Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 401Soru

Sanatı müzelere hapsetmek, onu yaşamın devingen ritminden koparıp steril birer nesneye dönüştürmekten başka ne işe yarar? Bir tablonun, bir heykelin gerçek yeri; tozlu koridorlar, soğuk ışıklar altındaki sergi salonları değil, insanın günlük yaşamının tam ortasıdır. Müzeler, sanat eserini koruma bahanesiyle onu dondurur, izleyiciyle arasına görünmez ama aşılmaz duvarlar örer. Oysa Floransa sokaklarında, bir binanın alınlığında zamana meydan okuyan o heykel, sadece estetik bir seyirlik değil, o kentin soluk alan canlı bir parçasıdır. Sanat yapıtı, etrafındaki kaosla, gürültüyle ve insan çığlığıyla beslenir. Onu bu doğal ekolojisinden söküp alıp duvarlara çivilediğinizde geriye sadece teknik bir ustalık kalır, sanatın ruhu değil.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşanan bir olay; kişi, zaman ve mekân unsurları devinim hâlinde verilerek öykülenmiştir.

Cevap

Yaşanan bir olay; kişi, zaman ve mekân unsurları devinim hâlinde verilerek öykülenmiştir.
Paragrafta sanatsal nesnelerin sergilenme alanlarına dair fikirsel bir eleştiri ve tartışma yürütülmektedir. Olay anlatımı, karakterlerin devinim halinde aktarılması, zaman ve mekân odaklı bir olay örgüsü (öyküleme) bulunmamaktadır. Dolayısıyla olayların kronolojik bir sıra ve devinim içinde öykülendiğini iddia eden seçenek söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelindeki anlatım biçimini belirlemek.
Metinde sanatı müzelere hapsetme fikrine karşı çıkılarak tartışmacı bir anlatım benimsenmiştir.
Tartışmacı anlatımda yazar kendi tezini savunur ve okuyucuyu ikna etmeye çalışır.
2
Metindeki yardımcı anlatım tekniklerini ve düşünceyi geliştirme yollarını analiz etmek.
Tozlu koridorlar ve soğuk ışıklar ifadeleriyle betimleme yapılmış, Floransa örneğiyle örneklendirmeye gidilmiş ve müze ile sokaktaki sanat eserleri karşılaştırılmıştır.
Yazarın düşüncelerini desteklemek için başvurduğu bu yan tekniklerin varlığını doğrulamak gerekir.
3
Seçeneklerin anlamını metinle karşılaştırıp söylenemeyecek olanı belirlemek.
Metinde herhangi bir olay akışı, karakter veya zaman çizgisi bulunmadığı için öyküleme tekniğinin kullanıldığı söylenemez.
Öyküleme tekniği bir olayın hareket halinde (devinim) aktarılmasını gerektirir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 402Soru

Bir edebiyat eleştirmeni olarak incelediğim bu yapıtta beni en çok şaşırtan, yazarın dilsel tasarrufa olan inancı oldu. Yazar, adeta bir kelime kuyumcusu gibi çalışarak metnin dokusunu oluşturmuş. Cümleler o kadar sıkı örülmüş ki tek bir sözcüğü bile yerinden oynatsanız bütün bir paragrafın dengesi bozuluyor; anlamda ciddi bir daralma veya boşluk meydana geliyor. Bu, yazarın metnini oluştururken gereksiz hiçbir dilsel ögeye yer vermediğinin en açık kanıtıdır.

Bu parçada sözü edilen yapıt, aşağıdaki anlatım ilkelerinden hangisiyle nitelendirilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duruluk

Cevap

Duruluk
Doğru cevap duruluk ilkesidir. Duruluk, anlatımda gereksiz sözcüklerin bulunmaması, her sözcüğün cümlede bir işlevinin olması durumudur. Metinde geçen eleştirmenin 'yazarın dilsel tasarrufa olan inancı', 'tek bir sözcüğü bile yerinden oynatsanız bütün paragrafın dengesinin bozulması' ve 'gereksiz hiçbir dilsel ögeye yer vermemesi' tespitleri doğrudan duruluk anlatım ilkesini tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar ifadelerin belirlenmesi
Metinde geçen 'dilsel tasarruf', 'tek bir sözcüğün bile çıkarılamaması' ve 'gereksiz hiçbir ögeye yer verilmemesi' ifadeleri belirlendi.
Yazarın üslubuna dair eleştirmenin yaptığı temel tespiti ve öne çıkardığı niteliği bulmak için.
2
Belirlenen niteliklerin edebiyat terimlerindeki karşılıklarıyla eşleştirilmesi
Bir metinde gereksiz sözcük bulunmaması ve kelime tasarrufuna gidilmesi doğrudan 'duruluk' ilkesi ile açıklanır.
Tespit edilen anlatım özelliğinin hangi anlatım ilkesine karşılık geldiğini belirlemek için.
3
Diğer anlatım ilkelerinin elenmesi ve doğru yanıtın doğrulanması
Sadelik anlamına gelen yalınlık, az sözle derin anlamlar kurmayı ifade eden özlülük gibi kavramlar elenerek duruluk ilkesi kesinleştirildi.
Birbirine yakın anlamlı görünen çeldiricilerin elenerek doğru sonuca ulaşılmasını garantilemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri ve Nitelikleri
Soru 403Soru

(I) Edebiyat sosyolojisi, edebi metinlerin yazıldığı dönemin toplumsal koşullarıyla ilişkisini inceleyen ve son yıllarda disiplinler arası çalışmalarda öne çıkan bir araştırma alanıdır. (II) Bu disiplin, yazarın toplumsal aidiyetinin metnin kurgusuna ve karakter tasarımlarına nasıl yansıdığını nesnel ölçütlerle ortaya koymayı amaçlar. (III) Edebi eseri yalnızca estetik bir nesne olarak görmeyip onu toplumsal bir belge olarak okumak, metnin arka planındaki zihniyet dünyasını anlamamızı kolaylaştırır. (IV) Lucien Goldmann, edebiyat sosyolojisi alanında geliştirdiği "oluşumsal yapısalcılık" kuramıyla bu alana metodolojik açıdan yön vermiş önemli kuramcılardan biridir. (V) Ünlü araştırmacı, eser ile toplumsal grupların zihniyet dünyaları arasında doğrudan bir paralellik kurarak metin çözümlemelerine yeni bir boyut kazandırmıştır. (VI) Goldmann'ın bu yöntemi, özellikle roman türünün burjuva sınıfının yükselişiyle olan tarihsel bağını açıklamada bugün bile güncelliğini korumaktadır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

İkinci paragraf dördüncü cümleyle başlamalıdır.
Paragrafın ilk üç cümlesinde edebiyat sosyolojisinin tanımı, hedefleri ve yöntemi genel hatlarıyla açıklanmıştır. Dördüncü cümlede ise konu daraltılarak edebiyat sosyolojisinde önemli bir yere sahip olan Lucien Goldmann ve onun kuramına geçilmiştir. Bu cümlenin kendinden önceki cümlelerle doğrudan bir yapısal veya dilsel bağlantısı bulunmadığından yeni bir paragrafın başlangıç cümlesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tüm cümleleri okuyarak genel konuyu ve konunun sınırlarını belirlemek.
İlk üç cümlede edebiyat sosyolojisinin genel tanımı ve işlevi üzerinde durulduğu, dördüncü cümleden itibaren ise konunun Lucien Goldmann ve onun kuramına odaklandığı görülür.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun boyut değiştirdiği ya da yeni bir konunun başladığı ilk cümle tespit edilmelidir.
2
Cümleler arasındaki dilsel ve anlamsal bağları kontrol etmek.
Dördüncü cümlenin kendinden önceki cümlelerle doğrudan bir dilsel bağımlılığı yoktur ve yeni bir paragrafın giriş cümlesi olabilecek niteliktedir.
Yeni paragrafın ilk cümlesi, bağımsız bir giriş cümlesi özelliği taşımalıdır.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru yargıyı işaretlemek.
Konu geçişinin gerçekleştiği dördüncü cümlenin doğru yanıt olduğu belirlenir.
Analiz ve yapısal inceleme sonucunda dördüncü cümlenin yeni paragrafı başlatan cümle olduğu doğrulanmıştır.

Anahtar Kavram

Paragrafı ikiye bölme sorularında düşüncenin akışını ve konunun boyut değiştirdiği yeri tespit etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 404Soru

Günümüz dünyasında gürültü, yalnızca kulaklarımızı sağır eden bir ses yoğunluğu değil; zihinlerimizi de işgal eden amansız bir kuşatmadır. Her köşeden yükselen dijital bildirimler, bitmek bilmeyen bilgi akışları ve sürekli konuşma zorunluluğu, insanı kendi iç sesinden fersah fersah uzaklaştırıyor. Oysa sessizlik, sanıldığı gibi sesin yokluğu veya edilgen bir suskunluk hâli değildir; bilakis zihnin kendini yeniden inşa ettiği, düşüncelerin olgunlaştığı aktif bir eylemdir. Nitekim ünlü bir düşünürün de belirttiği gibi, "En derin sözler, sessizliğin toprağında filizlenir." Tıpkı bir müzik parçasındaki esler gibi, sessizlik de hayatın karmaşasına anlam katan, onu yaşanabilir kılan yegâne unsurdur.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okuyucuyu bir olay akışı içinde yaşatmak amacıyla öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.

Cevap

Okuyucuyu bir olay akışı içinde yaşatmak amacıyla öyküleyici anlatıma başvurulmuştur.
Parçada yazar sessizlik ve gürültü kavramlarına ilişkin görüşlerini aktarmaktadır. Bu doğrultuda açıklayıcı ve tartışmacı anlatım yollarına başvurulmuştur. Parçada herhangi bir olay akışı, kişi, yer ve zaman unsuru bulunmadığından öyküleyici anlatımdan yararlanıldığı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genel anlatım biçimini belirlemek
Parçada yazar gürültü ve sessizlik kavramları üzerine kendi görüşlerini temellendirmekte, gürültünün zihni işgal ettiğini savunurken sessizliğin aktif bir eylem olduğunu açıklamaktadır. Bu doğrultuda parçada tartışmacı ve açıklayıcı anlatım biçimleri hâkimdir.
Parçanın hangi amaçla yazıldığını ve hangi temel anlatım biçimini kullandığını belirlemek, şıklarda yer alan özellikleri elerken yön gösterir.
2
Düşünceyi geliştirme yollarını ve anlatım özelliklerini seçeneklerle eşleştirmek
Metinde sessizliğin aktif bir eylem olduğu belirtilerek tanımlama yapılmıştır. Ünlü bir düşünürün sözü doğrudan aktarılarak tanık gösterilmiştir. Gürültü ile sessizlik karşılaştırılmıştır. Sessizlik kavramı müzikteki eslere benzetilmiştir. Ancak metinde bir olay örgüsü, yer, zaman veya şahıs kadrosu bulunmadığı için öyküleme yapılmamıştır.
Metindeki somut unsurları seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak hangisinin parçada yer almadığını kesinleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 405Soru

(I) Geleneksel Türk evleri, doğayla uyumlu ve çevre dostu bir mimari anlayışın en güzel örneklerindendir. (II) Bu evlerin inşasında kullanılan ahşap, kerpiç ve taş gibi malzemeler tamamen yerel kaynaklardan elde edilirdi. (III) Günümüzde betonarme yapıların artmasıyla birlikte geleneksel mimari ustaları artık yetişmemektedir. (IV) Doğal malzemelerin tercih edilmesi, konutların nefes almasın�� ve mevsim şartlarına kolayca uyum sağlamasını kolaylaştırırdı. (V) Böylece hem insan sağlığı korunur hem de çevreye en az zarar veren yaşam alanları oluşturulurdu.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Düşüncenin akı��ını bozan cümle, geleneksel mimari ustalarının yetişmemesinden bahseden üçüncü cümledir.
Üçüncü cümlede, paragrafta genel olarak işlenen 'geleneksel Türk evlerinin yapımında kullanılan doğal malzemeler ve bu malzemelerin çevreyle/sağlıkla uyumu' konusunun dışına çıkılmıştır. Bu cümlede, günümüzde betonarme binaların artışına bağlı olarak mimari ustaların yetişmemesi gibi farklı bir sosyal problemden bahsedilmiştir. Bu durum, paragraftaki düşünce akışını bölmektedir. Üçüncü cümle paragraftan çıkarıldığında, ikinci cümledeki doğal malzemelerden bahseden ifade doğrudan dördüncü cümledeki 'Doğal malzemelerin tercih edilmesi...' ifadesine bağlanarak anlam bütünlüğünü korumaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana fikrini belirleyin.
Paragraf genel olarak geleneksel Türk evlerinin yapımında kullanılan doğal malzemelerden ve bu malzemelerin doğayla, insan sağlığıyla uyumundan bahsetmektedir.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin ortak konusunun ne olduğunu kavramak gerekir.
2
Numaralanmış cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları inceleyin.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan nitelikte doğal malzemelerin özelliklerini ve faydalarını ele aldığı görülür. İkinci cümledeki malzemeler ifadesi, dördüncü cümledeki doğal malzemelerin tercih edilmesi ifadesiyle doğrudan ilişkilidir.
Cümleler arasındaki köprü niteliğindeki sözcüklerin ve anlam bağlarının tespiti, akışı bozan cümlenin ortaya çıkarılmasını kolaylaştırır.
3
Konudan sapan veya farklı bir yönü ele alan cümleyi tespit edin.
Üçüncü cümlede konu dışına çıkılarak betonarme yapıların artması ve geleneksel mimari ustalarının yetişmemesi gibi güncel bir sorundan bahsedilmiştir. Bu cümle parçanın genelindeki malzeme ve uyum odağını kesintiye uğratmaktadır. Dolayısıyla akışı bozan cümle üçüncü cümledir.
Paragrafta işlenen genel konudan farklı bir temaya veya konunun farklı bir alt boyutuna aniden geçiş yapan cümle akışı bozar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Akışı Bozan Cümle
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 406Soru

Gazeteci:
(I) ----
Küratör:
Sanat eserinin fiziksel varlığıyla kurulan ilişki, izleyicide sadece görsel değil, mekânsal ve dokunsal bir bellek de oluşturur. Dijital sergiler her ne kadar dünyanın öbür ucundaki bir esere ulaşımı kolaylaştırsa da izleyicinin eserle doğrudan temasını keserek onu eserin etrafındaki havanın sıcaklığından, galerinin akustiğinden ve diğer ziyaretçilerin varlığından yalıtır. Bu durum, sanatın kolektif bir deneyim olma özelliğini zayıflatırken onu kişisel bir ekran tüketimine indirgiyor. Dolayısıyla dijitalleşme, sergileme pratiğine demokratiklik getirse de eserin o kendine has aurasını ve izleyicide bıraktığı derin izi aşındırıyor.

Gazeteci:
(II) ----
Küratör:
Küratoryal kurgu, sadece eserleri yan yana dizmekten ibaret değildir; o, eserler arasında sessiz diyaloglar kurma sanatıdır. Bir sergi tasarlarken amacım, ziyaretçiye hazır cevaplar sunmak değil, onun kafasında yeni sorular uyandırmaktır. Doğru bir yerleşim, izleyicinin kendi içsel yolculuğuna çıkmasına izin veren serbest alanlar sunmalıdır. Bu nedenle, küratörün kurgudaki sesi duyulmalı ama bu ses hiçbir zaman eserin kendi sesini bastırmamalı, sadece ona eşlik eden bir fısıltı olarak kalmalıdır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Sanatın dijital ortama taşınmasının, izleyicinin sanat yapıtıyla kurduğu duyusal ve deneyimsel ilişki üzerindeki etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
II. Bir sergide küratörün oluşturduğu kurgusal dilin, eserin kendi iletisiyle ve izleyicinin yorum dünyasıyla sınırı ne olmalıdır?

Cevap

Sanatın dijital ortama taşınmasının, izleyicinin sanat yapıtıyla kurduğu duyusal ve deneyimsel ilişki üzerindeki etkisini soran soru ile bir sergide küratörün oluşturduğu kurgusal dilin, eserin kendi iletisiyle ve izleyicinin yorum dünyasıyla sınırını soran soru sırasıyla getirilmelidir.
Doğru yanıt, ilk paragraftaki dijital sergilemenin fiziksel/duyusal deneyimi ve eserin aurasını nasıl aşındırdığına dair açıklamayı karşılayan soru ile ikinci paragraftaki küratörün kurgusal müdahalesinin sınırını (eserin sesini bastırmama ve izleyiciye alan açma) doğrudan sorgulayan sorunun bir araya getirilmesiyle oluşmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cevabın anahtar kavramlarını analiz etme
Küratörün ilk konuşmasında 'fiziksel varlık', 'mekânsal ve dokunsal bellek', 'akustik', 'havanın sıcaklığı' gibi kavramlar geçmekte; dijital sergilerin izleyiciyi bunlardan yalıttığı ve deneyimi zayıflattığı vurgulanmaktadır.
Gazetecinin ilk sorusunun dijitalleşmenin duyusal ve deneyimsel boyuttaki etkilerini sorması gerektiğini saptamak.
2
İkinci cevabın anahtar kavramlarını analiz etme
Küratörün ikinci konuşmasında 'küratoryal kurgu', 'hazır cevaplar sunmamak', 'izleyicinin kendi içsel yolculuğu' ve 'küratörün sesinin eserin sesini bastırmaması' gerektiği belirtilmektedir.
Gazetecinin ikinci sorusunun küratörün sergideki kurgusal müdahalesinin sınırları ve bunun eserin özgünlüğü ile izleyiciye etkisiyle ilgili olması gerektiğini belirlemek.
3
Seçenekleri analiz edip eşleştirme
Sanatın dijitalleşmesinin izleyicinin yapıtla kurduğu duyusal/deneyimsel ilişkiye etkisini soran ifade ile küratörün kurgusal dilinin eserin iletisi ve izleyicinin yorumuyla olan sınırını sorgulayan ifadenin yer aldığı seçenek metinle tam uyum sağlamaktadır.
Çeldirici seçeneklerin konu dışı veya yardımcı düşünceleri saptıran unsurlar içerdiğini belirleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 407Soru

Edebiyatın, toplumsal meseleleri doğrudan yansıtma aracı olduğunu savunan faydacı yaklaşım, sanatın özerk yapısını ve estetik boyutunu çoğunlukla göz ardı eder. Bu anlayışa göre yazar, adeta bir toplum bilimci gibi çalışmalı ve gözlemlerini hiçbir kişisel filtre kullanmadan aktarmalıdır. Oysa sanat, d��ş dünyadaki gerçeğin bire bir kopyası ya da mekanik bir yansıması değil; sanatçının zihninde, düş gücüyle yeniden biçimlendirilmiş bambaşka bir hâlidir. Dolayısıyla bir romandan sosyolojik bir bildiri sunmasını beklemek, onun dilsel dokusunu, imgesel evrenini ve üslup değerini hafife almaktır. Estetik kaygı didaktik amacın önüne geçtiğinde ve dil özgürleştiğinde, yapıt ancak o zaman zamanın yıpratıcı etkisine karşı koyup kalıcılığı yakalayabilir.

Bu parçanın anlatımında, okuyucunun yerleşik kanılarını değiştirmek amacıyla açıklayıcı anlatım biçimi egemen kılınmış; yazarın kendi düşüncelerini kanıtlama çabası ise tanık gösterme yöntemiyle desteklenmiştir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen yargı yanlıştır çünkü parçanın temel anlatım biçimi tartışmacı anlatımdır ve metinde tanık göstermeye başvurulmamıştır.
Verilen önerme yanlıştır çünkü parçanın genelinde okuyucunun edebiyat ve sanat hakkındaki yerleşik yargılarını değiştirmek amaçlandığı için açıklayıcı değil tartışmacı anlatım biçimi kullanılmıştır. Aynı zamanda parçada düşünceyi geliştirme yollarından biri olan tanık göstermeden yararlanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin yazılış amacını ve okuyucu üzerinde bırakılmak istenen etkiyi saptamak.
Metinde yazar, edebiyata dair faydacı yaklaşımla kendi estetik görüşünü karşı karşıya getirerek okuyucunun yerleşik bir algısını (sanatın didaktik amacı) sorgulatmaya çalışmaktadır. Bu durum metnin 'tartışmacı anlatım' biçimiyle kaleme alındığını gösterir.
Yargıda belirtilen 'açıklayıcı anlatım' iddiasının geçerliliğini denetlemek.
2
Metinde düşünceyi geliştirme yollarından 'tanık gösterme'ye yer verilip verilmediğini kontrol etmek.
Metin genelinde yazar kendi savını desteklemek amacıyla başka bir uzmanın ya da yazarın ismini zikretmemiş ve alıntı yapmamıştır.
Yargıda belirtilen 'tanık gösterme yöntemiyle desteklenmiştir' iddiasının doğruluğunu sınamak.
3
Elde edilen bulgular doğrultusunda önermenin genel doğruluk değerini belirlemek.
Yargıda iddia edilen hem anlatım biçimi (açıklayıcı anlatım) hem de düşünceyi geliştirme yolu (tanık gösterme) metinle örtüşmediği için önermenin 'yanlış' olduğuna karar verilir.
Soru kökündeki ifadenin nihai doğruluk tespitini yapmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 408Soru

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturabilmesi için doğru şekilde sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimdeki doğru sıralaması sırasıyla; Jacques Derrida'nın yapısökümcü okuma yöntemini tanıtan cümle, bu yöntemin hedefini açıklayan cümle, çözümleme s��recindeki karşıt kavramları ele alan cümle, sürecin sonucunu belirten cümle ve son olarak yapısökümün nihai amacını özetleyen cümledir.
Cümlelerin doğru sıralaması yapısökümcü yöntemin tanımıyla başlayan, ardından yöntemsel aşamaları ve son olarak bu yöntemin nihai amacını özetleyen bir akış izlemektedir. Jacques Derrida'nın yönteminin tanımlandığı cümle giriş cümlesidir. Bunu yöntemin hedefini açıklayan ve 'Bu yöntem' ile başlayan cümle izler. Ardından bu yöntemin karşıtlıklarla ilişkisini 'bu karşıt kavramlar' ifadesiyle sürdüren cümle gelir. Karşıtlıkların çözülmesinin sonucunu bildiren 'Böylece' ifadesiyle başlayan cümle dördüncü sırada, tüm paragrafı özetleyen 'Sonuç olarak' ifadesine sahip cümle ise son sırada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kendinden önce başka bir yargıya veya kavrama gönderme yapmayan bağımsız giriş cümlesini bulmak.
Tanım niteliği taşıyan ve konuyu (Derrida'nın yapısökümcü okuma yöntemi) genel bir çerçeveyle sunan üçüncü cümle giriş cümlesi olarak belirlenir.
Bir paragrafın ilk cümlesi, kendinden önce bir düşüncenin devamı olduğunu gösteren bağlayıcı unsurlar (bu, böylece, sonuç olarak vb.) içermemelidir.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramları takip eden ve açıklamayı sürdüren cümleyi tespit etmek.
'Bu yöntem' ifadesiyle başlayarak Derrida'nın yöntemini açıklamaya devam eden beşinci cümle, ikinci sıraya yerleştirilir.
'Bu yöntem' zamiri doğrudan üçüncü cümledeki 'yapısökümcü okuma yöntemi' kavramına gönderme yapmaktadır.
3
Beşinci cümledeki yeni kavramları takip ederek anlam zincirini devam ettiren cümleyi bulmak.
'Metindeki bu karşıt kavramlardan' diyerek ikili karşıtlıkları açıklayan ikinci cümle, üçüncü sıraya yerleştirilir.
'Bu karşıt kavramlar' tamlaması, bir önceki cümledeki 'ikili karşıtlıkların' kavram grubuna doğrudan bağlanmaktadır.
4
Karşıtlıkların çözülmesi sonucunda ulaşılan durumu bildiren cümleyi belirlemek.
Karşıtlıkların çözümlenmesinin doğrudan sonucunu açıklayan ve 'Böylece' ifadesiyle başlayan dördüncü cümle, dördüncü sıraya getirilir.
'Böylece' bağlacı, bir önceki cümlede anlatılan 'ikincil konuma itilen tarafın aslında birincili mümkün kılması' eyleminin metne olan etkisini açıklar.
5
Paragrafı özetleyen ve sonuca bağlayan nihai cümleyi yerleştirmek.
'Sonuç olarak yapısöküm...' ifadesiyle tüm süreci özetleyen ve yapısökümün amacını netleştiren birinci cümle son sıraya konur.
'Sonuç olarak' ifadesi paragrafın bittiğini ve ana fikrin sentezlendiğini gösteren tipik bir bitiş göstergesidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlam Akışı ve Cümle Sıralama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 409Soru

(I) Arkeolojik kaz��larda elde edilen madenî paralar, geçmiş uygarlıkların ekonomik, siyasi ve kültürel yapılarını anlamamızı sağlayan en somut belgeler arasındadır. (II) Sikkelerin basıldığı madenin cinsi, ağırlığı ve üzerindeki yazılar; ilgili dönemin refah düzeyini, egemenlik sınırlarını ve siyasi ilişkilerini doğrudan ortaya koyar. (III) Bu yönüyle nümismatik, tarih araştırmalarında belirsiz kalmış pek çok noktanın aydınlatılmasında tarihçilerin en sık başvurduğu yardımcı disiplinlerin başında gelir. (IV) İnsanlık tarihinin bu en önemli araçlarından biri olan sikke, ilk kez MÖ VII. yüzyılda Anadolu'da, Lidya Krallığı tarafından icat edilmiştir. (V) Lidyalıların doğal bir altın-gümüş alaşımı olan elektrumu belirli bir ağırlık standardında basıp ticarette kullanması, takas usulünü sona erdirerek ticari ilişkileri küresel ölçekte hızlandırmıştır. (VI) Kısa sürede Akdeniz havzasındaki diğer uygarlıklar tarafından da benimsenen bu yenilik, paranın basımında kullanılan metal çeşitliliğini artırmış ve devletlerin kendi egemenliklerini simgelemesinin en etkili yolu haline gelmiştir.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi numaralı cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; 4; IV.; 4.; dördüncü; Dördüncü; dördüncü cümle; Dördüncü cümle

Cevap

Paragraf iki paragrafa bölünmek istendiğinde ikinci paragraf dördüncü cümle ile başlar.
Paragrafın ilk üç cümlesinde (I, II ve III) sikkelerin arkeolojik kazılardaki yeri, tarih araştırmalarındaki değeri ve nümismatik biliminin işlevi ele alınmıştır. Dördüncü (IV) cümleden itibaren ise konunun yönü değişerek sikkenin icadı, Lidyalılar tarafından nasıl ortaya çıkarıldığı ve bu icadın yayılması anlatılmaya başlanmıştır. Dolayısıyla paragraf ikiye bölünmek istendiğinde ikinci paragraf dördüncü cümle ile başlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin anlam ilişkilerini inceleyerek konunun genel hatlarını belirlemek.
Paragrafta sikkelerin tarih araştırmalarındaki rolü/belge değeri ile sikkenin tarihi gelişimi/icadı olmak üzere iki farklı yönün işlendiği tespit edilir.
Paragrafı ikiye bölme sorularında, yazarın konuya bakış açısının değiştiği ya da yeni bir alt konuya geçiş yaptığı ilk cümleyi (yeni bir giriş cümlesini) bulmak gerekir.
2
İlk üç cümleyi (I, II ve III) anlam ve yapı yönünden incelemek.
İlk üç cümlenin sikkelerin tarih araştırmalarındaki rolüne ve nümismatik biliminin işlevine odaklandığı, yapısal olarak birbirine bağlı olduğu görülür.
İlk grubun kendi içinde bir bütünlük oluşturduğunu doğrulamak ve geçiş noktasını sınırlandırmak.
3
Dördüncü (IV) cümleden itibaren konunun akışını incelemek.
Dördüncü cümlede sikkenin tarih sahnesine ilk kez ne zaman ve nerede çıktığı (Lidya Krallığı'ndaki icadı) anlatılmaya başlanmış, beşinci ve altıncı cümlelerde bu icadın etkileriyle devam edilmiştir.
Düşüncenin yön değiştirdiği ve yeni bir paragraf oluşturacak ilk cümleyi (giriş cümlesi niteliğindeki cümleyi) netleştirmek.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 410Soru

(I) Gözlük, görme kusurlarını gidermek amacıyla icat edilen ve insanlık tarihinin en önemli buluşlarından biri kabul edilen bir araçtır. (II) İlk gözlüklerin 13. yüzyılın sonlarında İtalya'da üretildiği ve sadece yakını görme problemi olanlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir. (III) Zamanla mercek teknolojisinin gelişmesiyle birlikte gözlükler, uzağı görme sorunlar��nın çözümünde de yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. (IV) Günümüzde ise gözlük üretimi, yalnızca bir sağlık ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek moda sektörünün önemli bir parçası hâline gelmiştir. (V) Tasarımcılar, her yıl farklı çerçeve modelleri ve renk seçenekleri sunarak gözlüğü kişisel tarzın bir tamamlayıcısı olarak konumlandırmaktadır. (VI) Hatta bazı markalar, kıyafet koleksiyonlarıyla uyumlu özel gözlük serileri tasarlayarak bu alandaki çeşitliliği artırmaktadır.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümleyle başlayan bölüm, gözlüğün sağlık işlevinden ve tarihinden saparak moda unsuru olmasına odaklandığı için ikinci paragrafın başlangıcı olmalıdır.
Dördüncü cümle ile birlikte gözlüğün tarihsel gelişimi ve tıbbi faydası anlatımı son bulmuş, gözlüğün günümüzdeki moda boyutu ve kişisel stil aracı olma niteliği işlenmeye başlanmıştır. Bu nedenle yeni paragraf dördüncü cümle ile başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki her bir cümlenin konusunu belirleyin.
İlk üç cümle (I, II ve III) gözlüğün icadını, tarihsel gelişimini ve görme kusurlarını gidermedeki işlevini ele almaktadır. Sonraki cümleler ise (IV, V ve VI) gözlüğün modern dönemde bir moda aksesuarı ve tasarım ürünü olarak kullanımına odaklanmaktadır.
Paragraf bölme sorularında anahtar nokta, konunun yön değiştirdiği ya da yeni bir bakış açısının geliştirildiği cümleyi saptamaktır.
2
Konunun veya bakış açısının değiştiği geçiş noktasını tespit edin.
Dördüncü cümlede yer alan 'Günümüzde ise gözlük üretimi, yalnızca bir sağlık ihtiyacını karşılamanın ötesine geçerek moda sektörünün...' ifadesiyle konu tamamen yön değiştirmiştir. Bu cümle, yeni bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur çünkü bağımsız bir düşünceyi başlatmaktadır.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümlelere doğrudan yapısal bağlaçlar veya işaret sıfatlarıyla bağlı olmamalı, yeni bir konuyu başlatmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı iki paragrafa bölme sorularında, yazarın aynı konunun farklı bir yönüne geçtiği ya da konuya tamamen yeni bir bakış açısıyla yaklaştığı cümleyi bulmak gerekir. Bu cümle, ikinci paragrafın giriş cümlesidir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 411Soru

Aşağıdaki numaralanmış paragrafları, içerdikleri baskın anlatım biçimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İhtiyar balıkçı Süleyman, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte limandan sessizce ayrıldı. Deniz sakin görünse de kuzeyden esen rüzgârın yönündeki hafif değişim, yaklaşmakta olan fırtınanın habercisiydi. Ağları yavaşça serin sulara bırakırken soğuktan nasır tutmuş elleri hafifçe titriyordu ama o, bu zorlu günü boş geçmemeye kararlıydı. Birden dalgalar ansızın yükselmeye başladı ve küçük ahşap tekne beşik gibi sallandı. Süleyman, hemen dümene sarılarak dalgaların hırçın gücüne karşı koymaya çalıştı ve yönünü limana doğru çevirdi. Zorlu bir mücadelenin ardından, rüzgârın uğultusu eşliğinde limanın korunaklı sularına sığındığında derin bir nefes aldı. Karaya adım atar atmaz, gökyüzünü kaplayan kara bulutlara bakıp gülümsedi.
II. Köyün batısındaki dik yamaçta, zamana tek başına direnen eski bir su değirmeni yükseliyordu. Duvarlarındaki yosun tutmuş gri taşlar, nemli rüzgârların etkisiyle yer yer koyu yeşil bir renge bürünmüştü. Değirmenin paslı ve devasa çarkı, hemen yanındaki dik uçurumdan dökülen soğuk ve berrak suyla s��rekli ıslanıyor; suyun tahta kanatlara sertçe çarpmasıyla etrafa ince, beyaz köpüklü damlacıklar saçılıyordu. Çevresini saran yabani mor leylaklar ve sık böğürtlen çalıları ise bu terk edilmiş yapıya adeta doğal ve koruyucu bir duvar gibi sarılmıştı. Değirmenin içinden gelen ahşap kokusu, dışarıdaki nemli toprak kokusuyla harmanlanıyordu.
III. Geleneksel Japon mimarisi, doğayla uyum içinde olma ve onunla bütünleşme ilkesine dayanır. Bu mimari anlayışta yapılar genellikle doğal ahşap malzemeler kullanılarak inşa edilir ve çevreyle organik bir bağ kurulması hedeflenir. İç mekânlarda kullanılan ve 'şoji' adı verilen kağıt kaplı sürgülü kapılar, odaların ihtiyaca göre kolayca bölünüp genişletilmesine imkân tanıyan işlevsel çözümler sunar. Evlerin çevresini saran, taş ve su unsurlarıyla bezeli bahçeler ise doğayı yaşam alanının merkezine yerleştirir. Böylece iç ve dış mekân arasındaki sınır belirsizleşerek dingin bir atmosfer elde edilir.
IV. Edebiyatın sadece estetik bir zevk aracı olduğunu, toplumsal meselelerden tamamen uzak durması gerektiğini savunanlara katılmak mümkün değildir. Sanat, yalnızca güzel duygular uyandırmakla yetinirse kendi varlık sebebini sorgulatmaz mı? Bir roman ya da şiir, okuyucunun konfor alanını bozmalı, onu kurulu düzeni ve zihnindeki kalıpları sorgulamaya yöneltmelidir. Hayatı sadece uzaktan izleyen ve toplumsal sorunlara sırtını dönen bir sanat eseri, kütüphane raflarında estetik bir nesne olmaktan öteye gidemez. Gerçek sanat eseri, bireyde bir farkındalık yaratarak onu dönüştüren güçtür. Bu yüzden yazarın sorumluluğu, dünyayı sadece tasvir etmek değil, kelimeleriyle ona müdahale etmektir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı paragraf öyküleme, II numaralı paragraf betimleme, III numaralı paragraf açıklama ve IV numaralı paragraf ise tartışma anlatım biçimiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her paragraf kendi belirleyici yapısal ve üslupsal özelliklerine göre anlatım biçimleriyle eşleştirilmiştir. I numaralı paragraf olay akışı sunduğu için öyküleme; II numaralı paragraf gözlemleri zihinde canlandırdığı için betimleme; III numaralı paragraf bilgi verdiği için açıklama; IV numaralı paragraf ise bir fikri sorgulattığı için tartışma anlatım biçimiyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Her paragraftaki yazarın temel amacını ve üslubunu inceleyin.
Paragraflardan hangisinin olay anlattığı, hangisinin tasvir yaptığı, hangisinin bilgi verdiği ve hangisinin bir fikri tartıştığı belirlenir.
Anlatım biçimlerini ayırt etmek için metnin yazılış amacının tespiti önceliklidir.
2
I numaralı paragraftaki hareketlilik, kişi ve zaman unsurlarını değerlendirin.
Süleyman adlı balıkçının limandan çıkması ve fırtınayla mücadelesinin bir olay örgüsü (öyküleme) olduğu görülür.
Öykülemede temel unsur bir olayın hareket halinde (akış halinde) verilmesidir.
3
II numaralı paragraftaki sıfatları ve niteleyici ögeleri inceleyin.
Eski değirmenin, yosun tutmuş gri taşların ve mor leylakların zihinde bir tablo gibi canlandırıldığı (betimleme) tespit edilir.
Betimlemede kelimelerle resim çizme ve izlenim kazandırma esastır.
4
III numaralı paragraftaki nesnellik ve bilgi aktarımını inceleyin.
Geleneksel Japon mimarisinin özellikleri ve 'şoji' kavramının nesnel bir biçimde açıklandığı (açıklama) görülür.
Açıklamada amaç okuyucuya bilgi aktarmak ve bir konuyu öğretmektir.
5
IV numaralı paragraftaki soru cümlelerini ve karşı çıkılan fikri inceleyin.
Edebiyatın sadece estetik zevk aracı olduğu düşüncesine karşı çıkılarak tartışmacı bir üslup kullanıldığı belirlenir.
Tartışmada bir görüşün geçersizliğini kanıtlama ve kendi fikrini kabul ettirme amacı vardır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Soru 412Soru

Gazeteci:
(I) ----

Yazar:
— Yazmaya başlamadan önce günlerimi kütüphanede, eski belgeler arasında geçiririm. Anlatacağım dönemin ruhunu, insanların nasıl giyindiğini, ne yiyip ne içtiğini tam olarak öğrenmeden tek bir satır bile yazamam. Çünkü tarihî bir roman yazıyorsanız, okura o dönemin gerçekliğini hissettirmek zorundasınız.

Bu diyalogda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Romanlarınızı yazmaya başlamadan önce nasıl bir hazırlık süreci geçirirsiniz?

Cevap

Romanlarınızı yazmaya başlamadan önce nasıl bir hazırlık süreci geçirirsiniz?
Yazar konuşmasına 'Yazmaya başlamadan önce...' ifadesiyle başlayarak hazırlık aşamasında neler yaptığını (kütüphanede çalışmak, eski belgeleri incelemek, dönemin yaşam tarzını öğrenmek) açıklamaktadır. Dolayısıyla yazarın yazma öncesi hazırlık sürecini soran soru diyalogu anlamlı bir şekilde tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarın verdiği cevabın ilk cümlesini ve anahtar ifadelerini analiz etmek.
Yazar 'Yazmaya başlamadan önce günlerimi kütüphanede, eski belgeler arasında geçiririm.' diyerek yazım öncesindeki hazırlık dönemine vurgu yapmaktadır.
Yazarın konuşmasının neye odaklandığını belirlemek doğru soruyu bulmanın ilk adımıdır.
2
Seçeneklerdeki soruları yazarın odaklandığı 'yazım öncesi hazırlık' temasıyla karşılaştırmak.
Yazmaya başlamadan önceki hazırlık sürecini doğrudan soran ifadenin 'Romanlarınızı yazmaya başlamadan önce nasıl bir hazırlık süreci geçirirsiniz?' sorusu olduğu görülür.
Konuşmanın bütünüyle anlamca örtüşen ve diyalogu tamamlayan soruyu tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta soruya karşılık gelen cevabı bulma ve anlam akışına göre boşluk doldurma.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 413Soru

(I) Karakalem, resim sanatına yeni başlayanlar için temel çizgisel formları ve ışık-gölge dengesini kavramanın en etkili yoludur. (II) Bu teknikte, kurşun kalemlerin sertlik derecelerine göre kâğıt üzerinde bıraktığı ton değerleri, sanatçıya geniş bir ifade alanı sunar. (III) Çizimde derinlik hissi yaratabilmek için desenin ana hatları belirlendikten sonra kademeli tonlamalara geçilir. (IV) Çizim kömürü veya yaygın adıyla füzen ise karakalemden farklı olarak daha yumuşak, pürüzsüz ve yoğun siyah lekeler elde edilmesini sağlar. (V) Preslenmiş ya da doğal söğüt dallarından üretilen füzenler, kâğıt yüzeyine kolayca dağılabildiği için geniş alanların hızla gölgelendirilmesinde tercih edilir. (VI) Gölgelerin yumuşatılması ve ton geçişlerinin pürüzsüzleştirilmesi amacıyla füzenle yapılan çalışmalarda parmak uçları, pamuk veya özel dağ��tıcı kalemler sıklıkla kullanılır.

Bu paragraf iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; IV.; iv; iv.; 4

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümle ile başlamalıdır.
Paragrafta I, II ve III numaralı cümlelerde karakalem tekniği ve kurşun kalemler vasıtasıyla yapılan çizimlerin özellikleri işlenmektedir. IV numaralı cümleden itibaren ise füzen (çizim kömürü) olarak adlandırılan farklı bir çizim aracı ve onun sağladığı teknik imkanlar anlatılmaya başlanmıştır. Konu yönünün değiştiği ilk cümle IV numaralı cümle olduğundan, ikinci paragraf bu cümleyle başlamalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleme
I, II ve III numaralı cümlelerde karakalem tekniğinin kurşun kalemlerle nasıl uygulandığ�� ve aşamaları anlatılırken; IV, V ve VI numaralı cümlelerde füzen (çizim kömürü) tekniği ve bu aracın özellikleri ele alınmaktadır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun değiştiği ya da yeni bir konuya/araca geçildiği cümlenin belirlenmesi gerekir.
2
Konunun değiştiği ilk cümleyi saptama
IV numaralı cümlede füzen kömürünün karakalemden farkı belirtilerek yeni bir çizim aracı ve tekniği tanıtılmaya başlanmıştır. Bu nedenle yeni paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki konuyu doğrudan devam ettirmeyen ve yeni bir konuya giriş yapan bağımsız bir yapıya sahip olmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Soru 414Soru

(I) İnsanlık, teleskobun icadından çok önce de gökyüzünü merakla gözlemlemiş ve yıldızların hareketlerini kaydetmiştir. (II) Antik dönem uygarlıkları, çıplak gözle yaptıkları bu gözlemler sayesinde tarım takvimlerini düzenlemiş ve yönlerini bulmuşlardır. (III) Özellikle gökyüzü haritaları oluşturmak, o dönemlerde denizcilerin açık denizlerde kaybolmadan ilerlemesini sağlayan en önemli unsur olmuştur. (IV) Günümüzde ise gelişmiş uzay teleskopları sayesinde ışık yılı uzaklıktaki galaksilerin yüksek çözünürlüklü görüntülerini elde edebiliyoruz. (V) Zamanla biriken bu ilkel gözlem verileri, matematiksel hesaplamalarla birleşerek modern astronomi biliminin doğuşunu hazırlamıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktad��r?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV) düşüncenin akışını bozmaktadır.
Parçanın genelinde antik çağlardaki çıplak gözle yapılan ilkel gökyüzü gözlemleri ve bunların pratik yaşam ile modern astronomiye katkıları ele alınmaktadır. Birinci, ikinci ve üçüncü cümlelerde bu ilkel gözlemlerin kapsamı ve faydaları açıklanmıştır. Beşinci cümlede yer alan 'bu ilkel gözlem verileri' sözü, kendinden önceki antik çağ gözlemlerine gönderme yapmaktadır. Ancak dördüncü cümlede konu tamamen değişerek günümüzdeki gelişmiş uzay teleskoplarına ve teknolojiye geçiş yapılmıştır. Bu durum paragrafın düşünce bütünlüğünü ve akışını sekteye uğrattığı için dördüncü cümle akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın genel konusunu ve ana fikrini belirlemek.
Parçada, teleskop öncesi antik dönemde yapılan çıplak gözle gökyüzü gözlemlerinin denizcilik, tarım gibi alanlardaki pratik faydaları ve modern astronominin temeline olan katkısı anlatılmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle parçanın hangi konu etrafında şekillendiğini saptamak gerekir.
2
Numaralanmış cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci ve üçüncü cümleler geçmişteki ilkel gözlemleri ve işlevlerini anlatır. Beşinci cümledeki 'bu ilkel gözlem verileri' ifadesi doğrudan ilk üç cümledeki gözlem faaliyetlerine atıfta bulunur. Ancak dördüncü cümle araya girerek günümüzün gelişmiş uzay teleskoplarından bahsetmiştir.
Cümlelerin birbirine bağlanmasını sağlayan anahtar kelimeleri ve zamirleri tespit ederek kopukluğun nerede oluştuğunu belirlemek gerekir.
3
Düşüncenin yönünü ve odağını değiştiren cümleyi tespit etmek.
Dördüncü cümle parçanın tarihsel akışını bozarak güncel teknolojiye geçmiş, ardından gelen beşinci cümle ise tekrar antik dönemdeki gözlemlere dönmüştür. Bu durum, dördüncü cümlenin akışı bozduğunu kanıtlar.
Paragrafın bütünlüğüne uymayan, konudan sapıp farklı bir yöne giden cümleyi kesin olarak belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşüncenin akışını bozan cümleyi tespit etme.
Tahmini Süre:50s
Soru 415Soru

Güneş, karlı dağların arkasından yavaş yavaş yükselirken vadiyi kaplayan yoğun sis tabakası da yavaşça aralanıyordu. Yamaçlardaki ulu çam ağaçlarının iğneli yapraklarında gece boyunca biriken küçük çiy damlaları, sabahın ilk altın sarısı ışıklarıyla birer elmas tanesi gibi parlıyordu. Vadinin tam ortasından kıvrıla kıvrıla akan berrak derenin şırıltısı, dallardaki minik kuşların neşeli cıvıltılarıyla birleşerek doğanın huzur veren tatlı melodisini oluşturuyordu. Nemli toprak kokusu, vadiden hafifçe esen serin rüzgârla birlikte etrafa yayılıyor; dağ çiçeklerinin kokusunu taşıyordu. Vadideki yeşilin her tonu, gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliğiyle göz alıcı bir renk uyumu sergiliyordu.

Bu parçanın anlatımında betimleyici anlatım biçimi ağır basmaktadır.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Bu ifade doğrudur.
Parçada bir manzara; renk, ışık, ses ve koku gibi çeşitli duyusal ayrıntılardan yararlanılarak okuyucunun zihninde canlandırılmaya çalışılmıştır. Kelimelerle resim çizme sanatı olarak bilinen betimleme paragrafın tamamında hâkimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde kullanılan cümlelerin amacını belirlemek.
Cümlelerin okuyucunun zihninde bir manzara resmi çizmeye odaklandığı görülür.
Anlatım biçiminin temel amacını saptamak.
2
Duyusal ögelerin varlığını kontrol etmek.
Görsel (altın sarısı ışıklar, sis, renkler), işitsel (derenin şırıltısı, kuşların cıvıltısı) ve kokusal (nemli toprak kokusu) ögelerin yoğun biçimde kullanıldığı tespit edilir.
Betimleyici anlatımın ayırt edici özelliklerini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Betimleyici Anlatım Biçimi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 416Soru

Fotoğrafın, gerçekliği nesnel bir ayna gibi olduğu gibi yansıttığı düşüncesine öteden beri şüpheyle yaklaşmışımdır. Evet, bir makine ışığı kaydeder; ancak o makinenin arkasındaki göz, kadrajı seçerken çoktan öznel bir müdahalede bulunmuştur. Neyi kadraja alıp neyi dışarıda bıraktığınız, gerçeği kendi zihninizde yeniden kurgulamanız demektir. Nitekim ünlü düşünür Roland Barthes da fotoğrafın hiçbir zaman tarafsız olmadığını, onun her zaman bir 'seçim' ve dolayısıyla bir 'yorum' olduğunu belirtir. Resim sanatı tuval üzerinde sıfırdan bir dünya inşa ederken fotoğraf, var olan dünyadan cımbızla seçtiği anları dondurur. Bu yönüyle fotoğrafçı, gerçeğin kâşifi değil, kendi gerçeğinin kurucusudur.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayları bir zaman akışı içinde, kişi ve yer unsurlarına bağlı olarak aktarmaya

Cevap

Olayları bir zaman akışı içinde, kişi ve yer unsurlarına bağlı olarak aktarmaya
Doğru cevap, olayları bir zaman akışı içinde, kişi ve yer unsurlarına bağlı olarak aktarmaya yönelik ifadedir. Parçada bir olay akışı (öyküleme) bulunmamaktadır. Metin, fotoğrafın gerçekliği yansıtma biçimi üzerine sanatsal ve felsefi bir sorgulama içeren tartışmacı ve açıklayıcı bir yazıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş cümlesini ve genel tonunu inceleyerek yazarın amacını belirlemek.
Yazarın 'fotoğrafın nesnelliği' konusundaki yaygın kanıya karşı çıktığı ve tartışmacı bir anlatım benimsediği belirlenir.
Bu sayede tartışmacı anlatım biçiminin (okuyucunun yerleşik kanılarını sorgulatma) parçada kullanıldığı tespit edilir.
2
Metindeki düşünceyi geliştirme yollarını (tanık gösterme, karşılaştırma) ve açıklayıcı ögeleri aramak.
Roland Barthes'ın görüşlerinin aktarılmasıyla 'tanık gösterme', resim ve fotoğrafın kıyaslanmasıyla 'karşılaştırma', makinenin ve fotoğrafçının işlevinin anlatılmasıyla da 'açıklama' yöntemlerinin kullanıldığı saptanır.
Böylece seçeneklerde yer alan tanık gösterme, karşılaştırma ve açıklama özelliklerinin metinde yer bulduğu doğrulanır.
3
Metinde olay anlatımının (öyküleme) bulunup bulunmadığını kontrol etmek.
Metinde bir olay akışı, kişi, yer ve zaman unsurları bulunmadığı için öyküleyici anlatımın kullanılmadığı belirlenir.
Öyküleme yöntemi olay odaklı edebi metinlerde kullanılırken, bu parça fikir odaklı bir tartışma yazısıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 417Soru

Gazeteci:
(I) ----
Müzikolog:
İlk bakışta kaydın, müziği ölümsüzleştirdiğini ve geniş kitlelere ulaştırdığını düşünürüz. Ancak bu teknolojik imkân, dinleyicinin müzikle kurduğu dinamik ve biricik ilişkiyi tek tipleştirdi. Eskiden her icra, mekânın akustiği ve o anki dinleyici topluluğunun enerjisiyle şekillenen, tekrarlanamaz bir deneyimdi. Bugün ise stüdyoda kusursuzlaştırılmış tek bir kaydı binlerce kez, tamamen aynı şekilde dinliyoruz. Bu durum, müziğin canlı bir iletişim aracı olmaktan çıkıp nesneleşmesine ve tüketime sunulan statik bir ürüne dönüşmesine yol açtı.

Gazeteci:
(II) ----
Müzikolog:
Sessizlik, seslerin yokluğu değil; tam aksine onların duyulabilmesini, zihnimizde birer anlama bürünmesini sağlayan kurucu bir ögedir. Tıpkı bir tuvaldeki beyaz boşluklar gibi, müzikteki esler de seslerin sınırlarını belirler ve onlara derinlik katar. Ne var ki modern şehir yaşamı, bizi sürekli ve kaçınılmaz bir gürültü çemberine hapsederek bu hayati boşluğu elimizden alıyor. Zihnimiz sürekli bir uyaran bombardımanı altındayken müziğin içindeki o incelikli durakları hissetmemiz, seslerin arasındaki felsefi bağı kavramamız neredeyse imkânsız hâle geliyor. Bu da dinleme eylemini derin bir tefekkürden yüzeysel bir işitmeye indirgiyor.

Bu diyalogda boş bırak��lan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Müziğin teknik yöntemlerle kaydedilip çoğaltılmasının, dinleyicinin müzik parçasıyla kurduğu ilişkinin niteliğine yansıması nasıl olmuştur?
II. Günümüz kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün, müzikteki sessizliğin ve durakların algılanışı üzerindeki etkisi nedir?

Cevap

Müziğin teknik yöntemlerle kaydedilip çoğaltılmasının, dinleyicinin müzik parçasıyla kurduğu ilişkinin niteliğine yansıması nasıl olmuştur? / Günümüz kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün, müzikteki sessizliğin ve durakların algılanışı üzerindeki etkisi nedir?
Müzikoloğun birinci cevabında, ses kaydetme teknolojisinin müziği yaygınlaştırırken dinleyici ile müzik arasındaki biricik, tekrarlanamaz ve dinamik ilişkiyi tek tipleştirip tüketim nesnesine dönüştürdüğü vurgulanmaktadır. Bu durum, müziğin teknik yöntemlerle kaydedilip çoğaltılmasının dinleyiciyle kurulan ilişkinin niteliğine olan yansımasını doğrudan karşılar. İkinci cevapta ise sessizliğin ve müzikteki eslerin (durakların) kurucu rolü üzerinde durulmuş, modern şehir hayatının getirdiği kesintisiz gürültünün bu sessizlik alanlarını yok ederek derin dinleme eylemini engellediği ve algıyı yüzeyselleştirdiği açıklanmıştır. Bu da günümüz kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün, müzikteki sessizliğin ve durakların algılanışı üzerindeki etkisini doğrudan sorgulayan ifadeyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragraftaki anahtar kelimeleri ve konuşmacının temel iddiasını belirleme.
Birinci paragrafta konuşmacı; kaydın müziği geniş kitlelere ulaştırmasına değinmekle birlikte, asıl olarak bu durumun dinleyici ile müzik arasındaki biricik, tekrarlanamaz ve dinamik ilişkiyi tek tipleştirdiğini, müziği statik bir tüketim nesnesine dönüştürdüğünü savunmaktadır.
Gazetecinin yönelttiği ilk sorunun, müzikoloğun değindiği bu teknolojik dönüşüm ve dinleyici ilişkisindeki niteliksel değişim konusunu doğrudan sorgulaması gerekir.
2
İkinci paragraftaki anahtar kavramları ve konuyu analiz etme.
İkinci paragrafta konuşmacı; sessizliğin ve eslerin müzikteki yapıcı/kurucu rolünü vurguladıktan sonra, modern kent yaşamının getirdiği kaçınılmaz gürültünün dinleyicilerin bu incelikli durakları algılamasını zorlaştırdığını ve dinleme eylemini yüzeyselleştirdiğini belirtmektedir.
İkinci sorunun, kent yaşamındaki gürültünün müzikteki sessizlik ve durakların algılanışı üzerindeki olumsuz etkisini hedef alması şarttır.
3
Belirlenen bu iki ana hat doğrultusunda seçenekleri eleme ve doğru seçeneği tespit etme.
Seçenekler incelendiğinde, birinci soru için 'kaydedilip çoğaltılmanın ilişkinin niteliğine etkisi' ve ikinci soru için 'kent yaşamındaki kesintisiz gürültünün durakların algılanışı üzerindeki etkisi' ifadelerini barındıran seçeneğin her iki paragrafla da tam olarak örtüştüğü görülür.
Diyalog tamamlama sorularında doğru seçenek, her iki boşluğa da anlam akışına uygun ve konuşmacının odaklandığı ana düşünceyi karşılayan soruları getirmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta diyalog tamamlama sorularında, cevapların anahtar kavramlarından hareketle sorulan soruların kapsamını belirleme ve seçeneklerdeki sorularla cevaplar arasında bağlamsal ve anlamsal tam bir uyum arama.
Soru 418Soru

Bir yazarın son öykülerinde göz alıcı, süslü betimlemeler ve sanatlı söyleyişler ilk bakışta dikkat çekiyor. Ancak bu yapay parıltı, kısa süre sonra okuru yoruyor ve metnin iletisine ulaşmayı zorlaştırıyor. Yazar; söz sanatlarına, imgelere bu kadar yaslanmak yerine düşüncelerini daha iddiasız, süssüz ve doğrudan aktarabilseydi anlatımı çok daha güçlü olabilirdi.

Bu parçadaki eleştiride, sözü edilen yazarın aşağıdaki anlat��m ilkelerinden hangisine uymadığı vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalınlık

Cevap

Yalınlık
Eleştirilen yazarın öykülerinde süslü betimlemeler, sanatlı söyleyişler, söz sanatları ve imgeler kullanması eleştirilmiş; bunun yerine iddiasız, süssüz ve doğrudan bir anlatımın tercih edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anlatımın süslü ve sanatlı olmaması, sadelik ve iddiasızlık taşıması 'yalınlık' ilkesiyle doğrudan ilgilidir. Bu nedenle yalınlık seçeneği doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar ifadeleri belirleme.
'Süslü betimlemeler', 'sanatlı söyleyişler', 'söz sanatları', 'imgeler' ve 'süssüz anlatım' gibi ifadeler belirlenmiştir.
Paragrafta eleştirilen veya savunulan anlatım özelliğini tespit etmek için dille ilgili ipuçlarını yakalamak gerekir.
2
Belirlenen kavramların hangi anlatım ilkesiyle eşleştiğini analiz etme.
Süsten, sanattan, imgelerden uzak ve sade bir anlatım dilinin tercih edilmesi 'yalınlık' (sadelik) ilkesini ifade eder.
Metindeki eleştirinin doğrudan 'süssüzlük' ve 'iddiasızlık' kavramları üzerinden yapılması bizi bu ilkeye götürür.
3
Çeldiricileri eleme.
Gereksiz sözcük kullanımı (duruluk), anlam netliği (açıklık), telaffuz kolaylığı (akıcılık) ve az sözle çok şey anlatma (özlülük) durumları metinde eleştirilmediği için diğer seçenekler elenir.
Doğru cevabın sağlamasını yapmak için diğer anlatım ilkelerinin tanımlarıyla karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım İlkeleri - Yalınlık
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 419Soru

Yıllardır bu ıssız kayalıktaki deniz fenerinde, gecenin karanlığını yırtan o devasa ışık çemberinin gölgesinde yaşıyorum. Kıyıya vuran dalgaların hırçın melodisi, artık zihnimin ayrılmaz bir parçası oldu. İlk zamanlar, şehirden ve insanlardan bu denli uzak kalmanın getirdiği yalnızlık içimi kemirirdi; fırtınalı gecelerde sığınacak sıcak bir sohbet arardım. Şimdilerde ise bu mutlak sessizliğin sunduğu huzuru hiçbir şeye değişmem. İnsanların karmaşık dünyasından kaçıp sığındığım bu kule, benim hem zindanım hem de sığınağım oldu. Bazen fenerin merdivenlerini tırmanırken geride bıraktığım yılları düşünüyor, o gençlik heyecanlarının, bitmek bilmez koşturmacaların ne kadar uzağında kaldığımı görüyorum. Hatalarımla, kırgınlıklarımla ve en çok da kendimle yüzleştiğim bu tecrit edilmiş yaşam, beni yavaş yavaş törpüledi. Artık ne fırtınalardan korkuyorum ne de limana yanaşmayan gemilere sitem ediyorum. Rüzgârın getirdiği soğuk nefesi bile dostça karşılıyor, hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşıyorum.

Bu parçada kendisinden söz eden kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zamanla mevcut yaşam koşullarına uyum sağlayarak içsel bir dinginliğe ulaşmıştır.

Cevap

Zamanla mevcut yaşam koşullarına uyum sağlayarak içsel bir dinginliğe ulaşmıştır.
Doğru yanıt, anlatıcının zamanla koşullara ayak uydurduğunu ve dinginliğe ulaştığını belirten seçenektir. Metinde yazarın ilk zamanlardaki yalnızlık hissinin yerini şimdilerde mutlak bir sessizlik ve huzurun aldığı, rüzgarı bile dostça karşılayarak hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşadığı açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anlatıcının geçmişteki ruh halini yansıtan ipuçlarını incelemek.
Anlatıcı ilk zamanlar yalnızlıktan yakınmakta ve insanlardan uzak kalmanın verdiği boşlukla sıcak bir sohbet aramaktadır.
Karakterin zaman içerisindeki duygusal değişimini tespit etmek için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Anlatıcının şu anki ruh halini yansıtan ifadeleri ve anahtar sözcükleri analiz etmek.
'Şimdilerde ise bu mutlak sessizliğin sunduğu huzuru hiçbir şeye değişmem', 'kendimle yüzleştiğim bu tecrit edilmiş yaşam beni yavaş yavaş törpüledi' ve 'hayatı olduğu gibi kabullenmenin dinginliğini yaşıyorum' cümleleriyle durumun değiştiği görülmektedir.
Zamanla gerçekleşen duygusal dönüşümü ve kazanılan yeni karakter/ruh hali özelliklerini anlamak için şimdiki zamana ait ifadeler incelenmelidir.
3
Seçenekleri değerlendirerek metnin bütünüyle uyumlu olan yargıyı bulmak.
Anlatıcının yalnızlığı kabullendiği, fırtınalara ve insanlara sitem etmediği, yani içinde bulunduğu yaşam koşullarıyla uzlaşarak dinginliğe/huzura ulaştığı sonucuna varılır.
Karakter ve duygu analizinde metindeki gelişim çizgisini tam olarak karşılayan doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Karakter ve Duygu Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 420Soru

Aşağıdaki numaralanmış paragrafları, içerdikleri anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Divan edebiyatında şairlerin şiirlerini topladıkları eserlere 'divan' adı verilir. Klasik Türk edebiyatının estetik anlayışını yansıtan bu eserler, son derece titiz ve belirli bir tertip düzenine göre oluşturulur. Genellikle tevhit, münacat ve naat gibi dinî-tasavvufi içerikli kasidelerle başlayan divanlarda; ardından tarihî ve toplumsal olayları ele alan diğer kasideler, musammatlar ve nihayet en yaygın nazım biçimi olan gazeller sırasıyla yer alır. Şairler, gazellerini düzenlerken kafiyelerin son harflerine göre alfabetik bir sıralama olan 'hürûf-ı hecâ' yöntemini takip ederler. Bu geleneksel düzen, hem araştırmacıların arad��kları şiirlere daha kolay ulaşmasını sağlar hem de dönemin sistematik sanat anlayışını yansıtır.
Bazı sanat eleştirmenleri, romanın yalnızca toplumsal aksaklıkları yansıtan ve toplumu eğiten kuru bir ayna olması gerektiğini hararetle ileri sürüyorlar. Peki, zengin insan ruhunu ve sanatsal estetiği barındıran roman türünü sadece bir belgesel ya da sıradan bir sosyolojik rapor düzeyine indirgemek, onun edebi varlığına büyük bir haksızlık değil midir? Gerçek bir sanat eseri, dış dünyadaki gerçekliği kaba bir biçimde kopyalamak yerine onu sanatçının düş gücüyle yeniden inşa eder. Toplumsal fayda sağlama kaygısıyla estetik derinliği tamamen göz ardı eden bir yapıt, zamanın aşındırıcı gücüne dayanamaz ve kısa sürede edebiyat sahnesinden silinip gider.
İhtiyar balıkçı, sabahın ilk ışıkları henüz karanlığı yırtmadan önce küçük limandaki köhne kayığının iplerini sessizce çözdü. Serin ve hafif nemli deniz yelinin eşliğinde, körfezin karanlık sularına doğru kürek çekmeye başladı. Rüzgâr giderek sertleşiyor, hırçınlaşan dalgalar emektar teknenin ahşap gövdesine düzenli aralıklarla çarpıp ürpertici sesler çıkarıyordu. Limandan epey uzaklaştıktan sonra, yanındaki misinayı özenle hazırlayıp denizin karanlık derinliklerine bıraktı. Çok geçmeden parmaklarının arasındaki misina aniden gerildi ve büyük bir güçle denizin dibine doğru çekilmeye başladı. Balıkçı, heyecanla doğruldu ve oltayı iki eliyle kavradı.
Köyün girişindeki eski ve kemerli taş köprü, yüzyılların getirdiği ağır yorgunluğu omuzlarında taşır gibi hafifçe öne doğru eğilmiş duruyordu. Köprünün altından akan pırıl pırıl duru suyun üzerinde, sonbaharın etkisiyle dökülmüş sarı ve kızıl çınar yaprakları yavaşça süzülmekteydi. Kıyıda ise gövdeleri kalın yosun tabakalarıyla kaplanmış ihtiyar söğüt ağaçları, dallarını nehrin serin sularına doğru uzatmış, adeta derin ve huzurlu bir uykuya dalmıştı. Ufuk çizgisinde batan güneşin bıraktığı kızıl ve turuncu renkler, gökyüzündeki beyaz bulutların kenarlarını altın yaldızlı bir çerçeve gibi süslüyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci paragraf açıklayıcı anlatımın özelliğiyle (doğrudan bilgi verme ve nesnel anlatım), ikinci paragraf tartışmacı anlatımın özelliğiyle (yerleşik görüşe karşı çıkıp kendi tezini savunma), üçüncü paragraf öyküleyici anlatımın özelliğiyle (zaman ve olay akışına dayalı devinim), dördüncü paragraf ise betimleyici anlatımın özelliğiyle (zihinde resim oluşturacak şekilde durağan nitelikleri aktarma) eşleşmektedir.
Eşleştirme, paragrafların baskın olan işlevsel niteliklerine dayanmaktadır. Divan edebiyatı paragrafı nesnel bilgi verdiği için açıklayıcı anlatımla; romanın işleviyle ilgili eleştirel paragraf soru-cevaplı yapısıyla tartışmacı anlatımla; balıkçının av süreci olay akışıyla öyküleyici anlatımla; köprü ve doğa manzarası ise durağan tasviriyle betimleyici anlatımla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragraftaki Divan tertibi konusunu incelemek.
Metnin amacının tamamen bilgi vermek olduğu, kişisel yorum veya olay akışı içermediği için açıklayıcı anlatımın bilgi verici ve nesnel niteliğiyle eşleştiği belirlenir.
Metnin ana amacını ve üslup özelliklerini belirleyerek doğru anlatım biçimi tanımıyla ilişkilendirmek.
2
İkinci paragraftaki roman sanatı hakkındaki eleştiriyi incelemek.
Yazarın 'roman toplumsal aksaklıkları yansıtan kuru bir ayna olmalı' diyen görüşe karşı çıkarak kendi estetik tezini soru-cevaplarla savunduğu, bu nedenle tartışmacı anlatımın özelliklerini yansıttığı tespit edilir.
Tartışmacı anlatımın ayırt edici niteliği olan tez-antitez dengesini ve okuyucuyu ikna etme çabasını yakalamak.
3
Üçüncü paragraftaki ihtiyar balıkçının hikâyesini incelemek.
Olayların (ip çözme, kürek çekme, misina atma) zaman sırasına ve eylemlere bağlı olarak aktarıldığı, hareketin ön planda olduğu görülür ve bu durum öyküleme biçimiyle eşleştirilir.
Zaman akışı ve devinimin öyküleyici anlatımdaki rolünü kavramak.
4
Dördüncü paragraftaki köy girişi ve nehir tasvirini incelemek.
Çevrenin, taş köprünün ve söğütlerin renk, şekil ve duruş gibi niteleyici özelliklerle, durağan bir şekilde betimlendiği görülür.
Tasvir edici unsurların zihinde resim oluşturma ve durağanlık prensipleriyle eşleştiğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 21 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 21 | Examkin