Cümlede Anlam
241 soru
Modern astronominin kurucularından Copernicus’un, Güneş merkezli kozmoloji teorisini sunduğu eseri; yalnızca dönemin egemen dinsel dogmalarını sarsmakla kalmamış, o zamana kadar gök gözlemlerinde tek meşru referans kabul edilen Yer merkezli Batlamyus modelinin matematiksel tutarsızlıklarını ilk kez sistemli bir biçimde sergilediği için bilimsel düşüncede köklü bir kırılma yaratmıştır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Kutadgu Bilig, Türk edebiyatında aruz ölçüsünün kullanıldığı ilk eser olması yönüyle kendinden sonraki dönemlerde yazılan mesneviler için bir öncü kabul edilmiştir.
Buna göre, 'Kutadgu Bilig'den önce Türk edebiyatında aruz ölçüsünün kullanıldığı hiçbir eser kaleme alınmamıştır.' ifadesi doğru mudur?
(I) Edebiyat eleştirmenlerinin dikkatini çekmek üzere kaleme aldığı ilk inceleme yazısı, dönemin prestijli dergisinde yer bulunca büyük bir özgüven kazandı. (II) Sanatçı, dilin kemikleşmiş kalıplarını kırmak amacıyla kelimeleri alışılmadık bağdaştırmalar içinde kullanmaya özen göstermiştir. (III) Klasik şiirin estetik algısını modern bir bakış açısıyla yorumladığından, gelenekçi çevrelerin sert eleştirilerine maruz kaldı. (IV) Kendi kuşağının şairlerini etkilemek üzere çıkardığı edebiyat dergisi, ekonomik yetersizlikler yüzünden kısa sürede kapanmak zorunda kaldı. (V) Toplumsal sorunlara duyarsız kalmadığını göstermek adına son yapıtında çevre kirliliği ve küresel ısınma gibi temaları ele almıştır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangilerinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?
‘19. yüzyılın ikinci yarısında Tanzimat aydınlarının Batı edebiyatından yaptıkları ilk çeviriler, Türk tiyatrosunun modernleşme sancılarını dindirmeye yetmemiş; aksine geleneksel seyirlik oyunların estetik değerini bütünüyle reddeden yeni bir taklitçilik dalgasının önünü açmıştır.’ cümlesinden yola çıkılarak, Batı'dan yapılan ilk edebi çevirilerin, geleneksel Türk tiyatrosunun sanatsal değerini yok sayan yeni bir taklit sürecine zemin hazırladığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?
(I) Edebiyat, insanı ve toplumu kendi gerçekliği içinde ele alırken estetik bir haz uyandırmayı da ihmal etmez. (II) Sanatçı, bu hazzı okura ulaştırmak amacıyla dilin olanaklarını alabildiğine zorlar ve özgün bir üslup arayışına girer. (III) Ancak sözcüklerin alışılagelmiş anlamlarının dışına çıkılarak oluşturulan bu özgün üslup, okurun zihninde bir karşılık buldukça anlam kazanır. (IV) Zira okur tarafından alımlanmayan hiçbir sanatsal çaba, zamanın yıpratıcı etkisine karşı duramaz ve unutulup gider. (V) Nitekim kalıcı olmayı başarmış eserler incelendiğinde, bunların her çağın okuruna yeni pencereler açtığı görülür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşmesi bir koşula bağlanmıştır?
Sanatın sadece toplumsal bir fayda sağlaması gerektiğine inanan Tolstoy, estetik kaygıları bütünüyle dışlamış olmasa da insanı ahlaki açıdan yüceltmeyen hiçbir yapıtı gerçek sanat eseri olarak kabul etmemiştir.
Bu cümleye göre, Tolstoy'un bir yapıtı gerçek sanat eseri olarak kabul etmesi, o yapıtın insanı ahlaki açıdan yüceltmesi/geliştirmesi koşuluna bağlıdır.
(I) Çevirmen, kaynak metnin kültürel kodlarını kendi diline aktarırken sözcüklerin yalın anlamlarıyla yetinmeyip yazarın satır aralarına gizlediği dünyayı da kavramak zorundadır. (II) Zira bir edebî yapıtı yalnızca kelime düzeyinde aktarmak, metnin ruhunu yok edeceğinden çeviri faaliyetini mekanik bir uğraşa dönüştürür. (III) Yazarın özgün üslubunu korumak ve hedef kitleye aynı estetik hazzı duyurabilmek amacıyla dilin tüm olanaklarını titizlikle seferber eder. (IV) Bir çevirmen, kaynak metnin yazarının dünyasını kendi zihninde yeniden inşa etmedikçe ortaya koyduğu çalışma özgün bir yaratım niteliği kazanamaz. (V) Nitekim dilimize kazandırılan klasik yapıtların pek çoğu, çevirmenlerin gösterdiği bu büyük sabır ve emeğin sonucunda kütüphanelerimizdeki yerini almıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde koşul-sonuç ilişkisi vardır?
Aşağıda sol sütunda yer alan numaralandırılmış cümleleri, sağ sütunda verilen kavramlarla anlam ilişkilerine göre doğru biçimde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Sanatsal üretimin yalnızca yaratıcı dehanın mistik bir dışavurumu olduğunu savunan romantik sanat kuramının aksine, modern sanatın alımlayıcının zihninde tamamlandığını ileri süren Marcel Duchamp, yapıtın sanatsal değerinin belirlenmesinde sanatç��nın niyetinin tek belirleyici unsur olmadığını kabul eden ilk kuramcı değildir.
Bu cümleden hareketle, 'Marcel Duchamp’tan önce de bir sanat yapıtının sanatsal değerinin saptanmasında, sanatçın��n niyetinin dışında kalan unsurların da payı bulunduğunu onaylayan başka kuramcılar da var olmuştur.' yargısına kesin olarak ulaşılabilir mi?
(I) Divan edebiyatında şairlerin şiirlerini topladıklar�� eserlere "divan" adı verilir ve bu eserler belirli bir düzen çerçevesinde oluşturulur. (II) Klasik tertip esasına göre hazırlanan bir divanda, genellikle kasideler ilk sırada yer alırken bunları gazeller ve diğer nazım şekilleri takip eder. (III) Şairlerin takma adları olan mahlasları kullandıkları bu eserler, dönemin sosyal yapısını ve tarihi olaylarını yansıtan birer kaynak olarak da kabul edilir. (IV) Divanların son kısmında yer alan rubai ve tuyuğlar, şairin hayata dair felsefi sorgulamalarını en etkileyici biçimde yansıtan bölümlerdir. (V) Edebiyat tarihi çalışmalarında divanlar��n yazma nüshaları karşılaştırılarak şairlerin dil özellikleri bilimsel yöntemlerle tespit edilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?
Yazarın son romanı, yayımlandığ�� ilk ayda sadece Türkiye'de değil, çevrildiği üç Avrupa ülkesinde de en çok satanlar listesine girmeyi başaran tek Türk yapıtı olmuştur.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
I. Modern çağın insanı, kalabalıklar içinde yalnızlaşırken kendi iç sesini duyabilmek için sessiz sığınaklar arar.
II. Bu arayış, onu kimi zaman doğanın kucağına kimi zaman da felsefi metinlerin derinliğine sürükler.
III. Ancak zihindeki gürültüyü susturmak, dış dünyadaki gürültüyü kesmekle hemen gerçekleşecek bir durum değildir.
IV. Birey, kendi içsel hesaplaşmalarını cesaretle tamamlamadıkça zihinsel dinginliğe ve gerçek huzura kavuşamaz.
V. Nitekim dinginlik arayışı, insanın kendi varoluşsal sancılarından kaçmak değil, aksine onlarla yüzleşmek istemesiyle anlam kazanır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde yargı, bir koşula bağlı olarak verilmiştir?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşula bağlı bir durum söz konusudur?
(I) Şiir; sözcüklerin ses, ritim ve anlam ögelerinin uyumlu bir bütün oluşturacak şekilde yapılandırılmasıyla ortaya çıkan edebi bir türdür. (II) Günümüz şairleri, geleneksel biçimleri olduğu gibi aktarmaktansa onları modern bir duyuşla yeniden yorumlamayı daha çok tercih ediyorlar. (III) Yazar, modern insanın yalnızlığını ve yabancılaşmasını okura daha derinden hissettirebilmek için eserinde yoğun bir simgesel anlatıma başvurmuştur. (IV) Şairin imge dünyasını bu denli kapalı tutması, okurun şiiri kendi dünyasında anlamlandırmasını zorlaştırabilir. (V) Eleştirmen, son yazısında nitelikli eserlerin edebiyat dünyasındaki yerinin günden güne sağlamlaştığını ifade etmiştir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin anlam özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Kuantum mekaniği, mikro evrendeki fiziksel olguları açıklamada en başarılı kuram olsa da makro evrendeki bazı kozmolojik olguların açıklanmasında ancak genel görelilik kuramı ile bütünleştirildiğinde kesin sonuçlar verebilmektedir.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
Neolitik Dönem’e ait Göbeklitepe ve çevresindeki son kazılarda elde edilen bulgular, yerleşik hayata geçişin sadece tarımsal üretime dayalı beslenme kaygılarıyla açıklanamayacağını, tapınak merkezli inanç ritüellerinin de en az geçim stratejileri kadar bu dönüşümde kurucu bir rol oynadığını kesin olarak ortaya koyarak geleneksel tarih yazımının doğrusal gelişim şemasını sorgulanır kılmıştır.
Bu cümleden kesin olarak çıkarılabilecek yargı aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Bilim insanları, kutup bölgelerindeki buzul erimelerinin hızını ölçmek üzere uydu teknolojilerinden yararlanarak kapsamlı veri setleri oluşturuyorlar. (II) Atmosferdeki sera gazı salınımı küresel ölçekte kararlı bir şekilde azaltılmadıkça deniz seviyelerindeki yükselişin kıyı şehirlerini tehdit etmesi engellenemez. (III) Sıcaklık artışının deniz ekosistemindeki biyoçeşitliliği nasıl etkilediğini saptayabilmek için resif bölgelerinde uzun soluklu gözlemler yapılıyor. (IV) Okyanus sularının asitlik oranı arttığı i��in mikroskobik canlıların kabuk oluşum süreçleri sekteye uğruyor ve bu durum besin zincirini bozuyor. (V) Araştırmacılar, bu ekolojik krizin önüne geçilmesinde uluslararası çevre anlaşmalarının etkin bir şekilde uygulanmasını yegâne çözüm yolu olarak görüyorlar.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde koşula bağlı bir durum söz konusudur?
‘Dünya genelinde sadece kutup bölgelerinde yaşayan imparator penguenler, küresel ısınmanın etkilerini en derinden hisseden canlı türleri arasında ilk sırada yer almaktadır.’
Bu cümleden hareketle, imparator penguenlerin yeryüzünde kutup bölgeleri dışında doğal bir yaşam alanının olmadığı yargısına kesin olarak ulaşılabilir mi?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde koşul-sonuç ilişkisi vardır?