Cümlede Anlam

241 soru

Soru 121Soru

Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri, bu cümlelerin yansıttığı duygu ve durumları dikkate alarak uygun kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. "Yıllardır dirsek çürüttüğüm bu bilimsel araştırmada, adımı sadece teşekkür kısmında geçirmekle yetineceğini hiç tahmin etmemiştim." cümlesinde, kişinin doğrudan muhatabına duyduğu kırgınlığı dile getirdiği bir anlamı hâkimdir.

II. "Genç yaşta elime geçen o eşsiz fırsatları değerlendiremeyip rüzgârın önündeki yaprak gibi savrulup gitmeme bugün bile yanarım." cümlesinde, geçmişte elden kaçırılan fırsatlar ve yapılmayanlar için duyulan üzüntüyü ifade eden bir
durumu söz konusudur.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk cümledeki duygu sitem, ikinci cümledeki duygu ise hayıflanmadır.
İlk cümlede yazar, doğrudan muhatabına yönelik bir kırgınlık belirttiği için boşluğa 'sitem' gelmelidir. İkinci cümlede ise geçmişte kaçırılan fırsatlar ve yapılmayan bir eylem için üzüntü duyulduğundan ('değerlendiremeyip... yanarım') boşluğa 'hayıflanma' gelmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlede dile getirilen duyguyu analiz etmek
Cümledeki yazar, birlikte çalıştığı kişiye duyduğu kırgınlığı ve hayal kırıklığını doğrudan onun yüzüne karşı söylemektedir. Bu durum 'sitem' kavramına karşılık gelir.
Sitem, bir kimsenin yaptığı bir davranıştan dolayı duyulan kırgınlığın öfkelenmeden, yumuşak bir dille doğrudan kendisine söylenmesidir.
2
İkinci cümlede dile getirilen durumu analiz etmek
Cümledeki yazar, geçmişte eline geçen fırsatları değerlendiremediğinden dolayı duyduğu üzüntüyü ('savrulup gitmeme bugün bile yanarım' ifadesiyle) dile getirmektedir. Bu durum 'hayıflanma' kavramına karşılık gelir.
Hayıflanma (veya yerinme), elden kaçırılan bir fırsat veya yapılmayan bir iş için sonradan duyulan üzüntüdür. Yapılan bir hata sonucu duyulan pişmanlıktan farklıdır.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem ve Hayıflanma Ayrımı)
Soru 122Soru

Aşağıda arkeoloji ve kültürel mirasla ilgili verilen cümleleri, ifade ettikleri kavramsal anlam özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kültürel miras; geçmiş kuşaklardan kalan, tarihsel süreçte korunarak günümüze aktarılan somut ve somut olmayan değerlerin bütünüdür.
Son kazılarda elde edilen bulgular, bölgedeki neolitik yerleşimin Anadolu'daki diğer merkezlerden daha gelişmiş bir tarım toplumuna ev sahipliği yaptığını göstermektedir.
Diyelim ki bu kazı alanında bulunan yazıtlar, tarihin bilinen ilk yazılı antlaşmasından daha eski bir döneme ait çıktı.
Kazı ekibinin teknolojik imkânları arttıkça gün yüzüne çıkarılan eserlerin restorasyon süreci de günden güne hız kazanıyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kültürel mirasla ilgili cümle tanım, neolitik yerleşimle ilgili cümle karşılaştırma, yazıtlarla ilgili cümle varsayım, restorasyon süreciyle ilgili cümle ise aşamalı durum kavramıyla eşleşmektedir.
Kültürel mirasın tanımı yapılmış, kazı alanları karşılaştırılmış, yazıtların yaşı hakkında varsayımda bulunulmuş ve restorasyon sürecinin aşamalı durumu aktarılmıştır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin anlam özelliğini incelemek
'Kültürel miras; ... değerlerin bütünüdür.' cümlesi 'Kültürel miras nedir?' sorusuna doğrudan cevap vermektedir.
Tanım cümleleri, bir kavramın ne olduğunu açıklar ve genellikle 'nedir' sorusuna yanıt verir.
2
İkinci cümlenin anlam özelliğini incelemek
'bölgedeki neolitik yerleşimin Anadolu'daki diğer merkezlerden daha gelişmiş...' ifadesinde kıyaslama mevcuttur.
Karşılaştırma cümlelerinde iki unsur ortak ya da farklı yönleriyle, genellikle 'daha, en, kadar' gibi sözcüklerle kıyaslanır.
3
Üçüncü cümlenin anlam özelliğini incelemek
'Diyelim ki bu kazı alanında bulunan yazıtlar... eski çıktı.' cümlesinde olası bir durum varsayılmıştır.
'Diyelim ki, tut ki, farz edelim' gibi ifadeler, henüz gerçekleşmemiş bir durumu gerçekleşmiş gibi kabul eden varsayım anlamı taşır.
4
Dördüncü cümlenin anlam özelliğini incelemek
'arttıkça' ve 'günden güne' ifadeleri sürecin zamanla ilerlediğini göstermektedir.
Aşamalı durum bildiren cümlelerde bir olayın veya durumun olumlu ya da olumsuz yönde adım adım değişmesi aktarılır.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar (Tanım, Karşılaştırma, Varsayım, Aşamalı Durum)
Soru 123Soru

Doğrudan anlatım; başkasına ait bir sözün hiç değiştirilmeden, olduğu gibi aktarılmasıdır. Dolaylı anlatım ise başkasına ait bir sözün, aktaran kişinin kendi sözcükleriyle, cümlenin yapısını değiştirerek (genellikle sıfat-fiil ekleri yardımıyla) aktarılmasıdır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem doğrudan hem de dolaylı anlatım özelliğine yer verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ünlü sanatçı, 'Klasikler, her okunuşta kendini yeniden var eden yapıtlardır.' der ve her kuşağın bu eserlerde kendi gerçeğini bulacağını belirtir.

Cevap

Ünlü sanatçı, 'Klasikler, her okunuşta kendini yeniden var eden yapıtlardır.' der ve her kuşağın bu eserlerde kendi gerçeğini bulacağını belirtir.
Doğru seçenekte yer alan cümlede, sanatçının klasiklerle ilgili kendi tanımı tırnak işareti içinde hiçbir değişikliğe uğratılmadan aktarılarak doğrudan anlatım yapılmıştır. Cümlenin devamında ise sanatçının diğer bir görüşü sıfat-fiil eki yardımıyla aktarılarak dolaylı anlatım yapılmıştır. Bu nedenle cümlede her iki anlatım türüne de yer verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki aktarım özelliklerini belirlemek için tırnak işareti, virgül kullanımı ve fiilimsi eklerini inceleyin.
Aktarılan sözlerin yapısal özellikleri belirlenir.
Doğrudan ve dolaylı anlatımın yapısal farklarını ayırt etmek için bu inceleme gereklidir.
2
Tırnak içindeki ifadelerin doğrudan bir söze mi yoksa bir terime mi ait olduğunu kontrol edin.
Edebiyat dergisiyle başlayan seçenekteki tırnak işaretinin sadece bir akım adını vurgulamak için kullanıldığı, doğrudan anlatım içermediği belirlenir.
Tırnak işaretinin her kullanımının doğrudan anlatım olmadığını fark etmek hata yapmayı önler.
3
Hem tırnak içinde verilen doğrudan alıntının hem de sıfat-fiil ekiyle kurulan dolaylı aktarımın aynı cümlede bir arada bulunup bulunmadığını kontrol edin.
Ünlü sanatçının sözlerini içeren cümlenin ilk kısmında doğrudan anlatım, ikinci kısmında ise dolaylı anlatım olduğu tespit edilir.
Her iki anlatım türünün de aynı cümlede başarıyla kullanıldığını doğrulamak için son analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 124Soru

(I) Edebiyat dünyasının o pırıltılı ama bir o kadar da vefasız koridorlarında yürürken maruz kaldığım haksızlıklara artık şaşırmıyorum; bunları hayatın doğal bir parçası olarak görüyorum. (II) Zamanında bana sunulan o geniş imkânları elimin tersiyle itip dar bir çevreye hitap eden bu dergide yazmaya başlamam, hayatımın en büyük hatasıydı. (III) O günlerde, en sıkışık anlarımda yardımıma koşacağını iddia eden o çok sevgili dostlarım, nedense bu zorlu süreçte tek bir telefon bile etmediler. (IV) Kendini edebiyat gurmesi ilan eden bu toy yazar, birkaç makale karalamakla koca bir geleneği tasfiye edebileceğini sanıyor. (V) Keşke o yıllarda büyük ustaların yanından ayrılmasaydım da onların tecrübelerinden daha fazla istifade edebilseydim.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerde belirginleşen duygu ve durumlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede, bir kişiye duyulan kırgınlık doğrudan o kişinin yüzüne söylenerek sitemde bulunulmuştur.

Cevap

III. cümlede, bir kişiye duyulan kırgınlık doğrudan o kişinin yüzüne söylenerek sitemde bulunulmuştur ifadesi yanlıştır. Cümlede sitem değil yakınma anlamı mevcuttur.
III. cümlede yazar, en sıkışık anlarında yanında bulunmayan dostlarından bahsederken bu durumu doğrudan o kişilerin yüzüne söylememekte, aksine okuyucuya veya bir başkasına şikâyet etmektedir. Bu durum Türkçede 'yakınma' (şikâyet) olarak adlandırılır. Sitem olması için söz konusu kırgınlığın doğrudan muhataba söylenmesi gerekirdi. Dolayısıyla bu cümleyle ilgili yapılan sitem açıklaması yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleleri ve karşılarındaki duygu/durum eşleştirmelerini tek tek analiz edin.
I. cümlede 'şaşırmıyorum, doğal görüyorum' diyerek kanıksama; II. cümlede 'yazmaya başlamam en büyük hatamdı' diyerek pişmanlık; III. cümlede 'tek telefon etmediler' diyerek üçüncü şahıslara şikâyet (yakınma); IV. cümlede 'toy yazar', 'birkaç makale karalamakla' diyerek küçümseme; V. cümlede 'ayrılmasaydım, istifade edebilseydim' diyerek hayıflanma belirlenir.
Her bir cümlenin içerdiği duygusal tonu doğru tespit etmek seçenekleri değerlendirmek için gereklidir.
2
Sitem ile yakınma arasındaki nüansı inceleyin.
Sitem, bir kimseye duyulan kırgınlığın doğrudan o kişinin yüzüne söylenmesidir. Yakınma (şikâyet) ise bir durumdan veya kişiden duyulan rahatsızlığın başkalarına anlatılmasıdır. III. cümledeki 'dostlarım... telefon etmediler' ifadesi doğrudan dostların yüzüne söylenmediği için yakınmadır.
Seçeneklerdeki sitem ifadesinin doğruluğunu test etmek için sitem ile yakınma farkını ortaya koymak gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleyin.
III. cümlede sitem değil yakınma anlamı olduğu için bu cümleyle ilgili verilen sitem açıklaması yanlıştır.
Söylenemeyecek olan yargıyı bulmak sorunun nihai hedefidir.

Anahtar Kavram

Cümle düzeyinde duygu ve durumların (sitem, yakınma, pişmanlık, hayıflanma, küçümseme, kanıksama) anlamsal özelliklerini ve aralarındaki ince farkları ayırt etme.
Soru 125Soru

Doğrudan anlatım, bir başkasının sözünü hiç değiştirmeden, olduğu gibi aktarmaktır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde doğrudan anlat��m kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usta şair, "Her şiir, kalbin derinliklerinden kopan bir çığlıktır." diyerek sanat anlayışını özetler.

Cevap

Usta şairin sözünün tırnak içinde ve değiştirilmeden aktarıldığı cümle doğrudan anlatımlıdır.
Şairin kendi ağzından çıkan 'Her şiir, kalbin derinliklerinden kopan bir çığlıktır.' ifadesi değiştirilmeden tırnak işareti içinde doğrudan aktarılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğrudan anlatımın tanımını ve ayırt edici özelliklerini hatırla.
Doğrudan anlatımda başkasına ait sözler tırnak içinde ya da iki virgül arasında, hiçbir değişiklik yapılmadan aktarılır.
Soruda istenen anlatım türünü doğru tespit edebilmek için kuralı uygulamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki cümlelerin aktarım biçimlerini incele.
Şairin sözünün 'Her şiir, kalbin derinliklerinden kopan bir çığlıktır.' şeklinde tırnak içinde değiştirilmeden verildiği cümle belirlenir. Diğer seçeneklerde ise '-diğini', '-eceğini', '-mesini' gibi eklerle dolaylı aktarım yapılmıştır.
Seçenekleri karşılaştırarak doğrudan anlatımın olduğu tek seçeneği ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
Soru 126Soru

Bir kimseye karşı duyulan kırgınlığın veya memnuniyetsizliğin, öfkelenmeden, doğrudan o kişinin yüzüne tatlı sert bir tonla dile getirilmesine "sitem" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde sitem anlamı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bunca yıllık arkadaş olmamıza rağmen en mutlu günümde yanımda olmayışına çok kırıldım.

Cevap

Bunca yıllık arkadaş olmamıza rağmen en mutlu günümde yanımda olmayışına çok kırıldım.
Bunca yıllık arkadaş olmamıza rağmen en mutlu günümde yanımda olmayışına çok kırıldım cümlesinde, konuşmacı doğrudan kırgın olduğu kişiye yönelerek sitemini dile getirmektedir. Cümle, sitem kavramının tanımına tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki cümlelerin anlamlarını ve taşıdıkları duyguları tek tek analiz etmek.
Cümlelerin pişmanlık, sitem, hayıflanma, kanıksama ve yakınma gibi farklı duyguları temsil ettiği belirlenir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için cümlelerdeki duygu nüanslarını doğru tanımlamak gerekir.
2
Sitem kavramının tanımıyla eşleşen cümleyi tespit etmek.
Kırgınlığın doğrudan doğruya muhataba iletildiği cümle belirlenir.
Tanımda geçen 'doğrudan o kişinin yüzüne' ve 'kırgınlık' ifadeleri en uygun cümleyi seçmemizi sağlar.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Sitem)
Soru 127Soru

(I) Yazarın 1897 yılında yayımlanan bu eseri, Servetifünun kuşağının hayalleri ile gerçekleri arasındaki çatışmayı konu edinir. (II) Romanın başkahramanı Ahmet Cemil, babasının ölümünün ardından ailesinin geçimini sağlamak için Bâbıâli çevrelerinde çevirmenlik yapmaya başlar. (III) Eserde, dönemin basın hayatı ve edebi tartışmaları Ahmet Cemil’in gözlemleri ve yaşadığı tecrübeler üzerinden aktarılmaktadır. (IV) Ahmet Cemil karakteri, hassas, hayalperest ve içine kapanık mizacıyla dönem gençliğinin ruhsal portresini kusursuz bir biçimde sergilemektedir. (V) Eser, Ahmet Cemil’in hayal ettiği edebi şöhrete ulaşamayarak annesiyle birlikte bir gemiyle İstanbul’dan ayrılmasıyla son bulur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle
Dördüncü cümlede yer alan 'kusursuz bir biçimde' nitelemesi, söyleyenin kişisel takdir ve beğenisini ifade etmektedir. Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişebileceği için bu cümle öznel bir nitelik taşır. Diğer cümleler ise eserin içeriği ve olay örgüsündeki doğrulanabilir gerçekleri aktardığından nesneldir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her bir cümlenin kanıtlanabilirlik durumunu (öznel mi nesnel mi olduğunu) belirlemek amacıyla inceleyin.
Cümlelerin içerdikleri ifadelerin kişisel yorum veya doğrulanabilir bilgi içerip içermediğini tespit etmeye yönelik hazırlık yapıldı.
Sorunun bizden istediği, kanıtlanabilirlik yönüyle diğerlerinden ayrılan tek cümleyi bulmaktır.
2
Kişisel değerlendirme ve takdir bildiren ifadeleri tespit edin.
Dördüncü cümledeki 'kusursuz bir biçimde' ifadesinin kişisel bir yargı ve yorum olduğu belirlendi.
Öznel cümleler, doğruluğu ya da yanlışlığı kanıtlanamayan, kişisel görüş ve beğeni içeren cümlelerdir.
3
Diğer cümlelerin kanıtlanabilirlik durumunu kontrol edin.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin tamamen eserin somut verilerine, yayımlanma yılına ve olay örgüsüne dayandığı, bu yönüyle nesnel (kanıtlanabilir) olduğu teyit edildi.
Edebi eserlerin içeriği, konusu veya olay örgüsüyle ilgili kişisel yorum barındırmayan doğrudan aktarımlar nesnel kabul edilir.

Anahtar Kavram

Öznel ve Nesnel Anlatım
Soru 128Soru

Aşağıda verilen cümleleri, taşıdıkları duygu ve durumlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Söz verdiğin hâlde projenin en kritik aşamasında beni tek başıma bırakıp tatile gitmeni bir kenara yazdım.
Her gün saatlerce trafikte beklemek ilk aylarda işkence gibi geliyordu ama şimdilerde bu durumu yadırgamadan müzik dinleyerek vakit geçiriyorum.
Onca yıl biriktirdiği birikimiyle ancak iki göz oda bir ev alabileceğini duyunca hayal kırıklığına uğradı.
Günde sekiz saat çalışmasına rağmen yöneticisinin gözüne girebilmek için sürekli ekstra iş talep etmesinden gına geldi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Söz verdiğin hâlde projenin en kritik aşamasında beni tek başıma bırakıp tatile gitmeni bir kenara yazdım cümlesi sitem ile; Her gün saatlerce trafikte beklemek ilk aylarda işkence gibi geliyordu ama şimdilerde bu durumu yadırgamadan müzik dinleyerek vakit geçiriyorum cümlesi kanıksama ile; Onca yıl biriktirdiği birikimiyle ancak iki göz oda bir ev alabileceğini duyunca hayal kırıklığına uğradı cümlesi azımsama ile; Günde sekiz saat çalışmasına rağmen yöneticisinin gözüne girebilmek için sürekli ekstra iş talep etmesinden gına geldi cümlesi yakınma ile eşleşir.
Cümlelerin içerdikleri anlamlar incelendiğinde; doğrudan karşı tarafa kırgınlık bildiren ifade sitem, olumsuz bir duruma alışmayı bildiren ifade kanıksama, miktarı yetersiz bulmayı bildiren ifade azımsama ve şikayetçi olunan bir durumu başkasına anlatmayı bildiren ifade yakınma ile tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Kişiye duyulan kırgınlığın doğrudan onun yüzüne söylenmesi tespit edildi.
Bu durum doğrudan sitem bildirmektedir.
2
İkinci cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Olumsuz bir duruma alışılması ve artık yadırganmaması tespit edildi.
Bu durum kanıksama (alışma) anlamına gelmektedir.
3
Üçüncü cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Elde edilen miktarın az bulunması (iki göz oda ev) tespit edildi.
Miktar veya sayıca az bulma durumu azımsamadır.
4
Dördüncü cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Bir durumdan şikayetçi olunması ve bunun başkasına anlatılması tespit edildi.
Bu durum şikayet etme, yani yakınma anlamına gelmektedir.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar
Soru 129Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, cümlelerin taşıdığı duygu ve durumlara uygun kavramlarla doldurunuz.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Bir eleştirmenin, genç bir şairin ilk kitabı hakk��nda 'Üç beş kelimeyi yan yana getirip kafiye uydurmakla kendini şair mi sanıyor?' şeklinde konuşması nitelik yönünden hor görmeyi ifade ettiği için cümlesine; yayınevinin şaire gönderdiği telif bedeli için 'Bu komik tutarla ancak bir akşam yemeği yenir.' demesi ise nicelik yönünden yetersiz bulmayı belirttiği için cümlesine örnektir.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'küçümseme', ikinci boşluğa ise 'azımsama' kavramı getirilmelidir.
Metindeki ilk cümlede 'şair mi sanıyor' ifadesiyle şairin niteliği, yeteneği ve eseri hafife alınmaktadır. Bu durum 'küçümseme' kavramı ile ifade edilir. İkinci cümlede ise ödenen telif bedelinin nicel değeri (para miktarı) yetersiz bulunduğu için bu durum 'azımsama' kavramı ile ifade edilir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede ifade edilen duyguyu belirleme
Şairin eserinin ve yeteneğinin niteliksel olarak değersizleştirildiği tespit edilmiştir.
Yazınsal becerinin ve şairlik iddiasının alaya alınarak hafife alınması niteliksel bir durumdur.
2
İkinci cümlede ifade edilen duyguyu belirleme
Telif ücretinin niceliksel olarak yetersiz ve az bulunduğu tespit edilmiştir.
Belirli bir para miktarının veya tutarın yetersiz bulunması niceliksel bir durumdur.
3
Boşlukları terimlerle eşleştirme
Birinci boşluğa niteliksel hafife almayı bildiren 'küçümseme', ikinci boşluğa niceliksel yetersizliği bildiren 'azımsama' kavramları yerleştirilir.
Türkçedeki duygu ve durum anlamlarında küçümseme ve azımsama arasındaki temel ayrım nitelik ve nicelik farkına dayanır.

Anahtar Kavram

Küçümseme ile azımsama cümleleri arasındaki nitelik-nicelik farkı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 130Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleşme nedeni belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uçuş seferleri iptal edildiğinden yolcular havaalanında beklemek zorunda kaldı.

Cevap

Uçuş seferleri iptal edildiğinden yolcular havaalanında beklemek zorunda kaldı.
Yolcuların havaalanında beklemek zorunda kalması eylemi, uçuş seferlerinin iptal edilmesi gibi gerçekleşmiş bir nedene bağlıdır. Cümledeki '-diğinden' eki bu neden-sonuç ilişkisini sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin yüklemlerini ve bu yüklemlere bağlı gerçekleşen yargıları belirleyin.
Cümlelerde gerçekleşen eylemler (beklemek zorunda kalma, sıraya girme, sefer düzenleme, çalışma başlatma, izin verilme) tespit edilir.
Yargıların hangi anlam ilgisiyle (neden, amaç, koşul) birbirine bağlandığını çözümlemek için temel eylemleri bulmak gerekir.
2
Cümlelerdeki ek ve edatların (üzerine, amacıyla, için, -diğinden, -se) işlevlerini inceleyin.
'-diğinden' ekinin neden-sonuç; '-mak üzere', '-mak amacıyla' ve '-mak için' yapılarının amaç-sonuç; '-se' ekinin ise koşul-sonuç anlamı kurduğu belirlenir.
Türkçede bu dil bilgisi unsurları cümleler arası anlam ilişkilerini kuran temel belirleyicilerdir.
3
Eylemin gerekçesini (nedenini) bildiren cümleyi seçin.
'Uçuş seferleri iptal edildiğinden yolcular havaalanında beklemek zorunda kaldı' cümlesinde eylemin gerçekleşme nedeni (seferlerin iptal edilmesi) bildirilmiştir.
İptal edilme eylemi gerçekleşmiş bir durumdur ve beklemek eyleminin doğrudan nedenidir.

Anahtar Kavram

Neden-Sonuç İlişkili Cümleler
Soru 131Soru

Edebî eserlerin değerlendirildiği cümlelerde; eserde neyin anlatıldığına değiniliyorsa "içerik (konu)", eserin nasıl anlatıldığına yani yazarın dil ve anlatım tercihlerine odaklanılıyorsa "üslup (biçem)" özelliğine yer verilmiş olur.

(I) Yazar, son romanında büyük şehirlerin gürültüsünden kaçarak Ege'nin küçük bir kasabasına yerleşen bir ailenin yaşama tutunma çabasını ele alıyor. (II) Bu insanların karşılaştıkları zorlukları anlatırken süslü, sanatlı kelimelerden ve yapay söyleyişlerden titizlikle uzak duruyor. (III) Eserdeki betimlemelerin nesnelliği, okura olayların geçtiği coğrafyayı adeta bir belgesel gibi izleme olanağı tanıyor. (IV) Kahramanların kendi aralarındaki çatışmaları ve içsel sorgulamalarını, yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir dille aktarıyor. (V) Kitap, Türk edebiyatında köyden kente göç olgusunu farklı bir bakış açısıyla işleyen en özgün eserlerden biri olarak dikkat çekiyor.

Buna göre, parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde hem eserin içeriğine (konusuna) hem de üslubuna (biçemine) yer verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümle

Cevap

Dördüncü cümle
Dördüncü cümlede, kahramanların çatışmaları ve içsel sorgulamaları ifade edilerek eserin konusuna (içeriğine) değinilmiş; aynı zamanda bu konunun yöresel ağız özellikleri ve samimi bir dille aktarıldığı belirtilerek üslubuna (biçemine) yer verilmiştir. Bu nedenle hem içerik hem de üslup özelliklerini bir arada barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümleleri tek tek inceleyerek eserin konusunu (neyin anlatıldığını) belirten ifadeleri aramak.
Birinci cümlede 'ailenin yaşama tutunma çabası', dördüncü cümlede 'kahramanların çatışmaları ve içsel sorgulamaları' ve beşinci cümlede 'köyden kente göç olgusu' ifadelerinin eserin içeriğiyle ilgili olduğu tespit edilir.
İçerik cümlelerini üslup cümlelerinden ayırt etmek için öncelikle eserde ele alınan konuyu belirlemek gerekir.
2
Cümlelerde yazarın dil, üslup ve anlatım biçimini (nasıl anlatıldığını) gösteren ifadeleri belirlemek.
İkinci cümlede 'süslü, sanatlı kelimelerden ve yapay söyleyişlerden uzak durması', üçüncü cümlede 'betimlemelerin nesnelliği ve belgesel gibi izleme olanağı sunması' ve dördüncü cümlede 'yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir dil kullanılması' ifadelerinin üslup (biçem) özelliklerini yansıttığı belirlenir.
Yazarın söyleyiş tarzını, sözcük tercihlerini ve anlatım dilini belirten unsurları saptamak üslup tespiti için gereklidir.
3
Hem içerik (konu) hem de üslup (biçem) unsurlarının aynı cümlede bir arada bulunup bulunmadığını kontrol etmek.
Dördüncü cümlede hem konu ('kahramanların çatışmaları ve içsel sorgulamaları') hem de bu konunun aktarılış tarzı ('yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir dille') bir arada verilmiştir. Bu nedenle doğru cevap dördüncü cümledir.
Sorunun kökünde bizden her iki özelliğin birden tek bir cümlede bulunması istendiği için ortak kesişim kümesini bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

İçerik ve Üslup Cümleleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 132Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine göre sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanda, Anadolu'nun ücra bir köyünde öğretmenlik yapan genç bir kadının karşılaştığı zorluklar ve yöre halkıyla kurduğu sıcak ilişkiler ele alınmaktadır.
Yazar, kahramanlarının iç dünyalarını aktarırken devrik cümlelerden ve yerel söyleyişlerden yararlanarak anlatıma doğallık kazandırmıştır.
Eserde, I. Dünya Savaşı yıllarında cephe gerisinde yaşanan toplumsal dram, imgelerle örülü ve oldukça şiirsel bir dille gözler önüne seriliyor.
Söz konusu roman, yazarın yirmi yıllık bir aradan sonra yayımladığı ve toplamda dört yüz sayfadan oluşan son çalışmasıdır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle içerik açıklamasıyla, ikinci cümle üslup açıklamasıyla, üçüncü cümle hem içerik hem üslup açıklamasıyla, dördüncü cümle ise değerlendirme barındırmayan nesnel açıklamayla eşleşir.
Verilen cümlelerden birincisi sadece konuya odaklandığı için içerik açıklamasıyla; ikincisi yazarın dil ve anlatım tercihlerini yansıttığı için üslup açıklamasıyla; üçüncüsü hem konuyu hem de dilin şiirselliğini yansıttığı için hem içerik hem üslup açıklamasıyla; dördüncüsü ise esere yönelik hiçbir edebi değerlendirme yapmayıp sadece sayfa sayısı gibi nesnel veriler sunduğu için edebi değerlendirme taşımayan nesnel açıklamayla eşleşmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Eşleştirme yapılacak cümlelerin yüklemlerine ve anahtar sözcüklerine bakılarak hangisinin konudan, hangisinin anlatış biçiminden bahsettiği belirlenir.
Birinci cümlede 'öğretmen kadının karşılaştığı zorluklar ele alınmaktadır' denilerek doğrudan konu (içerik) verilmiştir. İkinci cümlede 'devrik cümleler, yerel söyleyişler, doğallık' ifadeleriyle dil ve anlatım (üslup) öne çıkmıştır.
İçerik cümlesi 'ne anlatılıyor?', üslup cümlesi ise 'nasıl anlatılıyor?' sorusuna yanıt verir.
2
Hem içerik hem üslup barındıran veya edebi değerlendirme taşımayan cümleler tespit edilir.
Üçüncü cümlede 'yaşanan toplumsal dram' (içerik) ile 'imgelerle örülü şiirsel dil' (üslup) bir aradadır. Dördüncü cümlede ise sayfa sayısı gibi nesnel bilgi verilmiş, sanatsal bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bazı cümleler hem konuya hem biçeme değinirken, bazı cümleler sadece esere dair dışsal, teknik bilgiler içerir ve edebi bir değerlendirme barındırmaz.
3
Tüm cümleler ilgili tanımlarıyla eşleştirilir.
Birinci cümle içerik açıklamasıyla, ikinci cümle üslup açıklamasıyla, üçüncü cümle hem içerik hem üslup açıklamasıyla, dördüncü cümle ise değerlendirme barındırmayan açıklamayla eşleşir.
Her cümlenin anlam özelliği ile sağ sütundaki tanım birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Edebi eserlerin değerlendirilmesinde içerik (konu) ve üslup (biçem) cümlelerinin ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 133Soru

Sol bölümde yer alan cümleleri, sağ bölümde bulunan ve anlamca onlara en yakın olan cümlelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bilimsel araştırmalarda ön yargılardan arınmak, doğru bilgiye ulaşmanın ilk ve en önemli koşuludur.
Zor durumlar karşısında gösterilen sabır, karakterin olgunlaşmasında bir okul görevi görür.
Klasik eserler, her okunuşta okura yepyeni pencereler açan ve her döneme hitap eden yapıtlardır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle üçüncü cümleyle (tarafsızlık-ön yargısızlık ilişkisi), ikinci cümle birinci cümleyle (sabır-metanet ilişkisi), üçüncü cümle ise ikinci cümleyle (klasiklerin zamansızlığı ve çok anlamlılığı) eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmelerde her cümlenin anahtar kelimeleri (ön yargı/tarafsızlık, sabır/metanet, klasik eserler/farklı zaman dilimleri) diğer sütundaki eşleriyle doğrudan anlamdaşlık göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
Birinci cümledeki 'ön yargılardan arınmak' (objektiflik) kavramı, üçüncü cümledeki 'tarafsız bir bakış açısı' ile eşleşir.
Cümleler arasındaki yakın anlam ilişkisini kurmak için anahtar sözcüklerin anlamdaşlarını belirlemek gerekir.
2
İkinci cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
İkinci cümledeki 'zor durumlar karşısında gösterilen sabır' (metanet) ve 'karakterin olgunlaşması' kavramları, birinci cümledeki 'güçlükleri metanetle karşılamak' ve 'kişilik gelişimi' ile eşleşir.
Soyut kavramların benzer ifadelerle nasıl karşılandığını tespit etmek doğru eşleştirmeyi sağlar.
3
Üçüncü cümledeki anahtar kavramları belirleme ve sağ sütundaki karşılığını arama.
Üçüncü cümledeki 'klasik eserlerin her döneme hitap etmesi' ve 'yeni pencereler açması' kavramları, ikinci cümledeki 'farklı zaman dilimlerine seslenebilmek' ve 'farklı yorumlara imkan tanımak' ile eşleşir.
Edebi kavramların (klasik eserlerin özellikleri) farklı sözcüklerle nasıl yeniden ifade edildiğini çözümlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Soru 134Soru

Aşağıdaki cümleleri, taşıdıkları anlam özelliklerine (içerik, üslup veya hem içerik hem üslup) göre uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Romanında, yoksul bir kasabada hayata tutunmaya çalışan yetim bir çocuğun dramını gözler önüne seriyor.
Duru, süssüz ve kısa cümlelerle örülmüş dili sayesinde okuru hiç yormayan bir anlatım yakalamış.
Eski İstanbul yaşamını konu edinen bu yapıtında, kahramanların yöresel ağız özelliklerini yansıtan samimi bir söyleyiş kullanmış.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle İçerik (Konu) Cümlesi ile, ikinci cümle Üslup (Biçem) Cümlesi ile, üçüncü cümle ise Hem İçerik Hem Üslup Cümlesi ile eşleşir.
Cümlelerin her biri incelendiğinde; birinci cümlenin eserin konusunu (yoksul bir kasabadaki çocuğun dramı) belirterek içeriğe, ikinci cümlenin eserin anlatım dilini (duru, süssüz ve kısa cümleler) belirterek üsluba, üçüncü cümlenin ise hem konuyu (Eski İstanbul yaşamı) hem de anlatım dilini (yöresel ağız, samimi söyleyiş) vererek hem içerik hem üsluba karşılık geldiği görülmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümleyi 'Eser neyi anlatıyor?' sorusu açısından incelemek.
Cümlede eserin 'yoksul bir kasabada hayata tutunmaya çalışan yetim bir çocuğun dramını' anlattığı belirtilmektedir. Bu durum eserin konusu yani içeriğidir.
Bir eserin konusunu, temasını belirten cümleler içerik cümlesidir.
2
İkinci cümleyi 'Eser nasıl anlatılıyor?' sorusu açısından incelemek.
Cümlede eserin 'duru, süssüz ve kısa cümlelerle örülmüş dili' ve 'okuru yormayan anlatımı' belirtilmektedir. Bu durum eserin dil ve anlatım biçimi yani üslubudur.
Bir eserin dilini, anlatım biçimini, sözcük tercihlerini ifade eden cümleler üslup cümlesidir.
3
Üçüncü cümleyi hem ne anlatıldığı hem de nasıl anlatıldığı soruları açısından incelemek.
Cümlede hem eserin konusu ('Eski İstanbul yaşamı') hem de anlatım özellikleri ('yöresel ağız özellikleri', 'samimi bir söyleyiş') bir arada sunulmuştur.
Hem neyin anlatıldığını hem de nasıl anlatıldığını aynı anda içeren cümleler hem içerik hem de üslup özelliklerini barındırır.

Anahtar Kavram

İçerik (konunun ne olduğu) ve Üslup (anlatımın nasıl yapıldığı) cümlelerinin ayırt edilmesi
Soru 135Soru

"Bir yazarın kalıcılığı yakalaması, çağının sorunlarını anlatmasına değil; bu sorunları kendine has bir dille sunabilmesine bağlıdır."

Bu cümleyle anlamca en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazarı geleceğe taşıyan temel unsur, kendi döneminin meselelerini ele almasından ziyade bunları kendine özgü bir biçimde anlatmasıdır.

Cevap

Yazarı geleceğe taşıyan temel unsur, kendi döneminin meselelerini ele almasından ziyade bunları kendine özgü bir biçimde anlatmasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, soru kökündeki cümle ile aynı anlamı farklı kelimelerle ifade etmektedir. 'Kalıcılık' yerine 'geleceğe taşıyan temel unsur', 'çağının sorunları' yerine 'kendi döneminin meseleleri', 'kendine has bir dil' yerine 'kendine özgü bir biçim' ifadeleri kullanılarak cümlenin anlamı tam olarak korunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncelikle soru kökündeki cümlenin ana fikri ve anahtar kavramları belirlenir.
Anahtar kavramlar: 'kalıcılık' (geleceğe kalmak), 'çağın sorunlarını anlatmak' (dönem meseleleri), 'kendine has dil' (özgün üslup). Cümlenin anlamı: Yazarın kalıcı olmasının sırrı, konuyu seçmesinde değil, onu kendine özgü bir üslupla sunmasındadır.
Cümlenin temel yargısını doğru saptamak, yakın anlamlı seçeneği bulmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin soru kökündeki yargıyla örtüşüp örtüşmediği kontrol edilir.
Geleceğe taşımak ile kalıcılık, kendi döneminin meseleleri ile çağın sorunları, kendine özgü bir biçim ile kendine has dil kavramlarının birebir örtüştüğü görülür. Diğer seçeneklerin ise metne nesnellik, toplumsal duyarlılık, eğitme amacı veya evrensellik gibi öznel yorumlar kattığı tespit edilir.
Eş anlamlı ya da yakın anlamlı sözcük gruplarının eşleştirilmesiyle doğru yargıya ulaşılır.

Anahtar Kavram

Yakın ve Özdeş Anlamlı Cümleler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 136Soru

Bilimsel üretimde yetkinlik; doğanın önümüze koyduğu hazır soruları yanıtlamaktan çok, doğayı sorgularken sorulmamış ve derinlikli sorular üretebilme gücünde gizlidir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi anlamca bu cümleye en yakındır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilim insanının başarısı, mevcut sorunlara doğru çözümler bulmasından ziyade, araştırmalarında ortaya koyduğu özgün ve nitelikli sorularla belirlenir.

Cevap

Bilim insanının başarısı, mevcut sorunlara doğru çözümler bulmasından ziyade, araştırmalarında ortaya koyduğu özgün ve nitelikli sorularla belirlenir.
Verilen cümlede bilimsel üretimde yetkin olmanın, önümüze konan hazır sorulara cevap aramaktan ziyade henüz sorulmamış derinlikli soruları üretebilme becerisiyle ilgili olduğu belirtilmektedir. Doğru seçenekte yer alan 'bilim insanının başarısının hazır çözümler bulmaktan çok, araştırmalarında ortaya koyduğu özgün ve nitelikli sorularla belirlendiği' ifadesi, bu yargıyı farklı kelimeler kullanarak eksiksiz ve tamamen nesnel biçimde karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde verilen cümlenin anlam ögelerini ve kavramlar arasındaki hiyerarşiyi tespit edin.
Cümledeki 'bilimsel üretimde yetkinlik' kavramının ölçütü olarak 'hazır soruları yanıtlamak' önemsizleşirken 'sorulmamış ve derinlikli sorular üretebilme gücü' asıl belirleyici unsur olarak öne çıkarılmıştır.
Cümledeki temel vurguyu ve karşılaştırılan durumları netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri öncül cümledeki kavramlarla eşleştirerek anlam kayması veya ekleme içermeyen yargıyı belirleyin.
Bilim insanının başarısının (yetkinlik), mevcut sorunlara çözümler bulmasından ziyade (hazır soruları yanıtlamaktan çok), araştırmalarında ortaya koyduğu özgün ve nitelikli sorularla (sorulmamış ve derinlikli sorular) belirlendiği yargısı öncül ile anlamca özdeştir.
Eş anlamlı veya yakın anlamlı sözcüklerin kurduğu mantıksal yapıyı doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Cümlede yer alan kavramsal karşılaştırmaları ve anahtar ifadeleri, anlam kaybına veya yorum eklemesine uğratmadan farklı kelimelerle yeniden ifade edebilme.
Soru 137Soru

(I) Biyomimikri; doğadaki tasarımları, sistemleri ve unsurları inceleyerek bunları modern teknolojinin ve mimarinin sorunlarına çözüm üretmek amacıyla taklit eden bilim dalıdır. (II) Bu disiplin kapsamında yapılan araştırmaların, doğanın sunduğu kusursuz mekanizmaları anlamada klasik mühendislik yöntemlerinden daha etkili çözümler sunduğu bilinmektedir. (III) Bilim insanları, doğadaki canlıların adaptasyon yeteneklerini inceleyerek gelecekte kendi kendini onarabilen akıllı malzemelerin üretilebileceğini belirtmektedir. (IV) Farz edelim ki bu akıllı malzemeler yakın gelecekte inşaat sektörünün temel yapı taşları haline geldi. (V) Bu durum gerçekleştiğinde, şehirlerdeki binaların bakım maliyetleri zamanla azalarak çevre dostu mimari tasarımlar yaygınlaşacaktır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede, doğrudan anlatım yoluyla geleceğe yönelik bir tahminde bulunulmuştur.

Cevap

Üçüncü cümlede doğrudan anlatım değil, dolaylı anlatım kullanılmıştır.
Üçüncü cümlede bilim insanlarının sözü, tırnak içinde veya doğrudan kendi ağızlarından çıktığı gibi aktarılmamış; aktaran kişinin cümlesine '-eceğini belirtmektedir' şeklinde eklemlenerek dolaylı olarak verilmiştir. Bu nedenle bu cümlede doğrudan anlatım yoluna başvurulduğu yönündeki ifade yanlıştır ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlamsal ve yapısal özelliklerini tek tek analiz etmek.
Birinci cümlede tanım ve amaç; ikinci cümlede karşılaştırma; üçüncü cümlede dolaylı anlatım ve tahmin; dördüncü cümlede varsayım; beşinci cümlede ise aşamalı bir durum tespit edilmiştir.
Seçeneklerdeki ifadelerin parçayla uyuşup uyuşmadığını belirlemek için temel veri analizi gereklidir.
2
Üçüncü cümlenin aktarım biçimini incelemek.
Cümledeki '...üretilebileceğini belirtmektedir' ifadesi, başkasının sözünün biçimce değiştirilerek aktarıldığını (dolaylı anlatım) gösterir.
Doğrudan anlatım ile dolaylı anlatım arasındaki farkı ortaya koyarak hatalı yargıyı saptamak.
3
Diğer seçeneklerin doğruluğunu teyit etmek.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelere yönelik seçeneklerde yapılan açıklamaların parçadaki cümlelerle birebir örtüştüğü görülmüştür.
Yanlış seçeneklerin elendiğinden emin olarak doğru cevabı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Cümlede Kavramlar ve Anlatım Özellikleri
Soru 138Soru

Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerleri, cümlelerin taşıdığ�� duygu ve durumlara uygun sözcüklerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

I. 'Bize destek olacağını söylemesine rağmen en zor anımızda tek başımıza bırakıp gitti.' cümlesinde doğrudan kişiye yönelik bir kırgınlık belirtilmediği, durum başkasına şikayet edildiği için duygusu; II. 'Gençlik yıllarımda elime geçen fırsatları daha iyi değerlendirebilseydim şimdi çok daha farklı bir konumda olurdum.' cümlesinde ise kaçırılan bir fırsattan duyulan üzüntü dile getirildiği için duygusu ağır basmaktadır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk boşluğa 'yakınma' (veya 'şikayet'), ikinci boşluğa 'hayıflanma' sözcükleri getirilmelidir.
İlk cümlenin anlatımı başkasına şikayet etme niteliği taşıdığı için yakınma; ikinci cümlenin anlatımı ise kaçırılan bir fırsatın üzüntüsünü barındırdığı için hayıflanma duygularıyla doldurulmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin bağlamını ve açıklamasını analiz edin.
Cümledeki durum, doğrudan muhatabın yüzüne değil, üçüncü bir şahsa şikayet tonunda anlatılmaktadır. Bu da 'yakınma' (veya 'şikayet') durumunu gösterir.
Yakınma ile sitem arasındaki fark, yakınmanın muhatabın arkasından başkasına yapılmasıdır.
2
İkinci cümlenin bağlamını ve açıklamasını analiz edin.
Cümledeki durum, geçmişte eldeki imkanların değerlendirilmemesinden duyulan hüznü ifade eder. Bu durum 'hayıflanma' kavramını gösterir.
Hayıflanma, kaçırılan fırsatlar için duyulan üzüntüyü ifade eder ve yapılmış bir hatadan ötürü duyulan pişmanlıktan farklıdır.

Anahtar Kavram

Cümlede Duygu ve Durumlar (Yakınma ve Hayıflanma)
Soru 139Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle barajlardaki su seviyesi hızla düştü.

Cevap

Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle barajlardaki su seviyesi hızla düştü.
Barajlardaki su seviyesinin hızla düşmesi eylemi, sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi gerekçesiyle gerçekleşmiştir. Hem neden (sıcaklıkların yüksek seyretmesi) hem de sonuç (su seviyesinin düşmesi) gerçekleşmiş durumdadır. Bu durum cümleye neden-sonuç ilişkisi kazandırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin yüklemlerine eylemin gerçekleşme gerekçesini bulmak üzere 'Hangi gerekçeyle/neden?' sorusu sorulur.
Doğru seçenekteki eyleme 'Barajlardaki su seviyesi neden düştü?' sorusu yöneltildiğinde 'Sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle' gerekçesi elde edilir.
Neden-sonuç cümlelerinde sonucun hangi gerekçeyle gerçekleştiği bu soruyla bulunur.
2
Seçeneklerdeki gerekçe ve eylemlerin gerçekleşme durumu kontrol edilir.
Neden-sonuç cümlelerinde hem neden hem de sonuç gerçekleşmiştir. Sıcaklıklar yüksek seyretmiş ve su seviyesi düşmüştür. Diğer seçeneklerdeki amaçlar ise henüz gerçekleşmemiş hedefleri bildirir.
Neden-sonuç ile amaç-sonuç cümleleri arasındaki en temel fark, neden-sonuçta gerekçenin gerçekleşmiş bir duruma dayanmasıdır.

Anahtar Kavram

Neden-sonuç ve amaç-sonuç cümlelerinin anlamsal farkı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 140Soru

(I) Antik yerleşim bölgelerinde yürütülen arkeobotanik kazılardan elde edilen bitki kalıntıları, geçmiş yüzyıllardaki tarım faaliyetlerinin niteliğini saptayabilmek amacıyla laboratuvar ortamında çeşitli analizlerden geçirilir. (II) Toprak altında binlerce yıl boyunca kömürleşerek korunan bu tohumlar, kimyasal yapıları bozulduğundan tarihlendirme aşamasında birtakım güçlükler ortaya çıkarmaktadır. (III) Araştırmacılar, iklimsel değişimlerin tarımsal verimliliğe etkisini daha net gözlemleyebilmek üzere farklı katmanlardan alınan örnekleri karşılaştırmalı olarak inceler. (IV) Kazı alanının nemli yapısı organik maddelerin çürümesini hızlandırdığı için bazı kültür bitkilerinin izlerine bu bölgede rastlamak neredeyse imkânsızdır. (V) Elde edilen verilerin bilimsel bir yaklaşımla değerlendirilmesi, antik toplumların beslenme alışkanlıklarını ve coğrafyayla olan etkileşimlerini anlamamızı kolaylaştıracaktır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde sırasıyla neden-sonuç ve amaç-sonuç ilişkisi kurulmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü cümleler sırasıyla neden-sonuç ve amaç-sonuç ilişkisi içermektedir.
İkinci cümlede 'kimyasal yapıları bozulduğundan' ifadesiyle eylemin ortaya çıkış nedeni, yani gerçekleşmiş bir gerekçe sunulmuştur. Üçüncü cümlede ise 'iklimsel değişimlerin tarımsal verimliliğe etkisini daha net gözlemleyebilmek üzere' ifadesiyle eylemin gerçekleştirilmesindeki amaç ortaya konmuştur. Dolayısıyla bu iki cümle sırasıyla neden-sonuç ve amaç-sonuç ilişkisine sahip olup doğru cevabı oluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlam ilişkilerini tek tek çözümlemek.
Birinci cümlede tarım faaliyetlerinin niteliğini saptamak hedeflendiği için amaç-sonuç ilişkisi; ikinci cümlede kimyasal yapıların bozulması gerçekleşmiş bir neden olduğu için neden-sonuç ilişkisi; üçüncü cümlede iklimsel değişimlerin etkisini gözlemlemek hedeflendiği için amaç-sonuç ilişkisi; dördüncü cümlede nemli yapının çürümeyi hızlandırması gerçekleşmiş bir neden olduğu için neden-sonuç ilişkisi belirlenir. Beşinci cümlede ise bu tür bir anlam ilişkisi saptanmaz.
Soruda istenen sırayı bulabilmek için her cümlenin kendi içindeki anlam ilişkisini doğru tespit etmek gerekir.
2
Soruda talep edilen 'sırasıyla neden-sonuç ve amaç-sonuç' düzenine uyan seçeneği belirlemek.
İkinci cümlede neden-sonuç (kimyasal yapıları bozulduğundan), üçüncü cümlede ise amaç-sonuç (etkisini daha net gözlemleyebilmek üzere) ilişkisi ardı ardına gelmiştir. Bu durum istenen sırayı karşılar.
Doğru seçeneğe ulaşmak için belirlenen cümlelerin sırasını kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç İlişkili Cümleler
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 7 / 13Sonraki
Cümlede Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 7 | Examkin