 11Soru

Batı Cephesi'ndeki askerî gelişmelerin siyasi ve toplumsal sonuçlarıyla ilişkisini kurmak isteyen bir tarih araştırmacısının aşağıdaki askerî gelişmeleri bu gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan siyasi/toplumsal durumlar ile eşleştirmesi gerekmektedir.

Buna göre, sol sütunda yer alan askerî gelişmeler ile sağ sütunda yer alan siyasi ve toplumsal sonuçların doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. ��nönü Savaşı'nın Batı Cephesi'nde zaferle sonuçlanması
II. İnönü Savaşı'nda Yunan taarruzunun başarıyla durdurulması
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda düzenli ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi
Başkomutanlık Kanunu'nun kabul edilmesinin ardından Tekalif-i Millîye Emirleri'nin yayımlanması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Savaşı'nın kazanılması İtilaf Devletleri'nin Sevr Antlaşması'nı hafifleterek kabul ettirmek amacıyla Londra Konferansı'nı toplaması ile; II. İnönü Savaşı'nda Yunan taarruzunun durdurulması Fransa'nın Zonguldak'tan askerlerini çekmesi ve İtalya'nın Anadolu'yu tahliye sürecini başlatması ile; Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi TBMM'de hükümet merkezinin Kayseri'ye taşınması tartışmalarının yaşanması ile; Tekalif-i Millîye Emirleri'nin yayımlanması ise Millî Mücadele'de topyekûn seferberlik sürecinin başlatılarak ordunun lojistik ihtiyaçlarının halktan karşılanması ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede: I. İnönü Savaşı zaferi İtilaf Devletleri'nin Londra Konferansı'nı düzenlemesiyle; II. İnönü Savaşı zaferi Fransa'nın Zonguldak'ı boşaltması ve İtalya'nın çekilmeye başlamasıyla; Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki geri çekilme mecliste Kayseri'ye taşınma tartışmalarının çıkmasıyla; Tekalif-i Millîye Emirleri ise ordunun ihtiyaçlarının halktan karşılandığı topyekûn seferberlikle ilişkilendirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Savaşı'nın uluslararası diplomatik yansımasını analiz etmek
I. İnönü Savaşı'nın kazanılması TBMM'nin askerî gücünü kanıtlamış ve İtilaf Devletleri'ni Sevr'i yumuşatarak kabul ettirmek amacıyla Londra Konferansı'nı düzenlemeye sevk etmiştir.
Askerî başarıların uluslararası diplomatik gelişmelere zemin hazırlama ilişkisini kavramak.
2
II. İnönü Savaşı'nın İtilaf Devletleri üzerindeki etkisini incelemek
II. İnönü Savaşı'nın kazanılmasıyla İtilaf bloku arasındaki çatlaklar derinleşmiş, İtalya Anadolu'yu boşaltmaya başlarken Fransa da TBMM ile anlaşma zemini arayarak Zonguldak'tan askerlerini çekmiştir.
İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarının somut askerî sonuçlarla ilişkisini belirlemek.
3
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın iç politikadaki yansımalarını değerlendirmek
Kütahya-Eskişehir yenilgisi üzerine ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi TBMM'de büyük bir sarsıntıya yol açmış, meclisin Kayseri'ye taşınması fikri tartışılmış ve düzenli orduya yönelik eleştiriler artmıştır.
Cephedeki başarısızlıkların iç siyasete ve TBMM'deki güç dengelerine olan etkisini analiz etmek.
4
Tekalif-i Millîye Emirleri'nin niteliğini ve amacını belirlemek
Başkomutanlık yetkisini alan Mustafa Kemal Paşa, ordunun donatım eksikliklerini gidermek için Tekalif-i Millîye Emirleri'ni yayımlayarak halkın desteğiyle topyekûn seferberlik başlatmıştır.
Ulusun maddi ve manevi tüm kaynaklarıyla savaşa katılımının sağlanması sürecini anlamak.

Anahtar Kavram

Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi Savaşlarının askerî, diplomatik ve iç siyasi yansımaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 12Soru

Millî Mücadele’nin Batı Cephesi’nde düzenli ordunun Yunan taarruzlarına karşı verdiği mücadeleler hem iç politikada hem de dış politikada önemli gelişmelere zemin hazırlamıştır. Bir tarih öğretmeni, askerî gelişmeler ile bu gelişmelerin siyasi sonuçlarını ve niteliklerini göstermek amacıyla tahtaya aşağıdaki tabloyu çizmiştir:

Askerî GelişmeSonuç / GelişmeNitelik
I. İnönü MuharebesiMoskova Antlaşması’nın imzalanmasıUluslararası
I. İnönü MuharebesiTeşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun kabulüUlusal
II. İnönü Muharebesiİtalya'nın Anadolu’dan çekilmeye başlamasıUluslararası
Kütahya-Eskişehir MuharebeleriBaşkomutanlık Kanunu’nun çıkarılmasıUlusal
Kütahya-Eskişehir MuharebeleriAnkara Antlaşması’nın imzalanmasıUluslararası

Tarih öğretmeninin hazırladığı tablonun tamamen doğru olabilmesi için hangi satırdaki eşleştirmenin tablodan çıkarılması ya da değiştirilmesi gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kütahya-Eskişehir Muharebeleri - Ankara Antla��ması’nın imzalanması - Uluslararası

Cevap

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri - Ankara Antlaşması’nın imzalanması - Uluslararası
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nde Türk ordusunun yenilgi alması üzerine Fransa, TBMM ile yürüttüğü barış görüşmelerini askıya almıştır. TBMM ile Fransa arasındaki savaşı sonlandıran ve Hatay hariç bugünkü Suriye sınırını çizen Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasından sonra, 20 Ekim 1921’de imzalanmıştır. Dolayısıyla Kütahya-Eskişehir Savaşları ile Ankara Antlaşması arasında doğrudan bir neden-sonuç bağı yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen askerî gelişmeler ile bu gelişmelerin ardından yaşanan siyasi sonuçlar arasındaki neden-sonuç ilişkisini ve tarihsel sırayı karşılaştırmak.
I. ve II. İnönü Muharebeleri ile Kütahya-Eskişehir Savaşlarının tarihsel sonuçları doğrulanır.
Yanlış eşleştirmeyi tespit etmek için her bir askeri olayın sonucunu kronolojik olarak analiz etmek gerekir.
2
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin ardından yaşanan diplomatik ve siyasi süreci incelemek.
Kütahya-Eskişehir yenilgisi sonrasında Fransa ile süren görüşmelerin durduğu, Fransa ile kesin barış antlaşması olan Ankara Antlaşması'nın ancak Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında imzalandığı tespit edilir.
Tabloda Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrasında Ankara Antlaşması'nın imzalandığı belirtilmiştir; bu bilginin tarihsel doğruluğu test edilir.
3
Elde edilen sonuçlara göre tablonun doğruluğunu bozan seçeneği belirlemek.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri - Ankara Antlaşması eşleştirmesinin kronolojik ve tarihsel olarak yanlış olduğu kesinleşir.
Ankara Antlaşması Sakarya Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasından sonra imzalandığı için bu eşleştirme yanlıştır.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi Savaşlarının askeri sonuçlarının iç ve dış politikadaki yansımaları ile kronolojik ilişkisi
Soru 13Soru

Millî Mücadele Dönemi'nde Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz süreçlerinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama şu şekilde olmalıdır: Mustafa Kemal Paşa'nın Sakarya Savaşı'ndaki tarihi emri, Sakarya sonrasındaki Ankara Antlaşması, Büyük Taarruz öncesi başkomutanlık yetkisinin süresiz uzatılması ve son olarak askerî safhayı bitiren Mudanya Ateşkes Antlaşması.
Doğru kronolojik sıralama, askeri mücadelelerin gelişimi ve bunları takip eden diplomatik adımların neden-sonuç bağına dayanır. Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki topyekün savunma emri (Ağustos 1921) muharebe esnasındadır. Sakarya'nın zaferle bitmesiyle Fransa ile Ankara Antlaşması (Ekim 1921) yapılmıştır. Ordunun taarruz gücüne ulaşması için yapılan hazırlıkların sonunda başkomutanlık süresiz uzatılmış (Temmuz 1922) ve nihayetinde Büyük Taarruz zaferiyle Mudanya Ateşkesi (Ekim 1922) imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sakarya Meydan Muharebesi sırasındaki askerî gelişmeyi belirlemek.
Mustafa Kemal Paşa'nın Sakarya Savaşı'ndaki 'sathı müdafaa' emri (Ağustos 1921) ilk sıradadır.
Bu emir muharebenin en kritik aşamasında taktiksel değişimi sağlamış olup kronolojik olarak en eski olaydır.
2
Sakarya Savaşı'nın diplomatik sonuçlarını incelemek.
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması (Ekim 1921) ikinci sıradadır.
Savaşın kazanılmasının ardından imzalanan bu antlaşma, Sakarya Muharebesi'nden sonraki diplomatik süreci temsil eder.
3
Büyük Taarruz hazırlık safhasındaki gelişmeyi saptamak.
Mustafa Kemal Paşa'nın başkomutanlık yetkisinin süresiz uzatılması (Temmuz 1922) üçüncü sıradadır.
Taarruz hazırlıkları yaklaşık bir yıl sürmüş ve saldırıdan kısa süre önce yetki süresiz hâle getirilmiştir.
4
Millî Mücadele'nin askerî safhasını sonlandıran antlaşmayı belirlemek.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması (Ekim 1922) son sıradadır.
Büyük Taarruz zaferi neticesinde imzalanan bu ateşkes, tüm askerî mücadeleyi sonlandıran son aşamadır.

Anahtar Kavram

Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'ndeki askerî ve siyasi gelişmelerin kronolojisi ve neden-sonuç ilişkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 14Soru

Mudanya Mütarekesi ile İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya savaşılmadan kurtarılmış; ancak bu bölgelerin nihai teslimi barış antlaşmasının imzalanmasına bırakılmıştır. İtilaf Devletleri, Lozan'da toplanacak barış konferansına TBMM Hükümeti'nin yanı sıra Osmanlı Hükümeti'ni de davet etmiştir. Bu gelişme üzerine TBMM Hükümeti, 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırarak konferansta Türk milletini tek başına temsil etme hakkını elde etmiştir.

Bu bilgilere ve dönemin tarihi koşullarına göre, Millî Mücadele'nin diplomatik süreci ile ilgili aşağıdakilerden hangisi savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Trakya ve İstanbul'un nihai tesliminin barış antlaşması sonrasına bırakılması, İtilaf Devletleri'nin bu bölgelerdeki askeri varlıklarını kalıcı hale getirmeyi başardıklarını kanıtlamaktadır.

Cevap

Doğu Trakya ve İstanbul'un tesliminin barış antlaşmasına bırakılmasının, İtilaf Devletleri'nin bu bölgelerde fiilî askeri varlıklarını kalıcı hale getirdiğini gösterdiği iddiası
Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar'ın nihai tesliminin barış antlaşması sonrasına bırakılması geçici bir güvenlik ve bürokrasi durumudur. Lozan Antlaşması'nın imzalanması ve onaylanmasının ardından İtilaf Devletleri bu bölgeleri tamamen boşaltmışlardır. Dolayısıyla İtilaf Devletleri'nin buralardaki askeri varlıklarını kalıcı hale getirdiklerini söylemek mümkün değildir ve bu yargı savunulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkesi'nin ve Lozan Barış Antlaşması'nın maddeleri ile tarihi gelişim süreci analiz edilir.
İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya'nın savaşılmadan kurtarıldığı ancak teslim sürecinin Lozan sonrasına kaldığı görülür.
Diplomatik sürecin detaylarını doğru tespit etmek için.
2
İtilaf Devletleri'nin Lozan Konferansı öncesindeki davet stratejileri ve TBMM'nin saltanatı kaldırma kararı arasındaki neden-sonuç ilişkisi incelenir.
İtilaf Devletleri'nin iki başlılık yaratarak Türk tarafını bölmek istediği, TBMM'nin ise saltanatı kaldırarak bunu engellediği anlaşılır.
Dış politikanın iç politikadaki kararları nasıl yönlendirdiğini anlamak için.
3
Seçeneklerde yer alan ifadeler tarihi olgularla karşılaştırılır.
Doğu Trakya ve İstanbul'un barış antlaşması sonrasında İtilaf Devletleri tarafından tamamen boşaltıldığı bilgisiyle, İtilaf Devletleri'nin bu bölgelerdeki askeri varlıklarını kalıcı hale getirdiğini savunan tezin uyuşmadığı tespit edilir.
Savunulamaz olan seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Mudanya Ateşkesi ve Lozan Barış Antlaşması sürecindeki diplomatik ve siyasi gelişmeler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 15Soru

Mustafa Kemal ve Temsil Heyeti'nin Ankara merkezli olarak yürüttüğü ulusal mücadele sürecinde, Ankara'da yeni bir meclisin açılmasına giden tarihsel gelişmeler ile meclisin otoritesini sağlamak adına aldığı kararların kronolojik sırası büyük önem taşımaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen tarihsel olayların ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Osmanlı Mebusan Meclisi'nin kapatılması, Büyük Millet Meclisi'nin aç��lması, Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nun kabul edilmesi ve İstiklal Mahkemeleri'nin kurulması şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, İstanbul'un işgal edilerek Mebusan Meclisi'nin kapatılmasıyla başlar (16 Mart 1920). Bu durum Büyük Millet Meclisi'nin açılışına yol açar (23 Nisan 1920). Açılıştan hemen sonra meclisi hedef alan isyanları önlemek için Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılır (29 Nisan 1920) ve son olarak bu kanunun hızlıca uygulanabilmesi için İstiklal Mahkemeleri tesis edilir (11 Eylül 1920).

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un işgalinin ve Mebusan Meclisi'nin kapatılmasının tarihini belirlemek
16 Mart 1920 tarihinde İstanbul işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır.
Bu gelişme, Ankara'da yeni bir meclis kurulmasının meşru zeminini ve aciliyetini hazırlayan ilk olaydır.
2
Büyük Millet Meclisi'nin açılış tarihini belirlemek
23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da meclis açılmıştır.
Mebusan Meclisi'nin işlevsiz kalmasının ardından ulusun temsilcileri Ankara'da toplanmıştır.
3
İsyanlara karşı çıkarılan kanunun tarihini belirlemek
29 Nisan 1920 tarihinde Hıyanet-i Vataniye Kanunu kabul edilmiştir.
Meclisin açılmasıyla beraber başlayan ayaklanmalara karşı meclisin ilk yasama tedbiridir.
4
İstiklal Mahkemeleri'nin kuruluş tarihini belirlemek
11 Eylül 1920 tarihinde İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur.
Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında suçlanan kişilerin yargılama sürecini hızlandırmak ve meclisin yargı gücünü doğrudan kullanmasını sağlamak için atılan en son adımdır.

Anahtar Kavram

Büyük Millet Meclisi'nin açılış süreci, meclise karşı isyanlar ve bu isyanları bastırmaya yönelik yasama-yargı önlemleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru

Aşağıda verilen Millî Mücadele Dönemi kahramanlarını, Doğu ve Güney cephelerinde üstlendikleri tarihî rollerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kazım Karabekir
Şahin Bey
Sütçü İmam

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kazım Karabekir, Ermenilere karşı mücadele eden 15. Kolordu Komutanı rolüyle; Şahin Bey, Antep direnişinin sembolü olan Kuva-yı Milliye lideri rolüyle; Sütçü İmam ise Maraş'ta ilk kurşunu atarak direnişi başlatan halk kahramanı rolüyle eşleşmektedir.
Doğu Cephesi'nde Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu Ermenilere karşı mücadele etmiş; Güney Cephesi'nde ise Fransız işgaline karşı Antep'te Şahin Bey, Maraş'ta ise Sütçü İmam yerel direnişi sembolize etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kazım Karabekir'in üstlendiği tarihî rolü belirlemek.
Mondros Mütarekesi sonrası terhis edilmeyen 15. Kolordu ile Doğu Cephesi'nde Ermenilere karşı mücadele etmiştir.
Kazım Karabekir, Ermeni işgaline karşı Doğu Cephesi Komutanlığı görevini üstlenmiştir.
2
Şahin Bey'in üstlendiği tarihî rolü belirlemek.
Antep savunmasında Fransız kuvvetlerine karşı direnişi örgütlemiş ve bu mücadelede şehit düşmüştür.
Şahin Bey, Güney Cephesi'ndeki Antep savunmasının sembol ismidir.
3
Sütçü İmam'ın üstlendiği tarihî rolü belirlemek.
Maraş'ta Türk kadınlarına saldıran işgalcilere karşı ilk kurşunu atarak direnişi başlatmıştır.
Sütçü İmam, Güney Cephesi'nde Maraş direnişinin fitilini ateşleyen halk kahramanıdır.

Anahtar Kavram

Doğu ve Güney Cepheleri kahramanları ve mücadeleleri
Soru 17Soru

Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi'nde Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz süreçlerinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesi, Sakarya Meydan Muharebesi'nin Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanması, Kafkas Cumhuriyetleri ile Kars ve Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması, Büyük Taarruz'un başarıya ulaşması ve Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması şeklindedir.
Milli Mücadele Dönemi Batı Cephesi'ndeki gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; Kütahya-Eskişehir yenilgisi sonrası orduyu derlemek adına Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi verilmiş, ardından Sakarya Meydan Muharebesi kazanılmış, bu zaferin ardından Kars ve Ankara Antlaşmaları imzalanmış ve son olarak Büyük Taarruz ile kesin zafer elde edilip Mudanya Ateşkesi imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları sonrasındaki süreci değerlendirmek.
Ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesi ilk sıradadır.
Bu yetkilendirme, Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde ordunun hazırlıklarını ve yönetimini üstlenmek amacıyla yapılmıştır.
2
Sakarya Meydan Muharebesi'nin gerçekleşme ve sonuçlanma zamanını belirlemek.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılması ikinci sırada yer alır.
Başkomutanlık yetkisi ve Tekalif-i Milliye Emirleri doğrultusunda hazırlanan ordu, bu savaşı kazanarak Yunan ilerleyişini sonlandırmıştır.
3
Sakarya Savaşı'nın diplomatik sonuçlarını incelemek.
Kars ve Ankara Antlaşmalarının imzalanması üçüncü sıradadır.
Bu antlaşmalar, Sakarya Savaşı'ndaki askeri başarının doğrudan diplomatik sonuçları olarak imzalanmıştır.
4
Milli Mücadele'nin son askeri safhasını belirlemek.
Büyük Taarruz'un kazanılması ve Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması son sıradadır.
Büyük Taarruz, Sakarya Zaferi'nden sonra ordunun taarruz gücüne ulaşmasıyla gerçekleştirilen ve savaşı bitiren nihai askeri harekattır.

Anahtar Kavram

Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi'ndeki askeri ve diplomatik gelişmelerin kronolojisi
Soru 18Soru

Amasya Genelgesi, Millî Mücadele’nin yol haritası niteliğindedir. Bu genelgede Kurtuluş Savaşı’nın gerekçesi, amacı ve yöntemi ilk kez belirlenmiştir.

Buna göre, genelgede yer alan aşağıdaki maddelerden hangisi Millî Mücadele’nin hem amacını hem de yöntemini bir arada belirtmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletin ba��ımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

Cevap

Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracakt��r.
Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır ifadesinde yer alan 'milletin bağımsızlığı' hedeflenen amaçtır. Bu amaca ulaşmak için kullanılacak güç ve yol ise 'milletin azim ve kararı' şeklinde belirtildiğinden, bu madde hem amacı hem de yöntemi içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Amasya Genelgesi maddelerinin Millî Mücadele'nin amacı, gerekçesi ve yöntemi açısından gruplandırılması.
Maddelerin hangi siyasi amaca hizmet ettiğinin belirlenmesi.
Genelgedeki her maddenin ihtilal sürecinde farklı bir hukuki veya stratejik rolü vardır.
2
Hedeflenen durumun (amacın) tespiti.
'Milletin bağımsızlığı' ifadesinin ulaşılmak istenen nihai amaç olduğunun görülmesi.
Millî Mücadele'nin sonucunda elde edilmek istenen durum bağımsızlıktır.
3
Bu hedefe ulaşırken izlenecek yolun (yöntemin) tespiti.
'Milletin azim ve kararı' ifadesinin kullanılacak yöntem/güç olduğunun görülmesi.
Bağımsızlığın ne şekilde ve kimin gücüyle kazanılacağı yöntemi ifade eder.

Anahtar Kavram

Amasya Genelgesi'nin ihtilalci niteliği ile Millî Mücadele'nin amaç, gerekçe ve yöntemini belirleyen maddeleri.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 19Soru

Erzurum Kongresi'nin toplanmasına Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ile Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti öncülük etmiştir. Kongrede ise "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz." kararı kabul edilmiştir.

Bu durum Erzurum Kongresi'nin aşağıdaki özelliklerinden hangisini doğrudan kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplanış biçimi yönüyle bölgesel, aldığı kararlar yönüyle ulusal olduğunu

Cevap

Toplanış biçimi yönüyle bölgesel, aldığı kararlar yönüyle ulusal olduğunu
Doğu Anadolu ve Trabzon cemiyetleri bölgesel ölçekte faaliyet gösteren kuruluşlar olduğundan kongrenin toplanış biçimi bölgeseldir. Ancak alınan kararın tüm vatanın bölünmez bütünlüğünü savunması, kongrenin kararları bakımından ulusal (milli) olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kongrenin toplanmasına öncülük eden cemiyetlerin niteliğini belirlemek
Doğu Anadolu ve Trabzon gibi belirli bölgeleri savunan cemiyetlerin kongreyi düzenlemesi, kongrenin toplanış biçiminin bölgesel olduğunu gösterir.
Soruda verilen birinci bilginin kapsamını analiz etmek için.
2
Kongrede kabul edilen kararın kapsamını değerlendirmek
"Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür" kararı sadece bu iki bölgeyi değil, ülkenin tamamını kapsadığı için ulusal niteliktedir.
Soruda verilen ikinci bilginin hangi coğrafi alanı ve amacı hedeflediğini belirlemek için.
3
Elde edilen analiz sonuçlarını birleştirerek kongrenin genel niteliğini tanımlamak
Kongre toplanış bakımından bölgesel, aldığı kararlar bakımından ise ulusal bir karakter taşımaktadır.
Ulaşılan çıkarımı seçeneklerdeki doğru ifadeyle eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Erzurum Kongresi'nin toplanış yönüyle bölgesel, kararları yönüyle ulusal olması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 20Soru

Aşağıdaki Amasya Görüşmeleri ve Mebusan Meclisi'nin açılması sürecindeki gelişmeleri, bu gelişmelerin tarihsel önem ve sonuçlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti temsilcileriyle ortak görüşmeler yapması
Mebusan Meclisi'nin güvenlik gerekçesiyle İstanbul dışında toplanmasının önerilmesi
Amasya Protokolü'ne uygun olarak yurt genelinde serbest meclis seçimlerinin yapılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru eşleşmesi: Görüşmelerin yapılması Temsil Heyeti'nin hukuken tanınmasıyla (left_1 - right_1), meclisin İstanbul dışı önerisi Kanun-ı Esasi engeliyle (left_2 - right_2), seçimlerin yapılması ise Misakımilli mebuslarının seçilmesiyle (left_3 - right_3) eşleşir.
İstanbul Hükümeti'nin resmi temsilci göndermesi Temsil Heyeti'nin hukuken tanınmasıyla; İstanbul dışı toplantı teklifinin Kanun-ı Esasi gereği reddedilmesi anayasa engeliyle; serbest seçimlerin yapılması ise mecliste vatanseverlerin çoğunluk olmasını sağlayarak Misakımilli'nin kabulüne zemin hazırlamasıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul Hükümeti ile Temsil Heyeti arasındaki görüşmelerin hukuki boyutunun incelenmesi.
Görüşmelerin yapılması Temsil Heyeti'nin hukuken resmen tanınmasını sağlamıştır.
Resmi bir hükümet temsilcisinin (Salih Paşa) Temsil Heyeti heyeti ile resmi protokoller imzalaması hukuki tanınma anlamına gelir.
2
Meclisin toplanma yerine dair teklifin neden reddedildiğinin analiz edilmesi.
Öneri, Kanun-ı Esasi hükümleri gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.
Anayasaya göre Mebusan Meclisi'nin sadece başkent İstanbul'da toplanabileceği belirtilmiştir.
3
Yurt genelinde yapılan seçimlerin sonucunun değerlendirilmesi.
Seçilen mebuslar vatansever cepheyi oluşturarak mecliste Misakımilli'yi kabul etmiştir.
Seçimlerin yapılması, halk iradesinin meclise yansımasını ve Misakımilli'nin ilanını mümkün kılmıştır.

Anahtar Kavram

Amasya Görüşmeleri'nin hukuki sonuçları, toplanma yeri tartışması ve seçimler sonrasındaki gelişmeler.
Sayfa 1 / 3Sonraki
Millî Mücadele Dönemi Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin